43. sure

Zuhruf Suresi الزخرف

Bu sureyi dinle — okunan kelime işaretlenir

Konu dizini 9 konu
  1. Ana kitap ve yaratılıştaki nimetler 1–14 karşılaştır — Ana kitap ve yaratılıştaki nimetler
  2. Meleklere kız isnadı ve atalara uyma 15–25 karşılaştır — Meleklere kız isnadı ve atalara uyma
  3. İbrâhim'in sözü; "iki şehrin birinden büyük bir adam" 26–35 karşılaştır — İbrâhim'in sözü; "iki şehrin birinden büyük bir adam"
  4. Rahmân'ın zikrini görmezden gelen ve arkadaşı 36–45 karşılaştır — Rahmân'ın zikrini görmezden gelen ve arkadaşı
  5. Mûsâ ve Firavun 46–56 karşılaştır — Mûsâ ve Firavun
  6. Meryem oğlu Îsâ örneği 57–65 karşılaştır — Meryem oğlu Îsâ örneği
  7. Kıyamet günü dostlar ve cennet 66–73 karşılaştır — Kıyamet günü dostlar ve cennet
  8. Suçluların hâli ve Mâlik'e seslenmeleri 74–80 karşılaştır — Suçluların hâli ve Mâlik'e seslenmeleri
  9. Rahmân'ın çocuğu yoktur; "hoş gör ve selam de" 81–89 karşılaştır — Rahmân'ın çocuğu yoktur; "hoş gör ve selam de"

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

Ana kitap ve yaratılıştaki nimetler 1–14

  1. Zuhruf suresi, 1. ayet — tek başına aç

    Zuhruf suresi, 1. ayet. حمٓ

    ḥâ-mîm.

    Süleymaniye Vakfı

    Ha-Mim dipnot 1 !

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu harflere huruf-u mukattaa /birbiri ile bağlantısı kesilmiş harfler denir. Bunların Nebimize sorulmamış olması, bilinen bir anlamının olduğunu gösterir. Yoksa müşrikler bunu dillerine dolar, Nebimizi sürekli rahatsız ederlerdi. Bununla ilgili sorular, İslam'ın Arap yarımadası dışına yayılmasından sonra başlamıştır.<br /> Bu harflerle başlayan yirmi dokuz sureden yirmi beşinde Kur'an'a, dördünde de önemli bir konuya vurgu yapılıyor olmasından onların dikkatleri toplama görevi yaptığı anlaşılır. Türkçede böyle bir kullanım yoktur.

    Ayet detayı — Zuhruf suresi, 1. ayet

  2. Zuhruf suresi, 2. ayet — tek başına aç

    Zuhruf suresi, 2. ayet. وَٱلْكِتَٰبِ ٱلْمُبِينِ

    velkitâbi-lmübîn.

    Süleymaniye Vakfı

    Apaçık Kitab'a yemin olsun ki dipnot 1

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Apaçık" anlamı verdiğimiz "mübin (مبين)" kelimesi, müteaddi /geçişli veya lazım/ geçişsiz olur. Geçişsiz olduğu zaman "apaçık", geçişli olduğunda ise "her şeyi açıkça ortaya koyan" anlamına gelir (Duhan 44/2).

    Ayet detayı — Zuhruf suresi, 2. ayet

  3. Zuhruf suresi, 3. ayet — tek başına aç

    Zuhruf suresi, 3. ayet. إِنَّا جَعَلْنَٰهُ قُرْءَٰنًا عَرَبِيًّا لَّعَلَّكُمْ تَعْقِلُونَ

    innâ ce`alnâhü ḳur'ânen `arabiyyel le`alleküm ta`ḳilûn.

    Süleymaniye Vakfı

    şüphesiz biz onu, aklınızı kullanasınız/ doğru bağlantılar kurasınız diye Arapça kur'anlar /ayet kümeleri dipnot 1 haline getirdik dipnot 2 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kur'an, karaa (قرأ) fiilinin mastarı olup toplama ve birleştirme anlamındadır. Mastar olarak kullanıldığı gibi bütünlük ve küme anlamında isim olarak da kullanılır. Allah'ın son kitabına Kur'an denmesi, bütün sureleri toplayıp bir araya getirmesi sebebiyledir (Lisanu'l-Arab). Arapçada Kur'an (قُرْآنً) kelimesinin çoğulu olmadığından tekil için de çoğul için de kullanılır. Bu sebeple kur'an (قُرْآن) kelimesine, bağlamına göre, kur'anlar diye de anlam verilebilir.
    2. metne dön, dipnot 2

    Ayet detayı — Zuhruf suresi, 3. ayet

  4. Zuhruf suresi, 4. ayet — tek başına aç

    Zuhruf suresi, 4. ayet. وَإِنَّهُۥ فِىٓ أُمِّ ٱلْكِتَٰبِ لَدَيْنَا لَعَلِىٌّ حَكِيمٌ

    veinnehû fî ümmi-lkitâbi ledeynâ le`aliyyün ḥakîm.

    Ayet detayı — Zuhruf suresi, 4. ayet

  5. Zuhruf suresi, 5. ayet — tek başına aç

    Zuhruf suresi, 5. ayet. أَفَنَضْرِبُ عَنكُمُ ٱلذِّكْرَ صَفْحًا أَن كُنتُمْ قَوْمًا مُّسْرِفِينَ

    efenaḍribü `ankümü-ẕẕikra ṣafḥan en küntüm ḳavmem müsrifîn.

    Ayet detayı — Zuhruf suresi, 5. ayet

  6. Zuhruf suresi, 6. ayet — tek başına aç

    Zuhruf suresi, 6. ayet. وَكَمْ أَرْسَلْنَا مِن نَّبِىٍّ فِى ٱلْأَوَّلِينَ

    vekem erselnâ min nebiyyin fi-l'evvelîn.

    Ayet detayı — Zuhruf suresi, 6. ayet

  7. Zuhruf suresi, 7. ayet — tek başına aç

    Zuhruf suresi, 7. ayet. وَمَا يَأْتِيهِم مِّن نَّبِىٍّ إِلَّا كَانُوا۟ بِهِۦ يَسْتَهْزِءُونَ

    vemâ ye'tîhim min nebiyyin illâ kânû bihî yestehziûn.

    Ayet detayı — Zuhruf suresi, 7. ayet

  8. Zuhruf suresi, 8. ayet — tek başına aç

    Zuhruf suresi, 8. ayet. فَأَهْلَكْنَآ أَشَدَّ مِنْهُم بَطْشًا وَمَضَىٰ مَثَلُ ٱلْأَوَّلِينَ

    feehleknâ eşedde minhüm baṭşev vemeḍâ meŝelü-l'evvelîn.

    Ayet detayı — Zuhruf suresi, 8. ayet

  9. Zuhruf suresi, 9. ayet — tek başına aç

    Zuhruf suresi, 9. ayet. وَلَئِن سَأَلْتَهُم مَّنْ خَلَقَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ لَيَقُولُنَّ خَلَقَهُنَّ ٱلْعَزِيزُ ٱلْعَلِيمُ

    velein seeltehüm men ḫaleḳa-ssemâvâti vel'arḍa leyeḳûlünne ḫaleḳahünne-l`azîzü-l`alîm.

    Ayet detayı — Zuhruf suresi, 9. ayet

  10. Zuhruf suresi, 10. ayet — tek başına aç

    Zuhruf suresi, 10. ayet. ٱلَّذِى جَعَلَ لَكُمُ ٱلْأَرْضَ مَهْدًا وَجَعَلَ لَكُمْ فِيهَا سُبُلًا لَّعَلَّكُمْ تَهْتَدُونَ

    elleẕî ce`ale lekümü-l'arḍa mehdev vece`ale leküm fîhâ sübülel le`alleküm tehtedûn.

    Süleymaniye Vakfı

    O, yeryüzünü sizin için bir beşik dipnot 1 yapan ve gideceğiniz yere ulaşmanız için orada yollar oluşturandır dipnot 2 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Taha 20/53, Zariyat 51/48, Nebe 78/6. Dünyanın beşik olması iki yana eğilmesini gerektirir. Eğilme şekline göre ekvatorun bir tarafı güneşin karşısına geçerken diğer tarafı uzakta kalır. Güneş ışınlarının, yılın bir bölümünde dünyanın kuzeyine, bir bölümünde de güneyine daha dik gelmesi bundandır.
    2. metne dön, dipnot 2

    Ayet detayı — Zuhruf suresi, 10. ayet

  11. Zuhruf suresi, 11. ayet — tek başına aç

    Zuhruf suresi, 11. ayet. وَٱلَّذِى نَزَّلَ مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءًۢ بِقَدَرٍ فَأَنشَرْنَا بِهِۦ بَلْدَةً مَّيْتًا كَذَٰلِكَ تُخْرَجُونَ

    velleẕî nezzele mine-ssemâi mâem biḳader. feenşernâ bihî beldetem meytâ. keẕâlike tuḫracûn.

