Diyanet İşleri
Şüphesiz Allah (hiç kimseye) zerre kadar zulüm etmez. (Yapılan) çok küçük bir iyilik de olsa onun sevabını kat kat arttırır ve kendi katından büyük bir mükafat verir.
Nisâ suresi
Nisâ suresi, 40. ayet. إِنَّ ٱللَّهَ لَا يَظْلِمُ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ وَإِن تَكُ حَسَنَةً يُضَٰعِفْهَا وَيُؤْتِ مِن لَّدُنْهُ أَجْرًا عَظِيمًا
inne-llâhe lâ yażlimü miŝḳâle ẕerrah. vein tekü ḥasenetey yüḍâ`ifhâ veyü'ti mil ledünhü ecran `ażîmâ.
Şüphesiz Allah (hiç kimseye) zerre kadar zulüm etmez. (Yapılan) çok küçük bir iyilik de olsa onun sevabını kat kat arttırır ve kendi katından büyük bir mükafat verir.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Ana babaya iyilik; cimrilik, gösteriş ve şahitlik günü Nisâ 36–42 3
Bunlar cimrilik eden, insanlara da cimriliği emreden ve Allah'ın, lütfundan kendilerine verdiği nimeti gizleyen kimselerdir. Biz de o nankörlere alçaltıcı bir azap hazırlamışızdır.
Bunlar, mallarını insanlara gösteriş için harcayan, Allah'a ve ahiret gününe de inanmayan kimselerdir. Şeytan kimin arkadaşı olursa, o ne kötü arkadaştır.
Bunlar, Allah'a ve ahiret gününe iman etselerdi ve Allah'ın verdiği rızıktan (gösterişsiz olarak) harcasalardı, kendilerine ne zarar gelirdi? Allah, onları en iyi bilendir.
Şüphesiz Allah (hiç kimseye) zerre kadar zulüm etmez. (Yapılan) çok küçük bir iyilik de olsa onun sevabını kat kat arttırır ve kendi katından büyük bir mükafat verir.
Her ümmetten bir şahit getirdiğimiz ve seni de onların üzerine bir şahit yaptığımız zaman, bakalım onların hali nice olacak!.
O kıyamet günü, Allah'ı inkar edip Peygamber'e isyan edenler, yer yarılıp içine girmiş olmayı isterler ve Allah'tan hiçbir söz gizleyemezler.
Ey iman edenler! Sarhoş iken ne söylediğinizi bilinceye kadar, bir de -yolcu olmanız durumu müstesna- cünüp iken yıkanıncaya kadar namaza yaklaşmayın. Eğer hasta olur veya yolculukta bulunursanız, veyahut biriniz abdest bozmaktan gelince ya da eşlerinizle cinsel ilişkide bulunup, su da bulamazsanız o zaman temiz bir toprağa yönelip, (niyet ederek onunla) yüzlerinizi ve ellerinizi meshedin. Şüphesiz Allah, çok affedicidir, çok bağışlayıcıdır.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
40. Yüce Allah kemal derecesinde adalete ve lütfa sahip olduğunu, bunların zıddı olan her türlü zulümden de -az olsun çok olsun- münezzeh olduğunu bildirerek: “Allah şüphesiz zerre ağırlığı kadar dahi zulmetmez.” buyurmaktadır. Yani bu kadarcık bir şeyi kullarının hasenatından eksiltmeyeceği gibi onların kötülüklerine de bu kadarcık bir şey ilave etmez. Nitekim Yüce Allah bir başka yerde şöyle buyurmaktadır: “Kim zerre ağırlığınca bir hayır yaparsa onu görecektir, kim de zerre ağırlığınca bir kötülük yaparsa onu görecektir.” (ez-Zilzal, 99/7-8)
“Bir iyilik olursa da onu” on misline kadar, hatta durumuna, faydasına, sahibinin ihlâsına, Allah'a olan sevgisine ve kemaline göre bundan daha fazlası ile “kat kat artırır ve katından” bizatihi amelin mükâfatına ilave olmak üzere “büyük bir mükâfaat verir.” Mesela başka bir takım hayırlı amelleri işleme tevfiki, ayrıca pek çok iyilikler ve uçsuz bucaksız hayırlar ihsan eder.
