Âl-i İmrân suresi

Âl-i İmrân suresi, 145. ayet

Âl-i İmrân suresi, 145. ayet. وَمَا كَانَ لِنَفْسٍ أَن تَمُوتَ إِلَّا بِإِذْنِ ٱللَّهِ كِتَٰبًا مُّؤَجَّلًا وَمَن يُرِدْ ثَوَابَ ٱلدُّنْيَا نُؤْتِهِۦ مِنْهَا وَمَن يُرِدْ ثَوَابَ ٱلْـَٔاخِرَةِ نُؤْتِهِۦ مِنْهَا وَسَنَجْزِى ٱلشَّٰكِرِينَ

vemâ kâne linefsin en temûte illâ biiẕni-llâhi kitâbem müeccelâ. vemey yürid ŝevâbe-ddünyâ nü'tihî minhâ. vemey yürid ŝevâbe-l'âḫirati nü'tihî minhâ. veseneczi-şşâkirîn.

Diyanet İşleri

Hiçbir kimse Allah'ın izni olmadan ölmez. Ölüm belirli bir süreye göre yazılmıştır. Kim dünya menfaatini isterse, kendisine ondan veririz. Kim de ahiret mükafatını isterse, ona da ondan veririz. Biz şükredenleri mükafatlandıracağız.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Âl-i İmrân 142–148 · surenin 145. ayeti / 200

Konu Gevşemeyin; "Muhammed ancak bir peygamberdir" Âl-i İmrân 139–148 3

  1. Âl-i İmrân 142

    Yoksa siz; Allah, içinizden cihad edenleri (sınayıp) ayırt etmeden ve yine sabredenleri (sınayıp) ayırt etmeden cennete gireceğinizi mi sandınız?

  2. Âl-i İmrân 143

    Andolsun, siz ölümle karşılaşmadan önce onu temenni ediyordunuz. İşte onu gördünüz, ama bakıp duruyorsunuz.

  3. Âl-i İmrân 144

    Muhammed, ancak bir peygamberdir. Ondan önce de peygamberler gelip geçmiştir. Şimdi o ölür veya öldürülürse gerisin geriye (eski dininize) mi döneceksiniz? Kim gerisin geriye dönerse, Allah'a hiçbir zarar veremez. Allah, şükredenleri mükafatlandıracaktır.

  4. 145

    Hiçbir kimse Allah'ın izni olmadan ölmez. Ölüm belirli bir süreye göre yazılmıştır. Kim dünya menfaatini isterse, kendisine ondan veririz. Kim de ahiret mükafatını isterse, ona da ondan veririz. Biz şükredenleri mükafatlandıracağız.

  5. Âl-i İmrân 146

    Nice peygamberler var ki, kendileriyle beraber birçok Allah dostu çarpıştı da bunlar Allah yolunda başlarına gelenlerden yılmadılar, zaafa düşmediler, boyun eğmediler. Allah, sabredenleri sever.

  6. Âl-i İmrân 147

    Onların sözleri ancak, "Rabbimiz! Bizim günahlarımızı ve işimizdeki taşkınlıklarımızı bağışla ve (yolunda) ayaklarımızı sağlam tut. Kafir topluma karşı bize yardım et" demekten ibaretti.

  7. Âl-i İmrân 148

    Allah da onlara hem dünya nimetini, hem de ahiretin güzel mükafatını verdi. Allah, güzel davrananları sever.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

145. Daha sonra Yüce Allah bütün canların Allah’ın izni, kaderi ve kazası uyarınca ecellerine bağlı olduklarını haber vermektedir. Kesin olarak öleceği takdir edilen bir kimse sebepsiz dahi olsa ölür. Allah’ın hayatta kalmasını murad ettiği kimse ise ölümün bütün sebepleri ile karşı karşıya kalacak olsa dahi eceli gelmeden önce bu sebeplerin ona bir zararı olmaz. Çünkü Allah’ın kaza ve kaderi bunu gerektirir ve Allah ölümü belli bir vadeyle yazarak tespit etmiştir ki “Ecelleri geldiği zaman ne bir an geri kalabilirler ne de öne geçebilirler.” (Yunus, 10/49)

