Müzzemmil suresi

Müzzemmil suresi, 5. ayet

Müzzemmil suresi, 5. ayet. إِنَّا سَنُلْقِى عَلَيْكَ قَوْلًا ثَقِيلًا

innâ senülḳî `aleyke ḳavlen ŝeḳîlâ.

Diyanet İşleri

Şüphesiz biz sana (sorumluluğu) ağır bir söz vahyedeceğiz.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Müzzemmil 2–8 · surenin 5. ayeti / 20

Konu Gece ibadeti emri Müzzemmil 1–8 3

  1. Müzzemmil 2–3

    (2-3) Kalk, birazı hariç olmak üzere geceyi; yarısını ibadetle geçir. Yahut bundan biraz eksilt.

  2. Müzzemmil 4

    Yahut buna biraz ekle. Kur'an'ı ağır ağır, tane tane oku.

  3. 5

    Şüphesiz biz sana (sorumluluğu) ağır bir söz vahyedeceğiz.

  4. Müzzemmil 6

    Şüphesiz gece ibadetinin etkisi daha fazla, (bu ibadetteki) sözler (Kur'an ve dua okuyuşlar) ise daha düzgün ve açıktır.

  5. Müzzemmil 7

    Çünkü gündüzün sana uzun bir meşguliyet vardır.

  6. Müzzemmil 8

    Rabbinin adını an ve bütün benliğinle O'na yönel.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 1–5. ayetler için yazılmıştır.

1-2. Müzzemmil, Müddessir gibi elbiseleri ile sarınıp örtünen, onlara bürünen demektir. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, Allah’ın risaleti gibi büyük bir lütfa mazhar olup da O’nun Cebrail’i ona göndermek sureti ile vahyini indirmeye başladığı sırada bu şekilde örtünmüştü. Çünkü o, benzeri görülmedik ve rasûller dışında hiçbir kimsenin dayanamayacağı bir durum ile karşılaşmıştı.

İşte Peygamber, Cibril aleyhisselam’ı gördüğünde dehşete kapılmıştı. Hanımının yanına gelerek şiddetli bir titremeye tutulmuş halde: “Beni örtün, beni örtün!” demişti. Daha sonra Cibril aleyhisselam ona gelerek: “Oku” dedi. Peygamber: “Ben okuma bilmem” deyince, Cibril onu alıp bağrına sıkı sıkı bastırdı. Onun okumasını da ısrarla istedi. Sonunda Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem okudu. Daha sonra Yüce Allah, ona sebat verdi ve ardı arkasına vahiyler gelmeye devam etti. Sonunda rasûllerden hiçbir kimsenin ulaşmadığı bir konuma geldi.

Gerçekten peygamberin nübüvvetinin başlangıcı ile nihaî noktası arasındaki fark pek büyüktür. Bundan dolayı Yüce Allah, ona ondan ilk olarak sadır olan bu vasfa uygun hitapta bulundu. Burada ona kendisi ile ilgili ibadetleri emretti. Sonra ona kavminin eziyetlerine tahammül ve sabır göstermesini, daha sonra da ona verdiği emri açıkça bildirmesini, onları açıktan açığa Yüce Allah’a davet etmesini istedi.

Yüce Allah, burada Peygamberine ibadetlerin en şereflisi olanını emretmiştir ki o da namazdır. Yine bu namazı vakitlerin en üstün ve en faziletlisinde edâ etmesini istemiştir ki, bu da gecedir.

Yüce Allah, Peygamberine rahmetinin bir tecellisi olarak ona gecenin tümünü namazla geçirmesini emretmeyip: “Kalk ve birazı müstesnâ geceyi namazla geçir” buyurmaktadır.

3-4. Daha sonra namaz kılınacak sürenin miktarını tesbit ederek: “Yarısını veya ondan” yarısından “biraz azını” üçte bir ve ona yakın bir süre namaz kıl. “Yahut da ondan” yarısından “biraz fazlasını!” Bu da gecenin üçte iki kadarı olur.

"Kur’ân’ı da tertil üzere (ağır ağır ve tane tane) oku.” Çünkü Kur’ân bu şekilde okunduğunda onun üzerinde iyiden iyiye düşünülebilir. Böylece Kur’ân ile kalp harekete geçer, onun âyetleri ile Allah’a ibadet eder ve kalp buna tam anlamı ile hazır hale gelir. O bakımdan Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

5. “Şüphesiz Biz sana ağır bir söz vahyedeceğiz.” Sana manaları pek büyük, nitelikleri pek üstün olan bu Kur’ân’ı bildireceğiz.

