76. sure

İnsân Suresi الانسان

Bu sureyi dinle — okunan kelime işaretlenir

Konu dizini 4 konu
  1. İnsanın yaratılışı ve iki yol 1–4 karşılaştır — İnsanın yaratılışı ve iki yol
  2. İyilerin vasıfları: yoksula, yetime ve esire yedirmek 5–12 karşılaştır — İyilerin vasıfları: yoksula, yetime ve esire yedirmek
  3. Cennet nimetleri 13–22 karşılaştır — Cennet nimetleri
  4. Sabret, Rabbini an; bu bir öğüttür 23–31 karşılaştır — Sabret, Rabbini an; bu bir öğüttür

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

İnsanın yaratılışı ve iki yol 1–4

  1. İnsân suresi, 1. ayet — tek başına aç

    İnsân suresi, 1. ayet. هَلْ أَتَىٰ عَلَى ٱلْإِنسَٰنِ حِينٌ مِّنَ ٱلدَّهْرِ لَمْ يَكُن شَيْـًٔا مَّذْكُورًا

    hel etâ `ale-l'insâni ḥînüm mine-ddehri lem yekün şey'em meẕkûrâ.

    Süleymaniye Vakfı

    İnsan, hakkında bilgi olan bir şey değilken dipnot 1 , o zamanın (göklerin ve yerin ömrünün dipnot 2 ) bir bölümü geçmişti.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayet metnin geçen "Mezkur (مذكور)", hakkında bir bilgi olan, sözü edilen şey demektir. (Meryem 19/67).
    2. metne dön, dipnot 2
      Göklerin ve yerin de Allah tarafından belirlenmiş bir eceli vardır (Ra'd 13/2, Rum 30/8, Lokman 31/29, Fatır 35/13, Zümer 39/5, Ahkaf 46/3).

    Ayet detayı — İnsân suresi, 1. ayet

  2. İnsân suresi, 2. ayet — tek başına aç

    İnsân suresi, 2. ayet. إِنَّا خَلَقْنَا ٱلْإِنسَٰنَ مِن نُّطْفَةٍ أَمْشَاجٍ نَّبْتَلِيهِ فَجَعَلْنَٰهُ سَمِيعًۢا بَصِيرًا

    innâ ḫalaḳne-l'insâne min nuṭfetin emşâc. nebtelîhi fece`alnâhü semî`am beṣîrâ.

    Süleymaniye Vakfı

    Biz insanı, çok bileşenli döllenmiş bir yumurtadan dipnot 1 yarattık. Onu yıpratıcı bir imtihandan geçireceğiz. Bu yüzden onu dinleyen ve gören bir varlık haline getirdik dipnot 2 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Döllenmiş yumurta diye tercüme ettiğimiz kelime nutfe'dir. Nutfe az su, çocuğu oluşturan şey anlamlarına gelir. Emşac kelimesi ise, karışımlar anlamına gelir (Lisan'ul-Arab). Arapçada çoğul, en az üç olduğundan nutfetun emşac; üç veya daha fazla karışımı olan sıvı demek olur. İnsan ile ilgili ilk bilgi, bu sırada oluşmaya başlar. (Al-i İmran 3/6, Nahl 16/4, Hac 22/5, Mü'minun 23/12-14, Fatır 35/11, Yasin 36/77, Mü'min 40/67, Necm 53/45-46, Kıyamet 75/37-39, Abese 80/17-19).
    2. metne dön, dipnot 2

    Ayet detayı — İnsân suresi, 2. ayet

  3. İnsân suresi, 3. ayet — tek başına aç

    İnsân suresi, 3. ayet. إِنَّا هَدَيْنَٰهُ ٱلسَّبِيلَ إِمَّا شَاكِرًا وَإِمَّا كَفُورًا

    innâ hedeynâhü-ssebîle immâ şâkirav veimmâ kefûrâ.

    Ayet detayı — İnsân suresi, 3. ayet

  4. İnsân suresi, 4. ayet — tek başına aç

    İnsân suresi, 4. ayet. إِنَّآ أَعْتَدْنَا لِلْكَٰفِرِينَ سَلَٰسِلَا۟ وَأَغْلَٰلًا وَسَعِيرًا

    innâ a`tednâ lilkâfirîne selâsile veaglâlev vese`îrâ.