Daha sonra Yüce Allah insanlara iradelerine uygun olarak dünya ve âhiret mükafatından verdiğini haber vererek şöyle buyurmaktadır: “Kim dünya mükafatını dilerse ona ondan veririz. Kim de âhiret mükafatını dilerse ona da ondan veririz.” Nitekim Yüce Allah bir başka yerde de şöyle buyurmaktadır: “Her birine, onlara da bunlara da Rabbinin nimetinden veririz. Rabbinin bağışı kısıtlı değildir. Onların kimini kiminden nasıl üstün kıldığımıza bir bak! Elbette âhiret, derece bakımından daha büyüktür, üstün kılma bakımından da daha büyüktür.” (el-İsra, 17/20-21)

“Biz şükredenleri mükâfaatlandıracağız.” Yüce Allah burada şükredenlerin mükâfaatlarını söz konusu etmemektedir. Bu da mükâfaatlarının çokluğuna ve azametine delil olsun ve verilecek mükâfaatın şükrün azlığına, çokluğuna ve güzelliğine göre değişklik gösterdiği bilinsin diyedir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Bir nefis ancak Allah'ın takdiri ile ölür. Bu da Allah'ın kendisi için yazdığı ve ecel olarak tayin ettiği vakti tamamladıktan sonra olur. Bu vakit ne artar ne de azalır. Kim yapmış olduğu amelinin karşılığını dünyada isterse ona takdir olunan kadarını veririz. Onun ahirette bir nasibi yoktur. Kim de yaptığı amel ile Allah'ın sevabını ahirette isterse ona sevabını veririz. Rablerine şükredenleri en büyük mükâfatla mükâfatlandıracağız.

Kelimeler

24 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَمَا ve ma ve yoktur
  2. كَانَ kane kök: كون
  3. لِنَفْسٍ linefsin hiçbir kişi için kök: نفس
  4. أَن en
  5. تَمُوتَ temute ölmek kök: موت
  6. إِلَّا illa olmadan
  7. بِإِذْنِ biizni izni kök: اذن
  8. ٱللَّهِ llahi Allah'ın kök: اله
  9. كِتَـٰبًۭا kitaben yazılmıştır kök: كتب
  10. مُّؤَجَّلًۭا ۗ mu'eccelen belirli bir süreye göre kök: اجل
  11. وَمَن ve men ve kim
  12. يُرِدْ yurid isterse kök: رود
  13. ثَوَابَ sevabe sevabını (menfaatini) kök: ثوب
  14. ٱلدُّنْيَا d-dunya dünya kök: دنو
  15. نُؤْتِهِۦ nu'tihi kendisine veririz kök: اتي
  16. مِنْهَا minha ondan
  17. وَمَن ve men ve kim
  18. يُرِدْ yurid isterse kök: رود
  19. ثَوَابَ sevabe sevabını kök: ثوب
  20. ٱلْـَٔاخِرَةِ l-ahirati ahiret kök: اخر
  21. نُؤْتِهِۦ nu'tihi kendisine veririz kök: اتي
  22. مِنْهَا ۚ minha ondan
  23. وَسَنَجْزِى ve seneczi ve mükafatlandıracağız kök: جزي
  24. ٱلشَّـٰكِرِينَ ş-şakirine şükredenleri kök: شكر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı olay: Uhud Gazvesi · Aynı kıssa: Uhud Gazvesi · Aynı kök: شكر (75 geçiş)

    Muhammed, ancak bir peygamberdir. Ondan önce de peygamberler gelip geçmiştir. Şimdi o ölür veya öldürülürse gerisin geriye (eski dininize) mi…

  • Aynı olay: Uhud Gazvesi · Aynı kıssa: Uhud Gazvesi · Aynı kök: اذن (102 geçiş)

    Andolsun, Allah, izniyle, onları (müşrikleri) kırıp geçirdiğiniz sırada size olan va'dini gerçekleştirdi. Nihayet sevdiğiniz şeyi (zaferi) size…

  • Aynı olay: Uhud Gazvesi · Aynı kıssa: Uhud Gazvesi · Aynı kök: ثوب (28 geçiş)

    Allah da onlara hem dünya nimetini, hem de ahiretin güzel mükafatını verdi. Allah, güzel davrananları sever.

  • Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Aynı kök: رود (148 geçiş)

    (Yedirdikleri kimselere şöyle derler:) "Biz size sırf Allah rızası için yediriyoruz. Sizden bir karşılık ve bir teşekkür beklemiyoruz."

  • Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Şükür

    (34-35) Şüphesiz biz de üzerlerine taşlar savuran bir rüzgar gönderdik. Yalnız Lut'un ailesi başka. Katımızdan bir nimet olarak bir seher vakti…

  • Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Şükür

    Onlara şöyle denecektir: "Şüphesiz bu sizin için bir mükafattır. Çalışma ve çabanız makbul görülmüştür."

  • Aynı kök: ثوب (28 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)

    Dedikleri bu söze karşılık Allah onlara, devamlı kalacakları, içinden ırmaklar akan cennetleri mükafat olarak verdi. İşte bu, iyilik yapanların…

  • Aynı kök: ثوب (28 geçiş) · Aynı kök: رود (148 geçiş) · Ortak kavram: Dünya

    Kim dünya sevabı (nimeti) istiyorsa (bilsin ki), dünya sevabı da, ahiret sevabı da Allah katındadır. Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

67 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Her nefis belirlenmiş bir kitap (ilahî yasa) hâlinde yalnızca Allah'ın izniyle ölür. Kim dünya nimetini isterse, kendisine ondan veririz; kim de ahiret sevabını isterse, ona da bundan veririz. Biz, şükredenleri ileride ödüllendireceğiz.

Mustafa İslamoğlu

Hiç kimse, Allah'ın izniyle ilahi yasa ile kararlaştırılmış vade dışında ölmez. Ve kim bu dünyanın nimetlerini isterse kendisine ondan veririz, kim de ahiretin nimetlerini isterse ona da ondan veririz; ve Biz, şükredenleri ödüllendiririz.

Muhammed Esed

Hiç kimse, tayin edilmiş belli bir vadeden önce, Allah'ın izni olmadan ölmez. Ve kim bu dünyanın nimetlerini arzularsa kendisine ondan vereceğiz; kim de ahiretin nimetlerini arzularsa ona da bunu vereceğiz; ve (Bize) şükredenleri mükafatlandıracağız.

Ahmed Hulusi

Varlığındaki Allah Esma'sının oluşturduğu ("B"iiznillah) değişmez programı (kitaben müeccela) elvermedikçe hiç kimse ölmez! Kim dünyanın nimetlerini isterse, ona dünyada veririz. Kim de sonsuz gelecek sürecinin nimetlerini arzu ederse, ona da ondan veririz. Biz şükredenlerin cezasını (karşılığını) veririz (değerlendirenlerin değerlendirmelerinin sonucunu yaşatırız).

Ali Bulaç

Allah'ın izni olmaksızın hiç bir nefis için ölmek yoktur. O, süresi belirtilmiş bir yazıdır. Kim dünyanın yararını (sevabını) isterse ona ondan veririz, kim ahiret sevabını isterse ona da ondan veririz. Biz şükredenleri pek yakında ödüllendireceğiz.

Ali Özek ve heyeti

Hiçbir kimse yok ki, ölümü Allah’ın iznine bağlı olmasın. (Ölüm), belli bir süreye göre yazılmıştır. Her kim, dünya nimetini isterse, kendisine ondan veririz; kim de ahiret sevabını isterse, ona da bundan veririz. Biz şükredenleri mükâfatlandıracağız.

Ali Rıza Safa

Allah'ın izni olmadıkça, hiç kimse ölmez. Süresi belirlenmiş bir yazıdır. Kim dünya yararını isterse, ona, ondan veririz. Kim sonsuz yaşam yararını isterse, ona da ondan veririz. Şükredenleri, yakında ödüllendireceğiz.

Bayraktar Bayraklı

Hiç kimse, tayin edilmiş belli bir vadeden önce, Allah'ın izni olmadan ölmez. Kim bu dünyanın nimetlerini arzularsa kendisine ondan vereceğiz; kim de ahiretin nimetlerini arzularsa kendisine ondan vereceğiz ve şükredenleri ödüllendireceğiz.

Edip Yüksel

ALLAH'ın izni olmadan hiç kimse ölemez. Ölümün belirlenmiş bir süresi var. Kim dünya nimetini isterse ona ondan veririz, kim ahiret nimetini isterse ona da ondan veririz. Şükredenleri ödüllendireceğiz.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

ALLAH'ın izni olmadan hiç kimse ölemez. Ölümün belirlenmiş bir süresi var. Kim dünya nimetini isterse ona ondan veririz, kim ahiret nimetini isterse ona da ondan veririz. Şükredenleri ödüllendireceğiz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Allah'ın izni olmadıkça hiç kimse ölmeyecektir. O, vadesi yazılmış şaşmaz bir yazıdır. Bununla birlikte kim dünya nimetini isterse ona da ondan veririz. Şükredenleri ise kesinlikle mükafatlandıracağız.

