Diyanet İşleri
Koltuklar üzerinde, (etrafı) seyrederler.
Mutaffifîn suresi
Mutaffifîn suresi, 23. ayet. عَلَى ٱلْأَرَآئِكِ يَنظُرُونَ
`ale-l'erâiki yenżurûn.
Koltuklar üzerinde, (etrafı) seyrederler.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu İlliyyûn ve iyiler Mutaffifîn 18–28 3
O, yazılmış bir kitaptır.
Ona, Allah'a yakın olanlar şahit olur.
Şüphesiz iyi kimseler, Naim cennetindedirler.
Koltuklar üzerinde, (etrafı) seyrederler.
Onların yüzlerinde, nimetlerin sevincini görürsün.
Onlara, mühürlü (el değmemiş) saf bir içecekten içirilir.
Onun (içiminin) sonu bir misktir (ağızda misk gibi koku bırakır). İşte yarışanlar, bunun için yarışsınlar.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 22–28. ayetler için yazılmıştır.
22. Yüce Allah, onların Kitaplarını söz konusu ettikten sonra onların pek büyük nimetler içerisinde bulunduklarını da şöyle zikretmektedir: “Şüphe yok ki o iyi ve itaatkarlar, nimetler içindedirler.” Nimetler, hem kalbin, hem ruhun, hem de bedenin her türlü nimetini anlatan kapsamlı bir ifadedir.
23. Gâyet güzel döşemelerle süslü “tahtlar üzerinden” hem Allah’ın kendileri için hazırlamış olduğu nimetlere hem de kerim olan Rablerinin yüzüne “bakarlar.”
24. Ey onlara bakan kişi! Sen “(içinde bulundukları) nimetlerin güzelliğini yüzlerinden anlarsın.” Yani o nimetlerin yüzlerine verdiği parlaklığı ve aydınlığı yüzlerinde görürsün. Çünkü ardı arkasına gelen lezzetler, zevkler ve sevindirici hususlar, kişinin yüzüne bir aydınlık, bir güzellik ve bir parlaklık kazandırır.
25-26. “Onlara mühürlü, halis bir şaraptan içirilecek.” Bu, içeceklerin en lezzetlisi ve en güzelidir. Bu şarabın “mührü, misktir.” Bununla kastedilen şu olabilir: Bu şaraba lezzetini azaltacak yahut tadını bozacak herhangi bir şeyin karışmasına karşı o, mühürlenmiştir. Bu mühürleme de misk ile yapılmıştır.
Şu mana da kastedilmiş olabilir: Onların şarabı içtikleri kabın dibinde kalan tortu çok hoş kokulu ve değerli misktir. Normalde dünyadaki adete göre kabın dibindeki tortular dökülür. İşte cennetteki şarabın tortusu ise böyle güzel olacaktır.
"O halde yarışanlar bunlar için” güzelliğini ve miktarını Allah’tan başka kimsenin bilmediği bu ebedi nimetler için “yarışsınlar.” Buna ulaştırıcı amelleri yapmakta ellerini çabuk tutsunlar. Bu konuda birbirleri ile yarışsınlar. İşte en değerli şeylerin uğrunda feda edileceği, ona kavuşmak için yiğitlerin birbirleriyle yarışa koyulmalarını en fazla hak eden güzellik budur.
27-28. “Onun” bu şarabın “karışımı da Tesnîm’dendir. O da mukarreb (Allah'a yakın) kulların kendisinden içecekleri bir pınardır.” Bu şaraptan sadece onlar içerler ve bu, kayıtsız ve şartsız olarak cennet içeceklerinin en üstünüdür. O bakımdan bu pınar, insanlar arasında en yüksek konumdakiler olan mukarreblere has ve yalnız onlara ait olacaktır. Amel defterleri sağlarından verilenlere ise bunun dışındaki diğer lezzetli içeceklerden hazırlanmış karışımlar/kokteyller verilecektir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Süslü döşekler üzerinde Rablerine, onları mutlu eden ve sevindiren şeylere nazar edip, bakarlar.
Aynı kök: ارك (5 geçiş) · Aynı kök: نظر (129 geçiş)
Koltuklar üzerinde (etrafı) seyrederler.
Aynı kök: ارك (5 geçiş)
İşte onlar için içlerinden ırmaklar akan Adn cennetleri vardır. Orada tahtlar üzerine kurularak altın bileziklerle süslenecekler, ince ve kalın…
Aynı kök: ارك (5 geçiş)
Onlar ve eşleri gölgelerde koltuklara yaslanmaktadırlar.
Aynı kök: نظر (129 geçiş)
Hani, sizin için denizi yarmış, sizi kurtarmış, gözlerinizin önünde Firavun ailesini suda boğmuştuk.
