Mutaffifîn suresi

Mutaffifîn suresi, 36. ayet

Mutaffifîn suresi, 36. ayet. هَلْ ثُوِّبَ ٱلْكُفَّارُ مَا كَانُوا۟ يَفْعَلُونَ

hel ŝüvvibe-lküffâru mâ kânû yef`alûn.

Diyanet İşleri

Nasıl, kafirler yapmakta olduklarının karşılığını buldular mı?

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Mutaffifîn 33–36 · surenin 36. ayeti / 36

Konu Dünyada gülenler, ahirette gülünenler Mutaffifîn 29–36 3

  1. Mutaffifîn 33

    Halbuki onlar, mü'minlerin başına bekçi olarak gönderilmemişlerdi.

  2. Mutaffifîn 34

    İşte bugün de mü'minler kafirlere gülerler.

  3. Mutaffifîn 35

    Koltuklar üzerinde (etrafı) seyrederler.

  4. 36

    Nasıl, kafirler yapmakta olduklarının karşılığını buldular mı?

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 34–36. ayetler için yazılmıştır.

34. “İşte bugün” yani Kıyamet günü “de iman edenler kâfirlere” her taraflarını kuşatmış azabın içerisinde gidip geldiklerini ve uydurdukları ilahların kendilerinden çok uzak olduğunu gördükleri vakit “gülerler.”

35. Mü’minler, son derece rahat ve huzur içerisinde, süslü “tahtlar üzerinden bakınırlar.” Allah’ın kendileri için hazırlamış olduğu nimetlere ve kerim olan Rablerinin yüzüne bakarlar.

36. “(Nasıl?) Kâfirler yapmakta olduklarının cezasını buldular mı?” Yani kendilerine işledikleri amelleri türünden ceza verildi mi? Nasıl dünyada iken mü’minlere gülüp onları sapıklıkla itham ediyordularsa âhirette de mü’minler, onları ibretli azab ve ceza içerisinde gördüklerinde onlara güleceklerdir. Bu azapları ise sapıklığın ve azgınlığın bir cezasıdır. Evet, Allah’ın adalet ve hikmetinin bir gereği olarak kâfirler yapmakta olduklarının cezasını bulmuş olacaklardır. Allah, her şeyi en iyi bilendir, hükmüne karşı durulamayan ve hikmeti sonsuz olandır.

Mutaffifîn Sûresi’nin tefsiri burada sona ermektedir.

Yüce Allah’a hamdolsun.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Kâfirlerin dünyada yaptıkları amellerinin karşılığı alçaltıcı bir azapla (ahirette) muhakkak verilecektir.

Kelimeler

6 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. هَلْ hel -mı?
  2. ثُوِّبَ suvvibe cezalandılar- kök: ثوب
  3. ٱلْكُفَّارُ l-kuffaru kafirler kök: كفر
  4. مَا ma şeylerle
  5. كَانُوا۟ kanu oldukları kök: كون
  6. يَفْعَلُونَ yef'alune yapıyor(lar) kök: فعل

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: ثوب (28 geçiş)

    Eğer onlar iman edip Allah'ın emirlerine karşı gelmekten sakınmış olsalardı, Allah katında kazanacakları sevap kendileri için daha hayırlı olacaktı.…

  • Aynı kök: ثوب (28 geçiş)

    Hani, biz Kabe'yi insanlara toplantı ve güven yeri kılmıştık. Siz de Makam-ı İbrahim'den kendinize bir namaz yeri edinin. İbrahim ve İsmail'e şöyle…

  • Aynı kök: ثوب (28 geçiş)

    Hiçbir kimse Allah'ın izni olmadan ölmez. Ölüm belirli bir süreye göre yazılmıştır. Kim dünya menfaatini isterse, kendisine ondan veririz. Kim de…

  • Aynı kök: فعل (109 geçiş)

    Eğer, yapamazsanız -ki hiçbir zaman yapamayacaksınız- o halde yakıtı insanlarla taşlar olan ateşten sakının. O ateş kafirler için hazırlanmıştır.

  • Aynı kök: فعل (109 geçiş)

    "Bizim için Rabbine dua et de onun nasıl bir sığır olduğunu bize açıklasın." dediler. Musa şöyle dedi: "Rabbim diyor ki: O, ne yaşlı, ne körpe, ikisi…

  • Aynı kök: فعل (109 geçiş)

    Musa şöyle dedi: "Rabbim diyor ki; o, çift sürmek, ekin sulamak için boyunduruğa vurulmamış, kusursuz, hiç alacası olmayan bir sığırdır." Onlar,…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

56 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Kâfirler yaptıklarının cezasını buldular mı! dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Buradaki [süvvibe] fiili "karşılık verilmek", "sevap (!) verilmek", "azap elbisesi giydirilmek" anlamlarında kafirlere yönelik alaycılık içermektedir.

Mustafa İslamoğlu

Nasıl? Küfrü hayat tarzı edinenler yapa geldiklerinin 'sevabına' (!) nail olabilmişler mi bari!?

Muhammed Esed

"Bu hakikat inkarcıları, yapmaya düşkün oldukları şeyler için mi (böyle) cezalandırılıyorlar?"

Ahmed Hulusi

Hakikati inkar edenler yaptıklarının sonucunu yaşıyorlar mı işte böyle!