Elmalılı Hamdi Yazır

Hem Allahın izni olmakdıkça kimseye ölmek yok: o va'desile yazılmış şaşmaz bir yazı, bununla beraber kim dünya sevabını isterse ona ondan veriniz, kim de Ahıret sevabını isterse ona da ondan veririz, şükredenlere ise muhakkak mükafat vereceğiz.

Erhan Aktaş

Allah'ın izni dipnot 1 dışında, hiç kimse ölmez. Ölüm, vakti belirlenmiş bir süreye göre yazılmıştır. dipnot 2 Kim dünya kazancını isterse; ona, onu veririz, kim de ahiret kazancını isterse, ona da onu veririz. Şükredenleri ödüllendireceğiz.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "Allah'ın izni ile" terkibi, "Allah'ın belirlediği ilke ve kurallarının belirleyici olması, Allah'ın bilgisi ve onayı" anlamlarına gelmektedir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Biçilmiş süre, bekleme süresi. Bir sürenin son anı. Ölüm. Ecelin gelmesi Allah'ın belirlediği yasalara göre gerçekleşir. Bütün olaylar sebep sonuç ilişkisine bağlıdır. Ölüm koşulları oluşmadan ölüm meydana gelmez.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Allah'ın izni dipnot 1 dışında, hiç kimse ölmez. Ölüm, vakti belirlenmiş bir süreye göre yazılmıştır. dipnot 2 Kim dünya kazancını isterse; ona, onu veririz, kim de ahiret kazancını isterse, ona da onu veririz. Şükredenleri ödüllendireceğiz.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "Allah'ın izni ile", terkibi, "Allah'ın belirlediği ilke ve kurallara göre, " Allah'ın bilgisine göre ve bilgisi gereği anlamlarına gelmektedir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Biçilmiş süre, bekleme süresi. Bir sürenin son anı. Ölüm.  Ecelin gelmesi Allah'ın belirlediği yasalara göre gerçekleşir. Bütün olaylar sebep sonuç ilişkisine bağlıdır. Ölüm koşulları oluşmadan ölüm meydana gelmez.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Allah'ın bilgisi dipnot 1 olmaksızın, hiç kimseye vakti belirlenmiş bir süreden önce ölmek yoktur. dipnot 2 Kim dünya kazancını isterse; ona, onu veririz, kim de ahiret kazancını isterse, ona da onu veririz. Şükredenleri ödüllendireceğiz.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ayette geçen "bi iznillahi", deyimi, çevirilerde, "Allah'ın izni" olarak yer almaktadır. Oysaki "izin" sözcüğü Arapçada "bilgi", "bilmek" anlamına gelmektedir. "Bi iznillah", Allah'ın bilgisine göre, Allah'ın bilgisi gereği demektir. (2/Bakara, 213; 2/Bakara, 221, 5/Maide, 16).
  2. metne dön, dipnot 2
    ‘Ecelin gelmesi Allah'ın koyduğu kurallar çerçevesinde gerçekleşir. Bütün olaylar sebep sonuç ilişkisine bağlıdır. Ölüm şartları oluşmadan ölüm meydana gelmez.'

Gültekin Onan

Tanrı'nın izni olmaksızın hiç bir nefs için ölmek yoktur. O, süresi-belirtilmiş (müeccela)bir yazıdır. Kim dünyanın yararını (sevabını) isterse ona ondan veririz, kim ahiret sevabını isterse ona da ondan veririz. Biz şükredenleri pek yakında ödüllendireceğiz.

Hasan Basri Çantay

Allahın izni (emri ve kazaası) olmadıkça hiç bir kimseye ölmek yokdur. O, va'desiyle yazılmış bir yazıdır. Kim dünya menfaatini dilerse kendisine ondan veririz. Kim de ahiret sevabını isterse ona da bundan veririz. Biz şükredenleri mükafatlandıracağız.

