2. sure

Bakara Suresi البقرة

Bu sureyi dinle — okunan kelime işaretlenir

Konu dizini 44 konu
  1. Kitabın niteliği ve sakınanların vasıfları 1–5 karşılaştır — Kitabın niteliği ve sakınanların vasıfları
  2. İnkâra saplananlar 6–7 karşılaştır — İnkâra saplananlar
  3. Münafıklar ve iki benzetme 8–20 karşılaştır — Münafıklar ve iki benzetme
  4. Kulluk çağrısı ve Kur'an'a meydan okuma 21–29 karşılaştır — Kulluk çağrısı ve Kur'an'a meydan okuma
  5. Âdem'in yaratılışı ve yeryüzüne iniş 30–39 karşılaştır — Âdem'in yaratılışı ve yeryüzüne iniş
  6. İsrâiloğullarına çağrı: verdiğiniz sözü tutun 40–46 karşılaştır — İsrâiloğullarına çağrı: verdiğiniz sözü tutun
  7. Hatırlatılan nimetler: denizin yarılması, buzağı, Kitap 47–53 karşılaştır — Hatırlatılan nimetler: denizin yarılması, buzağı, Kitap
  8. Tövbe, Allah'ı görme isteği, gölge ve kudret helvası 54–59 karşılaştır — Tövbe, Allah'ı görme isteği, gölge ve kudret helvası
  9. Sudan ve yemekten şikâyet 60–61 karşılaştır — Sudan ve yemekten şikâyet
  10. İnananlar, Yahudiler, Hıristiyanlar ve Sâbiîler 62 karşılaştır — İnananlar, Yahudiler, Hıristiyanlar ve Sâbiîler
  11. Tûr'un kaldırılması ve Cumartesi yasağı 63–66 karşılaştır — Tûr'un kaldırılması ve Cumartesi yasağı
  12. Sığır kıssası ve katılaşan kalpler 67–74 karşılaştır — Sığır kıssası ve katılaşan kalpler
  13. Kitabı tahrif edenler ve "sayılı günler" iddiası 75–82 karşılaştır — Kitabı tahrif edenler ve "sayılı günler" iddiası
  14. Misak: ana babaya iyilik, kan dökmemek 83–86 karşılaştır — Misak: ana babaya iyilik, kan dökmemek
  15. Peygamberlerin yalanlanması 87–96 karşılaştır — Peygamberlerin yalanlanması
  16. Cebrâil'e düşmanlık, Süleyman ve sihir 97–103 karşılaştır — Cebrâil'e düşmanlık, Süleyman ve sihir
  17. "Râinâ" demeyin; nesih; Kitap ehlinin kıskançlığı 104–110 karşılaştır — "Râinâ" demeyin; nesih; Kitap ehlinin kıskançlığı
  18. Cennet iddiaları, mescitler, doğu ve batı 111–121 karşılaştır — Cennet iddiaları, mescitler, doğu ve batı
  19. İbrâhim'in imtihanı ve Kâbe'nin yükseltilmesi 122–129 karşılaştır — İbrâhim'in imtihanı ve Kâbe'nin yükseltilmesi
  20. İbrâhim'in dini ve Ya'kūb'un vasiyeti 130–141 karşılaştır — İbrâhim'in dini ve Ya'kūb'un vasiyeti
  21. Kıble'nin değiştirilmesi 142–152 karşılaştır — Kıble'nin değiştirilmesi
  22. Sabır, namaz ve imtihan 153–157 karşılaştır — Sabır, namaz ve imtihan
  23. Safâ ile Merve; hakkı gizleyenler; tek ilah 158–163 karşılaştır — Safâ ile Merve; hakkı gizleyenler; tek ilah
  24. Yaratılıştaki deliller ve ortak koşanlar 164–167 karşılaştır — Yaratılıştaki deliller ve ortak koşanlar
  25. Helal ve haram yiyecekler; atalara uyma 168–176 karşılaştır — Helal ve haram yiyecekler; atalara uyma
  26. İyilik (birr) nedir 177 karşılaştır — İyilik (birr) nedir
  27. Kısas ve vasiyet 178–182 karşılaştır — Kısas ve vasiyet
  28. Oruç 183–187 karşılaştır — Oruç
  29. Haksız kazanç ve hilaller 188–189 karşılaştır — Haksız kazanç ve hilaller
  30. Savaş hükümleri 190–195 karşılaştır — Savaş hükümleri
  31. Hac ve umre 196–203 karşılaştır — Hac ve umre
  32. İki insan tipi ve barışa çağrı 204–210 karşılaştır — İki insan tipi ve barışa çağrı
  33. İsrâiloğullarına sorulan ve ümmetin imtihanı 211–214 karşılaştır — İsrâiloğullarına sorulan ve ümmetin imtihanı
  34. Sorular: infak, savaş, içki ve kumar, yetimler, evlilik 215–221 karşılaştır — Sorular: infak, savaş, içki ve kumar, yetimler, evlilik
  35. Ay hali, yeminler ve îlâ 222–228 karşılaştır — Ay hali, yeminler ve îlâ
  36. Boşanma, emzirme, vefat iddeti ve mehir 229–237 karşılaştır — Boşanma, emzirme, vefat iddeti ve mehir
  37. Namaz, korku namazı ve dul eşler 238–242 karşılaştır — Namaz, korku namazı ve dul eşler
  38. Yurtlarını terk edenler; Tâlût ve Câlût 243–252 karşılaştır — Yurtlarını terk edenler; Tâlût ve Câlût
  39. Peygamberler arasındaki fark, Âyetü'l-Kürsî, dinde zorlama yok 253–257 karşılaştır — Peygamberler arasındaki fark, Âyetü'l-Kürsî, dinde zorlama yok
  40. Üç diriliş sahnesi 258–260 karşılaştır — Üç diriliş sahnesi
  41. İnfakın örnekleri ve âdâbı 261–274 karşılaştır — İnfakın örnekleri ve âdâbı
  42. Faiz 275–281 karşılaştır — Faiz
  43. Borcun yazılması 282–283 karşılaştır — Borcun yazılması
  44. Kapanış: peygamberin ve mü'minlerin imanı, son dua 284–286 karşılaştır — Kapanış: peygamberin ve mü'minlerin imanı, son dua

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

Kitabın niteliği ve sakınanların vasıfları 1–5

  1. Bakara suresi, 1. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 1. ayet. الٓمٓ

    elif-lâm-mîm.

    Mehmet Okuyan

    Elif. Lâm. Mîm. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      29 surenin başında bulunan; 14 farklı harften oluşup 14 farkı şekli bulunan; harekelenerek değil, hecelenerek ve kesik kesik okunan bu harflere [mukatta'a] veya [hecâ/teheccî] harfleri denir. Anlamları hakkında kesin ifadelerden kaçınmak gerekir. Ancak bunların birer yemin unsuru olduğu, böylece harfe, cümleye, ayete, sureye, bütünüyle vahye ve bilginin önemine dikkat çekildiği, [nûn] (hokka), [kâf] (dur, dikkat et), [tâhâ] (Hz. Muhammed'in ismi) ve [yâsîn] (ey insan) gibi bir kısmının anlamlarının da bulunduğu belirtilmektedir. İbn Abbas'a göre, bu harflerin her biri "Yüce Allah'ın isimlerinden veya sıfatlarından biri"ne delalet ettiği gibi, Allah'tan başka isimlere de delalet edebilirler. Mesela [elif lâm mîm] deki [elif]"Yüce Allah"a, [lâm] "latîf" sıfatına, [mîm] de "mecîd" ve benzeri sıfatlara delalet etmektedir. Yine burada [elif] "Yüce Allah"a, [lâm] "Cebrail"e, [mîm] ise "Hz. Muhammed"e işaret edebilir. Bu son yaklaşıma göre, vahyin Yüce Allah tarafından Cebrail aracılığıyla Hz. Muhammed'e indirildiği belirtilmiş olur. Bu harfler bir araya getirilirse Yüce Allah'ın isim veya sıfatlarından bir kısmı elde edilebilir. Bu bağlamda bir örnek olarak, İbn Abbas'tan gelen bir rivayete göre, [elif lâm râ, hâ mîm] ve [nûn] harfleri bir araya getirilirse [er-rahmân] kelimesi elde edilmektedir. Şunu belirtelim ki mukatta'a harfleri Kur'an'ın bir harfi bile eksilmeden korunduğunun en belirgin delillerinden birisidir.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 1. ayet

  2. Bakara suresi, 2. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 2. ayet. ذَٰلِكَ ٱلْكِتَٰبُ لَا رَيْبَ فِيهِ هُدًى لِّلْمُتَّقِينَ

    ẕâlike-lkitâbü lâ raybe fîh. hüdel lilmütteḳîn.

    Mehmet Okuyan

    O kitap (Kur'an); onda asla şüphe yoktur. Muttakîler dipnot 1 (duyarlı olanlar) için bir yol göstericidir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kök itibariyle [v-k-y] kökünden gelen ve "geçişli" fiil olarak "korumak" anlamına gelen [vekâ] kelimesi, [ittekâ] şeklinde beş harfli kalıpta "geçişsiz" fiil olarak "korunmak", "sorumluluğunu bilmek", "sorumlu davranmak", "hassas ve bilinçli olmak" demektir. Buradan hareketle [et-takvâ/takvâ] kelimesi de "korunmak", "sorumlu davranmak", "duyarlı olmak" gibi anlamlar içermektedir. "Korunmak" anlamındaki [takvâ] kelimesi, "kötülüklerden korunabilme özelliği"dir. Kelimenin bütün bu anlam alanını içine alacak şekilde düşünürsek [takvâ]yı "duyarlı olmak", [muttakî]yi de "duyarlı kişi" olarak tercüme edebiliriz. Şems 91:8'de de ifade edildiği gibi, [takvâ] bir taraftan [fücûr] denen kötülüklere karşı insanın korunabilmesini ifade etmekte, diğer taraftan iyilik yapabilmenin insandaki potansiyelini harekete geçirmeye işaret etmektedir.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 2. ayet

  3. Bakara suresi, 3. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 3. ayet. ٱلَّذِينَ يُؤْمِنُونَ بِٱلْغَيْبِ وَيُقِيمُونَ ٱلصَّلَوٰةَ وَمِمَّا رَزَقْنَٰهُمْ يُنفِقُونَ

    elleẕîne yü'minûne bilgaybi veyüḳîmûne-ṣṣalâte vemimmâ razaḳnâhüm yünfiḳûn.

    Mehmet Okuyan

    Onlar gayba (bilinemeyenlere) inanır; namaz kılar ve kendilerine rızık olarak verdiklerimizden infak ederler (verirler).

    Ayet detayı — Bakara suresi, 3. ayet

  4. Bakara suresi, 4. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 4. ayet. وَٱلَّذِينَ يُؤْمِنُونَ بِمَآ أُنزِلَ إِلَيْكَ وَمَآ أُنزِلَ مِن قَبْلِكَ وَبِٱلْـَٔاخِرَةِ هُمْ يُوقِنُونَ

    velleẕîne yü'minûne bimâ ünzile ileyke vemâ ünzile min ḳablik. vebil'âḫirati hüm yûḳinûn.

    Mehmet Okuyan

    Sana indirilene ve senden önce indirilen(ler)e iman eder, ahiret gününe de kesin bir şekilde inanırlar.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 4. ayet

  5. Bakara suresi, 5. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 5. ayet. أُو۟لَٰٓئِكَ عَلَىٰ هُدًى مِّن رَّبِّهِمْ وَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْمُفْلِحُونَ

    ülâike `alâ hüdem mir rabbihim veülâike hümü-lmüfliḥûn.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 5. ayet

İnkâra saplananlar 6–7

  1. Bakara suresi, 6. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 6. ayet. إِنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ سَوَآءٌ عَلَيْهِمْ ءَأَنذَرْتَهُمْ أَمْ لَمْ تُنذِرْهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ

    inne-lleẕîne keferû sevâün `aleyhim eenẕertehüm em lem tünẕirhüm lâ yü'minûn.

    Mehmet Okuyan

    Şüphesiz ki kâfir olanları uyarsan da uyarmasan da onlar için birdir, iman etmezler. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesaj: Yâsîn 36:6. Burada uyarı görevinin sürdüğü, ancak inkârcıların uyarılardan etkilenmemesi dile getirilmektedir. Uyarının gerekliliği, amacı, uyarıdan kimlerin yararlanacağı vs. ile ilgili mesajlar: Mâide 5:63, 79; En‘âm 6:69; A‘râf 7:164; Hûd 11:116; Yâsîn 36:10; Zâriyât 51:55; Tûr 52:29; Mürselât 77:5-6; A‘lâ 87:9; Ğâşiye 88:21.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 6. ayet

  2. Bakara suresi, 7. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 7. ayet. خَتَمَ ٱللَّهُ عَلَىٰ قُلُوبِهِمْ وَعَلَىٰ سَمْعِهِمْ وَعَلَىٰٓ أَبْصَٰرِهِمْ غِشَٰوَةٌ وَلَهُمْ عَذَابٌ عَظِيمٌ

    ḫateme-llâhü `alâ ḳulûbihim ve`alâ sem`ihim. ve`alâ ebṣârihim gişâveh. velehüm `aẕâbün `ażîm.

    Mehmet Okuyan

    (Bu nedenle) Allah onların kalplerini ve işitme (duyu)larını mühürlemiştir. dipnot 1 Gözlerinde de (manevi) perde vardır; onlar için büyük bir azap vardır.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İnkârcıların kalplerinin ve kulaklarının mühürlenmesinin sebebi, inkârlarında ısrarcı olmalarıdır. Yani inkâr "sebep", mühürlenme ise "sonuç"tur. Benzer mesajlar: Bakara 2:88; Nisâ 4:155; A‘râf 7:100, 101; Tevbe 9:87, 93; Yûnus 10:74; Nahl 16:108; Rûm 30:59; Mü'min 40:35; Câsiye 45:23; Muhammed 47:16; Münâfikûn 63:3.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 7. ayet

Münafıklar ve iki benzetme 8–20

  1. Bakara suresi, 8. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 8. ayet. وَمِنَ ٱلنَّاسِ مَن يَقُولُ ءَامَنَّا بِٱللَّهِ وَبِٱلْيَوْمِ ٱلْـَٔاخِرِ وَمَا هُم بِمُؤْمِنِينَ

    vemine-nnâsi mey yeḳûlü âmennâ billâhi vebilyevmi-l'âḫiri vemâ hüm bimü'minîn.

    Mehmet Okuyan

    İnsanlardan öylesi vardır ki asla inanmadıkları hâlde "Allah'a ve ahiret gününe inandık." derler.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 8. ayet

  2. Bakara suresi, 9. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 9. ayet. يُخَٰدِعُونَ ٱللَّهَ وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَمَا يَخْدَعُونَ إِلَّآ أَنفُسَهُمْ وَمَا يَشْعُرُونَ

    yüḫâdi`ûne-llâhe velleẕîne âmenû. vemâ yaḫde`ûne illâ enfüsehüm vemâ yeş`urûn.

    Mehmet Okuyan

    Onlar Allah'ı ve müminleri (güya) aldatırlar. dipnot 1 (Oysa) onlar kendilerinden başkasını aldatamazlar ve (bunun) farkına da varmazlar.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayet Nisâ 4:142 ile birlikte okunmalıdır.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 9. ayet

  3. Bakara suresi, 10. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 10. ayet. فِى قُلُوبِهِم مَّرَضٌ فَزَادَهُمُ ٱللَّهُ مَرَضًا وَلَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌۢ بِمَا كَانُوا۟ يَكْذِبُونَ

    fî ḳulûbihim meraḍun fezâdehümü-llâhü meraḍâ. velehüm `aẕâbün elîmüm bimâ kânû yekẕibûn.

    Mehmet Okuyan

    Kalplerinde bir hastalık dipnot 1 vardır. Allah da (bu nedenlerle) onların hastalığını artırmıştır. Yalanlamaları sebebiyle onlar için elem verici bir azap vardır. dipnot 2

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Burada sözü edilen hastalık, 6. ayetten itibaren bahsedilen olumsuz tutumların sonucudur, alın yazısı değildir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Bu ayette de yalanlamak "sebep", elem verici azap ise "sonuç"tur.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 10. ayet

  4. Bakara suresi, 11. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 11. ayet. وَإِذَا قِيلَ لَهُمْ لَا تُفْسِدُوا۟ فِى ٱلْأَرْضِ قَالُوٓا۟ إِنَّمَا نَحْنُ مُصْلِحُونَ

    veiẕâ ḳîle lehüm lâ tüfsidû fi-l'arḍi ḳâlû innemâ naḥnü muṣliḥûn.

    Mehmet Okuyan

    Onlara "Yeryüzünde bozgunculuk çıkarmayın!" dendiği zaman, "Biz ancak ıslah edicileriz." derler.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 11. ayet

  5. Bakara suresi, 12. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 12. ayet. أَلَآ إِنَّهُمْ هُمُ ٱلْمُفْسِدُونَ وَلَٰكِن لَّا يَشْعُرُونَ

    elâ innehüm hümü-lmüfsidûne velâkil lâ yeş`urûn.

    Mehmet Okuyan

    Dikkat edin! Onlar bozguncuların ta kendileridir fakat farkına varmazlar.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 12. ayet

  6. Bakara suresi, 13. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 13. ayet. وَإِذَا قِيلَ لَهُمْ ءَامِنُوا۟ كَمَآ ءَامَنَ ٱلنَّاسُ قَالُوٓا۟ أَنُؤْمِنُ كَمَآ ءَامَنَ ٱلسُّفَهَآءُ أَلَآ إِنَّهُمْ هُمُ ٱلسُّفَهَآءُ وَلَٰكِن لَّا يَعْلَمُونَ

    veiẕâ ḳîle lehüm âminû kemâ âmene-nnâsü ḳâlû enü'minü kemâ âmene-ssüfehâ'. elâ innehüm hümü-ssüfehâü velâkil lâ ya`lemûn.

    Mehmet Okuyan

    Onlara "(Şu) insanların iman ettiği gibi siz de iman edin." dendiği zaman "Biz hiç (o) beyinsizlerin iman ettiği gibi iman eder miyiz!" derler. Dikkat edin! Beyinsizler sadece kendileridir fakat (bunu bile) bilmezler.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 13. ayet

  7. Bakara suresi, 14. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 14. ayet. وَإِذَا لَقُوا۟ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ قَالُوٓا۟ ءَامَنَّا وَإِذَا خَلَوْا۟ إِلَىٰ شَيَٰطِينِهِمْ قَالُوٓا۟ إِنَّا مَعَكُمْ إِنَّمَا نَحْنُ مُسْتَهْزِءُونَ

    veiẕâ leḳu-lleẕîne âmenû ḳâlû âmennâ. veiẕâ ḫalev ilâ şeyâṭînihim ḳâlû innâ me`aküm innemâ naḥnü müstehziûn.

    Mehmet Okuyan

    (Bu münafıklar) müminlerle karşılaştıklarında "(Biz de) iman ettik." derler. dipnot 1 Şeytanları (kafadarları) ile baş başa kaldıklarındaysa "Biz sizinle beraberiz; biz onlarla (müminlerle) sadece alay ediyoruz." derler.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Bakara 2:76; Al-i İmrân 3:119.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 14. ayet

  8. Bakara suresi, 15. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 15. ayet. ٱللَّهُ يَسْتَهْزِئُ بِهِمْ وَيَمُدُّهُمْ فِى طُغْيَٰنِهِمْ يَعْمَهُونَ

    allâhü yestehziü bihim veyemüddühüm fî ṭugyânihim ya`mehûn.

    Mehmet Okuyan

    (Oysa) Allah onlarla alay eder; dipnot 1 (fakat) onlara fırsat vermektedir. Azgınlıkları içinde bocalayıp durmaktadırlar. dipnot 2

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu cümle "Allah alay etmenin cezasını onlara verecektir" şeklinde anlaşılmalıdır. Bu tür ayetlerde geçen fiiller insanlar için kullanıldığında olumsuz bir anlama gelirken, Allah için kullanıldığında kastedilen mesaj Allah'ın o fiilin cezasını vereceğini bildirmesidir. Benzer kullanımlar: Al-i İmrân 3:54; Nisâ 4:142; Enfâl 8:30; Tevbe 9:67, 79.
    2. metne dön, dipnot 2
      Benzer mesajlar: En‘âm 6:110; A‘râf 7:186; Yûnus 10:11; Hicr 15:72; Mü'minûn 23:75; Neml 27:4.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 15. ayet

  9. Bakara suresi, 16. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 16. ayet. أُو۟لَٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ ٱشْتَرَوُا۟ ٱلضَّلَٰلَةَ بِٱلْهُدَىٰ فَمَا رَبِحَت تِّجَٰرَتُهُمْ وَمَا كَانُوا۟ مُهْتَدِينَ

    ülâike-lleẕîne-şteravu-ḍḍalâlete bilhüdâ. femâ rabiḥat ticâratühüm vemâ kânû mühtedîn.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 16. ayet

  10. Bakara suresi, 17. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 17. ayet. مَثَلُهُمْ كَمَثَلِ ٱلَّذِى ٱسْتَوْقَدَ نَارًا فَلَمَّآ أَضَآءَتْ مَا حَوْلَهُۥ ذَهَبَ ٱللَّهُ بِنُورِهِمْ وَتَرَكَهُمْ فِى ظُلُمَٰتٍ لَّا يُبْصِرُونَ

    meŝelühüm kemeŝeli-lleẕi-stevḳade nârâ. felemmâ eḍâet mâ ḥavlehû ẕehebe-llâhü binûrihim veterakehüm fî żulümâtil lâ yübṣirûn.

    Mehmet Okuyan

    Onların (münafıkların) durumu, (karanlıkta) ateş tutuşturan kişi gibidir. (Ateş), etrafını aydınlattığında Allah onların aydınlığını hemen giderir ve onları karanlıklar içinde bırakır; (hiçbir şey) göremezler. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yüce Allah burada bir benzetme yapmakta, aydınlanmak üzere bir ateş tutuşturan kişiyi ve ateşin durumunu örneğe konu edinmektedir. Buna göre, eline aldığı bir ateşi tutuşturan kişi, bunu başardıktan sonra o ateş söz konusu kişinin çevresini aydınlatınca tam bu sırada Yüce Allah onların ışığını giderip kendilerini karanlıklara terk etmiş ve artık hiçbir şey göremez olmuşlardır. Ayette benzetme öncelikle bir kişi üzerinden başlatılıp sonrasında zamirler çoğula dönüştürülünce, kastedilenin bir kişi değil de aynı özellikteki her bir insan grubu olduğu anlaşılmaktadır.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 17. ayet

  11. Bakara suresi, 18. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 18. ayet. صُمٌّۢ بُكْمٌ عُمْىٌ فَهُمْ لَا يَرْجِعُونَ

    ṣummüm bükmün `umyün fehüm lâ yerci`ûn.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 18. ayet

  12. Bakara suresi, 19. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 19. ayet. أَوْ كَصَيِّبٍ مِّنَ ٱلسَّمَآءِ فِيهِ ظُلُمَٰتٌ وَرَعْدٌ وَبَرْقٌ يَجْعَلُونَ أَصَٰبِعَهُمْ فِىٓ ءَاذَانِهِم مِّنَ ٱلصَّوَٰعِقِ حَذَرَ ٱلْمَوْتِ وَٱللَّهُ مُحِيطٌۢ بِٱلْكَٰفِرِينَ

    ev keṣayyibim mine-ssemâi fîhi żulümâtüv vera`düv veberḳ. yec`alûne eṣâbi`ahüm fî âẕânihim mine-ṣṣavâ`iḳi ḥaẕera-lmevt. vellâhü müḥîṭum bilkâfirîn.

    Mehmet Okuyan

    Veya (onların durumu) gökten boşanan, içinde karanlıklar, gök gürültüsü ve şimşek bulunan sağanağa (tutulmuş kişilerin durumu) gibidir. Onlar (münafıklar), yıldırımlardan kaynaklanan ölüm korkusuyla parmaklarını kulaklarına tıkarlar. Allah kâfirleri çepeçevre kuşatandır.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 19. ayet

  13. Bakara suresi, 20. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 20. ayet. يَكَادُ ٱلْبَرْقُ يَخْطَفُ أَبْصَٰرَهُمْ كُلَّمَآ أَضَآءَ لَهُم مَّشَوْا۟ فِيهِ وَإِذَآ أَظْلَمَ عَلَيْهِمْ قَامُوا۟ وَلَوْ شَآءَ ٱللَّهُ لَذَهَبَ بِسَمْعِهِمْ وَأَبْصَٰرِهِمْ إِنَّ ٱللَّهَ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ

    yekâdü-lberḳu yaḫṭafü ebṣârahüm. küllemâ eḍâe lehüm meşev fîhi veiẕâ ażleme `aleyhim ḳâmû. velev şâe-llâhü leẕehebe bisem`ihim veebṣârihim. inne-llâhe `alâ külli şey'in ḳadîr.

    Mehmet Okuyan

    (O esnada) şimşek, neredeyse gözlerini alacakmış (gibi çakar). (Şimşek) onlar için (etrafı) aydınlatınca orada (birazcık) yürürler; üzerlerine karanlık çökünce de oldukları yerde kala kalırlar. Allah dileseydi elbette onların işitme (duyu)larını ve gözlerini giderirdi. Şüphesiz ki Allah her şeye gücü yetendir.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 20. ayet

Kulluk çağrısı ve Kur'an'a meydan okuma 21–29

  1. Bakara suresi, 21. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 21. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّاسُ ٱعْبُدُوا۟ رَبَّكُمُ ٱلَّذِى خَلَقَكُمْ وَٱلَّذِينَ مِن قَبْلِكُمْ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَ

    yâ eyyühe-nnâsu-`büdû rabbekümü-lleẕî ḫaleḳaküm velleẕîne min ḳabliküm le`alleküm tetteḳûn.

    Mehmet Okuyan

    Ey insanlar! Sizi ve sizden öncekileri yaratan Rabbinize kulluk ediniz! Umulur ki böylece takvâlı dipnot 1 (duyarlı) olursunuz.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Burada geçen [takvâ], korunaklı olmak anlamında sorumlu davranmayı ve duyarlılık göstermeyi içeren bir kavramdır. [Takvâ] ve [muttakî] kelimeleriyle ilgili bilgi için bkz. Bakara 2:2, dipnot 1

    Ayet detayı — Bakara suresi, 21. ayet

  2. Bakara suresi, 22. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 22. ayet. ٱلَّذِى جَعَلَ لَكُمُ ٱلْأَرْضَ فِرَٰشًا وَٱلسَّمَآءَ بِنَآءً وَأَنزَلَ مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءً فَأَخْرَجَ بِهِۦ مِنَ ٱلثَّمَرَٰتِ رِزْقًا لَّكُمْ فَلَا تَجْعَلُوا۟ لِلَّهِ أَندَادًا وَأَنتُمْ تَعْلَمُونَ

    elleẕî ce`ale lekümü-l'arḍa firâşev vessemâe binaâ. veenzele mine-ssemâi mâen feaḫrace bihî mine-ŝŝemerâti rizḳal leküm. felâ tec`alû lillâhi endâdev veentüm ta`lemûn.

    Mehmet Okuyan

    O (Allah) ki yeri sizin için bir döşek, göğü de bir bina (güçlü bir tavan) yapmıştır. Gökten su indirip onunla size rızık olarak (çeşitli) meyveler çıkarmıştır. Artık (bu gerçeği) bilerek Allah'a ortaklar koşmayın!

    Ayet detayı — Bakara suresi, 22. ayet

  3. Bakara suresi, 23. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 23. ayet. وَإِن كُنتُمْ فِى رَيْبٍ مِّمَّا نَزَّلْنَا عَلَىٰ عَبْدِنَا فَأْتُوا۟ بِسُورَةٍ مِّن مِّثْلِهِۦ وَٱدْعُوا۟ شُهَدَآءَكُم مِّن دُونِ ٱللَّهِ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ

    vein küntüm fî raybim mimmâ nezzelnâ `alâ `abdinâ fe'tû bisûratim mim miŝlih. ved`û şühedâeküm min dûni-llâhi in küntüm ṣâdiḳîn.

    Mehmet Okuyan

    Kulumuza indirdiklerimizden şüphe içindeyseniz, onun (Kur'an'ın) benzeri herhangi bir sure getirin! dipnot 1 Doğruysanız Allah'tan başka şahitlerinizi (yardımcılarınızı) da çağırın!

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayet [tehaddî] denen "meydan okuma" ayetlerinin beşincisi ve sonuncusudur. Bir surenin bile benzerinin getirilemeyeceği ilan edildiğine göre bütünüyle Kur'an'ın benzerinin getirilmesi mümkün değildir. İniş sırasına göre meydan okuma ayetleri (yaklaşık 60-70 surelik meydan okuma için) İsrâ 17:88, Tûr 52:34; (on surelik meydan okuma için) Hûd 11:13; (tek surelik meydan okuma için) Yûnus 10:38 ve Bakara 2:23-24'tedir.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 23. ayet

  4. Bakara suresi, 24. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 24. ayet. فَإِن لَّمْ تَفْعَلُوا۟ وَلَن تَفْعَلُوا۟ فَٱتَّقُوا۟ ٱلنَّارَ ٱلَّتِى وَقُودُهَا ٱلنَّاسُ وَٱلْحِجَارَةُ أُعِدَّتْ لِلْكَٰفِرِينَ

    feil lem tef`alû velen tef`alû fetteḳu-nnâra-lletî veḳûdühe-nnâsü velḥicârah. ü`iddet lilkâfirîn.

    Mehmet Okuyan

    (Bunu) yapamazsanız -ki asla yapamayacaksınız-, yakıtı insanlar ve taş olan, kâfirler için hazırlanmış (olacak) ateşten korunun! dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesaj: Tahrîm 66:6.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 24. ayet

  5. Bakara suresi, 25. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 25. ayet. وَبَشِّرِ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ أَنَّ لَهُمْ جَنَّٰتٍ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ كُلَّمَا رُزِقُوا۟ مِنْهَا مِن ثَمَرَةٍ رِّزْقًا قَالُوا۟ هَٰذَا ٱلَّذِى رُزِقْنَا مِن قَبْلُ وَأُتُوا۟ بِهِۦ مُتَشَٰبِهًا وَلَهُمْ فِيهَآ أَزْوَٰجٌ مُّطَهَّرَةٌ وَهُمْ فِيهَا خَٰلِدُونَ

    vebeşşiri-lleẕîne âmenû ve`amilu-ṣṣâliḥâti enne lehüm cennâtin tecrî min taḥtihe-l'enhâr. küllemâ ruziḳû minhâ min ŝemeratir rizḳan ḳâlû hâẕe-lleẕî ruziḳnâ min ḳablü veütû bihî müteşâbihâ. velehüm fîhâ ezvâcüm müṭahherâtüv vehüm fîhâ ḫâlidûn.

    Mehmet Okuyan

    İman edip iyi işler yapanlara, altlarından ırmaklar akan cennetler olduğunu müjdele! Oradan (cennetlerdeki) herhangi bir meyveden kendilerine her ne zaman rızık verilirse, "Bu, bize daha önce verilmişti." demiş (olacaklar)dır. Bu (rızık)lar onlara (dünyadakine) benzer olarak verilecektir. dipnot 1 Onlar için orada (cennetlerde) tertemiz eşler dipnot 2 de vardır ve onlar orada ebedî dipnot 3 kalıcıdır.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Gelecekte gerçekleşmesi kesin olan olaylar için bazen geçmiş zaman kalıbı kullanılması bir Kur'an üslubudur.
    2. metne dön, dipnot 2
      Benzer mesajlar: Al-i İmrân 3:15; Nisâ 4:57.
    3. metne dön, dipnot 3
      Cennetin ebedî oluşuyla ilgili ayrıca bkz. Bakara 2:82; Al-i İmrân 3:15, 107, 136, 198; Nisâ 4:13, 57, 122; Mâide 5:85, 119; A‘râf 7:42; Tevbe 9:22, 72, 89, 100; Yûnus 10:26; Hûd 11:23, 108; Ra‘d 13:35; İbrâhîm 14:23; Kehf 18:108; Tâhâ 20:76; Enbiyâ 21:102; Mü'minûn 23:11; Furkân 25:15, 16, 76; ‘Ankebût 29:58; Lokmân 31:9; Zümer 39:73; Zuhruf 43:71; Ahkâf 46:14; Fetih 48:5; Kâf 50:34; Hadîd 57:12; Mücâdele 58:22; Teğâbun 64:9; Talâk 65:11; Beyyine 98:8.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 25. ayet

  6. Bakara suresi, 26. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 26. ayet. إِنَّ ٱللَّهَ لَا يَسْتَحْىِۦٓ أَن يَضْرِبَ مَثَلًا مَّا بَعُوضَةً فَمَا فَوْقَهَا فَأَمَّا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ فَيَعْلَمُونَ أَنَّهُ ٱلْحَقُّ مِن رَّبِّهِمْ وَأَمَّا ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ فَيَقُولُونَ مَاذَآ أَرَادَ ٱللَّهُ بِهَٰذَا مَثَلًا يُضِلُّ بِهِۦ كَثِيرًا وَيَهْدِى بِهِۦ كَثِيرًا وَمَا يُضِلُّ بِهِۦٓ إِلَّا ٱلْفَٰسِقِينَ

    inne-llâhe lâ yestaḥyî ey yaḍribe meŝelem mâ be`ûḍaten femâ fevḳahâ. feemme-lleẕîne âmenû feya`lemûne ennehü-lḥaḳḳu mir rabbihim. veemme-lleẕîne keferû feyeḳûlûne mâẕâ erâde-llâhü bihâẕâ meŝelâ. yüḍillü bihî keŝîrav veyehdî bihî keŝîrâ. vemâ yüḍillü bihî ille-lfâsiḳîn.

    Mehmet Okuyan

    Şüphesiz ki Allah (gerçeği açıklamak için) sivrisinek ve onun da ötesinde herhangi bir varlığı örnek vermekten çekinmez. dipnot 1 İman edenler bunun (örneklerin) Rablerinden (gelen) bir gerçek olduğunu bilirler. Kâfir olanlar ise "Allah böyle örnek vermekle ne kastetmiştir ki?" derler. (Allah) onunla birçoğunu saptırır; birçoğunu da doğru yola ulaştırır. (Allah) bununla (verdiği örneklerle zaten) yoldan çıkmış olanlardan başkasını saptırmaz. dipnot 2

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Sivrisinek örneği için öncelikle Hacc 22:73. ayet okunmalıdır.
    2. metne dön, dipnot 2
      Bu mesaj Mü'min 40:69-74. ayetlerle okunmalıdır.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 26. ayet

  7. Bakara suresi, 27. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 27. ayet. ٱلَّذِينَ يَنقُضُونَ عَهْدَ ٱللَّهِ مِنۢ بَعْدِ مِيثَٰقِهِۦ وَيَقْطَعُونَ مَآ أَمَرَ ٱللَّهُ بِهِۦٓ أَن يُوصَلَ وَيُفْسِدُونَ فِى ٱلْأَرْضِ أُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْخَٰسِرُونَ

    elleẕîne yenḳuḍûne `ahde-llâhi mim ba`di mîŝâḳih. veyaḳṭa`ûne mâ emera-llâhü bihî ey yûṣale veyüfsidûne fi-l'arḍ. ülâike hümü-lḫâsirûn.

    Mehmet Okuyan

    Allah'a verdikleri sözü sözleştikten sonra bozanlar, dipnot 1 Allah'ın birleştirilmesini (gözetilmesini) emrettiği şeyleri kesenler (terk edenler) ve yeryüzünde bozgunculuk çıkaranlar var ya, işte onlar kaybedenlerin ta kendileridir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Burada her insanın Allah'ı tek ilah olarak kabul edecek fıtratta yaratılması mecaz olarak "sözleşme" şeklinde kullanılmaktadır. Bununla ilgili bkz. A‘râf 7:172; Rûm 30:30; Hucurât 49:7; Şems 91:7-8.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 27. ayet

  8. Bakara suresi, 28. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 28. ayet. كَيْفَ تَكْفُرُونَ بِٱللَّهِ وَكُنتُمْ أَمْوَٰتًا فَأَحْيَٰكُمْ ثُمَّ يُمِيتُكُمْ ثُمَّ يُحْيِيكُمْ ثُمَّ إِلَيْهِ تُرْجَعُونَ

    keyfe tekfürûne billâhi veküntüm emvâten feaḥyâküm. ŝümme yümîtüküm ŝümme yuḥyîküm ŝümme ileyhi türce`ûn.

    Mehmet Okuyan

    Siz ölü (cansız)ken size hayat veren Allah'ı nasıl oluyor da inkâr ediyorsunuz! Sonra sizi öldürecek, sonra sizi (tekrar) diriltecek ve sonunda yalnızca O'na döndürüleceksiniz. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayette insanlar için söz konusu olan beş aşama dile getirilmektedir. İnsan bedeninin canlanmadan ve ruh sahibi kılınmadan önceki hali onun ölüm yani cansız halidir. Bu ilk aşamadır. İkinci aşamada Yüce Allah insanlar ölüyken onları hayata getirdiğini ifade ederek cansız veya doğadaki halden kendilerini canlı ve hayat sahibi bir dönüşüme tabi kıldığını belirtmektedir. Üçüncü aşamada bu hayata geldikten sonra zamanı geldiğinde insanları vefat ettireceğini, dördüncü aşamada onları yeniden dirilteceğini, beşinci aşamada ise hesap vermek üzere huzuruna döndürüleceklerini ifade etmektedir.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 28. ayet

  9. Bakara suresi, 29. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 29. ayet. هُوَ ٱلَّذِى خَلَقَ لَكُم مَّا فِى ٱلْأَرْضِ جَمِيعًا ثُمَّ ٱسْتَوَىٰٓ إِلَى ٱلسَّمَآءِ فَسَوَّىٰهُنَّ سَبْعَ سَمَٰوَٰتٍ وَهُوَ بِكُلِّ شَىْءٍ عَلِيمٌ

    hüve-lleẕî ḫaleḳa leküm mâ fi-l'arḍi cemî`an ŝümme-stevâ ile-ssemâi fesevvâhünne seb`a semâvât. vehüve bikülli şey'in `alîm.

    Mehmet Okuyan

    O, yerde ne varsa hepsini sizin için yaratmıştır. Sonra göğe yönelmiş, onu yedi kat dipnot 1 olarak (yaratıp) düzenlemiştir. O her şeyi bilendir. dipnot 2

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Göklerin "yedi kat" oluşuyla ilgili bkz. Bakara 2:29; İsrâ 17:44; Mü'minûn 23:86; Fussilet 41:12; Talâk 65:12; Mülk 67:3; Nûh 71:15. Bununla birlikte "yedi yol" (Mü'minûn 23:17) ve "yedi güçlü yapı" (Nebe' 78:12) ifadeleri de bulunmaktadır.
    2. metne dön, dipnot 2
      Bu ayet Fussilet 41:9-12. ayetlerle okunmalıdır.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 29. ayet

Âdem'in yaratılışı ve yeryüzüne iniş 30–39

  1. Bakara suresi, 30. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 30. ayet. وَإِذْ قَالَ رَبُّكَ لِلْمَلَٰٓئِكَةِ إِنِّى جَاعِلٌ فِى ٱلْأَرْضِ خَلِيفَةً قَالُوٓا۟ أَتَجْعَلُ فِيهَا مَن يُفْسِدُ فِيهَا وَيَسْفِكُ ٱلدِّمَآءَ وَنَحْنُ نُسَبِّحُ بِحَمْدِكَ وَنُقَدِّسُ لَكَ قَالَ إِنِّىٓ أَعْلَمُ مَا لَا تَعْلَمُونَ

    veiẕ ḳâle rabbüke lilmelâiketi innî câ`ilün fi-l'arḍi ḫalîfeh. ḳâlû etec`alü fîhâ mey yüfsidü fîhâ veyesfikü-ddimâ'. venaḥnü nüsebbiḥu biḥamdike venüḳaddisü lek. ḳâle innî a`lemü mâ lâ ta`lemûn.

    Mehmet Okuyan

    Hani Rabbin meleklere "Ben yeryüzünde bir halife (sorumlu) görevlendireceğim" dipnot 1 demişti. Onlar "Biz seni hamdinle (övgüyle) tesbih ediyor (yüceltiyor) ve kutsallıkla anıyorken, dipnot 2 yeryüzünde bozgunculuk çıkarmakta ve kan dökmekte olanı (insanı) mı halife görevlendiriyorsun?" demişlerdi. (Allah da onlara): "Şüphesiz ki sizin bilemeyeceğiniz şeyleri ben bilirim." demişti.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Burada Yüce Allah'ın yeryüzünde bir halife (sorumlu) görevlendirmesinden söz edilmektedir. İlk insan neslinin bir şeyden yaratılmasından söz eden ayetler ise Hicr 15:26, 28 ve Sâd 38:71'dir.
    2. metne dön, dipnot 2
      [Takdis], Yüce Allah'ı kutsallığın kaynağı bilip O'nu bu şekilde anmak, bütün olumlu ve tastamam sıfatlarla birlikte bilerek yüceltmektir.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 30. ayet

  2. Bakara suresi, 31. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 31. ayet. وَعَلَّمَ ءَادَمَ ٱلْأَسْمَآءَ كُلَّهَا ثُمَّ عَرَضَهُمْ عَلَى ٱلْمَلَٰٓئِكَةِ فَقَالَ أَنۢبِـُٔونِى بِأَسْمَآءِ هَٰٓؤُلَآءِ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ

    ve`alleme âdeme-l'esmâe küllehâ ŝümme `araḍahüm `ale-lmelâiketi feḳâle embiûnî biesmâi hâülâi in küntüm ṣâdiḳîn.

    Mehmet Okuyan

    (Allah) Âdem'e bütün isimleri öğretmiş, sonra onları meleklere yöneltip "Doğruysanız şunların isimlerini bana bildirin." demişti.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 31. ayet

  3. Bakara suresi, 32. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 32. ayet. قَالُوا۟ سُبْحَٰنَكَ لَا عِلْمَ لَنَآ إِلَّا مَا عَلَّمْتَنَآ إِنَّكَ أَنتَ ٱلْعَلِيمُ ٱلْحَكِيمُ

    ḳâlû sübḥâneke lâ `ilme lenâ illâ mâ `allemtenâ. inneke ente-l`alîmü-lḥakîm.

    Mehmet Okuyan

    (Melekler): "Sen yücesin; bize öğrettiklerinden başka bilgimiz yoktur. Yalnızca sen bilensin; doğru hüküm verensin." demişlerdi.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 32. ayet

  4. Bakara suresi, 33. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 33. ayet. قَالَ يَٰٓـَٔادَمُ أَنۢبِئْهُم بِأَسْمَآئِهِمْ فَلَمَّآ أَنۢبَأَهُم بِأَسْمَآئِهِمْ قَالَ أَلَمْ أَقُل لَّكُمْ إِنِّىٓ أَعْلَمُ غَيْبَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَأَعْلَمُ مَا تُبْدُونَ وَمَا كُنتُمْ تَكْتُمُونَ

    ḳâle yâ âdemü embi'hüm biesmâihim. felemmâ embeehüm biesmâihim ḳâle elem eḳul leküm innî a`lemü gaybe-ssemâvâti vel'arḍi vea`lemü mâ tübdûne vemâ küntüm tektümûn.

    Mehmet Okuyan

    (Allah:) "Ey Âdem! Onların (eşyanın) isimlerini onlara (meleklere) bildir." demiş, (Âdem) isimlerini kendilerine bildirince "Ben size, şüphesiz ki göklerin ve yerin gaybını (bilinemeyenini) bilirim; açıkladıklarınızı da gizlemiş olduklarınızı da bilirim' dememiş miydim?" demişti.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 33. ayet

  5. Bakara suresi, 34. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 34. ayet. وَإِذْ قُلْنَا لِلْمَلَٰٓئِكَةِ ٱسْجُدُوا۟ لِـَٔادَمَ فَسَجَدُوٓا۟ إِلَّآ إِبْلِيسَ أَبَىٰ وَٱسْتَكْبَرَ وَكَانَ مِنَ ٱلْكَٰفِرِينَ

    veiẕ ḳulnâ lilmelâiketi-scüdû liâdeme fesecedû illâ iblîs. ebâ vestekbera vekâne mine-lkâfirîn.

    Mehmet Okuyan

    Hani meleklere "Âdem için (Allah'a) secde edin." demiştik; onlar da hemen secde etmişti. İblis hariç. dipnot 1 Yüz çevirmiş, kibirlenmiş, kâfirlerden olmuştu.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Buradaki hitabın meleklere yönelik olması ile İblis'in hariç tutulma durumu birbirine karıştırılmamalıdır. Zira Kehf 18:50'de belirtildiği üzere o, cinlerdendi. Ayrıca A‘râf 7:12'de "Adem için (Allah'a) secde etme" emri meleklerden ayrı olarak doğrudan İblis'e hitaben de yer almaktadır. Ayetteki "İblis hariç" kısmını ayrı bir cümle olarak tercüme etmemizin sebebi Hicr 15:31 ve Sâd 38:74. ayetlerin başındaki kullanımlardır. Benzer mesajlar: A‘râf 7:11; Hicr 15:31; İsrâ 17:61; Kehf 18:50; Tâhâ 20:116; Sâd 38:74.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 34. ayet

  6. Bakara suresi, 35. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 35. ayet. وَقُلْنَا يَٰٓـَٔادَمُ ٱسْكُنْ أَنتَ وَزَوْجُكَ ٱلْجَنَّةَ وَكُلَا مِنْهَا رَغَدًا حَيْثُ شِئْتُمَا وَلَا تَقْرَبَا هَٰذِهِ ٱلشَّجَرَةَ فَتَكُونَا مِنَ ٱلظَّٰلِمِينَ

    veḳulnâ yâ âdemü-skün ente vezevcüke-lcennete vekülâ minhâ ragaden ḥayŝü şi'tümâ. velâ taḳrabâ hâẕihi-şşecerate fetekûnâ mine-żżâlimîn.

    Mehmet Okuyan

    Şöyle demiştik: "Ey Âdem! Sen ve eşin şu bahçeye dipnot 1 yerleşip, dilediğiniz yerden bolca yiyin! Şu ağaca yaklaşmayın; yoksa kaybedenlerden olursunuz."

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Burada geçen [el-cenneh] kelimesi dünyadaki bir "bahçe"dir; mahşerde müminlere vadedilen "cennet" değildir. Çünkü Hz. Adem ve ilk insan nesli, bu dünyada ve bu topraktan yaratılmıştır.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 35. ayet

  7. Bakara suresi, 36. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 36. ayet. فَأَزَلَّهُمَا ٱلشَّيْطَٰنُ عَنْهَا فَأَخْرَجَهُمَا مِمَّا كَانَا فِيهِ وَقُلْنَا ٱهْبِطُوا۟ بَعْضُكُمْ لِبَعْضٍ عَدُوٌّ وَلَكُمْ فِى ٱلْأَرْضِ مُسْتَقَرٌّ وَمَتَٰعٌ إِلَىٰ حِينٍ

    feezellehüme-şşeyṭânü `anhâ feaḫracehümâ mimmâ kânâ fîh. veḳulne-hbiṭû ba`ḍuküm liba`ḍin `adüvv. veleküm fi-l'arḍi müsteḳarruv vemetâ`un ilâ ḥîn.

    Mehmet Okuyan

    (Ağaçtan yiyince) Şeytan onları(n ayaklarını) kaydırıp bulundukları yerden onları çıkarmıştı (çıkarılmalarına sebep olmuştu). (Bunun üzerine) "Bir kısmınız diğerine düşman olarak inin! dipnot 1 Sizin için yeryüzünde (bahçe dışında) belirli bir süre kalma ve geçim imkânları vardır." demiştik.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Buradaki "iniş", mahşerde yaratılacak "cennet"ten değil, "dünyada bulunulan bir bahçeden çıkış"tır. Cennetten inişle ilgili ayrıca bkz. A'râf 7:13, dipnot 1.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 36. ayet

  8. Bakara suresi, 37. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 37. ayet. فَتَلَقَّىٰٓ ءَادَمُ مِن رَّبِّهِۦ كَلِمَٰتٍ فَتَابَ عَلَيْهِ إِنَّهُۥ هُوَ ٱلتَّوَّابُ ٱلرَّحِيمُ

    feteleḳḳâ âdemü mir rabbihî kelimâtin fetâbe `aleyh. innehû hüve-ttevvâbü-rraḥîm.

    Mehmet Okuyan

    Âdem, Rabbinden birtakım (öğretici) sözler almıştı dipnot 1 ve (Rabbi de) tevbesini kabul etmişti. Şüphesiz ki yalnızca O, tevbeleri çok kabul edendir, çok merhametlidir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Hz. Adem'in aldığı kelimeler ve yaptığı dua için bu ayet A‘râf 7:23. ayetiyle birlikte okunmalıdır.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 37. ayet

  9. Bakara suresi, 38. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 38. ayet. قُلْنَا ٱهْبِطُوا۟ مِنْهَا جَمِيعًا فَإِمَّا يَأْتِيَنَّكُم مِّنِّى هُدًى فَمَن تَبِعَ هُدَاىَ فَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ

    ḳulne-hbiṭû minhâ cemî`â. feimmâ ye'tiyenneküm minnî hüden femen tebi`a hüdâye felâ ḫavfün `aleyhim velâ hüm yaḥzenûn.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 38. ayet

  10. Bakara suresi, 39. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 39. ayet. وَٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَكَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَآ أُو۟لَٰٓئِكَ أَصْحَٰبُ ٱلنَّارِ هُمْ فِيهَا خَٰلِدُونَ

    velleẕîne keferû vekeẕẕebû biâyâtinâ ülâike aṣḥâbü-nnâr. hüm fîhâ ḫâlidûn.

    Mehmet Okuyan

    İnkâr edip ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, onlar ateş halkıdır; onlar orada ebedî kalıcıdır." dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Cehennemin ebedî oluşuyla ilgili bkz. Bakara 2:39, 81, 162, 217, 257, 275; Al-i İmrân 3:88, 116; Nisâ 4:14, 56, 93, 169; Mâide 5:37, 80; En‘âm 6:128; A‘râf 7:36; Tevbe 9:17, 63, 68; Yûnus 10:27, 52; Hûd 11:8, 107; Ra‘d 13:5; Nahl 16:29; Tâhâ 20:101; Enbiyâ 21:99; Mü'minûn 23:103; Furkân 25:69; Secde 32:14; Ahzâb 33:65; Sâffât 37:9; Zümer 39:72; Mü'min 40:76; Fussilet 41:28; Zuhruf 43:74; Muhammed 47:15; Mücâdele 58:17; Haşr 59:17; Teğâbun 64:10; Cinn 72:23; Müddessir 74:28; Nebe' 78:23; İnfitâr 82:16; Beyyine 98:6.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 39. ayet

İsrâiloğullarına çağrı: verdiğiniz sözü tutun 40–46

  1. Bakara suresi, 40. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 40. ayet. يَٰبَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ ٱذْكُرُوا۟ نِعْمَتِىَ ٱلَّتِىٓ أَنْعَمْتُ عَلَيْكُمْ وَأَوْفُوا۟ بِعَهْدِىٓ أُوفِ بِعَهْدِكُمْ وَإِيَّٰىَ فَٱرْهَبُونِ

    yâ benî isrâîle-ẕkürû ni`metiye-lletî en`amtü `aleyküm veevfû bi`ahdî ûfi bi`ahdiküm veiyyâye ferhebûn.

    Mehmet Okuyan

    Ey İsrailoğulları! Size vermiş olduğum nimet(ler)imi hatırlayın! Bana verdiğiniz sözü yerine getirin ki ben de size vadettiklerimi vereyim. Yalnızca benden korkun! dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Allah'tan korkun" denilmesinin sebebi, inkârcıların O'nun azabından korkmaları içindir.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 40. ayet

  2. Bakara suresi, 41. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 41. ayet. وَءَامِنُوا۟ بِمَآ أَنزَلْتُ مُصَدِّقًا لِّمَا مَعَكُمْ وَلَا تَكُونُوٓا۟ أَوَّلَ كَافِرٍۭ بِهِۦ وَلَا تَشْتَرُوا۟ بِـَٔايَٰتِى ثَمَنًا قَلِيلًا وَإِيَّٰىَ فَٱتَّقُونِ

    veâminû bimâ enzeltü müṣaddiḳal limâ me`aküm velâ tekûnû evvele kâfirim bih. velâ teşterû biâyâtî ŝemenen ḳalîlâ. veiyyâye fetteḳûn.

    Mehmet Okuyan

    Elinizdekini (Tevrat'ın aslını) doğrulayıcı olarak indirdiğime (Kur'an'a) iman edin! Sakın onu inkâr eden(ler)in öncüsü olmayın! Ayetlerimi az bir değer karşılığında satmayın! Yalnız bana karşı takvâlı (duyarlı) olun!

    Ayet detayı — Bakara suresi, 41. ayet

  3. Bakara suresi, 42. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 42. ayet. وَلَا تَلْبِسُوا۟ ٱلْحَقَّ بِٱلْبَٰطِلِ وَتَكْتُمُوا۟ ٱلْحَقَّ وَأَنتُمْ تَعْلَمُونَ

    velâ telbisü-lḥaḳḳa bilbâṭili vetektümü-lḥaḳḳa veentüm ta`lemûn.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 42. ayet

  4. Bakara suresi, 43. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 43. ayet. وَأَقِيمُوا۟ ٱلصَّلَوٰةَ وَءَاتُوا۟ ٱلزَّكَوٰةَ وَٱرْكَعُوا۟ مَعَ ٱلرَّٰكِعِينَ

    veeḳîmu-ṣṣalâte veâtü-zzekâte verke`û me`a-rrâki`în.

    Mehmet Okuyan

    Namazı kılın, zekâtı verin; boyun eğenlerle birlikte boyun eğin!

    Ayet detayı — Bakara suresi, 43. ayet

  5. Bakara suresi, 44. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 44. ayet. أَتَأْمُرُونَ ٱلنَّاسَ بِٱلْبِرِّ وَتَنسَوْنَ أَنفُسَكُمْ وَأَنتُمْ تَتْلُونَ ٱلْكِتَٰبَ أَفَلَا تَعْقِلُونَ

    ete'mürûne-nnâse bilbirri vetensevne enfüseküm veentüm tetlûne-lkitâb. efelâ ta`ḳilûn.

    Mehmet Okuyan

    (Ey İsrailoğulları)! Kitab'ı (Tevrat'ı) tilavet ettiğiniz (okuyup aktardığınız) hâlde kendinizi unutup iyiliği (başka) insanlara mı emrediyorsunuz! dipnot 1 Akıl etmiyor musunuz?

