Mülk suresi · 1–5. ayetler

Hükümranlık, ölüm-hayat imtihanı ve kusursuz gökler

Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.

Hangi mealler görünsün? 4 / 27 açık

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

  1. Mülk suresi, 1. ayet — bütün mealleriyle aç

    Mülk suresi, 1. ayet. تَبَٰرَكَ ٱلَّذِى بِيَدِهِ ٱلْمُلْكُ وَهُوَ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ

    Diyanet İşleri

    Hükümranlık elinde olan Allah, yücedir. O, her şeye hakkıyla gücü yetendir.

    Mehmet Okuyan

    Otoritenin tek sahibi olan (Allah) yüceler yücesidir; O her şeye gücü yetendir.

    Mustafa İslamoğlu

    Mutlak hükümranlık kudret elinde bulunan (Allah) ne yüce, ne ulu bir bereket kaynağıdır; ve O her şeye kadirdir.

    Muhammed Esed

    Hükümranlığın sahibi olan Allah kutludur, yücedir; O her dilediğini yapmaya kadirdir.

    Ahmed Hulusi

    Mülk (fiiller boyutu) elinde olan (onu her an dilediğince tedbir eden) ne yücedir! O, her şeye Kaadir'dir.

    Ali Bulaç

    Mülk elinde bulunan (Allah) ne yücedir. O, her şeye güç yetirendir.

    Ali Özek ve heyeti

    Mutlak hükümranlık elinde olan Allah, yüceler yücesidir ve O'nun her şeye gücü yeter.

    Ali Rıza Safa

    Ne yücedir ki, Yönetim, O'na özgüdür. Çünkü O, her şeye Gücü Yetendir.

    Bayraktar Bayraklı

    Hükümranlığın sahibi olan Allah, yüceler yücesidir ve O'nun gücü her şeye yeter.

    Edip Yüksel

    Yönetimi elinde bulunduran çok yücedir. O her şeye Kadirdir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Yönetimi elinde bulunduran çok yücedir. O herşeye Kadirdir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Ne yücedir O ki, mülk O'nun elindedir ve O, herşeye gücü yetendir.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ne yücedir o ki mülk onun elinde ve o her şey'e kadirdir

    Erhan Aktaş

    Mutlak egemenliği elinde bulunduran Allah, ne kutludur! O, Her Şeye Gücü Yeten'dir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Mutlak egemenliği elinde bulunduran Allah, ne kutludur! O, Her Şeye Gücü Yeten'dir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Mutlak egemenliği elinde bulunduran Allah, ne kutludur! O, Her Şeye Gücü Yeten'dir.

    Gültekin Onan

    Mülk elinde bulunan (Tanrı) ne yücedir. O, her şeye güç yetirendir.

    Hasan Basri Çantay

    (Bütün) mülk (-ü tasarruf, ilahi kudretinin) elinde bulunan (Allah) ın şanı ne yücedir! O, her şey'e hakkıyle kaadirdir.

    İbni Kesir

    Şanı yücedir, bütün mülk elinde olanın. Ve O; her şeye kadirdir.

    Mehmet Alagaş

    (1-5) Egemenliği / Mülkiyeti elinde bulunduran ne mübarektir, işte O, her şey üzerine iktidar sahibidir / muktedirdir, ölümü ve hayatı hangilerinizin güzel işler yapacağının belirlenmesi için yarattı, O saygıdeğerdir, bağışlayandır. O ki yedi semayı tabakalar halinde yarattı, Rahman’ın yaratmasında biz aykırılık / uyumsuzluk göremezsin, gözünü geri çevir bak, bir çatlak / yarık görebilir misin? Sonra ikinci bir kere daha gözünü geri çevir bak, bakışın tedirgin ve yorgun olarak sana geri dönecektir. Dünyanın semas ını yıldızlarla süsledik, onda (semada) şeytanlara atılması için taşlar yaptık , onlara (şeytanlara) çılgın ateş azabını hazırladık,

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Bütün mülk elinde olan Allah, yüceler yücesidir ve Onun her şeye gücü yeter.

    Süleyman Ateş

    Mülk (mutlak hükümranlık ve yönetim), elinde bulunan yüce Allah, kutludur. O'nun herşeye gücü yeter.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bütün yetkileri elinde tutan Allah pek yücedir. Her şeye bir ölçü koyan O'dur.

    Şaban Britch

    Bütün mülk elinde olan Allah, yüceler yücesidir, hayrı boldur ve O'nun her şeye gücü yeter.