İbni Kesir

Allah'ın izni olmadıkça hiç bir kimseye ölmek yoktur. O, vadesiyle yazılmış bir yazıdır. Kim dünya nimetini isterse kendisine ondan veririz, kim de ahiret nimetini dilerse buna da ondan veririz. Ve şükredenleri mükafatlandıracağız.

Mehmet Alagaş

(144-151) Muhammed ancak bir Resuldür , ondan önce de nice Resul geldi geçti , eğer ki o ölür yahut öldürülürse, topuklarınız üzre / ökçeleriniz üzere geri mi dönersiniz? (Sebebi nüzul Resul öldü haberi) Kim ökçesi üzere geri dönerse, Allah’a herhangi bir zarar veremez, Allah şükredenleri ödüllendirecektir. Bir kimsenin ölmesi Allah’ın izni dışında olmaz, süreli şekilde o yazılıdır, her kim dünya hayatının ödülünü isterse ondan ona veririz, kim de ahret hayatının ödülünü isterse ondan ona veririz , i lerde şükredenleri ödüllendireceğiz. Nebilerden niceleri savaştı. Onlarla Rabbin has kulları / Rabbeniyyinlerden çoğu onlarla birlikte savaştı. Onlara, Allah yolunda isabet eden şeylerden dolayı gevşemediler, zafiyet göstermediler, boyun bükmediler, Allah sabredenleri sever. Onların sözleri, Rabbimiz bizi günahlarımızdan dolayı ve emirlerimizdeki savurganlıklarımızdan dolayı bağışla ayaklarımızı sabitle ve kafir kavme karşı bize yardım et demek oldu. Allah ta onlara dünya ödüllerini ve güzel ahiret ödüllerini verdi , Allah güzel davrananları sever. Ey İman edenler, eğer kafirlere uyarsanız, ökçeleriniz üzere sizi döndürürler, hasara uğramış hale dönüşürsünüz, bilakis Allah sizin dostunuzdur ve O, yardım edenlerin e n hayırlısıdır. Hakkında hiçbir delilleri olmayan şeyleri şirk koşmalarından dolayı kafirlerin kalplerine korku salacağız, onların varacakları yer cehennemdir, zalimlerin yerleri ne kötüdür.

Rowwad Tercüme Merkezi

Hiçbir kimse Allah’ın izni olmadan ölmez. Ölüm belirli bir süreye göre yazılmıştır. Kim dünya menfaatini isterse, kendisine ondan veririz. Kim de ahiret mükâfatını isterse, ona da ondan veririz. Biz şükredenleri mükâfatlandıracağız.

Süleyman Ateş

Allah'ın izni olmadan hiçbir kişi ölmez. (Ölüm) Belirli bir süreye göre yazılmıştır. Kim dünya sevabını (menfaatini) isterse, kendisine ondan veririz; kim ahiret sevabını isterse, kendisine ondan veririz, şükredenleri mükafatlandıracağız.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah'ın izni olmadan, yazılı eceli gelmeden kimse ölmez. Kim dünyalık isterse ona ondan veririz. Kim ahiretlik isterse ona da ondan veririz. Biz, görevini yapanları ödüllendireceğiz.

Şaban Britch

Hiç kimse, Allah’ın izni olmadan ve takdir edip, yazdığı süresi gelmeden ölmez. Dünya nimeti isteyene ondan veririz. Ahiret nimeti isteyene de ondan veririz. Biz, şükredenleri mükâfatlandıracağız.

Şaban Piriş

Hiç kimse, Allah'ın izni olmadan ve belirlenmiş süresi gelmeden ölmez. Dünya nimeti isteyene ondan veririz. Ahiret nimeti isteyene de ondan veririz. Biz, şükredenleri mükafatlandıracağız.

Yaşar Nuri Öztürk

Allah'ın izni olmadıkça hiçbir kişi ölmez. Vakti belirlenmiş bir yazıdır o. Dünya çıkarını gözetene ondan veririz; ahiret yararını gözetene de ondan veririz. Şükredenleri ödüllendireceğiz biz.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

"Nor can a soul be disembodied except by Allah’s permission according to a predetermined point of time that had been entered in a Book. He who so sets his mind upon the mundane things ministering to his enjoyment and content here below shall be requited with what is apportioned to him in this world. He who so sets his mind upon the divine things conducing to Allah’s mercy and grace Hereafter shall be requited with what is commensurate with his deeds of wisdom and piety. We will generously reward those who impel themselves to the feeling of gratitude".

