Müzzemmil suresi

Müzzemmil suresi, 10. ayet

Müzzemmil suresi, 10. ayet. وَٱصْبِرْ عَلَىٰ مَا يَقُولُونَ وَٱهْجُرْهُمْ هَجْرًا جَمِيلًا

vaṣbir `alâ mâ yeḳûlûne vehcürhüm hecran cemîlâ.

Diyanet İşleri

Onların söylediklerine sabret ve onlardan güzellikle ayrıl.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Müzzemmil 7–13 · surenin 10. ayeti / 20

Konu Sabret; yalanlayanları bana bırak Müzzemmil 9–14 3

  1. Müzzemmil 7

    Çünkü gündüzün sana uzun bir meşguliyet vardır.

  2. Müzzemmil 8

    Rabbinin adını an ve bütün benliğinle O'na yönel.

  3. Müzzemmil 9

    O, doğunun da batının da Rabbidir. O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. Öyle ise O'nu vekil edin.

  4. 10

    Onların söylediklerine sabret ve onlardan güzellikle ayrıl.

  5. Müzzemmil 11

    Nimet içinde yüzen o yalanlayıcıları bana bırak ve onlara biraz mühlet ver.

  6. Müzzemmil 12–13

    (12-13) Çünkü bizim yanımızda (kafirler için) bukağılar vardır, cehennem vardır, boğazdan zor geçen yiyecekler vardır ve elem dolu bir azap vardır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

10. Yüce Allah, ona özel olarak namazı ve genel olarak zikri emretmişti. Bu yolla kul, ağırlıklara katlanma gücünü büyük ölçüde elde eder. Zor işleri yapabilme alışkanlığını kazanır.

Sonra ona kendisine karşı inatla direnenlerin, kendisine ve getirdiklerine dil uzatanların söylediklerine sabretmesini emretmiş, Allah’ın emri doğrultusunda yoluna devam ederek hiç kimsenin kendisini yolundan alıkoymaması gerektiğini bildirmiş ve onlardan güzel bir şekilde ayrılıp uzaklaşmasını istemiştir ki bu, maslahatın öyle gerektirdiği ve herhangi bir eziyet verme söz konusu olmayan bir uzaklaşmadır. Onu rahatsız edecek sözleri dolayısı ile onlardan yüz çevirip uzak durması ve onlarla en güzel yol hangisi ise onunla tartışması emredilmiştir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Seni yalanlayanların alay ederek ve söverek sana söylediklerine sabret. Bir sıkıntıya sebep vermeyecek şekilde onlardan uzaklaş.

Kelimeler

7 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَٱصْبِرْ vesbir sabret kök: صبر
  2. عَلَىٰ ala
  3. مَا ma şeylere
  4. يَقُولُونَ yekulune onların dedikleri kök: قول
  5. وَٱهْجُرْهُمْ vehcurhum ve onlardan ayrıl kök: هجر
  6. هَجْرًۭا hecran bir ayrılışla kök: هجر
  7. جَمِيلًۭا cemilen güzel kök: جمل

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: جمل (11 geçiş) · Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Ortak kavram: Sabır

    Bir de üzerine, sahte bir kan bulaştırılmış gömleğini getirdiler. Yakub dedi ki: "Hayır! Nefisleriniz sizi aldatıp böyle bir işe sürükledi. Artık…

  • Aynı kök: جمل (11 geçiş) · Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Ortak kavram: Sabır

    Yakub, "Nefisleriniz sizi bir iş yapmağa sürükledi. Artık bana düşen, güzel bir sabırdır. Umulur ki, Allah onların hepsini bana getirir. Çünkü O,…

  • Aynı kök: جمل (11 geçiş) · Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Ortak kavram: Sabır

    (Ey Muhammed!) Sen güzel bir şekilde sabret.