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayet Şu‘arâ 26:226 ve Saff 61:2-3. ayetlerle birlikte okunmalıdır.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 44. ayet

  6. Bakara suresi, 45. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 45. ayet. وَٱسْتَعِينُوا۟ بِٱلصَّبْرِ وَٱلصَّلَوٰةِ وَإِنَّهَا لَكَبِيرَةٌ إِلَّا عَلَى ٱلْخَٰشِعِينَ

    veste`înû biṣṣabri veṣṣalâh. veinnehâ lekebîratün illâ `ale-lḫâşi`în.

    Mehmet Okuyan

    Sabır ve salât dipnot 1 (fedakârlık) ile (Allah'tan) yardım isteyin! Şüphesiz ki o (sabır ve fedakârlık), saygı duyanlar dışındakilere ağır gelir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Buradaki [salat] kelimesi, "yardım, destek, fedakârlık" anlamlarına gelmektedir. Benzer bir kullanım Bakara 2:153'te yer almaktadır.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 45. ayet

  7. Bakara suresi, 46. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 46. ayet. ٱلَّذِينَ يَظُنُّونَ أَنَّهُم مُّلَٰقُوا۟ رَبِّهِمْ وَأَنَّهُمْ إِلَيْهِ رَٰجِعُونَ

    elleẕîne yeżunnûne ennehüm mülâḳû rabbihim veennehüm ileyhi râci`ûn.

    Mehmet Okuyan

    Onlar, Rablerine kavuşacaklarına ve O'na döneceklerine kesin olarak iman eden kişilerdir.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 46. ayet

Hatırlatılan nimetler: denizin yarılması, buzağı, Kitap 47–53

  1. Bakara suresi, 47. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 47. ayet. يَٰبَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ ٱذْكُرُوا۟ نِعْمَتِىَ ٱلَّتِىٓ أَنْعَمْتُ عَلَيْكُمْ وَأَنِّى فَضَّلْتُكُمْ عَلَى ٱلْعَٰلَمِينَ

    yâ benî isrâîle-ẕkürû ni`metiye-lletî en`amtü `aleyküm veennî feḍḍaltüküm `ale-l`âlemîn.

    Mehmet Okuyan

    Ey İsrailoğulları! Size vermiş olduğum nimet(ler)imi ve sizi (bir zamanlar) âlemlere (inançsızlara) dipnot 1 üstün kıldığımı hatırlayın!

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer bir ayet, Bakara 2:122'de de geçmekte ve üstünlükten kastın "o dönemin inançsızlarına" yönelik olduğu anlaşılmaktadır.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 47. ayet

  2. Bakara suresi, 48. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 48. ayet. وَٱتَّقُوا۟ يَوْمًا لَّا تَجْزِى نَفْسٌ عَن نَّفْسٍ شَيْـًٔا وَلَا يُقْبَلُ مِنْهَا شَفَٰعَةٌ وَلَا يُؤْخَذُ مِنْهَا عَدْلٌ وَلَا هُمْ يُنصَرُونَ

    vetteḳû yevmel lâ teczî nefsün `an nefsin şey'ev velâ yuḳbelü minhâ şefâ`atüv velâ yü'ḫaẕü minhâ `adlüv velâ hüm yünṣarûn.

    Mehmet Okuyan

    Öyle bir güne karşı takvâlı (duyarlı) olun ki (o gün) kimse, kimseden hiçbir şey gideremez; onlardan şefaat kabul edilmez; dipnot 1 kendilerinden fidye alınmaz; dipnot 2 onlara yardım da edilmez. dipnot 3

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Şefaatle ilgili ayetler Zümer 39:43-44. ayetleriyle birlikte okunmalıdır.
    2. metne dön, dipnot 2
      Benzer mesajlar: Bakara 2:123; Al-i İmrân 3:91; Mâide 5:36; En‘âm 6:70; Yûnus 10:54; Ra‘d 13:18; Zümer 39:47; Hadîd 57:15; Me‘âric 70:11-14.
    3. metne dön, dipnot 3
      Benzer mesajlar: Bakara 2:123; En‘âm 6:164; İsrâ 17:15; ‘Ankebût 29:12; Lokmân 31:33; Fâtır 35:18; Zümer 39:7; Necm 53:38; Mümtehine 60:3.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 48. ayet

  3. Bakara suresi, 49. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 49. ayet. وَإِذْ نَجَّيْنَٰكُم مِّنْ ءَالِ فِرْعَوْنَ يَسُومُونَكُمْ سُوٓءَ ٱلْعَذَابِ يُذَبِّحُونَ أَبْنَآءَكُمْ وَيَسْتَحْيُونَ نِسَآءَكُمْ وَفِى ذَٰلِكُم بَلَآءٌ مِّن رَّبِّكُمْ عَظِيمٌ

    veiẕ necceynâküm min âli fir`avne yesûmûneküm sûe-l`aẕâbi yüẕebbiḥûne ebnâeküm veyestaḥyûne nisâeküm. vefî ẕâliküm belâüm mir rabbiküm `ażîm.

    Mehmet Okuyan

    Hani sizi işkencenin en kötüsüne süren ve oğullarınızı kestirip, kadınlarınızı sağ bırakmakta olan Firavun ailesinden kurtarmıştık. İşte bunda (size anlatılanlarda), Rabbinizden büyük bir imtihan vardır. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: A‘râf 7:127, 141; İbrâhîm 14:6; Kasas 28:4; Mü'min 40:25.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 49. ayet

  4. Bakara suresi, 50. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 50. ayet. وَإِذْ فَرَقْنَا بِكُمُ ٱلْبَحْرَ فَأَنجَيْنَٰكُمْ وَأَغْرَقْنَآ ءَالَ فِرْعَوْنَ وَأَنتُمْ تَنظُرُونَ

    veiẕ feraḳnâ bikümü-lbaḥra feenceynâküm veagraḳnâ âle fir`avne veentüm tenżurûn.

    Mehmet Okuyan

    Hani biz sizin için denizi yarmıştık; sizi kurtarmış, Firavun'un ailesini (destekçilerini) de siz bakıyorken (denizde) boğmuştuk.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 50. ayet

  5. Bakara suresi, 51. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 51. ayet. وَإِذْ وَٰعَدْنَا مُوسَىٰٓ أَرْبَعِينَ لَيْلَةً ثُمَّ ٱتَّخَذْتُمُ ٱلْعِجْلَ مِنۢ بَعْدِهِۦ وَأَنتُمْ ظَٰلِمُونَ

    veiẕ vâ`adnâ mûsâ erbe`îne leyleten ŝümme-tteḫaẕtümü-l`icle mim ba`dihî veentüm żâlimûn.

    Mehmet Okuyan

    Hani (kendisine vahyetmek üzere) Musa ile kırk gece için sözleşmiştik. dipnot 1 Sonra onun ardından, zalimler olarak buzağıyı (ilah) edinmiştiniz. dipnot 2

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayet A‘râf 7:142. ayetiyle birlikte okunmalıdır.
    2. metne dön, dipnot 2
      Benzer mesajlar: Bakara 2:92; Nisâ 4:153. Yüce Allah Hz. Musa'nın Sînâ Dağı'na çıkışının ardından İsrailoğulları'nın bir buzağıyı ilah edindikleri için zalim olduklarını ifade etmektedir. A‘râf 7:142'de de ifade edildiği gibi, Hz. Musa, Sînâ Dağı'na çıkınca kardeşi Hz. Harun'a şöyle demişti: "Kavmimin arasında benim yerime geç; onları ıslaha (çalışmaya) devam et; (sakın) bozguncuların yoluna uyma!" Hz. Musa, kardeşi Hz. Harun'a tembihte bulunarak, kavmini kendi haline bırakmamıştır.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 51. ayet

  6. Bakara suresi, 52. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 52. ayet. ثُمَّ عَفَوْنَا عَنكُم مِّنۢ بَعْدِ ذَٰلِكَ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ

    ŝümme `afevnâ `anküm mim ba`di ẕâlike le`alleküm teşkürûn.

    Mehmet Okuyan

    Sonra onun ardından şükredersiniz diye sizi affetmiştik.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 52. ayet

  7. Bakara suresi, 53. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 53. ayet. وَإِذْ ءَاتَيْنَا مُوسَى ٱلْكِتَٰبَ وَٱلْفُرْقَانَ لَعَلَّكُمْ تَهْتَدُونَ

    veiẕ âteynâ mûse-lkitâbe velfürḳâne le`alleküm tehtedûn.

    Mehmet Okuyan

    Hani doğru yolu bulasınız diye Musa'ya Kitabı ve furkânı dipnot 1 (doğruyu yanlıştan ayırma yeteneği) vermiştik.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Buradaki [el-kitab] kelimesiyle kastedilen Hz. Musa'ya verilen "vahiy"dir; [el-furkân] ise o vahyin doğruyu yanlıştan ayırt ediciliği ve peygamberlerin bu özellikte oluşlarıdır.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 53. ayet

Tövbe, Allah'ı görme isteği, gölge ve kudret helvası 54–59

  1. Bakara suresi, 54. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 54. ayet. وَإِذْ قَالَ مُوسَىٰ لِقَوْمِهِۦ يَٰقَوْمِ إِنَّكُمْ ظَلَمْتُمْ أَنفُسَكُم بِٱتِّخَاذِكُمُ ٱلْعِجْلَ فَتُوبُوٓا۟ إِلَىٰ بَارِئِكُمْ فَٱقْتُلُوٓا۟ أَنفُسَكُمْ ذَٰلِكُمْ خَيْرٌ لَّكُمْ عِندَ بَارِئِكُمْ فَتَابَ عَلَيْكُمْ إِنَّهُۥ هُوَ ٱلتَّوَّابُ ٱلرَّحِيمُ

    veiẕ ḳâle mûsâ liḳavmihî yâ ḳavmi inneküm żalemtüm enfüseküm bittiḫâẕikümü-l`icle fetûbû ilâ bâriiküm faḳtülû enfüseküm. ẕâliküm ḫayrul leküm `inde bâriiküm. fetâbe `aleyküm. innehû hüve-ttevvâbü-rraḥîm.

    Mehmet Okuyan

    Hani Musa kavmine şöyle demişti: "Ey kavmim! Şüphesiz ki siz, buzağıyı (ilah) edinmekle kendinize haksızlık ettiniz. Onun için, Yaratıcınıza dipnot 1 tevbe edin de nefsinizi (kötü duygularınızı) öldürün! Böyle yapmanız Yaratıcınız katında sizin için hayırlı olandır. Böylece Allah tevbenizi kabul etmiş olur. Şüphesiz ki yalnızca O, tevbeleri çok kabul edendir, çok merhametlidir."

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayette geçen [bâri'] kelimesi "yaratıcı" demektir.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 54. ayet

  2. Bakara suresi, 55. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 55. ayet. وَإِذْ قُلْتُمْ يَٰمُوسَىٰ لَن نُّؤْمِنَ لَكَ حَتَّىٰ نَرَى ٱللَّهَ جَهْرَةً فَأَخَذَتْكُمُ ٱلصَّٰعِقَةُ وَأَنتُمْ تَنظُرُونَ

    veiẕ ḳultüm yâ mûsâ len nü'mine leke ḥattâ nera-llâhe cehraten feeḫaẕetkümu-ṣṣâ`iḳatü veentüm tenżurûn.

    Mehmet Okuyan

    Hani "Ey Musa! Biz Allah'ı açıkça görünceye kadar sana asla inanmayız." demiştiniz de bakıyorken sizi yıldırım yakalamıştı (çarpmıştı).

    Ayet detayı — Bakara suresi, 55. ayet

  3. Bakara suresi, 56. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 56. ayet. ثُمَّ بَعَثْنَٰكُم مِّنۢ بَعْدِ مَوْتِكُمْ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ

    ŝümme be`aŝnâküm mim ba`di mevtiküm le`alleküm teşkürûn.

    Mehmet Okuyan

    Sonra (manevi) dipnot 1 ölümünüzün ardından, şükredesiniz diye sizi (Vahiy ile) diriltmiştik.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ölümden sonra şükretmek mümkün olamayacağı için burada kastedilen ölümün de manevi, yani ahlaki çöküş olduğunu; diriltilmenin de bu çöküşten vahiy ile kurtarılmak anlamına geldiğini söyleyebiliriz. Bilinen anlamda ölüp tekrar diriltilmek reenkarnasyona kapı aralayacağı için ayetin tercüme ettiğimiz şekilde anlaşılması gerekmektedir.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 56. ayet

  4. Bakara suresi, 57. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 57. ayet. وَظَلَّلْنَا عَلَيْكُمُ ٱلْغَمَامَ وَأَنزَلْنَا عَلَيْكُمُ ٱلْمَنَّ وَٱلسَّلْوَىٰ كُلُوا۟ مِن طَيِّبَٰتِ مَا رَزَقْنَٰكُمْ وَمَا ظَلَمُونَا وَلَٰكِن كَانُوٓا۟ أَنفُسَهُمْ يَظْلِمُونَ

    veżallelnâ `aleykümü-lgamâme veenzelnâ `aleykümü-lmenne vesselvâ. külû min ṭayyibâti mâ razaḳnâküm. vemâ żalemûnâ velâkin kânû enfüsehüm yażlimûn.

    Mehmet Okuyan

    Sizi bulutla gölgelendirmiş, size kudret helvası ile bıldırcın eti indirmiş (vermiş), dipnot 1 "Size rızık olarak verdiğimiz temiz şeylerden yiyin!" (demiştik). (Emirlerimizi dinlememekle) onlar bize zulmetmemişlerdi; ancak kendilerine yazık etmişlerdi. dipnot 2

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: A‘râf 7:160; Tâhâ 20:80.
    2. metne dön, dipnot 2
      Benzer mesajlar: Al-i İmrân 3:117; A‘râf 7:160, 177; Tevbe 9:70; Yûnus 10:44; Hûd 11:101; Nahl 16:33, 118; Kehf 18:49; ‘Ankebût 29:40; Rûm 30:9; Zuhruf 43:76.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 57. ayet

  5. Bakara suresi, 58. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 58. ayet. وَإِذْ قُلْنَا ٱدْخُلُوا۟ هَٰذِهِ ٱلْقَرْيَةَ فَكُلُوا۟ مِنْهَا حَيْثُ شِئْتُمْ رَغَدًا وَٱدْخُلُوا۟ ٱلْبَابَ سُجَّدًا وَقُولُوا۟ حِطَّةٌ نَّغْفِرْ لَكُمْ خَطَٰيَٰكُمْ وَسَنَزِيدُ ٱلْمُحْسِنِينَ

    veiẕ ḳulne-dḫulû hâẕihi-lḳaryete fekülû minhâ ḥayŝü şi'tüm ragadev vedḫulü-lbâbe süccedev veḳûlû ḥiṭṭatün nagfir leküm ḫaṭâyâküm. vesenezîdü-lmuḥsinîn.

    Mehmet Okuyan

    Hani (İsrailoğulları'na) şöyle demiştik: "Şu şehre girip (yerleşin); onun (nimetlerinden) dilediğiniz gibi bolca yiyip (yararlanın)! dipnot 1 Kapıdan eğilerek (saygıyla) girin ve "Hıttah! (Bizi bağışla!)" dipnot 2 deyin ki sizin için hatalarınızı bağışlayalım. Güzel davrananların (ödülünü) ileride daha da artıracağız."

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Burada geçen [el-karyeh] kelimesi öncelikle "köy, kasaba" anlamına gelse de burada kastedilenin Filistin toprakları, Beyt-i Makdis olduğu ifade edilmektedir. Bazıları burasının Eriha veya İlya olduğu kanaatindedir. Bu nedenle biz de söz konusu kelimeye "şehir" anlamını vermeyi tercih ettik.
    2. metne dön, dipnot 2
      Yüce Allah İsrailoğulları'na hitap ederek şehre kapısından boyun eğerek girmelerini, bu sırada [hıttah] yani "af diliyoruz", "hatalarımızı bağışla" demelerini emrettiğini ifade etmektedir. Kapıdan secde ederek girmeleri, azgın, vurdumduymaz ve şımarık bir şekilde değil de mütevazı, alçak gönüllülükle, saygılı ve edepli bir edayla girmeleri anlamına gelmektedir.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 58. ayet

  6. Bakara suresi, 59. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 59. ayet. فَبَدَّلَ ٱلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ قَوْلًا غَيْرَ ٱلَّذِى قِيلَ لَهُمْ فَأَنزَلْنَا عَلَى ٱلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ رِجْزًا مِّنَ ٱلسَّمَآءِ بِمَا كَانُوا۟ يَفْسُقُونَ

    febeddele-lleẕîne żalemû ḳavlen gayra-lleẕî ḳîle lehüm feenzelnâ `ale-lleẕîne żalemû riczem mine-ssemâi bimâ kânû yefsüḳûn.

    Mehmet Okuyan

    (İçlerinden bazı) zalimler, kendilerinden (söylemeleri) istenen sözü başka bir sözle değiştirmişlerdi. Biz de yoldan çıkmaları nedeniyle üzerlerine gökten bir azap göndermiştik. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Burada yoldan çıkmak "sebep", azap göndermek ise "sonuç"tur. Yaşananlar hak edişin sonucudur; yoksa hiç kimseye haksızlık edilmemektedir.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 59. ayet

Sudan ve yemekten şikâyet 60–61

  1. Bakara suresi, 60. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 60. ayet. وَإِذِ ٱسْتَسْقَىٰ مُوسَىٰ لِقَوْمِهِۦ فَقُلْنَا ٱضْرِب بِّعَصَاكَ ٱلْحَجَرَ فَٱنفَجَرَتْ مِنْهُ ٱثْنَتَا عَشْرَةَ عَيْنًا قَدْ عَلِمَ كُلُّ أُنَاسٍ مَّشْرَبَهُمْ كُلُوا۟ وَٱشْرَبُوا۟ مِن رِّزْقِ ٱللَّهِ وَلَا تَعْثَوْا۟ فِى ٱلْأَرْضِ مُفْسِدِينَ

    veiẕi-stesḳâ mûsâ liḳavmihî feḳulne-ḍrib bi`aṣâke-lḥacer. fenfecerat minhü-ŝnetâ `aşrate `aynâ. ḳad `alime küllü ünâsim meşrabehüm. külû veşrabû mir rizḳi-llâhi velâ ta`ŝev fi-l'arḍi müfsidîn.

    Mehmet Okuyan

    Hani Musa, kavmi için su isteyince (ona) "Asanla taşa vur!" dipnot 1 demiştik. Hemen ondan on iki pınar fışkırmıştı. Her kabile de elbette içeceği yeri bilmişti. (Onlara şöyle demiştik:) "Allah'ın (yarattığı) rızkından yiyin, için! Yeryüzünde bozguncular olarak karışıklık çıkarmayın!" dipnot 2

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Asanın taşa vurulması" ifadesi, esasında herhangi bir iş için fedakârlıkta bulunmayı sembolize eder. Demek ki su içmek veya suya kavuşmak için her zaman yağmur duası yeterli olmaz. Taşları kırıp pınarlar, kaynaklar bulup çıkarmak gerekir. Asıl su içilecek yerler bu tür kaynaklar ve pınarlardır. Yüce Allah kuru kaya parçalarından bile su kaynaklarının çıkmasını sağlar; yeter ki insanlar üzerlerine düşen görevi yapsınlar. Yöneticiler iyi ve çalışkan insanlar olsunlar ve başlarında Hz. Musa gibi bir başkan olsun. Böyle olursa insanlar çalışırlar ve tabir caizse ekmeğini taştan bile çıkartırlar.
    2. metne dön, dipnot 2
      Bu ayetler (Bakara 2:58-60) A‘râf 7:160-162. ayetleriyle birlikte okunmalıdır.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 60. ayet

  2. Bakara suresi, 61. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 61. ayet. وَإِذْ قُلْتُمْ يَٰمُوسَىٰ لَن نَّصْبِرَ عَلَىٰ طَعَامٍ وَٰحِدٍ فَٱدْعُ لَنَا رَبَّكَ يُخْرِجْ لَنَا مِمَّا تُنۢبِتُ ٱلْأَرْضُ مِنۢ بَقْلِهَا وَقِثَّآئِهَا وَفُومِهَا وَعَدَسِهَا وَبَصَلِهَا قَالَ أَتَسْتَبْدِلُونَ ٱلَّذِى هُوَ أَدْنَىٰ بِٱلَّذِى هُوَ خَيْرٌ ٱهْبِطُوا۟ مِصْرًا فَإِنَّ لَكُم مَّا سَأَلْتُمْ وَضُرِبَتْ عَلَيْهِمُ ٱلذِّلَّةُ وَٱلْمَسْكَنَةُ وَبَآءُو بِغَضَبٍ مِّنَ ٱللَّهِ ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمْ كَانُوا۟ يَكْفُرُونَ بِـَٔايَٰتِ ٱللَّهِ وَيَقْتُلُونَ ٱلنَّبِيِّـۧنَ بِغَيْرِ ٱلْحَقِّ ذَٰلِكَ بِمَا عَصَوا۟ وَّكَانُوا۟ يَعْتَدُونَ

    veiẕ ḳultüm yâ mûsâ len naṣbira `alâ ṭa`âmiv vâḥidin fed`u lenâ rabbeke yuḫric lenâ mimmâ tümbitü-l'arḍu mim baḳlihâ veḳiŝŝâihâ vefûmihâ ve`adesihâ vebeṣalihâ. ḳâle etestebdilûne-lleẕî hüve ednâ billeẕî hüve ḫayr. ihbiṭû miṣran feinne leküm mâ seeltüm. veḍuribet `aleyhimü-ẕẕilletü velmeskenetü vebâû bigaḍabim mine-llâh. ẕâlike biennehüm kânû yekfürûne biâyâti-llâhi veyaḳtülûne-nnebiyyîne bigayri-lḥaḳḳ. ẕâlike bimâ `aṣav vekânû ya`tedûn.

    Mehmet Okuyan

    Hani siz (verilen nimetlere karşılık) şöyle demiştiniz: "Ey Musa! Tek (çeşit) yemeğe sabredemeyiz. Bizim için Rabbine dua et de yerin yetiştirdiği şeylerden; sebzesinden, salatalığından (acurundan), sarımsağından, mercimeğinden ve soğanından bize çıkarsın (lütfetsin)!" (Musa ise) "Daha iyiyi daha düşük ile değiştirmek mi istiyorsunuz? Şehre inin; şüphesiz ki istedikleriniz sizin için (orada) var!" demişti. (Bundan sonra) üzerlerine alçaklık ve çaresizlik damgası vurulmuş ve Allah'ın gazabına uğramışlardı. Bunun sebebi, Allah'ın ayetlerini inkâr etmeleri ve haksız olarak peygamberleri öldürmeleriydi. Bütün bunlar, isyana devam etmeleri ve haddi aşmış olmaları sebebiyledir. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Al-i İmrân 3:21, 112, 181; Nisâ 4:155.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 61. ayet

İnananlar, Yahudiler, Hıristiyanlar ve Sâbiîler 62

  1. Bakara suresi, 62. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 62. ayet. إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَٱلَّذِينَ هَادُوا۟ وَٱلنَّصَٰرَىٰ وَٱلصَّٰبِـِٔينَ مَنْ ءَامَنَ بِٱللَّهِ وَٱلْيَوْمِ ٱلْـَٔاخِرِ وَعَمِلَ صَٰلِحًا فَلَهُمْ أَجْرُهُمْ عِندَ رَبِّهِمْ وَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ

    inne-lleẕîne âmenû velleẕîne hâdû venneṣârâ veṣṣâbi'îne men âmene billâhi velyevmi-l'âḫiri ve`amile ṣâliḥan felehüm ecruhüm `inde rabbihim. velâ ḫavfün `aleyhim velâ hüm yaḥzenûn.

    Mehmet Okuyan

    Şüphesiz ki iman edenler, yahudi olanlar, sabiiler dipnot 1 ve hristiyanlar(dan) kim Allah'a ve ahiret gününe iman edip iyi işler yaparsa, onlar için Rableri katında ödül(ler)i vardır. Onlara herhangi bir korku yoktur; onlar üzülmeyecek de. dipnot 2

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Sâbiî ve sâbiîlik terimleri, Arap komşularınca Güney Mezopotamya'da yaşayan bir topluluk ve onların dinleri için kullanılmaktadır. Her ne kadar Sâbiîler kendi dinlerinin Hz. Adem'le birlikte başlayan ilk din olduğunu iddia etseler de gerçekte Sâbiîliğin tarihçesi günümüzden yaklaşık iki binyıl önce başlar. Günümüzde 80-100.000 civarında bir topluluk olan Sâbiîler gnostik öğretileri ve kendilerine has dilleriyle oldukça zengin bir dinî literatüre sahiptir. Genellikle Güney Irak'ta Fırat ile Dicle'nin birleştiği bataklık bölgelerde, Basra ile Bağdat gibi şehirlerde ve İran'da Kârûn nehri boyunca yer alan yerleşim birimlerinde yaşarlar" (Şinasi Gündüz, "Sâbiîlik", [DİA,] XXXV, 341-344).
    2. metne dön, dipnot 2
      Benzer mesajlar: Mâide 5:69.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 62. ayet

Tûr'un kaldırılması ve Cumartesi yasağı 63–66

  1. Bakara suresi, 63. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 63. ayet. وَإِذْ أَخَذْنَا مِيثَٰقَكُمْ وَرَفَعْنَا فَوْقَكُمُ ٱلطُّورَ خُذُوا۟ مَآ ءَاتَيْنَٰكُم بِقُوَّةٍ وَٱذْكُرُوا۟ مَا فِيهِ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَ

    veiẕ eḫaẕnâ mîŝâḳaküm verafa`nâ fevḳakümu-ṭṭûr. ḫuẕû mâ âteynâküm biḳuvvetiv veẕkürû mâ fîhi le`alleküm tetteḳûn.

    Mehmet Okuyan

    Hani sizden sağlam bir söz almış, üzerinize (Sînâ) dipnot 1 Dağı(nı âdeta) kaldırmıştık. (Onlara) "Size verdiğimizi (Kitabı) kuvvetle alın (ona sıkıca tutunun) dipnot 2 ve içinde olanı hatırlayın ki takvâlı olabilesiniz." (demiştik).

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Buradaki dağın Sînâ Dağı olduğunun delili Mü'minûn 23:20 ve Tîn 95:2'dir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Vahye uymayla ilgili ayetler için bkz. Al-i İmrân 3:103, dipnot 1.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 63. ayet

  2. Bakara suresi, 64. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 64. ayet. ثُمَّ تَوَلَّيْتُم مِّنۢ بَعْدِ ذَٰلِكَ فَلَوْلَا فَضْلُ ٱللَّهِ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَتُهُۥ لَكُنتُم مِّنَ ٱلْخَٰسِرِينَ

    ŝümme tevelleytüm mim ba`di ẕâlik. felevlâ faḍlü-llâhi `aleyküm veraḥmetühû leküntüm mine-lḫâsirîn.

    Mehmet Okuyan

    Ondan sonra sözünüzden dönmüştünüz. Allah'ın iyiliği ve merhameti sizin üzerinize olmasaydı, şüphesiz ki zarara uğrayanlardan olurdunuz.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 64. ayet

  3. Bakara suresi, 65. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 65. ayet. وَلَقَدْ عَلِمْتُمُ ٱلَّذِينَ ٱعْتَدَوْا۟ مِنكُمْ فِى ٱلسَّبْتِ فَقُلْنَا لَهُمْ كُونُوا۟ قِرَدَةً خَٰسِـِٔينَ

    veleḳad `alimtümü-lleẕîne-`tedev minküm fi-ssebti feḳulnâ lehüm kûnû ḳiradeten ḫâsiîn.

    Mehmet Okuyan

    İçinizden cumartesi günü (avlanma yasağını) dipnot 1 çiğneyenleri ve bu yüzden kendilerine "Aşağılık maymunlar (gibi) olun!" dipnot 2 dediğimizi elbette bilmektesiniz.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Nisâ 4:47, 154; A‘râf 7:163; Nahl 16:124. İsrailoğulları, cumartesi günleri hiçbir işle ilgilenmeyip sadece ibadetle emrolunmuşlardı. Bölgedeki balıklar cumartesi günü (Allah'ın imtihanı olarak) açıktan açığa sürüler halinde kıyıya geliyorlardı. İsrailoğulları balıkların kıyıya akın akın gelmelerine imrenerek hırslarına mağlup olmuşlar, bu yasağı dinlemeyip cumartesi günlerinde de avlanmaya devam etmişlerdi. Böylece ilahi bir emre itibar etmeyip onu çiğnemişler, "Cumartesi Yasağı"nı ihlal etmişlerdi.
    2. metne dön, dipnot 2
      Buradaki mesajın, şeklen ve bedenen değil de manevi ve mecaz olarak bir dönüşüm olduğu kanaatindeyiz. Benzer mesajlar: Mâide 5:60; A‘râf 7:166.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 65. ayet

  4. Bakara suresi, 66. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 66. ayet. فَجَعَلْنَٰهَا نَكَٰلًا لِّمَا بَيْنَ يَدَيْهَا وَمَا خَلْفَهَا وَمَوْعِظَةً لِّلْمُتَّقِينَ

    fece`alnâhâ nekâlel limâ beyne yedeyhâ vemâ ḫalfehâ vemev`iżatel lilmütteḳîn.

    Mehmet Okuyan

    Bunu öndekilere (onları görenlere) ve arkalarındakilere (ibretlik) bir ceza, muttakîler (duyarlı olanlar) için de bir öğüt kılmıştık.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 66. ayet

Sığır kıssası ve katılaşan kalpler 67–74

  1. Bakara suresi, 67. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 67. ayet. وَإِذْ قَالَ مُوسَىٰ لِقَوْمِهِۦٓ إِنَّ ٱللَّهَ يَأْمُرُكُمْ أَن تَذْبَحُوا۟ بَقَرَةً قَالُوٓا۟ أَتَتَّخِذُنَا هُزُوًا قَالَ أَعُوذُ بِٱللَّهِ أَنْ أَكُونَ مِنَ ٱلْجَٰهِلِينَ

    veiẕ ḳâle mûsâ liḳavmihî inne-llâhe ye'müruküm en teẕbeḥû beḳarah. ḳâlû etetteḫiẕünâ hüzüvâ. ḳâle e`ûẕü billâhi en ekûne mine-lcâhilîn.

    Mehmet Okuyan

    Hani Musa, kavmine "Şüphesiz ki Allah herhangi bir inek dipnot 1 kesmenizi emrediyor." demişti. (Onlar) "Bizimle alay mı ediyorsun?" deyince, o da "Cahillerden olmaktan Allah'a sığınırım." demişti.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Burada geçen [bekarah] kelimesi surenin ismidir.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 67. ayet

  2. Bakara suresi, 68. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 68. ayet. قَالُوا۟ ٱدْعُ لَنَا رَبَّكَ يُبَيِّن لَّنَا مَا هِىَ قَالَ إِنَّهُۥ يَقُولُ إِنَّهَا بَقَرَةٌ لَّا فَارِضٌ وَلَا بِكْرٌ عَوَانٌۢ بَيْنَ ذَٰلِكَ فَٱفْعَلُوا۟ مَا تُؤْمَرُونَ

    ḳâlü-d`u lenâ rabbeke yübeyyil lenâ mâ hî. ḳâle innehû yeḳûlü innehâ beḳaratül lâ fâriḍuv velâ bikr. `avânüm beyne ẕâlik. fef`alû mâ tü'merûn.

    Mehmet Okuyan

    (Onlar) "Bizim adımıza Rabbine dua et de onun (özelliklerinin) ne olduğunu bize açıklasın." (Musa da) "Allah diyor ki o, ne yaşlı ne de körpe, ikisi arasında bir inektir. Size emredileni hemen yapın." demişti.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 68. ayet

  3. Bakara suresi, 69. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 69. ayet. قَالُوا۟ ٱدْعُ لَنَا رَبَّكَ يُبَيِّن لَّنَا مَا لَوْنُهَا قَالَ إِنَّهُۥ يَقُولُ إِنَّهَا بَقَرَةٌ صَفْرَآءُ فَاقِعٌ لَّوْنُهَا تَسُرُّ ٱلنَّٰظِرِينَ

    ḳâlü-d`u lenâ rabbeke yübeyyil lenâ mâ levnühâ. ḳâle innehû yeḳûlü innehâ beḳaratün ṣafrâü fâḳi`ul levnühâ tesürru-nnâżirîn.

    Mehmet Okuyan

    (Onlar) "Bizim adımıza Rabbine dua et; bize onun renginin nasıl olduğunu açıklasın." demişlerdi. (Musa da) "Allah diyor ki o, bakanlara huzur veren parlak sarı renkli bir inektir." demişti.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 69. ayet

  4. Bakara suresi, 70. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 70. ayet. قَالُوا۟ ٱدْعُ لَنَا رَبَّكَ يُبَيِّن لَّنَا مَا هِىَ إِنَّ ٱلْبَقَرَ تَشَٰبَهَ عَلَيْنَا وَإِنَّآ إِن شَآءَ ٱللَّهُ لَمُهْتَدُونَ

    ḳâlü-d`u lenâ rabbeke yübeyyil lenâ mâ hiye inne-lbeḳara teşâbehe `aleynâ. veinnâ in şâe-llâhü lemühtedûn.

    Mehmet Okuyan

    (Onlar) "Bizim adımıza Rabbine dua et de onun (özelliklerinin) ne olduğunu bize açıklasın; (nasıl) bir inek (keseceğimizi iyice) karıştırdık. dipnot 1 inşallah biz emredileni yapma yolunu buluruz." demişlerdi.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ifade, "inek iyice başkalarıyla benzeşti; nasıl bir inek keseceğimizi karıştırdık" anlamına gelmektedir.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 70. ayet

  5. Bakara suresi, 71. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 71. ayet. قَالَ إِنَّهُۥ يَقُولُ إِنَّهَا بَقَرَةٌ لَّا ذَلُولٌ تُثِيرُ ٱلْأَرْضَ وَلَا تَسْقِى ٱلْحَرْثَ مُسَلَّمَةٌ لَّا شِيَةَ فِيهَا قَالُوا۟ ٱلْـَٰٔنَ جِئْتَ بِٱلْحَقِّ فَذَبَحُوهَا وَمَا كَادُوا۟ يَفْعَلُونَ

    ḳâle innehû yeḳûlü innehâ beḳaratül lâ ẕelûlün tüŝîru-l'arḍa velâ tesḳi-lḥarŝ. müsellemetül lâ şiyete fîhâ. ḳâlü-l'âne ci'te bilḥaḳḳ. feẕebeḥûhâ vemâ kâdû yef`alûn.

    Mehmet Okuyan

    (Musa da) "Allah diyor ki o, henüz boyunduruk altına alınmayan, toprak sürmeyen, ekin sulamayan, serbest dolaşan, renginde hiç alacası bulunmayan bir inektir." demişti. (Bunun üzerine onlar) "İşte şimdi gerçeği getirdin (tam olarak açıkladın)!" cevabını vermişler ve hemen (onu bulup) kesmişlerdi ama neredeyse yapamayacaklardı.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 71. ayet

  6. Bakara suresi, 72. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 72. ayet. وَإِذْ قَتَلْتُمْ نَفْسًا فَٱدَّٰرَْٰٔتُمْ فِيهَا وَٱللَّهُ مُخْرِجٌ مَّا كُنتُمْ تَكْتُمُونَ

    veiẕ ḳateltüm nefsen feddâra'tüm fîhâ. vellâhü muḫricüm mâ küntüm tektümûn.

    Mehmet Okuyan

    Hani siz bir kişiyi öldürmüştünüz de onun hakkında birbirinizle atışmıştınız. (Oysa) Allah gizlemekte olduğunuzu (ortaya) çıkarıcıdır.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 72. ayet

  7. Bakara suresi, 73. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 73. ayet. فَقُلْنَا ٱضْرِبُوهُ بِبَعْضِهَا كَذَٰلِكَ يُحْىِ ٱللَّهُ ٱلْمَوْتَىٰ وَيُرِيكُمْ ءَايَٰتِهِۦ لَعَلَّكُمْ تَعْقِلُونَ

    feḳulne-ḍribûhü biba`ḍihâ. keẕâlike yuḥyi-llâhü-lmevtâ veyürîküm âyâtihî le`alleküm ta`ḳilûn.

    Mehmet Okuyan

    "Şimdi ona (öldürülen kişiye, kesilen ineğin) bir parçasıyla vurun." demiştik. Böylece Allah ölüleri diriltir ve akıl edesiniz diye size delillerini gösterir.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 73. ayet

  8. Bakara suresi, 74. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 74. ayet. ثُمَّ قَسَتْ قُلُوبُكُم مِّنۢ بَعْدِ ذَٰلِكَ فَهِىَ كَٱلْحِجَارَةِ أَوْ أَشَدُّ قَسْوَةً وَإِنَّ مِنَ ٱلْحِجَارَةِ لَمَا يَتَفَجَّرُ مِنْهُ ٱلْأَنْهَٰرُ وَإِنَّ مِنْهَا لَمَا يَشَّقَّقُ فَيَخْرُجُ مِنْهُ ٱلْمَآءُ وَإِنَّ مِنْهَا لَمَا يَهْبِطُ مِنْ خَشْيَةِ ٱللَّهِ وَمَا ٱللَّهُ بِغَٰفِلٍ عَمَّا تَعْمَلُونَ

    ŝümme ḳaset ḳulûbüküm mim ba`di ẕâlike fehiye kelḥicârati ev eşeddü ḳasveh. veinne mine-lḥicârati lemâ yetefecceru minhü-l'enhâr. veinne minhâ lemâ yeşşeḳḳaḳu feyaḫrucü minhü-lmâ'. veinne minhâ lemâ yehbiṭu min ḫaşyeti-llâh. veme-llâhü bigâfilin `ammâ ta`melûn.

    Mehmet Okuyan

    Bunlardan sonra kalpleriniz (yine) katılaşmıştı. Artık onlar (kalpleriniz) taş gibi hatta daha da katıdır. dipnot 1 Şüphesiz ki taşlardan öylesi var ki içinden ırmaklar fışkırır. Öylesi de var ki yarılır da ondan su çıkar. Bir kısmı da Allah'a saygı nedeniyle (yukardan aşağı) iner. dipnot 2 Allah yapmakta olduklarınızdan asla habersiz değildir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yüce Allah İsrailoğulları'nın nankörlükleri bağlamında kendilerine sunduğu çeşitli nimetler sonrasında her zaman aynı tavrı sergilediklerini ifade ederek, bu defa da bir faili meçhul cinayetin çözümlenmesi nimetini hatırlatıp, muhtemel ölümlerin önüne geçtiğini ifade etmektedir. Buna rağmen, kendilerinin yeniden kalbi katı, gaddar bir tutum içerisine girdiklerini, kalplerinin kaya gibi katılaştığını, hatta daha da sert, yani duyarsız, anlayışsız, merhametsiz, kaba, kuru vs. bir hal aldığını belirtmektedir. Burada "kalplerinin katılaşmasından söz edilenler" hem eski nesil İsrailoğulları, hem de onların soyundan gelenler olabilir. Her iki durumda da nankörlüğün insanı ne hale getirdiğine dair temel bir öğreti dile getiriliyor demektir. Bu arada 73. ayette verilmek istenen mesajın hakikatini tam anlamıyla kavrayamadığımız itiraf etmeliyiz.
    2. metne dön, dipnot 2
      Bu cümleyi, İsrâ 17:44'teki "Her şey Allah'ı övgü ile yüceltir; ancak siz onların yüceltmesini anlamıyorsunuz" mesajı ışığında anlamak gerekir.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 74. ayet

Kitabı tahrif edenler ve "sayılı günler" iddiası 75–82

  1. Bakara suresi, 75. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 75. ayet. أَفَتَطْمَعُونَ أَن يُؤْمِنُوا۟ لَكُمْ وَقَدْ كَانَ فَرِيقٌ مِّنْهُمْ يَسْمَعُونَ كَلَٰمَ ٱللَّهِ ثُمَّ يُحَرِّفُونَهُۥ مِنۢ بَعْدِ مَا عَقَلُوهُ وَهُمْ يَعْلَمُونَ

    efetaṭme`ûne ey yü'minû leküm veḳad kâne ferîḳum minhüm yesme`ûne kelâme-llâhi ŝümme yüḥarrifûnehû mim ba`di mâ `aḳalûhü vehüm ya`lemûn.

    Mehmet Okuyan

    Onların (kitap ehlinin) size inanacaklarını mı umuyorsunuz! Oysa onlardan bir grup, Allah'ın kelamını duyarlar da iyice anladıktan sonra bilerek onu tahrif ederler(di). dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Nisâ 4:46; Mâide 5:13, 41.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 75. ayet

  2. Bakara suresi, 76. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 76. ayet. وَإِذَا لَقُوا۟ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ قَالُوٓا۟ ءَامَنَّا وَإِذَا خَلَا بَعْضُهُمْ إِلَىٰ بَعْضٍ قَالُوٓا۟ أَتُحَدِّثُونَهُم بِمَا فَتَحَ ٱللَّهُ عَلَيْكُمْ لِيُحَآجُّوكُم بِهِۦ عِندَ رَبِّكُمْ أَفَلَا تَعْقِلُونَ

    veiẕâ leḳu-lleẕîne âmenû ḳâlû âmennâ. veiẕâ ḫalâ ba`ḍuhüm ilâ ba`ḍin ḳâlû etüḥaddiŝûnehüm bimâ feteḥa-llâhü `aleyküm liyüḥâccûküm bihî `inde rabbiküm. efelâ ta`ḳilûn.

    Mehmet Okuyan

    (Bunlar) müminlerle karşılaştıkları zaman "(Biz de) iman ettik." derler. dipnot 1 Birbirleriyle baş başa kaldıklarında "Allah'ın size açtıklarını (Tevrat'taki bilgileri), Rabbiniz katında aleyhinize delil getirmeleri için mi onlara anlatıyorsunuz? (Bunları) akıl etmiyor musunuz?" derler.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Bakara 2:14; Al-i İmrân 3:119.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 76. ayet

  3. Bakara suresi, 77. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 77. ayet. أَوَلَا يَعْلَمُونَ أَنَّ ٱللَّهَ يَعْلَمُ مَا يُسِرُّونَ وَمَا يُعْلِنُونَ

    evelâ ya`lemûne enne-llâhe ya`lemü mâ yüsirrûne vemâ yü`linûn.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 77. ayet

  4. Bakara suresi, 78. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 78. ayet. وَمِنْهُمْ أُمِّيُّونَ لَا يَعْلَمُونَ ٱلْكِتَٰبَ إِلَّآ أَمَانِىَّ وَإِنْ هُمْ إِلَّا يَظُنُّونَ

    veminhüm ümmiyyûne lâ ya`lemûne-lkitâbe illâ emâniyye vein hüm illâ yeżunnûn.

    Mehmet Okuyan

    İçlerinde birtakım ümmiler dipnot 1 vardır ki kuruntular dışında Kitab'ı (Tevrat'ı) bilmezler. Onlar zandan başka bir şeyde bulunmuyorlar.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      [Ümmi] kavramı sanıldığı gibi "okuma-yazma bilmeyen" değil, "[el-Kitab]'ı (Tevrat'ı) bilmeyen", "kitap ehlinden olmayan" veya "Mekkeli" demektir. Buna göre söz konusu kavram, [el-ümmiyyûn/el-ümmiyyîn] şeklinde çoğul kalıpta bu ayette "Kitabı (Tevrat'ı) bilmeyenler", Al-i İmrân 3:20, 75'te "kitap verilmeyenler, kitap ehlinden olmayanlar", Cum‘a 62:2'de "Mekkeliler" anlamına gelmekte, [el-ümmî] şeklinde tekil kalıpta A‘râf 7:157-158'de "Hz. Muhammed" için kullanılmaktadır. Hz. Muhammed'in ümmiliği, onun peygamberlikten önce Tevrat'ı yani dini metinleri bilmemesi ve onlar hakkında yazılı veya sözlü yorumda bulunmaması, kitap ehlinden olmaması ve Mekkeli oluşu anlamındadır; konunun okuma-yazma bilmemeyle ilişkisi yoktur. Zaten 79. ayette ümmî denen bu kişilerin kitapla ilgili bilgileri kendi elleriyle yazıp Yüce Allah'a iftira ettiklerinden söz edilmektedir.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 78. ayet

  5. Bakara suresi, 79. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 79. ayet. فَوَيْلٌ لِّلَّذِينَ يَكْتُبُونَ ٱلْكِتَٰبَ بِأَيْدِيهِمْ ثُمَّ يَقُولُونَ هَٰذَا مِنْ عِندِ ٱللَّهِ لِيَشْتَرُوا۟ بِهِۦ ثَمَنًا قَلِيلًا فَوَيْلٌ لَّهُم مِّمَّا كَتَبَتْ أَيْدِيهِمْ وَوَيْلٌ لَّهُم مِّمَّا يَكْسِبُونَ

    feveylül lilleẕîne yektübûne-lkitâbe bieydîhim ŝümme yeḳûlûne hâẕâ min `indi-llâhi liyeşterû bihî ŝemenen ḳalîlâ. feveylül lehüm mimmâ ketebet eydîhim veveylül lehüm mimmâ yeksibûn.

    Mehmet Okuyan

    Kitab'ı (Tevrat'ı) kendi elleriyle yazıp sonra onu az bir bedel karşılığında satmak için "Bu, Allah katındandır." diyenlere yazıklar olsun! Elleriyle yazdıkları nedeniyle onların vay hâllerine! Kazandıkları nedeniyle onların vay hâllerine!

    Ayet detayı — Bakara suresi, 79. ayet

  6. Bakara suresi, 80. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 80. ayet. وَقَالُوا۟ لَن تَمَسَّنَا ٱلنَّارُ إِلَّآ أَيَّامًا مَّعْدُودَةً قُلْ أَتَّخَذْتُمْ عِندَ ٱللَّهِ عَهْدًا فَلَن يُخْلِفَ ٱللَّهُ عَهْدَهُۥٓ أَمْ تَقُولُونَ عَلَى ٱللَّهِ مَا لَا تَعْلَمُونَ

    veḳâlû len temessene-nnâru illâ eyyâmem ma`dûdeh. ḳul etteḫaẕtüm `inde-llâhi `ahden feley yuḫlife-llâhü `ahdehû em teḳûlûne `ale-llâhi mâ lâ ta`lemûn.

    Mehmet Okuyan

    (Kitap ehlinden bazıları) "Sayılı birkaç gün hariç, bize ateş dokunmayacaktır." demişlerdi. dipnot 1 (Onlara) de ki: "Siz Allah katından bir söz mü aldınız -ki Allah asla sözünden caymaz- dipnot 2 yoksa Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz?"

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesaj: Al-i İmrân 3:24.
    2. metne dön, dipnot 2
      Benzer mesajlar: Al-i İmrân 3:9, 194; Ra‘d 13:31; İbrâhîm 14:47; Hacc 22:47; Rûm 30:6; Zümer 39:20.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 80. ayet

  7. Bakara suresi, 81. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 81. ayet. بَلَىٰ مَن كَسَبَ سَيِّئَةً وَأَحَٰطَتْ بِهِۦ خَطِيٓـَٔتُهُۥ فَأُو۟لَٰٓئِكَ أَصْحَٰبُ ٱلنَّارِ هُمْ فِيهَا خَٰلِدُونَ

    belâ men kesebe seyyietev veeḥâṭat bihî ḫaṭîetühû feülâike aṣḥâbü-nnâr. hüm fîhâ ḫâlidûn.

    Mehmet Okuyan

    Hayır! Kim bir kötülük işler de kötülüğü kendisini çepeçevre kuşatırsa, işte o kişiler ateş halkıdır. Onlar orada ebedî kalacaklardır.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 81. ayet

  8. Bakara suresi, 82. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 82. ayet. وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ أُو۟لَٰٓئِكَ أَصْحَٰبُ ٱلْجَنَّةِ هُمْ فِيهَا خَٰلِدُونَ

    velleẕîne âmenû ve`amilu-ṣṣâliḥâti ülâike aṣḥâbü-lcenneh. hüm fîhâ ḫâlidûn.

    Mehmet Okuyan

    İman edip iyi işler yapanlara gelince onlar cennet halkıdır. Onlar da orada ebedî kalacaklardır.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 82. ayet

Misak: ana babaya iyilik, kan dökmemek 83–86

  1. Bakara suresi, 83. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 83. ayet. وَإِذْ أَخَذْنَا مِيثَٰقَ بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ لَا تَعْبُدُونَ إِلَّا ٱللَّهَ وَبِٱلْوَٰلِدَيْنِ إِحْسَانًا وَذِى ٱلْقُرْبَىٰ وَٱلْيَتَٰمَىٰ وَٱلْمَسَٰكِينِ وَقُولُوا۟ لِلنَّاسِ حُسْنًا وَأَقِيمُوا۟ ٱلصَّلَوٰةَ وَءَاتُوا۟ ٱلزَّكَوٰةَ ثُمَّ تَوَلَّيْتُمْ إِلَّا قَلِيلًا مِّنكُمْ وَأَنتُم مُّعْرِضُونَ

    veiẕ eḫaẕnâ mîŝâḳa benî isrâîle lâ ta`büdûne ille-llâhe vebilvâlideyni iḥsânev veẕi-lḳurbâ velyetâmâ velmesâkîni veḳûlû linnâsi ḥusnev veeḳîmu-ṣṣalâte veâtü-zzekâh. ŝümme tevelleytüm illâ ḳalîlem minküm veentüm mü`riḍûn.

    Mehmet Okuyan

    Hani biz, İsrailoğulları'ndan "Allah'tan başkasına kulluk etmeyeceksiniz; ana babaya güzel davranacaksınız; dipnot 1 yakınlara, yetimlere ve yoksullara (iyilik yapacaksınız)" diye söz almıştık. İnsanlara güzel söz söyleyin; namazı kılın ve zekâtı verin! dipnot 2 Sonunda azınız hariç, yüz çevirerek dönüp gitmiştiniz.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Nisâ 4:36; En‘âm 6:151; İsrâ 17:23-24; Meryem 19:14, 32; ‘Ankebût 29:8; Lokmân 31:14; Ahkâf 46:15.
    2. metne dön, dipnot 2
      Bu buyruk namaz, oruç, zekât, kurban vs. ibadetlerin eski ümmetlerden beri farz olduğunun delillerindendir. Benzer mesajlar: Bakara 2:183; Al-i İmrân 3:39; Mâide 5:12; Yûnus 10:87; İbrâhîm 14:40; Kehf 18:21; Meryem 19:31, 55, 59; Tâhâ 20:14; Hacc 22:26-30, 34-37; Enbiyâ 21:73; Lokmân 31:17; Şûrâ 42:13.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 83. ayet

  2. Bakara suresi, 84. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 84. ayet. وَإِذْ أَخَذْنَا مِيثَٰقَكُمْ لَا تَسْفِكُونَ دِمَآءَكُمْ وَلَا تُخْرِجُونَ أَنفُسَكُم مِّن دِيَٰرِكُمْ ثُمَّ أَقْرَرْتُمْ وَأَنتُمْ تَشْهَدُونَ

    veiẕ eḫaẕnâ mîŝâḳaküm lâ tesfikûne dimâeküm velâ tuḫricûne enfüseküm min diyâriküm ŝümme aḳrartüm veentüm teşhedûn.

    Mehmet Okuyan

    Hani birbirinizin kanlarını dökmeyeceğinize, birbirinizi yurtlarınızdan çıkarmayacağınıza dair sizden söz almıştık. Sonunda siz de şahit olarak (bunları) kabul etmiştiniz. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yüce Allah İsrailoğullarından aldığı sözlerle ilgili bir başka noktaya değinmekte, bu duruma kendi kitaplarındaki bilgilerle de şahit olduklarını ifade etmektedir. Ayette yer alan hitap her ne kadar öncelikli olarak Medine'deki kitap ehline yönelik olsa da mesaj evrensel anlamda bütün insanlığadır. Çünkü insanların birbirlerini öldürmemeleri gerektiği, bir insanı öldürenin bütün insanlığı öldürmüş gibi olacağı, bir insanı hayata kavuşturanın da bütün insanlığı diriltmiş gibi olacağı ifade edilmektedir (Mâide 5:32). Bu arada insanların birbirlerini haksız yere yerlerinden yurtlarından sürmeleri, onları vatansız bırakmaları son derece kötü bir durumdur. Yüce Allah insanların, böyle haksız davranışları gündemlerinden çıkarmalarını istemektedir. Kişi kendisine yapılmasını istemediği şeyi başkasına da asla ve asla yapmamalıdır.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 84. ayet

  3. Bakara suresi, 85. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 85. ayet. ثُمَّ أَنتُمْ هَٰٓؤُلَآءِ تَقْتُلُونَ أَنفُسَكُمْ وَتُخْرِجُونَ فَرِيقًا مِّنكُم مِّن دِيَٰرِهِمْ تَظَٰهَرُونَ عَلَيْهِم بِٱلْإِثْمِ وَٱلْعُدْوَٰنِ وَإِن يَأْتُوكُمْ أُسَٰرَىٰ تُفَٰدُوهُمْ وَهُوَ مُحَرَّمٌ عَلَيْكُمْ إِخْرَاجُهُمْ أَفَتُؤْمِنُونَ بِبَعْضِ ٱلْكِتَٰبِ وَتَكْفُرُونَ بِبَعْضٍ فَمَا جَزَآءُ مَن يَفْعَلُ ذَٰلِكَ مِنكُمْ إِلَّا خِزْىٌ فِى ٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا وَيَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ يُرَدُّونَ إِلَىٰٓ أَشَدِّ ٱلْعَذَابِ وَمَا ٱللَّهُ بِغَٰفِلٍ عَمَّا تَعْمَلُونَ

    ŝümme entüm hâülâi taḳtülûne enfüseküm vetuḫricûne ferîḳam minküm min diyârihim. teżâherûne `aleyhim bil'iŝmi vel`udvân. veiy ye'tûküm üsârâ tüfâdûhüm vehüve müḥarramün `aleyküm iḫrâcühüm. efetü'minûne biba`ḍi-lkitâbi vetekfürûne biba`ḍ. femâ cezâü mey yef`alü ẕâlike minküm illâ ḫizyün fi-lḥayâti-ddünyâ. veyevme-lḳiyâmeti yüraddûne ilâ eşeddi-l`aẕâb. veme-llâhü bigâfilin `ammâ ta`melûn.