Abdul Haleem

No soul may die except with God’s permission at a predestined time. If anyone strives for the rewards of this world, We will give him some of them. If anyone strives for the rewards of the Hereafter, We will give him some of them: We will reward the grateful.

Abdullah Yusuf Ali

Nor can a soul die except by Allah's leave, the term being fixed as by writing. If any do desire a reward in this life, We shall give it to him; and if any do desire a reward in the Hereafter, We shall give it to him. And swiftly shall We reward those that (serve us with) gratitude.

Abul A'la Maududi

It is not given to any soul to die except with the leave of Allah, and at an appointed time. dipnot 1 And he who desires his reward in this world, We shall grant him the reward of this world; and he who desires the reward of the Other World, dipnot 2 We shall grant him the reward of the Other World. And soon shall We reward the ones who are grateful. dipnot 3

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The purpose of this directive is to bring home to the Muslims that it would be futile for them to try to flee from death. No one can either die before or survive the moment determined for death by God. Hence one should not waste one's time thinking how to escape death. Instead, one should take stock of one's activities and see whether one's efforts have either been directed merely to one's well-being in this world or to well-being in the Hereafter.
  2. metne dön, dipnot 2
    The word thawab denotes recompense and reward. The 'reward of this world' signifies the totality of benefits and advantages which a man receives as a consequence of his actions and efforts within the confines of this world. The 'reward of the Other World' denotes the benefits that a man will receive in the lasting World to Come as the fruits of his actions and efforts. From the Islamic point of view, the crucial question bearing upon human morals is whether a man keeps his attention focused on the worldly results of his endeavours or on the results which will acrue to him in the Next World.
  3. metne dön, dipnot 3
    The 'ones who are grateful' are those who fully appreciate God's favour in making the true religion available to them, and thereby intimating to them knowledge of a realm that is infinitely vaster than this world. Such people appreciate that God has graciously informed them of the truth so that the consequences of human endeavour are not confined to the brief span of earthly life but cover a vast expanse, embracing both the present life and the much more important life of the Hereafter.A grateful man is he who, having gained this breadth of outlook and having developed this long-range perception of the ultimate consequences of things, persists in acts of righteousness out of his faith in God and his confidence in God's assurance that they will bear fruit in the Hereafter. He does so even though he may sometimes find that, far from bearing fruit, righteousness leads to privation and suffering in this world. The ungrateful ones are those who persist in a narrow preoccupation with earthly matters. They are those who disregard the evil consequences of unrighteousness in the Hereafter, seizing everything which appears to yield benefits and advantages in this world, and who are not prepared to devote their time and energy to those acts of goodness which promise to bear fruit in the Hereafter and which are either unlikely to yield earthly advantages or are fraught with risks. Such people are ungrateful and lack appreciation of the valuable knowledge vouchsafed to them by God.

Aisha Bewley

No self can die except with Allah’s permission, at a predetermined time. If anyone desires the reward in this world, We will give him some of it. If anyone desires the reward in the Next World, We will give him some of it. We will recompense the thankful.

Al-Hilali & Khan

And no person can ever die except by Allâh’s Leave and at an appointed term. And whoever desires a reward in (this) world, We shall give him of it; and whoever desires a reward in the Hereafter, We shall give him thereof. And We shall reward the grateful.

Ali Quli Qarai

No soul may die except by Allah’s leave, at an appointed time. Whoever desires the reward of this world, We will give him of it; and whoever desires the reward of the Hereafter, We will give him of it; and soon We will reward the grateful.

Amatul Rahman Omar

Nor can a living being die save by the leave of Allâh - a decree with a prescribed term. And he who desires the reward (for his deeds) of this world, We grant him thereof; and he who desires the reward of the Hereafter, We will grant him thereof. And We will certainly reward the grateful.

Arthur John Arberry

It is not given to any soul to die, save by the leave of God, at an appointed time. Whoso desires the reward of this world, We will give him of this; and whoso desires the reward of the other world, We will give him of that; and We will recompense the thankful.

Bijan Moeinian

No one will die without the Lord’s permission and it is [pre-determined and] written in a book. Those who ask for the vanities of this world will get it and those who ask for the rewards of the Hereafter will be blessed therein. I reward those who are thankful.

