A'râf suresi

A'râf suresi, 57. ayet

A'râf suresi, 57. ayet. وَهُوَ ٱلَّذِى يُرْسِلُ ٱلرِّيَٰحَ بُشْرًۢا بَيْنَ يَدَىْ رَحْمَتِهِۦ حَتَّىٰٓ إِذَآ أَقَلَّتْ سَحَابًا ثِقَالًا سُقْنَٰهُ لِبَلَدٍ مَّيِّتٍ فَأَنزَلْنَا بِهِ ٱلْمَآءَ فَأَخْرَجْنَا بِهِۦ مِن كُلِّ ٱلثَّمَرَٰتِ كَذَٰلِكَ نُخْرِجُ ٱلْمَوْتَىٰ لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ

vehüve-lleẕî yürsilü-rriyâḥa büşram beyne yedey raḥmetih. ḥattâ iẕâ eḳallet seḥâben ŝiḳâlen suḳnâhü libeledim meyyitin feenzelnâ bihi-lmâe feaḫracnâ bihî min külli-ŝŝemerât. keẕâlike nuḫricü-lmevtâ le`alleküm teẕekkerûn.

Diyanet İşleri

O, rüzgarları rahmetinin önünde müjde olarak gönderendir. Nihayet rüzgarlar ağır bulutları yüklendiği vakit, onları ölü bir belde(yi diriltmek) için sevk ederiz de oraya suyu indiririz. Derken onunla türlü türlü meyveleri çıkarırız. İşte ölüleri de öyle çıkaracağız. Ola ki ibretle düşünürsünüz.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

A'râf 54–60 · surenin 57. ayeti / 206

Konu Altı günde yaratılış; rüzgârlar ve ölü toprak A'râf 54–58 3

  1. A'râf 54

    Şüphesiz sizin Rabbiniz, gökleri ve yeri altı gün içinde (altı evrede) yaratan ve Arş'a kurulan, geceyi, kendisini durmadan takip eden gündüze katan, güneşi, ayı ve bütün yıldızları da buyruğuna tabi olarak yaratan Allah'tır. Dikkat edin, yaratmak da, emretmek de yalnız O'na mahsustur. Alemlerin Rabbi olan Allah'ın şanı yücedir.

  2. A'râf 55

    Rabbinize alçak gönüllüce ve için için dua edin. Çünkü O, haddi aşanları sevmez.

  3. A'râf 56

    Düzene sokulduktan sonra yeryüzünde bozgunculuk yapmayın. Allah'a (azabından) korkarak ve (rahmetini) umarak dua edin. Şüphesiz, Allah'ın rahmeti iyilik edenlere çok yakındır.

  4. 57

    O, rüzgarları rahmetinin önünde müjde olarak gönderendir. Nihayet rüzgarlar ağır bulutları yüklendiği vakit, onları ölü bir belde(yi diriltmek) için sevk ederiz de oraya suyu indiririz. Derken onunla türlü türlü meyveleri çıkarırız. İşte ölüleri de öyle çıkaracağız. Ola ki ibretle düşünürsünüz.

  5. A'râf 58

    (Toprağı) iyi ve elverişli beldenin bitkisi, Rabbinin izniyle bol ve bereketli çıkar. (Toprağı) kötü ve elverişsiz olandan ise, faydasız bitkiden başkası çıkmaz. Şükredecek bir toplum için biz ayetleri işte böyle değişik biçimlerde açıklıyoruz.

  6. A'râf 59

    Andolsun, Nuh'u kendi kavmine peygamber olarak gönderdik de, "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. Şüphesiz ben sizin adınıza büyük bir günün azabından korkuyorum" dedi.

  7. A'râf 60

    Kavminin ileri gelenleri, "Biz seni açıkça bir sapıklık içinde görüyoruz" dediler.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

57. Yüce Allah, kudretinin etkilerinden ve rahmet esintilerinden birisini beyan ederek şöyle buyurmaktadır: “Rahmetinin önünde rüzgarları müjde olmak üzere gönderen O’dur.” Yani yağmuru müjdeleyen rüzgarları O gönderir. Bu rüzgarlar Allah’ın izni ile bulutları yerden kaldırıp yükseltir, böylelikle insanlar da Allah’ın rahmeti ile sevinir, daha yağmur yağmadan önce bu rahmet dolayısı ile kalpleri ferahlar.