    Mehmet Okuyan

    Ardından siz öyle kimselersiniz ki birbirinizi öldürüyor, aranızdan bir grubu yurtlarından çıkarıyor, günahta ve düşmanlıkta onlara karşı birbirinize arka çıkıyorsunuz. Onları yurtlarından çıkarmak size haram olduğu hâlde (hem çıkarıyor hem de) size esirler olarak geldiklerinde fidye veri(p onları kurtarı)yorsunuz. dipnot 1 Yoksa siz Kitab'ın (Tevrat'ın) bir kısmına inanıp bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz? dipnot 2 Böyle davrananlarınızın cezası, dünya hayatında rezillikten başka nedir ki! Kıyamet gününde ise en şiddetli azaba çarptırılacaklardır. Allah yapmakta olduklarınızdan asla habersiz değildir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yüce Allah İsrailoğullarından aldığı sözlerle ilgili olarak yaptığı uyarılara itibar etmediklerini, emirleri tutmadıkları için kendileriyle çeliş-tiklerini, bunun zararını kendilerinin çektiğini bildirmekte, bu duruma kendi kitaplarındaki bilgilerle de şahit olduklarını ifade etmektedir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Kitabın yani vahyin bir bölümüne inanıp bir kısmını inkârın küfür olduğu Nisâ 4:150-151'de bildirilmektedir.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 85. ayet

  4. Bakara suresi, 86. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 86. ayet. أُو۟لَٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ ٱشْتَرَوُا۟ ٱلْحَيَوٰةَ ٱلدُّنْيَا بِٱلْـَٔاخِرَةِ فَلَا يُخَفَّفُ عَنْهُمُ ٱلْعَذَابُ وَلَا هُمْ يُنصَرُونَ

    ülâike-lleẕîne-şteravu-lḥayâte-ddünyâ bil'âḫirati. felâ yüḫaffefü `anhümü-l`aẕâbü velâ hüm yünṣarûn.

    Mehmet Okuyan

    İşte onlar, ahirete karşılık dünya hayatını satın alanlardır. (Bu yüzden) azapları hafifletilmeyecek dipnot 1 ve kendilerine yardım edilmeyecektir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Bakara 2:162; Al-i İmrân 3:88; Nahl 16:85; Fâtır 35:36; Mü'min 40:49; Zuhruf 43:75.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 86. ayet

Peygamberlerin yalanlanması 87–96

  1. Bakara suresi, 87. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 87. ayet. وَلَقَدْ ءَاتَيْنَا مُوسَى ٱلْكِتَٰبَ وَقَفَّيْنَا مِنۢ بَعْدِهِۦ بِٱلرُّسُلِ وَءَاتَيْنَا عِيسَى ٱبْنَ مَرْيَمَ ٱلْبَيِّنَٰتِ وَأَيَّدْنَٰهُ بِرُوحِ ٱلْقُدُسِ أَفَكُلَّمَا جَآءَكُمْ رَسُولٌۢ بِمَا لَا تَهْوَىٰٓ أَنفُسُكُمُ ٱسْتَكْبَرْتُمْ فَفَرِيقًا كَذَّبْتُمْ وَفَرِيقًا تَقْتُلُونَ

    veleḳad âteynâ mûse-lkitâbe veḳaffeynâ mim ba`dihî birrusüli veâteynâ `îse-bne meryeme-lbeyyinâti veeyyednâhü birûḥi-lḳudüs. efeküllemâ câeküm rasûlüm bimâ lâ tehvâ enfüsükümü-stekbertüm. feferîḳan keẕẕebtüm veferîḳan taḳtülûn.

    Mehmet Okuyan

    Yemin olsun ki biz Musa'ya Kitabı vermiştik. Ondan sonra birbiri ardınca elçiler göndermiştik. Meryem oğlu İsa'ya da apaçık deliller vermiş, onu Kutsal Ruh (Cebrail) ile desteklemiştik. dipnot 1 Nefislerinizin arzulamadığı şeyleri söyleyen bir elçi size her geldiğinde ona karşı kibirlenmiştiniz. (Elçilerden) bir kısmını yalanlıyor; bir kısmını öldürüyordunuz. dipnot 2

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesaj: Bakara 2:253.
    2. metne dön, dipnot 2
      Benzer mesaj: Mâide 5:70.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 87. ayet

  2. Bakara suresi, 88. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 88. ayet. وَقَالُوا۟ قُلُوبُنَا غُلْفٌۢ بَل لَّعَنَهُمُ ٱللَّهُ بِكُفْرِهِمْ فَقَلِيلًا مَّا يُؤْمِنُونَ

    veḳâlû ḳulûbünâ gulf. bel le`anehümü-llâhü biküfrihim feḳalîlem mâ yü'minûn.

    Mehmet Okuyan

    (Yahudiler) "Kalplerimiz perdelidir." demişlerdi. Hayır! Küfür ve inkârları sebebiyle Allah onlara lanet etmiştir. Ne kadar da azı inanır! dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İnkârcıların kalplerinin mühürlenmesinin sebebi, inkârlarında ısrarcı olmalarıdır. Yani inkâr "sebep", mühürlenme ise "sonuç"tur. Benzer mesajlar: Bakara 2:7; Nisâ 4:155; A‘râf 7:100, 101; Tevbe 9:87, 93; Yûnus 10:74; Nahl 16:108; Rûm 30:59; Mü'min 40:35; Muhammed 47:16; Münâfikûn 63:3.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 88. ayet

  3. Bakara suresi, 89. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 89. ayet. وَلَمَّا جَآءَهُمْ كِتَٰبٌ مِّنْ عِندِ ٱللَّهِ مُصَدِّقٌ لِّمَا مَعَهُمْ وَكَانُوا۟ مِن قَبْلُ يَسْتَفْتِحُونَ عَلَى ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ فَلَمَّا جَآءَهُم مَّا عَرَفُوا۟ كَفَرُوا۟ بِهِۦ فَلَعْنَةُ ٱللَّهِ عَلَى ٱلْكَٰفِرِينَ

    velemmâ câehüm kitâbüm min `indi-llâhi müṣaddiḳul limâ me`ahüm vekânû min ḳablü yesteftiḥûne `ale-lleẕîne keferû. felemmâ câehüm mâ `arafû keferû bih. fela`netü-llâhi `ale-lkâfirîn.

    Mehmet Okuyan

    Daha önce kâfirlere karşı zafer isterlerken, kendilerine Allah katından ellerindeki (Tevrat'ı) doğrulayan bir kitap (Kur'an) ulaşıp da (Tevrat'tan) bildikleri gerçekler kendilerine gelince onu inkâr etmişlerdi. (İşte) Allah'ın laneti böylesi kâfirlerin (üzerine)dir.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 89. ayet

  4. Bakara suresi, 90. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 90. ayet. بِئْسَمَا ٱشْتَرَوْا۟ بِهِۦٓ أَنفُسَهُمْ أَن يَكْفُرُوا۟ بِمَآ أَنزَلَ ٱللَّهُ بَغْيًا أَن يُنَزِّلَ ٱللَّهُ مِن فَضْلِهِۦ عَلَىٰ مَن يَشَآءُ مِنْ عِبَادِهِۦ فَبَآءُو بِغَضَبٍ عَلَىٰ غَضَبٍ وَلِلْكَٰفِرِينَ عَذَابٌ مُّهِينٌ

    bi'seme-şterav bihî enfüsehüm ey yekfürû bimâ enzele-llâhü bagyen ey yünezzile-llâhü min faḍlihî `alâ mey yeşâü min `ibâdih. febâû bigaḍabin `alâ gaḍab. velilkâfirîne `aẕâbüm mühîn.

    Mehmet Okuyan

    Allah'ın, kullarından dilediğine (peygamberlik) vermesini kıskandıkları için Allah'ın indirdiğini (Kur'an'ı) inkâr ederek kendilerini (alçak bir şeye) satmaları ne kötü bir şeydir! Böylece onlar, gazap üstüne gazaba uğramışlardı. Ayrıca o kâfirler için küçük düşürücü bir azap vardır.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 90. ayet

  5. Bakara suresi, 91. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 91. ayet. وَإِذَا قِيلَ لَهُمْ ءَامِنُوا۟ بِمَآ أَنزَلَ ٱللَّهُ قَالُوا۟ نُؤْمِنُ بِمَآ أُنزِلَ عَلَيْنَا وَيَكْفُرُونَ بِمَا وَرَآءَهُۥ وَهُوَ ٱلْحَقُّ مُصَدِّقًا لِّمَا مَعَهُمْ قُلْ فَلِمَ تَقْتُلُونَ أَنۢبِيَآءَ ٱللَّهِ مِن قَبْلُ إِن كُنتُم مُّؤْمِنِينَ

    veiẕâ ḳîle lehüm âminû bimâ enzele-llâhü ḳâlû nü'minü bimâ ünzile `aleynâ veyekfürûne bimâ verâehû vehüve-lḥaḳḳu müṣaddiḳal limâ me`ahüm. ḳul felime taḳtülûne embiyâe-llâhi min ḳablü in küntüm mü'minîn.

    Mehmet Okuyan

    Kendilerine "Allah'ın indirdiğine iman edin!" denince, "Biz sadece bize indirilene (Tevrat'a) inanırız." derler ve ondan başkasını inkâr ederler. (Oysa) o (Kur'an), kendilerinde bulunanı (Tevrat'ın aslını) doğrulayıcı gerçektir. (Onlara) de ki: "Siz inanıyor idiyseniz daha önce Allah'ın peygamberlerini neden öldürüyordunuz?"

    Ayet detayı — Bakara suresi, 91. ayet

  6. Bakara suresi, 92. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 92. ayet. وَلَقَدْ جَآءَكُم مُّوسَىٰ بِٱلْبَيِّنَٰتِ ثُمَّ ٱتَّخَذْتُمُ ٱلْعِجْلَ مِنۢ بَعْدِهِۦ وَأَنتُمْ ظَٰلِمُونَ

    veleḳad câeküm mûsâ bilbeyyinâti ŝümme-tteḫaẕtümü-l`icle mim ba`dihî veentüm żâlimûn.

    Mehmet Okuyan

    Yemin olsun ki Musa, size apaçık deliller dipnot 1 getirmişti. Sonra onun ardından, zalimler olarak buzağıyı (ilah) edinmiştiniz. dipnot 2

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Hz. Musa'ya verilen ayetler, yani deliller, belgeler, mucizeler Kehf 18:101'de ifade edilen "dokuz beyan/dokuz mucize" olarak anlaşılabilir. Bu doğrultuda söz konusu ayetler yani deliller "tufan", "[‘asâ]", "[yed-i beydâ']", "denizin yarılması", "kendisinden on iki pınar fışkıran kaya", "çekirge sürüsü ve kımıl (yaban sineği)", "kurbağa istilası", "suyun kana dönüşmesi" ve "dağın onların üzerine kaldırılması" olabilir (Bu konunun ele alındığı ayetlerle ilgili bkz. Bakara 2:60; Nisâ 4:154; A‘râf 7:107, 133, 160; Tâhâ 20:18, 22, 77; Şu‘arâ 26:32, 33, 63; Neml 27:10; Kasas 28:31).
    2. metne dön, dipnot 2
      Benzer mesajlar: Bakara 2:51; Nisâ 4:153. Yüce Allah Hz. Musa'nın Sînâ Dağı'na çıkışının ardından İsrailoğulları'nın bir buzağıyı ilah edinerek zalim olduklarını ifade etmektedir. A‘râf 7:142'de de ifade edildiği gibi, Hz. Musa, Sînâ Dağı'na çıkınca kardeşi Hz. Harun'a şöyle demişti: "Kavmimin arasında benim yerime geç; onları ıslaha (çalışmaya) devam et; (sakın) bozguncuların yoluna uyma!" Hz. Musa, Sînâ Dağı'na doğru yola çıkmadan önce kardeşi Hz. Harun'a tembihte bulunarak, kavmini kendi haline bırakmamıştır.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 92. ayet

  7. Bakara suresi, 93. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 93. ayet. وَإِذْ أَخَذْنَا مِيثَٰقَكُمْ وَرَفَعْنَا فَوْقَكُمُ ٱلطُّورَ خُذُوا۟ مَآ ءَاتَيْنَٰكُم بِقُوَّةٍ وَٱسْمَعُوا۟ قَالُوا۟ سَمِعْنَا وَعَصَيْنَا وَأُشْرِبُوا۟ فِى قُلُوبِهِمُ ٱلْعِجْلَ بِكُفْرِهِمْ قُلْ بِئْسَمَا يَأْمُرُكُم بِهِۦٓ إِيمَٰنُكُمْ إِن كُنتُم مُّؤْمِنِينَ

    veiẕ eḫaẕnâ mîŝâḳaküm verafa`nâ fevḳakümu-ṭṭûr. ḫuẕû mâ âteynâküm biḳuvvetiv vesme`û. ḳâlû semi`nâ ve`aṣaynâ veüşribû fî ḳulûbihimü-l`icle biküfrihim. ḳul bi'semâ ye'müruküm bihî îmânüküm in küntüm mü'minîn.

    Mehmet Okuyan

    Hani sizden sağlam bir söz almış, üzerinize (Sînâ) dipnot 1 Dağı(nı âdeta) kaldırmıştık. dipnot 2 (Onlara) "Size verdiğimizi kuvvetle alın (ona sıkıca tutunun); dipnot 3 (ondaki gerçekleri) dinleyin!" (demiştik). Onlar ise "İşittik ve isyan ettik." demişlerdi. İnkârları sebebiyle kalplerine buzağı(ya tapma sevgisi) içirilmişti dipnot 4 (doldurulmuştu). De ki: "(Böyle) inanıyorsanız, inancınız size ne kötü şeyler emrediyor!"

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Buradaki dağın Sînâ Dağı olduğunun delili Mü'minûn 23:20 ve Tîn 95:2'dir.
    2. metne dön, dipnot 2
      "Dağın kaldırılması" mecaz olarak "dağın sarsılması ve durumun sıkıntı vermesi" olabilir.
    3. metne dön, dipnot 3
      Vahye uymayla ilgili ayetler için bkz. Al-i İmrân 3:103, dipnot 1.
    4. metne dön, dipnot 4
      İnkârcıların kalplerine buzağıya tapma sevgisinin doldurulmasının sebebi, inkârlarında ısrarcı olmalarıdır. Yani insanların kararlı bir şekilde inkar etmesi, inkarcılığı sürdürmesi inkâr "sebep", bunun sonucunda kalplerine buzağıya tapma sevgisinin doldurulması ise "sonuç"tur.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 93. ayet

  8. Bakara suresi, 94. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 94. ayet. قُلْ إِن كَانَتْ لَكُمُ ٱلدَّارُ ٱلْـَٔاخِرَةُ عِندَ ٱللَّهِ خَالِصَةً مِّن دُونِ ٱلنَّاسِ فَتَمَنَّوُا۟ ٱلْمَوْتَ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ

    ḳul in kânet lekümü-ddâru-l'âḫiratü `inde-llâhi ḫâliṣatem min dûni-nnâsi fetemennevu-lmevte in küntüm ṣâdiḳîn.

    Mehmet Okuyan

    (Onlara) de ki: "Ahiret yurdu Allah katında diğer insanlara değil de yalnızca size aitse (ve bu konuda) doğruysanız ölümü isteyin (bakalım)!"

    Ayet detayı — Bakara suresi, 94. ayet

  9. Bakara suresi, 95. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 95. ayet. وَلَن يَتَمَنَّوْهُ أَبَدًۢا بِمَا قَدَّمَتْ أَيْدِيهِمْ وَٱللَّهُ عَلِيمٌۢ بِٱلظَّٰلِمِينَ

    veley yetemennevhü ebedem bimâ ḳaddemet eydîhim. vellâhü `alîmüm biżżâlimîn.

    Mehmet Okuyan

    Onlar, kendi elleriyle önceden yaptıkları işler (günahlar) sebebiyle ölümü asla istemeyecektir. Allah zalimleri iyi bilendir. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzeri Cum‘a 62:6-7'de de geçen bu ayetlerde yahudilerin tutarsızlığına dikkat çekilmektedir. Çeşitli ayetlerde dile getirildiği gibi, kitap ehlinin bu ve benzer yanlış kanaatleri deşifre edilmekte, iddialarında ne kadar hatalı oldukları ortaya konulmakta, dahası ne kadar samimiyetsiz oldukları gözler önüne serilmektedir. İşte bu ve benzer ayetlerde de ele alındığı gibi, bu kişiler sözlerinde sadakat ve samimiyet bulunmadığı için iddialarında da hiçbir tutar taraf yoktur. O nedenle, kendilerine meydan okumakta, eğer iddia ettikleri gibiyse ölümü istemeleri gerektiği ifade edilerek, bu geçici âlemin zindan halini bir an önce terk edip ebedi ödül yurduna girmeleri için adeta can atmalarının beklendiği belirtilmekte, ancak bunu yapmayacakları da özellikle hatırlatılmaktadır.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 95. ayet

  10. Bakara suresi, 96. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 96. ayet. وَلَتَجِدَنَّهُمْ أَحْرَصَ ٱلنَّاسِ عَلَىٰ حَيَوٰةٍ وَمِنَ ٱلَّذِينَ أَشْرَكُوا۟ يَوَدُّ أَحَدُهُمْ لَوْ يُعَمَّرُ أَلْفَ سَنَةٍ وَمَا هُوَ بِمُزَحْزِحِهِۦ مِنَ ٱلْعَذَابِ أَن يُعَمَّرَ وَٱللَّهُ بَصِيرٌۢ بِمَا يَعْمَلُونَ

    veletecidennehüm aḥraṣa-nnâsi `alâ ḥayâh. vemine-lleẕîne eşrakû yeveddü eḥadühüm lev yü`ammeru elfe seneh. vemâ hüve bimüzaḥziḥihî mine-l`aẕâbi ey yü`ammer. vellâhü beṣîrum bimâ ya`melûn.

    Mehmet Okuyan

    Şüphesiz ki sen onları insanların (dünya) hayatına en düşkünü olarak bulursun; hatta şirk koşanlardan bile. Her biri bin sene dipnot 1 yaşatılmak ister. Oysa (o kadar) yaşatılması (kimseyi) azaptan asla uzaklaştırmaz. Allah yapmakta olduklarını görendir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Burada sözü edilen "bin sene" ifadesi "çokluk" manası içermekte, onların boş beklentileri ortaya konulmaktadır.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 96. ayet

Cebrâil'e düşmanlık, Süleyman ve sihir 97–103

  1. Bakara suresi, 97. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 97. ayet. قُلْ مَن كَانَ عَدُوًّا لِّجِبْرِيلَ فَإِنَّهُۥ نَزَّلَهُۥ عَلَىٰ قَلْبِكَ بِإِذْنِ ٱللَّهِ مُصَدِّقًا لِّمَا بَيْنَ يَدَيْهِ وَهُدًى وَبُشْرَىٰ لِلْمُؤْمِنِينَ

    ḳul men kâne `adüvvel licibrîle feinnehû nezzelehû `alâ ḳalbike biiẕni-llâhi müṣaddiḳal limâ beyne yedeyhi vehüdev vebüşrâ lilmü'minîn.

    Mehmet Okuyan

    De ki: "Kim Cebrail'e düşmansa (şunu iyi bilsin ki), Allah'ın izniyle onu (Kur'an'ı) senin kalbine, dipnot 1 kendisinden önce gelen (kitapların aslını) doğrulayıcı, bir rehber ve müminler için bir müjde olarak o indirmiştir. dipnot 2

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu cümle vahyin Hz. Muhammed'in kalbine indirildiğinin delilidir. Benzer mesaj: Şu‘arâ 26:193-194.
    2. metne dön, dipnot 2
      Yüce Allah ayetin bu kısmında vahyini sahiplenmekte, meleğin görevini aktarmakta ve vahyin Hz. Muhammed'in kalbine indirildiğini bildirmektedir.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 97. ayet

  2. Bakara suresi, 98. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 98. ayet. مَن كَانَ عَدُوًّا لِّلَّهِ وَمَلَٰٓئِكَتِهِۦ وَرُسُلِهِۦ وَجِبْرِيلَ وَمِيكَىٰلَ فَإِنَّ ٱللَّهَ عَدُوٌّ لِّلْكَٰفِرِينَ

    men kâne `adüvvel lillâhi vemelâiketihî verusülihî vecibrîle vemîkâle feinne-llâhe `adüvvül lilkâfirîn.

    Mehmet Okuyan

    Kim Allah'a, meleklerine, elçilerine, Cebrail'e ve Mikail'e dipnot 1 düşman olursa, (bilsin ki) Allah da kâfirlerin düşmanıdır." dipnot 2

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Cebrail vahiy getirmekle görevli elçi melektir; Mikail ise doğa olaylarıyla görevli melek olarak bilinmektedir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Yüce Allah vahiy meleğini inkârın aslında başka şeyleri inkârı da beraberinde getirdiğini bildirmektedir. Bu çerçevede, vahiy meleğine her kim düşman olursa bilmelidir ki esasında Yüce Allah'a, onun bütün meleklerine, gönderdiği bütün peygamberlerine, ayrıca vahiy meleği Cebrail'e ve diğer melek olan Mikail'e de düşman olacaktır.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 98. ayet

  3. Bakara suresi, 99. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 99. ayet. وَلَقَدْ أَنزَلْنَآ إِلَيْكَ ءَايَٰتٍۭ بَيِّنَٰتٍ وَمَا يَكْفُرُ بِهَآ إِلَّا ٱلْفَٰسِقُونَ

    veleḳad enzelnâ ileyke âyâtim beyyinât. vemâ yekfüru bihâ ille-lfâsiḳûn.

    Mehmet Okuyan

    Yemin olsun ki sana apaçık ayetler indirdik. Onları yoldan çıkanlardan başkası inkâr etmez.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 99. ayet

  4. Bakara suresi, 100. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 100. ayet. أَوَكُلَّمَا عَٰهَدُوا۟ عَهْدًا نَّبَذَهُۥ فَرِيقٌ مِّنْهُم بَلْ أَكْثَرُهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ

    eveküllemâ `âhedû `ahden nebeẕehû ferîḳum minhüm. bel ekŝeruhüm lâ yü'minûn.

    Mehmet Okuyan

    Ne zaman onlar (Allah'a) bir söz vermişlerse, içlerinden bir grup onu bozmadı mı? Gerçekte onların çoğu iman etmez.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 100. ayet

  5. Bakara suresi, 101. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 101. ayet. وَلَمَّا جَآءَهُمْ رَسُولٌ مِّنْ عِندِ ٱللَّهِ مُصَدِّقٌ لِّمَا مَعَهُمْ نَبَذَ فَرِيقٌ مِّنَ ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْكِتَٰبَ كِتَٰبَ ٱللَّهِ وَرَآءَ ظُهُورِهِمْ كَأَنَّهُمْ لَا يَعْلَمُونَ

    velemmâ câehüm rasûlüm min `indi-llâhi müṣaddiḳul limâ me`ahüm nebeẕe ferîḳum mine-lleẕîne ûtü-lkitâb. kitâbe-llâhi verâe żuhûrihim keennehüm lâ ya`lemûn.

    Mehmet Okuyan

    Allah tarafından kendilerine, beraberlerindekini doğrulayıcı bir elçi gelince, kitap ehlinden bir grup, sanki Allah'ın kitabını bilmiyormuş gibi onu arkalarına attılar. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesaj: Al-i İmrân 3:187.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 101. ayet

  6. Bakara suresi, 102. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 102. ayet. وَٱتَّبَعُوا۟ مَا تَتْلُوا۟ ٱلشَّيَٰطِينُ عَلَىٰ مُلْكِ سُلَيْمَٰنَ وَمَا كَفَرَ سُلَيْمَٰنُ وَلَٰكِنَّ ٱلشَّيَٰطِينَ كَفَرُوا۟ يُعَلِّمُونَ ٱلنَّاسَ ٱلسِّحْرَ وَمَآ أُنزِلَ عَلَى ٱلْمَلَكَيْنِ بِبَابِلَ هَٰرُوتَ وَمَٰرُوتَ وَمَا يُعَلِّمَانِ مِنْ أَحَدٍ حَتَّىٰ يَقُولَآ إِنَّمَا نَحْنُ فِتْنَةٌ فَلَا تَكْفُرْ فَيَتَعَلَّمُونَ مِنْهُمَا مَا يُفَرِّقُونَ بِهِۦ بَيْنَ ٱلْمَرْءِ وَزَوْجِهِۦ وَمَا هُم بِضَآرِّينَ بِهِۦ مِنْ أَحَدٍ إِلَّا بِإِذْنِ ٱللَّهِ وَيَتَعَلَّمُونَ مَا يَضُرُّهُمْ وَلَا يَنفَعُهُمْ وَلَقَدْ عَلِمُوا۟ لَمَنِ ٱشْتَرَىٰهُ مَا لَهُۥ فِى ٱلْـَٔاخِرَةِ مِنْ خَلَٰقٍ وَلَبِئْسَ مَا شَرَوْا۟ بِهِۦٓ أَنفُسَهُمْ لَوْ كَانُوا۟ يَعْلَمُونَ

    vettebe`û mâ tetlü-şşeyâṭînü `alâ mülki süleymân. vemâ kefera süleymânü velâkinne-şşeyâṭîne keferû yü`allimûne-nnâse-ssiḥr. vemâ ünzile `ale-lmelekeyni bibâbile hârûte vemârût. vemâ yü`allimâni min eḥadin ḥattâ yeḳûlâ innemâ naḥnü fitnetün felâ tekfür. feyete`allemûne minhümâ mâ yüferriḳûne bihî beyne-lmer'i vezevcih. vemâ hüm biḍârrîne bihî min eḥadin illâ biiẕni-llâh. veyete`allemûne mâ yeḍurruhüm velâ yenfe`uhüm. veleḳad `alimû lemeni-şterâhü mâ lehû fi-l'âḫirati min ḫalâḳ. velebi'se mâ şerav bihî enfüsehüm. lev kânû ya`lemûn.

    Mehmet Okuyan

    Onlar, Süleyman'ın hükümdarlığı hakkında şeytanların (uydurup) söylediklerine uymuşlardı. (Oysa) Süleyman, (büyü yapıp) kâfir olmamıştı. Ancak şeytan (ruhlu insan)lar kâfir olmuşlardı. (Çünkü) onlar, insanlara büyü ve Babil'de Harut ile Marut isimli iki hükümdara dipnot 1 indirileni öğretiyorlardı. (O iki hükümdar): "Biz sadece bir imtihanız; sakın kâfir olmayın!" demeden kimseye (bir şey) öğretmezlerdi. Onlar, o ikisinden (Harut ile Marut'tan), kişi ile eşinin arasını açacak şeyleri öğreniyorlardı. Oysa onlar (büyücüler), Allah'ın izni olmadan kimseye zarar veremezler(di). Onlar ise, kendilerine zarar veren ve yarar sağlamayan şeyleri öğreniyorlardı. Yemin olsun ki (büyüyü) satın alanların ahiretten payı olmadığını çok iyi bilmektelerdi. Karşılığında kendilerini sattıkları şey ne kötüdür! Keşke bunu bilselerdi!

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Buradaki kelimeyi [melekeyni] (iki melek) şeklinde okuyunca mesajın anlaşılması çok zorlaşmakta, hatta imkânsızlaşmaktadır. Yahudi hahamlarının Babil sürgününde öğrendikleri Harut ve Marut masalı (cezalı iki meleğin büyü yapmayı öğretmesi), Hz. Süleyman'a iftiraları ve büyüyü meşru görmeleri, bunu da Allah'a ve elçilerine yakıştırmaları ayette anlatılıp eleştirilmektedir. Yani ayette bahsedilen konular, yahudi inanışıdır. Aksi durumda -haşa- "Allah ayetin başında büyüye onay vermiş, sonrasında ise büyüyle uğraşanları azapla tehdit etmiştir" çelişkisi doğacaktır. Zira, Hasan Basri gibi âlimler de ayetin okunuşunun [melikeyni] (iki hükümdar) olduğunu söylemek durumunda kalmıştır.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 102. ayet

  7. Bakara suresi, 103. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 103. ayet. وَلَوْ أَنَّهُمْ ءَامَنُوا۟ وَٱتَّقَوْا۟ لَمَثُوبَةٌ مِّنْ عِندِ ٱللَّهِ خَيْرٌ لَّوْ كَانُوا۟ يَعْلَمُونَ

    velev ennehüm âmenû vetteḳav lemeŝûbetüm min `indi-llâhi ḫayr. lev kânû ya`lemûn.

    Mehmet Okuyan

    İman edip takvâlı (duyarlı) olsalardı, şüphesiz ki Allah tarafından verilecek ödül hayırlı olacaktı. Keşke bunu bilselerdi!

    Ayet detayı — Bakara suresi, 103. ayet

"Râinâ" demeyin; nesih; Kitap ehlinin kıskançlığı 104–110

  1. Bakara suresi, 104. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 104. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لَا تَقُولُوا۟ رَٰعِنَا وَقُولُوا۟ ٱنظُرْنَا وَٱسْمَعُوا۟ وَلِلْكَٰفِرِينَ عَذَابٌ أَلِيمٌ

    yâ eyyühe-lleẕîne âmenû lâ teḳûlû râ`inâ veḳûlü-nẕürnâ vesme`û. velilkâfirîne `aẕâbün elîm.

    Mehmet Okuyan

    Ey iman edenler! ‘Râ‘inâ!' dipnot 1 (bize çobanlık et) demeyin, ‘Unzurnâ!' (bizi gözet) deyin ve (söylenenleri) dinleyin! kâfirler için elem verici bir azap vardır.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kur'an'da 89 kez geçen [yâ eyyühellezîne âmenû] "Ey iman edenler" hitabının geçtiği yerler için bkz. Bakara 2:153, dipnot 4.
    2. metne dön, dipnot 2
      Burada geçen [Râ‘inâ] kelimesi, "bize çobanlık et" anlamında olumsuz anlamlı bir kullanımdır ve bazı yahudilerin müslümanlara yönelik hakaret içerikli ifadelerini içermektedir. Bu yüzden Yüce Allah bunu söylemeyi yasaklamaktadır. Bu mesaj, Nisâ 4:46. ayetiyle birlikte okunmalıdır.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 104. ayet

  2. Bakara suresi, 105. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 105. ayet. مَّا يَوَدُّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ مِنْ أَهْلِ ٱلْكِتَٰبِ وَلَا ٱلْمُشْرِكِينَ أَن يُنَزَّلَ عَلَيْكُم مِّنْ خَيْرٍ مِّن رَّبِّكُمْ وَٱللَّهُ يَخْتَصُّ بِرَحْمَتِهِۦ مَن يَشَآءُ وَٱللَّهُ ذُو ٱلْفَضْلِ ٱلْعَظِيمِ

    mâ yeveddü-lleẕîne keferû min ehli-lkitâbi vele-lmüşrikîne ey yünezzele `aleyküm min ḫayrim mir rabbiküm. vellâhü yaḫteṣṣu biraḥmetihî mey yeşâ'. vellâhü ẕü-lfaḍli-l`ażîm.

    Mehmet Okuyan

    Kitap ehlinden ve müşriklerden nankörlük yapanlar, Rabbinizden size herhangi bir iyilik indirilmesini istemezler. Allah rahmetini dipnot 1 dilediğine (layık olana) verir. Allah büyük lütuf sahibidir. dipnot 2

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Burada "rahmet" ifadesi ile kastedilen, [risalet] (elçilik)tir. Bu ayet En‘âm 6:124 ve Zuhruf 43:31-32. ayetlerle birlikte okunmalıdır. Konu risaletin verilmesi olduğu için ayetteki [men yeşâu] ifadesi dileyenin "kul" değil "Allah" olduğunu göstermektedir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Benzer mesaj: Al-i İmrân 3:74.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 105. ayet

  3. Bakara suresi, 106. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 106. ayet. مَا نَنسَخْ مِنْ ءَايَةٍ أَوْ نُنسِهَا نَأْتِ بِخَيْرٍ مِّنْهَآ أَوْ مِثْلِهَآ أَلَمْ تَعْلَمْ أَنَّ ٱللَّهَ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ

    mâ nensaḫ min âyetin ev nünsihâ ne'ti biḫayrim minhâ ev miŝlihâ. elem ta`lem enne-llâhe `alâ külli şey'in ḳadîr.

    Mehmet Okuyan

    Biz bir ayetten dipnot 1 her neyi nesh dipnot 2 eder veya unutturursak daha iyisini veya benzerini getiririz. Bilmez misin ki Allah her şeye gücü yetendir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Burada geçen [ayet] kelimesi bilinen anlamda "Kur'an cümleciği" değil, Bakara 2:105, En‘âm 6:124 ve Zuhruf 43:31-32. ayetler gereği "şeriat" veya "risâlet" anlamına gelmektedir. Bu nedenle neshinden söz edilen şey önceki şeriatlerle ilgilidir.
    2. metne dön, dipnot 2
      [Nesh], kültürümüzde "şer'i bir hükmün yine şer'i bir delille iptal edilmesi" şeklinde tarif edilir. Kelimenin "ayetlerin hükümsüz bırakılması" anlamında Kur'an bünyesinde kullanımı söz konusu olamaz. Bu durum, hiçbir şeyin Kur'an'ı iptal edemeyeceğini vurgulayan Fussilet 41:42. ayetinden de açıkça anlaşılmaktadır. Bakara 2:106. ayetteki mesaj, bir önceki ayetin de işaretiyle risalettir; yani yeni bir elçilik ve mesaj verilmesidir. Allah'ın kitabında iptal edilmiş veya hükmü kaldırılmış hiçbir ayet yoktur. Bu iddia Kur'an'da çelişkinin olmadığını içeren Nisâ 4:82'ye, ayrıca Hûd 11:1-2 ile Hacc 22:52'ye açıkça aykırıdır. Böyle bir iddia Hacc 22:51, Sebe' 34:5 ve 38'de verilen bilgilere muhatap olma anlamında kesinlikle yeniden gözden geçirilmelidir.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 106. ayet

  4. Bakara suresi, 107. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 107. ayet. أَلَمْ تَعْلَمْ أَنَّ ٱللَّهَ لَهُۥ مُلْكُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَمَا لَكُم مِّن دُونِ ٱللَّهِ مِن وَلِىٍّ وَلَا نَصِيرٍ

    elem ta`lem enne-llâhe lehû mülkü-ssemâvâti vel'arḍ. vemâ leküm min dûni-llâhi miv veliyyiv velâ neṣîr.

    Mehmet Okuyan

    Göklerin ve yerin otoritesinin yalnızca Allah'a ait olduğunu bilmez misin? Sizin için Allah'a rağmen dost da yardımcı da yoktur.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 107. ayet

  5. Bakara suresi, 108. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 108. ayet. أَمْ تُرِيدُونَ أَن تَسْـَٔلُوا۟ رَسُولَكُمْ كَمَا سُئِلَ مُوسَىٰ مِن قَبْلُ وَمَن يَتَبَدَّلِ ٱلْكُفْرَ بِٱلْإِيمَٰنِ فَقَدْ ضَلَّ سَوَآءَ ٱلسَّبِيلِ

    em türîdûne en tes'elû rasûleküm kemâ süile mûsâ min ḳabl. vemey yetebeddeli-lküfra bil'îmâni feḳad ḍalle sevâe-ssebîl.

    Mehmet Okuyan

    Yoksa siz de daha önce Musa'ya sorulduğu gibi dipnot 1 elçinize sorular mı sormak istiyorsunuz? Kim küfrü imana değişirse, elbette doğru yoldan sapmış olur.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu dilekler ve içerikleri hakkında bkz. Bakara 2:55; Nisâ 4:153; Ahzâb 33:69.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 108. ayet

  6. Bakara suresi, 109. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 109. ayet. وَدَّ كَثِيرٌ مِّنْ أَهْلِ ٱلْكِتَٰبِ لَوْ يَرُدُّونَكُم مِّنۢ بَعْدِ إِيمَٰنِكُمْ كُفَّارًا حَسَدًا مِّنْ عِندِ أَنفُسِهِم مِّنۢ بَعْدِ مَا تَبَيَّنَ لَهُمُ ٱلْحَقُّ فَٱعْفُوا۟ وَٱصْفَحُوا۟ حَتَّىٰ يَأْتِىَ ٱللَّهُ بِأَمْرِهِۦٓ إِنَّ ٱللَّهَ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ

    vedde keŝîrum min ehli-lkitâbi lev yeruddûneküm mim ba`di îmâniküm küffârâ. ḥasedem min `indi enfüsihim mim ba`di mâ tebeyyene lehümü-lḥaḳḳ. fa`fû vaṣfeḥû ḥattâ ye'tiye-llâhü biemrih. inne-llâhe `alâ külli şey'in ḳadîr.

    Mehmet Okuyan

    Kitap ehlinden çoğu, gerçek kendilerine apaçık belli olduktan sonra, içlerindeki kıskançlıktan ötürü, sizi imanınızdan vazgeçirip küfre döndürmek istediler. dipnot 1 (Yine de) siz Allah onlar hakkındaki emrini getirinceye kadar (onları) affedin; hoşgörün! dipnot 2 Şüphesiz ki Allah her şeye gücü yetendir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kitap ehlinin çoğunluğu hakikate karşı haset etmiş ve Bakara 2:90'da da belirtildiği gibi "Yüce Allah'ın risaleti kullarından dilediğine yani layık gördüğüne ihsan ettiği için kıskançlık göstermişlerdi." İşte ayette tekrar hatırlatılan husus budur.
    2. metne dön, dipnot 2
      Benzer mesajlar: Nûr 24:22; Teğâbun 64:14.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 109. ayet

  7. Bakara suresi, 110. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 110. ayet. وَأَقِيمُوا۟ ٱلصَّلَوٰةَ وَءَاتُوا۟ ٱلزَّكَوٰةَ وَمَا تُقَدِّمُوا۟ لِأَنفُسِكُم مِّنْ خَيْرٍ تَجِدُوهُ عِندَ ٱللَّهِ إِنَّ ٱللَّهَ بِمَا تَعْمَلُونَ بَصِيرٌ

    veeḳîmu-ṣṣalâte veâtü-zzekâh. vemâ tüḳaddimû lienfüsiküm min ḫayrin tecidûhü `inde-llâh. inne-llâhe bimâ ta`melûne beṣîr.

    Mehmet Okuyan

    Namazı kılın, zekâtı verin! Kendiniz için (önceden) ne tür bir iyilik sunarsanız, Allah katında onu bulacaksınız. dipnot 1 Şüphesiz ki Allah yapmakta olduklarınızı görendir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu mesaj Necm 53:39, Müzzemmil 73:20 ve Zilzâl 99:7-8. ayetleriyle birlikte okunmalıdır.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 110. ayet

Cennet iddiaları, mescitler, doğu ve batı 111–121

  1. Bakara suresi, 111. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 111. ayet. وَقَالُوا۟ لَن يَدْخُلَ ٱلْجَنَّةَ إِلَّا مَن كَانَ هُودًا أَوْ نَصَٰرَىٰ تِلْكَ أَمَانِيُّهُمْ قُلْ هَاتُوا۟ بُرْهَٰنَكُمْ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ

    veḳâlû ley yedḫule-lcennete illâ men kâne hûden ev neṣârâ. tilke emâniyyühüm. ḳul hâtû bürhâneküm in küntüm ṣâdiḳîn.

    Mehmet Okuyan

    (Kitap ehli:) "Yahudi olanlar veya hristiyanlar hariç kimse asla cennete giremeyecek." demişlerdi. dipnot 1 İşte şu (iddiaları), kendi kuruntularıdır. De ki: "Doğruysanız delilinizi getirin!"

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu mesaj Nisâ 4:123. ayetiyle birlikte okunmalıdır.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 111. ayet

  2. Bakara suresi, 112. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 112. ayet. بَلَىٰ مَنْ أَسْلَمَ وَجْهَهُۥ لِلَّهِ وَهُوَ مُحْسِنٌ فَلَهُۥٓ أَجْرُهُۥ عِندَ رَبِّهِۦ وَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ

    belâ men esleme vechehû lillâhi vehüve muḥsinün felehû ecruhû `inde rabbih. velâ ḫavfün `aleyhim velâ hüm yaḥzenûn.

    Mehmet Okuyan

    Aksine kim güzel davranarak yüzünü (benliğini) Allah'a teslim ederse, onun ödülü Rabbinin katındadır. Onlara herhangi bir korku yoktur; onlar üzülmeyecek de. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu son cümle, "Öyleleri için ne bir korku vardır; ne de üzüntü çekerler" şeklinde de tercüme edilebilir.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 112. ayet

  3. Bakara suresi, 113. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 113. ayet. وَقَالَتِ ٱلْيَهُودُ لَيْسَتِ ٱلنَّصَٰرَىٰ عَلَىٰ شَىْءٍ وَقَالَتِ ٱلنَّصَٰرَىٰ لَيْسَتِ ٱلْيَهُودُ عَلَىٰ شَىْءٍ وَهُمْ يَتْلُونَ ٱلْكِتَٰبَ كَذَٰلِكَ قَالَ ٱلَّذِينَ لَا يَعْلَمُونَ مِثْلَ قَوْلِهِمْ فَٱللَّهُ يَحْكُمُ بَيْنَهُمْ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ فِيمَا كَانُوا۟ فِيهِ يَخْتَلِفُونَ

    veḳâleti-lyehûdü leyseti-nneṣârâ `alâ şey'. veḳâleti-nneṣârâ leyseti-lyehûdü `alâ şey'iv vehüm yetlûne-lkitâb. keẕâlike ḳâle-lleẕîne lâ ya`lemûne miŝle ḳavlihim. fellâhü yaḥkümü beynehüm yevme-lḳiyâmeti fîmâ kânû fîhi yaḫtelifûn.

    Mehmet Okuyan

    Kitabı (Tevrat ve İncil'i) tilavet etmekte (okuyup aktarmakta) oldukları hâlde, yahudiler "Hristiyanlar, herhangi bir şey üzerinde (doğru yolda) değildir." demişlerdi. Hristiyanlar da "Yahudiler, herhangi bir şey üzerinde (doğru yolda) değildir." demişlerdi. (Kitabı) bilmeyenler de (birbirleri hakkında) tıpkı onların dediklerini söylemişlerdi. Allah, onların anlaşmazlığa düştükleri şey hakkında kıyamet günü aralarında hüküm verecektir. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Yûnus 10:93: Nahl 16:124; Secde 32:25; Câsiye 45:17.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 113. ayet

  4. Bakara suresi, 114. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 114. ayet. وَمَنْ أَظْلَمُ مِمَّن مَّنَعَ مَسَٰجِدَ ٱللَّهِ أَن يُذْكَرَ فِيهَا ٱسْمُهُۥ وَسَعَىٰ فِى خَرَابِهَآ أُو۟لَٰٓئِكَ مَا كَانَ لَهُمْ أَن يَدْخُلُوهَآ إِلَّا خَآئِفِينَ لَهُمْ فِى ٱلدُّنْيَا خِزْىٌ وَلَهُمْ فِى ٱلْـَٔاخِرَةِ عَذَابٌ عَظِيمٌ

    vemen ażlemü mimmem mene`a mesâcide-llâhi ey yüẕkera fîhe-smühû vese`â fî ḫarâbihâ. ülâike mâ kâne lehüm ey yedḫulûhâ illâ ḫâifîn. lehüm fi-ddünyâ ḫizyüv velehüm fi-l'âḫirati `aẕâbün `ażîm.

    Mehmet Okuyan

    Allah'ın mescitlerinde O'nun adının anılmasına engel olan ve onların (mescitlerin) harap olması için çalışandan daha zalim kim olabilir ki! Onların oralara ancak korkarak girebilmeleri gerekir. Onlar için dünyada rezillik vardır; onlar için ahirette de büyük bir azap vardır.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 114. ayet

  5. Bakara suresi, 115. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 115. ayet. وَلِلَّهِ ٱلْمَشْرِقُ وَٱلْمَغْرِبُ فَأَيْنَمَا تُوَلُّوا۟ فَثَمَّ وَجْهُ ٱللَّهِ إِنَّ ٱللَّهَ وَٰسِعٌ عَلِيمٌ

    velillâhi-lmeşriḳu velmagribü feeynemâ tüvellû feŝemme vechü-llâh. inne-llâhe vâsi`un `alîm.

    Mehmet Okuyan

    Doğu da Batı da yalnızca Allah'a aittir. Nereye dönerseniz Allah'ın yüzü (rızası) oradadır. dipnot 1 Şüphesiz ki Allah (imkânları) geniş olandır, bilendir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayette fedakârlıklar her ne şekilde yapılırsa yapılsın, Allah'ın rızasının orada olduğu mesajı verilmektedir.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 115. ayet

  6. Bakara suresi, 116. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 116. ayet. وَقَالُوا۟ ٱتَّخَذَ ٱللَّهُ وَلَدًا سُبْحَٰنَهُۥ بَل لَّهُۥ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ كُلٌّ لَّهُۥ قَٰنِتُونَ

    veḳâlü-tteḫaẕe-llâhü veleden sübḥâneh. bel lehû mâ fi-ssemâvâti vel'arḍ. küllül lehû ḳânitûn.

    Mehmet Okuyan

    Onlar "Allah çocuk edindi." dediler. (Haşa)! O yücedir. Aksine göklerde ve yerde olanların hepsi, yalnızca O'na (Allah'a) aittir; hepsi yalnızca O'na boyun eğenlerdir.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 116. ayet

  7. Bakara suresi, 117. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 117. ayet. بَدِيعُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَإِذَا قَضَىٰٓ أَمْرًا فَإِنَّمَا يَقُولُ لَهُۥ كُن فَيَكُونُ

    bedî`u-ssemâvâti vel'arḍ. veiẕâ ḳaḍâ emran feinnemâ yeḳûlü lehû kün feyekûn.

    Mehmet Okuyan

    (O), göklerin ve yerin yoktan yaratıcısıdır. dipnot 1 Bir işe hükmettiği zaman ona sadece "Ol!" der; o da hemen olmaya başlar. dipnot 2

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Burada geçen [bedî‘] kelimesi Yüce Allah'ın bir sıfatıdır; "yoktan var eden" anlamına geldiği gibi "eşsiz ve benzersiz güzellikte yaratan" anlamını da içermektedir. Benzer mesaj: En‘âm 6:101.
    2. metne dön, dipnot 2
      [Kün fe yekûnu] ifadesi genellikle "Ol" (der); o da hemen olur" şeklinde tercüme edilmektedir. Oysa burada hemen "olmaktan" değil, "oluşmaya başlamaktan" söz edilmektedir ki geniş zaman anlamı veren [yekûnu] kalıbı da bunu gerektirmektedir. Ayette yer alan [fe yekûnu] ifadesindeki [fe] edatı da oluşumun hemen başladığını gösteren bir anlam katkısı sunmaktadır. Bu konudaki diğer kullanımlar: Al-i İmrân 3:47, 59; En‘âm 6:73; Nahl 16:40; Meryem 19:35; Yâsîn 36:82; Mü'min 40:68.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 117. ayet

  8. Bakara suresi, 118. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 118. ayet. وَقَالَ ٱلَّذِينَ لَا يَعْلَمُونَ لَوْلَا يُكَلِّمُنَا ٱللَّهُ أَوْ تَأْتِينَآ ءَايَةٌ كَذَٰلِكَ قَالَ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِم مِّثْلَ قَوْلِهِمْ تَشَٰبَهَتْ قُلُوبُهُمْ قَدْ بَيَّنَّا ٱلْـَٔايَٰتِ لِقَوْمٍ يُوقِنُونَ

    veḳâle-lleẕîne lâ ya`lemûne levlâ yükellimüne-llâhü ev te'tînâ âyeh. keẕâlike ḳâle-lleẕîne min ḳablihim miŝle ḳavlihim. teşâbehet ḳulûbühüm. ḳad beyyenne-l'âyâti liḳavmiy yûḳinûn.

    Mehmet Okuyan

    (Gerçekleri) bilmeyenler şöyle demişlerdi: "Allah bizimle konuşmalı veya bize bir delil gelmeli değil miydi?" Öncekiler de tıpkı onların dediklerini demişlerdi. Kalpleri (akılları nasıl da) birbirine benzedi! Kesin bir şekilde inananlara ayetleri elbette apaçık ortaya koyduk. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yüce Allah burada sözünü ettiği kişileri "hiçbir ilahi bilgiye sahip olmayanlar" şeklinde tanıtmakta ve onların da daha önce yaşamış olan yahudilere benzemeye çalıştıklarını ifade etmektedir. Bakara 2:108'de, ayrıca Nisâ 4:153'te de belirtildiği gibi, Hz. Muhammed'e yönelik olarak önceden Hz. Musa'ya yönlendirilen istekler dile getirilmiştir. İşte buna benzeyecek şekilde Yüce Allah'ın Mekkeli müşriklere de konuşmasını veya kendilerine de ayet, delil, mucize gelmesini istediklerini, bunu beklediklerini ifade etmektedir.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 118. ayet

  9. Bakara suresi, 119. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 119. ayet. إِنَّآ أَرْسَلْنَٰكَ بِٱلْحَقِّ بَشِيرًا وَنَذِيرًا وَلَا تُسْـَٔلُ عَنْ أَصْحَٰبِ ٱلْجَحِيمِ

    innâ erselnâke bilḥaḳḳi beşîrav veneẕîrav velâ tüs'elü `an aṣḥâbi-lceḥîm.

    Mehmet Okuyan

    Şüphesiz ki biz seni bir amaç ile müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Sen cehennem halkından sorumlu tutulmayacaksın.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 119. ayet

  10. Bakara suresi, 120. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 120. ayet. وَلَن تَرْضَىٰ عَنكَ ٱلْيَهُودُ وَلَا ٱلنَّصَٰرَىٰ حَتَّىٰ تَتَّبِعَ مِلَّتَهُمْ قُلْ إِنَّ هُدَى ٱللَّهِ هُوَ ٱلْهُدَىٰ وَلَئِنِ ٱتَّبَعْتَ أَهْوَآءَهُم بَعْدَ ٱلَّذِى جَآءَكَ مِنَ ٱلْعِلْمِ مَا لَكَ مِنَ ٱللَّهِ مِن وَلِىٍّ وَلَا نَصِيرٍ

    velen terḍâ `anke-lyehûdü vele-nneṣârâ ḥattâ tettebi`a milletehüm. ḳul inne hüde-llâhi hüve-lhüdâ. veleini-tteba`te ehvâehüm ba`de-lleẕî câeke mine-l`ilmi mâ leke mine-llâhi miv veliyyiv velâ neṣîr.

    Mehmet Okuyan

    Milletlerine (dinlerine) uyuncaya kadar yahudiler de hristiyanlar da senden asla razı olmayacaklardır. De ki: "Şüphesiz ki Allah'ın rehberliği, gerçek rehberliktir." dipnot 1 Sana gelen bilgiden sonra onların arzularına uyarsan, Allah'tan (gelecek azaba karşı) senin için herhangi bir dost ve yardımcı olmayacaktır.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Al-i İmrân 3:73; En‘âm 6:71.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 120. ayet

  11. Bakara suresi, 121. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 121. ayet. ٱلَّذِينَ ءَاتَيْنَٰهُمُ ٱلْكِتَٰبَ يَتْلُونَهُۥ حَقَّ تِلَاوَتِهِۦٓ أُو۟لَٰٓئِكَ يُؤْمِنُونَ بِهِۦ وَمَن يَكْفُرْ بِهِۦ فَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْخَٰسِرُونَ

    elleẕîne âteynâhümü-lkitâbe yetlûnehû ḥaḳḳa tilâvetih. ülâike yü'minûne bih. vemey yekfür bihî feülâike hümü-lḫâsirûn.

    Mehmet Okuyan

    Kendilerine kitap verdiklerimiz(den bazısı) onu, tam olarak (hakkını gözeterek) tilavet ederler (okuyup aktarırlar). (Çünkü) onlar, ona iman ederler. Onu inkâr edenlere gelince, işte asıl kaybedenler onlardır.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 121. ayet

İbrâhim'in imtihanı ve Kâbe'nin yükseltilmesi 122–129

  1. Bakara suresi, 122. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 122. ayet. يَٰبَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ ٱذْكُرُوا۟ نِعْمَتِىَ ٱلَّتِىٓ أَنْعَمْتُ عَلَيْكُمْ وَأَنِّى فَضَّلْتُكُمْ عَلَى ٱلْعَٰلَمِينَ

    yâ benî isrâîle-ẕkürû ni`metiye-lletî en`amtü `aleyküm veennî feḍḍaltüküm `ale-l`âlemîn.

    Mehmet Okuyan

    Ey İsrailoğulları! Size verdiğim nimet(ler)imi ve sizi (bir zamanlar) âlemlere (inançsızlara) dipnot 1 üstün kıldığımı hatırlayın! dipnot 2

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer ayet Bakara 2:47'de de geçmekte ve üstünlükten kastın "o dönemin inançsızlarına" yönelik olduğu anlaşılmaktadır.
    2. metne dön, dipnot 2
      Benzer mesaj: Bakara 2:47.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 122. ayet

  2. Bakara suresi, 123. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 123. ayet. وَٱتَّقُوا۟ يَوْمًا لَّا تَجْزِى نَفْسٌ عَن نَّفْسٍ شَيْـًٔا وَلَا يُقْبَلُ مِنْهَا عَدْلٌ وَلَا تَنفَعُهَا شَفَٰعَةٌ وَلَا هُمْ يُنصَرُونَ

    vetteḳû yevmel lâ teczî nefsün `an nefsin şey'ev velâ yuḳbelü minhâ `adlüv velâ tenfe`uhâ şefâ`atüv velâ hüm yünṣarûn.

    Mehmet Okuyan

    Öyle bir güne karşı takvâlı (duyarlı) olun ki (o gün) kimse kimseden hiçbir şey gideremez; kimseden fidye kabul edilmez; dipnot 1 kimseye şefaat yarar sağlamaz; dipnot 2 onlara yardım da edilmez. dipnot 3

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Bakara 2:48; Al-i İmrân 3:91; Mâide 5:36; En‘âm 6:70; Yûnus 10:54; Ra‘d 13:18; Zümer 39:47; Hadîd 57:15; Me‘âric 70:11-14.
    2. metne dön, dipnot 2
      Bu cümle Zümer 39:43-44. ayetleriyle birlikte okunmalıdır.
    3. metne dön, dipnot 3
      Benzer mesaj: Bakara 2:48

    Ayet detayı — Bakara suresi, 123. ayet

  3. Bakara suresi, 124. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 124. ayet. وَإِذِ ٱبْتَلَىٰٓ إِبْرَٰهِـۧمَ رَبُّهُۥ بِكَلِمَٰتٍ فَأَتَمَّهُنَّ قَالَ إِنِّى جَاعِلُكَ لِلنَّاسِ إِمَامًا قَالَ وَمِن ذُرِّيَّتِى قَالَ لَا يَنَالُ عَهْدِى ٱلظَّٰلِمِينَ

    veiẕi-btelâ ibrâhîme rabbühû bikelimâtin feetemmehünn. ḳâle innî câ`ilüke linnâsi imâmâ. ḳâle vemin ẕürriyyetî. ḳâle lâ yenâlü `ahdi-żżâlimîn.