    Şaban Piriş

    Hakimiyeti elinde bulunduran ne yücedir. Onun her şeye gücü yeter!

    Yaşar Nuri Öztürk

    Mülk ve yönetim elinde bulunan o Allah ne yücedir! O, her şeye Kadir'dir.

  2. Mülk suresi, 2. ayet — bütün mealleriyle aç

    Mülk suresi, 2. ayet. ٱلَّذِى خَلَقَ ٱلْمَوْتَ وَٱلْحَيَوٰةَ لِيَبْلُوَكُمْ أَيُّكُمْ أَحْسَنُ عَمَلًا وَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلْغَفُورُ

    Diyanet İşleri

    O, hanginizin daha güzel amel yapacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratandır. O, mutlak güç sahibidir, çok bağışlayandır.

    Mehmet Okuyan

    Hanginizin daha güzel davranacağınızı denemesi için ölümü ve hayatı yaratan O'dur. O güçlüdür, çok bağışlayandır.

    Mustafa İslamoğlu

    O, ölümü ve hayatı hanginizin daha güzel davranacağını sınamak için yaratmıştır. O mutlak üstün ve yüce olandır, eşsiz ve benzersiz bağışlayandır.

    Muhammed Esed

    O, hem ölümü, hem de hayatı yaratmıştır ki sizi sınamaya tabi tutsun (ve böylece) davranış yönünden hanginiz daha iyidir (onu göstersin) ve yalnız O(nun) kudret sahibi ve çok bağışlayıcı (olduğuna sizi inandırsın).

    Ahmed Hulusi

    Ortaya koyacaklarınız itibarıyla hanginizin daha mükemmel olduğunu yaşatmak için ölümü ve hayatı yaratan "HU"dur! O, Aziyz'dir, Ğafur'dur.

    Ali Bulaç

    O, amel (davranış ve eylem) bakımından hanginizin daha iyi (ve güzel) olacağını denemek için ölümü ve hayatı yarattı. O, üstün ve güçlü olandır, çok bağışlayandır.

    Ali Özek ve heyeti

    O ki, hanginizin daha güzel davranacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratmıştır. O, mutlak galiptir, çok bağışlayıcıdır.

    Ali Rıza Safa

    O, hanginizin daha güzel edimler yapacağını sınamak için, ölümü ve yaşamı yaratmıştır. Çünkü O, Üstündür; Bilgelik ve Adaletle Yönetendir.

    Bayraktar Bayraklı

    Hanginizin daha güzel/iyi amel yapacağınızı denemek için yoklukla varlığı yaratan, O'dur. O mutlak galiptir; affedicidir.

    Edip Yüksel

    Hanginizin daha güzel işler yapacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratandır. O, Üstündür, Bağışlayandır.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Hanginizin daha güzel işler yapacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratandır. O, Üstündür, Bağışlayandır.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    O ki, ölümü ve dirimi yarattı, sizi imtihana çekip hanginizin davranış bakımından daha güzel olduğunu bildirmek için. O öyle güçlü, bağışlayandır

    Elmalılı Hamdi Yazır

    O ki ölümü ve dirimi kadir edip yarattı, sizi imtihana çekip şunu bildirmek için ki hanginiz amelce daha güzel, hem o öyle aziz, öyle gafur.

    Erhan Aktaş

    Hanginizin daha iyi iş yapacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratan O'dur. dipnot 1 O, Mutlak Üstün Olan'dır, Çok Bağışlayıcı'dır.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah, insana akıl vererek, özgür irade sahibi kılarak; istediği şeyi yapma hakkı tanıyarak yeryüzünü yönetmeyi ona bırakmıştır. Onlarca ayette de ifade edildiği gibi insan yeryüzünün "halifesi" olarak tayİn edilmiştir. Halifelik siyasi bir yapının adı değil, insanların tamamını kapsayan bir yapının adıdır. Yeryüzünün halifesi olmak demek; yeryüzünü imar etme, düzenleme sorumluluğu demektir. İşte bu sorumluluk aynı zamanda insanın sınav alanıdır. Bu sınav, insanın "işini iyi veya kötü yapma sınavıdır." Bu açıdan değerlendirildiğinde, Allah yeryüzünün "insana dair alanını yönetmiyor" denebilir. Zaten eğer Allah yönetmeyi insana bırakmamış olsaydı yani Kendisi yönetiyor olsaydı yeryüzünde zerre kadar kötülük, haksızlık ve yanlışlık olmazdı. Onun için yeryüzünde gerçekleşen kötülüklerin tamamı insana aittir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Hanginizin daha iyi iş yapacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratan O'dur. O, Mutlak Üstün Olan'dır, Çok Bağışlayıcı'dır.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Hanginizin daha iyi iş yapacağını sınamak için ölümü dipnot 1 ve hayatı yaratan O'dur. O, Mutlak Üstün Olan'dır, Çok Bağışlayıcı'dır.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ölümden kasıt, yaşanılan hayattan sonraki ölüm değil, yaratılmadan önceki durumdur. Yokken var etmeyi ifade etmektedir.