  • Aynı kök: هجر (31 geçiş) · Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Ortak kavram: Sabır

    Sonra şüphesiz ki Rabbin, eziyete uğratıldıktan sonra hicret eden, sonra Allah yolunda cihad edip sabreden kimselerin yanındadır. Şüphesiz Rabbin…

  • Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Ortak kavram: Sabır

    Sabrederek ve namaz kılarak (Allah'tan) yardım dileyin. Şüphesiz namaz, Allah'a derinden saygı duyanlardan başkasına ağır gelir.

  • Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Ortak kavram: Sabır

    Hani, "Ey Musa! Biz bir çeşit yemeğe asla katlanamayız. O halde, bizim için Rabbine yalvar da, o bize yerden biten sebze, kabak, sarımsak, mercimek,…

  • Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Ortak kavram: Sabır

    Ey iman edenler! Sabrederek ve namaz kılarak Allah'tan yardım dileyin. Şüphe yok ki, Allah sabredenlerle beraberdir.

  • Aynı kök: هجر (31 geçiş)

    İman edenler, hicret edenler, Allah yolunda cihad edenler; şüphesiz bunlar Allah'ın rahmetini umarlar. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

59 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

O (müşriklerin) söylediklerine karşı sabırlı ol ve onlardan güzellikle uzaklaş!

Mustafa İslamoğlu

Ve onların söyleyebilecekleri her şeye karşı sabırla diren ve güzellikle uzaklaş onlar(ın çirkin tavırların)dan;

Muhammed Esed

halkın (senin aleyhinde) söyleyebileceği her şeye sabırla katlan ve onlardan uygun şekilde uzaklaş.

Ahmed Hulusi

Onların dediklerine sabret ve onlardan güzel bir ayrılış ile ayrıl!

Ali Bulaç

Onların demelerine karşı sen sabret ve onlardan güzel bir ayrılma tarzıyla (düşünce ve eylem bakımından köklü bir tutum) ile kopup ayrıl.

Ali Özek ve heyeti

Onların (müşriklerin) söylediklerine katlan ve onlardan güzellikle ayrıl .

Ali Rıza Safa

Onların söylediklerine karşı dirençli ol ve onlardan güzellikle ayrıl.

Bayraktar Bayraklı

Onların dediklerine/diyeceklerine sabret ve onlardan güzelce ayrıl!

Edip Yüksel

Onların sözlerine karşı sabırlı ol ve onlardan güzellikle ayrıl.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Onların sözlerine karşı sabırlı ol ve onlardan güzellikle ayrıl.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Başkalarının sözlerine sabret ve onları güzel bir terkedişle terket

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve ağyarın diyeceklerine sabret ve onları bir hecr-i cemil ile terket, ayrıl!

Erhan Aktaş

Onların söylediklerine sabret. Ve onlardan güzellikle uzak dur.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onların söylediklerine sabret. Ve onlardan güzellikle uzak dur.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onların söylediklerine sabret. Ve onlardan güzellikle uzak dur.

Gültekin Onan

Onların demelerine karşı sen sabret ve onlardan güzel bir ayrılma tarzıyla (düşünce ve eylem bakımından köklü bir tutum) ile kopup ayrıl.

Hasan Basri Çantay

Onlar ne derlerse katlan. Onlardan sızıltısızca ayrıl.

İbni Kesir

Onların söylediklerine sabret ve yanlarından güzellikle ayrıl.

Mehmet Alagaş

(9-14) Doğunun da Rabbidir ve batınında, Ondan başka ilah yoktur, Onu vekil edin (Sana müvekkilim demesini istemez misin? ya da hâkimi vekil tayin etmişsin seni savunuyor o davayı kaybeder misin? ) Ne diyorlarsa sen üzerine alınma / sabret ve onlardan güzel bir terk ile ayrıl / yer değiştir/ hicret et. Nimet sahibi yalanlayıcıları bana bırak / sal onları bana ve onlara azcık mühlet ver. Bukağılar / prangalar ve cehennem kesinlikle bizim yanımızda. Boğazda düğümlenip duran yiyecek te yanımızda ve acı veren / elemli azapta yanımızda. Yerin/Arzın ve dağların sarsılacağı o günde, dağlar çökmüş kum yığınıdır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Onların söylediklerine katlan ve onlardan güzel bir şekilde ayrıl.