Ali Bulaç

Nasıl, kafir olanlar, işlediklerinin 'feci karşılığını' gördüler mi?

Ali Özek ve heyeti

Kâfirler, yaptıklarının cezasını buldular mı! (Elbette buldular.)

Ali Rıza Safa

Nankörlük edenlere, yaptıklarının karşılığı mı verildi?

Bayraktar Bayraklı

"İnkar edenler yaptıklarının karşılığını aldılar mı?" diyecekler.

Edip Yüksel

İnkarcılar yaptıklarıyla cezalandılar mı diye.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

İnkarcılar yaptıklarıyla cezalandılar mı diye.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Nasıl, kafirler ettiklerinin cezasını buldular mı?

Elmalılı Hamdi Yazır

Nasıl kafirler ettiklerinin cezasını buldular mı?

Erhan Aktaş

"Kafirler, yaptıkları şeylerin karşılığını buldular mı?" diye.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Kafirler, yaptıkları şeylerin karşılığını buldular mı?" diye.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Gerçeği yalanlayan nankörler, yaptıkları şeylerin karşılığını buldular mı?" diye.

Gültekin Onan

Nasıl, kafirler işlediklerinin 'feci karşılığını' gördüler mi?

Hasan Basri Çantay

(Nasıl) o kafirler işleyegeldilclerinin cezasına çarpıldı (lar) mı?!

İbni Kesir

O küfredenler, yapageldiklerinin cezasına çarptırıldılar mı diye?

Mehmet Alagaş

(29-36) Suç işleyenler / cürüm işleyenler, İman edenlere gülüyorlardı , yanlarından geçerlerken kaş göz ederlerdi , yakın çevrelerine döndükleri zamanda keyifli hale dönüşürlerdi, onları / iman edenleri gördüklerinde ise işte sapıklar şunlar derlerdi. İman edenler onlara bekçi / muhafız olarak gönderilmemişlerdi , bugün de iman edenler koltuklarından izleyerek kafirlere gülüyorlar, kafirler, yaptıklarından dolayı ödüllenmişler mi?

Rowwad Tercüme Merkezi

Kâfirler yapmakta olduklarının karşılığını gördüler mi?

Süleyman Ateş

"Kafirler, yaptıklarıyle cezalandılar mı?" diye.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

"O kafirler dipnot 1 ettiklerini gerçekten buldular mı?" diye.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah'ı ve ayetlerini görmezlikten gelenler

Şaban Britch

Kâfirler, yaptıklarının cezasını gördüler mi? diye.

Şaban Piriş

-Kafirler, yaptıklarının cezasını gördüler mi? diye.

Yaşar Nuri Öztürk

Nankör kafirler, yapmış olduklarıyla ödüllendirildiler mi?

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Now have the infidels not been requited with what is commensurate with what they did!

Abdul Haleem

Have the disbelievers [not] been repaid for their deeds?

Abdullah Yusuf Ali

Will not the Unbelievers have been paid back for what they did?

Abul A'la Maududi

Have the unbelievers been duly rewarded for their deeds? dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    There is a subtle satire in this sentence. In the world, the disbelievers used to persecute the believers, thinking it was an act of virtue. In the Hereafter, the believers will be enjoying life in Paradise, and watching the disbelievers being punished in Hell. They will say to themselves: What a reward they have earned for their acts of virtue.

Aisha Bewley

Have the kuffar been rewarded for what they did?

Al-Hilali & Khan

Are not the disbelievers paid (fully) for what they used to do?

Ali Quli Qarai

Have the faithless been requited for what they used to do?

Amatul Rahman Omar

(Then it shall be said, ) `The disbelievers have been duly requitted for (the misdeeds) that they used to do. '

Arthur John Arberry

Have the unbelievers been rewarded what they were doing?

Bijan Moeinian

Are not the disbelievers paid back for what they were used to do?

E. Henry Palmer

are the misbelievers rewarded for what they have done?

Edip-Layth

Have the ingrates not been reprised for what they used to do?

George Sale

Shall not the infidels be rewarded for that which they have done?

Hamid S. Aziz

Are not the disbelievers rewarded for what they did?

Mahmoud Ghali

Have the steadfast disbelievers been requited for what they were performing?

Marmaduke Pickthall

Are not the disbelievers paid for what they used to do?

Mohamed Ahmed - Samira

Will not the infidels pay for what they had done?

Muhammad Asad

"Are these deniers of the truth being [thus] requited for [aught but] what they were wont to do?"

Mustafa Khattab

˹The believers will be asked,˺ "Have the disbelievers ˹not˺ been paid back for what they used to do?"

Progressive Muslims

Have the rejecters been paid for what they used to do

Rashad Khalifa

Most assuredly, the disbelievers are requited for what they did.

Sahih International

Have the disbelievers [not] been rewarded [this Day] for what they used to do?

Sam Gerrans

Are not the atheists requited for what they did?

Shabbir Ahmed

Are these deniers of the Truth being returned anything but their own doings? ('Thawab' = Return on an investment).

Syed Vickar Ahamed

Will not the unbelievers have been paid back for what they did?

Taqi Usmani

whether the disbelievers have been paid back for what they used to do.

The Monotheist Group

Have the rejecters been rewarded for what they used to do?

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Mutaffifîn suresi, 36. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Mutaffifîn suresi, 36. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Mutaffifîn suresi, 36. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