    Gültekin Onan

    O, amel bakımından hanginizin daha iyi (ve güzel) olacağını denemek için ölümü ve hayatı yarattı. O, üstün ve güçlü olandır, çok bağışlayandır.

    Hasan Basri Çantay

    O, hanginizin daha güzel amel (ve hareket) edeceğini (hakkınızda) imtihan etmek için ölümü de, dirimi de takdir eden ve yaratandır. O, gaalib-i mutlakdır, çok yarlığayıcıdır.

    İbni Kesir

    Hanginizin daha iyi amel işlediğini denemek için ölümü ve hayatı yaratan O'dur. Ve O; Aziz'dir, Gafur'dur.

    Mehmet Alagaş

    (1-5) Egemenliği / Mülkiyeti elinde bulunduran ne mübarektir, işte O, her şey üzerine iktidar sahibidir / muktedirdir, ölümü ve hayatı hangilerinizin güzel işler yapacağının belirlenmesi için yarattı, O saygıdeğerdir, bağışlayandır. O ki yedi semayı tabakalar halinde yarattı, Rahman’ın yaratmasında biz aykırılık / uyumsuzluk göremezsin, gözünü geri çevir bak, bir çatlak / yarık görebilir misin? Sonra ikinci bir kere daha gözünü geri çevir bak, bakışın tedirgin ve yorgun olarak sana geri dönecektir. Dünyanın semas ını yıldızlarla süsledik, onda (semada) şeytanlara atılması için taşlar yaptık , onlara (şeytanlara) çılgın ateş azabını hazırladık,

    Rowwad Tercüme Merkezi

    O, hanginizin daha güzel amel yapacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratandır. O; mutlak güç sahibidir, çok bağışlayandır.

    Süleyman Ateş

    O, hanginizin daha güzel iş yapacağınızı denemek için ölümü ve hayatı yarattı. O, üstündür, bağışlayandır.

    Süleymaniye Vakfı — bu ayetin karşılığı kaynakta yok.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Ölümü ve hayatı yaratan odur dipnot 1 . Bunlar; hanginiz daha güzel iş yapacak diye sizi yıpratıcı bir imtihandan geçirmek içindir. O güçlüdür, bağışlayıcıdır.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İnsan ortaya çıkıncaya kadar uzunca bir zaman geçer (İnsan 76/1). Onu oluşturan parçalar vardır ama o yoktur. Sonra yaratılır ve yıpratıcı bir imtihandan geçirilir. Sonra ölür ve onu oluşturan parçalar toprak olur. İmtihanın sonucu görmek için topraktan son kez yaratılacaktır. Böylece her insanın başından iki ölüm ve iki hayat geçmiş olacak)  (Mümin 40/11 ve Bakara 2/28) ve artık ölmeyecektir. Önce ölümün sonra hayatın yaratılması bunu gösterir.

    Şaban Britch

    Ölümü ve hayatı, hanginizin daha iyi amel edeceğini denemek için yaratan O’dur. Çok güçlü ve bağışlayıcı O’dur!

    Şaban Piriş

    Ölümü ve hayatı, hanginizin daha iyi çalışacağını denemek için yaratan O'dur, Güçlü ve bağışlayıcı O'dur!

    Yaşar Nuri Öztürk

    Hanginizin daha güzel iş yapacağını belirlemek için sizi imtihana çekmek üzere ölümü ve hayatı yaratan O'dur. Aziz'dir O, Gafur'dur.

  3. Mülk suresi, 3. ayet — bütün mealleriyle aç

    Mülk suresi, 3. ayet. ٱلَّذِى خَلَقَ سَبْعَ سَمَٰوَٰتٍ طِبَاقًا مَّا تَرَىٰ فِى خَلْقِ ٱلرَّحْمَٰنِ مِن تَفَٰوُتٍ فَٱرْجِعِ ٱلْبَصَرَ هَلْ تَرَىٰ مِن فُطُورٍ

    Diyanet İşleri

    O, yedi göğü tabaka tabaka yaratandır. Rahman'ın yaratışında hiçbir uyumsuzluk göremezsin. Bir kere daha bak! Hiçbir çatlak (ve düzensizlik) görüyor musun?