Süleyman Ateş

Onların dediklerine sabret ve güzelce onlardan ayrıl.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Söylediklerine katlan ve onlardan güzellikle ayrıl.

Şaban Britch

Onların söylediklerine sabret ve yanlarından güzellikle ayrıl.

Şaban Piriş

Onların söylediklerine sabret ve yanlarından güzellikle ayrıl.

Yaşar Nuri Öztürk

Onların söylediklerine sabret! Ve güzelce ayrıl onlardan.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Be patient and forbear their -the Pagans- insults, and avoid them nicely, for true nobleness teaches forbearance from so foul a wrong,

Abdul Haleem

patiently endure what they say, ignore them politely,

Abdullah Yusuf Ali

And have patience with what they say, and leave them with noble (dignity).

Abul A'la Maududi

And bear patiently the vain things they utter, and gracefully dipnot 1 forsake them.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Depart from them does not mean break off all ties with them and stop preaching to them, but it means: Do not have intimate and friendly relations with them, disregard their foolish behavior and their nonsense. However, you should do so without showing any grief, anger or temper but gracefully like a noble person, who would disregard the abusive remarks of a mean person without minding them at all. This should not create the misunderstanding that the Prophet’s (peace be upon him) conduct was any different from it, therefore, Allah gave him this instruction. As a matter of fact, the Prophet (peace be upon him) was already following this very mode of conduct. This instruction was given in the Quran so as to tell the disbelievers: It is not due to any weakness on the part of the Prophet (peace be upon him) that he is not responding to what you are saying against him, but Allah Himself has taught His Messenger (peace be upon him) to adopt this noble way of conduct in response to your foolish behavior.

Aisha Bewley

Be steadfast in the face of what they say and cut yourself off from them – but courteously.

Al-Hilali & Khan

And be patient (O Muhammad صلى الله عليه وسلم) with what they say, and keep away from them in a good way.

Ali Quli Qarai

and be patient over what they say, and keep away from them in a graceful manner.

Amatul Rahman Omar

And patiently persevere in the face of all that these (enemies) say and withdraw from them in a graceful manner.

Arthur John Arberry

And bear thou patiently what they say, and forsake them graciously.

Bijan Moeinian

And be patient with your enemies and leave them with dignity.

E. Henry Palmer

And endure patiently what they say, and flee from them with a decorous flight.

Edip-Layth

Be patient over what they say, and depart from them in a good manner.

George Sale

And patiently suffer the contumelies which the infidels utter against thee; and depart from them with a decent departure.

Hamid S. Aziz

And bear patiently what they say and avoid them with a becoming avoidance (or leave taking).

Mahmoud Ghali

And (endure) patiently what they (The disbelievers) say, and forsake them with a becoming forsaking.

Marmaduke Pickthall

And bear with patience what they utter, and part from them with a fair leave-taking.

Mohamed Ahmed - Samira

Bear with patience what they say, and gracefully come away from them.

Muhammad Asad

and endure with patience whatever people may say [against thee], and avoid them with a comely avoidance.

Mustafa Khattab

Be patient ˹O Prophet˺ with what they say, and depart from them courteously.

Progressive Muslims

And be patient over what they say, and depart from them in a good manner.

Rashad Khalifa

And remain steadfast in the face of their utterances, and disregard them in a nice manner.

Sahih International

And be patient over what they say and avoid them with gracious avoidance.

Sam Gerrans

And be thou patient over what they say, and forsake thou them with a comely forsaking.

Shabbir Ahmed

And endure with patience whatever people may say, and leave them with a noble leaving.

Syed Vickar Ahamed

And have patience with what they say, and leave them with noble (dignity).

Taqi Usmani

And bear patiently what they (the opponents) say, and part with them in a beautiful manner.

The Monotheist Group

And be patient over what they say, and depart from them in a good manner.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Müzzemmil suresi, 10. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Müzzemmil suresi, 10. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Müzzemmil suresi, 10. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