Diyanet İşleri
Şüphesiz biz sana (sorumluluğu) ağır bir söz vahyedeceğiz.
Müzzemmil suresi
Müzzemmil suresi, 5. ayet. إِنَّا سَنُلْقِى عَلَيْكَ قَوْلًا ثَقِيلًا
innâ senülḳî `aleyke ḳavlen ŝeḳîlâ.
Şüphesiz biz sana (sorumluluğu) ağır bir söz vahyedeceğiz.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Gece ibadeti emri Müzzemmil 1–8 3
(2-3) Kalk, birazı hariç olmak üzere geceyi; yarısını ibadetle geçir. Yahut bundan biraz eksilt.
Yahut buna biraz ekle. Kur'an'ı ağır ağır, tane tane oku.
Şüphesiz biz sana (sorumluluğu) ağır bir söz vahyedeceğiz.
Şüphesiz gece ibadetinin etkisi daha fazla, (bu ibadetteki) sözler (Kur'an ve dua okuyuşlar) ise daha düzgün ve açıktır.
Çünkü gündüzün sana uzun bir meşguliyet vardır.
Rabbinin adını an ve bütün benliğinle O'na yönel.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 1–5. ayetler için yazılmıştır.
1-2. Müzzemmil, Müddessir gibi elbiseleri ile sarınıp örtünen, onlara bürünen demektir. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, Allah’ın risaleti gibi büyük bir lütfa mazhar olup da O’nun Cebrail’i ona göndermek sureti ile vahyini indirmeye başladığı sırada bu şekilde örtünmüştü. Çünkü o, benzeri görülmedik ve rasûller dışında hiçbir kimsenin dayanamayacağı bir durum ile karşılaşmıştı.
İşte Peygamber, Cibril aleyhisselam’ı gördüğünde dehşete kapılmıştı. Hanımının yanına gelerek şiddetli bir titremeye tutulmuş halde: “Beni örtün, beni örtün!” demişti. Daha sonra Cibril aleyhisselam ona gelerek: “Oku” dedi. Peygamber: “Ben okuma bilmem” deyince, Cibril onu alıp bağrına sıkı sıkı bastırdı. Onun okumasını da ısrarla istedi. Sonunda Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem okudu. Daha sonra Yüce Allah, ona sebat verdi ve ardı arkasına vahiyler gelmeye devam etti. Sonunda rasûllerden hiçbir kimsenin ulaşmadığı bir konuma geldi.
Gerçekten peygamberin nübüvvetinin başlangıcı ile nihaî noktası arasındaki fark pek büyüktür. Bundan dolayı Yüce Allah, ona ondan ilk olarak sadır olan bu vasfa uygun hitapta bulundu. Burada ona kendisi ile ilgili ibadetleri emretti. Sonra ona kavminin eziyetlerine tahammül ve sabır göstermesini, daha sonra da ona verdiği emri açıkça bildirmesini, onları açıktan açığa Yüce Allah’a davet etmesini istedi.
Yüce Allah, burada Peygamberine ibadetlerin en şereflisi olanını emretmiştir ki o da namazdır. Yine bu namazı vakitlerin en üstün ve en faziletlisinde edâ etmesini istemiştir ki, bu da gecedir.
Yüce Allah, Peygamberine rahmetinin bir tecellisi olarak ona gecenin tümünü namazla geçirmesini emretmeyip: “Kalk ve birazı müstesnâ geceyi namazla geçir” buyurmaktadır.
3-4. Daha sonra namaz kılınacak sürenin miktarını tesbit ederek: “Yarısını veya ondan” yarısından “biraz azını” üçte bir ve ona yakın bir süre namaz kıl. “Yahut da ondan” yarısından “biraz fazlasını!” Bu da gecenin üçte iki kadarı olur.
"Kur’ân’ı da tertil üzere (ağır ağır ve tane tane) oku.” Çünkü Kur’ân bu şekilde okunduğunda onun üzerinde iyiden iyiye düşünülebilir. Böylece Kur’ân ile kalp harekete geçer, onun âyetleri ile Allah’a ibadet eder ve kalp buna tam anlamı ile hazır hale gelir. O bakımdan Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:
5. “Şüphesiz Biz sana ağır bir söz vahyedeceğiz.” Sana manaları pek büyük, nitelikleri pek üstün olan bu Kur’ân’ı bildireceğiz.
Bu vasıflara sahip olan bir Kitaba mazhar olmak için de gerçekten hazır olunmalı, o kitap tertil üzere okunmalı ve onun kapsadığı hususlar üzerinde tefekkür edilmelidir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
-Ey Peygamber!- Doğrusu sana; içinde bulunan farzlar, ceza hadleri, hükümler, edep ve bunlar dışında bulunanlar ile çok ağır bir söz olan Kuran’ı vahyedeceğiz.
Aynı kök: ثقل (28 geçiş)
Şüphesiz Allah (hiç kimseye) zerre kadar zulüm etmez. (Yapılan) çok küçük bir iyilik de olsa onun sevabını kat kat arttırır ve kendi katından büyük…
Aynı kök: ثقل (28 geçiş)
O gün amellerin tartılması da haktır. Kimlerin sevabı ağır basarsa, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.