    Süleymaniye Vakfı

    O, gökten bir ölçüye göre su indirendir. Onunla ölü bir beldeyi canlandırır dipnot 1 . Siz de (öldükten sonra topraktan) aynı şekilde çıkarılacaksınız dipnot 2 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayette iltifat sanatı kullanılmıştır. Sözlükte eğmek /bükmek /çevirmek anlamındaki left (لفت) kökünden türeyen iltifat, bir şeyi yöneldiği taraftan başka bir tarafa çevirmek anlamına gelir. Terim olarak iltifat, üslupla ilgili edebi bir sanattır. Kullanıldığı yerlerde ifadeye tehdit ve korkutma, tenbih, kınama, silkeleme, uyarma ve hatırlatma, sebep gösterme, talebin önemini ifade etme gibi anlamlar katar. Dinleyicinin ilgi ve dikkatini canlı tutmayı sağlar. İltifat; kişide, tekillik-çoğullukta ve zamanda yapılabilir. Türkçede de benzer amaçlarla, konuşurken kişi değiştirme, tekil kişiyi çoğul zamirle ifade etme ve kipte değişiklik yapma vardır; ancak her dilin dinamikleri kendine özgü olduğu için bir dilden başka bir dile çeviri yapılırken aynı anlam inceliklerini yansıtmak her zaman mümkün olmaz. Bu yüzden mealimizde Kur'an'da geçen iltifat sanatlı söyleyişler, Türkçede daha iyi anlaşılması amacıyla yer yer lafzen değil, manen aktarılmıştır.
    2. metne dön, dipnot 2

    Ayet detayı — Zuhruf suresi, 11. ayet

  12. Zuhruf suresi, 12. ayet — tek başına aç

    Zuhruf suresi, 12. ayet. وَٱلَّذِى خَلَقَ ٱلْأَزْوَٰجَ كُلَّهَا وَجَعَلَ لَكُم مِّنَ ٱلْفُلْكِ وَٱلْأَنْعَٰمِ مَا تَرْكَبُونَ

    velleẕî ḫaleḳa-l'ezvâce küllehâ vece`ale leküm mine-lfülki vel'en`âmi mâ terkebûn.

    Ayet detayı — Zuhruf suresi, 12. ayet

  13. Zuhruf suresi, 13. ayet — tek başına aç

    Zuhruf suresi, 13. ayet. لِتَسْتَوُۥا۟ عَلَىٰ ظُهُورِهِۦ ثُمَّ تَذْكُرُوا۟ نِعْمَةَ رَبِّكُمْ إِذَا ٱسْتَوَيْتُمْ عَلَيْهِ وَتَقُولُوا۟ سُبْحَٰنَ ٱلَّذِى سَخَّرَ لَنَا هَٰذَا وَمَا كُنَّا لَهُۥ مُقْرِنِينَ

    litestevû `alâ żuhûrihî ŝümme teẕkürû ni`mete rabbiküm iẕe-steveytüm `aleyhi veteḳûlû sübḥâne-lleẕî seḫḫara lenâ hâẕâ vemâ künnâ lehû muḳrinîn.

    Süleymaniye Vakfı

    Bu, onlardan birinin üzerine kurulmanız, kurulduğunuzda da Rabbinizin nimetini aklınıza getirmeniz ve şöyle demeniz içindir: "Bunu hizmetimize veren Allah, bütün eksikliklerden uzaktır; yoksa biz bunu (bu gemiyi /bu hayvanı) yanımıza yaklaştıramazdık.

    Ayet detayı — Zuhruf suresi, 13. ayet

  14. Zuhruf suresi, 14. ayet — tek başına aç

    Zuhruf suresi, 14. ayet. وَإِنَّآ إِلَىٰ رَبِّنَا لَمُنقَلِبُونَ

    veinnâ ilâ rabbinâ lemünḳalibûn.

    Süleymaniye Vakfı

    Biz kesinlikle Rabbimize döneceğiz."

    Ayet detayı — Zuhruf suresi, 14. ayet

Meleklere kız isnadı ve atalara uyma 15–25

  1. Zuhruf suresi, 15. ayet — tek başına aç

    Zuhruf suresi, 15. ayet. وَجَعَلُوا۟ لَهُۥ مِنْ عِبَادِهِۦ جُزْءًا إِنَّ ٱلْإِنسَٰنَ لَكَفُورٌ مُّبِينٌ

    vece`alû lehû min `ibâdihî cüz'â. inne-l'insâne lekefûrum mübîn.

    Ayet detayı — Zuhruf suresi, 15. ayet

  2. Zuhruf suresi, 16. ayet — tek başına aç

    Zuhruf suresi, 16. ayet. أَمِ ٱتَّخَذَ مِمَّا يَخْلُقُ بَنَاتٍ وَأَصْفَىٰكُم بِٱلْبَنِينَ

    emi-tteḫaẕe mimmâ yaḫlüḳu benâtiv veaṣfâküm bilbenîn.

    Ayet detayı — Zuhruf suresi, 16. ayet

  3. Zuhruf suresi, 17. ayet — tek başına aç

    Zuhruf suresi, 17. ayet. وَإِذَا بُشِّرَ أَحَدُهُم بِمَا ضَرَبَ لِلرَّحْمَٰنِ مَثَلًا ظَلَّ وَجْهُهُۥ مُسْوَدًّا وَهُوَ كَظِيمٌ

    veiẕâ büşşira eḥadühüm bimâ ḍarabe lirraḥmâni meŝelen żalle vechühû müsveddev vehüve keżîm.

    Süleymaniye Vakfı

    Onlardan biri, Rahman'a yakıştırdığı (bir kız çocuğu) ile müjdelenince üzüntüsünü belli etmemeye çalışırken yüzü simsiyah kesilir.

    Ayet detayı — Zuhruf suresi, 17. ayet

  4. Zuhruf suresi, 18. ayet — tek başına aç

    Zuhruf suresi, 18. ayet. أَوَمَن يُنَشَّؤُا۟ فِى ٱلْحِلْيَةِ وَهُوَ فِى ٱلْخِصَامِ غَيْرُ مُبِينٍ

    evemey yüneşşeü fi-lḥilyeti vehüve fi-lḫiṣâmi gayru mübîn.

    Süleymaniye Vakfı

    O, açığa vurmadığı bir çatışma içine girer dipnot 1 : (Şöyle der:) "Süsler içinde yetiştirilecek biri ha!"

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yaşadığı iç çatışma Nahl 16/58-59'da anlatılmaktadır.

    Ayet detayı — Zuhruf suresi, 18. ayet

  5. Zuhruf suresi, 19. ayet — tek başına aç

    Zuhruf suresi, 19. ayet. وَجَعَلُوا۟ ٱلْمَلَٰٓئِكَةَ ٱلَّذِينَ هُمْ عِبَٰدُ ٱلرَّحْمَٰنِ إِنَٰثًا أَشَهِدُوا۟ خَلْقَهُمْ سَتُكْتَبُ شَهَٰدَتُهُمْ وَيُسْـَٔلُونَ

    vece`alü-lmelâikete-lleẕîne hüm `ibâdü-rraḥmâni inâŝâ. eşehidû ḫalḳahüm. setüktebü şehâdetühüm veyüs'elûn.

    Ayet detayı — Zuhruf suresi, 19. ayet

  6. Zuhruf suresi, 20. ayet — tek başına aç

    Zuhruf suresi, 20. ayet. وَقَالُوا۟ لَوْ شَآءَ ٱلرَّحْمَٰنُ مَا عَبَدْنَٰهُم مَّا لَهُم بِذَٰلِكَ مِنْ عِلْمٍ إِنْ هُمْ إِلَّا يَخْرُصُونَ

    veḳâlû lev şâe-rraḥmânü mâ `abednâhüm. mâ lehüm biẕâlike min `ilm. in hüm illâ yaḫruṣûn.