    Mehmet Okuyan

    Yedi kat göğü dipnot 1 tabaka tabaka (birbiriyle uyumlu) dipnot 2 yaratan da O'dur. Rahmân'ın yaratmasında hiçbir uyumsuzluk göremezsin. Gözü(nü) çevir (de bir bak), herhangi bir kusur görebilecek misin!

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Göklerin "yedi kat" oluşuyla ilgili bkz. Bakara 2:29; İsrâ 17:44; Mü'minûn 23:86; Fussilet 41:12; Talâk 65:12; Mülk 67:3; Nûh 71:15. Bununla birlikte "yedi yol" (Mü'minûn 23:17) ve "yedi güçlü yapı" (Nebe' 78:12) ifadeleri de bulunmaktadır.
    2. metne dön, dipnot 2
      Benzer mesaj: Nûh 71:15.

    Mustafa İslamoğlu

    O, yedi göğü eşsiz bir uyum içinde yaratmıştır; Rahman'ın yaratışında bir düzensizlik göremezsin; haydi, çevir gözünü de bir bak bakalım: bir kusur ve başıboşluk görebilecek misin?

    Muhammed Esed

    Yedi göğü birbiriyle tam bir uyum içinde yaratan O, (ne yüce)dir! Rahman'ın yaratışında hiçbir aksaklık göremezsin. Gözünü bir kez daha (ona) çevir! Hiç kusur görüyor musun?

    Ahmed Hulusi

    Semaları yedi boyut (halinde) yaratan "HU"dur! Rahman'ın yaratışında hiçbir uyumsuzluk göremezsin! Hadi bakışını döndür de bak! Bir kopukluk - uyuşmazlık görüyor musun?

    Ali Bulaç

    O, biri diğeriyle 'tam bir uyum' (mutabakat) içinde yedi gök yaratmış olandır. Rahman (olan Allah)ın yaratmasında hiçbir 'çelişki ve uygunsuzluk' (tefavüt) göremezsin. İşte gözü(nü) çevirip gezdir; herhangi bir çatlaklık (bozukluk ve çarpıklık) görüyor musun?

    Ali Özek ve heyeti

    O ki, birbiri ile âhenktar yedi göğü yaratmıştır. Rahmân olan Allah'ın yaratışında hiçbir uygunsuzluk göremezsin. Gözünü çevir de bir bak, bir yarık (çatlak) görebiliyor musun?

    Ali Rıza Safa

    O, yedi gök katını tam bir uyum içinde yaratmıştır. Bağışlayanın yaratışında bir aksaklık göremezsin. Haydi, bakışlarını çevir; bir çarpıklık görüyor musun? dipnot 524

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 524
      İşte, bir bilgi ayeti: Göklerin yedi katlı olduğu sekiz ayrı ayette bildirilmiştir. Atmosfer, görevleri ayrı, ama birbirleriyle uyumlu yedi ayrı katmandan oluşur. Bu katmanlar, dünyaya yakınlık sırasıyla: Troposfer, Stratosfer, Ozonosfer, Mezosfer, Termosfer, İyonosfer ve Ekzosfer'dir.

    Bayraktar Bayraklı

    Yedi kat göğü birbiri üzerine tabaka tabaka yaratan da O'dur. Rahman'ın yaratmasında bir uyumsuzluk göremezsin. Gözünü çevir de bak, bir bozukluk görüyor musun?

    Edip Yüksel

    O yedi göğü birbiriyle uyumlu evreler halinde yaratmıştır. Rahman'ın yaratışında herhangi bir kusur bulamazsın. Bakışlarını yönelt de bak; herhangi bir çatlak görebiliyor musun?

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    O yedi göğü kat kat yaratmıştır. Rahman'ın yaratışında her hangi bir kusur bulamazsın. Bakışlarını yönelt de bak; herhangi bir çatlak görebiliyor musun?

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    O ki, birbirine uygun yedi gök yaratmıştır. O Rahman'ın yarattığında hiçbir nizamsızlık göremezsin. Haydi çevir gözü(nü), görebilir misin hiçbir çatlak, bir kusur?

    Elmalılı Hamdi Yazır

    O ki yedi sema yaratmış birbiriyle mutabık, göremezsin o rahmanın yarattığında hiçbir nizamsızlık, haydi çevir gözü görebilir misin hiçbir çatlak, bir kusur?