E. Henry Palmer

It is not for any soul to die, save by God's permission written down for an appointed time; but he who wishes for the reward of this world we will give him of it, and he who wishes for the reward of the future we will give him of it, and we will recompense the grateful.

Edip-Layth

It is not permitted for a person to die except by God's leave in an appointed record. Whoever wants the rewards of this world We give him of it, and whoever wants the reward of the Hereafter, We give him of it. We will reward the thankful.

George Sale

No soul can die unless by the permission of God, according to what is written in the book containing the determinations of things. And whoso chooseth the reward of this world, we will give him thereof: But whoso chooseth the reward of the world to come, we will give him thereof; and we will surely reward the thankful.

Hamid S. Aziz

It is not for any soul to die, save by Allah's permission, written down for an appointed time; but he who wishes for the reward of this world We will give him of it, and he who wishes for the reward of the Hereafter We will give him of it, and We will recompense the grateful.

Mahmoud Ghali

And in no way is a self to die except by the permission of Allah, at an appointed term; (Literally: an appointed book) and whoever is willing to have the requital of the present (life), (Literally: this lowly life, i. e., the life of this world) We will bring him of it; and whoever is willing to have the requital of the Hereafter, We will bring him of it; and We will soon recompense the thankful.

Marmaduke Pickthall

No soul can ever die except by Allah's leave and at a term appointed. Whoso desireth the reward of the world, We bestow on him thereof; and whoso desireth the reward of the Hereafter, We bestow on him thereof. We shall reward the thankful.

Mohamed Ahmed - Samira

No one can die before his appointed term except in accordance with the law of God. And to him who desires a reward in this world, We shall give it; and to him who desires a reward in the life to come, We shall do that. We shall certainly reward those who are grateful.

Muhammad Asad

And no human being can die save by God's leave, at a term pre-ordained. And if one desires the rewards of this world, We shall grant him thereof; and if one desires the rewards of the life to come, We shall grant him thereof; and We shall requite those who are grateful [to Us].

Mustafa Khattab

No soul can ever die without Allah’s Will at the destined time. Those who desire worldly gain, We will let them have it, and those who desire heavenly reward, We will grant it to them. And We will reward those who are grateful.

Progressive Muslims

It is not permitted for a soul to die except by God's leave in an appointed record. And whoever wants the rewards of this world We give him of it, and whoever wants the reward of the Hereafter, We give him of it. And We will reward the thankful.

Rashad Khalifa

No one dies except by GOD's leave, at a predetermined time. Whoever seeks the vanities of this world, we give him therefrom, and whoever seeks the rewards of the Hereafter, we bless him therein. We reward those who are appreciative.

Sahih International

And it is not [possible] for one to die except by permission of Allah at a decree determined. And whoever desires the reward of this world - We will give him thereof; and whoever desires the reward of the Hereafter - We will give him thereof. And we will reward the grateful.

Sam Gerrans

And it is not for a soul to die, save by the leave of God, at a writ determined. And whoso desires the reward of the World, We give him thereof; and whoso desires the reward of the Hereafter, We give him thereof; and We reward the grateful.

Shabbir Ahmed

Allah's Law governs life and death. No one dies except by Allah's leave and at a term appointed per His Laws. Whoever seeks only the vanities of this world, We give him thereof, and whoever seeks the rewards of the Hereafter, We bless him thereof. The Qur'an shows you the Way to success in both worlds (24:55), (28:77). We will soon reward the appreciative.

Syed Vickar Ahamed

No soul can die except by Allah’s permission, the term (of life) being fixed as in writing. If any do desire a reward in this life, We shall give it to him; And if any do desire a reward in the Hereafter, We shall give it to him. And swiftly shall We reward those who (serve Us with) gratitude.

Taqi Usmani

It is not the choice of a person to die without the will of Allah, death being a time-bound destiny. Whoever seeks a reward in this world, We shall give him out of it, and whoever seeks a reward in the Hereafter, We shall give him out of it. We shall soon reward the grateful.

The Monotheist Group

It is not permitted for a soul to die except by the permission of God in an appointed record. And whoever wants the reward of this world We give him of it, and whoever wants the reward of the Hereafter, We give him of it. And We will reward the thankful.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Âl-i İmrân suresi, 145. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Âl-i İmrân suresi, 145. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Âl-i İmrân suresi, 145. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