Daha sonra Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Şüphesiz Allah Teâlâ adildir, kullarına hiç zulmetmez. Kulunun yapmış olduğu iyiliklerden karınca yavrusu miktarı kadar dahi eksiltmez. Yapmış olduğu kötülüklere de hiçbir şey eklemez. Zerre miktarınca bir iyilik dahi olsa lütfuyla sevabını katlar, kat kat artırarak çok büyük sevap verir.
Aynı kök: لدن (18 geçiş) · Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Ortak kavram: Ecir
(2-4) (Allah onu), katından gelecek şiddetli bir azap ile (inanmayanları) uyarmak, salih ameller işleyen mü'minleri, içlerinde ebedi olarak…
Aynı kök: ضعف (52 geçiş) · Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Ortak kavram: Ecir
Kim Allah'a güzel bir borç verecek ki, Allah da onu kendisine kat kat ödesin. Ona çok değerli bir mükafat da vardır.
Aynı kök: ضعف (52 geçiş) · Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Ortak kavram: Ecir
Şüphesiz ki sadaka veren erkeklerle sadaka veren kadınlar ve Allah'a güzel bir borç verenler var ya, (verdikleri) onlara kat kat ödenir. Ayrıca…
Aynı kök: لدن (18 geçiş) · Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Ortak kavram: Ecir
O zaman kendilerine elbette katımızdan büyük bir mükafat verirdik.
Aynı kök: ثقل (28 geçiş) · Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Ortak kavram: Ecir
Yoksa sen onlardan (tebliğ görevine karşılık) bir ücret istiyorsun da onlar, borçtan ağır bir yük altında mı kalmışlardır?
Aynı kök: ثقل (28 geçiş) · Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Ortak kavram: Ecir
Yoksa sen onlardan bir ücret istiyorsun da onlar bu yüzden ağır bir borç yükü altına mı girmişlerdir?
Aynı kök: ذرر (38 geçiş) · Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Ortak kavram: Ecir
Ona (İbrahim'e) İshak'ı ve Yakub'u bahşettik. Onun soyundan gelenlere peygamberlik ve kitab verdik. Ayrıca ona dünyada mükafatını da verdik. Şüphesiz…
Aynı kök: لدن (18 geçiş) · Aynı kök: ذرر (38 geçiş)
Orada Zekeriya Rabbine dua etti: "Rabbim! Bana katından temiz bir nesil bahşet. Şüphesiz sen duayı hakkıyla işitensin" dedi.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Şüphesiz ki Allah zerre kadar haksızlık etmez. (Kulun yaptığı iş) iyilik olursa (Allah) onu katlar (kat kat artırır) ve katından bir de büyük bir ödül verir.
Kuşkusuz Allah kimseye zerre miktarı haksızlık yapmaz; eğer hayırlı bir iş varsa onu kat kat artırır; katından da büyük bir ödül bahşeder.
Şüphesiz Allah, kimseye zerre kadar haksızlık yapmaz; eğer hayırlı bir iş varsa onu kat kat arttırır ve rahmetinden büyük bir ödül bahşeder.
Şüphesiz Allah kimseye zerre ağırlığınca bile zulmetmez! Bir iyilik yapılmışsa onu kat kat arttırır ve ledünnünden aziym bir mükafat verir.
Gerçek şu ki, Allah zerre ağırlığı kadar haksızlık yapmaz. (Bu ağırlıkta) Bir iyilik olursa, onu kat kat kılar ve kendi yanından pek büyük bir ecir verir.
Şüphe yok ki Allah zerre kadar haksızlık etmez. (Kulun yaptığı iş, eğer bir kötülük ise onun cezasını adaletle verir.) İyilik olursa onu katlar (kat kat arttırır), kendinden de büyük mükâfat verir.
Kuşkusuz, Allah, en küçük bir haksızlık yapmaz. Bir iyilik olursa, katlayarak onu çoğaltır ve Kendi katından büyük bir ödül verir.
Şüphesiz Allah, kimseye zerre kadar haksızlık yapmaz. Eğer hayırlı bir iş varsa onu kat kat arttırır ve rahmetinden büyük bir ödül bahşeder.
