Diyanet İşleri
(4-6) Onlar, büyük bir gün; insanların, alemlerin Rabbinin huzurunda duracakları gün için diriltileceklerini sanmıyorlar mı?
Mutaffifîn suresi
Mutaffifîn suresi, 5. ayet. لِيَوْمٍ عَظِيمٍ
liyevmin `ażîm.
(4-6) Onlar, büyük bir gün; insanların, alemlerin Rabbinin huzurunda duracakları gün için diriltileceklerini sanmıyorlar mı?
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Ölçüde ve tartıda hile yapanlar Mutaffifîn 1–6 3
Onlar insanlardan (bir şey) ölçüp aldıkları zaman, tam ölçerler.
Fakat kendileri onlara bir şey ölçüp, yahut tartıp verdikleri zaman eksik ölçüp tartarlar.
(4-6) Onlar, büyük bir gün; insanların, alemlerin Rabbinin huzurunda duracakları gün için diriltileceklerini sanmıyorlar mı?
Hayır, günahkarların yazısı, muhakkak "Siccin"dedir.
"Siccin"in ne olduğunu sen ne bileceksin.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 1–6. ayetler için yazılmıştır.
1. “Vay haline!” Azap ve ceza bildiren bir ifadedir. “Eksik ölçüp tartan (hilekarların) vay haline!” Yüce Allah bu hilekarları şu buyruklarla açıklamaktadır:
2. “Onlar ki insanlardan” onlardaki haklarının karşılığını “aldıklarında tastamam alırlar.” Eksik almazlar.
3. “Ama onlara” insanlara, onların haklarını “ölçü yahut tartı ile verdiklerinde” onlara “eksik verirler.” Bu da ya eksik ölçüp tartan aletlerle yahut ölçü ve tartıyı tam yapmamakla ya da başka bir yolla olur. Bu, insanların mallarını çalmak ve onlara adaletli davranmamaktır.
Bu insanların mallarını ölçü ve tartı ile eksik verenlere bir tehdit olduğuna göre onların mallarını zorla ve hırsızlık yolu ile alanların böyle bir tehdide maruz kalmaları -eksik ölçüp tartanlara göre- öncelikle söz konusudur.
Âyet-i kerime şunu da göstermektedir: İnsan başkalarındaki hakkını aldığı gibi onların haklarını da -mal ve muamelâtta- aynı şekilde eksiksiz vermelidir. Hatta bu buyrukların kapsamına delil getirme ve münazara da girmektedir. Karşılıklı münazara yapıp tartışanlar arasında adet olduğu üzere her bir kişi, kendi lehinde olan delillere sıkı sıkıya yapıştığı gibi hasmının lehine olan ve onun bilmediği delilleri de açıklamalıdır. Kendi delillerini tetkik ettiği gibi hasmının delillerini de tetkik edebilmelidir. İşte böyle bir konumda insanın insaflı mı olduğu yoksa fikrine taasupla bağlanan biri mi olduğu, alçakgönüllü mü olduğu yoksa kibirli bir kişi mi olduğu, akıllı mı olduğu yoksa kıtakıllı mı olduğu ortaya çıkar.
Yüce Allah’tan her hayra bizleri muvaffak kılmasını dileriz.
4-6. Daha sonra Yüce Allah, eksik ölçüp tartanları tehdit etmekte, onların hallerine ve durumlarını sürdürmelerine hayretle şöyle buyurmaktadır: “Bu kimseler diriltileceklerini hiç düşünmezler mi?…” O halde onları eksik ölçüp tartma hususunda yüreklendiren, âhiret gününe iman etmeyişleridir. Yoksa o güne iman etselerdi, Allah’ın huzurunda duracaklarını ve O’nun azın da çoğun da hesabını kendilerinden soracağını bilselerdi, bu işten vazgeçerlerdi, bundan tevbe ederlerdi.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
İçinde bulunan sıkıntılar ve korkular sebebiyle çok büyük olan bir günde hesap vermek ve karşılığını görmek için diriltilecekler.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(4, 5, 6) Büyük bir günde yani insanların, âlemlerin Rabbinin huzurunda duracakları günde diriltileceklerini hiç düşünmezler mi?
dehşetli bir günde (hesaba çekilecekler);
(ve) korkunç bir Gün'de (hesaba çekilecekler);
Aziym bir süreç için.
Büyük bir günde.
Büyük bir günde (hesap vermek için) öyle bir gün ki,
Büyük Gün'de.
- Onlar,alemlerin Rabbinin huzurunda duracaklarları büyük gün için tekrar dirileceklerine inanmıyorlar mı?
Büyük bir günde?
Büyük bir günde?
O büyük gün için.
(4-5) Zannetmez mi bunlar ki büyük bir gün için ba's olunacaklar?
Büyük bir gün için.
Büyük bir gün için.
Büyük bir gün için.
Büyük bir günde.
Büyük bir günde,
Büyük bir gün için.
(1-9) Ölçü ve tartıda hile yapanlara / eksik iş yapanlara yazıklar olsun, insanlardan alırlarken tam ve eksiksiz alırlar insanlara verirken yahut tartarken eksiltirler / kırarlar. Onlar gerçekten o azametli gün için tekrar diriltileceklerini sanmıyorlar mı? O gün insanlar Alemlerin Rabbi için kalkacaklar.
Çok büyük bir gün için.
Büyük bir gün için,
O azametli günde; dipnot 1
O muazzam günde?
Büyük bir günde…
Büyük bir günde.
Çok büyük bir gün için.
On a great and eventful Day,
on a mighty Day,
On a Mighty Day,
on a Great Day, dipnot 1
on a Terrible Day,
On a Great Day?
on a tremendous day,
To face (and hear the Judgment of) that Great Day?
unto a mighty day
That will be a mighty day when…
at the mighty day?
To a great day?
at the great day;
On a Mighty Day,
To a tremendous Day,
Unto an Awful Day,
On a grievous day,
[and called to account] on an awesome Day –
for a tremendous Day—
To a great Day
On a tremendous day?
For a tremendous Day -
To a tremendous day: —
Unto an Awesome Day.
On a Mighty Day,
on a Great Day,
Toa great Day?