    Mehmet Okuyan

    Hani Rabbi, İbrahim'i birtakım sözlerle sınamıştı; o da onları tam olarak yerine getirmişti. (Allah): "Ben seni insanlara önder yapacağım." demişti. (İbrahim) "Soyumdan da (önderler yap, ya Rabbi)!" deyince, (Allah) "Sözüm zalimlere ermez (onlar için söz vermem)." demişti.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 124. ayet

  4. Bakara suresi, 125. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 125. ayet. وَإِذْ جَعَلْنَا ٱلْبَيْتَ مَثَابَةً لِّلنَّاسِ وَأَمْنًا وَٱتَّخِذُوا۟ مِن مَّقَامِ إِبْرَٰهِـۧمَ مُصَلًّى وَعَهِدْنَآ إِلَىٰٓ إِبْرَٰهِـۧمَ وَإِسْمَٰعِيلَ أَن طَهِّرَا بَيْتِىَ لِلطَّآئِفِينَ وَٱلْعَٰكِفِينَ وَٱلرُّكَّعِ ٱلسُّجُودِ

    veiẕ ce`alne-lbeyte meŝâbetel linnâsi veemnâ. vetteḫiẕû mim meḳâmi ibrâhîme müṣallâ. ve`ahidnâ ilâ ibrâhîme veismâ`île en ṭahhirâ beytiye liṭṭâifîne vel`âkifîne verrukke`i-ssücûd.

    Mehmet Okuyan

    Hani Evi (Kâbe'yi) insanlara toplanma yeri ve güven (mekânı) kılmıştık. Siz de İbrahim'in makamından bir namaz yeri edinin! İbrahim'e ve İsmail'e "Tavaf edenler, ibadete kapananlar, rükû ve secde edenler için Evimi temiz tutun!" diye emretmiştik. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesaj: Hacc 22:26.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 125. ayet

  5. Bakara suresi, 126. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 126. ayet. وَإِذْ قَالَ إِبْرَٰهِـۧمُ رَبِّ ٱجْعَلْ هَٰذَا بَلَدًا ءَامِنًا وَٱرْزُقْ أَهْلَهُۥ مِنَ ٱلثَّمَرَٰتِ مَنْ ءَامَنَ مِنْهُم بِٱللَّهِ وَٱلْيَوْمِ ٱلْـَٔاخِرِ قَالَ وَمَن كَفَرَ فَأُمَتِّعُهُۥ قَلِيلًا ثُمَّ أَضْطَرُّهُۥٓ إِلَىٰ عَذَابِ ٱلنَّارِ وَبِئْسَ ٱلْمَصِيرُ

    veiẕ ḳâle ibrâhîmü rabbi-c`al hâẕâ beleden âminev verzuḳ ehlehû mine-ŝŝemerâti men âmene minhüm billâhi velyevmi-l'âḫir. ḳâle vemen kefera feümetti`uhû ḳalîlen ŝümme aḍṭarruhû ilâ `aẕâbi-nnâr. vebi'se-lmeṣîr.

    Mehmet Okuyan

    Hani İbrahim de demişti ki: "Rabbim! Burayı güvenli bir şehir yap; halkından Allah'a ve ahiret gününe inananları çeşitli meyvelerle rızıklandır!" dipnot 1 (Allah da) şöyle demişti: "Kim inkâr ederse onu az bir süre yararlandırır, sonra onu cehennem azabına sürüklerim. dipnot 2 Ne kötü varış yeridir (orası)!" dipnot 3

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesaj: İbrâhîm 14:35.
    2. metne dön, dipnot 2
      Benzer mesaj: Lokmân 31:24.
    3. metne dön, dipnot 3
      Ayetin Hz. İbrahim'e cevap içeren son bölümü şöyle de tercüme edilebilir: "İnkâr edenleri de (rızıklandıracağım. Ancak) onu (inkârcıyı) az bir süre yararlandıracağım; sonra onu (inkârcıyı) cehennem azabına sürükleyeceğim. Ne kötü varılacak yerdir orası!" Burada verilmek istenen mesaj, insanlar inkarcı olsalar da onların da bu hayatı yaşama haklarının bulunduğunu beyandır.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 126. ayet

  6. Bakara suresi, 127. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 127. ayet. وَإِذْ يَرْفَعُ إِبْرَٰهِـۧمُ ٱلْقَوَاعِدَ مِنَ ٱلْبَيْتِ وَإِسْمَٰعِيلُ رَبَّنَا تَقَبَّلْ مِنَّآ إِنَّكَ أَنتَ ٱلسَّمِيعُ ٱلْعَلِيمُ

    veiẕ yerfe`u ibrâhîmü-lḳavâ`ide mine-lbeyti veismâ`îl. rabbenâ teḳabbel minnâ. inneke ente-ssemî`u-l`alîm.

    Mehmet Okuyan

    Hani İbrahim ve İsmail, o Ev'in (Kâbe'nin) temellerini yükseltiyor (ve şöyle dua ediyorlardı:) "Rabbimiz! Bunu bizden kabul et! Şüphesiz ki yalnızca sen duyansın; bilensin. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Al-i İmrân 3:96'da belirtildiği üzere, insanlık için ilk inşa edilen Kâbe'nin yeri çeşitli olaylar veya felaketler sebebiyle kaybolmuştu. Hacc 22:26'da ifade edildiği üzere Yüce Allah Kâbe'nin yerini Hz. İbrahim'e bildirmişti. Bunun sonrasında Yüce Allah işte beyt'in yerini Hz. İbrahim'e göstermiş, bildirmiş, yorumunu yapmakta olduğumuz ayette de belirtildiği gibi o da oğlu Hz. İsmail'le birlikte Kâbe'nin temellerini yükseltmişti. Olayda Hz. İsmail'in de bulunması daha önce Hz. İbrahim'in Hz. Hacer'le birlikte onları Kâbe'nin yanına yerleştirmesinin bir sonucudur.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 127. ayet

  7. Bakara suresi, 128. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 128. ayet. رَبَّنَا وَٱجْعَلْنَا مُسْلِمَيْنِ لَكَ وَمِن ذُرِّيَّتِنَآ أُمَّةً مُّسْلِمَةً لَّكَ وَأَرِنَا مَنَاسِكَنَا وَتُبْ عَلَيْنَآ إِنَّكَ أَنتَ ٱلتَّوَّابُ ٱلرَّحِيمُ

    rabbenâ vec`alnâ müslimeyni leke vemin ẕürriyyetinâ ümmetem müslimetel lek. veerinâ menâsikenâ vetüb `aleynâ. inneke ente-ttevvâbü-rraḥîm.

    Mehmet Okuyan

    Rabbimiz! Bizi sana boyun eğenler(den) kıl; neslimizden de boyun eğen bir ümmet (kıl)! dipnot 1 Bize ibadet usullerimizi göster; tevbemizi kabul et! Şüphesiz ki yalnızca sen tevbeleri çok kabul edensin; çok merhametlisin.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer bir dua için bkz. Ahkâf 46:15.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 128. ayet

  8. Bakara suresi, 129. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 129. ayet. رَبَّنَا وَٱبْعَثْ فِيهِمْ رَسُولًا مِّنْهُمْ يَتْلُوا۟ عَلَيْهِمْ ءَايَٰتِكَ وَيُعَلِّمُهُمُ ٱلْكِتَٰبَ وَٱلْحِكْمَةَ وَيُزَكِّيهِمْ إِنَّكَ أَنتَ ٱلْعَزِيزُ ٱلْحَكِيمُ

    rabbenâ veb`aŝ fîhim rasûlem minhüm yetlû `aleyhim âyâtike veyü`allimühümü-lkitâbe velḥikmete veyüzekkîhim. inneke ente-l`azîzü-lḥakîm.

    Mehmet Okuyan

    Rabbimiz! Onlara, içlerinden senin ayetlerini kendilerine tilavet edecek (okuyup aktaracak), onlara Kitap ve hikmeti (doğru hüküm verme yeteneğini) öğretecek, dipnot 1 onları arındıracak bir elçi gönder! dipnot 2 Şüphesiz ki yalnızca sen güçlü olansın; doğru hüküm verensin."

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Peygamberlerin görevleri bağlamında benzer mesajlar: Bakara 2:151; Al-i İmrân 3:164; Cum‘a 62:2.
    2. metne dön, dipnot 2
      Hz. İbrahim ve oğlu Hz. İsmail'in yaptığı duada gönderilmesini istedikleri elçinin Hz. Muhammed olduğu anlaşılmaktadır. Çünkü Hz. İbrahim'in, oğlu Hz. İshak soyundan gelen pek çok peygamber torunu olmasına karşılık, Hz. İsmail soyundan gelen tek peygamber Hz. Muhammed'dir. İşte onların yaptığı dua Hz. Muhammed'in risaletiyle kabul edilmiştir.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 129. ayet

İbrâhim'in dini ve Ya'kūb'un vasiyeti 130–141

  1. Bakara suresi, 130. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 130. ayet. وَمَن يَرْغَبُ عَن مِّلَّةِ إِبْرَٰهِـۧمَ إِلَّا مَن سَفِهَ نَفْسَهُۥ وَلَقَدِ ٱصْطَفَيْنَٰهُ فِى ٱلدُّنْيَا وَإِنَّهُۥ فِى ٱلْـَٔاخِرَةِ لَمِنَ ٱلصَّٰلِحِينَ

    vemey yergabü `am milleti ibrâhîme illâ men sefihe nefseh. veleḳadi-ṣṭafeynâhü fi-ddünyâ. veinnehû fi-l'âḫirati lemine-ṣṣâliḥîn.

    Mehmet Okuyan

    Kendini bilmezlerden başka kim İbrahim'in dininden yüz çevirir ki! Yemin olsun ki biz onu dünyada (elçi) seçmiştik; şüphesiz ki o, ahirette de iyilerden (olacak)tır.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 130. ayet

  2. Bakara suresi, 131. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 131. ayet. إِذْ قَالَ لَهُۥ رَبُّهُۥٓ أَسْلِمْ قَالَ أَسْلَمْتُ لِرَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ

    iẕ ḳâle lehû rabbühû eslim ḳâle eslemtü lirabbi-l`âlemîn.

    Mehmet Okuyan

    Hani Rabbi ona "Teslim ol!" demişti; o da "Âlemlerin Rabbine teslim oldum." cevabını vermişti. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Hz. İbrahim'in bu cevabı, bir müslüman duruşunun nasıl olması gerektiğini öğretmeyi amaçlamaktadır.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 131. ayet

  3. Bakara suresi, 132. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 132. ayet. وَوَصَّىٰ بِهَآ إِبْرَٰهِـۧمُ بَنِيهِ وَيَعْقُوبُ يَٰبَنِىَّ إِنَّ ٱللَّهَ ٱصْطَفَىٰ لَكُمُ ٱلدِّينَ فَلَا تَمُوتُنَّ إِلَّا وَأَنتُم مُّسْلِمُونَ

    veveṣṣâ bihâ ibrâhîmü benîhi veya`ḳûb. yâ benîye inne-llâhe-ṣṭafâ lekümü-ddîne felâ temûtünne illâ veentüm müslimûn.

    Mehmet Okuyan

    İbrahim bunu kendi oğullarına da vasiyet etmişti. Yakup da "Ey yavrularım! Allah sizin için bu dini (İslam'ı) seçti. Sadece müslümanlar olarak ölün!" (demişti). dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesaj: Al-i İmrân 3:102.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 132. ayet

  4. Bakara suresi, 133. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 133. ayet. أَمْ كُنتُمْ شُهَدَآءَ إِذْ حَضَرَ يَعْقُوبَ ٱلْمَوْتُ إِذْ قَالَ لِبَنِيهِ مَا تَعْبُدُونَ مِنۢ بَعْدِى قَالُوا۟ نَعْبُدُ إِلَٰهَكَ وَإِلَٰهَ ءَابَآئِكَ إِبْرَٰهِـۧمَ وَإِسْمَٰعِيلَ وَإِسْحَٰقَ إِلَٰهًا وَٰحِدًا وَنَحْنُ لَهُۥ مُسْلِمُونَ

    em küntüm şühedâe iẕ ḥaḍara ya`ḳûbe-lmevtü iẕ ḳâle libenîhi mâ ta`büdûne mim ba`dî. ḳâlû na`büdü ilâheke veilâhe âbâike ibrâhîme veismâ`île veisḥâḳa ilâhev vâḥidâ. venaḥnü lehû müslimûn.

    Mehmet Okuyan

    Yakup'a ölüm geldiği zaman siz orada mıydınız yoksa! O zaman (Yakup), oğullarına "Benden sonra neye (kime) kulluk edeceksiniz?" demişti. Onlar da: "Senin ve ataların İbrahim, İsmail ve İshak'ın ilahı olan tek Allah'a kulluk edeceğiz; biz yalnızca O'na teslim olmuşuzdur." demişlerdi.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 133. ayet

  5. Bakara suresi, 134. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 134. ayet. تِلْكَ أُمَّةٌ قَدْ خَلَتْ لَهَا مَا كَسَبَتْ وَلَكُم مَّا كَسَبْتُمْ وَلَا تُسْـَٔلُونَ عَمَّا كَانُوا۟ يَعْمَلُونَ

    tilke ümmetün ḳad ḫalet. lehâ mâ kesebet veleküm mâ kesebtüm. velâ tüs'elûne `ammâ kânû ya`melûn.

    Mehmet Okuyan

    Onlar bir ümmetti, elbette gelip geçti(ler). Onların kazandıkları kendilerinin, sizin kazandıklarınız sizindir. dipnot 1 Siz onların yaptıklarından sorguya çekilmezsiniz. dipnot 2

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu mesaj Bakara 2:141, 272, 286, En‘âm 6:52, 164, İsrâ 17:13-15, Lokmân 31:33, Fâtır 35:18, Zümer 39:7, Fussilet 41:46, Câsiye 45:15, Necm 53:38-39 ve Zilzâl 99:7-8. ayetlerle birlikte okunmalıdır.
    2. metne dön, dipnot 2
      Benzer mesaj: Bakara 2:141.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 134. ayet

  6. Bakara suresi, 135. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 135. ayet. وَقَالُوا۟ كُونُوا۟ هُودًا أَوْ نَصَٰرَىٰ تَهْتَدُوا۟ قُلْ بَلْ مِلَّةَ إِبْرَٰهِـۧمَ حَنِيفًا وَمَا كَانَ مِنَ ٱلْمُشْرِكِينَ

    veḳâlû kûnû hûden ev neṣârâ tehtedû. ḳul bel millete ibrâhîme ḥanîfâ. vemâ kâne mine-lmüşrikîn.

    Mehmet Okuyan

    (Kitap ehli olanlar:) "Yahudi veya hristiyan olun ki doğru yolu bulasınız." demişlerdi. De ki: "Hayır! (Biz), hanîf (Allah'ı birleyen) olarak İbrahim'in milletine (dinine uyarız). dipnot 1 O, müşriklerden değildi."

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Al-i İmrân 3:95; Nisâ 4:125; En‘âm 6:79, 161; Nahl 16:123; Hacc 22:78.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 135. ayet

  7. Bakara suresi, 136. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 136. ayet. قُولُوٓا۟ ءَامَنَّا بِٱللَّهِ وَمَآ أُنزِلَ إِلَيْنَا وَمَآ أُنزِلَ إِلَىٰٓ إِبْرَٰهِـۧمَ وَإِسْمَٰعِيلَ وَإِسْحَٰقَ وَيَعْقُوبَ وَٱلْأَسْبَاطِ وَمَآ أُوتِىَ مُوسَىٰ وَعِيسَىٰ وَمَآ أُوتِىَ ٱلنَّبِيُّونَ مِن رَّبِّهِمْ لَا نُفَرِّقُ بَيْنَ أَحَدٍ مِّنْهُمْ وَنَحْنُ لَهُۥ مُسْلِمُونَ

    ḳûlû âmennâ billâhi vemâ ünzile ileynâ vemâ ünzile ilâ ibrâhîme veismâ`île veisḥâḳa veya`ḳûbe vel'esbâṭi vemâ ûtiye mûsâ ve`îsâ vemâ ûtiye-nnebiyyûne mir rabbihim. lâ nüferriḳu beyne eḥadim minhüm. venaḥnü lehû müslimûn.

    Mehmet Okuyan

    (Onlara) şöyle deyin: "Biz Allah'a, bize indirilene; İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakup'a ve (onların) torunlar(ın)a indirilene; Rableri tarafından Musa'ya ve İsa'ya verilenlere, (ayrıca) diğer peygamberlere verilenlere inandık. Onlardan hiçbiri arasında fark gözetmeyiz. dipnot 1 Biz yalnızca O'na (Allah'a) teslim olanlarız." dipnot 2

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Bakara 2:285; Al-i İmrân 3:84; Nisâ 4:152.
    2. metne dön, dipnot 2
      Benzer mesaj: Al-i İmrân 3:84.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 136. ayet

  8. Bakara suresi, 137. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 137. ayet. فَإِنْ ءَامَنُوا۟ بِمِثْلِ مَآ ءَامَنتُم بِهِۦ فَقَدِ ٱهْتَدَوا۟ وَّإِن تَوَلَّوْا۟ فَإِنَّمَا هُمْ فِى شِقَاقٍ فَسَيَكْفِيكَهُمُ ٱللَّهُ وَهُوَ ٱلسَّمِيعُ ٱلْعَلِيمُ

    fein âmenû bimiŝli mâ âmentüm bihî feḳadi-htedev. vein tevellev feinnemâ hüm fî şiḳâḳ. feseyekfîkehümü-llâh. vehüve-ssemî`u-l`alîm.

    Mehmet Okuyan

    Onlar da sizin inandığınız gibi inanırlarsa doğru yolu bulmuş olurlar. dipnot 1 Dönerlerse, yalnızca anlaşmazlık içine düşmüş olurlar. Onlara karşı Allah sana yeter. dipnot 2 O, duyandır, bilendir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yüce Allah Bakara 2:104. ayetinden itibaren ele aldığı konular bağlamında Medine ve civarındaki kitap ehlinin kendi yanlış inanışları ve müslümanlara karşı olumsuz tutumlarını ele aldıktan sonra, kurtuluşun onların dediği ve inandığı gibi değil de müslümanlarınki gibi olması gerektiğini işte bu ayette hükme bağlamaktadır. Onların inançlarında dönüştürdükleri türden milli veya ırkî bir kabulün değil, evrensel anlamda bütün peygamberlerin tebliğ ettiği ilahi öğretilere inanmanın gerekliliği ortaya konulmakta, son peygamber Hz. Muhammed'in tebliğ ettiği esasları benimsemenin kurtuluş için vazgeçilmez olduğu özellikle ifade edilmektedir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Benzer mesaj: Hicr 15:95.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 137. ayet

  9. Bakara suresi, 138. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 138. ayet. صِبْغَةَ ٱللَّهِ وَمَنْ أَحْسَنُ مِنَ ٱللَّهِ صِبْغَةً وَنَحْنُ لَهُۥ عَٰبِدُونَ

    ṣibgate-llâh. vemen aḥsenü mine-llâhi ṣibgah. venaḥnü lehû `âbidûn.

    Mehmet Okuyan

    Allah'ın boyası dipnot 1 (ile boyanın)! Allah'ın boyasından daha güzel boyası olan kimmiş! Biz yalnızca O'na kulluk edicileriz.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayette geçen "Allah'ın boyası" ifadesi mecazdır ve kastedilen de Yüce Allah'ın fıtratımıza yerleştirdiği tevhid inancıdır. Bu ayet dini fıtratla eşitleyen Rûm 30:30. ayetle birlikte okunmalıdır.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 138. ayet

  10. Bakara suresi, 139. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 139. ayet. قُلْ أَتُحَآجُّونَنَا فِى ٱللَّهِ وَهُوَ رَبُّنَا وَرَبُّكُمْ وَلَنَآ أَعْمَٰلُنَا وَلَكُمْ أَعْمَٰلُكُمْ وَنَحْنُ لَهُۥ مُخْلِصُونَ

    ḳul etüḥâccûnenâ fi-llâhi vehüve rabbünâ verabbüküm. velenâ a`mâlünâ veleküm a`mâlüküm. venaḥnü lehû muḫliṣûn.

    Mehmet Okuyan

    De ki: "O, bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbiniz olduğu hâlde Allah hakkında bizimle tartışıyor musunuz? Bizim yaptıklarımız bize, sizin yaptıklarınız da size aittir. Biz yalnızca O'na gönülden bağlananlarız."

    Ayet detayı — Bakara suresi, 139. ayet

  11. Bakara suresi, 140. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 140. ayet. أَمْ تَقُولُونَ إِنَّ إِبْرَٰهِـۧمَ وَإِسْمَٰعِيلَ وَإِسْحَٰقَ وَيَعْقُوبَ وَٱلْأَسْبَاطَ كَانُوا۟ هُودًا أَوْ نَصَٰرَىٰ قُلْ ءَأَنتُمْ أَعْلَمُ أَمِ ٱللَّهُ وَمَنْ أَظْلَمُ مِمَّن كَتَمَ شَهَٰدَةً عِندَهُۥ مِنَ ٱللَّهِ وَمَا ٱللَّهُ بِغَٰفِلٍ عَمَّا تَعْمَلُونَ

    em teḳûlûne inne ibrâhîme veismâ`île veisḥâḳa veya`ḳûbe vel'esbâṭa kânû hûden ev neṣârâ. ḳul eentüm a`lemü emi-llâh. vemen ażlemü mimmen keteme şehâdeten `indehû mine-llâh. veme-llâhü bigâfilin `ammâ ta`melûn.

    Mehmet Okuyan

    Yoksa siz İbrahim, İsmail, İshak, Yakup ve (onların) torunlar(ın)ın yahudi veya hristiyan olduklarını mı söylüyorsunuz! De ki: "Siz mi daha iyi bilirsiniz, yoksa Allah mı?" Allah tarafından kendisine (bildirilmiş) bir şahitliği gizleyenden daha zalim kim olabilir ki! dipnot 1 Allah yaptıklarınızdan asla habersiz değildir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Gerçeklerin gizlenmemesi hakkında benzer mesajlar: Bakara 2:159-162, 174-175, 283; Al-i İmrân 3:187.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 140. ayet

  12. Bakara suresi, 141. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 141. ayet. تِلْكَ أُمَّةٌ قَدْ خَلَتْ لَهَا مَا كَسَبَتْ وَلَكُم مَّا كَسَبْتُمْ وَلَا تُسْـَٔلُونَ عَمَّا كَانُوا۟ يَعْمَلُونَ

    tilke ümmetün ḳad ḫalet. lehâ mâ kesebet veleküm mâ kesebtüm. velâ tüs'elûne `ammâ kânû ya`melûn.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 141. ayet

Kıble'nin değiştirilmesi 142–152

  1. Buradan itibaren cüz 2

    Bakara suresi, 142. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 142. ayet. سَيَقُولُ ٱلسُّفَهَآءُ مِنَ ٱلنَّاسِ مَا وَلَّىٰهُمْ عَن قِبْلَتِهِمُ ٱلَّتِى كَانُوا۟ عَلَيْهَا قُل لِّلَّهِ ٱلْمَشْرِقُ وَٱلْمَغْرِبُ يَهْدِى مَن يَشَآءُ إِلَىٰ صِرَٰطٍ مُّسْتَقِيمٍ

    seyeḳûlü-ssüfehâü mine-nnâsi mâ vellâhüm `an ḳibletihimü-lletî kânû `aleyhâ. ḳul lillâhi-lmeşriḳu velmagrib. yehdî mey yeşâü ilâ ṣirâṭim müsteḳîm.

    Mehmet Okuyan

    İnsanlardan bazı beyinsizler "Yönelmekte oldukları kıblelerinden onları (Müslümanları) çeviren nedir?" diyecekler. dipnot 1 De ki: "Doğu da Batı da yalnızca Allah'a aittir. Dileyeni (layık gördüğünü) doğru yola ulaştırır."

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Hz. Muhammed Mekke'de namazını kılarken Al-i İmrân 3:96'daki bilgiler gereği ilk mabet olması, Bakara 2:125, İbrâhîm 14:37 ve Hacc 22:26'daki ifadeler gereği Hz. İbrahim'in ve Hz. İsmail'in yöneldikleri kıble olması nedeniyle Kâbe'ye doğru namaz kılıyordu. Rivayetlere göre Kâbe'nin güney tarafında durarak kuzeye doğru Kudüs'ü de önüne alarak ibadet ediyordu. Hz. Muhammed çok kısa bir süre de olsa önce Mekke'de, ardından Medine'ye hicret edince oradaki kitap ehlinin yöneldiği kıble olması itibariyle, kuzeye doğru Beyt-i Makdis'e yönelme içtihadında bulunmuştu. Çünkü onlar da kendilerince ibadetlerini bir kıble bilinciyle yerine getirdikleri için, Hz. Muhammed de konu hakkında henüz herhangi bir ilahi prensip belirlenmemiş olması nedeniyle onlarla aynı yöne dönmeyi tercih etmiş olabilir.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 142. ayet

  2. Bakara suresi, 143. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 143. ayet. وَكَذَٰلِكَ جَعَلْنَٰكُمْ أُمَّةً وَسَطًا لِّتَكُونُوا۟ شُهَدَآءَ عَلَى ٱلنَّاسِ وَيَكُونَ ٱلرَّسُولُ عَلَيْكُمْ شَهِيدًا وَمَا جَعَلْنَا ٱلْقِبْلَةَ ٱلَّتِى كُنتَ عَلَيْهَآ إِلَّا لِنَعْلَمَ مَن يَتَّبِعُ ٱلرَّسُولَ مِمَّن يَنقَلِبُ عَلَىٰ عَقِبَيْهِ وَإِن كَانَتْ لَكَبِيرَةً إِلَّا عَلَى ٱلَّذِينَ هَدَى ٱللَّهُ وَمَا كَانَ ٱللَّهُ لِيُضِيعَ إِيمَٰنَكُمْ إِنَّ ٱللَّهَ بِٱلنَّاسِ لَرَءُوفٌ رَّحِيمٌ

    vekeẕâlike ce`alnâküm ümmetev veseṭal litekûnû şühedâe `ale-nnâsi veyekûne-rrasûlü `aleyküm şehîdâ. vemâ ce`alne-lḳiblete-lletî künte `aleyhâ illâ lina`leme mey yettebi`u-rrasûle mimmey yenḳalibü `alâ `aḳibeyh. vein kânet lekebîraten illâ `ale-lleẕîne hede-llâh. vemâ kâne-llâhü liyüḍî`a îmâneküm. inne-llâhe binnâsi leraûfür raḥîm.

    Mehmet Okuyan

    İşte böylece sizin insanlığa şahitler olmanız, Elçinin de size şahit olması için dipnot 1 sizi dengeli dipnot 2 bir ümmet kıldık. Senin üzerinde bulunduğun (kıble edindiğin Kâbe'yi) biz ancak Elçi'ye uyanı, topukları üzerinde geri dönenden bil(dir)memiz (ortaya çıkarmamız) dipnot 3 için kıble yaptık. Bu, Allah'ın doğru yola ulaştırdıklarından başkasına elbette ağır gelir. Allah sizin imanınızı asla boşa çıkaracak değildir. Şüphesiz ki Allah insanlara karşı çok şefkatlidir, çok merhametlidir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Nisâ 4:41; Nahl 16:84, 89; Kasas 28:75.
    2. metne dön, dipnot 2
      Ayette geçen [ümmet-i vesat] tamlaması "orta, dengeli, adaletli, ölçülü, denk, uyumlu, ılımlı, hayırlı bir topluluk" anlamına gelmektedir. "Vasat ümmet", [ifrât] denen "aşırılık"lardan ve [tefrît] denen "küçümsemecilik ve indirgemecilik"ten uzak olup [itidal] denen dengeyi tutturan topluluk demektir.
    3. metne dön, dipnot 3
      "Yüce Allah'ın bilmesi" ifadesiyle ilgili izahımız için bkz. Al-i İmrân 3:140, dipnot 2.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 143. ayet

  3. Bakara suresi, 144. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 144. ayet. قَدْ نَرَىٰ تَقَلُّبَ وَجْهِكَ فِى ٱلسَّمَآءِ فَلَنُوَلِّيَنَّكَ قِبْلَةً تَرْضَىٰهَا فَوَلِّ وَجْهَكَ شَطْرَ ٱلْمَسْجِدِ ٱلْحَرَامِ وَحَيْثُ مَا كُنتُمْ فَوَلُّوا۟ وُجُوهَكُمْ شَطْرَهُۥ وَإِنَّ ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْكِتَٰبَ لَيَعْلَمُونَ أَنَّهُ ٱلْحَقُّ مِن رَّبِّهِمْ وَمَا ٱللَّهُ بِغَٰفِلٍ عَمَّا يَعْمَلُونَ

    ḳad nerâ teḳallübe vechike fi-ssemâ'. felenüvelliyenneke ḳibleten terḍâhâ. fevelli vecheke şaṭra-lmescidi-lḥarâm. veḥayŝü mâ küntüm fevellû vucûheküm şaṭrah. veinne-lleẕîne ûtü-lkitâbe leya`lemûne ennehü-lḥaḳḳu mir rabbihim. veme-llâhü bigâfilin `ammâ ya`melûn.

    Mehmet Okuyan

    Yüzünü göğe çevirişini (haber beklediğini) elbette görüyoruz. dipnot 1 Elbette seni memnun olacağın bir kıbleye döndürüyoruz. Yüzünü Mescid-i Haram tarafına çevir! Siz de nerede olursanız olun, (namazda) yüzlerinizi onun tarafına çevirin! Şüphesiz ki kendilerine kitap verilmiş olanlar, onun Rablerinden (gelen) gerçek olduğunu bilirler. Allah onların yaptıklarından habersiz değildir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ifade, Hz. Muhammed'in kıble olarak Kudüs'e doğru yönelişiyle ilgili tavrının kendi içtihadı olduğunu göstermektedir. Kudüs'e yöneliş vahiy ile belirlenmiş olsaydı Hz. Muhammed'in böyle bir arayışa girmesi düşünülemezdi. Kaldı ki böyle bir ilahî emir olsaydı, bunun Kur'an'da yer alması gerekirdi.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 144. ayet

  4. Bakara suresi, 145. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 145. ayet. وَلَئِنْ أَتَيْتَ ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْكِتَٰبَ بِكُلِّ ءَايَةٍ مَّا تَبِعُوا۟ قِبْلَتَكَ وَمَآ أَنتَ بِتَابِعٍ قِبْلَتَهُمْ وَمَا بَعْضُهُم بِتَابِعٍ قِبْلَةَ بَعْضٍ وَلَئِنِ ٱتَّبَعْتَ أَهْوَآءَهُم مِّنۢ بَعْدِ مَا جَآءَكَ مِنَ ٱلْعِلْمِ إِنَّكَ إِذًا لَّمِنَ ٱلظَّٰلِمِينَ

    velein eteyte-lleẕîne ûtü-lkitâbe bikülli âyetim mâ tebi`û ḳibletek. vemâ ente bitâbi`in ḳibletehüm. vemâ ba`ḍuhüm bitâbi`in ḳiblete ba`ḍ. veleini-tteba`te ehvâehüm mim ba`di mâ câeke mine-l`ilmi inneke iẕel lemine-żżâlimîn.

    Mehmet Okuyan

    Şüphesiz ki kendilerine kitap verilmiş olanlara her türlü delili getirsen de onlar kıblene dönmezler. Sen onların kıblesine asla uyacak değilsin. Onlar da birbirlerinin kıblesine uymazlar. Sana gelen bilgiden sonra onların arzularına uyacak olursan, işte o zaman zalimlerden olursun.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 145. ayet

  5. Bakara suresi, 146. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 146. ayet. ٱلَّذِينَ ءَاتَيْنَٰهُمُ ٱلْكِتَٰبَ يَعْرِفُونَهُۥ كَمَا يَعْرِفُونَ أَبْنَآءَهُمْ وَإِنَّ فَرِيقًا مِّنْهُمْ لَيَكْتُمُونَ ٱلْحَقَّ وَهُمْ يَعْلَمُونَ

    elleẕîne âteynâhümü-lkitâbe ya`rifûnehû kemâ ya`rifûne ebnâehüm. veinne ferîḳam minhüm leyektümûne-lḥaḳḳa vehüm ya`lemûn.

    Mehmet Okuyan

    Kendilerine kitap verdiklerimiz onu (kıbleyi) kendi çocuklarını tanıdıkları gibi tanırlar. dipnot 1 Şüphesiz ki onlardan bir grup, bilerek hakikati gizlemektedir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Burada, kitap ehlinin kendi çocuklarını tanıdıkları gibi tanıyıp bildikleri şey, bağlam gereği "kıble" olmalıdır. Serbest bir okuma yani bağlam dışı bir yoruma göre ise kastedileni "Hz. Muhammed" olarak kabul etmek de mümkündür. Çünkü benzer mesaj En‘âm 6:20'de de yer almaktadır.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 146. ayet

  6. Bakara suresi, 147. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 147. ayet. ٱلْحَقُّ مِن رَّبِّكَ فَلَا تَكُونَنَّ مِنَ ٱلْمُمْتَرِينَ

    elḥaḳḳu mir rabbike felâ tekûnenne mine-lmümterîn.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 147. ayet

  7. Bakara suresi, 148. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 148. ayet. وَلِكُلٍّ وِجْهَةٌ هُوَ مُوَلِّيهَا فَٱسْتَبِقُوا۟ ٱلْخَيْرَٰتِ أَيْنَ مَا تَكُونُوا۟ يَأْتِ بِكُمُ ٱللَّهُ جَمِيعًا إِنَّ ٱللَّهَ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ

    velikülliv vichetün hüve müvellîhâ festebiḳu-lḫayrât. eyne mâ tekûnû ye'ti bikümü-llâhü cemî`â. inne-llâhe `alâ külli şey'in ḳadîr.

    Mehmet Okuyan

    Herkesin O'nun (Allah'ın yönlendirmesiyle) yöneldiği bir yönü vardır. Siz iyiliklerde yarışın! Nerede olursanız olun, Allah hepinizi bir araya getirecektir. Şüphesiz ki Allah her şeye gücü yetendir.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 148. ayet

  8. Bakara suresi, 149. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 149. ayet. وَمِنْ حَيْثُ خَرَجْتَ فَوَلِّ وَجْهَكَ شَطْرَ ٱلْمَسْجِدِ ٱلْحَرَامِ وَإِنَّهُۥ لَلْحَقُّ مِن رَّبِّكَ وَمَا ٱللَّهُ بِغَٰفِلٍ عَمَّا تَعْمَلُونَ

    vemin ḥayŝü ḫaracte fevelli vecheke şaṭra-lmescidi-lḥarâm. veinnehû lelḥaḳḳu mir rabbik. veme-llâhü bigâfilin `ammâ ta`melûn.

    Mehmet Okuyan

    Nereden (yola) çıkarsan çık, (namazda) yüzünü Mescid-i Haram tarafına çevir! Şüphesiz ki bu (emir), Rabbinden (sana gelen bir gerçek)tir. Allah yapmakta olduklarınızdan asla habersiz değildir.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 149. ayet

  9. Bakara suresi, 150. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 150. ayet. وَمِنْ حَيْثُ خَرَجْتَ فَوَلِّ وَجْهَكَ شَطْرَ ٱلْمَسْجِدِ ٱلْحَرَامِ وَحَيْثُ مَا كُنتُمْ فَوَلُّوا۟ وُجُوهَكُمْ شَطْرَهُۥ لِئَلَّا يَكُونَ لِلنَّاسِ عَلَيْكُمْ حُجَّةٌ إِلَّا ٱلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ مِنْهُمْ فَلَا تَخْشَوْهُمْ وَٱخْشَوْنِى وَلِأُتِمَّ نِعْمَتِى عَلَيْكُمْ وَلَعَلَّكُمْ تَهْتَدُونَ

    vemin ḥayŝü ḫaracte fevelli vecheke şaṭra-lmescidi-lḥarâm. veḥayŝü mâ küntüm fevellû vucûheküm şaṭrahû liellâ yekûne linnâsi `aleyküm ḥucceh. ille-lleẕîne żalemû minhüm felâ taḫşevhüm vaḫşevnî veliütimme ni`metî `aleyküm vele`alleküm tehtedûn.

    Mehmet Okuyan

    Nereden (yola) çıkarsan çık, (namazda) yüzünü Mescid-i Haram tarafına çevir! Siz de nerede olursanız olun, (namazda) yüzlerinizi onun tarafına çevirin ki aralarından haksızlık edenler (inatçılar) hariç, insanların aleyhinizde (kullanabilecekleri) bir delili bulunmasın! Sakın onlardan korkmayın! Yalnız bana saygı duyun! Böylece size olan nimetimi tamamlayayım da doğru yolu bulasınız.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 150. ayet

  10. Bakara suresi, 151. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 151. ayet. كَمَآ أَرْسَلْنَا فِيكُمْ رَسُولًا مِّنكُمْ يَتْلُوا۟ عَلَيْكُمْ ءَايَٰتِنَا وَيُزَكِّيكُمْ وَيُعَلِّمُكُمُ ٱلْكِتَٰبَ وَٱلْحِكْمَةَ وَيُعَلِّمُكُم مَّا لَمْ تَكُونُوا۟ تَعْلَمُونَ

    kemâ erselnâ fîküm rasûlem minküm yetlû `aleyküm âyâtinâ veyüzekkîküm veyü`allimükümü-lkitâbe velḥikmete veyü`allimüküm mâ lem tekûnû ta`lemûn.

    Mehmet Okuyan

    Nitekim size kendi içinizden, ayetlerimizi tilavet eden (okuyup aktaran), sizi (kötülüklerden) arındıran, size Kitabı ve hikmeti (doğru hüküm verme yeteneğini) bildiren, bilmediklerinizi size öğreten bir elçi gönderdik. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Bakara 2:129; Al-i İmrân 3:164; Cum‘a 62:2.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 151. ayet

  11. Bakara suresi, 152. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 152. ayet. فَٱذْكُرُونِىٓ أَذْكُرْكُمْ وَٱشْكُرُوا۟ لِى وَلَا تَكْفُرُونِ

    feẕkürûnî eẕkürküm veşkürû lî velâ tekfürûn.

    Mehmet Okuyan

    Siz beni (ibadetle) hatırlayın ki ben de sizi (bağışlama ile) anayım. Benim için şükredin; bana nankörlük etmeyin!

    Ayet detayı — Bakara suresi, 152. ayet

Sabır, namaz ve imtihan 153–157

  1. Bakara suresi, 153. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 153. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ ٱسْتَعِينُوا۟ بِٱلصَّبْرِ وَٱلصَّلَوٰةِ إِنَّ ٱللَّهَ مَعَ ٱلصَّٰبِرِينَ

    yâ eyyühe-lleẕîne âmenü-ste`înû biṣṣabri veṣṣalâh. inne-llâhe me`a-ṣṣâbirîn.

    Mehmet Okuyan

    Ey iman edenler! dipnot 1 Sabır ve salât dipnot 2 (fedakârlık) ile (Allah'tan) yardım isteyin! Şüphesiz ki Allah sabredenlerle beraberdir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kur'an'da 89 kez geçen [yâ eyyühellezîne âmenû] "Ey iman edenler" hitabı, müminleri inşa eden mesajlar içermektedir. Bu ifadelerin geçtiği yerler: Bakara 2:104, 153, 172, 178, 183, 208, 254, 264, 267, 278, 282; Al-i İmrân 3:100, 102, 118, 130, 149, 156, 200; Nisâ 4:19, 29, 43, 59, 71, 94, 135, 136, 144; Mâide 5:1, 2, 6, 8, 11, 35, 51, 54, 57, 87, 90, 94, 95, 101, 105, 106; Enfâl 8:15, 20, 24, 27, 29, 45; Tevbe 9:23, 28, 34, 38, 119, 123; Hacc 22:77; Nûr 24:21, 27, 58; Ahzâb 33:9, 41, 49, 53, 56, 69, 70; Muhammed 47:7, 33; Hucurât 49:1, 2, 6, 11, 12; Hadîd 57:28; Mücâdele 58:9, 11, 12; Haşr 59:18; Mümtehine 60:1, 10, 13; Saff 61:2, 10, 14; Cum‘a 62:9; Münâfikûn 63:9; Teğâbun 64:14; Tahrîm 66:6, 8.
    2. metne dön, dipnot 2
      Buradaki [salat] kelimesi, "yardım, destek, fedakârlık" demektir ve namaz dâhil bütün tevhid içerikli ibadetleri kapsamaktadır. Benzer mesaj: Bakara 2:45.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 153. ayet

  2. Bakara suresi, 154. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 154. ayet. وَلَا تَقُولُوا۟ لِمَن يُقْتَلُ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ أَمْوَٰتٌۢ بَلْ أَحْيَآءٌ وَلَٰكِن لَّا تَشْعُرُونَ

    velâ teḳûlû limey yuḳtelü fî sebîli-llâhi emvâh. bel aḥyâüv velâkil lâ teş`urûn.

    Mehmet Okuyan

    Allah yolunda öldürülenlere ‘ölüler' demeyin! Aslında onlar diridir ancak siz anlayamazsınız. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bilinen anlamdaki "şehit" kelimesi Kur'an'da geçmez. Kur'an'da [şehid] ve [şüheda] kelimeleri, "şahit" ve "şahitler" anlamındadır. Allah yolunda öldürülenler, bedenen ölmüş olsalar da hayatlarıyla ve ölüm anlarıyla hak ve hakikate şahit olmuşlardır. İmanını hakka, hakkı da imanına şahit tutanlar Allah katında bir dirilikle varlıklarını devam ettirmektedir. Allah yolunda öldürülenlerin diğer insanlar gibi ölü olmadıkları, aksine Allah katında durumunu bizim bilemeyeceğimiz şekilde rızıklandırılmakta oldukları Al-i İmrân 3:169-170'de ifade edilmektedir.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 154. ayet

  3. Bakara suresi, 155. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 155. ayet. وَلَنَبْلُوَنَّكُم بِشَىْءٍ مِّنَ ٱلْخَوْفِ وَٱلْجُوعِ وَنَقْصٍ مِّنَ ٱلْأَمْوَٰلِ وَٱلْأَنفُسِ وَٱلثَّمَرَٰتِ وَبَشِّرِ ٱلصَّٰبِرِينَ

    veleneblüvenneküm bişey'im mine-lḫavfi velcû`i venaḳṣim mine-l'emvâli vel'enfüsi veŝŝemerât. vebeşşiri-ṣṣâbirîn.

    Mehmet Okuyan

    Şüphesiz ki sizi biraz korku ve açlık; (ayrıca) mallardan, canlardan ve ürünlerden azaltma (fakirlik) ile imtihan edeceğiz. Sabredenleri müjdele! dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayet Nisâ 4:62, 79, Kasas 28:47, Rûm 30:41, Şûrâ 42:30 ve 48. ayetlerle birlikte okunmalıdır.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 155. ayet

  4. Bakara suresi, 156. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 156. ayet. ٱلَّذِينَ إِذَآ أَصَٰبَتْهُم مُّصِيبَةٌ قَالُوٓا۟ إِنَّا لِلَّهِ وَإِنَّآ إِلَيْهِ رَٰجِعُونَ

    elleẕîne iẕâ eṣâbethüm müṣîbetün ḳâlû innâ lillâhi veinnâ ileyhi râci`ûn.

    Mehmet Okuyan

    Onlar (sabredenler), kendilerine bir musibet geldiği zaman "Biz Allah'a aidiz ve biz elbette yalnızca O'na döneceğiz" dipnot 1 derler.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu cümleye [istirca‘] "Yüce Allah'a teslimiyetle yöneliş" denmektedir.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 156. ayet

  5. Bakara suresi, 157. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 157. ayet. أُو۟لَٰٓئِكَ عَلَيْهِمْ صَلَوَٰتٌ مِّن رَّبِّهِمْ وَرَحْمَةٌ وَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْمُهْتَدُونَ

    ülâike `aleyhim ṣalevâtüm mir rabbihim veraḥmetüv veülâike hümü-lmühtedûn.

    Mehmet Okuyan

    İşte Rablerinden salavat (destekler) ve merhamet hep onların üzerinedir; doğru yolu bulanlar da onlardır.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 157. ayet

Safâ ile Merve; hakkı gizleyenler; tek ilah 158–163

  1. Bakara suresi, 158. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 158. ayet. إِنَّ ٱلصَّفَا وَٱلْمَرْوَةَ مِن شَعَآئِرِ ٱللَّهِ فَمَنْ حَجَّ ٱلْبَيْتَ أَوِ ٱعْتَمَرَ فَلَا جُنَاحَ عَلَيْهِ أَن يَطَّوَّفَ بِهِمَا وَمَن تَطَوَّعَ خَيْرًا فَإِنَّ ٱللَّهَ شَاكِرٌ عَلِيمٌ

    inne-ṣṣafâ velmervete min şe`âiri-llâh. femen ḥacce-lbeyte evi-`temera felâ cünâḥa `aleyhi ey yeṭṭavvefe bihimâ. vemen teṭavve`a ḫayran feinne-llâhe şâkirun `alîm.

    Mehmet Okuyan

    Şüphesiz ki Safa ile Merve dipnot 1 Allah'ın sembollerindendir. Kim Ev'i (Kâbe'yi) hacceder veya umre yaparsa, o ikisini (Safa ve Merve'yi) tavaf etmesinde dipnot 2 kendisine herhangi bir vebal yoktur. Kim gönüllü olarak bir iyilik yaparsa, şüphesiz ki Allah şükre çok karşılık verendir, bilendir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      [Safa] ile [Merve], Mekke'de Kâbe'nin yakınında bulunan ve haccın uygulamalarından birisini oluşturan [sa‘y] denen "dört gidiş ve üç dönüş"ten oluşan hareketlerin yapıldığı iki tepeciğin adıdır.
    2. metne dön, dipnot 2
      Literatürde Safa ile Merve arası gidiş-gelişler için her ne kadar [sa‘y] ifadesi kullanılıyor olsa da bu cümlede [yettavvefe] (tavaf etmek) fiili kullanılmaktadır. Anlaşılıyor ki Safa ile Merve arası gidiş-gelişler tavafı çağrıştırmaktadır.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 158. ayet

  2. Bakara suresi, 159. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 159. ayet. إِنَّ ٱلَّذِينَ يَكْتُمُونَ مَآ أَنزَلْنَا مِنَ ٱلْبَيِّنَٰتِ وَٱلْهُدَىٰ مِنۢ بَعْدِ مَا بَيَّنَّٰهُ لِلنَّاسِ فِى ٱلْكِتَٰبِ أُو۟لَٰٓئِكَ يَلْعَنُهُمُ ٱللَّهُ وَيَلْعَنُهُمُ ٱللَّٰعِنُونَ

    inne-lleẕîne yektümûne mâ enzelnâ mine-lbeyyinâti velhüdâ mim ba`di mâ beyyennâhü linnâsi fi-lkitâbi ülâike yel`anühümü-llâhü veyel`anühümü-llâ`inûn.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 159. ayet

  3. Bakara suresi, 160. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 160. ayet. إِلَّا ٱلَّذِينَ تَابُوا۟ وَأَصْلَحُوا۟ وَبَيَّنُوا۟ فَأُو۟لَٰٓئِكَ أَتُوبُ عَلَيْهِمْ وَأَنَا ٱلتَّوَّابُ ٱلرَّحِيمُ

    ille-lleẕîne tâbû veaṣleḥû vebeyyenû feülâike etûbü `aleyhim. veene-ttevvâbü-rraḥîm.

    Mehmet Okuyan

    Ancak tevbe edip kendilerini düzeltenler dipnot 1 ve (gerçeği) açıkça ortaya koyanlar başkadır. Ben onların tevbelerini kabul ederim. Ben tevbeleri çok kabul edenim; çok merhametli olanım.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Tevbe ve ıslahın cezaları düşürmesiyle ilgili bkz. Al-i İmrân 3:89, dipnot 8.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 160. ayet

  4. Bakara suresi, 161. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 161. ayet. إِنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَمَاتُوا۟ وَهُمْ كُفَّارٌ أُو۟لَٰٓئِكَ عَلَيْهِمْ لَعْنَةُ ٱللَّهِ وَٱلْمَلَٰٓئِكَةِ وَٱلنَّاسِ أَجْمَعِينَ

    inne-lleẕîne keferû vemâtû vehüm küffârun ülâike `aleyhim la`netü-llâhi velmelâiketi vennâsi ecme`în.

    Mehmet Okuyan

    Şüphesiz ki kâfir olanlar ve kâfir olarak dipnot 1 ölenlere gelince, dipnot 2 işte Allah'ın, meleklerin ve bütün insanların laneti onların üzerinedir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayette geçen [küfür] kelimeleri 159 ve 160. ayetler gereği "gerçeği örtenler" şeklinde anlaşılmalıdır.
    2. metne dön, dipnot 2
      Bu ayet Bakara 2:217, Al-i İmrân 3:86, 91, Nisâ 4:137, 168 ve Muhammed 47:34. ayetlerle okunmalıdır.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 161. ayet

  5. Bakara suresi, 162. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 162. ayet. خَٰلِدِينَ فِيهَا لَا يُخَفَّفُ عَنْهُمُ ٱلْعَذَابُ وَلَا هُمْ يُنظَرُونَ

    ḫâlidîne fîhâ. lâ yüḫaffefü `anhümü-l`aẕâbü velâ hüm yünżarûn.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 162. ayet

  6. Bakara suresi, 163. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 163. ayet. وَإِلَٰهُكُمْ إِلَٰهٌ وَٰحِدٌ لَّآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ ٱلرَّحْمَٰنُ ٱلرَّحِيمُ

    veilâhüküm ilâhüv vâḥid. lâ ilâhe illâ hüve-rraḥmânü-rraḥîm.

    Mehmet Okuyan

    İlahınız tek bir ilahtır. O'ndan başka ilah yoktur. Merhametin kaynağıdır, merhametlidir.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 163. ayet

Yaratılıştaki deliller ve ortak koşanlar 164–167

  1. Bakara suresi, 164. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 164. ayet. إِنَّ فِى خَلْقِ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَٱخْتِلَٰفِ ٱلَّيْلِ وَٱلنَّهَارِ وَٱلْفُلْكِ ٱلَّتِى تَجْرِى فِى ٱلْبَحْرِ بِمَا يَنفَعُ ٱلنَّاسَ وَمَآ أَنزَلَ ٱللَّهُ مِنَ ٱلسَّمَآءِ مِن مَّآءٍ فَأَحْيَا بِهِ ٱلْأَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَا وَبَثَّ فِيهَا مِن كُلِّ دَآبَّةٍ وَتَصْرِيفِ ٱلرِّيَٰحِ وَٱلسَّحَابِ ٱلْمُسَخَّرِ بَيْنَ ٱلسَّمَآءِ وَٱلْأَرْضِ لَـَٔايَٰتٍ لِّقَوْمٍ يَعْقِلُونَ

    inne fî ḫalḳi-ssemâvâti vel'arḍi vaḫtilâfi-lleyli vennehâri velfülki-lletî tecrî fi-lbaḥri bimâ yenfe`u-nnâse vemâ enzele-llâhü mine-ssemâi mim mâin feaḥyâ bihi-l'arḍa ba`de mevtihâ vebeŝŝe fîhâ min külli dâbbeh. vetaṣrîfi-rriyâḥi vesseḥâbi-lmüseḫḫari beyne-ssemâi vel'arḍi leâyâtil liḳavmiy ya`ḳilûn.

    Mehmet Okuyan

    Şüphesiz ki göklerin ve yerin yaratılmasında, dipnot 1 gecenin ve gündüzün değişmesinde (birbiri peşine gelişinde), dipnot 2 insanlara yarar sağlayan şeylerle (yüklü olarak) denizde yüzüp giden gemilerde, Allah'ın gökten indirip de kendisi sebebiyle ölümünden sonra toprağı canlandırdığı ve orada (yeryüzünde) her çeşit canlıyı yaydığı suda, rüzgârları ve gökle yer arasında emre hazır bulutları yönlendirmesinde akıl eden bir toplum için dersler vardır. dipnot 3

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yüce Allah kâinat kitabının çeşitli konu başlıklarını bu ayette vermekte ve bildirdiği hususlar başta olmak üzere, yaratılmış olan her şeyde iman edenler için nice deliller bulunduğunu ifade etmektedir. Bu bağlamda "ilk" olarak göklerin ve yerin yaratılışına dikkat çekmekte, bir anlamda yaratılan her bir şeyin çeşitli deliller içerdiğini ifade etmiş olmaktadır.
    2. metne dön, dipnot 2
      Benzer mesajlar: Al-i İmrân 3:190; Yûnus 10:6; Mü'minûn 23:80; Nûr 24:44; Furkân 25:62; Câsiye 45:5.
    3. metne dön, dipnot 3
      Benzer mesajlar: Al-i İmrân 3:190; Yûnus 10:6; Câsiye 45:3-5.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 164. ayet

  2. Bakara suresi, 165. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 165. ayet. وَمِنَ ٱلنَّاسِ مَن يَتَّخِذُ مِن دُونِ ٱللَّهِ أَندَادًا يُحِبُّونَهُمْ كَحُبِّ ٱللَّهِ وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ أَشَدُّ حُبًّا لِّلَّهِ وَلَوْ يَرَى ٱلَّذِينَ ظَلَمُوٓا۟ إِذْ يَرَوْنَ ٱلْعَذَابَ أَنَّ ٱلْقُوَّةَ لِلَّهِ جَمِيعًا وَأَنَّ ٱللَّهَ شَدِيدُ ٱلْعَذَابِ

    vemine-nnâsi mey yetteḫiẕü min dûni-llâhi endâdey yüḥibbûnehüm keḥubbi-llâh. velleẕîne âmenû eşeddü ḥubbel lillâh. velev yera-lleẕîne żalemû iẕ yeravne-l`aẕâbe enne-lḳuvvete lillâhi cemî`av veenne-llâhe şedîdü-l`aẕâb.

    Mehmet Okuyan

    İnsanlardan bazıları, Allah'ın peşi sıra ortaklar edinir de onları Allah'ı sever gibi severler. dipnot 1 İman edenlerin Allah'a olan sevgileri ise (onlarınkinden) çok daha fazladır. dipnot 2 Keşke zalimler azabı gördükleri zaman (anlayacakları gibi) bütün kudretin yalnızca Allah'a ait olduğunu ve Allah'ın azabının çok şiddetli olduğunu (önceden) gör(üp anlayabil)selerdi!