    Ayet detayı — İnsân suresi, 4. ayet

İyilerin vasıfları: yoksula, yetime ve esire yedirmek 5–12

  1. İnsân suresi, 5. ayet — tek başına aç

    İnsân suresi, 5. ayet. إِنَّ ٱلْأَبْرَارَ يَشْرَبُونَ مِن كَأْسٍ كَانَ مِزَاجُهَا كَافُورًا

    inne-l'ebrâra yeşrabûne min ke'sin kâne mizâcühâ kâfûrâ.

    Ayet detayı — İnsân suresi, 5. ayet

  2. İnsân suresi, 6. ayet — tek başına aç

    İnsân suresi, 6. ayet. عَيْنًا يَشْرَبُ بِهَا عِبَادُ ٱللَّهِ يُفَجِّرُونَهَا تَفْجِيرًا

    `ayney yeşrabü bihâ `ibâdü-llâhi yüfeccirûnehâ tefcîrâ.

    Ayet detayı — İnsân suresi, 6. ayet

  3. İnsân suresi, 7. ayet — tek başına aç

    İnsân suresi, 7. ayet. يُوفُونَ بِٱلنَّذْرِ وَيَخَافُونَ يَوْمًا كَانَ شَرُّهُۥ مُسْتَطِيرًا

    yûfûne binneẕri veyeḫâfûne yevmen kâne şerruhû müsteṭîrâ.

    Ayet detayı — İnsân suresi, 7. ayet

  4. İnsân suresi, 8. ayet — tek başına aç

    İnsân suresi, 8. ayet. وَيُطْعِمُونَ ٱلطَّعَامَ عَلَىٰ حُبِّهِۦ مِسْكِينًا وَيَتِيمًا وَأَسِيرًا

    veyuṭ`imûne-ṭṭa`âme `alâ ḥubbihî miskînev veyetîmev veesîrâ.

    Ayet detayı — İnsân suresi, 8. ayet

  5. İnsân suresi, 9. ayet — tek başına aç

    İnsân suresi, 9. ayet. إِنَّمَا نُطْعِمُكُمْ لِوَجْهِ ٱللَّهِ لَا نُرِيدُ مِنكُمْ جَزَآءً وَلَا شُكُورًا

    innemâ nuṭ`imüküm livechi-llâhi lâ nürîdü minküm cezâev velâ şükûrâ.

    Ayet detayı — İnsân suresi, 9. ayet

  6. İnsân suresi, 10. ayet — tek başına aç

    İnsân suresi, 10. ayet. إِنَّا نَخَافُ مِن رَّبِّنَا يَوْمًا عَبُوسًا قَمْطَرِيرًا

    innâ neḫâfü mir rabbinâ yevmen `abûsen ḳamṭarîrâ.

    Ayet detayı — İnsân suresi, 10. ayet

  7. İnsân suresi, 11. ayet — tek başına aç

    İnsân suresi, 11. ayet. فَوَقَىٰهُمُ ٱللَّهُ شَرَّ ذَٰلِكَ ٱلْيَوْمِ وَلَقَّىٰهُمْ نَضْرَةً وَسُرُورًا

    feveḳâhümü-llâhü şerra ẕâlike-lyevmi veleḳḳâhüm naḍratev vesürûrâ.

    Ayet detayı — İnsân suresi, 11. ayet

  8. İnsân suresi, 12. ayet — tek başına aç

    İnsân suresi, 12. ayet. وَجَزَىٰهُم بِمَا صَبَرُوا۟ جَنَّةً وَحَرِيرًا

    vecezâhüm bimâ ṣaberû cennetev veḥarîrâ.

    Ayet detayı — İnsân suresi, 12. ayet

Cennet nimetleri 13–22

  1. İnsân suresi, 13. ayet — tek başına aç

    İnsân suresi, 13. ayet. مُّتَّكِـِٔينَ فِيهَا عَلَى ٱلْأَرَآئِكِ لَا يَرَوْنَ فِيهَا شَمْسًا وَلَا زَمْهَرِيرًا

    müttekiîne fîhâ `ale-l'erâik. lâ yeravne fîhâ şemsev velâ zemherîrâ.

    Ayet detayı — İnsân suresi, 13. ayet

  2. İnsân suresi, 14. ayet — tek başına aç

    İnsân suresi, 14. ayet. وَدَانِيَةً عَلَيْهِمْ ظِلَٰلُهَا وَذُلِّلَتْ قُطُوفُهَا تَذْلِيلًا

    vedâniyeten `aleyhim żilâlühâ veẕüllilet ḳuṭûfühâ teẕlîlâ.