Bu vasıflara sahip olan bir Kitaba mazhar olmak için de gerçekten hazır olunmalı, o kitap tertil üzere okunmalı ve onun kapsadığı hususlar üzerinde tefekkür edilmelidir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Peygamber!- Doğrusu sana; içinde bulunan farzlar, ceza hadleri, hükümler, edep ve bunlar dışında bulunanlar ile çok ağır bir söz olan Kuran’ı vahyedeceğiz.

Kelimeler

5 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. إِنَّا inna doğrusu biz
  2. سَنُلْقِى senulki bırakacağız kök: لقي
  3. عَلَيْكَ aleyke senin üzerine
  4. قَوْلًۭا kavlen bir söz kök: قول
  5. ثَقِيلًا sekilen ağır kök: ثقل

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 3 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: ثقل (28 geçiş)

    Şüphesiz Allah (hiç kimseye) zerre kadar zulüm etmez. (Yapılan) çok küçük bir iyilik de olsa onun sevabını kat kat arttırır ve kendi katından büyük…

  • Aynı kök: ثقل (28 geçiş)

    O gün amellerin tartılması da haktır. Kimlerin sevabı ağır basarsa, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.

  • Aynı kök: ثقل (28 geçiş)

    O, rüzgarları rahmetinin önünde müjde olarak gönderendir. Nihayet rüzgarlar ağır bulutları yüklendiği vakit, onları ölü bir belde(yi diriltmek) için…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

56 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Şüphesiz ki biz sana (sorumluluğu) ağır bir söz bırakacağız ( vahyedeceğiz).

Mustafa İslamoğlu

Çünkü biz, sana ağır bir söz indireceğiz;

Muhammed Esed

Biz sana (sorumluluğu) ağır bir mesaj tevdi edeceğiz;

Ahmed Hulusi

Muhakkak ki biz sana ağır bir söz ilka edeceğiz (şuurunda yaşatacağız)!

Ali Bulaç

Gerçek şu ki, biz senin üzerine 'oldukça ağır' bir söz (vahy) bırakacağız.

Ali Özek ve heyeti

Doğrusu biz sana (taşıması) ağır bir söz vahyedeceğiz.

Ali Rıza Safa

Kuşkusuz, sana, ağır bir söz bırakacağız.

Bayraktar Bayraklı

- Birazı hariç, geceleyin kalk! Tam gece yarısı, biraz erken, biraz geç kalk ve Kur'an'ı ağır ağır oku! Sana sorumluluğu ağır bir söz vahyedeceğiz. Çünkü gecenin değerlendirilmesi daha oturaklıdır ve söz daha etkilidir. Gündüzleri senin için uzun bir meşguliyet olacaktır. Rabbinin adını an, bütün benliğinle kendini O'na ver!

Edip Yüksel

Biz sana ağır bir söz bırakacağız.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Biz sana ağır bir söz bırakacağız.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Çünkü Biz sana ağır bir söz vahyedeceğiz;

Elmalılı Hamdi Yazır

Çünkü biz senin üzerine ağır bir söz ilka edeceğiz

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Biz, sana ağır bir söz bırakacağız. dipnot 1

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Sana ağır bir sorumluluk yükleyeceğiz.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Biz, sana ağır bir söz bırakacağız. dipnot 1

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Sana ağır bir sorumluluk yükleyeceğiz.

Gültekin Onan

Gerçek şu ki, biz senin üzerine 'oldukça ağır' bir söz (vahy) bırakacağız.

Hasan Basri Çantay

Hakıykat biz sana ağır bir söz vahyediyoruz.

İbni Kesir

Muhakkak ki Biz; sana, ağır bir söz vahyedeceğiz.

Mehmet Alagaş

(1-8) Ey üzerine ağır yük yüklenen / alınan Müzemmil (Müddessir ise / alta alınan şey demek) Gece kalk, az kısmında (uyu). Yarısı (gecenin) veya onun da yarısından az kısmında (uyu) veya ondan biraz fazla (gece 12 saat ise yarısının yarısından 3 saat ten az uyku oluyor veya biraz fazlası 4 saat gibi az uyku) Kuran’ı tertilli tertil et ( Harfleri bir başkasınca takip edilebilir hızda tane tane oku) (Kurtubî 1200 lü yıllarda tertilin yerini güzel sesle okumak almıştır der) Mutlaka biz senin üzerine ağır bir söz vahy / ilga edeceğiz. Kesinlikle gece dirilişi / uyanışı daha şiddetli etkili / tesirlidir. Okunması daha kıvamındadır. (Tam okuma vakti) Mutlaka gündüzleyin, senin uzun bir meşguliyetin / mesuliyetler in/ görevlerin var. Allah’ın ismini hatırlayıp söyle / zikret ve Ona kendini vakfederek gönülden yönel.