    Süleymaniye Vakfı

    Bir de şöyle dediler: "Rahman farklı bir tercihte bulunsaydı dipnot 1 onlara (meleklere) kulluk etmezdik." Bu konuda hiçbir bilgileri yoktur. Onlar sadece delilsiz konuşurlar dipnot 2 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Şae (شاء) fiili, "bir şey yapmak" anlamındaki şey (شيء) mastarından türemiştir. Allah'ın yapması o şeyi var etmesi, insanın yapması da o şey için gereken çabayı göstermesidir (Müfredat). Allah, her şeyi bir ölçüye göre var eder (Kamer 54/49, Ra'd 13/8). İmtihanla ilgili şeyleri iyi ve kötü diye ikiye ayırmıştır (Enbiya 21/35). Allah, herkesin doğru yolda olmasını ister (Nisa 4/26) ama sadece doğru şeyler yapanı doğru yolda sayar (Nur 24/46). Yaptığının doğru veya yanlış olduğunu da kişiye ilham eder. Onun için doğru davrananın içi rahat, yanlış davrananın içi de sıkıntılı olur (Şems 91/7-10). Buna göre şae (شاء) fiilinin öznesi Allah olursa "gerekeni yaptı veya yarattı", insan olursa "gerekeni yaptı" anlamında olur. Allah insanlara, tercihlerine göre davranma hürriyeti vermeseydi hiç kimse yanlış bir şey yapamaz ve imtihan diye bir şey de olmazdı (Nahl 16/93). Yanlış kader anlayışını imanın bir esası gibi İslam'a yerleştirmek isteyenler, büyük bir çarpıtma yaparak şae (شاء) fiiline irade yani isteme ve dileme anlamı vermiş; bunu, tefsirlere hatta sözlüklere bile yerleştirerek birçok ayetin mealini bozmuşlardır. Bkz: https://www.suleymaniyevakfi.org/akaid-arastirmalari/kuranda-sey-mesiet-irade-ve-fitrat.html
    2. metne dön, dipnot 2

    Ayet detayı — Zuhruf suresi, 20. ayet

  7. Zuhruf suresi, 21. ayet — tek başına aç

    Zuhruf suresi, 21. ayet. أَمْ ءَاتَيْنَٰهُمْ كِتَٰبًا مِّن قَبْلِهِۦ فَهُم بِهِۦ مُسْتَمْسِكُونَ

    em âteynâhüm kitâbem min ḳablihî fehüm bihî müstemsikûn.

    Ayet detayı — Zuhruf suresi, 21. ayet

  8. Zuhruf suresi, 22. ayet — tek başına aç

    Zuhruf suresi, 22. ayet. بَلْ قَالُوٓا۟ إِنَّا وَجَدْنَآ ءَابَآءَنَا عَلَىٰٓ أُمَّةٍ وَإِنَّا عَلَىٰٓ ءَاثَٰرِهِم مُّهْتَدُونَ

    bel ḳâlû innâ vecednâ âbâenâ `alâ ümmetiv veinnâ `alâ âŝârihim mühtedûn.

    Ayet detayı — Zuhruf suresi, 22. ayet

  9. Zuhruf suresi, 23. ayet — tek başına aç

    Zuhruf suresi, 23. ayet. وَكَذَٰلِكَ مَآ أَرْسَلْنَا مِن قَبْلِكَ فِى قَرْيَةٍ مِّن نَّذِيرٍ إِلَّا قَالَ مُتْرَفُوهَآ إِنَّا وَجَدْنَآ ءَابَآءَنَا عَلَىٰٓ أُمَّةٍ وَإِنَّا عَلَىٰٓ ءَاثَٰرِهِم مُّقْتَدُونَ

    vekeẕâlike mâ erselnâ min ḳablike fî ḳaryetim min neẕîrin illâ ḳâle mütrafûhâ innâ vecednâ âbâenâ `alâ ümmetiv veinnâ `alâ âŝârihim muḳtedûn.

    Ayet detayı — Zuhruf suresi, 23. ayet

  10. Zuhruf suresi, 24. ayet — tek başına aç

    Zuhruf suresi, 24. ayet. قَٰلَ أَوَلَوْ جِئْتُكُم بِأَهْدَىٰ مِمَّا وَجَدتُّمْ عَلَيْهِ ءَابَآءَكُمْ قَالُوٓا۟ إِنَّا بِمَآ أُرْسِلْتُم بِهِۦ كَٰفِرُونَ

    ḳâle evelev ci'tüküm biehdâ mimmâ vecettüm `aleyhi âbâeküm. ḳâlû innâ bimâ ürsiltüm bihî kâfirûn.

    Ayet detayı — Zuhruf suresi, 24. ayet

  11. Zuhruf suresi, 25. ayet — tek başına aç

    Zuhruf suresi, 25. ayet. فَٱنتَقَمْنَا مِنْهُمْ فَٱنظُرْ كَيْفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلْمُكَذِّبِينَ

    fenteḳamnâ minhüm fenżur keyfe kâne `âḳibetü-lmükeẕẕibîn.

    Ayet detayı — Zuhruf suresi, 25. ayet

İbrâhim'in sözü; "iki şehrin birinden büyük bir adam" 26–35

  1. Zuhruf suresi, 26. ayet — tek başına aç

    Zuhruf suresi, 26. ayet. وَإِذْ قَالَ إِبْرَٰهِيمُ لِأَبِيهِ وَقَوْمِهِۦٓ إِنَّنِى بَرَآءٌ مِّمَّا تَعْبُدُونَ

    veiẕ ḳâle ibrâhîmü liebîhi veḳavmihî innenî berâüm mimmâ ta`büdûn.

    Ayet detayı — Zuhruf suresi, 26. ayet

  2. Zuhruf suresi, 27. ayet — tek başına aç

    Zuhruf suresi, 27. ayet. إِلَّا ٱلَّذِى فَطَرَنِى فَإِنَّهُۥ سَيَهْدِينِ

    ille-lleẕî feṭaranî feinnehû seyehdîn.

    Süleymaniye Vakfı

    ama beni yaratan hariç dipnot 1 . O, muhakkak bana bir yol gösterecektir dipnot 2 ."

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İbrahim aleyhisselamın kavmi, Allah'ı inkar etmiyor ama diğer bütün müşrikler gibi Allah ile aralarına aracılar koyuyor, onlara da kulluk ediyordu. İbrahim aleyhisselam, onların Allah dışında taptıkları her şeyden uzak olduğunu ifade etmektedir.
    2. metne dön, dipnot 2

    Ayet detayı — Zuhruf suresi, 27. ayet

  3. Zuhruf suresi, 28. ayet — tek başına aç

    Zuhruf suresi, 28. ayet. وَجَعَلَهَا كَلِمَةًۢ بَاقِيَةً فِى عَقِبِهِۦ لَعَلَّهُمْ يَرْجِعُونَ

    vece`alehâ kelimetem bâḳiyeten fî `aḳibihî le`allehüm yerci`ûn.

    Ayet detayı — Zuhruf suresi, 28. ayet

  4. Zuhruf suresi, 29. ayet — tek başına aç

    Zuhruf suresi, 29. ayet. بَلْ مَتَّعْتُ هَٰٓؤُلَآءِ وَءَابَآءَهُمْ حَتَّىٰ جَآءَهُمُ ٱلْحَقُّ وَرَسُولٌ مُّبِينٌ

    bel metta`tü hâülâi veâbâehüm ḥattâ câehümü-lḥaḳḳu verasûlüm mübîn.

    Süleymaniye Vakfı

    Aslında kendilerine bu gerçek (Kur'an) ve resul olduğu apaçık olan kişi (Muhammed) gelinceye kadar bunları da atalarını da nimetlerden yararlandırdım.

    Ayet detayı — Zuhruf suresi, 29. ayet

  5. Zuhruf suresi, 30. ayet — tek başına aç

    Zuhruf suresi, 30. ayet. وَلَمَّا جَآءَهُمُ ٱلْحَقُّ قَالُوا۟ هَٰذَا سِحْرٌ وَإِنَّا بِهِۦ كَٰفِرُونَ

    velemmâ câehümü-lḥaḳḳu ḳâlû hâẕâ siḥruv veinnâ bihî kâfirûn.

    Ayet detayı — Zuhruf suresi, 30. ayet

  6. Zuhruf suresi, 31. ayet — tek başına aç

    Zuhruf suresi, 31. ayet. وَقَالُوا۟ لَوْلَا نُزِّلَ هَٰذَا ٱلْقُرْءَانُ عَلَىٰ رَجُلٍ مِّنَ ٱلْقَرْيَتَيْنِ عَظِيمٍ

    veḳâlû levlâ nüzzile hâẕe-lḳur'ânü `alâ racülim mine-lḳaryeteyni `ażîm.