Aynı kök: ثقل (28 geçiş)
O, rüzgarları rahmetinin önünde müjde olarak gönderendir. Nihayet rüzgarlar ağır bulutları yüklendiği vakit, onları ölü bir belde(yi diriltmek) için…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Şüphesiz ki biz sana (sorumluluğu) ağır bir söz bırakacağız ( vahyedeceğiz).
Çünkü biz, sana ağır bir söz indireceğiz;
Biz sana (sorumluluğu) ağır bir mesaj tevdi edeceğiz;
Muhakkak ki biz sana ağır bir söz ilka edeceğiz (şuurunda yaşatacağız)!
Gerçek şu ki, biz senin üzerine 'oldukça ağır' bir söz (vahy) bırakacağız.
Doğrusu biz sana (taşıması) ağır bir söz vahyedeceğiz.
Kuşkusuz, sana, ağır bir söz bırakacağız.
- Birazı hariç, geceleyin kalk! Tam gece yarısı, biraz erken, biraz geç kalk ve Kur'an'ı ağır ağır oku! Sana sorumluluğu ağır bir söz vahyedeceğiz. Çünkü gecenin değerlendirilmesi daha oturaklıdır ve söz daha etkilidir. Gündüzleri senin için uzun bir meşguliyet olacaktır. Rabbinin adını an, bütün benliğinle kendini O'na ver!
Biz sana ağır bir söz bırakacağız.
Biz sana ağır bir söz bırakacağız.
Çünkü Biz sana ağır bir söz vahyedeceğiz;
Çünkü biz senin üzerine ağır bir söz ilka edeceğiz
Biz, sana ağır bir söz bırakacağız. dipnot 1
Biz, sana ağır bir söz bırakacağız. dipnot 1
Biz, sana ağır bir söz bırakacağız. dipnot 1
Gerçek şu ki, biz senin üzerine 'oldukça ağır' bir söz (vahy) bırakacağız.
Hakıykat biz sana ağır bir söz vahyediyoruz.
Muhakkak ki Biz; sana, ağır bir söz vahyedeceğiz.
(1-8) Ey üzerine ağır yük yüklenen / alınan Müzemmil (Müddessir ise / alta alınan şey demek) Gece kalk, az kısmında (uyu). Yarısı (gecenin) veya onun da yarısından az kısmında (uyu) veya ondan biraz fazla (gece 12 saat ise yarısının yarısından 3 saat ten az uyku oluyor veya biraz fazlası 4 saat gibi az uyku) Kuran’ı tertilli tertil et ( Harfleri bir başkasınca takip edilebilir hızda tane tane oku) (Kurtubî 1200 lü yıllarda tertilin yerini güzel sesle okumak almıştır der) Mutlaka biz senin üzerine ağır bir söz vahy / ilga edeceğiz. Kesinlikle gece dirilişi / uyanışı daha şiddetli etkili / tesirlidir. Okunması daha kıvamındadır. (Tam okuma vakti) Mutlaka gündüzleyin, senin uzun bir meşguliyetin / mesuliyetler in/ görevlerin var. Allah’ın ismini hatırlayıp söyle / zikret ve Ona kendini vakfederek gönülden yönel.
Doğrusu Biz, sana, taşıması ağır bir söz vahyedeceğiz.
Doğrusu biz, senin üzerine ağır bir söz bırakacağız.
Çünkü biz sana (sorumluluğu) ağır sözler ulaştıracağız dipnot 1 .
Çünkü sana ağır bir görev yükleyeceğiz.
Çünkü biz sana ağır bir söz vahyedeceğiz.
Çünkü biz sana ağır bir söz vahyedeceğiz.
Doğrusu, biz senin üzerine ağır bir söz bırakacağız.
We shall lay on you a momentous message to declare in words and to say it out.
We shall send a momentous message down to you.
Soon shall We send down to thee a weighty Message.
Behold, We shall cast upon you a Weighty Word. dipnot 1
We will impose a weighty Word upon you.
Verily, We shall send down to you a weighty Word (i.e. obligations, laws).
Indeed soon We shall cast on you a weighty word.
Verily, We are soon going to charge you with the enormous and important responsibility of (conveying to mankind) the Message (of your Lord).
Behold, We shall cast upon thee a weighty word;
Pretty soon you will be given the rest of Qur’an: a mighty revelation [for mankind].
Verily, we will cast on thee a heavy speech.
We will place upon you a saying which is heavy.
For We will lay on thee a weighty word.
Surely We will make to light upon you (charge you with) a weighty Word (or message).
Surely We will soon cast upon you a weighty Saying.
For we shall charge thee with a word of weight.
We shall soon entrust to you a message heavy (with solemnity).
Behold, We shall bestow upon thee a weighty message –
˹For˺ We will soon send upon you a weighty revelation.
We will place upon you a saying which is heavy.
We will give you a heavy message.
Indeed, We will cast upon you a heavy word.
We will cast upon thee a weighty word;
Behold, We are charging you with a substantial Declaration (a Lofty Mission).
Verily, soon We shall send down upon you a weighty message.
We are going to send down to you a weighty discourse.
We will place upon you a saying which is heavy.