    Erhan Aktaş

    Gökleri yedi tabaka halinde yaratan O'dur. Rahman'ın yaratmasında bir düzensizlik göremezsin. Bak bakalım, işleyiş yasalarında bir uygunsuzluk görebilecek misin?

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Gökleri yedi tabaka halinde yaratan O'dur. Rahman'ın yaratmasında bir düzensizlik göremezsin. Bak bakalım, işleyiş yasalarında bir uygunsuzluk görebilecek misin?

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Gökleri yedi tabaka dipnot 1 halinde yaratan O'dur. Rahman'ın yaratmasında bir düzensizlik göremezsin. Bak bakalım, işleyiş yasalarında bir uygunsuzluk görebilecek misin?

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Yedi tabaka/yedi gök" deyimi, sayısal bir değer değil, birçok ayette de geçtiği üzere, "çokluk" ifade eden bir husustur.

    Gültekin Onan

    O, biri diğeriyle 'tam bir uyum' (mutabakat) içinde yedi gök yaratmış olandır. Rahmanın yaratmasında hiçbir 'çelişki ve uygunsuzluk' (tefavüt) göremezsin. İşte gözü(nü) çevirip gezdir; herhangi bir çatlaklık (futur) görüyor musun?

    Hasan Basri Çantay

    O, birbiriyle ahenkdar yedi gök yaratmış olandır. O çok esirgeyici (Allah) ın yaratışında hiçbir nizamsızlık görmezsin. İşte gözü (nü bir defa daha göğe) çevir, (bak, orada) hiçbir çatlak görecek misin?

    İbni Kesir

    O ki; yedi göğü kat kat yaratmıştır. Sen Rahman'ın yaratmasında bir düzensizlik bulamazsın. Gözünü çevir de bak, bir aksaklık görebilir misin?

    Mehmet Alagaş

    (1-5) Egemenliği / Mülkiyeti elinde bulunduran ne mübarektir, işte O, her şey üzerine iktidar sahibidir / muktedirdir, ölümü ve hayatı hangilerinizin güzel işler yapacağının belirlenmesi için yarattı, O saygıdeğerdir, bağışlayandır. O ki yedi semayı tabakalar halinde yarattı, Rahman’ın yaratmasında biz aykırılık / uyumsuzluk göremezsin, gözünü geri çevir bak, bir çatlak / yarık görebilir misin? Sonra ikinci bir kere daha gözünü geri çevir bak, bakışın tedirgin ve yorgun olarak sana geri dönecektir. Dünyanın semas ını yıldızlarla süsledik, onda (semada) şeytanlara atılması için taşlar yaptık , onlara (şeytanlara) çılgın ateş azabını hazırladık,

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Gökleri, üst üste yedi kat yaratan O’dur. Rahman’ın yaratmasında bir düzensizlik göremezsin. Gözünü çevir de bak, (gökte) bir çatlak görüyor musunuz?

    Süleyman Ateş

    O, yedi göğü, birbiri üzerinde tabaka, tabaka yarattı, Rahman'ın yaratmasında bir aykırılık, uygunsuzluk görmezsin. Gözü(nü) döndür de bak, bir bozukluk görüyor musun?

    Süleymaniye Vakfı — bu ayetin karşılığı kaynakta yok.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Üst üste yedi kat göğü yaratan da O'dur. Rahman'ın yaratmasında bir uyumsuzluk göremezsin. Bakışlarını bir daha çevir; bir çatlak görebilir misin?

    Şaban Britch

    Gökleri üst üste yedi kat yaratan O’dur. Rahman’ın yaratmasında bir düzensizlik göremezsin. Gözünü çevir de bak (gökte) bir çatlak görüyor musunuz?

    Şaban Piriş

    Gökleri yedi kat yaratan O'dur. Rahman'ın yaratmasında bir düzensizlik göremezsin. Gözünü çevir de bak (gökte) bir çatlak görüyor musunuz?

    Yaşar Nuri Öztürk

    Birbiriyle uyum ve ahenk içinde yedi gökleri yaratan da O'dur. O Rahman'ın yaratışında/yarattıklarında herhangi bir uyuşmazlık, aykırılık, çelişme göremezsin. Bir kez daha bak! Bir çatlaklık, bir uyuşmazlık görüyor musun?

  4. Mülk suresi, 4. ayet — bütün mealleriyle aç

    Mülk suresi, 4. ayet. ثُمَّ ٱرْجِعِ ٱلْبَصَرَ كَرَّتَيْنِ يَنقَلِبْ إِلَيْكَ ٱلْبَصَرُ خَاسِئًا وَهُوَ حَسِيرٌ

    Diyanet İşleri

    Sonra tekrar tekrar bak; bakışların (aradığı çatlak ve düzensizliği bulamayıp) aciz ve bitkin halde sana dönecektir.