    Ayet detayı — Zuhruf suresi, 31. ayet

  7. Zuhruf suresi, 32. ayet — tek başına aç

    Zuhruf suresi, 32. ayet. أَهُمْ يَقْسِمُونَ رَحْمَتَ رَبِّكَ نَحْنُ قَسَمْنَا بَيْنَهُم مَّعِيشَتَهُمْ فِى ٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا وَرَفَعْنَا بَعْضَهُمْ فَوْقَ بَعْضٍ دَرَجَٰتٍ لِّيَتَّخِذَ بَعْضُهُم بَعْضًا سُخْرِيًّا وَرَحْمَتُ رَبِّكَ خَيْرٌ مِّمَّا يَجْمَعُونَ

    ehüm yaḳsimûne raḥmete rabbik. naḥnü ḳasemnâ beynehüm me`îşetehüm fi-lḥayâti-ddünyâ verafa`nâ ba`ḍahüm fevḳa ba`ḍin deracâtil liyetteḫiẕe ba`ḍuhüm ba`ḍan suḫriyyâ. veraḥmetü rabbike ḫayrum mimmâ yecme`ûn.

    Süleymaniye Vakfı

    Rabbinin ikramını onlar mı paylaştıracak dipnot 1 ! Oysa dünya hayatındaki geçimliklerini bile aralarında biz paylaştırdık. Her birini, diğerlerine göre derece derece üstün kıldık dipnot 2 ki biri diğerine iş gördürsün. Rabbinin ikramı onların biriktirebilecekleri her şeyden daha hayırlıdır dipnot 3 .

    Ayet detayı — Zuhruf suresi, 32. ayet

  8. Zuhruf suresi, 33. ayet — tek başına aç

    Zuhruf suresi, 33. ayet. وَلَوْلَآ أَن يَكُونَ ٱلنَّاسُ أُمَّةً وَٰحِدَةً لَّجَعَلْنَا لِمَن يَكْفُرُ بِٱلرَّحْمَٰنِ لِبُيُوتِهِمْ سُقُفًا مِّن فِضَّةٍ وَمَعَارِجَ عَلَيْهَا يَظْهَرُونَ

    velevlâ ey yekûne-nnâsü ümmetev vâḥidetel lece`alnâ limey yekfüru birraḥmâni libüyûtihim süḳufem min fiḍḍativ veme`ârice `aleyhâ yażherûn.

    Süleymaniye Vakfı

    İnsanlar tek bir topluma /kafirler topluluğuna dönüşecek olmasaydı Rahman'a karşı kafirlik edenlerin evlerine kesinlikle gümüşten tavanlar, bir de üzerlerinde yükselecekleri şeyler yapardık.

    Ayet detayı — Zuhruf suresi, 33. ayet

  9. Zuhruf suresi, 34. ayet — tek başına aç

    Zuhruf suresi, 34. ayet. وَلِبُيُوتِهِمْ أَبْوَٰبًا وَسُرُرًا عَلَيْهَا يَتَّكِـُٔونَ

    velibüyûtihim ebvâbev vesüruran `aleyhâ yettekiûn.

    Süleymaniye Vakfı

    Evleri için birçok kapı, üzerine kurulacakları koltuklar,

    Ayet detayı — Zuhruf suresi, 34. ayet

  10. Zuhruf suresi, 35. ayet — tek başına aç

    Zuhruf suresi, 35. ayet. وَزُخْرُفًا وَإِن كُلُّ ذَٰلِكَ لَمَّا مَتَٰعُ ٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا وَٱلْـَٔاخِرَةُ عِندَ رَبِّكَ لِلْمُتَّقِينَ

    vezuḫrufâ. vein küllü ẕâlike lemmâ metâ`u-lḥayâti-ddünyâ. vel'âḫiratü `inde rabbike lilmütteḳîn.

    Ayet detayı — Zuhruf suresi, 35. ayet

Rahmân'ın zikrini görmezden gelen ve arkadaşı 36–45

  1. Zuhruf suresi, 36. ayet — tek başına aç

    Zuhruf suresi, 36. ayet. وَمَن يَعْشُ عَن ذِكْرِ ٱلرَّحْمَٰنِ نُقَيِّضْ لَهُۥ شَيْطَٰنًا فَهُوَ لَهُۥ قَرِينٌ

    vemey ya`şü `an ẕikri-rraḥmâni nüḳayyiḍ lehû şeyṭânen fehüve lehû ḳarîn.

    Süleymaniye Vakfı

    Kim Rahman'ın zikrine dipnot 1 kör gibi bakarak yüz çevirirse onun başına bir şeytan dipnot 2 sararız; artık o, onun arkadaşı olur dipnot 3 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Zikir, hem önceki kitapların hem de Kur'an'ın ortak adıdır (Hicr 15/9, Nahl 16/43-44, Enbiya 21/7-8, 24).
    2. metne dön, dipnot 2
      Doğru yoldan uzaklaşan ve başkalarını da uzaklaştırmaya çalışan insan ve cinlere şeytan denir (En'am 6/112, Nas 114/4-6).
    3. metne dön, dipnot 3

    Ayet detayı — Zuhruf suresi, 36. ayet

  2. Zuhruf suresi, 37. ayet — tek başına aç

    Zuhruf suresi, 37. ayet. وَإِنَّهُمْ لَيَصُدُّونَهُمْ عَنِ ٱلسَّبِيلِ وَيَحْسَبُونَ أَنَّهُم مُّهْتَدُونَ

    veinnehüm leyeṣuddûnehüm `ani-ssebîli veyaḥsebûne ennehüm mühtedûn.

    Ayet detayı — Zuhruf suresi, 37. ayet

  3. Zuhruf suresi, 38. ayet — tek başına aç

    Zuhruf suresi, 38. ayet. حَتَّىٰٓ إِذَا جَآءَنَا قَالَ يَٰلَيْتَ بَيْنِى وَبَيْنَكَ بُعْدَ ٱلْمَشْرِقَيْنِ فَبِئْسَ ٱلْقَرِينُ

    ḥattâ iẕâ câenâ ḳâle yâ leyte beynî vebeyneke bü`de-lmeşriḳayni febi'se-lḳarîn.

    Süleymaniye Vakfı

    Nihayet huzurumuza gelince (onlardan her biri kendi şeytanına) şöyle diyecektir: "Keşke benimle senin aranda iki doğu mesafesi kadar bir mesafe dipnot 1 olsaydı! Sen ne kötü bir arkadaşmışsın dipnot 2 !"

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Güneş, 21 Mart ve 23 Eylülde tam doğu naktasından doğar ve batı noktasından batar. Sonra her gün, doğup battığı yerler değişir. 21 Aralık ile 21 Hazirandaki doğuş noktaları, birbirine en uzak iki nokta olur. İki doğu mesafesi, bu iki doğuş noktası arasındaki uzaklıktır,
    2. metne dön, dipnot 2

    Ayet detayı — Zuhruf suresi, 38. ayet

  4. Zuhruf suresi, 39. ayet — tek başına aç

    Zuhruf suresi, 39. ayet. وَلَن يَنفَعَكُمُ ٱلْيَوْمَ إِذ ظَّلَمْتُمْ أَنَّكُمْ فِى ٱلْعَذَابِ مُشْتَرِكُونَ

    veley yenfe`akümü-lyevme iż żalemtüm enneküm fi-l`aẕâbi müşterikûn.

    Ayet detayı — Zuhruf suresi, 39. ayet

  5. Zuhruf suresi, 40. ayet — tek başına aç

    Zuhruf suresi, 40. ayet. أَفَأَنتَ تُسْمِعُ ٱلصُّمَّ أَوْ تَهْدِى ٱلْعُمْىَ وَمَن كَانَ فِى ضَلَٰلٍ مُّبِينٍ

    efeente tüsmi`u-ṣṣumme ev tehdi-l`umye vemen kâne fî ḍalâlim mübîn.

    Ayet detayı — Zuhruf suresi, 40. ayet

  6. Zuhruf suresi, 41. ayet — tek başına aç

    Zuhruf suresi, 41. ayet. فَإِمَّا نَذْهَبَنَّ بِكَ فَإِنَّا مِنْهُم مُّنتَقِمُونَ

    feimmâ neẕhebenne bike feinnâ minhüm münteḳimûn.

    Ayet detayı — Zuhruf suresi, 41. ayet

  7. Zuhruf suresi, 42. ayet — tek başına aç

    Zuhruf suresi, 42. ayet. أَوْ نُرِيَنَّكَ ٱلَّذِى وَعَدْنَٰهُمْ فَإِنَّا عَلَيْهِم مُّقْتَدِرُونَ

    ev nüriyenneke-lleẕî ve`adnâhüm feinnâ `aleyhim muḳtedirûn.

    Ayet detayı — Zuhruf suresi, 42. ayet

  8. Zuhruf suresi, 43. ayet — tek başına aç

    Zuhruf suresi, 43. ayet. فَٱسْتَمْسِكْ بِٱلَّذِىٓ أُوحِىَ إِلَيْكَ إِنَّكَ عَلَىٰ صِرَٰطٍ مُّسْتَقِيمٍ

    festemsik billeẕî ûḥiye ileyk. inneke `alâ ṣirâṭim müsteḳîm.