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yüce Allah muhatapların inançtaki şirkine değinmektedir. Kâinatın yaratılışı ve idaresinde tek olan Allah inanç noktasında da muhatapları tarafından tekliğinin kabul edilmesini istemekte, şirke düşenleri eleştirmektedir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Benzer mesajlar: Tevbe 9:23-24; Mücâdele 58:22; Mümtehine 60:1.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 165. ayet

  3. Bakara suresi, 166. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 166. ayet. إِذْ تَبَرَّأَ ٱلَّذِينَ ٱتُّبِعُوا۟ مِنَ ٱلَّذِينَ ٱتَّبَعُوا۟ وَرَأَوُا۟ ٱلْعَذَابَ وَتَقَطَّعَتْ بِهِمُ ٱلْأَسْبَابُ

    iẕ teberrae-lleẕîne-ttübi`û mine-lleẕîne-ttebe`û veraevü-l`aẕâbe veteḳaṭṭa`at bihimü-l'esbâb.

    Mehmet Okuyan

    İşte o zaman (görecekler ki) kendilerine uyulanlar, (onlara) uyanlardan uzaklaşmıştır ve (her iki taraf da) azabı görmüş, sonunda aralarındaki bağlar kopmuştur.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 166. ayet

  4. Bakara suresi, 167. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 167. ayet. وَقَالَ ٱلَّذِينَ ٱتَّبَعُوا۟ لَوْ أَنَّ لَنَا كَرَّةً فَنَتَبَرَّأَ مِنْهُمْ كَمَا تَبَرَّءُوا۟ مِنَّا كَذَٰلِكَ يُرِيهِمُ ٱللَّهُ أَعْمَٰلَهُمْ حَسَرَٰتٍ عَلَيْهِمْ وَمَا هُم بِخَٰرِجِينَ مِنَ ٱلنَّارِ

    veḳâle-lleẕîne-ttebe`û lev enne lenâ kerraten feneteberrae minhüm kemâ teberraû minnâ. keẕâlike yürîhimü-llâhü a`mâlehüm ḥaserâtin `aleyhim. vemâ hüm biḫâricîne mine-nnâr.

    Mehmet Okuyan

    (Kötülere) uyanlar şöyle demiş (olacaklar)dır: "Keşke bir kez daha (dünyaya dönmemiz) mümkün olsaydı dipnot 1 da şimdi onların bizden uzaklaştıkları gibi biz de onlardan uzaklaşsaydık!" Böylece Allah pişmanlık duydukları işleri kendilerine gösterecektir. Onlar asla ateşten çıkamazlar. dipnot 2

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: En‘âm 6:27; A‘râf 7:53; Mü'minûn 23:99-100; Secde 32:12; Fâtır 35:37; Zümer 39:58.
    2. metne dön, dipnot 2
      Benzer mesajlar: Mâide 5:37; Hacc 22:22; Mü'minûn 23:107; Secde 32:20; Fâtır 35:37; Mü'min 40:11; Câsiye 45:35.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 167. ayet

Helal ve haram yiyecekler; atalara uyma 168–176

  1. Bakara suresi, 168. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 168. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّاسُ كُلُوا۟ مِمَّا فِى ٱلْأَرْضِ حَلَٰلًا طَيِّبًا وَلَا تَتَّبِعُوا۟ خُطُوَٰتِ ٱلشَّيْطَٰنِ إِنَّهُۥ لَكُمْ عَدُوٌّ مُّبِينٌ

    yâ eyyühe-nnâsü külû mimmâ fi-l'arḍi ḥalâlen ṭayyibâ. velâ tettebi`û ḫuṭuvâti-şşeyṭân. innehû leküm `adüvvüm mübîn.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 168. ayet

  2. Bakara suresi, 169. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 169. ayet. إِنَّمَا يَأْمُرُكُم بِٱلسُّوٓءِ وَٱلْفَحْشَآءِ وَأَن تَقُولُوا۟ عَلَى ٱللَّهِ مَا لَا تَعْلَمُونَ

    innemâ ye'müruküm bissûi velfaḥşâi veen teḳûlû `ale-llâhi mâ lâ ta`lemûn.

    Mehmet Okuyan

    O, size ancak kötülüğü, çirkinliği ve Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri söylemenizi emreder.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 169. ayet

  3. Bakara suresi, 170. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 170. ayet. وَإِذَا قِيلَ لَهُمُ ٱتَّبِعُوا۟ مَآ أَنزَلَ ٱللَّهُ قَالُوا۟ بَلْ نَتَّبِعُ مَآ أَلْفَيْنَا عَلَيْهِ ءَابَآءَنَآ أَوَلَوْ كَانَ ءَابَآؤُهُمْ لَا يَعْقِلُونَ شَيْـًٔا وَلَا يَهْتَدُونَ

    veiẕâ ḳîle lehümü-ttebi`û mâ enzele-llâhü ḳâlû bel nettebi`u mâ elfeynâ `aleyhi âbâenâ. evelev kâne âbâühüm lâ ya`ḳilûne şey'ev velâ yehtedûn.

    Mehmet Okuyan

    Onlara (müşriklere) "Allah'ın indirdiğine uyun!" dendiği zaman, onlar "Hayır! Biz atalarımızı üzerinde bulduğumuz dipnot 1 (yol)a uyarız." dediler. dipnot 2 Ataları hiçbir şey akıl etmemiş, doğruyu bulamamış olsalar da mı?

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayette geçen [elfeynâ] kelimesi [elfev] ve [elfeyâ] kalıplarında da Kur'an'da birer kez geçmekte ve "bulmak, karşılaşmak, bulup öğrenmek, görmek" gibi birbirine yakın anlamlar vermekte, müşriklerin taklitçilik üzereliği tercihlerini ifade etmektedir. Konuyla ilgili olarak Mâide 5:104 ve Lokmân 31:21'de de benzer mesajlar verilmekte ve her iki ayette de [vecednâ] "bulmak" fiili kullanılmaktadır. O kullanımlardan hareketle, yorumunu yapmakta olduğumuz ayetteki [elfeynâ] fiilinin de benzer bir mana verdiğini söylemek hatalı olmasa gerektir. Burada konusu edilenler Bakara 2:165. ayette sözü edilen ve Allah'ın peşi sıra putlar edinen müşrikler olsa gerektir. Yüce Allah Bakara 2:168. ayette şeytanın adımlarını izlememek gerektiğini ifade ettikten sonra, burada bir şeytan faaliyeti olan taklide dikkat çekmekte, kendisini taklide kaptıranların şeytanın adımlarını izlemiş olacağını ifade etmektedir. Taklit, şeytanın davet ettiği üzere sonu cehennem olan bir felakettir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Benzer mesajlar: Mâide 5:104; A‘râf 7:28; Yûnus 10:78; Hûd 11:53-54, 62, 87; Enbiyâ 21:52-53; Şu‘arâ 26:70-74; Lokmân 31:21; Sebe' 34:43; Sâffât 37:69-74; Zuhruf 43:22, 23.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 170. ayet

  4. Bakara suresi, 171. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 171. ayet. وَمَثَلُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ كَمَثَلِ ٱلَّذِى يَنْعِقُ بِمَا لَا يَسْمَعُ إِلَّا دُعَآءً وَنِدَآءً صُمٌّۢ بُكْمٌ عُمْىٌ فَهُمْ لَا يَعْقِلُونَ

    vemeŝelü-lleẕîne keferû kemeŝeli-lleẕî yen`iḳu bimâ lâ yesme`u illâ dü`âev venidââ. ṣummüm bükmün `umyün fehüm lâ ya`ḳilûn.

    Mehmet Okuyan

    Kâfir olanların durumu, (çobanın) bağırıp çağırmasından başka bir şey duymayanın durumuna benzer. Onlar (gerçeğe karşı) sağırdır, dilsizdir, kördür; dipnot 1 onlar akıl da etmezler.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Bakara 2:18; En‘âm 6:39; Hûd 11:24.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 171. ayet

  5. Bakara suresi, 172. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 172. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ كُلُوا۟ مِن طَيِّبَٰتِ مَا رَزَقْنَٰكُمْ وَٱشْكُرُوا۟ لِلَّهِ إِن كُنتُمْ إِيَّاهُ تَعْبُدُونَ

    yâ eyyühe-lleẕîne âmenû külû min ṭayyibâti mâ razaḳnâküm veşkürû lillâhi in küntüm iyyâhü ta`büdûn.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 172. ayet

  6. Bakara suresi, 173. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 173. ayet. إِنَّمَا حَرَّمَ عَلَيْكُمُ ٱلْمَيْتَةَ وَٱلدَّمَ وَلَحْمَ ٱلْخِنزِيرِ وَمَآ أُهِلَّ بِهِۦ لِغَيْرِ ٱللَّهِ فَمَنِ ٱضْطُرَّ غَيْرَ بَاغٍ وَلَا عَادٍ فَلَآ إِثْمَ عَلَيْهِ إِنَّ ٱللَّهَ غَفُورٌ رَّحِيمٌ

    innemâ ḥarrame `aleykümü-lmeytete veddeme velaḥme-lḫinzîri vemâ ühille bihî ligayri-llâh. femeni-ḍṭurra gayra bâgiv velâ `âdin felâ iŝme `aleyh. inne-llâhe gafûrur raḥîm.

    Mehmet Okuyan

    Şüphesiz ki (Allah) size leşi, kanı, domuz etini ve Allah'tan başkası adına kesilen (hayvan)ı haram kılmıştır. dipnot 1 (Ancak) azgınlık yapmayacak ve sınırı aşmayacak şekilde kim (bunlardan yemek) zorunda kalırsa, (bilsin ki) ona herhangi bir vebal yoktur. Şüphesiz ki Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Mâide 5:3; En‘âm 6:145; Nahl 16:115.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 173. ayet

  7. Bakara suresi, 174. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 174. ayet. إِنَّ ٱلَّذِينَ يَكْتُمُونَ مَآ أَنزَلَ ٱللَّهُ مِنَ ٱلْكِتَٰبِ وَيَشْتَرُونَ بِهِۦ ثَمَنًا قَلِيلًا أُو۟لَٰٓئِكَ مَا يَأْكُلُونَ فِى بُطُونِهِمْ إِلَّا ٱلنَّارَ وَلَا يُكَلِّمُهُمُ ٱللَّهُ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ وَلَا يُزَكِّيهِمْ وَلَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ

    inne-lleẕîne yektümûne mâ enzele-llâhü mine-lkitâbi veyeşterûne bihî ŝemenen ḳalîlen ülâike mâ ye'külûne fî büṭûnihim ille-nnâra velâ yükellimühümü-llâhü yevme-lḳiyâmeti velâ yüzekkîhim. velehüm `aẕâbün elîm.

    Mehmet Okuyan

    Allah'ın indirdiği kitaptakileri gizleyip dipnot 1 onu az bir değer karşılığında satanlar (var ya), işte onlar karınlarında ateşten başka bir şey yemeyenlerdir. Kıyamet günü Allah onlara konuşmayacak ve onları temize çıkarmayacaktır. Onlar için elem verici bir azap vardır. dipnot 2

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Bakara 2:140, 159-162, 174-175, 283; Al-i İmrân 3:187.
    2. metne dön, dipnot 2
      Benzer mesaj: Al-i İmrân 3:77.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 174. ayet

  8. Bakara suresi, 175. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 175. ayet. أُو۟لَٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ ٱشْتَرَوُا۟ ٱلضَّلَٰلَةَ بِٱلْهُدَىٰ وَٱلْعَذَابَ بِٱلْمَغْفِرَةِ فَمَآ أَصْبَرَهُمْ عَلَى ٱلنَّارِ

    ülâike-lleẕîne-şteravu-ḍḍalâlete bilhüdâ vel`aẕâbe bilmagfirah. femâ aṣberahüm `ale-nnâr.

    Mehmet Okuyan

    Onlar hidayet karşılığında sapkınlığı, bağışlanma karşılığında da azabı satın alanlardır. Ateşe karşı ne kadar dayanıklıdırlar! dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yüce Allah insanlığın kurtuluşu için indirdiği ilahi mesajları içeren kitabındaki gerçekleri gizleyenlerin feci akıbetlerini ifade etmekte ve ateş azabına dayanma durumlarını düşünmeleri gerektiğine dikkat çekmektedir.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 175. ayet

  9. Bakara suresi, 176. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 176. ayet. ذَٰلِكَ بِأَنَّ ٱللَّهَ نَزَّلَ ٱلْكِتَٰبَ بِٱلْحَقِّ وَإِنَّ ٱلَّذِينَ ٱخْتَلَفُوا۟ فِى ٱلْكِتَٰبِ لَفِى شِقَاقٍۭ بَعِيدٍ

    ẕâlike bienne-llâhe nezzele-lkitâbe bilḥaḳḳ. veinne-lleẕîne-ḫtelefû fi-lkitâbi lefî şiḳâḳum be`îd.

    Mehmet Okuyan

    Onun (azabın) sebebi, Allah'ın, kitabı bir amaç ile indirmiş olmasıdır. (Buna rağmen) kitap hakkında ayrılığa düşenler, elbette derin bir anlaşmazlığın içindedir.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 176. ayet

İyilik (birr) nedir 177

  1. Bakara suresi, 177. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 177. ayet. لَّيْسَ ٱلْبِرَّ أَن تُوَلُّوا۟ وُجُوهَكُمْ قِبَلَ ٱلْمَشْرِقِ وَٱلْمَغْرِبِ وَلَٰكِنَّ ٱلْبِرَّ مَنْ ءَامَنَ بِٱللَّهِ وَٱلْيَوْمِ ٱلْـَٔاخِرِ وَٱلْمَلَٰٓئِكَةِ وَٱلْكِتَٰبِ وَٱلنَّبِيِّـۧنَ وَءَاتَى ٱلْمَالَ عَلَىٰ حُبِّهِۦ ذَوِى ٱلْقُرْبَىٰ وَٱلْيَتَٰمَىٰ وَٱلْمَسَٰكِينَ وَٱبْنَ ٱلسَّبِيلِ وَٱلسَّآئِلِينَ وَفِى ٱلرِّقَابِ وَأَقَامَ ٱلصَّلَوٰةَ وَءَاتَى ٱلزَّكَوٰةَ وَٱلْمُوفُونَ بِعَهْدِهِمْ إِذَا عَٰهَدُوا۟ وَٱلصَّٰبِرِينَ فِى ٱلْبَأْسَآءِ وَٱلضَّرَّآءِ وَحِينَ ٱلْبَأْسِ أُو۟لَٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ صَدَقُوا۟ وَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْمُتَّقُونَ

    leyse-lbirra en tüvellû vucûheküm ḳibele-lmeşriḳi velmagribi velâkinne-lbirra men âmene billâhi velyevmi-l'âḫiri velmelâiketi velkitâbi vennebiyyîn. veâte-lmâle `alâ ḥubbihî ẕevi-lḳurbâ velyetâmâ velmesâkîne vebne-ssebîli vessâilîne vefi-rriḳâb. veeḳâme-ṣṣalâte veâte-zzekâh. velmûfûne bi`ahdihim iẕâ `âhedû. veṣṣâbirîne fi-lbe'sâi veḍḍarrâi veḥîne-lbe's. ülâike-lleẕîne ṣadeḳû. veülâike hümü-lmütteḳûn.

    Mehmet Okuyan

    (Gerçek) iyilik, yüzlerinizi doğu ve(ya) batı tarafına çevirmeniz değildir. Gerçek iyilik, kişinin Allah'a, ahiret gününe, meleklere, Kitaba ve peygamberlere inanmasıdır. (Allah'ın rızasını gözeterek) yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışa, (yardım) isteyenlere ve kölelere sevdiği maldan harcamasıdır. (Ayrıca) namazı kılması, zekâtı vermesidir. (Bunlar) antlaşma yaptığı zaman sözlerini yerine getirenlerdir. (Dahası), sıkıntı, hastalık ve savaş zamanlarında sabredenlerdir. Doğru olanlar işte bunlardır! Muttakîler (duyarlı olanlar) da işte bunlardır! dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayet [birr], [takvâ] ve [muttakî]ler hakkında en kapsamlı bilgileri içeren ayettir. Ayette [takvâ] denen duyarlılığın söylem değil, inanç ve eylem birlikteliği içerdiği gösterilmektedir.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 177. ayet

Kısas ve vasiyet 178–182

  1. Bakara suresi, 178. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 178. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ كُتِبَ عَلَيْكُمُ ٱلْقِصَاصُ فِى ٱلْقَتْلَى ٱلْحُرُّ بِٱلْحُرِّ وَٱلْعَبْدُ بِٱلْعَبْدِ وَٱلْأُنثَىٰ بِٱلْأُنثَىٰ فَمَنْ عُفِىَ لَهُۥ مِنْ أَخِيهِ شَىْءٌ فَٱتِّبَاعٌۢ بِٱلْمَعْرُوفِ وَأَدَآءٌ إِلَيْهِ بِإِحْسَٰنٍ ذَٰلِكَ تَخْفِيفٌ مِّن رَّبِّكُمْ وَرَحْمَةٌ فَمَنِ ٱعْتَدَىٰ بَعْدَ ذَٰلِكَ فَلَهُۥ عَذَابٌ أَلِيمٌ

    yâ eyyühe-lleẕîne âmenû kütibe `aleykümü-lḳiṣâṣu fi-lḳatlâ. elḥurru bilḥurri vel`abdü bil`abdi vel'ünŝâ bil'ünŝâ. femen `ufiye lehû min eḫîhi şey'ün fettibâ`um bilma`rûfi veedâün ileyhi biiḥsân. ẕâlike taḫfîfüm mir rabbiküm veraḥmetün. femeni-`tedâ ba`de ẕâlike felehû `aẕâbün elîm.

    Mehmet Okuyan

    Ey iman edenler! Öldürülenler hakkında kısas dipnot 1 size farz kılındı: dipnot 2 Hür kişiye karşılık bizzat o hür kişi, köleye karşılık bizzat o köle, kadına karşılık da bizzat o kadın. Kimin cezası, kardeşi (öldürülenin velisi) tarafından bir şey (karşılığı) bağışlanırsa, artık (taraflar) hakkaniyete uymalı ve (öldüren kişi gereken diyeti) ona (öldürdüğünün yakınlarına) güzellikle ödemelidir. Bu (söylenenler), Rabbinizden bir hafifletme ve merhamettir. Kim bundan sonra haddi aşarsa onun için elem verici bir azap vardır.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      [Kısas], haksız yere bir insanı öldüren katilin, öldürülenin yakınları tarafından öldürülmesi isteğinin meşru otorite tarafından yerine getirilmesidir. Bu cezai işlem, "otorite/devlet" tarafından uygulanacağı için, intikam ve kan davası gibi sorunlar önlenebilecek, insan öldürmenin cezasının ölüm olmasının caydırıcılığı nedeniyle de cinayet oranlarında düşüş meydana gelebilecektir. Tam da bu yüzden Bakara 2:179'da "kısasta hayat vardır" ifadesine yer verilmektedir. [Kısas] kelimesinin "bedel, karşılık, ödeşme, adalet" gibi anlamları da göz önünde bulundurulduğunda, suçun niteliğine göre katilin öldürülmesinden affedilmesine kadar birçok seçeneği içerdiği bilinmelidir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Kur'an'da [kutibe] (yazılmak) şeklinde edilgen kalıpta kullanılan kelimeler "farz kılınmak", "ilke ve prensip hâline getirilmek" anlamlarını içermektedir. İlgili ayetler için bkz. Bakara 2:178, 180, 183, 216, 246; Al-i İmrân 3:154; Nisâ 4:77, 127; Tevbe 9:120, 121; Hacc 22:4.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 178. ayet

  2. Bakara suresi, 179. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 179. ayet. وَلَكُمْ فِى ٱلْقِصَاصِ حَيَوٰةٌ يَٰٓأُو۟لِى ٱلْأَلْبَٰبِ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَ

    veleküm fi-lḳiṣâṣi ḥayâtüy yâ ûli-l'elbâbi le`alleküm tetteḳûn.

    Mehmet Okuyan

    Ey öz akıl sahipleri! kısasta sizin için hayat vardır. Umulur ki takvâlı (duyarlı) olursunuz.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 179. ayet

  3. Bakara suresi, 180. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 180. ayet. كُتِبَ عَلَيْكُمْ إِذَا حَضَرَ أَحَدَكُمُ ٱلْمَوْتُ إِن تَرَكَ خَيْرًا ٱلْوَصِيَّةُ لِلْوَٰلِدَيْنِ وَٱلْأَقْرَبِينَ بِٱلْمَعْرُوفِ حَقًّا عَلَى ٱلْمُتَّقِينَ

    kütibe `aleyküm iẕâ ḥaḍara eḥadekümü-lmevtü in terake ḫayran. elveṣiyyetü lilvâlideyni vel'aḳrabîne bilma`rûf. ḥaḳḳan `ale-lmütteḳîn.

    Mehmet Okuyan

    Birinize ölüm geldiği zaman, bir hayır (mal) bırakacaksa ana babaya ve yakınlara uygun bir biçimde vasiyet etmek, muttakîler (duyarlı olanlar) üzerinde bir borç olarak farz kılınmıştır. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yüce Allah ekonomik hayata dair çok önemli bir konuya, ölümden önce yakınlara vasiyet edilmesi gerektiğine değinmekte, bu konudaki hükmünün de "farz olduğunu" ifade etmektedir.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 180. ayet

  4. Bakara suresi, 181. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 181. ayet. فَمَنۢ بَدَّلَهُۥ بَعْدَ مَا سَمِعَهُۥ فَإِنَّمَآ إِثْمُهُۥ عَلَى ٱلَّذِينَ يُبَدِّلُونَهُۥٓ إِنَّ ٱللَّهَ سَمِيعٌ عَلِيمٌ

    femem beddelehû ba`de mâ semi`ahû feinnemâ iŝmühû `ale-lleẕîne yübeddilûneh. inne-llâhe semî`un `alîm.

    Mehmet Okuyan

    Kim duyduktan sonra onu (vasiyeti) değiştirirse, günahı sadece onu değiştirenedir. Şüphesiz ki Allah duyandır, bilendir.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 181. ayet

  5. Bakara suresi, 182. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 182. ayet. فَمَنْ خَافَ مِن مُّوصٍ جَنَفًا أَوْ إِثْمًا فَأَصْلَحَ بَيْنَهُمْ فَلَآ إِثْمَ عَلَيْهِ إِنَّ ٱللَّهَ غَفُورٌ رَّحِيمٌ

    femen ḫâfe mim mûṣin cenefen ev iŝmen feaṣleḥa beynehüm felâ iŝme `aleyh. inne-llâhe gafûrur raḥîm.

    Mehmet Okuyan

    Kim vasiyet edenin haksızlığa veya günaha yönelmesinden endişe eder de (ilgililerin) arasını bulursa kendisine herhangi bir günah yoktur. Şüphesiz ki Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 182. ayet

Oruç 183–187

  1. Bakara suresi, 183. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 183. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ كُتِبَ عَلَيْكُمُ ٱلصِّيَامُ كَمَا كُتِبَ عَلَى ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِكُمْ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَ

    yâ eyyühe-lleẕîne âmenû kütibe `aleykümu-ṣṣiyâmü kemâ kütibe `ale-lleẕîne min ḳabliküm le`alleküm tetteḳûn.

    Mehmet Okuyan

    Ey iman edenler! Oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi takvâya (duyarlılığa) ulaşasınız diye size de farz kılındı. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu buyruk namaz, oruç, zekât, kurban vs. ibadetlerin eski ümmetlerden beri farz olduğunun delillerindendir. Benzer mesajlar: Bakara 2:83; Al-i İmrân 3:39; Mâide 5:12; Yûnus 10:87; İbrâhîm 14:40; Kehf 18:21; Meryem 19:31, 55, 59; Tâhâ 20:14; Hacc 22:26-30, 34-37; Enbiyâ 21:73; Lokmân 31:17; Şûrâ 42:13.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 183. ayet

  2. Bakara suresi, 184. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 184. ayet. أَيَّامًا مَّعْدُودَٰتٍ فَمَن كَانَ مِنكُم مَّرِيضًا أَوْ عَلَىٰ سَفَرٍ فَعِدَّةٌ مِّنْ أَيَّامٍ أُخَرَ وَعَلَى ٱلَّذِينَ يُطِيقُونَهُۥ فِدْيَةٌ طَعَامُ مِسْكِينٍ فَمَن تَطَوَّعَ خَيْرًا فَهُوَ خَيْرٌ لَّهُۥ وَأَن تَصُومُوا۟ خَيْرٌ لَّكُمْ إِن كُنتُمْ تَعْلَمُونَ

    eyyâmem ma`dûdât. femen kâne minküm merîḍan ev `alâ seferin fe`iddetüm min eyyâmin üḫar. ve`ale-lleẕîne yüṭîḳûnehû fidyetün ṭa`âmü miskîn. femen teṭavve`a ḫayran fehüve ḫayrul leh. veen teṣûmû ḫayrul leküm in küntüm ta`lemûn.

    Mehmet Okuyan

    (Oruç size) sayılı günlerde olmak üzere (farz kılındı). İçinizden kim hasta veya yolcu olursa, (tutamadığı gün sayısı kadar) diğer günlerden o sayı(yı tamamlasın). Oruç tutmaya zar zor güçleri yetenlerin ise dipnot 1 bir fakiri doyuracak kadar fidye (vermesi) gerekir. Kim gönüllü olarak iyilik yaparsa, bu kendisi için daha hayırlıdır. Bilirseniz (zorluğa rağmen) oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ifadenin, "Oruç tutmaya güç yetiremeyenler" şeklindeki tercümesi hatalıdır. Çünkü metinde olmayan bir olumsuzluk edatının burada var olduğu iddia edilmektedir.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 184. ayet

  3. Bakara suresi, 185. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 185. ayet. شَهْرُ رَمَضَانَ ٱلَّذِىٓ أُنزِلَ فِيهِ ٱلْقُرْءَانُ هُدًى لِّلنَّاسِ وَبَيِّنَٰتٍ مِّنَ ٱلْهُدَىٰ وَٱلْفُرْقَانِ فَمَن شَهِدَ مِنكُمُ ٱلشَّهْرَ فَلْيَصُمْهُ وَمَن كَانَ مَرِيضًا أَوْ عَلَىٰ سَفَرٍ فَعِدَّةٌ مِّنْ أَيَّامٍ أُخَرَ يُرِيدُ ٱللَّهُ بِكُمُ ٱلْيُسْرَ وَلَا يُرِيدُ بِكُمُ ٱلْعُسْرَ وَلِتُكْمِلُوا۟ ٱلْعِدَّةَ وَلِتُكَبِّرُوا۟ ٱللَّهَ عَلَىٰ مَا هَدَىٰكُمْ وَلَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ

    şehru rameḍane-lleẕî ünzile fîhi-lḳur'ânü hüdel linnâsi vebeyyinâtim mine-lhüdâ velfürḳân. femen şehide minkümü-şşehra felyeṣumh. vemen kâne merîḍan ev `alâ seferin fe`iddetüm min eyyâmin üḫar. yürîdü-llâhü bikümü-lyüsra velâ yürîdü bikümü-l`usr. velitükmilü-l`iddete velitükebbirü-llâhe `alâ mâ hedâküm vele`alleküm teşkürûn.

    Mehmet Okuyan

    Ramazan ayı, insanlara yol gösterici, bir rehber ve doğruyu yanlıştan ayırmanın apaçık delilleri olarak Kur'an'ın indirildiği aydır. Sizden o bir aylık süreye ulaşanlar onu (o ayı) oruç tutsun! (İçinizden) kim hasta veya yolcu olursa, (tutamadığı gün sayısı kadar) diğer günlerden o sayı(yı tamamlasın). Allah sizin için kolaylık ister; zorluk istemez. dipnot 1 (Bütün bunlar), sayıyı tamamlamanız ve size doğru yolu göstermesine karşılık Allah'ı yüceltmeniz ve şükretmeniz içindir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ifade ilahi emirlerin aslında kolay olduğunun delilidir. Dinde zorlama olmaması dinde zorunluluk olmaması demek değildir. Önemli olan nokta zorunlulukların inanarak yapılmasıdır. Benzer mesajlar: Mâide 5:6; Hacc 22:78.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 185. ayet

  4. Bakara suresi, 186. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 186. ayet. وَإِذَا سَأَلَكَ عِبَادِى عَنِّى فَإِنِّى قَرِيبٌ أُجِيبُ دَعْوَةَ ٱلدَّاعِ إِذَا دَعَانِ فَلْيَسْتَجِيبُوا۟ لِى وَلْيُؤْمِنُوا۟ بِى لَعَلَّهُمْ يَرْشُدُونَ

    veiẕâ seeleke `ibâdî `annî feinnî ḳarîb. ücîbü da`vete-ddâ`i iẕâ de`âni felyestecîbû lî velyü'minû bî le`allehüm yerşüdûn.

    Mehmet Okuyan

    Kullarım sana, beni sorduğunda (de ki): "Ben (kendilerine) çok yakınım. dipnot 1 Bana dua ettiği zaman, dua edenin çağrısına cevap veririm. dipnot 2 (Kullarım) benim davetime uysunlar dipnot 3 ve bana inansınlar ki doğru yolu bulabilsinler!"

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Enfâl 8:24; Hûd 11:61; Kâf 50:16; Vâkı‘a 56:85; Mücâdele 58:7. Yüce Allah, oruçlunun oruç günlerini tamamlamasını isterken aynı zamanda şanını yüceltmelerini ve böylece şükretmelerini hükme bağlamaktadır. Ardından Hz. Muhammed'den, kendisinin kullarına çok yakın olduğunu ilan etmesini istemekte ve böylece kendisinin konumunu merak edenlerin merakını gidermektedir. Hadîd 57:4'te Yüce Allah'ın insanlarla birlikte olduğu ifade edilmekte, Mücâdele 58:7'de ise her halükârda Yüce Allah'ın insanların yanında bulunduğu belirtilmekte, O'nun yakınlığına dair bir bilinç verilmek istenmektedir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Benzer mesaj: Mü'min 40:60. Yüce Allah her duaya cevap verecektir; ancak bu durum dualara, edildiği içeriğin birebir karşılığı şeklinde cevap verileceği anlamına gelmemektedir. Çünkü insanlar bazen hayır niyetiyle şerri de dileyebilirler. Bkz. İsrâ 17:11.
    3. metne dön, dipnot 3
      Benzer mesaj: Enfâl 8:24.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 186. ayet

  5. Bakara suresi, 187. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 187. ayet. أُحِلَّ لَكُمْ لَيْلَةَ ٱلصِّيَامِ ٱلرَّفَثُ إِلَىٰ نِسَآئِكُمْ هُنَّ لِبَاسٌ لَّكُمْ وَأَنتُمْ لِبَاسٌ لَّهُنَّ عَلِمَ ٱللَّهُ أَنَّكُمْ كُنتُمْ تَخْتَانُونَ أَنفُسَكُمْ فَتَابَ عَلَيْكُمْ وَعَفَا عَنكُمْ فَٱلْـَٰٔنَ بَٰشِرُوهُنَّ وَٱبْتَغُوا۟ مَا كَتَبَ ٱللَّهُ لَكُمْ وَكُلُوا۟ وَٱشْرَبُوا۟ حَتَّىٰ يَتَبَيَّنَ لَكُمُ ٱلْخَيْطُ ٱلْأَبْيَضُ مِنَ ٱلْخَيْطِ ٱلْأَسْوَدِ مِنَ ٱلْفَجْرِ ثُمَّ أَتِمُّوا۟ ٱلصِّيَامَ إِلَى ٱلَّيْلِ وَلَا تُبَٰشِرُوهُنَّ وَأَنتُمْ عَٰكِفُونَ فِى ٱلْمَسَٰجِدِ تِلْكَ حُدُودُ ٱللَّهِ فَلَا تَقْرَبُوهَا كَذَٰلِكَ يُبَيِّنُ ٱللَّهُ ءَايَٰتِهِۦ لِلنَّاسِ لَعَلَّهُمْ يَتَّقُونَ

    üḥille leküm leylete-ṣṣiyâmi-rrafeŝü ilâ nisâiküm. hünne libâsül leküm veentüm libâsül lehünn. `alime-llâhü enneküm küntüm taḫtânûne enfüseküm fetâbe `aleyküm ve`afâ `anküm. fel'âne bâşirûhünne vebtegû mâ ketebe-llâhü leküm. vekülû veşrabû ḥattâ yetebeyyene lekümü-lḫayṭu-l'ebyeḍu mine-lḫayṭi-l'esvedi mine-lfecr. ŝümme etimmu-ṣṣiyâme ile-lleyl. velâ tübâşirûhünne veentüm `âkifûne fi-lmesâcid. tilke ḥudûdü-llâhi felâ taḳrabûhâ. keẕâlike yübeyyinü-llâhü âyâtihî linnâsi le`allehüm yetteḳûn.

    Mehmet Okuyan

    Oruç gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak size helal kılındı. Onlar sizin için elbise (örtü), siz de onlar için elbisesiniz (örtüsünüz). dipnot 1 Allah sizin kendinize kötülük ettiğinizi bilmektedir; (bu nedenledir ki) tevbenizi kabul edip sizi bağışladı. Artık onlara (hanımlarınıza) yaklaşın ve Allah'ın sizin için yazdıklarını (neslinizi) isteyin! Tan yerinin beyaz ipliği (aydınlığı), (gecenin) siyah ipliğinden dipnot 2 (karanlığından) size göre (tamamen) ayırt edilinceye kadar yiyin, için; sonra da geceye kadar orucu tamamlayın! dipnot 3 Mescitlerde itikâftayken dipnot 4 onlara (hanımlara cinsel olarak) yaklaşmayın! İşte şu(nlar), Allah'ın (koyduğu) sınırlarıdır; sakın bunlara yaklaşmayın! Allah takvâya (duyarlılığa) ulaşsınlar diye ayetlerini insanlara işte böyle açıklıyor.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu cümle ile eşlerin birbirini tamamlayan ve birbirlerinin hatalarını örten özelliklerine dikkat çekilmektedir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Buradaki "beyaz ip" ve "siyah ip" ifadeleri, ayetteki [el-fecr] kelimesi gereği "sabahın aydınlığı" ile "gecenin karanlığı" demektir; bilinen anlamdaki ip/iplik kastedilmemektedir.
    3. metne dön, dipnot 3
      Buradaki [el-leyl] (gece) kelimesi, Hûd 11:114'teki "gecenin zülüfleri" gereği "akşam vakti", yani güneşin batışıdır. Astronomik açıdan da gece, güneşin batması ile başlamaktadır.
    4. metne dön, dipnot 4
      [İtikâf] kavramı "kendini bir yere hapsetmek, orada durup beklemek" anlamına gelir. Ramazan'da mescitte gerçekleştirilen bir ibadettir. Bu esnada derin dini tefekkür ve bolca ibadetle gerçekleştirilen meşguliyet daha sonra "itikâf" adıyla anılır olmuştur.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 187. ayet

Haksız kazanç ve hilaller 188–189

  1. Bakara suresi, 188. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 188. ayet. وَلَا تَأْكُلُوٓا۟ أَمْوَٰلَكُم بَيْنَكُم بِٱلْبَٰطِلِ وَتُدْلُوا۟ بِهَآ إِلَى ٱلْحُكَّامِ لِتَأْكُلُوا۟ فَرِيقًا مِّنْ أَمْوَٰلِ ٱلنَّاسِ بِٱلْإِثْمِ وَأَنتُمْ تَعْلَمُونَ

    velâ te'külû emvâleküm beyneküm bilbâṭili vetüdlû bihâ ile-lḥukkâmi lite'külû ferîḳam min emvâli-nnâsi bil'iŝmi veentüm ta`lemûn.

    Mehmet Okuyan

    Mallarınızı aranızda batıl sebep(ler)le yemeyin! dipnot 1 Bilerek insanların mallarından bir kısmını haram yollardan yemeniz için onları (malları) hakimlere (rüşvet olarak) vermeyin! dipnot 2

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu cümle Nisâ 4:29 ve Mutaffifîn 83:1-3. ayetlerle birlikte okunmalıdır.
    2. metne dön, dipnot 2
      Buradaki [el-hukkâm] kelimesi, Nisâ 4:35 gereği herhangi bir işteki her bir hakem, bilirkişi, yargıç, ilgili kişi vs.dir; mesaj sadece "hakimler"le sınırlı değildir; rüşvet verilen herkesi içermektedir.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 188. ayet

  2. Bakara suresi, 189. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 189. ayet. يَسْـَٔلُونَكَ عَنِ ٱلْأَهِلَّةِ قُلْ هِىَ مَوَٰقِيتُ لِلنَّاسِ وَٱلْحَجِّ وَلَيْسَ ٱلْبِرُّ بِأَن تَأْتُوا۟ ٱلْبُيُوتَ مِن ظُهُورِهَا وَلَٰكِنَّ ٱلْبِرَّ مَنِ ٱتَّقَىٰ وَأْتُوا۟ ٱلْبُيُوتَ مِنْ أَبْوَٰبِهَا وَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ

    yes'elûneke `ani-l'ehilleh. ḳul hiye mevâḳîtü linnâsi velḥacc. veleyse-lbirru bien te'tü-lbüyûte min żuhûrihâ velâkinne-lbirra meni-tteḳâ. ve'tü-lbüyûte min ebvâbihâ. vetteḳu-llâhe le`alleküm tüfliḥûn.

    Mehmet Okuyan

    Sana, hilallerden (ayın hâllerinden) soruyorlar. De ki: "Onlar, insanlar ve (özellikle) hac için vakit ölçüleridir. İyilik, asla evlere arkalarından gel(ip gir)meniz değildir. dipnot 1 Ancak iyilik, takvâlı (duyarlı) olan kişi(nin davranışı)dır. Evlere kapılarından giriniz! Allah'a karşı takvâlı (duyarlı) olun! Umulur ki kurtulursunuz."

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Hac zamanında evlere arkalarından girme geleneği, Cahiliye döneminde yöredeki insanların ihramda yasakları delmek için başvurdukları bir yöntemdi. Yüce Allah böyle bir tavrın doğru olmadığına dikkat çekmektedir.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 189. ayet

Savaş hükümleri 190–195

  1. Bakara suresi, 190. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 190. ayet. وَقَٰتِلُوا۟ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ ٱلَّذِينَ يُقَٰتِلُونَكُمْ وَلَا تَعْتَدُوٓا۟ إِنَّ ٱللَّهَ لَا يُحِبُّ ٱلْمُعْتَدِينَ

    veḳâtilû fî sebîli-llâhi-lleẕîne yüḳâtilûneküm velâ ta`tedû. inne-llâhe lâ yüḥibbü-lmü`tedîn.

    Mehmet Okuyan

    Size karşı savaşanlarla siz de Allah yolunda savaşın! Sakın aşırı(ya) gitmeyin (saldırmayın)! Şüphesiz ki Allah aşırıları (saldıranları) sevmez. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayet müslümanların kimlerle savaşması gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır ki kastedilen şey saldırılara karşılık vermektir; asla ve asla saldıran taraf olmamak gerekmektedir. Bu ayet Bakara 2:191-193, 256, Nisâ 4:89-91, Enfâl 8:39-40, Tevbe 9:2-4, 12, 36, 73, 123; Hacc 22:39, Mümtehine 60:8-9, Tahrîm 66:9 gibi ayetlerle birlikte okunmalıdır.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 190. ayet

  2. Bakara suresi, 191. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 191. ayet. وَٱقْتُلُوهُمْ حَيْثُ ثَقِفْتُمُوهُمْ وَأَخْرِجُوهُم مِّنْ حَيْثُ أَخْرَجُوكُمْ وَٱلْفِتْنَةُ أَشَدُّ مِنَ ٱلْقَتْلِ وَلَا تُقَٰتِلُوهُمْ عِندَ ٱلْمَسْجِدِ ٱلْحَرَامِ حَتَّىٰ يُقَٰتِلُوكُمْ فِيهِ فَإِن قَٰتَلُوكُمْ فَٱقْتُلُوهُمْ كَذَٰلِكَ جَزَآءُ ٱلْكَٰفِرِينَ

    vaḳtülûhüm ḥayŝü ŝeḳiftümûhüm veaḫricûhüm min ḥayŝü aḫracûküm velfitnetü eşeddü mine-lḳatl. velâ tüḳâtilûhüm `inde-lmescidi-lḥarâmi ḥattâ yüḳâtilûküm fîh. fein ḳâtelûküm faḳtülûhüm. keẕâlike cezâü-lkâfirîn.

    Mehmet Okuyan

    Onları (size karşı savaşmakta olanları) yakaladığınız yerde öldürün! Sizi çıkardıkları yerden siz de onları çıkarın! Fitne (zulüm ve işkence), (insan) öldürmekten daha şiddetli (bir kötülük)tür. Mescid-i Haram'da onlar sizinle savaşıncaya kadar siz de onlarla savaşmayın! Onlar size karşı savaş açarlarsa siz de onları öldürün! İşte kâfirlerin cezası böyledir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yüce Allah müslümanlara hitap etmekte ve kendilerine savaş açanları yani fiilen savaşmakta olanları savaş ortamında buldukları yerde öldürmelerini emretmekte, müslümanları Mekke'de yerlerinden, yurtlarından çıkaranları onların da çıkarması gerektiğini, böyle bir haklarının bulunduğunu ifade etmektedir. Burada dikkat çeken nokta, düşmanlar içerisinde her kim müslümanlara savaş açmışsa onlara karşı savaşılmasının emredilmesidir. Mekkeli müşrikler nasıl ki müslümanları oradan çıkarmış ve Medine'ye hicret etmek zorunda bırakmışlarsa, şimdi onların da müşrikleri kendi yerlerinden ve yurtlarından çıkarabileceklerini hükme bağlamakta, önceden sahip oldukları yerlerini ve yurtlarını, mal ve servetlerini tekrar ellerine almalarını, diğerlerini de oradan sürmelerini emretmektedir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Bu cümle Bakara 2:217'de de geçmektedir.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 191. ayet

  3. Bakara suresi, 192. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 192. ayet. فَإِنِ ٱنتَهَوْا۟ فَإِنَّ ٱللَّهَ غَفُورٌ رَّحِيمٌ

    feini-ntehev feinne-llâhe gafûrur raḥîm.

    Mehmet Okuyan

    Onlar (savaştan ve inkârdan) vazgeçerlerse, şüphesiz ki Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 192. ayet

  4. Bakara suresi, 193. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 193. ayet. وَقَٰتِلُوهُمْ حَتَّىٰ لَا تَكُونَ فِتْنَةٌ وَيَكُونَ ٱلدِّينُ لِلَّهِ فَإِنِ ٱنتَهَوْا۟ فَلَا عُدْوَٰنَ إِلَّا عَلَى ٱلظَّٰلِمِينَ

    veḳâtilûhüm ḥattâ lâ tekûne fitnetüv veyekûne-ddînü lillâh. feini-ntehev felâ `udvâne illâ `ale-żżâlimîn.

    Mehmet Okuyan

    Fitne (zulüm ve işkence) kalmayıncaya ve kulluk da yalnızca Allah'a oluncaya kadar onlarla (saldıranlarla) savaşın! Vazgeçerlerse zalimlerden başkasına düşmanlık yoktur. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesaj: Enfâl 8:39-40.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 193. ayet

  5. Bakara suresi, 194. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 194. ayet. ٱلشَّهْرُ ٱلْحَرَامُ بِٱلشَّهْرِ ٱلْحَرَامِ وَٱلْحُرُمَٰتُ قِصَاصٌ فَمَنِ ٱعْتَدَىٰ عَلَيْكُمْ فَٱعْتَدُوا۟ عَلَيْهِ بِمِثْلِ مَا ٱعْتَدَىٰ عَلَيْكُمْ وَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَٱعْلَمُوٓا۟ أَنَّ ٱللَّهَ مَعَ ٱلْمُتَّقِينَ

    eşşehru-lḥarâmü bişşehri-lḥarâmi velḥurumâtü ḳiṣâṣ. femeni-`tedâ `aleyküm fa`tedû `aleyhi bimiŝli me-`tedâ `aleyküm. vetteḳu-llâhe va`lemû enne-llâhe me`a-lmütteḳîn.

    Mehmet Okuyan

    Haram ay(lar) dipnot 1 haram ay(lar)a karşılıktır. Dokunulmazlıklar da karşılıklıdır. Kim size saldırırsa siz de onun size saldırması gibi (ona misilleme olacak kadar) saldırın! Allah'a karşı takvâlı (duyarlı) olun! Bilin ki Allah muttakîlerle (duyarlı olanlarla) beraberdir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İçinde savaş yapılmaması için saygın kabul edilen aylar Zilkade, Zilhicce, Muharrem ve Recep aylarıdır.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 194. ayet

  6. Bakara suresi, 195. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 195. ayet. وَأَنفِقُوا۟ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ وَلَا تُلْقُوا۟ بِأَيْدِيكُمْ إِلَى ٱلتَّهْلُكَةِ وَأَحْسِنُوٓا۟ إِنَّ ٱللَّهَ يُحِبُّ ٱلْمُحْسِنِينَ

    veenfiḳû fî sebîli-llâhi velâ tülḳû bieydîküm ile-ttehlükeh. veaḥsinû. inne-llâhe yüḥibbü-lmuḥsinîn.

    Mehmet Okuyan

    Allah yolunda infak edin (verin)! (Bunu yapmayarak) kendi ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayın! Her türlü iyiliği yapın! Şüphesiz ki Allah güzel davrananları sever.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 195. ayet

Hac ve umre 196–203

  1. Bakara suresi, 196. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 196. ayet. وَأَتِمُّوا۟ ٱلْحَجَّ وَٱلْعُمْرَةَ لِلَّهِ فَإِنْ أُحْصِرْتُمْ فَمَا ٱسْتَيْسَرَ مِنَ ٱلْهَدْىِ وَلَا تَحْلِقُوا۟ رُءُوسَكُمْ حَتَّىٰ يَبْلُغَ ٱلْهَدْىُ مَحِلَّهُۥ فَمَن كَانَ مِنكُم مَّرِيضًا أَوْ بِهِۦٓ أَذًى مِّن رَّأْسِهِۦ فَفِدْيَةٌ مِّن صِيَامٍ أَوْ صَدَقَةٍ أَوْ نُسُكٍ فَإِذَآ أَمِنتُمْ فَمَن تَمَتَّعَ بِٱلْعُمْرَةِ إِلَى ٱلْحَجِّ فَمَا ٱسْتَيْسَرَ مِنَ ٱلْهَدْىِ فَمَن لَّمْ يَجِدْ فَصِيَامُ ثَلَٰثَةِ أَيَّامٍ فِى ٱلْحَجِّ وَسَبْعَةٍ إِذَا رَجَعْتُمْ تِلْكَ عَشَرَةٌ كَامِلَةٌ ذَٰلِكَ لِمَن لَّمْ يَكُنْ أَهْلُهُۥ حَاضِرِى ٱلْمَسْجِدِ ٱلْحَرَامِ وَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَٱعْلَمُوٓا۟ أَنَّ ٱللَّهَ شَدِيدُ ٱلْعِقَابِ

    veetimmü-lḥacce vel`umrate lillâh. fein uḥṣirtüm feme-steysera mine-lhedy. velâ taḥliḳû ruûseküm ḥattâ yeblüga-lhedyü meḥilleh. femen kâne minküm merîḍan ev bihî eẕem mir ra'sihî fefidyetüm min ṣiyâmin ev ṣadeḳatin ev nüsük. feiẕâ emintüm. femen temette`a bil`umrati ile-lḥacci feme-steysera mine-lhedy. femel lem yecid feṣiyâmü ŝelâŝeti eyyâmin fi-lḥacci veseb`atin iẕâ raca`tüm. tilke `aşeratün kâmileh. ẕâlike limel lem yekün ehlühû ḥâḍiri-lmescidi-lḥarâm. vetteḳu-llâhe va`lemû enne-llâhe şedîdü-l`iḳâb.

    Mehmet Okuyan

    Allah için haccı ve umreyi tam yapın! (Bunlardan) alıkonulursanız kolayınıza gelen kurbanı (gönderip kestirin)! Kurban, yerine varıncaya kadar başlarınızı (saçınızı) tıraş etmeyin! Sizden kim hasta olursa veya başından bir rahatsızlığı varsa, oruç veya sadaka veya kurban olmak üzere fidye (vermesi) gerekir. Güvende olduğunuz zaman kim hacca (hac günlerine) kadar umre ile yararlanmak isterse, kolayına gelen bir kurban (kesmesi gerekir). (Kurban kesmeye) imkân bulamayan kişi, hac günlerinde üç gün, (memleketine) döndüğü zaman yedi (gün) olmak üzere oruç tutar ki hepsi tam on (gün)dür. İşte şu (hüküm), ailesi Mescid-i Haram civarında oturmayanlar içindir. Allah'a karşı takvâlı (duyarlı) olun! Bilin ki Allah, cezası şiddetli olandır.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 196. ayet

  2. Bakara suresi, 197. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 197. ayet. ٱلْحَجُّ أَشْهُرٌ مَّعْلُومَٰتٌ فَمَن فَرَضَ فِيهِنَّ ٱلْحَجَّ فَلَا رَفَثَ وَلَا فُسُوقَ وَلَا جِدَالَ فِى ٱلْحَجِّ وَمَا تَفْعَلُوا۟ مِنْ خَيْرٍ يَعْلَمْهُ ٱللَّهُ وَتَزَوَّدُوا۟ فَإِنَّ خَيْرَ ٱلزَّادِ ٱلتَّقْوَىٰ وَٱتَّقُونِ يَٰٓأُو۟لِى ٱلْأَلْبَٰبِ

    elḥaccü eşhürum ma`lûmâh. femen feraḍa fîhinne-lḥacce felâ rafeŝe velâ füsûḳa velâ cidâle fi-lḥacc. vemâ tef`alû min ḫayriy ya`lemhü-llâh. vetezevvedû feinne ḫayra-zzâdi-ttaḳvâ. vetteḳûni yâ ûli-l'elbâb.

    Mehmet Okuyan

    Hac, bilinen aylar(da)dır. dipnot 1 Kim o aylarda haccederse (ihrama girerse), hac esnasında kadına yaklaşmak, günah sayılan davranışlara yönelmek ve kavga etmek yoktur. Ne iyilik yaparsanız Allah onu bilir. Azık edinin! Şüphesiz ki azığın en hayırlısı, takvâ (duyarlılık)tır. Ey öz akıl sahipleri! Bana karşı duyarlı olun! dipnot 2

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ifade, haccın tıpkı namaz, oruç, kurban vs. ibadetler gibi eskiden beri süregeldiğini ve bilindiğini göstermektedir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Hac ibadeti bu ayette de belirtildiği gibi "bilinen aylar"da yapılmaktadır ki bu aylar Şevval, Zilkade ve Zilhicce aylarıdır. Müfessirlerimiz Şevval ve Zilka‘de aylarında hemfikirdirler; Zilhicce'nin ise ilk günü mü yoksa tamamı mı noktasında fikir ayrılıkları yaşamışlardır. Mekkeliler daha önceden de bu aylarda hac yaptıkları için Yüce Allah o zamanı hac zamanı olarak hükme bağlamış, onların uygulamalarında herhangi bir değişikliğe gitmemiştir. Sadece kendileri bazen [nesî'] denen "erteleme" işlemine başvurarak hac aylarının yerini değiştirme girişiminde bulundukları için bunun önü kesilmiştir.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 197. ayet

  3. Bakara suresi, 198. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 198. ayet. لَيْسَ عَلَيْكُمْ جُنَاحٌ أَن تَبْتَغُوا۟ فَضْلًا مِّن رَّبِّكُمْ فَإِذَآ أَفَضْتُم مِّنْ عَرَفَٰتٍ فَٱذْكُرُوا۟ ٱللَّهَ عِندَ ٱلْمَشْعَرِ ٱلْحَرَامِ وَٱذْكُرُوهُ كَمَا هَدَىٰكُمْ وَإِن كُنتُم مِّن قَبْلِهِۦ لَمِنَ ٱلضَّآلِّينَ

    leyse `aleyküm cünâḥun en tebtegû faḍlem mir rabbiküm. feiẕâ efaḍtüm min `arafâtin feẕkürü-llâhe `inde-lmeş`ari-lḥarâm. veẕkürûhü kemâ hedâküm. vein küntüm min ḳablihî lemine-ḍḍâllîn.

    Mehmet Okuyan

    (Hac mevsiminde ticaret yaparak) Rabbinizden gelecek bir kazancı aramanızda size herhangi bir vebal yoktur. Arafat'tan (sel gibi) aktığınızda Meş‘ar-i Haram'da (Müzdelife'de) Allah'ı hatırlayın ve O'nu size ilettiği şekilde hatırlayın! Şüphesiz ki siz daha önce sapkınlardandınız.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 198. ayet

  4. Bakara suresi, 199. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 199. ayet. ثُمَّ أَفِيضُوا۟ مِنْ حَيْثُ أَفَاضَ ٱلنَّاسُ وَٱسْتَغْفِرُوا۟ ٱللَّهَ إِنَّ ٱللَّهَ غَفُورٌ رَّحِيمٌ

    ŝümme efîḍû min ḥayŝü efâḍa-nnâsü vestagfirü-llâh. inne-llâhe gafûrur raḥîm.

    Mehmet Okuyan

    Sonra, insanların (sel gibi) aktığı yerden siz de akın! dipnot 1 Allah'tan bağışlanma dileyin! dipnot 2 Şüphesiz ki Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Burada kastedilen, insanların Arafat'tan sel gibi akmalarıdır. Bu ayetin Kureyş ve onların müttefiki olan ve kendilerini ayrıcalıklı gören kabileler için bir emir olduğu ifade edilmektedir. Onlar vakfe için Müzdelife'den öteye geçmiyorlardı. Bazı kabileler diğer insanlara karşı üstünlük taslayarak, ‘Biz, [ehlüllah]ız; dolayısıyla Allah'ın haremini helâl saymayız' diye övünüyorlardı. Bu kabileler, vakfe yerinin Harem bölgesi değil, Arafat olduğunu kabul etselerdi, bu durum Harem için bir eksikliği akla getirirdi. İşte bundan dolayı, kendilerine [hums] denen (Kureyş, Kinâne, Huzâ‘a, Sakîf, Heysem, Benû ‘Amir ve Benû Nasr) kabileler, sadece Müzdelife'de vakfe yapıyorlardı. İşte bunun üzerine, Yüce Allah onlara Arafât'ta vakfe yapmalarını ve diğer insanlar gibi oradan sel gibi akıp gelmelerini emretmek için bu ayeti indirmiştir" (Râzî, [Mefâtîhu'l-Ğayb], V, 180).
    2. metne dön, dipnot 2
      Benzer mesaj: Müzzemmil 73:20.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 199. ayet

  5. Bakara suresi, 200. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 200. ayet. فَإِذَا قَضَيْتُم مَّنَٰسِكَكُمْ فَٱذْكُرُوا۟ ٱللَّهَ كَذِكْرِكُمْ ءَابَآءَكُمْ أَوْ أَشَدَّ ذِكْرًا فَمِنَ ٱلنَّاسِ مَن يَقُولُ رَبَّنَآ ءَاتِنَا فِى ٱلدُّنْيَا وَمَا لَهُۥ فِى ٱلْـَٔاخِرَةِ مِنْ خَلَٰقٍ

    feiẕâ ḳaḍaytüm menâsikeküm feẕkürü-llâhe keẕikriküm âbâeküm ev eşedde ẕikrâ. femine-nnâsi mey yeḳûlü rabbenâ âtinâ fi-ddünyâ vemâ lehû fi-l'âḫirati min ḫalâḳ.