    Mehmet Okuyan

    Sonra tekrar tekrar gözü(nü) çevir (de bak; sonunda) göz(lerin) bitkin bir şekilde yorgun olarak sana geri dönecektir.

    Mustafa İslamoğlu

    Sonra tekrar tekrar çevir gözünü de bir bak; bakışın yılgın ve bezgin bir şekilde sana geri dönecektir.

    Muhammed Esed

    Evet, gözünü tekrar tekrar (ona) çevir: (her seferinde) bakışın, şaşkın ve bezgin bir şekilde önüne geri dönecektir...

    Ahmed Hulusi

    Sonra bakışını iki kere daha döndür de bak! Bakışın en yorgun (aradığın kusuru bulamamış halde), hor-hakir olarak sana döner!

    Ali Bulaç

    Sonra gözünü iki kere daha çevirip gezdir; o göz (uyumsuzluk bulmaktan) umudunu kesmiş bir halde bitkin olarak sana dönecektir.

    Ali Özek ve heyeti

    Sonra gözünü, tekrar tekrar çevir bak; göz (aradığı bozukluğu bulmaktan) âciz ve bitkin halde sana dönecektir.

    Ali Rıza Safa

    Sonra, bakışlarını birçok kez çevir; umarsız ve tükenmiş bir biçimde bakışların sana dönecektir.

    Bayraktar Bayraklı

    Sonra tekrar tekrar yine bak; sonunda göz, aradığı bozukluğu bulamayıp güçsüz ve bitkin bir halde sana geri dönecektir.

    Edip Yüksel

    Sonra tekrar tekrar bak; bakışların usanmış ve yenilmiş olarak sana döner.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Sonra tekrar tekrar bak; bakışların usanmış ve yenilmiş olarak sana döner.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Sonra gözü(nü) tekrar tekrar çevir; o göz, güçsüz, yorgun bir halde sana döner!

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Sonra yine çevir gözü, tekrar tekrar, sana döner o göz bitab olarak zelil-ü hakir.

    Erhan Aktaş

    Sonra, tekrar tekrar bir daha bak! Gözlerin, bitkin ve aradığını bulamamış bir halde sana geri döner.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Sonra, tekrar tekrar bir daha bak! Gözlerin, bitkin ve aradığını bulamamış bir halde sana geri döner.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Sonra, tekrar tekrar bir daha bak! Gözlerin, bitkin ve aradığını bulamamış bir halde sana geri döner.

    Gültekin Onan

    Sonra gözünü iki kere daha çevirip gezdir (yenkalib); o göz (uyumsuzluk bulmaktan) umudunu kesmiş bir halde bitkin olarak sana dönecektir.

    Hasan Basri Çantay

    Sonra gözü (nü) iki kerre daha çevir. (Nihayet) o göz, hor ve hakir yine sana dönecekdir ve o, (artık bir kusur bulabilmekden) yorulmuşdur.

    İbni Kesir

    Sonra gözünü iki kere daha çevir; göz umduğunu bulamayıp bitkin ve yorgun sana dönecektir.

    Mehmet Alagaş

    (1-5) Egemenliği / Mülkiyeti elinde bulunduran ne mübarektir, işte O, her şey üzerine iktidar sahibidir / muktedirdir, ölümü ve hayatı hangilerinizin güzel işler yapacağının belirlenmesi için yarattı, O saygıdeğerdir, bağışlayandır. O ki yedi semayı tabakalar halinde yarattı, Rahman’ın yaratmasında biz aykırılık / uyumsuzluk göremezsin, gözünü geri çevir bak, bir çatlak / yarık görebilir misin? Sonra ikinci bir kere daha gözünü geri çevir bak, bakışın tedirgin ve yorgun olarak sana geri dönecektir. Dünyanın semas ını yıldızlarla süsledik, onda (semada) şeytanlara atılması için taşlar yaptık , onlara (şeytanlara) çılgın ateş azabını hazırladık,

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Sonra gözünü iki kere daha çevir (de bak). Göz hakir ve umudunu kesmiş bir halde sana döner.

    Süleyman Ateş

    Sonra gözü(nü) iki kez daha döndür (bak). Göz (aradığı bozukluğu bulmaktan) umudu keserek hor ve bitkin bir halde sana döner.