    Ayet detayı — Zuhruf suresi, 43. ayet

  9. Zuhruf suresi, 44. ayet — tek başına aç

    Zuhruf suresi, 44. ayet. وَإِنَّهُۥ لَذِكْرٌ لَّكَ وَلِقَوْمِكَ وَسَوْفَ تُسْـَٔلُونَ

    veinnehû leẕikrul leke veliḳavmik. vesevfe tüs'elûn.

    Süleymaniye Vakfı

    O, hem senin için hem de halkın için doğru bilgidir dipnot 1 . İleride sorguya çekileceksiniz dipnot 2 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Zikir, bağlantılarıyla birlikte düşünülüp öğrenilen doğru bilgi, o bilgiyi kullanıma hazır tutmak, akla veya dile getirmektir (Müfredat). Doğru bilginin kaynağı Allah'ın ayetleridir. Bunlar, yaratılan ayetler ve indirilen ayetler olmak üzere iki türlüdür. Her birinden elde edilen doğru bilgi zikirdir (Enbiya 21/24, En'am 6/80). İnsanı, sadece bu bilgi tatmin eder (Ra'd 13/28). Allah'ı zikretmek; onu, kitabını ve yarattığı ayetleri dikkate almak, akıldan çıkarmamak ve onların üzerinde düşünmektir. İnsan bunlardan bildiği kadarıyla sorumludur (Bakara 2/209).
    2. metne dön, dipnot 2

    Ayet detayı — Zuhruf suresi, 44. ayet

  10. Zuhruf suresi, 45. ayet — tek başına aç

    Zuhruf suresi, 45. ayet. وَسْـَٔلْ مَنْ أَرْسَلْنَا مِن قَبْلِكَ مِن رُّسُلِنَآ أَجَعَلْنَا مِن دُونِ ٱلرَّحْمَٰنِ ءَالِهَةً يُعْبَدُونَ

    ves'el men erselnâ min ḳablike mir rusülinâ. ece`alnâ min dûni-rraḥmâni âlihetey yü`bedûn.

    Süleymaniye Vakfı

    Senden önce kendilerine elçilerimizi /kitaplarımızı dipnot 1 gönderdiğimiz kişilere sor bakalım, Rahman ile onların arasında, kulluk edilecek ilahlar dipnot 2 var etmiş miyiz hiç dipnot 3 !

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayette "elçiler" diye anlam verdiğimiz kelime resul'ün çoğulu olan rusül = (رسل)'dür. Arap dilinde resul, hem birine gönderilen söz hem de o sözü ileten elçi anlamındadır (Müfredat). Allah'ın elçilerinin ilettikleri sözler, onlara verdiği kitaplardır. Muhammed aleyhisselam ve müslümanlar, Allah'ın daha önce gönderdiği elçilere birşey soramayacakları için aracı ilahların olamayacağını ancak onların getirdikleri kitaplardan öğrenebilirler.
    2. metne dön, dipnot 2
      İlah, kulluk edilen varlıktır. Tek ilah Allah'tır. Din adamlarının birçoğu, ayetlerde anlam kayması yaparak Allah'ın nebilerinin sözlerini, Allah'ın kitabına uyup uymadığına bakmaksızın, Allah'ın sözü gibi sayıp nebileri ilahlaştırmışlardır. İbadet, kayıtsız şartsız boyun eğmektir. Bu ayete göre Allah, kendi dışında hiçbir şeye kayıtsız şartsız boyun eğilmesini kabul etmemiştir (Enfal 8/67-68, Ahzab 33/36-37). Resule itaat emri de buna istisna teşkil etmez çünkü Allah'ın resulü, onun sözlerini olduğu gibi ileten elçidir (Nisa 4/80, Nur 24/54).
    3. metne dön, dipnot 3

    Ayet detayı — Zuhruf suresi, 45. ayet

Mûsâ ve Firavun 46–56

  1. Zuhruf suresi, 46. ayet — tek başına aç

    Zuhruf suresi, 46. ayet. وَلَقَدْ أَرْسَلْنَا مُوسَىٰ بِـَٔايَٰتِنَآ إِلَىٰ فِرْعَوْنَ وَمَلَإِي۟هِۦ فَقَالَ إِنِّى رَسُولُ رَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ

    veleḳad erselnâ mûsâ biâyâtinâ ilâ fir`avne vemeleihî feḳâle innî rasûlü rabbi-l`âlemîn.

    Ayet detayı — Zuhruf suresi, 46. ayet

  2. Zuhruf suresi, 47. ayet — tek başına aç

    Zuhruf suresi, 47. ayet. فَلَمَّا جَآءَهُم بِـَٔايَٰتِنَآ إِذَا هُم مِّنْهَا يَضْحَكُونَ

    felemmâ câehüm biâyâtinâ iẕâ hüm minhâ yaḍḥakûn.

    Ayet detayı — Zuhruf suresi, 47. ayet

  3. Zuhruf suresi, 48. ayet — tek başına aç

    Zuhruf suresi, 48. ayet. وَمَا نُرِيهِم مِّنْ ءَايَةٍ إِلَّا هِىَ أَكْبَرُ مِنْ أُخْتِهَا وَأَخَذْنَٰهُم بِٱلْعَذَابِ لَعَلَّهُمْ يَرْجِعُونَ

    vemâ nürîhim min âyetin illâ hiye ekberu min uḫtihâ. veeḫaẕnâhüm bil`aẕâbi le`allehüm yerci`ûn.

    Süleymaniye Vakfı

    Onlara dipnot 1 gösterdiğimiz her ayet /mucize mutlaka bir öncekinden daha büyüktü dipnot 2 . Belki yaptıklarından vazgeçerler diye onlara azap da çektirdik dipnot 3 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah'ın, Firavun ve halkına çektirdiği azaptan İsrailoğulları etkilenmemiştir. Azaplar sadece Firavun ve halkı üzerine gelmiştir. (Tevrat/Mısır'dan Çıkış 7:21,24; 8:8,22-23; 9:3-4,6-7,23-26; 10:21-23).
    2. metne dön, dipnot 2
    3. metne dön, dipnot 3

    Ayet detayı — Zuhruf suresi, 48. ayet

  4. Zuhruf suresi, 49. ayet — tek başına aç

    Zuhruf suresi, 49. ayet. وَقَالُوا۟ يَٰٓأَيُّهَ ٱلسَّاحِرُ ٱدْعُ لَنَا رَبَّكَ بِمَا عَهِدَ عِندَكَ إِنَّنَا لَمُهْتَدُونَ

    veḳâlû yâ eyyühe-ssâḥiru-d`u lenâ rabbeke bimâ `ahide `indeke innenâ lemühtedûn.

    Süleymaniye Vakfı

    Dediler ki: "Ey sihirbaz! Madem sana sözü var, bizim için Rabbine yalvar (da bu azabı gidersin, o zaman) biz mutlaka yola geleceğiz dipnot 1 ."

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah, Firavun ve halkına yola gelmeleri için çok sıkıntılar çektirmiş, yaptıklarından dönerlerse azabı üstlerinden kaldıracağı sözünü vermiştir (A'raf 7/134; Tevrat/Mısır'dan Çıkış 8:7-13, 28-32; 9:27-35; 10:16-19)

    Ayet detayı — Zuhruf suresi, 49. ayet

  5. Zuhruf suresi, 50. ayet — tek başına aç

    Zuhruf suresi, 50. ayet. فَلَمَّا كَشَفْنَا عَنْهُمُ ٱلْعَذَابَ إِذَا هُمْ يَنكُثُونَ

    felemmâ keşefnâ `anhümü-l`aẕâbe iẕâ hüm yenküŝûn.

    Süleymaniye Vakfı

    Biz onlardan azabı kaldırır kaldırmaz sözlerinden döndüler dipnot 1 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Firavun ve halkı, kendilerine çektirilen bu büyük azaplara dayanamayıp yaptıklarından dönme sözü verseler de bu azaplar üzerlerinden kaldırıldığında tekrar büyüklenip sözlerinden döndüler (A'raf 7/135;Tevrat/Mısır'dan Çıkış 8:8-15, 28-32; 9:7, 27-33; 10:16-20).

    Ayet detayı — Zuhruf suresi, 50. ayet

  6. Zuhruf suresi, 51. ayet — tek başına aç

    Zuhruf suresi, 51. ayet. وَنَادَىٰ فِرْعَوْنُ فِى قَوْمِهِۦ قَالَ يَٰقَوْمِ أَلَيْسَ لِى مُلْكُ مِصْرَ وَهَٰذِهِ ٱلْأَنْهَٰرُ تَجْرِى مِن تَحْتِىٓ أَفَلَا تُبْصِرُونَ

    venâdâ fir`avnü fî ḳavmihî ḳâle yâ ḳavmi eleyse lî mülkü miṣra vehâẕihi-l'enhâru tecrî min taḥtî. efelâ tübṣirûn.