Rowwad Tercüme Merkezi

Doğrusu Biz, sana, taşıması ağır bir söz vahyedeceğiz.

Süleyman Ateş

Doğrusu biz, senin üzerine ağır bir söz bırakacağız.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Çünkü sana ağır bir görev yükleyeceğiz.

Şaban Britch

Çünkü biz sana ağır bir söz vahyedeceğiz.

Şaban Piriş

Çünkü biz sana ağır bir söz vahyedeceğiz.

Yaşar Nuri Öztürk

Doğrusu, biz senin üzerine ağır bir söz bırakacağız.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

We shall lay on you a momentous message to declare in words and to say it out.

Abdul Haleem

We shall send a momentous message down to you.

Abdullah Yusuf Ali

Soon shall We send down to thee a weighty Message.

Abul A'la Maududi

Behold, We shall cast upon you a Weighty Word. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, you are being commanded to stand up in the night Prayer because We are going to send down on you a weighty word, to bear the burden of which you must develop necessary power in yourself, and you can develop this power only by abandoning your ease and comfort of the night and by standing up in the Prayer and passing half the night or thereabout in the worship of your Lord. The Quran has also been called a weighty word for the reason that acting on its commands, demonstrating its teaching practically, extending its invitation in the face of the whole world, and bringing about a revolution in the entire system of belief and thought, morals and manners, civilization and social life, according to it, is indeed the weightiest task any human being ever has been charged with. It has also been called a weighty word because bearing the burden of its revelation was a difficult and heavy duty. Zaid bin Thabit says: Once revelation came down upon the Prophet (peace be upon him) in a state when he was resting his head upon my knee. I felt such a pressure of the weight on my knee that I thought it would break. Aishah says: I have seen the state of the Prophet’s receiving revelation during intense cold, drops of perspiration started falling from his forehead. (Bukhari, Muslim, Malik, Tirmidhi, Nasai). In another tradition Aishah has stated: Whenever revelation came down on the Prophet (peace be upon him) while he was riding on his she-camel, the she-camel would be forced to rest her chest on the ground and could not move until the revelation was over. (Musnad Ahmad, Hakim, Ibn Jarir).

Aisha Bewley

We will impose a weighty Word upon you.

Al-Hilali & Khan

Verily, We shall send down to you a weighty Word (i.e. obligations, laws).

Ali Quli Qarai

Indeed soon We shall cast on you a weighty word.

Amatul Rahman Omar

Verily, We are soon going to charge you with the enormous and important responsibility of (conveying to mankind) the Message (of your Lord).

Arthur John Arberry

Behold, We shall cast upon thee a weighty word;

Bijan Moeinian

Pretty soon you will be given the rest of Qur’an: a mighty revelation [for mankind].

E. Henry Palmer

Verily, we will cast on thee a heavy speech.

Edip-Layth

We will place upon you a saying which is heavy.

George Sale

For We will lay on thee a weighty word.

Hamid S. Aziz

Surely We will make to light upon you (charge you with) a weighty Word (or message).

Mahmoud Ghali

Surely We will soon cast upon you a weighty Saying.

Marmaduke Pickthall

For we shall charge thee with a word of weight.

Mohamed Ahmed - Samira

We shall soon entrust to you a message heavy (with solemnity).

Muhammad Asad

Behold, We shall bestow upon thee a weighty message –

Mustafa Khattab

˹For˺ We will soon send upon you a weighty revelation.

Progressive Muslims

We will place upon you a saying which is heavy.

Rashad Khalifa

We will give you a heavy message.

Sahih International

Indeed, We will cast upon you a heavy word.

Sam Gerrans

We will cast upon thee a weighty word;

Shabbir Ahmed

Behold, We are charging you with a substantial Declaration (a Lofty Mission).

Syed Vickar Ahamed

Verily, soon We shall send down upon you a weighty message.

Taqi Usmani

We are going to send down to you a weighty discourse.

The Monotheist Group

We will place upon you a saying which is heavy.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Müzzemmil suresi, 5. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Müzzemmil suresi, 5. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Müzzemmil suresi, 5. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