    Süleymaniye Vakfı — bu ayetin karşılığı kaynakta yok.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sonra bakışlarını iki defa daha çevir de bak, gözün umutsuz halde bitkin düşecektir.

    Şaban Britch

    Sonra gözünü, tekrar tekrar çevir bak! Göz aciz ve bitkin halde sana dönecektir.

    Şaban Piriş

    Sonra tekrar çevir, o göz sana, bitkin ve aradığını bulamamış olarak geri dönecektir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Sonra bakışı iki kez daha döndür! Umudunu kesmiş olarak döner sana göz. Utanmış, bitkin düşmüştür o.

  5. Mülk suresi, 5. ayet — bütün mealleriyle aç

    Mülk suresi, 5. ayet. وَلَقَدْ زَيَّنَّا ٱلسَّمَآءَ ٱلدُّنْيَا بِمَصَٰبِيحَ وَجَعَلْنَٰهَا رُجُومًا لِّلشَّيَٰطِينِ وَأَعْتَدْنَا لَهُمْ عَذَابَ ٱلسَّعِيرِ

    Diyanet İşleri

    Andolsun biz, en yakın göğü kandillerle donattık. Onları şeytanlara atılan taşlar yaptık ve (ahirette de) onlara alevli ateş azabını hazırladık.

    Mustafa İslamoğlu

    Doğrusu Biz, en yakın göğü kandillerle süsledik; onları, Şeytan(lığa soyunan)lar için gayba dair spekülasyon aracı kıldık; ve onlar için yakıp kavuran bir azap hazırladık;

    Muhammed Esed

    Biz, yeryüzüne en yakın olan gökleri ışıklarla süsledik ve onları (insanlar arasında bulunan) şeytan ruhluların boş ve anlamsız spekülasyonlarına konu yaptık ve onlar için yakıcı alevden bir azap hazırladık;

    Ahmed Hulusi

    Andolsun ki dünyanın (düşünce) semasını, aydınlatıcılar (hakikat bilgileriyle) olarak donattık! Onları meydana getirdik ki, şeytanları (şeytani fikirleri) taşlayıp uzaklaştırmaları için! Onlar için alevli ateşin azabını hazırladık.

    Ali Bulaç

    Andolsun, Biz en yakın olan göğü (dünya göğünü) kandillerle süsleyip donattık ve bunları, şeytanlar için taşlama birimleri (rücum) kıldık. Onlar için çılgınca yanan ateşin azabını hazırladık.

    Ali Özek ve heyeti

    Andolsun ki biz, (dünyaya) en yakın olan göğü kandillerle donattık. Bunları şeytanlara atış taneleri yaptık ve onlara alevli ateş azabını hazırladık.

    Ali Rıza Safa

    Ve gerçek şu ki, dünyaya yakın gök katını ışık kaynaklarıyla süsledik. Bunları, şeytanlar için taşlar yaptık. Ve onlar için, çılgın ateşin cezasını hazırladık. dipnot 525

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 525
      "Şeytanlar için taşlar" olarak yazdığımız söylem, değişik Kur'an çevirilerinde, "Şeytanlara ateş taneleri" veya "Şeytanlara atılan mermiler" olarak da yazılmıştır. "Şeytan ruhlu insanların saptırmalarına konu yaptık!" biçiminde yazarak, yıldızlardan gelecek okuyan kişilerle ilişkilendirilenler de olmuştur. Gökyüzünün şeytanlara karşı korunduğu, bu ayetle birlikte, 15:16-18 ve 37:6-10 ayetlerinde; cinlere karşı korunduğu da 72:8 ayetinde bildirilmiştir.

    Bayraktar Bayraklı

    Andolsun ki, biz en yakın göğü kandillerle süsledik. Onları şeytanlara atılan taşlar yaptık ve onlara alevli ateş azabını hazırladık.

    Edip Yüksel

    En aşağı göğü lambalarla süsledik ve onu sapkınlar için bir taşlama/kovma kıldık. Onlara alevli ateş azabını hazırladık.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    En aşağı göğü lambalarla süsledik ve onları şeytanlar için bir taşlama kıldık. Onlara alevli ateş azabını hazırladık.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Andolsun ki, Biz o dünya göğünü takım takım kandillerle donattık ve onları şeytanlar için atmalar (atış yapılan mermiler) yaptık; ayrıca onlara o çılgın ateş azabını hazırladık.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Celalim hakkı için biz o dünya semayı takım takım kandillerle donattık ve onları Şeytanlar için (rucum) atmalar yaptık, hem onlar için o çılgın ateş azabını hazırladık (ki azab-ı Seıyr)