    Süleymaniye Vakfı

    Firavun, halkına şöyle seslendi: "Ey halkım! Mısır'ın yönetimi bende değil mi? Şu ırmaklar hakimiyetim altında akmıyor mu? Bunu görmüyor musunuz dipnot 1 ?

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1

    Ayet detayı — Zuhruf suresi, 51. ayet

  7. Zuhruf suresi, 52. ayet — tek başına aç

    Zuhruf suresi, 52. ayet. أَمْ أَنَا۠ خَيْرٌ مِّنْ هَٰذَا ٱلَّذِى هُوَ مَهِينٌ وَلَا يَكَادُ يُبِينُ

    em ene ḫayrum min hâẕe-lleẕî hüve mehînüv velâ yekâdü yübîn.

    Süleymaniye Vakfı

    Yoksa ben, değersiz ve neredeyse meramını bile anlatamayan şu kişiden daha iyi değil miyim dipnot 1 ?

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Musa aleyhisselam, Allah'ın nebisi oluncaya kadar akıcı konuşamayan bir kişiydi. Allah onu elçi olarak Firavun'a göndereceğini bildirince kendisindeki bu sıkıntıyı dile getirmiş ve Allah'tan, dilindeki düğümü çözmesini, kardeşi Harun'u kendine yardımcı yapmasını istemiş, Allah da onun isteklerini kabul etmişti (Taha 20/25-36, Şuara 26/12-13, Kasas 28/34). Musa aleyhisselamın çocukluğu Firavun'un yanında geçmişti (Şuara 26/18, Kasas 28/6-13). Firavun'un bu sözleri, onun, iyice bunaldığını ve önceki halini dile getirerek Musa aleyhisselamı aşağılamaya çalıştığını göstermektedir.

    Ayet detayı — Zuhruf suresi, 52. ayet

  8. Zuhruf suresi, 53. ayet — tek başına aç

    Zuhruf suresi, 53. ayet. فَلَوْلَآ أُلْقِىَ عَلَيْهِ أَسْوِرَةٌ مِّن ذَهَبٍ أَوْ جَآءَ مَعَهُ ٱلْمَلَٰٓئِكَةُ مُقْتَرِنِينَ

    felevlâ ülḳiye `aleyhi esviratüm min ẕehebin ev câe me`ahü-lmelâiketü muḳterinîn.

    Ayet detayı — Zuhruf suresi, 53. ayet

  9. Zuhruf suresi, 54. ayet — tek başına aç

    Zuhruf suresi, 54. ayet. فَٱسْتَخَفَّ قَوْمَهُۥ فَأَطَاعُوهُ إِنَّهُمْ كَانُوا۟ قَوْمًا فَٰسِقِينَ

    festeḫaffe ḳavmehû feeṭâ`ûh. innehüm kânû ḳavmen fâsiḳîn.

    Ayet detayı — Zuhruf suresi, 54. ayet

  10. Zuhruf suresi, 55. ayet — tek başına aç

    Zuhruf suresi, 55. ayet. فَلَمَّآ ءَاسَفُونَا ٱنتَقَمْنَا مِنْهُمْ فَأَغْرَقْنَٰهُمْ أَجْمَعِينَ

    felemmâ âsefûne-nteḳamnâ minhüm feagraḳnâhüm ecme`în.

    Ayet detayı — Zuhruf suresi, 55. ayet

  11. Zuhruf suresi, 56. ayet — tek başına aç

    Zuhruf suresi, 56. ayet. فَجَعَلْنَٰهُمْ سَلَفًا وَمَثَلًا لِّلْـَٔاخِرِينَ

    fece`alnâhüm selefev vemeŝelel lil'âḫirîn.

    Ayet detayı — Zuhruf suresi, 56. ayet

Meryem oğlu Îsâ örneği 57–65

  1. Zuhruf suresi, 57. ayet — tek başına aç

    Zuhruf suresi, 57. ayet. وَلَمَّا ضُرِبَ ٱبْنُ مَرْيَمَ مَثَلًا إِذَا قَوْمُكَ مِنْهُ يَصِدُّونَ

    velemmâ ḍuribe-bnü meryeme meŝelen iẕâ ḳavmüke minhü yeṣiddûn.

    Süleymaniye Vakfı

    Senin halkın Meryemoğlu (İsa) örnek verilince hemen yaygarayı basıyor.

    Ayet detayı — Zuhruf suresi, 57. ayet

  2. Zuhruf suresi, 58. ayet — tek başına aç

    Zuhruf suresi, 58. ayet. وَقَالُوٓا۟ ءَأَٰلِهَتُنَا خَيْرٌ أَمْ هُوَ مَا ضَرَبُوهُ لَكَ إِلَّا جَدَلًۢا بَلْ هُمْ قَوْمٌ خَصِمُونَ

    veḳâlû eâlihetünâ ḫayrun em hû. mâ ḍarabûhü leke illâ cedelâ. bel hüm ḳavmün ḫasimûn.

    Süleymaniye Vakfı

    Şöyle diyorlar: "Bizim ilahlarımız mı iyi, yoksa Meryemoğlu mu dipnot 1 ?" Bu karşılaştırmayı sadece seninle çekişmek için yapıyorlar. Aslında onlar, düşmanca davranan bir topluluktur.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kur'an, İsa aleyhisselamın ilah olmadığını vurguladığı halde bunlar konuyu saptırarak sanki Kur'an onu ilah saymış gibi tepki gösteriyorlar.

    Ayet detayı — Zuhruf suresi, 58. ayet

  3. Zuhruf suresi, 59. ayet — tek başına aç

    Zuhruf suresi, 59. ayet. إِنْ هُوَ إِلَّا عَبْدٌ أَنْعَمْنَا عَلَيْهِ وَجَعَلْنَٰهُ مَثَلًا لِّبَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ

    in hüve illâ `abdün en`amnâ `aleyhi vece`alnâhü meŝelel libenî isrâîl.

    Ayet detayı — Zuhruf suresi, 59. ayet

  4. Zuhruf suresi, 60. ayet — tek başına aç

    Zuhruf suresi, 60. ayet. وَلَوْ نَشَآءُ لَجَعَلْنَا مِنكُم مَّلَٰٓئِكَةً فِى ٱلْأَرْضِ يَخْلُفُونَ

    velev neşâü lece`alnâ minküm melâiketen fi-l'arḍi yaḫlüfûn.

    Süleymaniye Vakfı

    İsteseydik içinizden, yeryüzünde yerinize geçecek melekler var ederdik.

    Ayet detayı — Zuhruf suresi, 60. ayet

  5. Zuhruf suresi, 61. ayet — tek başına aç

    Zuhruf suresi, 61. ayet. وَإِنَّهُۥ لَعِلْمٌ لِّلسَّاعَةِ فَلَا تَمْتَرُنَّ بِهَا وَٱتَّبِعُونِ هَٰذَا صِرَٰطٌ مُّسْتَقِيمٌ

    veinnehû le`ilmül lissâ`ati felâ temterunne bihâ vettebi`ûn. hâẕâ ṣirâṭum müsteḳîm.

    Süleymaniye Vakfı

    (De ki:) "İsa, o saat /yeniden diriliş saati için kesinlikle bir ilimdir dipnot 1 . Sakın o saat hakkında tartışmaya girmeyin! Siz bana uyun dipnot 2 ; bu dosdoğru bir yoldur.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah Teala, İsa aleyhisselamın kıyamet için bir ilim /bilgi olduğunu bildirmekte, kıyamette yeniden dirilişin nasıl olacağını sorgulayanlara, İsa'nın (a.s.) yaratılışı gibi olacağını söylemektedir. İsa'nın (a.s.) durumunun da Adem (a.s.)'in durumu gibi olduğu bildirilmektedir (Al-i İmran 3/59). Adem (a.s.) için anne görevini toprak, İsa (a.s.) için Meryem (r.a.) görmüştü. İkisinin de ortak yönü, babasız dünyaya gelmeleridir. İşte ahirette insanların yeniden yaratılışı da böyle babasız ama anne vasıflı topraktan olacaktır. İsa'nın (a.s.) yeniden diriliş için bir ilim olması, onun aynı zamanda bir mucize olmasına engel değildir (Meryem 19/21, Enbiya 21/91, Mü'minun 23/50) Ayrıca bkz. Al-i İmran 3/37'nin dipnotu.
    2. metne dön, dipnot 2

    Ayet detayı — Zuhruf suresi, 61. ayet

  6. Zuhruf suresi, 62. ayet — tek başına aç

    Zuhruf suresi, 62. ayet. وَلَا يَصُدَّنَّكُمُ ٱلشَّيْطَٰنُ إِنَّهُۥ لَكُمْ عَدُوٌّ مُّبِينٌ

    velâ yeṣuddennekümü-şşeyṭân. innehû leküm `adüvvüm mübîn.