“Nihâyet bu rüzgarlar, (yağmur yüklü) ağır bulutları kaldırınca” o rüzgarların bir bölümü bulutları kaldırır, bir bölümü onları birbirine kaynaştırır, başka bir bölümü de onları aşılar “Biz onları ölü” hayvanları neredeyse helak olacak, ahalisi de Allah’ın rahmetinden ümit kesecek hale gelmiş “bir beldeye süreriz de oraya” o ölü beldeye “su indiririz.” O buluttan bol yağmur indiririz. Allah, o bulutun yağmur yağmasını sağlayacak rüzgar ile yine Allah’ın izni ile onu dağıtacak bir başka rüzgar müsahhar kılar. “Ve derken o su ile ürünün her türlüsünü çıkartırız.” Böylelikle Allah’ın rahmetiyle sevinirler ve Allah’ın ihsanından faydalanırlar.

“İşte biz ölüleri de böyle çıkartacağız” Yani Biz, ölümünden sonra yeri bitkilerle diriltip canlandırdığımız gibi ölüleri de çürüyüp darmadağın ve kemikleri de toprak olduktan sonra kabirlerinden böylece çıkartacağız. Bu, gayet açık bir delillendirmedir. İki durum arasında bir fark yoktur. Bir benzerini gözüyle gördüğü halde öldükten sonra dirilişi uzak bir ihtimal kabul ederek inkâr eden kimsenin, bu inkârı inat kabilinden ve gözle görülen maddi şeyleri inkâr etmek türündendir. Bu buyrukta Allah’ın nimetleri üzerinde ibretle düşünmeye, bunlara öğüt almak ve istidlal etmek kastı ile bakmaya bir teşvik olduğu gibi gaflet ve ihmal gözü ile bakmamaya da bir irşad vardır.

Daha sonra Yüce Allah üzerine yağmurun yağdığı toprakların farklılıklarını söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır:

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Yağmurları müjdeleyen rüzgârları gönderen Allah -Subhanehu ve Teâlâ'dır. Rüzgârlar ağır sularla yüklü bulutları taşıyınca onları verimsiz diyarlara sürer ve o beldelere su indiririz. Bu suyla bütün ürün ve ekin çeşitlerinden çıkartıp, bitiririz. Bu şekilde ürünleri çıkardığımız gibi, ölüleri de kabirlerinden diri olarak çıkartırız. Ey insanlar! Bunu Allah’ın kudretini ve eşsiz yaratmasını hatırlamanızı umarak yaptık. Muhakkak Yüce Allah aynı şekilde ölüleri diriltmeye de kadirdir.

Kelimeler

29 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَهُوَ ve huve O ki
  2. ٱلَّذِى llezi
  3. يُرْسِلُ yursilu gönderir kök: رسل
  4. ٱلرِّيَـٰحَ r-riyaha rüzgarları kök: روح
  5. بُشْرًۢا buşran müjdeci kök: بشر
  6. بَيْنَ beyne kök: بين
  7. يَدَىْ yedey önünde kök: يدي
  8. رَحْمَتِهِۦ ۖ rahmetihi rahmetinin kök: رحم
  9. حَتَّىٰٓ hatta nihayet
  10. إِذَآ iza zaman
  11. أَقَلَّتْ ekallet onlar yüklenince kök: قلل
  12. سَحَابًۭا sehaben bulutları kök: سحب
  13. ثِقَالًۭا sikalen ağır ağır kök: ثقل
  14. سُقْنَـٰهُ suknahu onu yollarız kök: سوق
  15. لِبَلَدٍۢ libeledin bir ülkeye kök: بلد
  16. مَّيِّتٍۢ meyyitin ölü kök: موت
  17. فَأَنزَلْنَا feenzelna indiririz kök: نزل
  18. بِهِ bihi onunla
  19. ٱلْمَآءَ l-mae su kök: موه
  20. فَأَخْرَجْنَا feehracna ve çıkarırız kök: خرج
  21. بِهِۦ bihi onunla
  22. مِن min
  23. كُلِّ kulli türlü türlü kök: كلل
  24. ٱلثَّمَرَٰتِ ۚ s-semerati meyvalar kök: ثمر
  25. كَذَٰلِكَ kezalike işte böyle
  26. نُخْرِجُ nuhricu çıkaracağız kök: خرج
  27. ٱلْمَوْتَىٰ l-mevta ölüleri de kök: موت
  28. لَعَلَّكُمْ leallekum herhalde
  29. تَذَكَّرُونَ tezekkerune ibret alırsınız kök: ذكر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: سحب (11 geçiş) · Aynı kök: سوق (18 geçiş) · Aynı kök: بلد (19 geçiş)