    Ayet detayı — İnsân suresi, 14. ayet

  3. İnsân suresi, 15. ayet — tek başına aç

    İnsân suresi, 15. ayet. وَيُطَافُ عَلَيْهِم بِـَٔانِيَةٍ مِّن فِضَّةٍ وَأَكْوَابٍ كَانَتْ قَوَارِيرَا۠

    veyüṭâfü `aleyhim biâniyetim min fiḍḍativ veekvâbin kânet ḳavârîrâ.

    Ayet detayı — İnsân suresi, 15. ayet

  4. İnsân suresi, 16. ayet — tek başına aç

    İnsân suresi, 16. ayet. قَوَارِيرَا۟ مِن فِضَّةٍ قَدَّرُوهَا تَقْدِيرًا

    ḳavârîrae min fiḍḍatin ḳadderûhâ taḳdîrâ.

    Süleymaniye Vakfı

    ölçülerini kendilerinin belirlediği gümüşten billurlaşmış testiler....

    Ayet detayı — İnsân suresi, 16. ayet

  5. İnsân suresi, 17. ayet — tek başına aç

    İnsân suresi, 17. ayet. وَيُسْقَوْنَ فِيهَا كَأْسًا كَانَ مِزَاجُهَا زَنجَبِيلًا

    veyüsḳavne fîhâ ke'sen kâne mizâcühâ zencebîlâ.

    Ayet detayı — İnsân suresi, 17. ayet

  6. İnsân suresi, 18. ayet — tek başına aç

    İnsân suresi, 18. ayet. عَيْنًا فِيهَا تُسَمَّىٰ سَلْسَبِيلًا

    `aynen fîhâ tüsemmâ selsebîlâ.

    Ayet detayı — İnsân suresi, 18. ayet

  7. İnsân suresi, 19. ayet — tek başına aç

    İnsân suresi, 19. ayet. وَيَطُوفُ عَلَيْهِمْ وِلْدَٰنٌ مُّخَلَّدُونَ إِذَا رَأَيْتَهُمْ حَسِبْتَهُمْ لُؤْلُؤًا مَّنثُورًا

    veyeṭûfü `aleyhim vildânüm müḫalledûn. iẕâ raeytehüm ḥasibtehüm lü'lüem menŝûrâ.

    Ayet detayı — İnsân suresi, 19. ayet

  8. İnsân suresi, 20. ayet — tek başına aç

    İnsân suresi, 20. ayet. وَإِذَا رَأَيْتَ ثَمَّ رَأَيْتَ نَعِيمًا وَمُلْكًا كَبِيرًا

    veiẕâ raeyte ŝemme raeyte ne`îmev vemülken kebîrâ.

    Süleymaniye Vakfı

    Orada, nereye baksan nimetler ve büyük bir saltanat görürsün dipnot 1 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Cennette müminler için ne tür nimetler hazırlandığını Allah'tan başka hiç kimse bilemez (Secde 32/17).

    Ayet detayı — İnsân suresi, 20. ayet

  9. İnsân suresi, 21. ayet — tek başına aç

    İnsân suresi, 21. ayet. عَٰلِيَهُمْ ثِيَابُ سُندُسٍ خُضْرٌ وَإِسْتَبْرَقٌ وَحُلُّوٓا۟ أَسَاوِرَ مِن فِضَّةٍ وَسَقَىٰهُمْ رَبُّهُمْ شَرَابًا طَهُورًا

    `âliyehüm ŝiyâbü sündüsin ḫuḍruv veistebraḳ. veḥullû esâvira min fiḍḍah. veseḳâhüm rabbühüm şerâben ṭahûrâ.

    Ayet detayı — İnsân suresi, 21. ayet

  10. İnsân suresi, 22. ayet — tek başına aç

    İnsân suresi, 22. ayet. إِنَّ هَٰذَا كَانَ لَكُمْ جَزَآءً وَكَانَ سَعْيُكُم مَّشْكُورًا

    inne hâẕâ kâne leküm cezâev vekâne sa`yüküm meşkûrâ.

    Ayet detayı — İnsân suresi, 22. ayet

Sabret, Rabbini an; bu bir öğüttür 23–31

  1. İnsân suresi, 23. ayet — tek başına aç

    İnsân suresi, 23. ayet. إِنَّا نَحْنُ نَزَّلْنَا عَلَيْكَ ٱلْقُرْءَانَ تَنزِيلًا

    innâ naḥnü nezzelnâ `aleyke-lḳur'âne tenzîlâ.