    Ayet detayı — Zuhruf suresi, 62. ayet

  7. Zuhruf suresi, 63. ayet — tek başına aç

    Zuhruf suresi, 63. ayet. وَلَمَّا جَآءَ عِيسَىٰ بِٱلْبَيِّنَٰتِ قَالَ قَدْ جِئْتُكُم بِٱلْحِكْمَةِ وَلِأُبَيِّنَ لَكُم بَعْضَ ٱلَّذِى تَخْتَلِفُونَ فِيهِ فَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ

    velemmâ câe `îsâ bilbeyyinâti ḳâle ḳad ci'tüküm bilḥikmeti veliübeyyine leküm ba`ḍa-lleẕî taḫtelifûne fîh. fetteḳu-llâhe veeṭî`ûn.

    Süleymaniye Vakfı

    İsa, açık belgelerle gelince dipnot 1 (İsrailoğullarına dipnot 2 ) dedi ki: "Ben size hikmeti dipnot 3 getirdim, anlaşmazlığa düştüğünüz şeylerin bir kısmını açık açık anlatmak için geldim. Artık Allah'a karşı yanlış yapmaktan sakının ve bana gönülden boyun eğin dipnot 4 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
    2. metne dön, dipnot 2
      İsa aleyhisselam, İsrailoğullarına gönderilmiş bir elçiydi (Al-i İmran 3/49, Saf 61/6).
    3. metne dön, dipnot 3
      Hikmet, Allah'ın indirdiği ve yarattığı ayetlerden doğru bilgiye ulaşma yöntemi ve bu yöntem ile ulaşılan doğru bilgidir. Tüm nebiler gibi İsa'ya (a.s.) da Allah tarafından hikmet verilmiştir (Al-i İmran 3/48, 81). Ayrıntılı bilgi için bkz. https://www.suleymaniyevakfi.org/kutsanan-gelenek-ve-kuran/kitap-ve-hikmet.html
    4. metne dön, dipnot 4

    Ayet detayı — Zuhruf suresi, 63. ayet

  8. Zuhruf suresi, 64. ayet — tek başına aç

    Zuhruf suresi, 64. ayet. إِنَّ ٱللَّهَ هُوَ رَبِّى وَرَبُّكُمْ فَٱعْبُدُوهُ هَٰذَا صِرَٰطٌ مُّسْتَقِيمٌ

    inne-llâhe hüve rabbî verabbüküm fa`büdûh. hâẕâ ṣirâṭum müsteḳîm.

    Ayet detayı — Zuhruf suresi, 64. ayet

  9. Zuhruf suresi, 65. ayet — tek başına aç

    Zuhruf suresi, 65. ayet. فَٱخْتَلَفَ ٱلْأَحْزَابُ مِنۢ بَيْنِهِمْ فَوَيْلٌ لِّلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ مِنْ عَذَابِ يَوْمٍ أَلِيمٍ

    faḫtelefe-l'aḥzâbü mim beynihim. feveylül lilleẕîne żalemû min `aẕâbi yevmin elîm.

    Ayet detayı — Zuhruf suresi, 65. ayet

Kıyamet günü dostlar ve cennet 66–73

  1. Zuhruf suresi, 66. ayet — tek başına aç

    Zuhruf suresi, 66. ayet. هَلْ يَنظُرُونَ إِلَّا ٱلسَّاعَةَ أَن تَأْتِيَهُم بَغْتَةً وَهُمْ لَا يَشْعُرُونَ

    hel yenżurûne ille-ssâ`ate en te'tiyehüm bagtetev vehüm lâ yeş`urûn.

    Süleymaniye Vakfı

    Onlar, o saatin /yeniden diriliş saatinin kendilerine ansızın gelmesi dışında bir şey mi bekliyorlar? Gelişinin farkına bile varamazlar dipnot 1 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1

    Ayet detayı — Zuhruf suresi, 66. ayet

  2. Zuhruf suresi, 67. ayet — tek başına aç

    Zuhruf suresi, 67. ayet. ٱلْأَخِلَّآءُ يَوْمَئِذٍۭ بَعْضُهُمْ لِبَعْضٍ عَدُوٌّ إِلَّا ٱلْمُتَّقِينَ

    el'eḫillâü yevmeiẕim ba`ḍuhüm liba`ḍin `adüvvün ille-lmütteḳîn.

    Ayet detayı — Zuhruf suresi, 67. ayet

  3. Zuhruf suresi, 68. ayet — tek başına aç

    Zuhruf suresi, 68. ayet. يَٰعِبَادِ لَا خَوْفٌ عَلَيْكُمُ ٱلْيَوْمَ وَلَآ أَنتُمْ تَحْزَنُونَ

    yâ `ibâdi lâ ḫavfün `aleykümü-lyevme velâ entüm taḥzenûn.

    Ayet detayı — Zuhruf suresi, 68. ayet

  4. Zuhruf suresi, 69. ayet — tek başına aç

    Zuhruf suresi, 69. ayet. ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا وَكَانُوا۟ مُسْلِمِينَ

    elleẕîne âmenû biâyâtinâ vekânû müslimîn.

    Ayet detayı — Zuhruf suresi, 69. ayet

  5. Zuhruf suresi, 70. ayet — tek başına aç

    Zuhruf suresi, 70. ayet. ٱدْخُلُوا۟ ٱلْجَنَّةَ أَنتُمْ وَأَزْوَٰجُكُمْ تُحْبَرُونَ

    üdḫulü-lcennete entüm veezvâcüküm tuḥberûn.

    Ayet detayı — Zuhruf suresi, 70. ayet

  6. Zuhruf suresi, 71. ayet — tek başına aç

    Zuhruf suresi, 71. ayet. يُطَافُ عَلَيْهِم بِصِحَافٍ مِّن ذَهَبٍ وَأَكْوَابٍ وَفِيهَا مَا تَشْتَهِيهِ ٱلْأَنفُسُ وَتَلَذُّ ٱلْأَعْيُنُ وَأَنتُمْ فِيهَا خَٰلِدُونَ

    yüṭâfü `aleyhim biṣiḥâfim min ẕehebiv veekvâb. vefîhâ mâ teştehîhi-l'enfüsü veteleẕẕü-l'a`yün. veentüm fîhâ ḫâlidûn.

    Ayet detayı — Zuhruf suresi, 71. ayet

  7. Zuhruf suresi, 72. ayet — tek başına aç

    Zuhruf suresi, 72. ayet. وَتِلْكَ ٱلْجَنَّةُ ٱلَّتِىٓ أُورِثْتُمُوهَا بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ

    vetilke-lcennetü-lletî ûriŝtümûhâ bimâ küntüm ta`melûn.

    Ayet detayı — Zuhruf suresi, 72. ayet

  8. Zuhruf suresi, 73. ayet — tek başına aç

    Zuhruf suresi, 73. ayet. لَكُمْ فِيهَا فَٰكِهَةٌ كَثِيرَةٌ مِّنْهَا تَأْكُلُونَ

    leküm fîhâ fâkihetün keŝîratüm minhâ te'külûn.

    Ayet detayı — Zuhruf suresi, 73. ayet

Suçluların hâli ve Mâlik'e seslenmeleri 74–80

  1. Zuhruf suresi, 74. ayet — tek başına aç

    Zuhruf suresi, 74. ayet. إِنَّ ٱلْمُجْرِمِينَ فِى عَذَابِ جَهَنَّمَ خَٰلِدُونَ

    inne-lmücrimîne fî `aẕâbi cehenneme ḫâlidûn.

    Ayet detayı — Zuhruf suresi, 74. ayet

  2. Zuhruf suresi, 75. ayet — tek başına aç

    Zuhruf suresi, 75. ayet. لَا يُفَتَّرُ عَنْهُمْ وَهُمْ فِيهِ مُبْلِسُونَ

    lâ yüfetteru `anhüm vehüm fîhi müblisûn.

    Ayet detayı — Zuhruf suresi, 75. ayet

  3. Zuhruf suresi, 76. ayet — tek başına aç

    Zuhruf suresi, 76. ayet. وَمَا ظَلَمْنَٰهُمْ وَلَٰكِن كَانُوا۟ هُمُ ٱلظَّٰلِمِينَ

    vemâ żalemnâhüm velâkin kânû hümu-żżâlimîn.