    Allah, rüzgarları gönderendir. Onlar da bulutları hareket ettirir. Biz de bulutları ölü bir toprağa sürer ve onunla ölümünden sonra yeryüzünü…

  • Aynı kök: روح (57 geçiş) · Aynı kök: موه (63 geçiş) · Aynı kök: يدي (120 geçiş)

    (48-49) O, rahmetinin önünde rüzgarları müjdeci olarak gönderendir. Ölü toprağı canlandıralım, yarattıklarımızdan birçok hayvanları ve insanları…

  • Aynı kök: سحب (11 geçiş) · Aynı kök: روح (57 geçiş) · Aynı kök: موه (63 geçiş)

    Şüphesiz, göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde, insanlara yarar sağlayacak şeylerle denizde seyreden…

  • Aynı kök: سحب (11 geçiş) · Aynı kök: روح (57 geçiş) · Aynı kök: بشر (123 geçiş)

    Allah, rüzgarları gönderendir. Onlar da bulutları harekete geçirir. Allah, onları dilediği gibi, (bazen) yayar ve (bazen) yoğunlaştırır. Nihayet…

  • Aynı kök: بلد (19 geçiş) · Aynı kök: موه (63 geçiş) · Ortak kavram: Su

    O, gökten bir ölçüye göre yağmur indirendir. Biz onunla ölü araziyi canlandırdık. İşte siz de, böyle diriltileceksiniz.

  • Aynı kök: بلد (19 geçiş) · Aynı kök: ثمر (24 geçiş) · Aynı kök: قلل (76 geçiş)

    Hani İbrahim, "Rabbim! Bu şehri güvenli bir şehir kıl. Halkından Allah'a ve ahiret gününe iman edenleri her türlü ürünle rızıklandır" demişti. Allah…

  • Aynı kök: روح (57 geçiş) · Aynı kök: يدي (120 geçiş) · Aynı kök: بشر (123 geçiş)

    Yahut karanın ve denizin karanlıklarında size yolunuzu gösteren ve rahmetinin önünden rüzgarları bir müjdeci olarak gönderen mi? Allah ile birlikte…

  • Aynı kök: موه (63 geçiş) · Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Su

    O, sudan bir insan yaratıp ondan soy sop ve hısımlık meydana getirendir. Rabbin, her şeye hakkıyla gücü yetendir.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

75 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Rahmetinin (yağmurun) önünde rüzgârları müjdeci olarak gönderen O'dur. Sonunda (o rüzgârlar), ağır bulutları yüklenince onu (bulutu) ölü (kurak) bir şehre sevk ederiz. Böylece onun sayesinde (bulut sebebiyle oraya) suyu indirir ve bütün meyvelerden çıkarırız. İşte ölüleri de (topraktan) böyle çıkaracağız. dipnot 1 Umulur ki (gerçeği) hatırlarsınız. dipnot 2

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesajlar: Tâhâ 20:53; Nûr 24:43; Furkân 25:48-49; Neml 27:63; Rûm 30:48; Fâtır 35:9.
  2. metne dön, dipnot 2
    Doğadaki bu dönüşüm, diriltilmenin delilidir.