    Erhan Aktaş

    Ant olsun ki Biz, yakın gökyüzünü kandillerle süsledik. Onları, şeytanlar dipnot 1 için asılsız şeyler söyleme malzemesi yaptık. Onlar için ateşin azabını hazırladık.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Aldatıcılar için. Aldatıcılardan olan kahinler, falcılar; yıldızları kullanarak uydurdukları yalanlarla insanları aldatmaktadırlar.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ant olsun ki Biz, yakın gökyüzünü kandillerle süsledik. Onları, şeytanlar dipnot 1 için asılsız şeyler söyleme malzemesi yaptık. Onlar için ateşin azabını hazırladık.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Aldatıcılardan olan kahinler, falcılar; yıldızları kullanarak uydurdukları yalanlarla insanları aldatmaktadırlar.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ant olsun ki Biz, yakın gökyüzünü kandillerle süsledik. Onları, şeytanlar dipnot 1 için asılsız şeyler söyleme malzemesi yaptık. Onlar için ateşin azabını hazırladık.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Aldatıcılardan olan kahinler, falcılar; yıldızları kullanarak uydurdukları yalanlarla insanları aldatmaktadırlar.

    Gültekin Onan

    Andolsun, biz en yakın olan göğü (dünya göğünü) kandillerle süsleyip donattık ve bunları, şeytanlar için taşlama birimleri (rücum) kıldık. Onlar için çılgınca yanan ateşin azabını hazırladık.

    Hasan Basri Çantay

    Andolsun ki biz yere en yakın olan göğü kandillerle donatdık. Bunları şeytanlara da atış taneleri yapdık ve onlara çılgın ateş (cehennem) azabı hazırladık.

    İbni Kesir

    Andolsun ki; Biz, yere en yakın göğü kandillerle donattık. Onlarla şeytanların taşlanmasını sağladık. Ve onlara, çılgın alevli azabı hazırladık.

    Mehmet Alagaş

    (1-5) Egemenliği / Mülkiyeti elinde bulunduran ne mübarektir, işte O, her şey üzerine iktidar sahibidir / muktedirdir, ölümü ve hayatı hangilerinizin güzel işler yapacağının belirlenmesi için yarattı, O saygıdeğerdir, bağışlayandır. O ki yedi semayı tabakalar halinde yarattı, Rahman’ın yaratmasında biz aykırılık / uyumsuzluk göremezsin, gözünü geri çevir bak, bir çatlak / yarık görebilir misin? Sonra ikinci bir kere daha gözünü geri çevir bak, bakışın tedirgin ve yorgun olarak sana geri dönecektir. Dünyanın semas ını yıldızlarla süsledik, onda (semada) şeytanlara atılması için taşlar yaptık , onlara (şeytanlara) çılgın ateş azabını hazırladık,

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Andolsun biz, en yakın göğü kandillerle donattık. Onları Şeytanlara atılan taşlar yaptık ve (ahirette de) onlara alevli ateş azabını hazırladık.

    Süleyman Ateş

    Andolsun biz, en yakın göğü lambalarla donattık ve onları, şeytanlar için taşlamalar yaptık. Ve o(şeyta)nlara da çılgın ateş azabını hazırladık.

    Süleymaniye Vakfı — bu ayetin karşılığı kaynakta yok.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    En yakın göğü kandillerle (yıldızlarla) süsledik. Orayı şeytanlar için taşlama yeri yaptık ve onlara alevli bir ateş hazırladık.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "En yakın göğü süs ile yıldızlarla süsledik ve her hayırsız şeytandan koruduk. Onlar Mele-i a'la'yı dinleyemezler; her taraftan atılırlar. Bu onları uzaklaştırmak içindir. Onlar için sürekli bir azap vardır. Bir an için kulak hırsızlığı yapan olursa onun arkasına, delip geçen bir ateş takılır." (Saffat 37/6-10)

    Şaban Britch

    Gerçekten biz, en yakın göğü ışık veren yıldızlarla donattık. Onlarla şeytanlar için (atılacak) taşlar yaptık. Onlar için bir de çılgın alev azabını hazırladık.

    Şaban Piriş

    Gerçekten biz, en yakın göğü ışık veren yıldızlarla donattık. Onlarla şeytanların bertaraf edilmesini sağladık. Onlar için bir de çılgın alev azabını hazırladık.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Yemin olsun ki, biz en yakın göğü kandillerle süsledik ve onları şeytanlara ateş taneleri yaptık. O şeytanlar için çılgın ateş azabını da hazırladık.

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.