    Mehmet Okuyan

    Hac ibadetlerinizi bitirince, babalarınızı andığınız gibi, hatta dipnot 1 ondan daha da güçlü bir şekilde Allah'ı hatırlayın! İnsanlardan öylesi var ki "Rabbimiz! Bize (vereceğini) dünyada ver." der. Böylesinin ahirette hiçbir payı yoktur.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Buradaki [ev] edatına "veya" değil, [tefsiriyye] edatı olarak "hatta, yani" gibi anlamlar verilmelidir. Çünkü Yüce Allah'ı anmak başka herhangi bir şeyi anmakla eşdeğer olamaz.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 200. ayet

  6. Bakara suresi, 201. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 201. ayet. وَمِنْهُم مَّن يَقُولُ رَبَّنَآ ءَاتِنَا فِى ٱلدُّنْيَا حَسَنَةً وَفِى ٱلْـَٔاخِرَةِ حَسَنَةً وَقِنَا عَذَابَ ٱلنَّارِ

    veminhüm mey yeḳûlü rabbenâ âtinâ fi-ddünyâ ḥasenetev vefi-l'âḫirati ḥasenetev veḳinâ `aẕâbe-nnâr.

    Mehmet Okuyan

    Onlardan bir kısmı da "Rabbimiz! Bize dünyada da iyilik ver; ahirette de iyilik ver! dipnot 1 Bizi cehennem azabından koru!" diye dua eder.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu dua cümlesi hac zamanında hem ahiret hem de dünya için istekte bulunulabileceğinin delilidir. Bu dua ayeti, A‘râf 7:156. ayetle birlikte okunmalıdır.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 201. ayet

  7. Bakara suresi, 202. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 202. ayet. أُو۟لَٰٓئِكَ لَهُمْ نَصِيبٌ مِّمَّا كَسَبُوا۟ وَٱللَّهُ سَرِيعُ ٱلْحِسَابِ

    ülâike lehüm neṣîbüm mimmâ kesebû. vellâhü serî`u-lḥisâb.

    Mehmet Okuyan

    İşte onlar için kazandıklarından bir pay vardır. Allah, hesabı hızlı olandır.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 202. ayet

  8. Bakara suresi, 203. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 203. ayet. وَٱذْكُرُوا۟ ٱللَّهَ فِىٓ أَيَّامٍ مَّعْدُودَٰتٍ فَمَن تَعَجَّلَ فِى يَوْمَيْنِ فَلَآ إِثْمَ عَلَيْهِ وَمَن تَأَخَّرَ فَلَآ إِثْمَ عَلَيْهِ لِمَنِ ٱتَّقَىٰ وَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَٱعْلَمُوٓا۟ أَنَّكُمْ إِلَيْهِ تُحْشَرُونَ

    veẕkürü-llâhe fî eyyâmim ma`dûdât. femen te`accele fî yevmeyni felâ iŝme `aleyh. vemen teeḫḫara felâ iŝme `aleyhi limeni-tteḳâ. vetteḳu-llâhe va`lemû enneküm ileyhi tuḥşerûn.

    Mehmet Okuyan

    Sayılı günlerde dipnot 1 Allah'ı hatırlayın! dipnot 2 Takvâlı (duyarlı) olmak isteyenler için kim iki gün içinde acele edip (Mina'dan Mekke'ye) dönmek isterse ona herhangi bir günah yoktur. (Dönüşü) geciktirenler için de herhangi bir günah yoktur. Allah'a karşı takvâlı (duyarlı) olun ve bilin ki hepiniz yalnızca O'nun huzurunda toplanacaksınız.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Sayılı günler" yani [eyyâm-ı teşrîk], "Kurban Bayramı" diye bilinen Zilhicce'nin 9-13 veya 10-13. günleridir.
    2. metne dön, dipnot 2
      [Telbiye: Lebbeyke Allahümme lebbeyke, lebbeyke lâ şerîke leke lebbeyke, inne'l-hamde ve'n-ni'mete leke ve'l-mülke lâ şerîke leke] "Buyur (emret) Allah'ım! Emrine amadeyim, buyur! Senin hiçbir ortağın yoktur. Emrine amadeyim, buyur! Şüphesiz ki övgü, sana mahsustur. Nimet de mülk de senindir. Senin hiçbir ortağın yoktur." [Tekbîr] ise [Allâhu ekberu] "Allah (tek gerçek) büyüktür" demektir.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 203. ayet

İki insan tipi ve barışa çağrı 204–210

  1. Bakara suresi, 204. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 204. ayet. وَمِنَ ٱلنَّاسِ مَن يُعْجِبُكَ قَوْلُهُۥ فِى ٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا وَيُشْهِدُ ٱللَّهَ عَلَىٰ مَا فِى قَلْبِهِۦ وَهُوَ أَلَدُّ ٱلْخِصَامِ

    vemine-nnâsi mey yü`cibüke ḳavlühû fi-lḥayâti-ddünyâ veyüşhidü-llâhe `alâ mâ fî ḳalbihî vehüve eleddü-lḫiṣâm.

    Mehmet Okuyan

    İnsanlardan öylesi vardır ki dünya hayatı hakkında söyledikleri hoşuna gider; kalbinde olana da Allah'ı şahit tutar. O hasımların en yamanıdır.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 204. ayet

  2. Bakara suresi, 205. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 205. ayet. وَإِذَا تَوَلَّىٰ سَعَىٰ فِى ٱلْأَرْضِ لِيُفْسِدَ فِيهَا وَيُهْلِكَ ٱلْحَرْثَ وَٱلنَّسْلَ وَٱللَّهُ لَا يُحِبُّ ٱلْفَسَادَ

    veiẕâ tevellâ se`â fi-l'arḍi liyüfside fîhâ veyühlike-lḥarŝe vennesl. vellâhü lâ yüḥibbü-lfesâd.

    Mehmet Okuyan

    O dönüp gittiğinde (veya bir yetki sahibi olduğunda) yeryüzünde bozgunculuk çıkarmak, ekinleri ve nesli yok etmek (bozmak) için çalışır. Allah bozgunculuğu sevmez.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 205. ayet

  3. Bakara suresi, 206. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 206. ayet. وَإِذَا قِيلَ لَهُ ٱتَّقِ ٱللَّهَ أَخَذَتْهُ ٱلْعِزَّةُ بِٱلْإِثْمِ فَحَسْبُهُۥ جَهَنَّمُ وَلَبِئْسَ ٱلْمِهَادُ

    veiẕâ ḳîle lehü-tteḳi-llâhe eḫaẕethü-l`izzetü bil'iŝmi feḥasbühû cehennem. velebi'se-lmihâd.

    Mehmet Okuyan

    Böylesine "Allah'a karşı takvâlı (duyarlı) ol!" denince, gurur(u) kendisini günaha sevk eder. (Ceza olarak) ona cehennem yeter. O ne kötü bir yataktır!

    Ayet detayı — Bakara suresi, 206. ayet

  4. Bakara suresi, 207. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 207. ayet. وَمِنَ ٱلنَّاسِ مَن يَشْرِى نَفْسَهُ ٱبْتِغَآءَ مَرْضَاتِ ٱللَّهِ وَٱللَّهُ رَءُوفٌۢ بِٱلْعِبَادِ

    vemine-nnâsi mey yeşrî nefsehü-btigâe merḍâti-llâh. vellâhü raûfüm bil`ibâd.

    Mehmet Okuyan

    İnsanlardan öylesi de var ki Allah'ın rızasını kazanmak için kendini (servetini) satar (feda eder). Allah kullara çok şefkatlidir. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yüce Allah önceki ayet grubunda dünya hayatı için başta inancı yani dini olmak üzere her şeyini satanların aksine, bu ayette de Allah rızasını kazanmak için canını, malını ve her şeyini feda edebilen yiğitlerin bulunduğunu ifade etmektedir.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 207. ayet

  5. Bakara suresi, 208. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 208. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ ٱدْخُلُوا۟ فِى ٱلسِّلْمِ كَآفَّةً وَلَا تَتَّبِعُوا۟ خُطُوَٰتِ ٱلشَّيْطَٰنِ إِنَّهُۥ لَكُمْ عَدُوٌّ مُّبِينٌ

    yâ eyyühe-lleẕîne âmenü-dḫulû fi-ssilmi kâffeten. velâ tettebi`û ḫuṭuvâti-şşeyṭân. innehû leküm `adüvvüm mübîn.

    Mehmet Okuyan

    Ey iman edenler! Hep birden barışa girin! Şeytanın adımlarını izlemeyin! dipnot 1 Şüphesiz ki o, sizin için apaçık bir düşmandır.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Bakara 2:168; En‘âm 6:142; Nûr 24:21.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 208. ayet

  6. Bakara suresi, 209. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 209. ayet. فَإِن زَلَلْتُم مِّنۢ بَعْدِ مَا جَآءَتْكُمُ ٱلْبَيِّنَٰتُ فَٱعْلَمُوٓا۟ أَنَّ ٱللَّهَ عَزِيزٌ حَكِيمٌ

    fein zeleltüm mim ba`di mâ câetkümü-lbeyyinâtü fa`lemû enne-llâhe `azîzün ḥakîm.

    Mehmet Okuyan

    Size (hakikate dair) apaçık deliller geldikten sonra (barıştan) sapar, (şeytanın adımlarını izler)seniz, iyi bilin ki Allah güçlüdür, doğru hüküm verendir. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayette gerçekler ortaya konulduktan sonra eğer bir sapma yaşanırsa bunun sonuçlarının ağır olacağına dair bir gözdağı söz konusu edilmektedir.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 209. ayet

  7. Bakara suresi, 210. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 210. ayet. هَلْ يَنظُرُونَ إِلَّآ أَن يَأْتِيَهُمُ ٱللَّهُ فِى ظُلَلٍ مِّنَ ٱلْغَمَامِ وَٱلْمَلَٰٓئِكَةُ وَقُضِىَ ٱلْأَمْرُ وَإِلَى ٱللَّهِ تُرْجَعُ ٱلْأُمُورُ

    hel yenżurûne illâ ey ye'tiyehümü-llâhü fî żulelim mine-lgamâmi velmelâiketü veḳuḍiye-l'emr. veile-llâhi türce`u-l'ümûr.

    Mehmet Okuyan

    Onlar, buluttan gölgeler içinde Allah'ın (azap kararının) ve meleklerinin gelmesi ile (hükmün verilip) işin bitirilmesinden başka bir şey mi bekliyorlar! dipnot 1 Bütün işler yalnızca Allah'a döndürülecektir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yüce Allah inkârcı muhatapların iman etmek için sıra dışı şeyler beklediğini, bulutlardan oluşan karanlıklar içerisinde meleklerle birlikte Allah'ın azap emrinin kendilerine gelmesini ve hükmün verilip işin bitirilmesinden başka bir şey beklemediklerini ifade etmektedir. Bu cümle bağlam gereği bir sonraki ayetin de işaretiyle İsrailoğulları'na yönelik bir gönderme olarak da o göndermeden bağımsız, inkârcılara yönelik bir ifade olarak da yorumlanabilir.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 210. ayet

İsrâiloğullarına sorulan ve ümmetin imtihanı 211–214

  1. Bakara suresi, 211. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 211. ayet. سَلْ بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ كَمْ ءَاتَيْنَٰهُم مِّنْ ءَايَةٍۭ بَيِّنَةٍ وَمَن يُبَدِّلْ نِعْمَةَ ٱللَّهِ مِنۢ بَعْدِ مَا جَآءَتْهُ فَإِنَّ ٱللَّهَ شَدِيدُ ٱلْعِقَابِ

    sel benî isrâîle kem âteynâhüm min âyetim beyyineh. vemey yübeddil ni`mete-llâhi mim ba`di mâ câethü feinne-llâhe şedîdü-l`iḳâb.

    Mehmet Okuyan

    İsrailoğulları'na sor ki kendilerine apaçık nice ayet (mucize) vermiştik. Kim kendisine (deliller) geldikten sonra Allah'ın nimetini (ayetlerini) değiştirirse, şüphesiz ki Allah'ın azabı şiddetlidir.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 211. ayet

  2. Bakara suresi, 212. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 212. ayet. زُيِّنَ لِلَّذِينَ كَفَرُوا۟ ٱلْحَيَوٰةُ ٱلدُّنْيَا وَيَسْخَرُونَ مِنَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَٱلَّذِينَ ٱتَّقَوْا۟ فَوْقَهُمْ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ وَٱللَّهُ يَرْزُقُ مَن يَشَآءُ بِغَيْرِ حِسَابٍ

    züyyine lilleẕîne keferü-lḥayâtü-ddünyâ veyesḫarûne mine-lleẕîne âmenû. velleẕîne-tteḳav fevḳahüm yevme-lḳiyâmeh. vellâhü yerzüḳu mey yeşâü bigayri ḥisâb.

    Mehmet Okuyan

    Kâfir olanlar için dünya hayatı cazip kılındı. Onlar, bazı müminlerle alay ederlerdi. dipnot 1 (İman edip) takvâlı (duyarlı) olanlar, kıyamet gününde onların üzerinde (olacak)tır. Allah dilediğine (layık olana) hesapsız rızık verir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yüce Allah inkarcıların küfür ve alaycılık yolunu tutmalarının sebebini bu ayette açıklamaktadır. Bu sözün amacı, müslümanlara, [fânî] yani geçici dünya süsünü [bâkî] olan kalıcı ahiret derecelerine tercih eden kâfir ve müşriklerin akıllarının ne kadar yetersiz olduğunu bildirmektir. Yüce Allah inkârcılığı tercih edenlerin dünya hayatındaki durumlarını, bu ayette ele almakta ve kendilerine bu hayatın süslü geldiğini ifade ederek, zenginliklerini üstünlük sebebi sayıp müslümanlar içindeki fakirlerle alay ettiklerini haber vermektedir.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 212. ayet

  3. Bakara suresi, 213. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 213. ayet. كَانَ ٱلنَّاسُ أُمَّةً وَٰحِدَةً فَبَعَثَ ٱللَّهُ ٱلنَّبِيِّـۧنَ مُبَشِّرِينَ وَمُنذِرِينَ وَأَنزَلَ مَعَهُمُ ٱلْكِتَٰبَ بِٱلْحَقِّ لِيَحْكُمَ بَيْنَ ٱلنَّاسِ فِيمَا ٱخْتَلَفُوا۟ فِيهِ وَمَا ٱخْتَلَفَ فِيهِ إِلَّا ٱلَّذِينَ أُوتُوهُ مِنۢ بَعْدِ مَا جَآءَتْهُمُ ٱلْبَيِّنَٰتُ بَغْيًۢا بَيْنَهُمْ فَهَدَى ٱللَّهُ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لِمَا ٱخْتَلَفُوا۟ فِيهِ مِنَ ٱلْحَقِّ بِإِذْنِهِۦ وَٱللَّهُ يَهْدِى مَن يَشَآءُ إِلَىٰ صِرَٰطٍ مُّسْتَقِيمٍ

    kâne-nnâsü ümmetev vâḥideten febe`aŝe-llâhü-nnebiyyîne mübeşşirîne vemünẕirîn. veenzele me`ahümü-lkitâbe bilḥaḳḳi liyaḥküme beyne-nnâsi fîme-ḫtelefû fîh. veme-ḫtelefe fîhi ille-lleẕîne ûtûhü mim ba`di mâ câethümü-lbeyyinâtü bagyem beynehüm. fehede-llâhü-lleẕîne âmenû lime-ḫtelefû fîhi mine-lḥaḳḳi biiẕnih. vellâhü yehdî mey yeşâü ilâ ṣirâṭim müsteḳîm.

    Mehmet Okuyan

    İnsanlar tek bir ümmetti. dipnot 1 Allah müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak peygamberleri göndermiştir. dipnot 2 Anlaşmazlığa düştükleri konularda insanlar arasında hükmü vermesi için Kitabı bir amaç doğrultusunda indirmiştir. dipnot 3 Ancak (kitap) verilenler, kendilerine apaçık deliller geldikten sonra aralarındaki kıskançlık nedeniyle (dinde) anlaşmazlığa düşmüşlerdi. dipnot 4 (Bunun üzerine) Allah iman edenlere, üzerinde çelişkiye düştükleri gerçeği, buyruğuyla göstermiştir. Allah dileyeni (layık gördüğünü) doğru yola ulaştırır. dipnot 5

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Yûnus 10:19; Enbiyâ 21:92; Mü'minûn 23:52.
    2. metne dön, dipnot 2
      Benzer mesajlar: Bakara 2:213; Nisâ 4:164-165; En‘âm 6:48; Kehf 18:56.
    3. metne dön, dipnot 3
      Bu ayet "nebilere (peygamberlere) kitap verilmediği" şeklindeki anlayışın yanlışlığının delillerindendir. Benzer mesajlar: İsrâ 17:55; Meryem 19:30.
    4. metne dön, dipnot 4
      Benzer mesajlar: Al-i İmrân 3:19; Yûnus 10:93; Şûrâ 42:14; Câsiye 45:17; Beyyine 98:4.
    5. metne dön, dipnot 5
      Benzer mesajlar: Bakara 2:142, 272; En‘âm 6:88; Yûnus 10:25; Ra‘d 13:27; İbrâhîm 14:4; Nahl 16:93; Hacc 22:16; Nûr 24:35, 46; Kasas 28:56; Fâtır 35:8; Zümer 39:23; Şûrâ 42:13; Müddessir 74:31.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 213. ayet

  4. Bakara suresi, 214. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 214. ayet. أَمْ حَسِبْتُمْ أَن تَدْخُلُوا۟ ٱلْجَنَّةَ وَلَمَّا يَأْتِكُم مَّثَلُ ٱلَّذِينَ خَلَوْا۟ مِن قَبْلِكُم مَّسَّتْهُمُ ٱلْبَأْسَآءُ وَٱلضَّرَّآءُ وَزُلْزِلُوا۟ حَتَّىٰ يَقُولَ ٱلرَّسُولُ وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ مَعَهُۥ مَتَىٰ نَصْرُ ٱللَّهِ أَلَآ إِنَّ نَصْرَ ٱللَّهِ قَرِيبٌ

    em ḥasibtüm en tedḫulü-lcennete velemmâ ye'tiküm meŝelü-lleẕîne ḫalev min ḳabliküm. messethümü-lbe'sâü veḍḍarrâü vezülzilû ḥattâ yeḳûle-rrasûlü velleẕîne âmenû me`ahû metâ naṣru-llâh. elâ inne naṣra-llâhi ḳarîb.

    Mehmet Okuyan

    Yoksa siz, sizden önce gelip geçenlerin başına gelenlerin benzeri size de gelmeden cennete gireceğinizi mi sandınız! dipnot 1 Yoksulluk ve sıkıntı onlara öylesine dokunmuş ve (öylesine) sarsılmışlardı ki sonunda (her) elçi ve beraberindeki müminler, "Allah'ın yardımı ne zaman?" demişlerdi. dipnot 2 Dikkat edin! Allah'ın yardımı yakındır.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Al-i İmrân 3:142; Tevbe 9:16; ‘Ankebût 29:27.
    2. metne dön, dipnot 2
      Benzer mesajlar: En‘âm 6:34; Yûsuf 12:110; Hacc 22:40; Sâffât 37:171-173; Mü'min 40:51; Muhammed 47:7.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 214. ayet

Sorular: infak, savaş, içki ve kumar, yetimler, evlilik 215–221

  1. Bakara suresi, 215. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 215. ayet. يَسْـَٔلُونَكَ مَاذَا يُنفِقُونَ قُلْ مَآ أَنفَقْتُم مِّنْ خَيْرٍ فَلِلْوَٰلِدَيْنِ وَٱلْأَقْرَبِينَ وَٱلْيَتَٰمَىٰ وَٱلْمَسَٰكِينِ وَٱبْنِ ٱلسَّبِيلِ وَمَا تَفْعَلُوا۟ مِنْ خَيْرٍ فَإِنَّ ٱللَّهَ بِهِۦ عَلِيمٌ

    yes'elûneke mâẕâ yünfiḳûn. ḳul mâ enfaḳtüm min ḫayrin felilvâlideyni vel'aḳrabîne velyetâmâ velmesâkîni vebni-ssebîl. vemâ tef`alû min ḫayrin feinne-llâhe bihî `alîm.

    Mehmet Okuyan

    Sana nereye (kime) infak edeceklerini soruyorlar. De ki: "infak edeceğiniz her bir şey, ana baba, yakınlar, yetimler, yoksullar ve yolcular için olmalıdır. Her ne iyilik yaparsanız şüphesiz ki Allah onu bilendir."

    Ayet detayı — Bakara suresi, 215. ayet

  2. Bakara suresi, 216. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 216. ayet. كُتِبَ عَلَيْكُمُ ٱلْقِتَالُ وَهُوَ كُرْهٌ لَّكُمْ وَعَسَىٰٓ أَن تَكْرَهُوا۟ شَيْـًٔا وَهُوَ خَيْرٌ لَّكُمْ وَعَسَىٰٓ أَن تُحِبُّوا۟ شَيْـًٔا وَهُوَ شَرٌّ لَّكُمْ وَٱللَّهُ يَعْلَمُ وَأَنتُمْ لَا تَعْلَمُونَ

    kütibe `aleykümü-lḳitâlü vehüve kürhül leküm. ve`asâ en tekrahû şey'ev vehüve ḫayrul leküm. ve`asâ en tüḥibbû şey'ev vehüve şerrul leküm. vellâhü ya`lemü veentüm lâ ta`lemûn.

    Mehmet Okuyan

    Sizin için hoş olmasa da (size saldıran kâfirlere karşı) savaş size farz kılındı. Sizin için daha hayırlı olduğu hâlde bir şeyi sevmemeniz mümkündür. Sizin için daha kötü olduğu hâlde bir şeyi sevmeniz de mümkündür. Allah bilir, siz bilmezsiniz.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 216. ayet

  3. Bakara suresi, 217. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 217. ayet. يَسْـَٔلُونَكَ عَنِ ٱلشَّهْرِ ٱلْحَرَامِ قِتَالٍ فِيهِ قُلْ قِتَالٌ فِيهِ كَبِيرٌ وَصَدٌّ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ وَكُفْرٌۢ بِهِۦ وَٱلْمَسْجِدِ ٱلْحَرَامِ وَإِخْرَاجُ أَهْلِهِۦ مِنْهُ أَكْبَرُ عِندَ ٱللَّهِ وَٱلْفِتْنَةُ أَكْبَرُ مِنَ ٱلْقَتْلِ وَلَا يَزَالُونَ يُقَٰتِلُونَكُمْ حَتَّىٰ يَرُدُّوكُمْ عَن دِينِكُمْ إِنِ ٱسْتَطَٰعُوا۟ وَمَن يَرْتَدِدْ مِنكُمْ عَن دِينِهِۦ فَيَمُتْ وَهُوَ كَافِرٌ فَأُو۟لَٰٓئِكَ حَبِطَتْ أَعْمَٰلُهُمْ فِى ٱلدُّنْيَا وَٱلْـَٔاخِرَةِ وَأُو۟لَٰٓئِكَ أَصْحَٰبُ ٱلنَّارِ هُمْ فِيهَا خَٰلِدُونَ

    yes'elûneke `ani-şşehri-lḥarâmi ḳitâlin fîh. ḳul ḳitâlün fîhi kebîr. veṣaddün `an sebîli-llâhi veküfrum bihî velmescidi-lḥarâmi veiḫrâcü ehlihî minhü ekberu `inde-llâh. velfitnetü ekberu mine-lḳatl. velâ yezâlûne yüḳâtilûneküm ḥattâ yeruddûküm `an dîniküm ini-steṭâ`û. vemey yertedid minküm `an dînihî feyemüt vehüve kâfirun feülâike ḥabiṭat a`mâlühüm fi-ddünyâ vel'âḫirah. veülâike aṣḥâbü-nnâr. hüm fîhâ ḫâlidûn.

    Mehmet Okuyan

    Sana haram ay(lar)ı, dipnot 1 yani onda savaşmayı soruyorlar. De ki: "Onda savaşmak büyük (bir günah)tır. (İnsanları) Allah yolundan çevirmek, O'nu ve Mescid-i Haram'ın (saygınlığını) inkâr etmek ve (Mekke'nin müslüman) halkını oradan çıkarmak ise Allah katında daha büyük (günah)tır. Fitne (zulüm ve işkence), öldürmekten daha şiddetli (bir kötülük)tür. dipnot 2 Güçleri yeterse onlar, dininizden döndürünceye kadar size karşı savaşa devam ederler. Sizden kim dininden döner dipnot 3 ve kâfir olarak ölürse, dipnot 4 onların işleri dünyada da ahirette de silinir (boşa gider). Onlar ateş halkıdır ve orada ebedî kalıcıdır."

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İçinde savaş yapılmaması için saygın kabul edilen haram aylar Zilkade, Zilhicce, Muharrem ve Recep aylarıdır.
    2. metne dön, dipnot 2
      Bu cümle Bakara 2:191'de de geçmektedir.
    3. metne dön, dipnot 3
      Benzer mesajlar: Mâide 5:54; Muhammed 47:38. Bu ayetlere göre, [mürted] yani dinden dönen kişi öldürülemez. Dinden dönenlere dünyada uygulanacak herhangi bir cezadan söz edilmemektedir. Zaten müfessirlerimiz de bu ayetin izahlarında dinden dönenlere yönelik herhangi bir ölüm cezasının uygulanacağından söz etmemişlerdir. Muhammed 47:38'de de dinden yüz çevirenlerin öldürülmesinden değil, yerlerine başkalarının değiştirileceğinden söz edilmektedir. En‘âm 6:89, 133, İbrâhîm 14:19 ve Fâtır 35:16 gibi ayetlerde de verilmek istenen mesaj bu şekildedir. Konuyla ilgili bilinmesi gereken ayetlerden birisi ise Tevbe 9:66'dır: "(Boşuna) özür dilemeyin! (Çünkü) siz iman ettikten sonra elbette kâfir oldunuz. Sizden (tevbe eden) bir grubu bağışlasak bile suçlu olduklarından dolayı bir gruba da azap edeceğiz."
    4. metne dön, dipnot 4
      Benzer mesajlar: Bakara 2:161-162, 217; Al-i İmrân 3:86; Nisâ 4:137, 168; Muhammed 47:34.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 217. ayet

  4. Bakara suresi, 218. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 218. ayet. إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَٱلَّذِينَ هَاجَرُوا۟ وَجَٰهَدُوا۟ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ أُو۟لَٰٓئِكَ يَرْجُونَ رَحْمَتَ ٱللَّهِ وَٱللَّهُ غَفُورٌ رَّحِيمٌ

    inne-lleẕîne âmenû velleẕîne hâcerû vecâhedû fî sebîli-llâhi ülâike yercûne raḥmete-llâh. vellâhü gafûrur raḥîm.

    Mehmet Okuyan

    Şüphesiz ki iman edenler, hicret edenler ve Allah yolunda cihad edenler (fedakârlık yapanlar) var ya, işte bunlar Allah'ın merhametini umabilirler. Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 218. ayet

  5. Bakara suresi, 219. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 219. ayet. يَسْـَٔلُونَكَ عَنِ ٱلْخَمْرِ وَٱلْمَيْسِرِ قُلْ فِيهِمَآ إِثْمٌ كَبِيرٌ وَمَنَٰفِعُ لِلنَّاسِ وَإِثْمُهُمَآ أَكْبَرُ مِن نَّفْعِهِمَا وَيَسْـَٔلُونَكَ مَاذَا يُنفِقُونَ قُلِ ٱلْعَفْوَ كَذَٰلِكَ يُبَيِّنُ ٱللَّهُ لَكُمُ ٱلْـَٔايَٰتِ لَعَلَّكُمْ تَتَفَكَّرُونَ

    yes'elûneke `ani-lḫamri velmeysir. ḳul fîhimâ iŝmün kebîruv vemenâfi`u linnâs. veiŝmühümâ ekberu min nef`ihimâ. veyes'elûneke mâẕâ yünfiḳûn. ḳuli-l`afv. keẕâlike yübeyyinü-llâhü lekümü-l'âyâti le`alleküm tetefekkerûn.

    Mehmet Okuyan

    Sana içki ve kumardan soruyorlar. De ki: "Her ikisinde de büyük bir günah (haram) dipnot 1 ve insanlar için birtakım çıkarlar vardır. Her ikisinin (de) günahı çıkarından daha büyüktür." Sana neyi infak edeceklerini soruyorlar. De ki: "Vazgeçilebileni." dipnot 2 Allah düşünesiniz diye ayetleri size işte böyle açıklıyor.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Buradaki [ism] kelimesi A‘râf 7:33 gereği "haram" demektir. İçkinin de kumarın da haram olduğunu bildiren ilk hüküm ayeti budur.
    2. metne dön, dipnot 2
      Ayette infaka konu olan [el-‘afv] kelimesi sahibinin affedilmesine vesile olacak, uğruna vazgeçebileceği değerdeki şeylerdir. "Affetmek" kelimesi alacaklı olduğu herhangi bir konuda hakkından feragat etmek anlamına geldiği için buradaki amaç, insanın infak edeceği şeylerin aslında en zor zamanda vazgeçebileceği nitelikte olduğunu göstermektir. Bu kelime rahat zamanda vazgeçilebilecek şeyden ziyade en sıkıntılı zamanda vazgeçilebilecek miktardır. Bu kelimeyi "ihtiyaç fazlası" şeklinde yorumlamak asıl amacı ortaya koymamaktadır. Bu konuda Bakara 2:177, 275, Al-i İmrân 3:92 ve İnsan 76:8. ayetlerde de benzer mesajlar yer almaktadır.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 219. ayet

  6. Bakara suresi, 220. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 220. ayet. فِى ٱلدُّنْيَا وَٱلْـَٔاخِرَةِ وَيَسْـَٔلُونَكَ عَنِ ٱلْيَتَٰمَىٰ قُلْ إِصْلَاحٌ لَّهُمْ خَيْرٌ وَإِن تُخَالِطُوهُمْ فَإِخْوَٰنُكُمْ وَٱللَّهُ يَعْلَمُ ٱلْمُفْسِدَ مِنَ ٱلْمُصْلِحِ وَلَوْ شَآءَ ٱللَّهُ لَأَعْنَتَكُمْ إِنَّ ٱللَّهَ عَزِيزٌ حَكِيمٌ

    fi-ddünyâ vel'âḫirah. veyes'elûneke `ani-lyetâmâ. ḳul iṣlâḥul lehüm ḫayr. vein tüḫâliṭûhüm feiḫvânüküm. vellâhü ya`lemü-lmüfside mine-lmuṣliḥ. velev şâe-llâhü lea`neteküm. inne-llâhe `azîzün ḥakîm.

    Mehmet Okuyan

    (Bu açıklamalar) dünya ve ahiret hakkındadır. Sana yetimler hakkında soruyorlar. De ki: "Onları(n durumunu) düzeltmek, (yüzüstü bırakmaktan) hayırlıdır. Onlarla birlikte yaşıyorsanız, (unutmayın ki) onlar, sizin kardeşlerinizdir. Allah işleri bozanı düzeltenden (ayırmayı) bilir. Allah dileseydi sizi de sıkıntıya sokardı. Şüphesiz ki Allah güçlüdür, doğru hüküm verendir." dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yetimler toplumun en önemli sınav sorusu ve takvâyı elde etme imtihanıdır. Mekke dönemi surelerde bu kelime [el-yetîm] şeklinde tekil kullanılmaktayken, Medine döneminde kelimenin [el-yetâmâ] kalıbında çoğul getirilmektedir. Bunun sebebi ekonomik işleyişlerde özellikle yetimlerin öncelenmesi gerektiğine dair bir bilinçlendirmede bulunmak ve artık yetimlerle ilgilenmenin toplumsal bir görev olarak kabul edilmesi gerektiğini öğretmektir. Bu ayette bu sorumluluğun nasıl yerine getirilmesi gerektiğine dair prensipler ele alınmakta, ilahi bildi-rimler müslümanların gündemine getirilmektedir. Unutulmamalıdır ki bir toplumun medenilik ölçüsü yetimlerine gösterdiği ilgiyle doğru orantılıdır.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 220. ayet

  7. Bakara suresi, 221. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 221. ayet. وَلَا تَنكِحُوا۟ ٱلْمُشْرِكَٰتِ حَتَّىٰ يُؤْمِنَّ وَلَأَمَةٌ مُّؤْمِنَةٌ خَيْرٌ مِّن مُّشْرِكَةٍ وَلَوْ أَعْجَبَتْكُمْ وَلَا تُنكِحُوا۟ ٱلْمُشْرِكِينَ حَتَّىٰ يُؤْمِنُوا۟ وَلَعَبْدٌ مُّؤْمِنٌ خَيْرٌ مِّن مُّشْرِكٍ وَلَوْ أَعْجَبَكُمْ أُو۟لَٰٓئِكَ يَدْعُونَ إِلَى ٱلنَّارِ وَٱللَّهُ يَدْعُوٓا۟ إِلَى ٱلْجَنَّةِ وَٱلْمَغْفِرَةِ بِإِذْنِهِۦ وَيُبَيِّنُ ءَايَٰتِهِۦ لِلنَّاسِ لَعَلَّهُمْ يَتَذَكَّرُونَ

    velâ tenkiḥü-lmüşrikâti ḥattâ yü'minn. veleemetüm mü'minetün ḫayrum mim müşriketiv velev a`cebetküm. velâ tünkiḥü-lmüşrikîne ḥattâ yü'minû. vele`abdüm mü'minün ḫayrum mim müşrikiv velev a`cebeküm. ülâike yed`ûne ile-nnâr. vellâhü yed`û ile-lcenneti velmagfirati biiẕnih. veyübeyyinü âyâtihî linnâsi le`allehüm yeteẕekkerûn.

    Mehmet Okuyan

    Müşrik kadınlarla, (onlar) iman edinceye kadar evlenmeyin! İmanlı bir cariye, -hoşunuza gitse de- müşrik bir kadından elbette daha hayırlıdır. İman edinceye kadar müşrik erkekleri de (kızlarınızla) evlendirmeyin! İnanmış bir köle, -hoşunuza gitse de- müşrik bir (kişi)den elbette daha hayırlıdır. dipnot 1 Onlar (müşrikler), ateşe çağırır. Allah ise buyruğu ile cennete ve bağışlanmaya çağırır. (Allah gerçeği) hatırlasınlar diye ayetlerini insanlara açıklıyor.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayet her türlü şirkin nikâha engel olduğunun delilidir.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 221. ayet

Ay hali, yeminler ve îlâ 222–228

  1. Bakara suresi, 222. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 222. ayet. وَيَسْـَٔلُونَكَ عَنِ ٱلْمَحِيضِ قُلْ هُوَ أَذًى فَٱعْتَزِلُوا۟ ٱلنِّسَآءَ فِى ٱلْمَحِيضِ وَلَا تَقْرَبُوهُنَّ حَتَّىٰ يَطْهُرْنَ فَإِذَا تَطَهَّرْنَ فَأْتُوهُنَّ مِنْ حَيْثُ أَمَرَكُمُ ٱللَّهُ إِنَّ ٱللَّهَ يُحِبُّ ٱلتَّوَّٰبِينَ وَيُحِبُّ ٱلْمُتَطَهِّرِينَ

    veyes'elûneke `ani-lmeḥîḍ. ḳul hüve eẕen fa`tezilü-nnisâe fi-lmeḥîḍi velâ taḳrabûhünne ḥattâ yaṭhürn. feiẕâ teṭahherne fe'tûhünne min ḥayŝü emerakümü-llâh. inne-llâhe yüḥibbü-ttevvâbîne veyüḥibbü-lmüteṭahhirîn.

    Mehmet Okuyan

    Sana kadınların âdet hâlini soruyorlar. De ki: "O, bir sıkıntıdır. (Bu sebeple) adet hâlinde kadınlardan (cinsel olarak) uzak durun! Temizleninceye kadar onlara (cinsel olarak) yaklaşmayın! dipnot 1 Temizlendiklerinde (kan akışı durunca) Allah'ın size emrettiği yerden onlara varın (yaklaşın)! Şüphesiz ki Allah tevbe edenleri de temizlenenleri de sever."

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayet regl (aybaşı) dönemlerindeki kadınlar için tek yasağın cinsel ilişki olduğunun, yasağın da kadınlara değil erkeklere hitaben belirlendiğinin delilidir.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 222. ayet

  2. Bakara suresi, 223. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 223. ayet. نِسَآؤُكُمْ حَرْثٌ لَّكُمْ فَأْتُوا۟ حَرْثَكُمْ أَنَّىٰ شِئْتُمْ وَقَدِّمُوا۟ لِأَنفُسِكُمْ وَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَٱعْلَمُوٓا۟ أَنَّكُم مُّلَٰقُوهُ وَبَشِّرِ ٱلْمُؤْمِنِينَ

    nisâüküm ḥarŝül leküm. fe'tû ḥarŝeküm ennâ şi'tüm. veḳaddimû lienfüsiküm. vetteḳu-llâhe va`lemû enneküm mülâḳûh. vebeşşiri-lmü'minîn.

    Mehmet Okuyan

    Kadınlarınız sizin için bir tarladır. dipnot 1 Tarlanıza nasıl dilerseniz öyle varın! Kendiniz için (ileriye) hazırlık yapın! Allah'a karşı takvâlı (duyarlı) olun! Bilin ki şüphesiz siz O'na kavuşacaksınız. Müminleri (büyük ödülle) müjdele!

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ifade ile kadın aşağılanmamış, aksine "insanın yaratıldığı öz" anlamında toprak benzetmesi ile yüceltilmiştir. İnsan kadında yaratılır; öyleyse kadın verimin, üretkenliğin ve değerin kaynağıdır.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 223. ayet

  3. Bakara suresi, 224. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 224. ayet. وَلَا تَجْعَلُوا۟ ٱللَّهَ عُرْضَةً لِّأَيْمَٰنِكُمْ أَن تَبَرُّوا۟ وَتَتَّقُوا۟ وَتُصْلِحُوا۟ بَيْنَ ٱلنَّاسِ وَٱللَّهُ سَمِيعٌ عَلِيمٌ

    velâ tec`alü-llâhe `urḍatel lieymâniküm en teberrû vetetteḳû vetuṣliḥû beyne-nnâs. vellâhü semî`un `alîm.

    Mehmet Okuyan

    Yeminlerinizden dolayı iyilik etmenize, O'na karşı takvâlı (duyarlı) olmanıza ve insanların arasını düzeltmenize Allah'ı engel kılmayın! dipnot 1 Allah duyandır, bilendir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayet her türlü iyiliği kapsamakta olup, önceden edilmiş yeminlerin iyilik yapmaya engel olmadığını hükme bağlamaktadır. Yanlış yeminlerin bozulması gerektiği Tahrîm 66:2'de de yer almaktadır.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 224. ayet

  4. Bakara suresi, 225. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 225. ayet. لَّا يُؤَاخِذُكُمُ ٱللَّهُ بِٱللَّغْوِ فِىٓ أَيْمَٰنِكُمْ وَلَٰكِن يُؤَاخِذُكُم بِمَا كَسَبَتْ قُلُوبُكُمْ وَٱللَّهُ غَفُورٌ حَلِيمٌ

    lâ yüâḫiẕükümü-llâhü billagvi fî eymâniküm velâkiy yüâḫiẕüküm bimâ kesebet ḳulûbüküm. vellâhü gafûrun ḥalîm.

    Mehmet Okuyan

    Allah yeminlerinizdeki boş sözlerle ilgili (kasıtsız yeminlerinizden) sizi sorumlu tutmaz. Ancak kalplerinizin kazandıklarıyla (kasıtlı yeminlerinizden) sorumlu tutar. dipnot 1 Allah çok bağışlayandır, hoşgörülüdür.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesaj: Mâide 5:89.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 225. ayet

  5. Bakara suresi, 226. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 226. ayet. لِّلَّذِينَ يُؤْلُونَ مِن نِّسَآئِهِمْ تَرَبُّصُ أَرْبَعَةِ أَشْهُرٍ فَإِن فَآءُو فَإِنَّ ٱللَّهَ غَفُورٌ رَّحِيمٌ

    lilleẕîne yü'lûne min nisâihim terabbüṣu erbe`ati eşhür. fein fâû feinne-llâhe gafûrur raḥîm.

    Mehmet Okuyan

    Kadınlarına îlâ'da dipnot 1 bulunanların dört ay beklemesi gerekir. (Bu sürede hanımlarına) dönerlerse, şüphesiz ki Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      [Îlâ,] Araplar arasında bilinen "evli bir erkeğin eşine yaklaşmamaya yemin etme geleneği"dir.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 226. ayet

  6. Bakara suresi, 227. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 227. ayet. وَإِنْ عَزَمُوا۟ ٱلطَّلَٰقَ فَإِنَّ ٱللَّهَ سَمِيعٌ عَلِيمٌ

    vein `azemu-ṭṭalâḳa feinne-llâhe semî`un `alîm.

    Mehmet Okuyan

    (Bu süre sonunda hanımlarını) boşamaya karar verirlerse (ayrılırlar). Şüphesiz ki Allah duyandır, bilendir.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 227. ayet

  7. Bakara suresi, 228. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 228. ayet. وَٱلْمُطَلَّقَٰتُ يَتَرَبَّصْنَ بِأَنفُسِهِنَّ ثَلَٰثَةَ قُرُوٓءٍ وَلَا يَحِلُّ لَهُنَّ أَن يَكْتُمْنَ مَا خَلَقَ ٱللَّهُ فِىٓ أَرْحَامِهِنَّ إِن كُنَّ يُؤْمِنَّ بِٱللَّهِ وَٱلْيَوْمِ ٱلْـَٔاخِرِ وَبُعُولَتُهُنَّ أَحَقُّ بِرَدِّهِنَّ فِى ذَٰلِكَ إِنْ أَرَادُوٓا۟ إِصْلَٰحًا وَلَهُنَّ مِثْلُ ٱلَّذِى عَلَيْهِنَّ بِٱلْمَعْرُوفِ وَلِلرِّجَالِ عَلَيْهِنَّ دَرَجَةٌ وَٱللَّهُ عَزِيزٌ حَكِيمٌ

    velmüṭalleḳâtü yeterabbaṣne bienfüsihinne ŝelâŝete ḳurû'. velâ yeḥillü lehünne ey yektümne mâ ḫaleḳa-llâhü fî erḥâmihinne in künne yü'minne billâhi velyevmi-l'âḫir. vebü`ûletühünne eḥaḳḳu biraddihinne fî ẕâlike in erâdû iṣlâḥâ. velehünne miŝlü-lleẕî `aleyhinne bilma`rûf. velirricâli `aleyhinne deraceh. vellâhü `azîzün ḥakîm.

    Mehmet Okuyan

    Boşanmış kadınlar, kendi kendilerine (evlenmeden) üç âdet hâli beklerler. dipnot 1 Onlar Allah'a ve ahiret gününe inanmışlarsa, rahimlerinde Allah'ın yarattığını gizlemeleri kendilerine helal olmaz. (Kocaları) barışmak isterlerse, bu durumda onları (boşanma sürecindeki eşlerini) geri almaya daha fazla hak sahibidir. (Erkeklerin) kadınlar üzerindeki (hakları gibi), kadınların da (erkekler üzerinde) belirli (hakları) vardır. O (boşanma sürecindeki) erkeklerin, onlara (boşanma sürecindeki kadınlara) bir derece (önceliği) vardır. Allah güçlüdür, doğru hüküm verendir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Boşanmanın gerçekleşebilmesi için üç âdet süresinin dolması gerekmektedir. Bu süre dolmadan vazgeçilirse nikâh devam eder. Bkz. Talâk 65:1-2.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 228. ayet

Boşanma, emzirme, vefat iddeti ve mehir 229–237

  1. Bakara suresi, 229. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 229. ayet. ٱلطَّلَٰقُ مَرَّتَانِ فَإِمْسَاكٌۢ بِمَعْرُوفٍ أَوْ تَسْرِيحٌۢ بِإِحْسَٰنٍ وَلَا يَحِلُّ لَكُمْ أَن تَأْخُذُوا۟ مِمَّآ ءَاتَيْتُمُوهُنَّ شَيْـًٔا إِلَّآ أَن يَخَافَآ أَلَّا يُقِيمَا حُدُودَ ٱللَّهِ فَإِنْ خِفْتُمْ أَلَّا يُقِيمَا حُدُودَ ٱللَّهِ فَلَا جُنَاحَ عَلَيْهِمَا فِيمَا ٱفْتَدَتْ بِهِۦ تِلْكَ حُدُودُ ٱللَّهِ فَلَا تَعْتَدُوهَا وَمَن يَتَعَدَّ حُدُودَ ٱللَّهِ فَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلظَّٰلِمُونَ

    eṭṭalâḳu merratân. feimsâküm bima`rûfin ev tesrîḥum biiḥsân. velâ yeḥillü leküm en te'ḫuẕû mimmâ âteytümûhünne şey'en illâ ey yeḫâfâ ellâ yüḳîmâ ḥudûde-llâh. fein ḫiftüm ellâ yüḳîmâ ḥudûde-llâhi felâ cünâḥa `aleyhimâ fîme-ftedet bih. tilke ḥudûdü-llâhi felâ ta`tedûhâ. vemey yete`adde ḥudûde-llâhi feülâike hümu-żżâlimûn.

    Mehmet Okuyan

    Boşama iki kezdir. (Bundan sonrası) ya iyilikle tutmak ya da güzellikle bırakmaktır. dipnot 1 Kadınlara verdiklerinizden (boşanmada) bir şey almanız size helal olmaz. Ancak (eşler) Allah'ın sınırlarında kalıp evlilik haklarını tam uygulayamamaktan korkarlarsa bu durum istisnadır. Siz de onların (eşlerin), Allah'ın sınırlarını koruyamayacaklarından korkarsanız, kadının (erkeğe) fidye vermesinde her iki taraf için de vebal yoktur. Bunlar, Allah'ın sınırlarıdır; onları aşmayın! Kim Allah'ın sınırlarını aşarsa işte onlar, zalimlerin ta kendileridir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Boşanmada hakem ve şahitlerin gerekliliğiyle ilgili olarak Nisâ 4:35, Ahzâb 33:37 ve Talâk 65:2. ayetlerini de okumak gerekmektedir.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 229. ayet

  2. Bakara suresi, 230. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 230. ayet. فَإِن طَلَّقَهَا فَلَا تَحِلُّ لَهُۥ مِنۢ بَعْدُ حَتَّىٰ تَنكِحَ زَوْجًا غَيْرَهُۥ فَإِن طَلَّقَهَا فَلَا جُنَاحَ عَلَيْهِمَآ أَن يَتَرَاجَعَآ إِن ظَنَّآ أَن يُقِيمَا حُدُودَ ٱللَّهِ وَتِلْكَ حُدُودُ ٱللَّهِ يُبَيِّنُهَا لِقَوْمٍ يَعْلَمُونَ

    fein ṭalleḳahâ felâ teḥillü lehû mim ba`dü ḥattâ tenkiḥa zevcen gayrah. fein ṭalleḳahâ felâ cünâḥa `aleyhimâ ey yeterâce`â in żannâ ey yüḳîmâ ḥudûde-llâh. vetilke ḥudûdü-llâhi yübeyyinühâ liḳavmiy ya`lemûn.

    Mehmet Okuyan

    (Erkek) onu (eşini üçüncü kez) boşarsa, ondan sonra (kadın) bir başka eşle evleninceye kadar onu alması kendisine helal olmaz. Bu kişi (ikinci eş) de onu boşarsa, (her iki taraf da) Allah'ın sınırlarını koruyacaklarına inandıkları takdirde, yeniden evlenmelerinde herhangi bir vebal yoktur. dipnot 1 İşte şu (hüküm)ler, (gerçeği) bilmek (isteyen) bir topluluk için Allah'ın açıkladığı sınırlarıdır.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayet üç aylık boşanma süresi sonunda ayrılık kararlılığını sürdüren eşlerin resmen yani hâkim kararıyla boşanması durumunda o eşle tekrar evlenebilmenin şartını göstermektedir. Buna göre, üç ay süren bir süreçte hâkim kararıyla boşanan kadın, ancak bir başka evlilik yapıp o eşinden de hâkim kararıyla resmen boşandıktan sonra ilk eşiyle evlenebilir. Burada adına "hülle" (hile) denen bir sahtekârlığa, yani cinsel bir birleşme olmadan, kısa süre sonra boşanmaya dayalı önceden pazarlıklı ve gösteriş amaçlı bir evliliğe asla kapı aralanamaz. Boşanma Bakara 2:228-229 ve Talâk 65:1'de belirtildiği üzere üç aylık zamana yayılarak çiftlere iyice düşünme fırsatı sunulmaktadır.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 230. ayet

  3. Bakara suresi, 231. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 231. ayet. وَإِذَا طَلَّقْتُمُ ٱلنِّسَآءَ فَبَلَغْنَ أَجَلَهُنَّ فَأَمْسِكُوهُنَّ بِمَعْرُوفٍ أَوْ سَرِّحُوهُنَّ بِمَعْرُوفٍ وَلَا تُمْسِكُوهُنَّ ضِرَارًا لِّتَعْتَدُوا۟ وَمَن يَفْعَلْ ذَٰلِكَ فَقَدْ ظَلَمَ نَفْسَهُۥ وَلَا تَتَّخِذُوٓا۟ ءَايَٰتِ ٱللَّهِ هُزُوًا وَٱذْكُرُوا۟ نِعْمَتَ ٱللَّهِ عَلَيْكُمْ وَمَآ أَنزَلَ عَلَيْكُم مِّنَ ٱلْكِتَٰبِ وَٱلْحِكْمَةِ يَعِظُكُم بِهِۦ وَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَٱعْلَمُوٓا۟ أَنَّ ٱللَّهَ بِكُلِّ شَىْءٍ عَلِيمٌ

    veiẕâ ṭallaḳtümü-nnisâe febelagne ecelehünne feemsikûhünne bima`rûfin ev serriḥûhünne bima`rûf. velâ tümsikûhünne ḍirâral lita`tedû. vemey yef`al ẕâlike feḳad żaleme nefseh. velâ tetteḫiẕû âyâti-llâhi hüzüvâ. veẕkürû ni`mete-llâhi `aleyküm vemâ enzele `aleyküm mine-lkitâbi velḥikmeti ye`iżuküm bih. vetteḳu-llâhe va`lemû enne-llâhe bikülli şey'in `alîm.

    Mehmet Okuyan

    Kadınları boşadığınız ve onlar da (üç aylık bekleme) süresinin sonuna geldiklerinde onları iyilikle tutun veya iyilikle bırakın! Haksızlık ederek ve (kendilerine) zarar vermek için onları (zorla) tutmayın! Kim bunu yaparsa elbette (öncelikle) kendine kötülük etmiş olur. Allah'ın ayetlerini eğlence edinmeyin! Allah'ın sizin üzerinizdeki nimetini (size verdiği hidayeti), size öğüt vermek üzere indirdiği Kitabı ve hikmeti (doğru hüküm verme yeteneğini) hatırlayın! Allah'a karşı takvâlı (duyarlı) olun! Bilin ki şüphesiz Allah her şeyi bilendir.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 231. ayet

  4. Bakara suresi, 232. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 232. ayet. وَإِذَا طَلَّقْتُمُ ٱلنِّسَآءَ فَبَلَغْنَ أَجَلَهُنَّ فَلَا تَعْضُلُوهُنَّ أَن يَنكِحْنَ أَزْوَٰجَهُنَّ إِذَا تَرَٰضَوْا۟ بَيْنَهُم بِٱلْمَعْرُوفِ ذَٰلِكَ يُوعَظُ بِهِۦ مَن كَانَ مِنكُمْ يُؤْمِنُ بِٱللَّهِ وَٱلْيَوْمِ ٱلْـَٔاخِرِ ذَٰلِكُمْ أَزْكَىٰ لَكُمْ وَأَطْهَرُ وَٱللَّهُ يَعْلَمُ وَأَنتُمْ لَا تَعْلَمُونَ

    veiẕâ ṭallaḳtümü-nnisâe febelagne ecelehünne felâ ta`ḍulûhünne ey yenkiḥne ezvâcehünne iẕâ terâḍav beynehüm bilma`rûf. ẕâlike yû`ażu bihî men kâne minküm yü'minü billâhi velyevmi-l'âḫir. ẕâliküm ezkâ leküm veaṭher. vellâhü ya`lemü veentüm lâ ta`lemûn.

    Mehmet Okuyan

    Kadınları boşadığınız ve onlar da (üç aylık bekleme) süresinin sonuna geldiklerinde, aralarında iyilikle anlaştıkları takdirde, onların (eski veya aday) eşleriyle evlenmelerine engel olmayın! İşte bununla içinizden Allah'a ve ahiret gününe inananlara öğüt verilmektedir. Bu (öğüdü tutmanız), kendiniz için en iyisi ve en temizidir. Allah bilir, siz bilmezsiniz.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 232. ayet

  5. Bakara suresi, 233. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 233. ayet. وَٱلْوَٰلِدَٰتُ يُرْضِعْنَ أَوْلَٰدَهُنَّ حَوْلَيْنِ كَامِلَيْنِ لِمَنْ أَرَادَ أَن يُتِمَّ ٱلرَّضَاعَةَ وَعَلَى ٱلْمَوْلُودِ لَهُۥ رِزْقُهُنَّ وَكِسْوَتُهُنَّ بِٱلْمَعْرُوفِ لَا تُكَلَّفُ نَفْسٌ إِلَّا وُسْعَهَا لَا تُضَآرَّ وَٰلِدَةٌۢ بِوَلَدِهَا وَلَا مَوْلُودٌ لَّهُۥ بِوَلَدِهِۦ وَعَلَى ٱلْوَارِثِ مِثْلُ ذَٰلِكَ فَإِنْ أَرَادَا فِصَالًا عَن تَرَاضٍ مِّنْهُمَا وَتَشَاوُرٍ فَلَا جُنَاحَ عَلَيْهِمَا وَإِنْ أَرَدتُّمْ أَن تَسْتَرْضِعُوٓا۟ أَوْلَٰدَكُمْ فَلَا جُنَاحَ عَلَيْكُمْ إِذَا سَلَّمْتُم مَّآ ءَاتَيْتُم بِٱلْمَعْرُوفِ وَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَٱعْلَمُوٓا۟ أَنَّ ٱللَّهَ بِمَا تَعْمَلُونَ بَصِيرٌ

    velvâlidâtü yürḍi`ne evlâdehünne ḥavleyni kâmileyni limen erâde ey yütimme-rraḍâ`ah. ve`ale-lmevlûdi lehû rizḳuhünne vekisvetühünne bilma`rûf. lâ tükellefü nefsün illâ vus`ahâ. lâ tüḍârra vâlidetüm biveledihâ velâ mevlûdül lehû biveledihî ve`ale-lvâriŝi miŝlü ẕâlik. fein erâdâ fiṣâlen `an terâḍim minhümâ veteşâvurin felâ cünâḥa `aleyhimâ. vein erattüm en testerḍi`û evlâdeküm felâ cünâḥa `aleyküm iẕâ sellemtüm mâ âteytüm bilma`rûf. vetteḳu-llâhe va`lemû enne-llâhe bimâ ta`melûne beṣîr.