    Ayet detayı — İnsân suresi, 23. ayet

  2. İnsân suresi, 24. ayet — tek başına aç

    İnsân suresi, 24. ayet. فَٱصْبِرْ لِحُكْمِ رَبِّكَ وَلَا تُطِعْ مِنْهُمْ ءَاثِمًا أَوْ كَفُورًا

    faṣbir liḥukmi rabbike velâ tüṭi` minhüm âŝimen ev kefûrâ.

    Ayet detayı — İnsân suresi, 24. ayet

  3. İnsân suresi, 25. ayet — tek başına aç

    İnsân suresi, 25. ayet. وَٱذْكُرِ ٱسْمَ رَبِّكَ بُكْرَةً وَأَصِيلًا

    veẕküri-sme rabbike bükratev veeṣîlâ.

    Ayet detayı — İnsân suresi, 25. ayet

  4. İnsân suresi, 26. ayet — tek başına aç

    İnsân suresi, 26. ayet. وَمِنَ ٱلَّيْلِ فَٱسْجُدْ لَهُۥ وَسَبِّحْهُ لَيْلًا طَوِيلًا

    vemine-lleyli fescüd lehû vesebbiḥhü leylen ṭavîlâ.

    Süleymaniye Vakfı

    Gecenin bir kısmında ona secde et dipnot 1 . Gecenin uzun bölümünde de O'na ibadet et dipnot 2 (nafile namaz kıl).

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Secdenin kök anlamı eğilmedir (Müfredat). Bu sebeple Güneş, Ay, gezegenler, dünya ve yıldızlar arasında oluşan eğimler /deklinasyon ve ona bağlı olarak gölgenin uzayıp kısalması, "secde" kelimesiyle ifade edilmiştir (Nahl 16/48, Ra'd 13/15). Bazı ayetlerde sadece itaat anlamında (Hac 22/18, İnşikak 84/21), bazılarında da itaat ile birlikte fiziki eğilme anlamında kullanılır (Bakara 2/34, 58, Nisa 4/154, A'raf 7/161, Yusuf 12/4 ve 100). Nitekim namazda, vücudumuz ayaklar, eller ve dizler üzerinde yere paralelken alnı yere koymak da Allah'a itaat ederek eğilme anlamındaki secdedir (Nisa 4/102-103).
    2. metne dön, dipnot 2
      Gecenin uzun bölümü yatsı sonu ile sabah namazının arasındaki bölümdür. Bu vakit, teheccüd namazı vaktidir. Teheccüd namazı Nebimize farzdır (İsra 17/79), bu ayette de diğer müminlere tavsiye edilmiştir.

    Ayet detayı — İnsân suresi, 26. ayet

  5. İnsân suresi, 27. ayet — tek başına aç

    İnsân suresi, 27. ayet. إِنَّ هَٰٓؤُلَآءِ يُحِبُّونَ ٱلْعَاجِلَةَ وَيَذَرُونَ وَرَآءَهُمْ يَوْمًا ثَقِيلًا

    inne hâülâi yüḥibbûne-l`âcilete veyeẕerûne verâehüm yevmen ŝeḳîlâ.

    Ayet detayı — İnsân suresi, 27. ayet

  6. İnsân suresi, 28. ayet — tek başına aç

    İnsân suresi, 28. ayet. نَّحْنُ خَلَقْنَٰهُمْ وَشَدَدْنَآ أَسْرَهُمْ وَإِذَا شِئْنَا بَدَّلْنَآ أَمْثَٰلَهُمْ تَبْدِيلًا

    naḥnü ḫalaḳnâhüm veşedednâ esrahüm. veiẕâ şi'nâ beddelnâ emŝâlehüm tebdîlâ.