Aynı kök: نظر (129 geçiş)
Hani siz, "Ey Musa! Biz Allah'ı açıktan açığa görmedikçe sana asla inanmayız" demiştiniz. Bunun üzerine siz bakıp dururken sizi yıldırım çarpmıştı.
Aynı kök: نظر (129 geçiş)
Onlar, "Bizim için Rabbine dua et de, rengi neymiş? açıklasın" dediler. Musa şöyle dedi: "Rabbim diyor ki, o, sapsarı; rengi, bakanların içini açan…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Koltuklar üzerinde (etrafa) bakarlar.
Ebedi huzur ve saadet makamında (rahatlarına) bakacaklar;
sedirler üzerinde (uzanarak) bakacaklar (Allah'a):
Koltuklar üzerinde nazar ediyor oldukları halde.
Tahtlar üzerinde bakıp seyretmektedirler.
Onlar orada koltuklar üzerinde etrafa bakarlar.
Sedirlerin üzerinde seyrederler.
- Şüphesiz, iyiler nimet cennetinde olacaklardır. Koltuklar üzerinde seyredeceklerdir.
Koltuklar üzerinde çevreyi seyrederler.
Koltuklar üzerinde çevreyi seyrederler.
Koltuklar üzerinde (etrafı) seyrederler.
Erikeler üzerinde nezaret ederler
Tahtlar üzerinde nimetleri seyre dalarlar.
Tahtlar üzerinde nimetleri seyre dalarlar.
Tahtlar üzerinde ni'metleri seyre dalarlar.
Tahtlar üzerinde bakıp seyretmektedirler.
(süslü) tahtlar üzerinde (kendilerine verilen ni'metleri) temaşa edeceklerdir.
Tahtlar üzerinde temaşa ederler.
(7-28) Hayır ahlaksızların / yırtıkların / füccarın kaydı / kitabı siccindedir, sen siccin nedir bilebildin mi? / idrak edebildin mi? Rakamlaşmış kitaptır, yalanlayanlara yazıklar olsun, hesap verme gününü yalanlıyorlar, azgın her günahlı onu yalanlar, ona ayetlerimiz okunduğu vakit evvelkilerin masalları / satırları derler. Hayır! bilakis yap tıklarından ötürü kalpleri pas bağlamıştır, hayır o gün onlar Rablerine bakamaz haldedirler /perdelenmişlerdir / mahcupturlar, sonra onlar kesinlikle cehenneme yollanacaklardır, sonra onlara işte yalanladığınız bu! denilecektir. Hayır iyilerin kaydı / kitabı Illiyyindedir. Sen ılliyyin nedir idrak edebildin mi? Rakamlaşmış kitaptır , y akınlaşanlar ona tanıktır / şahittir. İyiler nimetler içindedirler, koltuklar üzerinde bakarlar, nimetlerin sevinç ışıltıları olan yüzlerinden onları tanırsın, İçmeleri için mühür kapaklı içecekler sunulur , içmesi bitiminde ise misk kokusu alınır , nefsi için imrenen buna imrensin , içerik özelliği / mizacı, tesnim kaynağındandır / gözesindendir, ondan yakın kılınmış olanlar içerler.
Koltuklar üzerinde (etrafı) seyrederler.
Divanlar üzerinde oturup bakarlar.
koltukları üzerinde etrafı seyredecekler. dipnot 1
Tahtlar üzerinde etrafa bakarlar.
Koltuklar üzerinde, bakıyorlar.
Tahtlar üzerinde, bakıyorlar.
Koltuklar üzerinde seyre dalarlar.
Gracefully seated, they see the wicked but they look at Allah's light and glory.
seated on couches, gazing around.
On Thrones (of Dignity) will they command a sight (of all things):
resting on couches, looking around.
on couches gazing in wonder.
On thrones, looking (at all things).
observing, [as they recline] on couches.
(Reclining) upon raised couches they shall be looking (at every thing all around).
upon couches gazing;
Sitting on luxurious furnishings they will enjoy the most eye pleasing views.
upon couches shall they gaze;
Upon luxurious furnishings, observing.
Seated on couches they shall behold objects of pleasure;
On thrones, they shall gaze;
On couches looking (about).
On couches, gazing,
On couches face to face.
[resting on couches, they will look up [to God]:
˹seated˺ on ˹canopied˺ couches, gazing around.
Upon luxurious furnishings, observing.
On luxurious furnishings they watch.
On adorned couches, observing.
Upon couches looking on.
On beautiful thrones, they will look up (to the Magnificent Kingdom (76:20)).
On Thrones (of dignity) they will be able to see a view (of all things):
While (sitting) on thrones they will be watching (the scenes of Paradise).
Upon raised couches, they are looking.