    Mehmet Okuyan

    Emzirmeyi tamamlatmak isteyen (babalar) için (kendilerinden boşanmış) anneler çocuklarını iki tam yıl emzirirler. Onların uygun bir şekilde beslenmesi ve giyimi, babaya aittir. dipnot 1 Hiçbir can (insan), gücünün dışında (bir şeyle) sorumlu tutulmaz. dipnot 2 Hiçbir anne, çocuğu sebebiyle, hiçbir baba da çocuğu sebebiyle zarara uğratılmamalıdır. (Baba ölürse) onun benzeri (nafaka temini) mirasçı üzerine yükümlülüktür. Onlar (anne ve baba) karşılıklı anlaşarak ve birbirleriyle görüşerek (çocuğu iki yıldan önce sütten) ayırmak isterlerse kendilerine herhangi bir vebal yoktur. Çocuklarınızı (süt anneye) emzirtmek istediğiniz takdirde, süt anneye vermekte olduğunuzu (ücreti) uygun bir şekilde teslim etmenizde size vebal yoktur. dipnot 3 Allah'a karşı takvâlı (duyarlı) olun! Bilin ki Allah yapmakta olduklarınızı şüphesiz ki görendir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yüce Allah boşanmış olmalarına rağmen çocuklarını emzirmeye devam eden kadınların hem gıdalarının hem de giyim ihtiyaçlarının örfe göre karşılanmasının babaların görevi olduğunu ifade etmektedir. Bu cümleden anlaşılacağı gibi, burada emzirmesinden söz edilen kadınlar boşanmış eşler olmalıdır. Aksi takdirde, onların gıda ve giyim ihtiyaçlarının karşılanmasının babalara ait olduğunu belirtmeye gerek yoktur. Söz konusu ihtiyaç babayı zor duruma düşürecek şekilde değil de hâkim tarafından örfe göre, babanın ekonomik durumu gözetilerek, mağduriyetlere sebep olmayacak şekilde ve belli bir standart esas alınarak yerine getirilmelidir. Nitekim Talâk 65:7'de şöyle buyrulmaktadır: "İmkânı geniş olan, imkânına göre nafaka versin; rızkı daraltılmış olan da Allah'ın kendisine verdiğinden nafaka ödesin! Allah kimseyi ona verdiği (imkân)dan başkasıyla sorumlu tutmaz. Allah her zorluktan sonra kolaylık yaratacaktır." Boşanmış annelerin çocuklarının emzirilmesi sürecinde ihtiyaçlarını karşılamak çocuğun babasına aittir; ancak bu aidiyette örfe göre hareket etmek gerekmekte, babanın gücünün yetmeyeceği şeyler babadan istenmemelidir. Çünkü kişi kaldıramayacağı bir şeyle yükümlü tutulamaz, tutulmamalıdır.
    2. metne dön, dipnot 2
      Benzer mesajlar: Bakara 2:286; Mâide 5:48; En‘âm 6:152, 165; A‘râf 7:42; Mü'minûn 23:62; Talâk 65:7.
    3. metne dön, dipnot 3
      Benzer mesaj: Talâk 65:6.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 233. ayet

  6. Bakara suresi, 234. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 234. ayet. وَٱلَّذِينَ يُتَوَفَّوْنَ مِنكُمْ وَيَذَرُونَ أَزْوَٰجًا يَتَرَبَّصْنَ بِأَنفُسِهِنَّ أَرْبَعَةَ أَشْهُرٍ وَعَشْرًا فَإِذَا بَلَغْنَ أَجَلَهُنَّ فَلَا جُنَاحَ عَلَيْكُمْ فِيمَا فَعَلْنَ فِىٓ أَنفُسِهِنَّ بِٱلْمَعْرُوفِ وَٱللَّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ خَبِيرٌ

    velleẕîne yüteveffevne minküm veyeẕerûne ezvâcey yeterabbaṣne bienfüsihinne erbe`ate eşhüriv ve`aşrâ. feiẕâ belagne ecelehünne felâ cünâḥa `aleyküm fîmâ fe`alne fî enfüsihinne bilma`rûf. vellâhü bimâ ta`melûne ḫabîr.

    Mehmet Okuyan

    İçinizden ölenlerin (geride bıraktıkları) eşleri, kendi başlarına (evlenmeden) dört ay on gün beklerler. dipnot 1 (Bekleme) süresinin sonuna geldiklerinde, kendileri hakkında yaptıkları uygun (işlerde) size herhangi bir vebal yoktur. Allah, yapmakta olduklarınızdan haberdardır.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu cümle eşi ölen hanımların başka bir evlilik yapamama süresini "4 ay 10 gün" olarak belirlemektedir. Bakara 2:240'taki ifade ise bu hanımların evlerinden zorla çıkarılamama süresi olan "1 yıl"ı içermektedir. Sanıldığı gibi ayetler arasında "nesh" (hüküm iptali) söz konusu değildir. Çünkü Bakara 2:234 ve 240. ayetlerde farklı konular ele alınmaktadır.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 234. ayet

  7. Bakara suresi, 235. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 235. ayet. وَلَا جُنَاحَ عَلَيْكُمْ فِيمَا عَرَّضْتُم بِهِۦ مِنْ خِطْبَةِ ٱلنِّسَآءِ أَوْ أَكْنَنتُمْ فِىٓ أَنفُسِكُمْ عَلِمَ ٱللَّهُ أَنَّكُمْ سَتَذْكُرُونَهُنَّ وَلَٰكِن لَّا تُوَاعِدُوهُنَّ سِرًّا إِلَّآ أَن تَقُولُوا۟ قَوْلًا مَّعْرُوفًا وَلَا تَعْزِمُوا۟ عُقْدَةَ ٱلنِّكَاحِ حَتَّىٰ يَبْلُغَ ٱلْكِتَٰبُ أَجَلَهُۥ وَٱعْلَمُوٓا۟ أَنَّ ٱللَّهَ يَعْلَمُ مَا فِىٓ أَنفُسِكُمْ فَٱحْذَرُوهُ وَٱعْلَمُوٓا۟ أَنَّ ٱللَّهَ غَفُورٌ حَلِيمٌ

    velâ cünâḥa `aleyküm fîmâ `arraḍtüm bihî min ḫiṭbeti-nnisâi ev eknentüm fî enfüsiküm. `alime-llâhü enneküm seteẕkürûnehünne velâkil lâ tüvâ`idûhünne sirran illâ en teḳûlû ḳavlem ma`rûfâ. velâ ta`zimû `uḳdete-nnikâḥi ḥattâ yeblüga-lkitâbü eceleh. va`lemû enne-llâhe ya`lemü mâ fî enfüsiküm faḥẕerûh. va`lemû enne-llâhe gafûrun ḥalîm.

    Mehmet Okuyan

    (Beklemekte olan) kadınlarla evlenme hakkındaki düşüncelerinizi sunmanızda veya onu içinizde tutmanızda size herhangi bir vebal yoktur. Allah sizin onları anacağınızı bilir. Uygun sözler söylemeniz hariç, sakın onlara gizlice buluşma sözü vermeyin! dipnot 1 Kitap, (bekleme) süresini dolduruncaya kadar nikâh düğümünü pekiştirmeyin (nikâh kıymaya kalkışmayın)! Bilin ki Allah nefislerinizdekileri (kalplerinizdekini) bilir. dipnot 2 Bu sebeple (yanlış yaparsanız) O'ndan (Allah'tan) sakının! Bilin ki Allah çok bağışlayandır, hoşgörülüdür.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayette, eşi ölen hanımlar iddet süresi içerisindelerken diğer erkeklerin onlarla evlenmeye yönelik üstü kapalı sözler söylebileceği veya bu niyeti içlerinde saklayabileceği belirtilmekte, söz konusu kişilerin ilgili kadınlara yönelik evlilik tekliflerini ileteceklerinin Allah tarafından bilindiği ifade edilmektedir. Yine ayette, söz konusu kadınlarla gizli gizli buluşmak ve onlarla gizli şekilde vaatleşmek yasaklanmakta, evlilik taleplerini meşru yani örfe uygun bir şekilde kendilerine söyleyip iletebilecekleri hükme bağlanmakta ve gizli saklı davranmaktan engellenmektedirler.
    2. metne dön, dipnot 2
      Bu cümle boşanma süresi dolmadan yapılamayacak şeyleri içermektedir.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 235. ayet

  8. Bakara suresi, 236. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 236. ayet. لَّا جُنَاحَ عَلَيْكُمْ إِن طَلَّقْتُمُ ٱلنِّسَآءَ مَا لَمْ تَمَسُّوهُنَّ أَوْ تَفْرِضُوا۟ لَهُنَّ فَرِيضَةً وَمَتِّعُوهُنَّ عَلَى ٱلْمُوسِعِ قَدَرُهُۥ وَعَلَى ٱلْمُقْتِرِ قَدَرُهُۥ مَتَٰعًۢا بِٱلْمَعْرُوفِ حَقًّا عَلَى ٱلْمُحْسِنِينَ

    lâ cünâḥa `aleyküm in ṭallaḳtümü-nnisâe mâ lem temessûhünne ev tefriḍû lehünne ferîḍah. vemetti`ûhünn. `ale-lmûsi`i ḳaderuhû ve`ale-lmuḳtiri ḳaderuhü. metâ`am bilma`rûf. ḥaḳḳan `ale-lmuḥsinîn.

    Mehmet Okuyan

    (Nikâhtan sonra) henüz dokunmadan (cinsel ilişkiye girmeden) veya onlar için belirli bir mehir belirlemeden kadınları boşarsanız size herhangi bir vebal yoktur. (Bu durumda) onlara ödemede bulunun: Güzel davrananlar üzerine bir borç olarak, zengin olan durumuna göre, fakir olan da durumuna göre uygun (bir ödemede bulunmalıdır).

    Ayet detayı — Bakara suresi, 236. ayet

  9. Bakara suresi, 237. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 237. ayet. وَإِن طَلَّقْتُمُوهُنَّ مِن قَبْلِ أَن تَمَسُّوهُنَّ وَقَدْ فَرَضْتُمْ لَهُنَّ فَرِيضَةً فَنِصْفُ مَا فَرَضْتُمْ إِلَّآ أَن يَعْفُونَ أَوْ يَعْفُوَا۟ ٱلَّذِى بِيَدِهِۦ عُقْدَةُ ٱلنِّكَاحِ وَأَن تَعْفُوٓا۟ أَقْرَبُ لِلتَّقْوَىٰ وَلَا تَنسَوُا۟ ٱلْفَضْلَ بَيْنَكُمْ إِنَّ ٱللَّهَ بِمَا تَعْمَلُونَ بَصِيرٌ

    vein ṭallaḳtümûhünne min ḳabli en temessûhünne veḳad feraḍtüm lehünne ferîḍaten feniṣfü mâ feraḍtüm illâ ey ya`fûne ev ya`füve-lleẕî biyedihî `uḳdetü-nnikâḥ. veen ta`fû aḳrabü littaḳvâ. velâ tensevu-lfaḍle beyneküm. inne-llâhe bimâ ta`melûne beṣîr.

    Mehmet Okuyan

    Kendilerine mehir belirleyerek evlendiğiniz kadınları, onlara dokunmadan (cinsel ilişkiye girmeden) boşarsanız, kadınların vazgeçmesi veya nikâh bağı elinde bulunanın (kocanın) vazgeçmesi durumu dışında, belirlediğiniz mehrin yarısı dipnot 1 (onların hakkı)dır. Affetmeniz (mehirden vazgeçmeniz) takvâya (duyarlılığa) daha uygundur. Aranızda iyiliği unutmayın! dipnot 2 Şüphesiz ki Allah, yapmakta olduklarınızı görendir

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu cümle Ahzâb 33:49 ile birlikte okunmalıdır.
    2. metne dön, dipnot 2
      Bu mesaj insanlara, boşansalar bile birbirlerine iyilik yapmaya devam etmeleri gerektiğini öğretmektedir.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 237. ayet

Namaz, korku namazı ve dul eşler 238–242

  1. Bakara suresi, 238. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 238. ayet. حَٰفِظُوا۟ عَلَى ٱلصَّلَوَٰتِ وَٱلصَّلَوٰةِ ٱلْوُسْطَىٰ وَقُومُوا۟ لِلَّهِ قَٰنِتِينَ

    ḥâfiżû `ale-ṣṣalâvâti veṣṣalâti-lvusṭâ veḳûmû lillâhi ḳânitîn.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 238. ayet

  2. Bakara suresi, 239. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 239. ayet. فَإِنْ خِفْتُمْ فَرِجَالًا أَوْ رُكْبَانًا فَإِذَآ أَمِنتُمْ فَٱذْكُرُوا۟ ٱللَّهَ كَمَا عَلَّمَكُم مَّا لَمْ تَكُونُوا۟ تَعْلَمُونَ

    fein ḫiftüm fericâlen ev rukbânâ. feiẕâ emintüm feẕkürü-llâhe kemâ `allemeküm mâ lem tekûnû ta`lemûn.

    Mehmet Okuyan

    (Bir tehlikeden) korkarsanız (namazlarınızı) yürüyerek veya binmiş olarak (binek üzerinde kılın)! Güvende olduğunuzda, siz bilmiyorken Allah'ın size öğrettiği şekilde O'nu hatırlayın (namaz kılın)!

    Ayet detayı — Bakara suresi, 239. ayet

  3. Bakara suresi, 240. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 240. ayet. وَٱلَّذِينَ يُتَوَفَّوْنَ مِنكُمْ وَيَذَرُونَ أَزْوَٰجًا وَصِيَّةً لِّأَزْوَٰجِهِم مَّتَٰعًا إِلَى ٱلْحَوْلِ غَيْرَ إِخْرَاجٍ فَإِنْ خَرَجْنَ فَلَا جُنَاحَ عَلَيْكُمْ فِى مَا فَعَلْنَ فِىٓ أَنفُسِهِنَّ مِن مَّعْرُوفٍ وَٱللَّهُ عَزِيزٌ حَكِيمٌ

    velleẕîne yüteveffevne minküm veyeẕerûne ezvâcâ. veṣiyyetel liezvâcihim metâ`an ile-lḥavli gayra iḫrâc. fein ḫaracne felâ cünâḥa `aleyküm fî mâ fe`alne fî enfüsihinne mim ma`rûf. vellâhü `azîzün ḥakîm.

    Mehmet Okuyan

    İçinizden vefat ettiğinde (dul) eşler bırakacak olanlar, (bu) eşlerinin (bıraktıkları maldan) bir yıla kadar (evlerinden) çıkarılmadan yararlanmaları hakkında (sağlıklarında) vasiyet (etsinler)! dipnot 1 Onlar (eşi ölen kadınlar) giderlerse, kendileri hakkında yaptıkları uygun (işlerde) size bir vebal yoktur. Allah güçlüdür, doğru hüküm verendir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayet Bakara 2:234'ten farklı bir konuyu, eşi ölen bir hanımın bir yıl süreyle evden zorla çıkarılmaması hükmünü içermektedir.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 240. ayet

  4. Bakara suresi, 241. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 241. ayet. وَلِلْمُطَلَّقَٰتِ مَتَٰعٌۢ بِٱلْمَعْرُوفِ حَقًّا عَلَى ٱلْمُتَّقِينَ

    velilmüṭalleḳâti metâ`um bilma`rûf. ḥaḳḳan `ale-lmütteḳîn.

    Mehmet Okuyan

    Muttakîler (duyarlı olanlar) üzerine bir borç olarak, boşanmış kadınların uygun bir şekilde (kocalarından) menfaat sağlaması (onların hakkıdır).

    Ayet detayı — Bakara suresi, 241. ayet

  5. Bakara suresi, 242. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 242. ayet. كَذَٰلِكَ يُبَيِّنُ ٱللَّهُ لَكُمْ ءَايَٰتِهِۦ لَعَلَّكُمْ تَعْقِلُونَ

    keẕâlike yübeyyinü-llâhü leküm âyâtihî le`alleküm ta`ḳilûn.

    Mehmet Okuyan

    Allah akıl edesiniz diye ayetlerini size işte böyle açıklıyor.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 242. ayet

Yurtlarını terk edenler; Tâlût ve Câlût 243–252

  1. Bakara suresi, 243. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 243. ayet. أَلَمْ تَرَ إِلَى ٱلَّذِينَ خَرَجُوا۟ مِن دِيَٰرِهِمْ وَهُمْ أُلُوفٌ حَذَرَ ٱلْمَوْتِ فَقَالَ لَهُمُ ٱللَّهُ مُوتُوا۟ ثُمَّ أَحْيَٰهُمْ إِنَّ ٱللَّهَ لَذُو فَضْلٍ عَلَى ٱلنَّاسِ وَلَٰكِنَّ أَكْثَرَ ٱلنَّاسِ لَا يَشْكُرُونَ

    elem tera ile-lleẕîne ḫaracû min diyârihim vehüm ülûfün ḥaẕera-lmevt. feḳâle lehümü-llâhü mûtû ŝümme aḥyâhüm. inne-llâhe leẕû faḍlin `ale-nnâsi velâkinne ekŝera-nnâsi lâ yeşkürûn.

    Mehmet Okuyan

    Binlerce (kişi) oldukları hâlde, ölüm korkusuyla yurtlarından çıkıp gidenleri dipnot 1 görmedin mi? dipnot 2 Allah onlara "(manevi olarak) dipnot 3 ölün!" demişti; sonra da onları (manevi olarak) diriltmişti. Şüphesiz ki Allah insanlara karşı lütufkârdır. Fakat insanların çoğu şükretmez.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yüce Allah ayette anlatılan olayda yer alan kişiler hakkında bilgi vermemekte, sadece ölüm korkusuyla yurtlarını terk ettiklerini belirtmektedir. Tefsirlerimizde bunların kim olduklarıyla ilgili çeşitli isimler ve anlaşılması oldukça zor olaylar nakledilmektedir. Yüce Allah kalabalık bir grubun ölüm korkusuyla yurtlarını terk edip gittiklerini, ancak başlarına ibretlik sıkıntılar geldiğini ifade ederken, onların bu durumunun düşünülmesini öncelikle Hz. Muhammed'den ve diğer muhataplardan istemektedir. Onların adeta ölüp ölüp dirildiklerini ifade bağlamında devam eden cümlede bilgi verilmekte ve sonucunda dirilme yaşandığı için bunun ilahi bir lütuf olduğuna dikkat çekilmektedir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Kur'an'da bu şekilde geçen ifadelerde ilk muhatap, her ne kadar Hz. Muhammed ise de kastedilen bütün insanlardır.
    3. metne dön, dipnot 3
      Bilinen anlamda ölüp tekrar diriltilmek reenkarnasyona kapı aralayacağı için ayetin tercüme ettiğimiz şekilde anlaşılması gerekmektedir.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 243. ayet

  2. Bakara suresi, 244. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 244. ayet. وَقَٰتِلُوا۟ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ وَٱعْلَمُوٓا۟ أَنَّ ٱللَّهَ سَمِيعٌ عَلِيمٌ

    veḳâtilû fî sebîli-llâhi va`lemû enne-llâhe semî`un `alîm.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 244. ayet

  3. Bakara suresi, 245. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 245. ayet. مَّن ذَا ٱلَّذِى يُقْرِضُ ٱللَّهَ قَرْضًا حَسَنًا فَيُضَٰعِفَهُۥ لَهُۥٓ أَضْعَافًا كَثِيرَةً وَٱللَّهُ يَقْبِضُ وَيَبْصُۜطُ وَإِلَيْهِ تُرْجَعُونَ

    men ẕe-lleẕî yuḳriḍu-llâhe ḳarḍan ḥasenen feyüḍâ`ifehû lehû aḍ`âfen keŝîrah. vellâhü yaḳbiḍu veyebsüṭ. veileyhi türce`ûn.

    Mehmet Okuyan

    Kim Allah'a güzel bir borç dipnot 1 verirse, (Allah) da ona (bunun) pek çok katını verir. Allah dar olarak da verir; bol olarak da verir. Yalnızca O'na döndürüleceksiniz.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      [Kard-ı hasen] kavramı, Yüce Allah'a verilen "güzel borç" anlamında "karşılığı sadece Allah'tan beklenen yardım" demektir. Bu kavram için bkz. Bakara 2:245; Mâide 5:12; Hadîd 57:11, 18; Teğâbun 64:17; Müzzemmil 73:20.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 245. ayet

  4. Bakara suresi, 246. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 246. ayet. أَلَمْ تَرَ إِلَى ٱلْمَلَإِ مِنۢ بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ مِنۢ بَعْدِ مُوسَىٰٓ إِذْ قَالُوا۟ لِنَبِىٍّ لَّهُمُ ٱبْعَثْ لَنَا مَلِكًا نُّقَٰتِلْ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ قَالَ هَلْ عَسَيْتُمْ إِن كُتِبَ عَلَيْكُمُ ٱلْقِتَالُ أَلَّا تُقَٰتِلُوا۟ قَالُوا۟ وَمَا لَنَآ أَلَّا نُقَٰتِلَ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ وَقَدْ أُخْرِجْنَا مِن دِيَٰرِنَا وَأَبْنَآئِنَا فَلَمَّا كُتِبَ عَلَيْهِمُ ٱلْقِتَالُ تَوَلَّوْا۟ إِلَّا قَلِيلًا مِّنْهُمْ وَٱللَّهُ عَلِيمٌۢ بِٱلظَّٰلِمِينَ

    elem tera ile-lmelei mim benî isrâîle mim ba`di mûsâ. iẕ ḳâlû linebiyyil lehümü-b`aŝ lenâ meliken nüḳâtil fî sebîli-llâh. ḳâle hel `aseytüm in kütibe `aleykümü-lḳitâlü ellâ tüḳâtilû. ḳâlû vemâ lenâ ellâ nüḳâtile fî sebîli-llâhi veḳad uḫricnâ min diyârinâ veebnâinâ. felemmâ kütibe `aleyhimü-lḳitâlü tevellev illâ ḳalîlem minhüm. vellâhü `alîmüm biżżâlimîn.

    Mehmet Okuyan

    Musa'dan sonra, İsrailoğulları'nın yöneticilerini dipnot 1 görmedin mi? Peygamberlerine, "Bize bir hükümdar gönder (görevlendir) ki (onun komutasında) Allah yolunda savaşalım." demişlerdi. (O peygamber) "Ya size savaş yazılır (farz kılınır) da savaşmazsanız?" deyince, onlar da "Yurtlarımızdan çıkarılmış, çocuklarımızdan (uzaklaştırılmış olduğumuz) hâlde Allah yolunda neden savaşmayalım ki?" demişlerdi. Kendilerine savaş yazılınca (farz kılınınca), içlerinden azı hariç yüz çevirmişler (kaçmışlar)dı. dipnot 2 Allah zalimleri bilendir. dipnot 3

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yüce Allah Hz. Musa'dan sonraki dönemlerde İsrailoğulları'nın yöneticilerinin kendilerine bir hükümdar tayin etmesi için peygamberlerine teklifte bulunduklarını haber vermektedir. Bu halkın tam olarak kimler olduğu ve peygamberlerinin hangi peygamber olduğu ayette açıklanmamaktadır. Ancak bazı meal yazarları ve müfessirler bu peygamberin Samuel/Eşmoil (İsmail), kavminin ise M.Ö. 1020 yıllarında Mısır ve Filistin bölgesinde yaşayan bir topluluk olduğunu ifade etmektedir. (Yazır, [Hak Dini], II, 139; Esed, [Kur'an Mesajı], s. 74'te 236. not). Bu noktada farklı isimler de ileri sürülmektedir. Bu milletin Hz. Davud döneminde yaşadığı, konunun son ayeti olan Bakara 2:251'den anlaşılmaktadır.
    2. metne dön, dipnot 2
      Burada, insanların nankörlüğü ve sözlerinde durmamaları anlatılmakta, verilen sözde durmamanın sebep olacağı sıkıntılara dikkat çekilmektedir.
    3. metne dön, dipnot 3
      Bu kişilere "zalim" denmesinin sebebi, yapılması gerekeni yapmamalarıdır. Çünkü "adalet", bir şeyi yerli yerince yapmak; "zulüm" ise bir şeyi yerinden etmek, yapılması gerekeni yapmamak, yapılmaması gerekeni yapmaktır.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 246. ayet

  5. Bakara suresi, 247. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 247. ayet. وَقَالَ لَهُمْ نَبِيُّهُمْ إِنَّ ٱللَّهَ قَدْ بَعَثَ لَكُمْ طَالُوتَ مَلِكًا قَالُوٓا۟ أَنَّىٰ يَكُونُ لَهُ ٱلْمُلْكُ عَلَيْنَا وَنَحْنُ أَحَقُّ بِٱلْمُلْكِ مِنْهُ وَلَمْ يُؤْتَ سَعَةً مِّنَ ٱلْمَالِ قَالَ إِنَّ ٱللَّهَ ٱصْطَفَىٰهُ عَلَيْكُمْ وَزَادَهُۥ بَسْطَةً فِى ٱلْعِلْمِ وَٱلْجِسْمِ وَٱللَّهُ يُؤْتِى مُلْكَهُۥ مَن يَشَآءُ وَٱللَّهُ وَٰسِعٌ عَلِيمٌ

    veḳâle lehüm nebiyyühüm inne-llâhe ḳad be`aŝe leküm ṭâlûte melikâ. ḳâlû ennâ yekûnü lehü-lmülkü `aleynâ venaḥnü eḥaḳḳu bilmülki minhü velem yü'te se`atem mine-lmâl. ḳâle inne-llâhe-ṣṭafâhü `aleyküm vezâdehû besṭaten fi-l`ilmi velcism. vellâhü yü'tî mülkehû mey yeşâ'. vellâhü vâsi`un `alîm.

    Mehmet Okuyan

    Peygamberleri onlara "Elbette Allah, Talut'u dipnot 1 size hükümdar olarak gönderdi (görevlendirdi)" deyince, onlar "Biz hükümdarlığa daha layık olduğumuz hâlde, kendisine servet ve zenginlik yönünden geniş imkânlar verilmemişken, nasıl o bize hükümdar olur?" demişlerdi. (O peygamber) şöyle demişti: "Allah onu sizin üzerinize seçti, ilimde ve bedende ona üstünlük verdi. Allah, hükümdarlığı dilediğine (layık olana) verir. Allah, (imkânları) geniş olandır, bilendir."

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      [Talut], hükümdar olarak belirlenen, uzun, kuvvetli bir şahıs olarak tanımlanabilir.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 247. ayet

  6. Bakara suresi, 248. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 248. ayet. وَقَالَ لَهُمْ نَبِيُّهُمْ إِنَّ ءَايَةَ مُلْكِهِۦٓ أَن يَأْتِيَكُمُ ٱلتَّابُوتُ فِيهِ سَكِينَةٌ مِّن رَّبِّكُمْ وَبَقِيَّةٌ مِّمَّا تَرَكَ ءَالُ مُوسَىٰ وَءَالُ هَٰرُونَ تَحْمِلُهُ ٱلْمَلَٰٓئِكَةُ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةً لَّكُمْ إِن كُنتُم مُّؤْمِنِينَ

    veḳâle lehüm nebiyyühüm inne âyete mülkihî ey ye'tiyekümü-ttâbûtü fîhi sekînetüm mir rabbiküm vebeḳiyyetüm mimmâ terake âlü mûsâ veâlü hârûne taḥmilühü-lmelâikeh. inne fî ẕâlike leâyetel leküm in küntüm mü'minîn.

    Mehmet Okuyan

    Peygamberleri onlara şöyle demişti: "Onun hükümdarlığının işareti, meleklerin taşıdığı, içinde Rabbinizden bir ferahlık ve sükûnet, Musa'nın ailesinin ve Harun'un ailesinin bıraktıklarından bir kalıntı bulunan Tâbût'un dipnot 1 size gelmesidir. İnananlarsanız şüphesiz ki bunda sizin için bir delil vardır.""

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      [Tâbût], Hz. Musa'nın emanetlerinin bulunduğu sandıktır. Yüce Allah söz konusu toplumun yöneticilerine, Talut'un görevlendirilmesiyle ilgili delil olarak peygamberlerinin kendilerine o Tâbût'un gelmesini söylediğini ifade etmektedir. Burada sözü edilen [Tâbût], o dönemde bilinen ve itibar gören bir nesne olduğu için [et-tâbût] kelimesinin başında [eliflâm] takısı getirilmektedir. Anlaşılıyor ki [Tâbût]'un içinde o günkü muhatapları ikna edebilecek, konuyla ilgili anlaşmazlıkları bitirebilecek, hatta Talut'un görevlendirilmiş olduğuna dair bir bilgi mevcuttu. Eski kaynaklarımızdaki bilgilere göre ise bu sandığın içerisinde Tevrat'ın orijinal metinleri, Hz. Musa ile Hz. Harun'un şahsî eşyaları ve Hz. Musa'nın asası bulunuyordu (Taberî, [Câmi‘u'l-beyân], II, 606-617; Zemahşerî, [el-Keşşâf], I, 289).

    Ayet detayı — Bakara suresi, 248. ayet

  7. Bakara suresi, 249. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 249. ayet. فَلَمَّا فَصَلَ طَالُوتُ بِٱلْجُنُودِ قَالَ إِنَّ ٱللَّهَ مُبْتَلِيكُم بِنَهَرٍ فَمَن شَرِبَ مِنْهُ فَلَيْسَ مِنِّى وَمَن لَّمْ يَطْعَمْهُ فَإِنَّهُۥ مِنِّىٓ إِلَّا مَنِ ٱغْتَرَفَ غُرْفَةًۢ بِيَدِهِۦ فَشَرِبُوا۟ مِنْهُ إِلَّا قَلِيلًا مِّنْهُمْ فَلَمَّا جَاوَزَهُۥ هُوَ وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ مَعَهُۥ قَالُوا۟ لَا طَاقَةَ لَنَا ٱلْيَوْمَ بِجَالُوتَ وَجُنُودِهِۦ قَالَ ٱلَّذِينَ يَظُنُّونَ أَنَّهُم مُّلَٰقُوا۟ ٱللَّهِ كَم مِّن فِئَةٍ قَلِيلَةٍ غَلَبَتْ فِئَةً كَثِيرَةًۢ بِإِذْنِ ٱللَّهِ وَٱللَّهُ مَعَ ٱلصَّٰبِرِينَ

    felemmâ feṣale ṭâlûtü bilcünûdi ḳâle inne-llâhe mübtelîküm bineher. femen şeribe minhü feleyse minnî. vemel lem yaṭ`amhü feinnehû minnî illâ meni-gterafe gurfetem biyedih. feşeribû minhü illâ ḳalîlem minhüm. felemmâ câvezehû hüve velleẕîne âmenû me`ahû ḳâlû lâ ṭâḳate lene-lyevme bicâlûte vecünûdih. ḳâle-lleẕîne yeżunnûne ennehüm mülâḳu-llâhi kem min fietin ḳalîletin galebet fieten keŝîratem biiẕni-llâh. vellâhü me`a-ṣṣâbirîn.

    Mehmet Okuyan

    Talut askerlerle birlikte (savaş için) ayrılınca şöyle demişti: "Allah sizi bir ırmakla imtihan edecek. Ondan içen benden değildir, onu tatmayan bendendir; eliyle (sadece) bir avuç alan hariç." dipnot 1 İçlerinden azı hariç hepsi ırmaktan içmişlerdi. O (Talut) ve onunla birlikte iman edenler birlikte ırmağı geçince "Bugün bizim Calut'a dipnot 2 ve askerlerine karşı koyacak gücümüz yoktur." demişlerdi. Allah'(ın huzurun)a varacaklarına inananlar, "Sayıca az nice birlik(ler), Allah'ın izniyle sayıca çok birlik(ler)i yenmiştir. dipnot 3 Allah sabredenlerle beraberdir." demişlerdi.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Burada nehirden tadılmaması emredilmesine rağmen bir avuç suyun istisna tutulmasının sebebi, muhtemelen suyun içilmesi değil, o suyla yüzün yıkanması veya başka bir amaçla kullanılmasıdır.
    2. metne dön, dipnot 2
      [Calut,] hükümdar Talut'un savaştığı ve sonunda mağlup ettiği düşmanının ismidir.
    3. metne dön, dipnot 3
      Bu cümle savaşta kalabalıkların değil, inanmış ve donanımlı kişilerin galip gelebileceğini göstermektedir. Bu konuda benzer mesajlar: Enfâl 8:19, 65; Tevbe 9:25.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 249. ayet

  8. Bakara suresi, 250. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 250. ayet. وَلَمَّا بَرَزُوا۟ لِجَالُوتَ وَجُنُودِهِۦ قَالُوا۟ رَبَّنَآ أَفْرِغْ عَلَيْنَا صَبْرًا وَثَبِّتْ أَقْدَامَنَا وَٱنصُرْنَا عَلَى ٱلْقَوْمِ ٱلْكَٰفِرِينَ

    velemmâ berazû licâlûte vecünûdihî ḳâlû rabbenâ efrig `aleynâ ṣabrav veŝebbit aḳdâmenâ venṣurnâ `ale-lḳavmi-lkâfirîn.

    Mehmet Okuyan

    Calut ve askerleriyle savaşa tutuştuklarında, dipnot 1 (Talut'un askerleri) "Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır! Ayaklarımızı sabit tut! kâfirler topluluğuna karşı bize yardım et." diye dua etmişlerdi.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yüce Allah Talut'la beraber hareket eden ordusunun Calut ve askerleriyle savaşmak üzere savaş meydanına çıktıklarında ve muhtemelen savaşa tutuştuklarında, savaşın ancak ve ancak Allah'ın yardımıyla kazanılacağını bildikleri için Yüce Allah'a dua ettiklerini haber vermektedir. Önceki ayetin sonunda yer alan "Allah sabredenlerle beraberdir" cümlesini söyleyen bu kişiler Allah'tan çeşitli dileklerde bulunmuşlardı.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 250. ayet

  9. Bakara suresi, 251. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 251. ayet. فَهَزَمُوهُم بِإِذْنِ ٱللَّهِ وَقَتَلَ دَاوُۥدُ جَالُوتَ وَءَاتَىٰهُ ٱللَّهُ ٱلْمُلْكَ وَٱلْحِكْمَةَ وَعَلَّمَهُۥ مِمَّا يَشَآءُ وَلَوْلَا دَفْعُ ٱللَّهِ ٱلنَّاسَ بَعْضَهُم بِبَعْضٍ لَّفَسَدَتِ ٱلْأَرْضُ وَلَٰكِنَّ ٱللَّهَ ذُو فَضْلٍ عَلَى ٱلْعَٰلَمِينَ

    fehezemûhüm biiẕni-llâhi veḳatele dâvûdü câlûte veâtâhü-llâhü-lmülke velḥikmete ve`allemehû mimmâ yeşâ'. velevlâ def`u-llâhi-nnâse ba`ḍahüm biba`ḍil lefesedeti-l'arḍu velâkinne-llâhe ẕû faḍlin `ale-l`âlemîn.

    Mehmet Okuyan

    Allah'ın izniyle onları yenmişler, Davud da Calut'u öldürmüştü. Allah ona (Davud'a) hükümdarlık ve hikmet (doğru hüküm verme yeteneği) vermiş, dilediği ilimlerden öğretmişti. dipnot 1 Allah'ın insanlardan bir kısmını(n kötülüğünü) diğerleriyle savması olmasaydı, elbette yeryüzü bozguna uğrardı. Fakat Allah bütün insanlığa karşı iyilik sahibidir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Calut'u öldüren Davud, Hz. Süleyman'ın babası olan hükümdar peygamber Hz. Davud'dur. Yüce Allah ona mülk yani hükümdarlık vermiş, ayrıca hikmet denen "kararlarında isabet edebilecek muhakeme gücü" kendisine ihsan etmiştir. Bu özellikler Hz. Davud'a peygamberlik verildiğinin ifadesidir. Enbiyâ 21:79'da Hz. Davud'a "hüküm ve ilim", Neml 27:15'te de "ilim" verildiği ifade edilmektedir ki burada sözü edilen ilmin kaynağı, yorumunu yapmakta olduğumuz ayette geçen "dilediğinden ona öğretmişti" şeklinde ifade edilmektedir. Sâd 38:20'de ise ona "hikmet"le beraber "çok güzel konuşabilme özelliği"nin de verildiği bildirilmektedir.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 251. ayet

  10. Bakara suresi, 252. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 252. ayet. تِلْكَ ءَايَٰتُ ٱللَّهِ نَتْلُوهَا عَلَيْكَ بِٱلْحَقِّ وَإِنَّكَ لَمِنَ ٱلْمُرْسَلِينَ

    tilke âyâtü-llâhi netlûhâ `aleyke bilḥaḳḳ. veinneke lemine-lmürselîn.

    Mehmet Okuyan

    İşte şu(nlar), Allah'ın sana bir amaç ile tilavet etmekte (okuyup aktarmakta) olduğumuz ayetleridir. dipnot 1 Şüphesiz ki sen elçilerdensin.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Al-i İmrân 3:108; Câsiye 45:6.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 252. ayet

Peygamberler arasındaki fark, Âyetü'l-Kürsî, dinde zorlama yok 253–257

  1. Buradan itibaren cüz 3

    Bakara suresi, 253. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 253. ayet. تِلْكَ ٱلرُّسُلُ فَضَّلْنَا بَعْضَهُمْ عَلَىٰ بَعْضٍ مِّنْهُم مَّن كَلَّمَ ٱللَّهُ وَرَفَعَ بَعْضَهُمْ دَرَجَٰتٍ وَءَاتَيْنَا عِيسَى ٱبْنَ مَرْيَمَ ٱلْبَيِّنَٰتِ وَأَيَّدْنَٰهُ بِرُوحِ ٱلْقُدُسِ وَلَوْ شَآءَ ٱللَّهُ مَا ٱقْتَتَلَ ٱلَّذِينَ مِنۢ بَعْدِهِم مِّنۢ بَعْدِ مَا جَآءَتْهُمُ ٱلْبَيِّنَٰتُ وَلَٰكِنِ ٱخْتَلَفُوا۟ فَمِنْهُم مَّنْ ءَامَنَ وَمِنْهُم مَّن كَفَرَ وَلَوْ شَآءَ ٱللَّهُ مَا ٱقْتَتَلُوا۟ وَلَٰكِنَّ ٱللَّهَ يَفْعَلُ مَا يُرِيدُ

    tilke-rrusülü feḍḍalnâ ba`ḍahüm `alâ ba`ḍ. minhüm men kelleme-llâhü verafe`a ba`ḍahüm deracât. veâteynâ `îse-bne meryeme-lbeyyinâti veeyyednâhü birûḥi-lḳudüs. velev şâe-llâhü me-ḳtetele-lleẕîne mim ba`dihim mim ba`di mâ câethümü-lbeyyinâtü velâkini-ḫtelefû feminhüm men âmene veminhüm men kefer. velev şâe-llâhü me-ḳtetelû velâkinne-llâhe yef`alü mâ yürîd.

    Mehmet Okuyan

    İşte şu elçilerin bir kısmını bir kısmına (farklı oldukları noktalarda) üstün kılmıştık. dipnot 1 Allah onlardan bir kısmına konuşmuş, bazılarını da derecelerini yükseltmiştir. (Nitekim) Meryem oğlu İsa'ya da apaçık deliller vermiş ve onu Kutsal Ruh (Cebrail) ile desteklemiştik. Allah dileseydi (Allah'ın dileğine uysalardı) onlardan sonra gelen milletler, kendilerine apaçık deliller geldikten sonra birbirleriyle savaşmazlardı. Fakat onlar ayrılığa düştüler; içlerinden kimi iman etti, kimi de inkâr etti. Allah dileseydi (Allah'ın dileğine uysalardı) onlar savaşmazlardı fakat (her şekilde) Allah dilediğini yapar. dipnot 2

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayet Bakara 2:285, Nisâ 4:152 ve Ra‘d 13:4. ayetlerle birlikte okunmalıdır. Ayetteki "üstünlük", aslında farklılık demektir. Çünkü elçiler belirli noktalarda birbirlerinden farklıdır ve farklı oldukları bu noktalarda birbirlerinden üstündür.
    2. metne dön, dipnot 2
      Benzer mesajlar: Al-i İmrân 3:40, 47; Mâide 5:1; Hûd 11:107; İbrâhîm 14:27; Hacc 22:14, 18; Burûc 85:16.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 253. ayet

  2. Bakara suresi, 254. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 254. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ أَنفِقُوا۟ مِمَّا رَزَقْنَٰكُم مِّن قَبْلِ أَن يَأْتِىَ يَوْمٌ لَّا بَيْعٌ فِيهِ وَلَا خُلَّةٌ وَلَا شَفَٰعَةٌ وَٱلْكَٰفِرُونَ هُمُ ٱلظَّٰلِمُونَ

    yâ eyyühe-lleẕîne âmenû enfiḳû mimmâ razaḳnâküm min ḳabli ey ye'tiye yevmül lâ bey`un fîhi velâ ḫulletüv velâ şefâ`ah. velkâfirûne hümu-żżâlimûn.

    Mehmet Okuyan

    Ey iman edenler! Kendisinde artık alışveriş, dostluk ve şefaat dipnot 1 bulunmayan gün (kıyamet) gelmeden önce, size verdiğimiz rızıktan infak edin (verin)! kâfirler elbette zalimlerdir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Şefaat konusu Zümer 39:43-44. ayetler ışığında okunmalıdır.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 254. ayet

  3. Bakara suresi, 255. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 255. ayet. ٱللَّهُ لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ ٱلْحَىُّ ٱلْقَيُّومُ لَا تَأْخُذُهُۥ سِنَةٌ وَلَا نَوْمٌ لَّهُۥ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ مَن ذَا ٱلَّذِى يَشْفَعُ عِندَهُۥٓ إِلَّا بِإِذْنِهِۦ يَعْلَمُ مَا بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ وَلَا يُحِيطُونَ بِشَىْءٍ مِّنْ عِلْمِهِۦٓ إِلَّا بِمَا شَآءَ وَسِعَ كُرْسِيُّهُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ وَلَا يَـُٔودُهُۥ حِفْظُهُمَا وَهُوَ ٱلْعَلِىُّ ٱلْعَظِيمُ

    allâhü lâ ilâhe illâ hû. elḥayyü-lḳayyûm. lâ te'ḫuẕühû sinetüv velâ nevm. lehû mâ fi-ssemâvâti vemâ fi-l'arḍ. men ẕe-lleẕî yeşfe`u `indehû illâ biiẕnih. ya`lemü mâ beyne eydîhim vemâ ḫalfehüm. velâ yüḥîṭûne bişey'im min `ilmihî illâ bimâ şâ'. vesi`a kürsiyyühü-ssemâvâti vel'arḍ. velâ yeûdühû ḥifżuhümâ. vehüve-l`aliyyü-l`ażîm.

    Mehmet Okuyan

    Allah (ki) O'ndan başka ilah yoktur. Diridir, hayatı elinde tutandır. Kendisini ne uyuklama tutar ne de uyku. Göklerde ve yerdekilerin hepsi yalnızca O'na aittir. İzni olmadan O'nun katında kim şefaat edebilir ki! Onların önlerindekini de arkalarındakini de bilir. dipnot 1 (Bildirmeyi) dilediklerinin dışında (kimse) O'nun bilgisinden hiçbir şeyi kuşatamaz. O'nun egemenliği dipnot 2 gökleri ve yeri kapsamıştır. Onları koruyup gözetmek kendisine zor gelmez. O yücedir, büyüktür. dipnot 3

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Tâhâ 20:110; Enbiyâ 21:28; Hacc 22:76.
    2. metne dön, dipnot 2
      Yüce Allah'ın [kürsî]si, O'nun mutlak egemenliği ve otoritesini göstermektedir.
    3. metne dön, dipnot 3
      [Ayet'el kürsî] olarak da bilinen bu ayet Yüce Allah'ın sıfatları hakkında toplu ve genel bilgiler içermektedir. Benzer mesajlar: Al-i İmrân 3:2, 26-27; En‘âm 6:101-103; Nûr 24:35; Şûrâ 42:11; Haşr 59:22-24; İhlâs 112:1-4.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 255. ayet

  4. Bakara suresi, 256. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 256. ayet. لَآ إِكْرَاهَ فِى ٱلدِّينِ قَد تَّبَيَّنَ ٱلرُّشْدُ مِنَ ٱلْغَىِّ فَمَن يَكْفُرْ بِٱلطَّٰغُوتِ وَيُؤْمِنۢ بِٱللَّهِ فَقَدِ ٱسْتَمْسَكَ بِٱلْعُرْوَةِ ٱلْوُثْقَىٰ لَا ٱنفِصَامَ لَهَا وَٱللَّهُ سَمِيعٌ عَلِيمٌ

    lâ ikrâhe fi-ddîni ḳat tebeyyene-rruşdü mine-lgayy. femey yekfür biṭṭâgûti veyü'mim billâhi feḳadi-stemseke bil`urveti-lvuŝḳâ. le-nfiṣâme lehâ. vellâhü semî`un `alîm.

    Mehmet Okuyan

    Dinde zorlama yoktur. dipnot 1 Elbette doğru yanlıştan ayrılmıştır. Kim tağut'u dipnot 2 (azgınlık edeni) reddedip Allah'a inanırsa, kopmayan en sağlam kulba dipnot 3 yapışmış demektir. dipnot 4 Allah duyandır, bilendir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu cümle, dinde zorlamanın ve tiksindirici, nefret ettirici unsurların bulunmadığının açık delilidir. Ancak bu gerçek, dinde yerine getirilmesi gereken zorunlulukların olmadığı anlamına gelmemektedir. Bu mesaj, Yûnus 10:85 ve Mümtehine 60:5. ayetiyle okunmalıdır.
    2. metne dön, dipnot 2
      [Tağut], "azgınlık yapan" anlamında başta şeytan olmak üzere bütün azgınlar ve azgınlıkları içermektedir.
    3. metne dön, dipnot 3
      Tağut'u (azgınlık edeni) reddedip Allah'a sığınanın [el-‘urvetü'l-vüskâ] denen "en sağlam kulp"a sarılmış olacağını ve bu kulbun kopmasının mümkün olmayacağını bildirmektedir. Lokmân 31:22'de de geçen bu tamlama Kur'an'ın sıfatlarındandır ve tıpkı Al-i İmrân 3:103'te belirtildiği gibi "Allah'ın ipi"dir; "Kur'an"dır.
    4. metne dön, dipnot 4
      Vahye uymayla ilgili ayetler için bkz. Al-i İmrân 3:103, dipnot 1.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 256. ayet

  5. Bakara suresi, 257. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 257. ayet. ٱللَّهُ وَلِىُّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ يُخْرِجُهُم مِّنَ ٱلظُّلُمَٰتِ إِلَى ٱلنُّورِ وَٱلَّذِينَ كَفَرُوٓا۟ أَوْلِيَآؤُهُمُ ٱلطَّٰغُوتُ يُخْرِجُونَهُم مِّنَ ٱلنُّورِ إِلَى ٱلظُّلُمَٰتِ أُو۟لَٰٓئِكَ أَصْحَٰبُ ٱلنَّارِ هُمْ فِيهَا خَٰلِدُونَ

    allâhü veliyyü-lleẕîne âmenû yuḫricühüm mine-żżulümâti ile-nnûr. velleẕîne keferû evliyâühümu-ṭṭâgûtü yuḫricûnehüm mine-nnûri ile-żżulümât. ülâike aṣḥâbü-nnâr. hüm fîhâ ḫâlidûn.

    Mehmet Okuyan

    Allah iman etmiş olanların dostudur; onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. dipnot 1 Kâfir olanlara gelince, onların dostları Tağut'tur (azgınlık edendir); onları aydınlıktan karanlıklara çıkarırlar (gömerler). İşte bunlar ateş halkıdır. Onlar orada ebedî kalıcıdır.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Mâide 5:16; İbrâhîm 14:1; Ahzâb 33:43; Hadîd 57:9; Talâk 65:11.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 257. ayet

Üç diriliş sahnesi 258–260

  1. Bakara suresi, 258. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 258. ayet. أَلَمْ تَرَ إِلَى ٱلَّذِى حَآجَّ إِبْرَٰهِـۧمَ فِى رَبِّهِۦٓ أَنْ ءَاتَىٰهُ ٱللَّهُ ٱلْمُلْكَ إِذْ قَالَ إِبْرَٰهِـۧمُ رَبِّىَ ٱلَّذِى يُحْىِۦ وَيُمِيتُ قَالَ أَنَا۠ أُحْىِۦ وَأُمِيتُ قَالَ إِبْرَٰهِـۧمُ فَإِنَّ ٱللَّهَ يَأْتِى بِٱلشَّمْسِ مِنَ ٱلْمَشْرِقِ فَأْتِ بِهَا مِنَ ٱلْمَغْرِبِ فَبُهِتَ ٱلَّذِى كَفَرَ وَٱللَّهُ لَا يَهْدِى ٱلْقَوْمَ ٱلظَّٰلِمِينَ

    elem tera ile-lleẕî ḥâcce ibrâhîme fî rabbihî en âtâhü-llâhü-lmülk. iẕ ḳâle ibrâhîmü rabbiye-lleẕî yuḥyî veyümîtü ḳâle ene uḥyî veümît. ḳâle ibrâhîmü feinne-llâhe ye'tî bişşemsi mine-lmeşriḳi fe'ti bihâ mine-lmagribi febühite-lleẕî kefer. vellâhü lâ yehdi-lḳavme-żżâlimîn.

    Mehmet Okuyan

    Allah kendisine hükümdarlık verdiği için Rabbi hakkında İbrahim ile tartışmaya gireni (Nemrut'u) görmedin mi? Hani İbrahim "Rabbim yaşatan ve öldürendir." demişti. O da "Ben de yaşatır ve öldürürüm." demişti. dipnot 1 İbrahim, "Allah güneşi doğudan getirmektedir; sen de onu batıdan getir." demişti de o kâfir şaşakalmıştı. Allah zalimler topluluğunu doğru yola ulaştırmaz.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Burada kastedilen kişinin Nemrut olduğu genel kabul görmektedir. Rivayete göre, bu azgın kişi yanına aldığı iki kişiden birini sağ bırakıp diğerini öldürerek kendince Hz. İbrahim'i mağlup etmeye çalışmıştı.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 258. ayet

  2. Bakara suresi, 259. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 259. ayet. أَوْ كَٱلَّذِى مَرَّ عَلَىٰ قَرْيَةٍ وَهِىَ خَاوِيَةٌ عَلَىٰ عُرُوشِهَا قَالَ أَنَّىٰ يُحْىِۦ هَٰذِهِ ٱللَّهُ بَعْدَ مَوْتِهَا فَأَمَاتَهُ ٱللَّهُ مِا۟ئَةَ عَامٍ ثُمَّ بَعَثَهُۥ قَالَ كَمْ لَبِثْتَ قَالَ لَبِثْتُ يَوْمًا أَوْ بَعْضَ يَوْمٍ قَالَ بَل لَّبِثْتَ مِا۟ئَةَ عَامٍ فَٱنظُرْ إِلَىٰ طَعَامِكَ وَشَرَابِكَ لَمْ يَتَسَنَّهْ وَٱنظُرْ إِلَىٰ حِمَارِكَ وَلِنَجْعَلَكَ ءَايَةً لِّلنَّاسِ وَٱنظُرْ إِلَى ٱلْعِظَامِ كَيْفَ نُنشِزُهَا ثُمَّ نَكْسُوهَا لَحْمًا فَلَمَّا تَبَيَّنَ لَهُۥ قَالَ أَعْلَمُ أَنَّ ٱللَّهَ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ

    ev kelleẕî merra `alâ ḳaryetiv vehiye ḫâviyetün `alâ `urûşihâ. ḳâle ennâ yuḥyî hâẕihi-llâhü ba`de mevtihâ. feemâtehü-llâhü miete `âmin ŝümme be`aŝeh. ḳâle kem lebiŝt. ḳâle lebiŝtü yevmen ev ba`ḍa yevm. ḳâle bel lebiŝte miete `âmin fenżur ilâ ṭa`âmike veşerâbike lem yetesenneh. venżur ilâ ḥimârike velinec`aleke âyetel linnâsi venżur ile-l`iżâmi keyfe nünşizühâ ŝümme neksûhâ laḥmâ. felemmâ tebeyyene lehû ḳâle a`lemü enne-llâhe `alâ külli şey'in ḳadîr.