ALLAH bir atom ağırlığınca bile haksızlık yapmaz. Aksine iyiliğin karşılığını kat kat verir ve kendi katından büyük bir ödül de verir.
ALLAH bir atom ağırlığınca bile haksızlık yapmaz. Aksine iyiliğin karşılığını kat kat verir ve kendi katından büyük bir ödül de verir.
Allah zerre kadar zulmetmez ve eğer bir iyilik olursa onu kat kat artırır, ayrıca kendi tarafından da büyük bir mükafat verir.
Her halde Allah zerre miskali zulmetmez ve eğer bir hasene olursa onu kat kat artırır bir de tarafından azim bir ecir verir
Allah, zerre kadar haksızlık yapmaz. Yaptığınız iyiliği kat kat arttırır ve kendinden büyük bir ödül verir.
Allah, zerre kadar haksızlık yapmaz. Yaptığınız iyiliği kat kat arttırır ve kendinden büyük bir ödül verir.
Allah, zerre kadar haksızlık yapmaz. Yaptığınız iyiliği kat kat arttırır ve kendinden büyük bir ödül verir.
Gerçek şu ki, Tanrı zerre ağırlığı kadar haksızlık yapmaz. (Bu ağırlıkta) Bir iyilik olursa, onu kat kat kılar ve kendi yanından pek büyük bir ecir verir.
Şübhesiz ki Allah zerre kadar haksızlık etmez. (Zerre mıkdarı) bir iyilik olursa onu (n sevabını) kat kat artırır. Kendi canibinden (başkaca da) pek büyük bir mükafat verir.
Allah; şüphesiz zerre kadar haksızlık yapmaz. Ama zerre kadar iyilik yapılsa onu kat kat artırır. Ve kendi katından büyük bir mükafaat verir.
(36-42) Allah’a ibadet edin, O’na hiçbir şeyi ortak koşmayın, Anne babaya, yakınlığı olanlara, yetimlere, yoksunlara/ miskinlere, yakın komşuya, yan komşuya, yanınızda ki arkadaşınıza, yol çocuklarına ve elinizin altında çalışanlarınıza (kadın cariye veya erkek köle) güzel davranın, muhakkak ki Allah, kendini önemli göreni ve kendiyle övüneni / kendiyle iftihar edineni sevmez, onlar ki cimrilik ederler ve cimriliği de emrederler , Allah’ın fazlından kendilerine verdiklerini de saklarlar , kafirler için alçaltıcı / on ur kırıcı bir azap hazırladık. İnsanlara gösteriş olsun diye mallarını harcarlar , Allah’a iman etmiyorlar ve Ahiret gününe iman etmiyorlar , kimin yakın arkadaşı şeytan olmuşsa, o ne kötü bir yakın arkadaştır. Keşke Allah’a, ahiret gününe iman etselerdi ve de Allah’ın onları rızıklandırdıklarından harcasalardı, aleyhlerine ne olurdu ki? Allah onları bilendir. Allah kesinlikle zerre ağırlığınca dahi zulmetmez , O zerre, sizin için bir güzellik ise onu katlar / kat kat çoğaltır , katından da kocaman bir ödül / ecir ona verir. Her bir toplu m / ümmet şahitleri ile bize geldiklerinde nasıl olacak? Sen de bize, işte bunlar için şahit olarak geldiğinde nasıl olacak? O gün kafirler ve Resullere isyan edenler kendilerinin de arzla beraber dümdüz olmalarını arzu ederler, Allah’tan hiçbir sözü saklayamazlar.
Şüphesiz Allah, zerre miktarı kadar bile haksızlık yapmaz. Bir iyilik olursa onu kat kat artırır ve kendi katından büyük bir mükâfat verir.
Allah zerre kadar haksızlık etmez, zerre miktarı bir iyilik olsa onu kat kat yapar ve kendi katından da büyük bir mükafat verir.
Allah zerre kadar haksızlık yapmaz! Yapılan şey bir iyilik ise onu kat kat artırır ve kendi katından büyük bir ödül de verir. dipnot 1
Allah zerre kadar haksızlık yapmaz; bir iyilik olsa onu kat kat artırır ve kendi katından da ona büyük bir ödül verir.