    Ayet detayı — Zuhruf suresi, 76. ayet

  4. Zuhruf suresi, 77. ayet — tek başına aç

    Zuhruf suresi, 77. ayet. وَنَادَوْا۟ يَٰمَٰلِكُ لِيَقْضِ عَلَيْنَا رَبُّكَ قَالَ إِنَّكُم مَّٰكِثُونَ

    venâdev yâ mâlikü liyaḳḍi `aleynâ rabbük. ḳâle inneküm mâkiŝûn.

    Ayet detayı — Zuhruf suresi, 77. ayet

  5. Zuhruf suresi, 78. ayet — tek başına aç

    Zuhruf suresi, 78. ayet. لَقَدْ جِئْنَٰكُم بِٱلْحَقِّ وَلَٰكِنَّ أَكْثَرَكُمْ لِلْحَقِّ كَٰرِهُونَ

    leḳad ci'nâküm bilḥaḳḳi velâkinne ekŝeraküm lilḥaḳḳi kârihûn.

    Ayet detayı — Zuhruf suresi, 78. ayet

  6. Zuhruf suresi, 79. ayet — tek başına aç

    Zuhruf suresi, 79. ayet. أَمْ أَبْرَمُوٓا۟ أَمْرًا فَإِنَّا مُبْرِمُونَ

    em ebramû emran feinnâ mübrimûn.

    Süleymaniye Vakfı

    Yoksa bunlar işi sağlama mı aldılar? Asıl işi sağlama alan biziz.

    Ayet detayı — Zuhruf suresi, 79. ayet

  7. Zuhruf suresi, 80. ayet — tek başına aç

    Zuhruf suresi, 80. ayet. أَمْ يَحْسَبُونَ أَنَّا لَا نَسْمَعُ سِرَّهُمْ وَنَجْوَىٰهُم بَلَىٰ وَرُسُلُنَا لَدَيْهِمْ يَكْتُبُونَ

    em yaḥsebûne ennâ lâ nesme`u sirrahüm venecvâhüm. belâ verusülünâ ledeyhim yektübûn.

    Ayet detayı — Zuhruf suresi, 80. ayet

Rahmân'ın çocuğu yoktur; "hoş gör ve selam de" 81–89

  1. Zuhruf suresi, 81. ayet — tek başına aç

    Zuhruf suresi, 81. ayet. قُلْ إِن كَانَ لِلرَّحْمَٰنِ وَلَدٌ فَأَنَا۠ أَوَّلُ ٱلْعَٰبِدِينَ

    ḳul in kâne lirraḥmâni veled. feenâ evvelü-l`âbidîn.

    Ayet detayı — Zuhruf suresi, 81. ayet

  2. Zuhruf suresi, 82. ayet — tek başına aç

    Zuhruf suresi, 82. ayet. سُبْحَٰنَ رَبِّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ رَبِّ ٱلْعَرْشِ عَمَّا يَصِفُونَ

    sübḥâne rabbi-ssemâvâti vel'arḍi rabbi-l`arşi `ammâ yeṣifûn.

    Süleymaniye Vakfı

    Hem göklerin ve yerin Rabbi /Sahibi hem de arşın /yönetimin dipnot 1 sahibi olan Allah, onların yaptıkları nitelemelerden uzaktır dipnot 2 ."

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Arş, "saltanat koltuğu"dur (Yusuf 12/100, Neml 27/23). Göklerde ve yerde arşın sahibi olan Allah, bütün yetkileri elinde tutandır (Yunus 10/3, Ra'd 13/2, Taha 20/5, Furkan 25/59, Secde 32/4, Hadid 57/4).
    2. metne dön, dipnot 2

    Ayet detayı — Zuhruf suresi, 82. ayet

  3. Zuhruf suresi, 83. ayet — tek başına aç

    Zuhruf suresi, 83. ayet. فَذَرْهُمْ يَخُوضُوا۟ وَيَلْعَبُوا۟ حَتَّىٰ يُلَٰقُوا۟ يَوْمَهُمُ ٱلَّذِى يُوعَدُونَ

    feẕerhüm yeḫûḍû veyel`abû ḥattâ yülâḳû yevmehümü-lleẕî yû`adûn.

    Ayet detayı — Zuhruf suresi, 83. ayet

  4. Zuhruf suresi, 84. ayet — tek başına aç

    Zuhruf suresi, 84. ayet. وَهُوَ ٱلَّذِى فِى ٱلسَّمَآءِ إِلَٰهٌ وَفِى ٱلْأَرْضِ إِلَٰهٌ وَهُوَ ٱلْحَكِيمُ ٱلْعَلِيمُ

    vehüve-lleẕî fi-ssemâi ilâhüv vefi-l'arḍi ilâhün. vehüve-lḥakîmü-l`alîm.

    Ayet detayı — Zuhruf suresi, 84. ayet

  5. Zuhruf suresi, 85. ayet — tek başına aç

    Zuhruf suresi, 85. ayet. وَتَبَارَكَ ٱلَّذِى لَهُۥ مُلْكُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا وَعِندَهُۥ عِلْمُ ٱلسَّاعَةِ وَإِلَيْهِ تُرْجَعُونَ

    vetebârake-lleẕî lehû mülkü-ssemâvâti vel'arḍi vemâ beynehümâ. ve`indehû `ilmü-ssâ`ah. veileyhi türce`ûn.

    Süleymaniye Vakfı

    Göklerde, yerde ve ikisinin arasında, tüm yetkilerin sahibi olan Allah dipnot 1 , pek yüce bir bereket kaynağıdır dipnot 2 ! O saatin /yeniden diriliş saatinin bilgisi onun katındadır dipnot 3 . Siz, onun huzuruna çıkarılacaksınız.

    Ayet detayı — Zuhruf suresi, 85. ayet

  6. Zuhruf suresi, 86. ayet — tek başına aç

    Zuhruf suresi, 86. ayet. وَلَا يَمْلِكُ ٱلَّذِينَ يَدْعُونَ مِن دُونِهِ ٱلشَّفَٰعَةَ إِلَّا مَن شَهِدَ بِٱلْحَقِّ وَهُمْ يَعْلَمُونَ

    velâ yemlikü-lleẕîne yed`ûne min dûnihi-şşefâ`ate illâ men şehide bilḥaḳḳi vehüm ya`lemûn.

    Süleymaniye Vakfı

    (O zaman) bunların Allah ile aralarına koyup yardıma çağırdıkları, şefaat hakkına sahip olamayacaklar ama bilerek doğruya şahitlik edenler hariç dipnot 1 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Şefaat, birine eşlik etmek veya arka çıkmaktır (El-Ayn, Müfredat). Dünyada insanlar birbirlerine şefaat edebilir, yani arka çıkıp destek olabilirler (Nisa 4/85); ama mahşer günü kimse kimseye şefaat edemez (Bakara 2/48, 254; İnfitar 82/17-19). Cennete gitmiş biri, şirk günahı ile değil de diğer günahlarından dolayı cehenneme girip cezasını çekmiş olan bir yakınına, Allah'ın onayıyla şefaat edebilir yani onu yanına alabilir (A'raf 7/46-49, Meryem 19/86-87, Tur 52/21). Çünkü Allah'ın onayı olmadan şefaat olmaz (Bakara 2/255, Taha 20/109, Secde 32/4, Sebe 34/23).

    Ayet detayı — Zuhruf suresi, 86. ayet

  7. Zuhruf suresi, 87. ayet — tek başına aç

    Zuhruf suresi, 87. ayet. وَلَئِن سَأَلْتَهُم مَّنْ خَلَقَهُمْ لَيَقُولُنَّ ٱللَّهُ فَأَنَّىٰ يُؤْفَكُونَ

    velein seeltehüm men ḫaleḳahüm leyeḳûlünne-llâhü feennâ yü'fekûn.

    Ayet detayı — Zuhruf suresi, 87. ayet

  8. Zuhruf suresi, 88. ayet — tek başına aç

    Zuhruf suresi, 88. ayet. وَقِيلِهِۦ يَٰرَبِّ إِنَّ هَٰٓؤُلَآءِ قَوْمٌ لَّا يُؤْمِنُونَ

    veḳîlihî yâ rabbi inne hâülâi ḳavmül lâ yü'minûn.

    Ayet detayı — Zuhruf suresi, 88. ayet

  9. Zuhruf suresi, 89. ayet — tek başına aç

    Zuhruf suresi, 89. ayet. فَٱصْفَحْ عَنْهُمْ وَقُلْ سَلَٰمٌ فَسَوْفَ يَعْلَمُونَ

    faṣfaḥ `anhüm veḳul selâm. fesevfe ya`lemûn.

    Ayet detayı — Zuhruf suresi, 89. ayet