    Mehmet Okuyan

    Veya (görmediniz mi) o kişiyi dipnot 1 ki evlerinin duvarları çatıları üzerine yığılmış (alt üst olmuş) bir şehre uğramıştı. (Bu kişi), "(Şehrin) ölümünden sonra Allah burayı nasıl diriltir acaba?" demişti. Bunun üzerine Allah onu yüz yıl öldürmüş (ölü gibi bırakmış), sonra tekrar diriltmişti. (Allah) "Ne kadar kaldın?" diye sorunca "Bir gün veya günün bir kısmı kadar." demişti. (Allah) ona şöyle demişti: "Hayır! Yüz yıl kaldın. Yiyeceğine ve içeceğine bak, henüz bozulmamıştır. dipnot 2 Eşeğine de bak! Seni insanlara bir ibret kılalım diye (böyle yaptık). Şimdi kemiklere bak, onları nasıl düzenliyor, sonra nasıl onlara et giydiriyoruz!" (Durum) kendisi için apaçık bir hâl alınca, "Biliyorum ki Allah her şeye gücü yetendir." demişti. dipnot 3

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Burada Yüce Allah'ın diriltme ve dönüştürmeye dayalı erişilmez kudretini gösteren sembolik bir anlatım yer almaktadır. Taberî, Semerkandî ve Zemahşerî gibi âlimlerin de belirttiği üzere, ayette adı verilmeyen şahsın Hz. Üzeyir, Hz. Ermiya, Hızır veya başlangıçta kâfir olup sonrasında iman eden biri olma ihtimallerinden söz edilmektedir.imâmMücâhid'e göre önceki ayette Nemrut'tan bahsedilmesi nedeniyle bu kişinin de öldükten sonra diriltilmeyi inkâr eden bir şahıs olduğu, ancak olay sonrasında iman ettiği görüşü [elem tera] ifadesine de konunun işlendiği bağlama da daha uygun görünmektedir. Önceki ayette "inkârda ısrar eden bir nankör", bu ayette ise "gerçeği görünce iman eden bir sembol" üzerinden mesaj veriliyor demektir. Bir sonraki ayette de konu Hz. İbrahim olduğuna göre iki ayet arasındaki örneğin de Hz. İbrahim dönemiyle ilişkili olma ihtimali akla gelmektedir. Ancak kesin bir delil olmaması nedeniyle böyle net ifadelerden kaçınmak gerekir. Ayette isim verilmediği için biz de şahsın ismiyle değil, yaşanan olayla ilgili açıklamalar yapmakla yetineceğiz.
    2. metne dön, dipnot 2
      Ayette geçen [lem yetesenneh] ifadesindeki [cezim]li (harekesiz) [he,] "hâ-i sekte" olarak bilinir. Bu bir zamir değildir. Bu nedenle de harekesiz yazılmakta ve cezimli olarak okunmaktadır. Benzer kullanımlar: En‘âm 6:90; Hâkka 69:19, 20, 25, 26, 28, 29; Kâri‘a 101:10.
    3. metne dön, dipnot 3
      Mevcut bilgilerimiz, bu ayette tam olarak kastedilen şeyin ne olduğunu anlamamız için yetersiz kalmaktadır.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 259. ayet

  3. Bakara suresi, 260. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 260. ayet. وَإِذْ قَالَ إِبْرَٰهِـۧمُ رَبِّ أَرِنِى كَيْفَ تُحْىِ ٱلْمَوْتَىٰ قَالَ أَوَلَمْ تُؤْمِن قَالَ بَلَىٰ وَلَٰكِن لِّيَطْمَئِنَّ قَلْبِى قَالَ فَخُذْ أَرْبَعَةً مِّنَ ٱلطَّيْرِ فَصُرْهُنَّ إِلَيْكَ ثُمَّ ٱجْعَلْ عَلَىٰ كُلِّ جَبَلٍ مِّنْهُنَّ جُزْءًا ثُمَّ ٱدْعُهُنَّ يَأْتِينَكَ سَعْيًا وَٱعْلَمْ أَنَّ ٱللَّهَ عَزِيزٌ حَكِيمٌ

    veiẕ ḳâle ibrâhîmü rabbi erinî keyfe tuḥyi-lmevtâ. ḳâle evelem tü'min. ḳâle belâ velâkil liyaṭmeinne ḳalbî. ḳâle feḫuẕ erbe`atem mine-ṭṭayri feṣurhünne ileyke ŝümme-c`al `alâ külli cebelim minhünne cüz'en ŝümme-d`uhünne ye'tîneke sa`yâ. va`lem enne-llâhe `azîzün ḥakîm.

    Mehmet Okuyan

    Hani İbrahim "Rabbim! Ölüyü nasıl diriltmekte olduğunu bana göster." demişti. (Rabbi ona) "İnanmadın mı?" diye sorunca (İbrahim) "Hayır (elbette inandım) fakat kalbimin tatmin olması için (görmek istedim)" demişti. Bunun üzerine (Allah) şöyle demişti: "Dört tane kuş alıp onları kendine alıştır; sonra her dağa onlardan birer parça koy! Ardından onları çağır; koşarak (uçarak) sana gelirler. dipnot 1 Bil ki Allah güçlüdür, doğru hüküm verendir."

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Burada diriltilmenin nasıl olduğuyla ilgili Hz. İbrahim'in merakı, dört kuşun evcilleştirilmesiyle yani insana alıştırılmasıyla ilişkilendirilerek cevaplandırılmaktadır. Bir süreliğine sahibine alıştırılan kuşların bir müddet sonra uzak bir yere bırakılmaları halinde bile sahibinin sesini tanıyıp ona koşmaları (uçmaları) ile aslında insan ruhunun da sahibi olan Yüce Allah'ın mahşer için diriltilme çağrısına koşarak geleceği hakkında bir mesaj verilmek istenmektedir. Kuşun kesilip parçalanması, sonrasında da canlandırılmasından söz edilmemektedir.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 260. ayet

İnfakın örnekleri ve âdâbı 261–274

  1. Bakara suresi, 261. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 261. ayet. مَّثَلُ ٱلَّذِينَ يُنفِقُونَ أَمْوَٰلَهُمْ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ كَمَثَلِ حَبَّةٍ أَنۢبَتَتْ سَبْعَ سَنَابِلَ فِى كُلِّ سُنۢبُلَةٍ مِّا۟ئَةُ حَبَّةٍ وَٱللَّهُ يُضَٰعِفُ لِمَن يَشَآءُ وَٱللَّهُ وَٰسِعٌ عَلِيمٌ

    meŝelü-lleẕîne yünfiḳûne emvâlehüm fî sebîli-llâhi kemeŝeli ḥabbetin embetet seb`a senâbile fî külli sümbületim mietü ḥabbeh. vellâhü yüḍâ`ifü limey yeşâ'. vellâhü vâsi`un `alîm.

    Mehmet Okuyan

    Mallarını Allah yolunda infak edenlerin (verenlerin) örneği, yedi başak bitiren bir tohum tanesi gibidir ki her başakta yüz tane (ürün) vardır. Allah dilediğine (layık olana) kat kat (fazlasını) verir. dipnot 1 Allah (imkânları) geniş olandır, bilendir. dipnot 2

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yüce Allah surenin başından itibaren çeşitli ayetlerde infaktan söz ederek, din adına kurtuluşun ekonomik ve diğer alanlarda yapılan infakla yakından ilişkili olduğunu ortaya koymak istemiştir. Bu bağlamda Bakara 2:3, 177, 195, 215, 219, 245, 254 gibi ayetlerde ele aldığı infak konusuna tekrar bir başlık açmakta ve bir çeşit cihad demek olan "Allah yolunda infak"ta bulunanların alacağı ödülle ilgili olarak sıra dışı bir ifadede bulunarak müminlere moral vermeyi amaçlamaktadır.
    2. metne dön, dipnot 2
      Bu ayette Allah yolunda infaka verilecek ödülün kat kat olacağı müjdelenmektedir. Bu mesaj En‘âm 6:160, Yûnus 10:26, Neml 27:89, Zümer 39:20 ve Nebe' 78:36. ayetlerle birlikte okunmalıdır.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 261. ayet

  2. Bakara suresi, 262. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 262. ayet. ٱلَّذِينَ يُنفِقُونَ أَمْوَٰلَهُمْ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ ثُمَّ لَا يُتْبِعُونَ مَآ أَنفَقُوا۟ مَنًّا وَلَآ أَذًى لَّهُمْ أَجْرُهُمْ عِندَ رَبِّهِمْ وَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ

    elleẕîne yünfiḳûne emvâlehüm fî sebîli-llâhi ŝümme lâ yütbi`ûne mâ enfeḳû mennev velâ eẕel lehüm ecruhüm `inde rabbihim. velâ ḫavfün `aleyhim velâ hüm yaḥzenûn.

    Mehmet Okuyan

    Mallarını Allah yolunda infak edip (verip) arkasından başa kakmayan, (fakirleri) incitmeyenler var ya onlar için Rableri katında ödül(ler)i vardır. Onlara herhangi bir korku yoktur; onlar üzülmeyecek de.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 262. ayet

  3. Bakara suresi, 263. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 263. ayet. قَوْلٌ مَّعْرُوفٌ وَمَغْفِرَةٌ خَيْرٌ مِّن صَدَقَةٍ يَتْبَعُهَآ أَذًى وَٱللَّهُ غَنِىٌّ حَلِيمٌ

    ḳavlüm ma`rûfüv vemagfiratün ḫayrum min ṣadeḳatiy yetbe`uhâ eẕâ. vellâhü ganiyyün ḥalîm.

    Mehmet Okuyan

    Güzel bir söz ve bağışlama, arkasından incitme gelen sadakadan hayırlıdır. dipnot 1 Allah zengindir, hoşgörülüdür.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayet İsrâ 17:28 ile birlikte okunmalıdır.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 263. ayet

  4. Bakara suresi, 264. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 264. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لَا تُبْطِلُوا۟ صَدَقَٰتِكُم بِٱلْمَنِّ وَٱلْأَذَىٰ كَٱلَّذِى يُنفِقُ مَالَهُۥ رِئَآءَ ٱلنَّاسِ وَلَا يُؤْمِنُ بِٱللَّهِ وَٱلْيَوْمِ ٱلْـَٔاخِرِ فَمَثَلُهُۥ كَمَثَلِ صَفْوَانٍ عَلَيْهِ تُرَابٌ فَأَصَابَهُۥ وَابِلٌ فَتَرَكَهُۥ صَلْدًا لَّا يَقْدِرُونَ عَلَىٰ شَىْءٍ مِّمَّا كَسَبُوا۟ وَٱللَّهُ لَا يَهْدِى ٱلْقَوْمَ ٱلْكَٰفِرِينَ

    yâ eyyühe-lleẕîne âmenû lâ tübṭilû ṣadeḳâtiküm bilmenni vel'eẕâ kelleẕî yünfiḳu mâlehû riâe-nnâsi velâ yü'minü billâhi velyevmi-l'âḫir. femeŝelühû kemeŝeli ṣafvânin `aleyhi türâbün feeṣâbehû vâbilün feterakehû ṣaldâ. lâ yaḳdirûne `alâ şey'im mimmâ kesebû. vellâhü lâ yehdi-lḳavme-lkâfirîn.

    Mehmet Okuyan

    Ey iman edenler! Allah'a ve ahiret gününe inanmadığı hâlde malını insanlara gösteriş için infak eden (veren) kişi gibi, sadakalarınızı başa kakarak ve inciterek iptal etmeyin! dipnot 1 Böylesinin durumu, üzerinde biraz toprak bulunan kayaya benzer ki ona sağanak yağmur isabet etmiş de onu çıplak (topraksız) hâle getirmiştir. Bunlar, kazandıklarından hiçbir şeyi elde edemezler. dipnot 2 Allah o kâfirler topluluğunu doğru yola ulaştırmaz.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu mesaj Nisâ 4:38, 142 ve Mâ‘ûn 107:6. ayetlerle okunmalıdır.
    2. metne dön, dipnot 2
      Benzer mesaj: İbrâhîm 14:18.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 264. ayet

  5. Bakara suresi, 265. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 265. ayet. وَمَثَلُ ٱلَّذِينَ يُنفِقُونَ أَمْوَٰلَهُمُ ٱبْتِغَآءَ مَرْضَاتِ ٱللَّهِ وَتَثْبِيتًا مِّنْ أَنفُسِهِمْ كَمَثَلِ جَنَّةٍۭ بِرَبْوَةٍ أَصَابَهَا وَابِلٌ فَـَٔاتَتْ أُكُلَهَا ضِعْفَيْنِ فَإِن لَّمْ يُصِبْهَا وَابِلٌ فَطَلٌّ وَٱللَّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَصِيرٌ

    vemeŝelü-lleẕîne yünfiḳûne emvâlehümü-btigâe merḍâti-llâhi veteŝbîtem min enfüsihim kemeŝeli cennetim birabvetin eṣâbehâ vâbilün feâtet ükülehâ ḍi`feyn. feil lem yüṣibhâ vâbilün feṭall. vellâhü bimâ ta`melûne beṣîr.

    Mehmet Okuyan

    Allah'ın rızasını kazanmak ve nefislerini güçlendirmek için mallarını infak edenlerin (verenlerin) durumu, bir tepedeki bahçeye benzer ki üzerine sağanak yağmur yağmış da iki kat ürün vermiştir. Sağanak yağmur yağmasa bile bir çise (ile de ürün verir). dipnot 1 Allah yaptıklarınızı görendir. dipnot 2

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yüce Allah söz konusu bahçeye bol yağmur isabet etmemesi durumunda bile az bir çisenin de yeteceğini haber vermekte, böylesi az bir çisenin bile o bahçenin ürün vermesine kâfi geleceğini bildirmektedir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Bu ayette Allah rızası için yapılan infakın mutlak kazanç olduğu belirtilmektedir.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 265. ayet

  6. Bakara suresi, 266. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 266. ayet. أَيَوَدُّ أَحَدُكُمْ أَن تَكُونَ لَهُۥ جَنَّةٌ مِّن نَّخِيلٍ وَأَعْنَابٍ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ لَهُۥ فِيهَا مِن كُلِّ ٱلثَّمَرَٰتِ وَأَصَابَهُ ٱلْكِبَرُ وَلَهُۥ ذُرِّيَّةٌ ضُعَفَآءُ فَأَصَابَهَآ إِعْصَارٌ فِيهِ نَارٌ فَٱحْتَرَقَتْ كَذَٰلِكَ يُبَيِّنُ ٱللَّهُ لَكُمُ ٱلْـَٔايَٰتِ لَعَلَّكُمْ تَتَفَكَّرُونَ

    eyeveddü eḥadüküm en tekûne lehû cennetüm min neḫîliv vea`nâbin tecrî min taḥtihe-l'enhâru lehû fîhâ min külli-ŝŝemerâti veeṣâbehü-lkiberu velehû ẕürriyyetün ḍu`afâ'. feeṣâbehâ i`ṣârun fîhi nârun faḥteraḳat. keẕâlike yübeyyinü-llâhü lekümü-l'âyâti le`alleküm tetefekkerûn.

    Mehmet Okuyan

    Herhangi biriniz ister mi ki hurma ve üzümlere (ağaçlara) sahip, arasından sular akan ve kendisi için orada her çeşit meyveden bulunan bir bahçesi olsun (ama) bakıma muhtaç çocukları varken kendisine yaşlılık gelip çatsın; içinde ateş bulunan bir kasırga ona (bahçeye) isabet ederek yakıp kül etsin! Allah düşünesiniz diye ayetleri size işte böyle açıklıyor.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 266. ayet

  7. Bakara suresi, 267. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 267. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ أَنفِقُوا۟ مِن طَيِّبَٰتِ مَا كَسَبْتُمْ وَمِمَّآ أَخْرَجْنَا لَكُم مِّنَ ٱلْأَرْضِ وَلَا تَيَمَّمُوا۟ ٱلْخَبِيثَ مِنْهُ تُنفِقُونَ وَلَسْتُم بِـَٔاخِذِيهِ إِلَّآ أَن تُغْمِضُوا۟ فِيهِ وَٱعْلَمُوٓا۟ أَنَّ ٱللَّهَ غَنِىٌّ حَمِيدٌ

    yâ eyyühe-lleẕîne âmenû enfiḳû min ṭayyibâti mâ kesebtüm vemimmâ aḫracnâ leküm mine-l'arḍ. velâ teyemmemü-lḫabîŝe minhü tünfiḳûne velestüm biâḫiẕîhi illâ en tugmiḍû fîh. va`lemû enne-llâhe ganiyyün ḥamîd.

    Mehmet Okuyan

    Ey iman edenler! Kazandıklarınızın değerli olanlarından ve yerden (topraktan) size rızık olarak çıkardıklarımızdan infak edin (verin)! (Size verilse), gözünüzü yummadan alamayacağınız kötü malı infaka (vermeye) kalkışmayın! dipnot 1 Bilin ki şüphesiz Allah zengindir, övgüye layıktır.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu cümle Bakara 2:177, Al-i İmrân 3:92 ve İnsân 76:8. ayetlerle birlikte okunmalıdır. Buradaki amaç, en değerli şeylerden infak etmenin gerekliliğine dikkat çekmektir. Çünkü infak aslında vermek değil, almaktır. Burada Allah için infakta bulunanlara, mahşerde bunun kat kat fazlası verilecektir.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 267. ayet

  8. Bakara suresi, 268. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 268. ayet. ٱلشَّيْطَٰنُ يَعِدُكُمُ ٱلْفَقْرَ وَيَأْمُرُكُم بِٱلْفَحْشَآءِ وَٱللَّهُ يَعِدُكُم مَّغْفِرَةً مِّنْهُ وَفَضْلًا وَٱللَّهُ وَٰسِعٌ عَلِيمٌ

    eşşeyṭânü ye`idükümü-lfaḳra veye'müruküm bilfaḥşâ'. vellâhü ye`idüküm magfiratem minhü vefaḍlâ. vellâhü vâsi`un `alîm.

    Mehmet Okuyan

    Şeytan size fakirlik vadeder (sizi fakirlikle korkutur) ve size cimriliği emreder (teşvik eder). dipnot 1 Allah ise katından size bir bağışlanma ve bir lütuf vadeder. Allah (imkânları) geniş olandır, bilendir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yüce Allah önceki ayette kazançların en iyilerinden infak edilmesini ve kişiye verilmesi durumunda almak istemeyeceği şeyi başkalarına vermemesi gerektiğini ifade ettikten sonra, bu ayette şeytanın olaya müdahalesinden söz etmektedir. infak bir iman kurumu olduğu için, şeytan bu kurumu zedelemek veya mümkünse ortadan kaldırıp insanların Allah yolundan uzaklaşmalarını sağlamak için çaba sarf edecektir. Ayette sözü edilen şeytan, öncelikle cinlerden olan ve Allah'tan ümidini kesmiş bulunan "şeytan" olabileceği gibi, insanlar içinden şeytanlaşmış olanlar da olabilir; hatta insanı kötülüklere sevk eden nefsi de olabilir. İnsana kötülükler telkin eden her bir şey burada sözü edilen "şeytan" kavramının kapsamında kabul edilmelidir.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 268. ayet

  9. Bakara suresi, 269. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 269. ayet. يُؤْتِى ٱلْحِكْمَةَ مَن يَشَآءُ وَمَن يُؤْتَ ٱلْحِكْمَةَ فَقَدْ أُوتِىَ خَيْرًا كَثِيرًا وَمَا يَذَّكَّرُ إِلَّآ أُو۟لُوا۟ ٱلْأَلْبَٰبِ

    yü'ti-lḥikmete mey yeşâ'. vemey yü'te-lḥikmete feḳad ûtiye ḫayran keŝîâ. vemâ yeẕẕekkeru illâ ülü-l'elbâb.

    Mehmet Okuyan

    (Allah) hikmeti (doğru hüküm verme yeteneğini) dileyene (layık gördüğüne) verir. Kime hikmet (doğru hüküm verme yeteneği) verilirse, elbette ona pek çok iyilik verilmiş demektir. dipnot 1 Öz akıl sahiplerinden başkası (gerçeği) hatırlamaz.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      [Hikmet], Yâsîn 36:2'de de belirtildiği gibi "[el-hakîm] olan Kur'an hakikatleriyle donanımlı olmak" demektir. hikmet sahibi olmak Yüce Allah'ın emir ve yasaklarının yer aldığı vahiy ile buluşarak derin bir muhakeme ve isabet sahibi olabilme erdemidir.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 269. ayet

  10. Bakara suresi, 270. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 270. ayet. وَمَآ أَنفَقْتُم مِّن نَّفَقَةٍ أَوْ نَذَرْتُم مِّن نَّذْرٍ فَإِنَّ ٱللَّهَ يَعْلَمُهُۥ وَمَا لِلظَّٰلِمِينَ مِنْ أَنصَارٍ

    vemâ enfaḳtüm min nefeḳatin ev neẕertüm min neẕrin feinne-llâhe ya`lemüh. vemâ liżżâlimîne min enṣâr.

    Mehmet Okuyan

    Şüphesiz ki Allah yaptığınız her infakı (harcamayı) ve adadığınız her adağı bilir. Zalimler için hiçbir yardımcı yoktur. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yüce Allah en iyi şeylerin infak edilmesi (verilmesi) gerektiğine, şeytanın fakirlik vaadine karşılık Allah'ın af ve daha bol nimet vereceği hakikatlerine dair bilgiler verdikten sonra, konuyu infakla ve adakla sürdürmekte, haksızlık edenlerin mahşerde yardımcılarının bulunmayacağına getirmektedir.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 270. ayet

  11. Bakara suresi, 271. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 271. ayet. إِن تُبْدُوا۟ ٱلصَّدَقَٰتِ فَنِعِمَّا هِىَ وَإِن تُخْفُوهَا وَتُؤْتُوهَا ٱلْفُقَرَآءَ فَهُوَ خَيْرٌ لَّكُمْ وَيُكَفِّرُ عَنكُم مِّن سَيِّـَٔاتِكُمْ وَٱللَّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ خَبِيرٌ

    in tübdu-ṣṣadeḳâti feni`immâ hî. vein tuḫfûhâ vetü'tûhe-lfüḳarâe fehüve ḫayrul leküm. veyükeffiru `anküm min seyyiâtiküm. vellâhü bimâ ta`melûne ḫabîr.

    Mehmet Okuyan

    Sadakaları açıktan verirseniz bu ne güzeldir! Onları gizler de fakirlere öyle verirseniz, işte bu sizin için daha hayırlıdır. O (Allah) da sizin günahlarınızın bir kısmını örter. Allah yapmakta olduklarınızdan haberdardır.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 271. ayet

  12. Bakara suresi, 272. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 272. ayet. لَّيْسَ عَلَيْكَ هُدَىٰهُمْ وَلَٰكِنَّ ٱللَّهَ يَهْدِى مَن يَشَآءُ وَمَا تُنفِقُوا۟ مِنْ خَيْرٍ فَلِأَنفُسِكُمْ وَمَا تُنفِقُونَ إِلَّا ٱبْتِغَآءَ وَجْهِ ٱللَّهِ وَمَا تُنفِقُوا۟ مِنْ خَيْرٍ يُوَفَّ إِلَيْكُمْ وَأَنتُمْ لَا تُظْلَمُونَ

    leyse `aleyke hüdâhüm velâkinne-llâhe yehdî mey yeşâ'. vemâ tünfiḳû min ḫayrin felienfüsiküm. vemâ tünfiḳûne ille-btigâe vechi-llâh. vemâ tünfiḳû min ḫayriy yüveffe ileyküm veentüm lâ tużlemûn.

    Mehmet Okuyan

    Onların hidayeti senin üzerine (bir görev) değildir. Zira Allah dileyeni (layık gördüğünü) doğru yola ulaştırır. dipnot 1 Her ne iyilik infak ederseniz kendiniz içindir. dipnot 2 Yalnızca Allah rızası için infak edeceksiniz. Her ne iyilik infak ederseniz, size (karşılığı) tastamam verilecektir ve haksızlığa uğratılmayacaksınız.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu cümle Kasas 28:56 ve ‘Abese 80:7. ayetlerle birlikte okunmalıdır. Verilmek istenen mesaj, insanların hidayeti kendi iradeleriyle istemesi gerektiğidir. Uyaran kişi peygamber bile olsa muhatap istemediği sürece onu hidayete erdiremez. Önemli olan tebliğ etmektir. Buna rağmen doğru yola yönelmeyenlerin sorumluluğu kendilerine aittir. Yüce Allah hidayetin Hz. Muhammed'in isteğine göre şekillenmeyeceğini, isteyenin hidayete erdirileceğini haber vermektedir. ‘Abese 80:7'de kulların arınmamasından Hz. Muhammed'in sorumlu olmadığı bildirilmektedir. İnsanlar sadaka ve infakta bulundukları kişilerden hidayete ermelerini dahi istememelidirler. Çünkü hidayette asıl belirleyici unsur kişinin kendi iradesiyle bunu dilemesidir. hidâyet bir akıl, irade ve gönül işidir. Kişi hidayeti kendisi isteyecek ki Yüce Allah da hidayeti yaratmış olsun. Şûrâ 42:52'deki bilgiler ışığında hidayet noktasında Hz. Muhammed'in yapabileceği işin "yol göstermek" olduğunu söylemeliyiz. hidâyet etmek kul için kullanıldığında "yol göstermek, rehberlik etmek", Yüce Allah için kullanıldığında ise "hidayete erdirmek, hidayeti onaylamak" anlamında yorumlanmalıdır.
    2. metne dön, dipnot 2
      Bu ayet Bakara 2:134, 141, 286, En‘âm 6:52, 164, İsrâ 17:13-15, Lokmân 31:33, Fâtır 35:18, Zümer 39:7, Fussilet 41:46, Câsiye 45:15, Necm 53:38-39, Mümtehine 60:3 ve Zilzâl 99:7-8. ayetlerle okunmalıdır.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 272. ayet

  13. Bakara suresi, 273. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 273. ayet. لِلْفُقَرَآءِ ٱلَّذِينَ أُحْصِرُوا۟ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ لَا يَسْتَطِيعُونَ ضَرْبًا فِى ٱلْأَرْضِ يَحْسَبُهُمُ ٱلْجَاهِلُ أَغْنِيَآءَ مِنَ ٱلتَّعَفُّفِ تَعْرِفُهُم بِسِيمَٰهُمْ لَا يَسْـَٔلُونَ ٱلنَّاسَ إِلْحَافًا وَمَا تُنفِقُوا۟ مِنْ خَيْرٍ فَإِنَّ ٱللَّهَ بِهِۦ عَلِيمٌ

    lilfüḳarâi-lleẕîne uḥṣirû fî sebîli-llâhi lâ yesteṭî`ûne ḍarben fi-l'arḍ. yaḥsebühümü-lcâhilü agniyâe mine-tte`affüf. ta`rifühüm bisîmâhüm. lâ yes'elûne-nnâse ilḥâfâ. vemâ tünfiḳû min ḫayrin feinne-llâhe bihî `alîm.

    Mehmet Okuyan

    (Yapacağınız yardımlar), kendilerini Allah yoluna adamış (oldukları için) yeryüzünde (kazanç amacıyla) dolaşamayan fakirler için (olsun)! dipnot 1 Bilmeyenler, onurlarından dolayı onları zengin sanır. Sen onları yüzlerinden tanırsın. Onlar, yüzsüzlük ederek (bir şey) istemezler. Şüphesiz ki Allah yaptığınız her iyiliği bilendir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yüce Allah, insanların yapacakları yardımın ve verecekleri sadakaların kimlere ulaştırılması gerektiğini ifade etmektedir. Bu çerçevede sadaka ve infakın fakirlere yönelik olması gerektiği hükme bağlanmakta, bu kişilerin "beş" sıfatı bildirilmektedir.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 273. ayet

  14. Bakara suresi, 274. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 274. ayet. ٱلَّذِينَ يُنفِقُونَ أَمْوَٰلَهُم بِٱلَّيْلِ وَٱلنَّهَارِ سِرًّا وَعَلَانِيَةً فَلَهُمْ أَجْرُهُمْ عِندَ رَبِّهِمْ وَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ

    elleẕîne yünfiḳûne emvâlehüm billeyli vennehâri sirrav ve`alâniyeten felehüm ecruhüm `inde rabbihim. velâ ḫavfün `aleyhim velâ hüm yaḥzenûn.

    Mehmet Okuyan

    Mallarını gece gündüz, gizli-açık (Allah yolunda) infak edenler var ya onlar için Rableri katında ödül(ler)i vardır. dipnot 1 Onlara herhangi bir korku yoktur; onlar üzülmeyecek de.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayet infakın her zaman ve her şekilde yapılması gerektiğini öğretmektedir. Yeri ve zamanı gelir açıktan ve gündüz verilmesi gerekir; yeri gelir gece ve gizli verilmesi gerekebilir. Önemli olan nokta infakın bir zorunluluk olduğunu unutmamak ve gereken fedakarlığı yapmaktır.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 274. ayet

Faiz 275–281

  1. Bakara suresi, 275. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 275. ayet. ٱلَّذِينَ يَأْكُلُونَ ٱلرِّبَوٰا۟ لَا يَقُومُونَ إِلَّا كَمَا يَقُومُ ٱلَّذِى يَتَخَبَّطُهُ ٱلشَّيْطَٰنُ مِنَ ٱلْمَسِّ ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمْ قَالُوٓا۟ إِنَّمَا ٱلْبَيْعُ مِثْلُ ٱلرِّبَوٰا۟ وَأَحَلَّ ٱللَّهُ ٱلْبَيْعَ وَحَرَّمَ ٱلرِّبَوٰا۟ فَمَن جَآءَهُۥ مَوْعِظَةٌ مِّن رَّبِّهِۦ فَٱنتَهَىٰ فَلَهُۥ مَا سَلَفَ وَأَمْرُهُۥٓ إِلَى ٱللَّهِ وَمَنْ عَادَ فَأُو۟لَٰٓئِكَ أَصْحَٰبُ ٱلنَّارِ هُمْ فِيهَا خَٰلِدُونَ

    elleẕîne ye'külûne-rribâ lâ yeḳûmûne illâ kemâ yeḳûmü-lleẕî yeteḫabbeṭuhü-şşeyṭânü mine-lmess. ẕâlike biennehüm ḳâlû inneme-lbey`u miŝlü-rribâ. veeḥalle-llâhü-lbey`a veḥarrame-rribâ. femen câehû mev`iżatüm mir rabbihî fentehâ felehû mâ selef. veemruhû ile-llâh. vemen `âde feülâike aṣḥâbü-nnâr. hüm fîhâ ḫâlidûn.

    Mehmet Okuyan

    Faiz yiyenler, şeytan çarpmış kişilerin kalktıkları gibi kalkarlar. dipnot 1 Bu, onların "alışveriş tıpkı faiz gibidir." demeleri yüzündendir. (Oysa) Allah alışverişi helal, faizi haram kılmıştır. (Artık) kime Rabbinden bir öğüt gelir de (faizden) vazgeçerse, geçmişte olan (kazançları) kendisinindir. dipnot 2 Onun işi Allah'a (kalmış)tır. Kim de (tekrar faize) dönerse, işte onlar ateş halkıdır; orada ebedî kalıcıdır.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu cümle Kur'an'da başka hiçbir günah için kullanılmamaktadır. Faiz veya tefecilik denen işlem bir malın haksız yere artması ve emeksiz bir artış göstermesi anlamına geldiği için Kur'an'da şiddetle reddedilmekte, bu ayette faiz yiyenlerin şeytan çarpmış, şeytanın maskarası durumuna düşmüş bir halde olacakları bildirilmektedir. Faize veya tefeciliğe alışmış olanların gözünü para hatta bütünüyle dünya sevgisi bürümüş olacağı için, onların dünya hayatındaki duruşları gözü dönmüşlüktür.
    2. metne dön, dipnot 2
      Benzer mesajlar: Mâide 5:95, 101; Enfâl 8:38.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 275. ayet

  2. Bakara suresi, 276. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 276. ayet. يَمْحَقُ ٱللَّهُ ٱلرِّبَوٰا۟ وَيُرْبِى ٱلصَّدَقَٰتِ وَٱللَّهُ لَا يُحِبُّ كُلَّ كَفَّارٍ أَثِيمٍ

    yemḥaḳu-llâhü-rribâ veyürbi-ṣṣadeḳâti. vellâhü lâ yüḥibbü külle keffârin eŝîm.

    Mehmet Okuyan

    Allah faizi siler (malın ve servetin bereketini giderir); sadakaları ise artırır. dipnot 1 Allah küfre dalanları, günahta ısrar edenleri sevmez.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayet Rûm 30:39. ayetle birlikte okunmalıdır. Yüce Allah faize dair gerçekleşen artışın aslında hakikatte bulunmadığını, çünkü kendisinin onu sileceğini ifade etmekte, buna karşılık malın azalmasına sebep olan sadakaları ise bereketlendirerek artırdığını bildirmektedir.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 276. ayet

  3. Bakara suresi, 277. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 277. ayet. إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ وَأَقَامُوا۟ ٱلصَّلَوٰةَ وَءَاتَوُا۟ ٱلزَّكَوٰةَ لَهُمْ أَجْرُهُمْ عِندَ رَبِّهِمْ وَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ

    inne-lleẕîne âmenû ve`amilu-ṣṣâliḥâti veeḳâmu-ṣṣalâte veâtevu-zzekâte lehüm ecruhüm `inde rabbihim. velâ ḫavfün `aleyhim velâ hüm yaḥzenûn.

    Mehmet Okuyan

    İman edip iyi işler yapan, namaz kılan ve zekât verenler var ya, Rableri katında onlar için ödül(ler)i vardır. Onlara herhangi bir korku yoktur; onlar üzülmeyecek de. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yüce Allah faizle ilgili iki ayeti bildirdikten sonra, muhataplarına yakışan durumla ilgili bilgi vermektedir. Bu çerçevede onların iman etmelerini yani inanılması gereken bütün değerlere inanıp güvenmelerini, ardından imanlarına uygun davranışlar anlamında salih ameller işlemeleri gerektiğini, bu bağlamda salih amel boyutu olan ibadetler kapsamında hem namazlarını kılmaları hem de zekâtlarını vermeleri gerektiğini dile getirmektedir.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 277. ayet

  4. Bakara suresi, 278. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 278. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ ٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَذَرُوا۟ مَا بَقِىَ مِنَ ٱلرِّبَوٰٓا۟ إِن كُنتُم مُّؤْمِنِينَ

    yâ eyyühe-lleẕîne âmenü-tteḳu-llâhe veẕerû mâ beḳiye mine-rribâ in küntüm mü'minîn.

    Mehmet Okuyan

    Ey iman edenler! Allah'a karşı takvâlı (duyarlı) olun! İnanıyorsanız, faizden (elinizde) kalan kısmı terkedin!

    Ayet detayı — Bakara suresi, 278. ayet

  5. Bakara suresi, 279. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 279. ayet. فَإِن لَّمْ تَفْعَلُوا۟ فَأْذَنُوا۟ بِحَرْبٍ مِّنَ ٱللَّهِ وَرَسُولِهِۦ وَإِن تُبْتُمْ فَلَكُمْ رُءُوسُ أَمْوَٰلِكُمْ لَا تَظْلِمُونَ وَلَا تُظْلَمُونَ

    feil lem tef`alû fe'ẕenû biḥarbim mine-llâhi verasûlih. vein tübtüm feleküm ruûsü emvâliküm. lâ tażlimûne velâ tużlemûn.

    Mehmet Okuyan

    (Böyle) yapmazsanız, Allah ve Elçisi tarafından (faizcilere açılan) savaştan haberiniz olsun! dipnot 1 tevbe ederseniz, malınızın aslı (anaparanız) sizindir. (Böylece) ne haksızlık etmiş ne de haksızlığa uğramış olursunuz. dipnot 2

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu tehdit de tıpkı Bakara 2:275. ayette olduğu gibi sadece "faiz"le ilgili kullanılmaktadır.
    2. metne dön, dipnot 2
      "Haksızlık etmemek ve haksızlığa uğratılmamak" cümlesi, Kur'an'ın en önemli prensiplerindendir.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 279. ayet

  6. Bakara suresi, 280. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 280. ayet. وَإِن كَانَ ذُو عُسْرَةٍ فَنَظِرَةٌ إِلَىٰ مَيْسَرَةٍ وَأَن تَصَدَّقُوا۟ خَيْرٌ لَّكُمْ إِن كُنتُمْ تَعْلَمُونَ

    vein kâne ẕû `usratin feneżiratün ilâ meyserah. veen teṣaddeḳû ḫayrul leküm in küntüm ta`lemûn.

    Mehmet Okuyan

    (Borçlu) dardaysa eli genişleyinceye kadar ona zaman vermek (gerekir). Bilirseniz (alacağınızı) bağışlamanız sizin için hayırlı olandır.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 280. ayet

  7. Bakara suresi, 281. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 281. ayet. وَٱتَّقُوا۟ يَوْمًا تُرْجَعُونَ فِيهِ إِلَى ٱللَّهِ ثُمَّ تُوَفَّىٰ كُلُّ نَفْسٍ مَّا كَسَبَتْ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ

    vetteḳû yevmen türce`ûne fîhi ile-llâhi ŝümme tüveffâ küllü nefsim mâ kesebet vehüm lâ yużlemûn.

    Mehmet Okuyan

    Allah'a döndürüleceğiniz, sonra da herkese kazandığının (karşılığının) eksiksiz verileceği ve onların haksızlığa uğratılmayacağı bir güne karşı duyarlı olun! dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yüce Allah faizle ilgili detayları verdikten ve borçlu kişilerle ilişkilerin nasıl olması gerektiğini ifade ettikten sonra, bu defa muhatapların mahşer gününe karşı duyarlı davranmaları gerektiğini hatırlatmakta, o günde her cana dünyada kazandıklarının tam karşılığının verileceğini ve hiçbir şekilde haksızlığa uğratılmayacaklarını bildirmektedir.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 281. ayet

Borcun yazılması 282–283

  1. Bakara suresi, 282. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 282. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ إِذَا تَدَايَنتُم بِدَيْنٍ إِلَىٰٓ أَجَلٍ مُّسَمًّى فَٱكْتُبُوهُ وَلْيَكْتُب بَّيْنَكُمْ كَاتِبٌۢ بِٱلْعَدْلِ وَلَا يَأْبَ كَاتِبٌ أَن يَكْتُبَ كَمَا عَلَّمَهُ ٱللَّهُ فَلْيَكْتُبْ وَلْيُمْلِلِ ٱلَّذِى عَلَيْهِ ٱلْحَقُّ وَلْيَتَّقِ ٱللَّهَ رَبَّهُۥ وَلَا يَبْخَسْ مِنْهُ شَيْـًٔا فَإِن كَانَ ٱلَّذِى عَلَيْهِ ٱلْحَقُّ سَفِيهًا أَوْ ضَعِيفًا أَوْ لَا يَسْتَطِيعُ أَن يُمِلَّ هُوَ فَلْيُمْلِلْ وَلِيُّهُۥ بِٱلْعَدْلِ وَٱسْتَشْهِدُوا۟ شَهِيدَيْنِ مِن رِّجَالِكُمْ فَإِن لَّمْ يَكُونَا رَجُلَيْنِ فَرَجُلٌ وَٱمْرَأَتَانِ مِمَّن تَرْضَوْنَ مِنَ ٱلشُّهَدَآءِ أَن تَضِلَّ إِحْدَىٰهُمَا فَتُذَكِّرَ إِحْدَىٰهُمَا ٱلْأُخْرَىٰ وَلَا يَأْبَ ٱلشُّهَدَآءُ إِذَا مَا دُعُوا۟ وَلَا تَسْـَٔمُوٓا۟ أَن تَكْتُبُوهُ صَغِيرًا أَوْ كَبِيرًا إِلَىٰٓ أَجَلِهِۦ ذَٰلِكُمْ أَقْسَطُ عِندَ ٱللَّهِ وَأَقْوَمُ لِلشَّهَٰدَةِ وَأَدْنَىٰٓ أَلَّا تَرْتَابُوٓا۟ إِلَّآ أَن تَكُونَ تِجَٰرَةً حَاضِرَةً تُدِيرُونَهَا بَيْنَكُمْ فَلَيْسَ عَلَيْكُمْ جُنَاحٌ أَلَّا تَكْتُبُوهَا وَأَشْهِدُوٓا۟ إِذَا تَبَايَعْتُمْ وَلَا يُضَآرَّ كَاتِبٌ وَلَا شَهِيدٌ وَإِن تَفْعَلُوا۟ فَإِنَّهُۥ فُسُوقٌۢ بِكُمْ وَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَيُعَلِّمُكُمُ ٱللَّهُ وَٱللَّهُ بِكُلِّ شَىْءٍ عَلِيمٌ

    yâ eyyühe-lleẕîne âmenû iẕâ tedâyentüm bideynin ilâ ecelim müsemmen fektübûh. velyektüb beyneküm kâtibüm bil`adl. velâ ye'be kâtibün ey yektübe kemâ `allemehü-llâhü felyektüb. velyümlili-lleẕî `aleyhi-lḥaḳḳu velyetteḳi-llâhe rabbehû velâ yebḫas minhü şey'â. fein kâne-lleẕî `aleyhi-lḥaḳḳu sefîhen ev ḍa`îfen ev lâ yesteṭî`u ey yümille hüve felyümlil veliyyühû bil`adl. vesteşhidû şehîdeyni mir ricâliküm. feil lem yekûnâ racüleyni feracülüv vemraetâni mimmen terḍavne mine-şşühedâi en teḍille iḥdâhümâ fetüẕekkira iḥdâhüme-l'uḫrâ. velâ ye'be-şşühedâü iẕâ mâ dü`û. velâ tes'emû en tektübûhü ṣagîran ev kebîran ilâ ecelih. ẕâliküm aḳseṭu `inde-llâhi veaḳvemü lişşehâdeti veednâ ellâ tertâbû illâ en tekûne ticâraten ḥâḍiraten tüdîrûnehâ beyneküm feleyse `aleyküm cünâḥun ellâ tektübûhâ. veeşhidû iẕâ tebâya`tüm. velâ yüḍârra kâtibüv velâ şehîd. vein tef`alû feinnehû füsûḳum biküm. vetteḳu-llâh. veyü`allimükümü-llâh. vellâhü bikülli şey'in `alîm.

    Mehmet Okuyan

    Ey iman edenler! Belirlenmiş bir süreye kadar birbirinize borçlandığınız zaman onu yazın! dipnot 1 Bir kâtip onu aranızda adaletle yazsın! Hiçbir kâtip, Allah'ın kendisine öğrettiği gibi yazmaktan kaçınmasın; (olduğu şekilde) yazsın! Üzerinde hak olan (borçlu) kişi de yazdırsın; Rabbine karşı takvâlı (duyarlı) olsun ve borcundan hiçbir şey eksiltmesin (eksik yazdırmasın)! Üzerinde hak olan (borçlu) kişi, aklı kıt veya zayıf ya da yazdırmaya gücü yetmiyorsa, velisi (onu) adaletle yazdırsın! Erkeklerinizden iki şahit de bulundurun! İki erkek bulunamazsa, razı olacağınız bir erkek ile biri yanılırsa (şaşırırsa) diğerinin ona hatırlatması için iki hanım şahit (olsun)! dipnot 2 Şahitler, çağrıldıkları zaman (şahitlik etmekten) kaçınmasınlar! Küçük veya büyük hiçbir şeyi süresiyle birlikte yazmaya sakın üşenmeyin! Böyle yapmanız, Allah katında daha adil, şahitlik için daha sağlam, şüpheye düşmemeniz için daha uygundur. (Ancak) aranızda gerçekleştirdiğiniz ticaret peşin olursa bu hariç; bu durumda onu yazmamanızda sizin için hiçbir vebal yoktur. Karşılıklı (yüz yüze) alışveriş yaptığınızda (da) şahit tutun! dipnot 3 Yazan da şahitlik eden de zarara uğratılmasın! dipnot 4 (Bunu) yaparsanız şüphesiz ki bu, yoldan çıkmanız demektir. Allah'a karşı takvâlı (duyarlı) olun! Allah size öğretiyor. dipnot 5 Allah her şeyi bilendir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      [Deyn] (borç) veya [müdâyene] (karşılıklı borçlanma) adıyla bir sayfalık uzunluğuyla Kur'an'daki en uzun ayet olan bu pasaj, vadeli alışverişlerin yazılması, yazdırılması ve şahitlerin bulunmasının gerekliliğini hükme bağlamaktadır.
    2. metne dön, dipnot 2
      Bu ifade ile "iki kadının bir erkeğe denk olduğu" sonucuna varılamaz. Aksine, alışverişle ilgili konularda şahitlik edebilecek bir erkek ile meşguliyeti ve konuya dair yeterince bilgi ve tecrübesi olmaması nedeniyle şaşırma ihtimaline karşı iki kadının şahitliğinden söz edilmektedir. Birinin şaşırması durumunda diğerinin hatırlatması ile zaten birebir eşitlik durumu sağlanmaktadır. Ayetteki "şaşırma ve hatırlatma" gerekçesine göre, birinci kadın şaşırmazsa zaten ikinci kadının şahitliğine gerek kalmamaktadır. Bu ayetin mesajı Nûr 24:6-9. ayetlerle birlikte okunmalıdır ki bu ayetlerde şahitliğin eşitliğinden, hatta kadının şahitliğinin erkeğinkine göre daha etkin oluşundan söz edilmektedir.
    3. metne dön, dipnot 3
      Yüce Allah alışverişle ilgili olarak çok temel bir kural daha getirmekte ve "alışveriş yapıldığı zaman mutlaka şahit bulundurulmasını emretmektedir. Bir alışverişte peşin ödeme yapılmış olsa da muhtemel problemlerin çıkmaması için her ihtimale karşı şahitlerin bulundurulması emredilmektedir. Bu sayede, çıkan problemleri çözmeye çalışmaktansa, problem çıkmaması için en baştan tedbirler uygulamak duyarlılık açısından daha doğrudur.
    4. metne dön, dipnot 4
      Bu cümle "ne yazan ne de şahitlik eden zarara uğratılsın (kimse zarar görmesin)" şeklinde de tercüme edilebilir.
    5. metne dön, dipnot 5
      Yüce Allah, yapmış olduğu uyarıları ile sosyal ve ekonomik hayata dair kullarına verdiği görevlerin nelerden oluştuğunu bu şekilde öğretmekte, bu bilgilendirmeyi de her şeyi biliyor oluşu nedeniyle gerçekleştirdiğini ifade etmektedir.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 282. ayet

  2. Bakara suresi, 283. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 283. ayet. وَإِن كُنتُمْ عَلَىٰ سَفَرٍ وَلَمْ تَجِدُوا۟ كَاتِبًا فَرِهَٰنٌ مَّقْبُوضَةٌ فَإِنْ أَمِنَ بَعْضُكُم بَعْضًا فَلْيُؤَدِّ ٱلَّذِى ٱؤْتُمِنَ أَمَٰنَتَهُۥ وَلْيَتَّقِ ٱللَّهَ رَبَّهُۥ وَلَا تَكْتُمُوا۟ ٱلشَّهَٰدَةَ وَمَن يَكْتُمْهَا فَإِنَّهُۥٓ ءَاثِمٌ قَلْبُهُۥ وَٱللَّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ عَلِيمٌ

    vein küntüm `alâ seferiv velem tecidû kâtiben ferihânüm maḳbûḍah. fein emine ba`ḍuküm ba`ḍan felyüeddi-lleẕi-'tümine emânetehû velyetteḳi-llâhe rabbeh. velâ tektümü-şşehâdet. vemey yektümhâ feinnehû âŝimün ḳalbüh. vellâhü bimâ ta`melûne `alîm.

    Mehmet Okuyan

    Yolculuktayken kâtip bulamazsanız (borca karşılık) alınmış bir rehin (kapora yeterlidir). Birbirinize güvenirseniz, kendisine güvenilen kişi, emaneti (sahibine) versin ve Rabbi olan Allah'a karşı takvâlı (duyarlı) olsun! Şahitliği (bildiklerinizi) gizlemeyin! Kim onu gizlerse onun kalbi günahkârdır. dipnot 1 Allah yaptıklarınızı bilendir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kalbin kazanımları hakkında bkz. Bakara 2:225; Mâide 5:89; Nahl 16:22, 106; Ahzâb 33:5.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 283. ayet

Kapanış: peygamberin ve mü'minlerin imanı, son dua 284–286

  1. Bakara suresi, 284. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 284. ayet. لِّلَّهِ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ وَإِن تُبْدُوا۟ مَا فِىٓ أَنفُسِكُمْ أَوْ تُخْفُوهُ يُحَاسِبْكُم بِهِ ٱللَّهُ فَيَغْفِرُ لِمَن يَشَآءُ وَيُعَذِّبُ مَن يَشَآءُ وَٱللَّهُ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ

    lillâhi mâ fi-ssemâvâti vemâ fi-l'arḍ. vein tübdû mâ fî enfüsiküm ev tuḫfûhü yüḥâsibküm bihi-llâh. feyagfiru limey yeşâü veyü`aẕẕibü mey yeşâ'. vellâhü `alâ külli şey'in ḳadîr.

    Mehmet Okuyan

    Göklerde ve yerde ne varsa hepsi yalnızca Allah'a aittir. İçinizdekileri açığa vursanız da gizleseniz de Allah sizi onunla hesaba çekecektir. dipnot 1 (Allah) dileyeni (layık gördüğünü) bağışlar; dileyene (layık gördüğüne) de azap eder. dipnot 2 Allah her şeye gücü yetendir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Burada ve Bakara 2:225, Nahl 16:22 ve 106. ayetlerde kişilerin tasarladıkları düşüncelerin de hesaba konu olduğuna dikkat çekilmektedir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Bu cümle "Allah dilediğini (layık olanı) bağışlar, dilediğine (layık olana) ise azap eder" şeklinde de tercüme edilebilir. Benzer mesajlar: Al-i İmrân 3:129; Mâide 5:18, 40; ‘Ankebût 29:21; Fetih 48:14.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 284. ayet

  2. Bakara suresi, 285. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 285. ayet. ءَامَنَ ٱلرَّسُولُ بِمَآ أُنزِلَ إِلَيْهِ مِن رَّبِّهِۦ وَٱلْمُؤْمِنُونَ كُلٌّ ءَامَنَ بِٱللَّهِ وَمَلَٰٓئِكَتِهِۦ وَكُتُبِهِۦ وَرُسُلِهِۦ لَا نُفَرِّقُ بَيْنَ أَحَدٍ مِّن رُّسُلِهِۦ وَقَالُوا۟ سَمِعْنَا وَأَطَعْنَا غُفْرَانَكَ رَبَّنَا وَإِلَيْكَ ٱلْمَصِيرُ

    âmene-rrasûlü bimâ ünzile ileyhi mir rabbihî velmü'minûn. küllün âmene billâhi vemelâiketihî vekütübihî verusülih. lâ nüferriḳu beyne eḥadim mir rusülih. veḳâlû semi`nâ veeṭa`nâ gufrâneke rabbenâ veileyke-lmeṣîr.

    Mehmet Okuyan

    O elçi, Rabbinden kendisine indirilene iman etti, müminler de. Hepsi Allah'a, meleklerine, kitaplarına, elçilerine iman ettiler. (Müminler) "O'nun (Allah'ın) elçilerinden hiçbiri arasında fark gözetmeyiz." dipnot 1 (derler). "İşittik, itaat ettik. Rabbimiz, affına (sığındık)! Dönüş yalnızca sanadır." derler.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bakara 2:136, Al-i İmrân 3:84 ve Nisâ 4:152 ile okunması gereken bu cümle, elçiler arasında ayrım yapılmaması gerektiğinin delilidir.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 285. ayet

  3. Bakara suresi, 286. ayet — tek başına aç

    Bakara suresi, 286. ayet. لَا يُكَلِّفُ ٱللَّهُ نَفْسًا إِلَّا وُسْعَهَا لَهَا مَا كَسَبَتْ وَعَلَيْهَا مَا ٱكْتَسَبَتْ رَبَّنَا لَا تُؤَاخِذْنَآ إِن نَّسِينَآ أَوْ أَخْطَأْنَا رَبَّنَا وَلَا تَحْمِلْ عَلَيْنَآ إِصْرًا كَمَا حَمَلْتَهُۥ عَلَى ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِنَا رَبَّنَا وَلَا تُحَمِّلْنَا مَا لَا طَاقَةَ لَنَا بِهِۦ وَٱعْفُ عَنَّا وَٱغْفِرْ لَنَا وَٱرْحَمْنَآ أَنتَ مَوْلَىٰنَا فَٱنصُرْنَا عَلَى ٱلْقَوْمِ ٱلْكَٰفِرِينَ

    lâ yükellifü-llâhü nefsen illâ vus`ahâ. lehâ mâ kesebet ve`aleyhâ me-ktesebet. rabbenâ lâ tüâḫiẕnâ in nesînâ ev aḫṭa'nâ. rabbenâ velâ taḥmil `aleynâ iṣran kemâ ḥameltehû `ale-lleẕîne min ḳablinâ. rabbenâ velâ tüḥammilnâ mâ lâ ṭâḳate lenâ bih. va`fü `annâ. vagfir lenâ. verḥamnâ. ente mevlânâ fenṣurnâ `ale-lḳavmi-lkâfirîn.

    Mehmet Okuyan

    Allah hiçbir canı gücünün yetmeyeceği şeyle sorumlu tutmaz. dipnot 1 (Herkesin) kazandığı (iyilik) kendi lehine, kazandığı (kötülük) de kendi aleyhinedir. dipnot 2 "Rabbimiz! Unutur veya hataya düşersek bizi sorumlu tutma! Rabbimiz! Bizden öncekilere yüklediğin gibi bize de ağır yük dipnot 3 yükleme! Rabbimiz! Bize gücümüzün yetmediği şeyler yükleme! Bizi affet! Bizi bağışla! Bize merhamet et! Sen bizim mevlamızsın (efendimizsin)! kâfirler topluluğuna karşı bize yardım et!"

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yüce Allah hiç kimseye kaldıramayacağı yükü yüklemez ve hiç kimseyi gücünün yetmeyeceği şeylerle sorumlu tutmaz. Mâide 5:48, En‘âm 6:165 ve Talâk 65:7'de yer alan bilgiye göre "Yüce Allah insanlara ne kadar imkân vermişse herkesi verdiği imkân kadar imtihana tabi tutacaktır." Esasında bu tür ifadelerin hepsi devam eden cümledeki şu duanın da kabul edildiğinin bir delilidir: "Ey Rabbimiz! Bize gücümüzün yetmediği şeyleri yükleme; bizi onlarla sorumlu tutma!" Bazılarının sandığı veya iddia ettiği gibi mahşerdeki sorgulama standart değildir; herkese aynı sorular da sorulmayacaktır. Aksi takdirde tam bir adaletsizlik söz konusu olur ki Rabbimiz hem adaletsizlikten hem de zulümden uzaktır. Benzer mesajlar: Bakara 2:233; Mâide 5:48; En‘âm 6:152, 165; A‘râf 7:42; Mü'minûn 23:62; Talâk 65:7.
    2. metne dön, dipnot 2
      Bu mesaj Bakara 2:134, 141, 272, Nisâ 4:111; En‘âm 6:52, 164, İsrâ 17:13-15, Lokmân 31:33, Fâtır 35:18, Zümer 39:7, Fussilet 41:46, Câsiye 45:15, Necm 53:38-39 ve Zilzâl 99:7-8. ayetlerle birlikte okunmalıdır.
    3. metne dön, dipnot 3
      Burada sözü edilen [ısr] yani "ağır yük", Al-i İmrân 3:81'de geçen ve Hz. Muhammed'e kadar gönderilen bütün peygamberlerden alınan "gelecek olan yeni Elçi'ye inanıp ona yardım etmeleri" şeklindeki sözdür. A‘râf 7:157'den anlaşıldığı üzere Hz. Muhammed son peygamber olduğu için bu dua haliyle kabul edilmiştir.

    Ayet detayı — Bakara suresi, 286. ayet