Allah, zerre kadar haksızlık yapmaz/zulüm etmez. Bir iyilik olursa onu kat kat artırır ve kendi katından büyük bir mükâfat verir.
Allah, zerre kadar haksızlık yapmaz. Bir iyilik olursa onu kat kat artırır. Ve kendi yanından büyük bir mükafat verir.
Allah zerre kadar zulüm yapmaz. Küçücük bir iyilik olsa onu kat kat artırır ve kendi katından da büyük bir ödül verir.
Allah is He who established the principle of Justice and established Himself as the fundamental and infinite source of justice; would He be unjust! Never in the least does Allah wrong anyone for the equivalent of an atom. And to induce people to justice, He mercifully requites the pious deed with. double what is commensurable with it, and He requites those who are faithful to Him with a great reward.
He does not wrong anyone by as much as the weight of a speck of dust: He doubles any good deed and gives a tremendous reward of His own.
Allah is never unjust in the least degree: If there is any good (done), He doubleth it, and giveth from His own presence a great reward.
Indeed Allah wrongs none, not even as much as an atom's weight. Whenever a man does good, He multiplies it two-fold, and bestows out of His grace a mighty reward.
Allah does not wrong anyone by so much as the smallest speck. And if there is a good deed Allah will multiply it and pay out an immense reward direct from Him.
Surely! Allâh wrongs not even of the weight of an atom (or a small ant),[1] but if there is any good (done), He doubles it, and gives from Him a great reward.
Indeed Allah does not wrong [anyone] [even to the extent of] an atom’s weight, and if it be a good deed He doubles it[s reward], and gives from Himself a great reward.
Verily, Allâh does not do injustice not (even) so much as the weight of an atom; and if there be a single good deed He multiplies it and gives from Himself a great reward.
Surely God shall not wrong so much as the weight of an ant; and if it be a good deed He will double it, and give from Himself a mighty wage.
God does not do an atom weight’s of injustice to nobody. On the contrary, He raises your good deeds to heaven and rewards you generously.
Verily, God would not wrong by the weight of an atom; and if it's a good work, He will double it and bring from Himself a mighty hire.
Indeed, God does not wrong an atom's weight; and if it is good He will double it. He grants from Himself a great reward.
Verily God will not wrong any one even the weight of an ant: And if it be a good action, he will double it, and will recompense it in his sight with a great reward.
Verily, Allah would not wrong by the weight of an atom; and if it's a good work, He will double it and bring from Himself a mighty reward.
Surely Allah does not do injustice so much as an atom's weight, and in case it is a fair deed, He will double it and bring from very close to Him a magnificent reward.
Lo! Allah wrongeth not even of the weight of an ant; and if there is a good deed, He will double it and will give (the doer) from His presence an immense reward.
God does not wrong any one, not even the equal of an atom; and if men do good He multiplies it by two, and adds a great reward of His own.
Verily, God does not wrong [anyone] by as much as an atom's weight; and if there be a good deed, He will multiply it, and will bestow out of His grace a mighty reward.
Indeed, Allah never wrongs ˹anyone˺—even by an atom’s weight.[1] And if it is a good deed, He will multiply it many times over and will give a great reward out of His grace.
Indeed, God does not wrong an atom's weight; and if it is good He will double it. And He grants from Himself a great reward.
GOD does not inflict an atom's weight of injustice. On the contrary, He multiplies the reward manifold for the righteous work, and grants from Him a great recompense.
Indeed, Allah does not do injustice, [even] as much as an atom's weight; while if there is a good deed, He multiplies it and gives from Himself a great reward.
God wrongs not the weight of an atom; and if there be any good, He multiplies it and gives of Himself a great reward.
Allah wrongs not anyone even the weight of an atom; and He multiplies a good deed, and from His Own Presence grants a great reward.
Surely, Allah is never unjust in the least degree: If there is any good (done), He doubles it, and gives from His own Presence a great reward.
Surely, Allah does not wrong (anyone), even to the measure of a particle. If it is a good deed, He multiplies it, and gives a great reward out of His Own pleasure.
Indeed, God does not wrong the weight of an atom; and if it is good He will double it. And He grants from Himself a great recompense.