    Süleymaniye Vakfı

    Onları biz yarattık, yaratılışlarını da sağlam yaptık dipnot 1 . (Ahirette yeniden yaratmaya) karar verdiğimizde yapılarını tümüyle değiştireceğiz dipnot 2 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
    2. metne dön, dipnot 2
      İnsan hücresinin çoğalması ve yeni proteinler, organeller, hücreler, dokular ve organlar oluşturması hücre çekirdeğinde bulunan DNA nın replikasyonu (çiftlenmesi) ile başlar. DNA replikasyon öncesinde histon adı verilen proteinler vasıtasıyla çok sıkı bir biçimde bağlanmış ve katlanarak paketlenmiş bir halde bulunur. Bu sıkı paketlenme halinde genetik materyal aktif değildir. Hücrede yeni bir yapı taşının üretimi ile sonuçlanacak olan bu replikasyon işlemi başlayacağı zaman bu bağlar gevşer, DNA iplikçikleri serbestleşir ve ardından her iplikçiğin bir benzeri - kopyası oluşturulur. Bu kopya daha sonra DNA transkripsiyonu denilen işlemle proteinlerin üretilmesi aşamasında temel materyal olarak işlev görür. Bu işlem, protein üretimi ile başlayıp organ üretimine kadar sürebilir. Ahiretteki yeni yaratılışta insan vücudu yeni bir vücut yapısı ile değiştirilecek ve bilmediğimiz bir şekilde yeniden yaratılacaktır (Vakıa 56/60-61).

    Ayet detayı — İnsân suresi, 28. ayet

  7. İnsân suresi, 29. ayet — tek başına aç

    İnsân suresi, 29. ayet. إِنَّ هَٰذِهِۦ تَذْكِرَةٌ فَمَن شَآءَ ٱتَّخَذَ إِلَىٰ رَبِّهِۦ سَبِيلًا

    inne hâẕihî teẕkirah. femen şâe-tteḫaẕe ilâ rabbihî sebîlâ.

    Süleymaniye Vakfı

    Bunlar, (size verilen) doğru bilgilerdir. Yapılması gerekeni yapan dipnot 1 , Rabbinin gösterdiği bir yola girer dipnot 2 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Şae (شاء) fiili, "bir şey yapmak" anlamındaki şey (شيء) mastarından türemiştir. Allah'ın yapması o şeyi var etmesi, insanın yapması da o şey için gereken çabayı göstermesidir (Müfredat). Allah, her şeyi bir ölçüye göre var eder (Kamer 54/49, Ra'd 13/8). İmtihanla ilgili şeyleri iyi ve kötü diye ikiye ayırmıştır (Enbiya 21/35). Allah, herkesin doğru yolda olmasını ister (Nisa 4/26) ama sadece doğru şeyler yapanı doğru yolda sayar (Nur 24/46). Yaptığının doğru veya yanlış olduğunu da kişiye ilham eder. Onun için doğru davrananın içi rahat, yanlış davrananın içi de sıkıntılı olur (Şems 91/7-10). Buna göre şae (شاء) fiilinin öznesi Allah olursa "gerekeni yaptı veya yarattı", insan olursa "gerekeni yaptı" anlamında olur. Allah insanlara, tercihlerine göre davranma hürriyeti vermeseydi hiç kimse yanlış bir şey yapamaz ve imtihan diye bir şey de olmazdı (Nahl 16/93). Yanlış kader anlayışını imanın bir esası gibi İslam'a yerleştirmek isteyenler, büyük bir çarpıtma yaparak şae (شاء) fiiline irade yani isteme ve dileme anlamı vermiş; bunu, tefsirlere hatta sözlüklere bile yerleştirerek birçok ayetin mealini bozmuşlardır. Bkz: https://www.suleymaniyevakfi.org/akaid-arastirmalari/kuranda-sey-mesiet-irade-ve-fitrat.html
    2. metne dön, dipnot 2

    Ayet detayı — İnsân suresi, 29. ayet

  8. İnsân suresi, 30. ayet — tek başına aç

    İnsân suresi, 30. ayet. وَمَا تَشَآءُونَ إِلَّآ أَن يَشَآءَ ٱللَّهُ إِنَّ ٱللَّهَ كَانَ عَلِيمًا حَكِيمًا

    vemâ teşâûne illâ ey yeşâe-llâh. inne-llâhe kâne `alîmen ḥakîmâ.

    Ayet detayı — İnsân suresi, 30. ayet

  9. İnsân suresi, 31. ayet — tek başına aç

    İnsân suresi, 31. ayet. يُدْخِلُ مَن يَشَآءُ فِى رَحْمَتِهِۦ وَٱلظَّٰلِمِينَ أَعَدَّ لَهُمْ عَذَابًا أَلِيمًۢا

    yüdḫilü mey yeşâü fî raḥmetih. veżżâlimîne e`adde lehüm `aẕâben elîmâ.

    Ayet detayı — İnsân suresi, 31. ayet