Mustafa İslamoğlu

O'dur rüzgarları rahmetinin önüne katıp müjdeci olarak gönderen; nihayet bunlar yağmur yüklü bulutları taşıyınca, onu ölü toprağa doğru sevkedip bu yolla su indiririz ve böylece her türlü ürünün yeşerip boy vermesini sağlarız. Ölüleri de işte böyle dirilteceğiz: belki düşünür de ibret alırsınız.

Muhammed Esed

Yaklaşan rahmetinin önünde müjdeleyici olarak rüzgarları gönderen Odur; yağmur yüklü bulutlar toplandıklarında, onları çorak bölgeye doğru sürükleyip bu yolla su indirelim ve böylece her türlü ürünün yeşerip boy vermesini sağlayalım diye. Ölüleri de işte böyle dirilteceğiz; belki düşünür ders alırsınız.

Ahmed Hulusi

"HU", ki rahmetinin önünden rüzgarları müjdeci olarak irsal eden. . . Nihayet rüzgarlar ağır bulutları kaldırıp taşırken, onu ölü bir beldeye sevk ederiz; onunla su inzal eder ve onunla her türlü semereden (meyve) çıkarırız. . . İşte (biz), ölüleri böyle çıkarırız. . . Umulur ki bunun ne anlama geldiğini düşünürsünüz!

Ali Bulaç

Rahmetinin önünde rüzgarları bir müjde olarak gönderen O'dur. Bunlar ağırca bulutları kaldırıp yüklendiğinde, onları (kuraklıktan) ölmüş bir şehre sürükleyiveririz ve bununla oraya su indiririz de böylelikle bütün ürünlerden çıkarırız. İşte biz, ölüleri de böyle diriltip çıkarırız. Ki ibret alasınız.

Ali Özek ve heyeti

Rüzgârları rahmetinin önünde müjde olarak gönderen O'dur. Sonunda onlar (o rüzgârlar), ağır bulutları yüklenince onu ölü bir memlekete sevkederiz. Orada suyu indirir ve onunla türlü türlü meyveler çıkarırız. İşte ölüleri de böyle çıkaracağız. Herhalde düşünüp ibret alırsınız.

Ali Rıza Safa

Ve O, rahmetinin önünden, muştulayıcı olarak rüzgarları gönderir. Sonunda, ağır bulutları yüklendiğinde, onu, ölü bir yöreye göndeririz. Ardından, onunla su indiririz ve tüm ürünlerden çıkarırız. Ölüleri de işte böyle çıkarırız; böylece, belki öğüt alırsınız.

Bayraktar Bayraklı

Rüzgarları rahmetinin önünden müjdeci olarak gönderen O'dur. Nihayet rüzgarlar, ağır bulutları yüklenince onu ölü bir beldeye göndeririz; orada suyu indirir ve onunla türlü türlü meyveler çıkarırız. İşte ölüleri de böyle çıkaracağız. Umulur ki düşünüp ders alırsınız.

Edip Yüksel

O, rahmetinin bir ön müjdesi olarak rüzgarları gönderendir. Toplanıp yüklendikten sonra ağır bulutları ölü bir toprağa süreriz. Onunla su indirir ve onunla her çeşit ürünü çıkarırız. Ölüleri de böyle çıkarırız. Belki bundan bir öğüt alırsınız.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

O, rahmetinin bir ön müjdesi olarak rüzgarları gönderendir. Toplanıp yüklendikten sonra ağır bulutları ölü bir toprağa süreriz. Onunla su indirir ve onunla her çeşit ürünü çıkarırız. Ölüleri de böyle çıkarırız. Belki bundan bir öğüt alırsınız.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O, rahmetinin önünde rüzgarları müjdeci olarak yollayan Allah'tır. Nihayet onlar, yağmur yüklü ağır ağır bulutları hafif birşey gibi kaldırıp yüklendiklerinde, bakarsın Biz onları ölü bir memlekete gönderip oraya su indirmiş ve orada her türlüsünden ürün çıkarmışızdır. İşte ölüleri de böyle çıkaracağız. Gerek ki düşünüp ibret alasınız.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve o, o Allahdır ki rahmetinin önünde rüzgarları müjdeci yollar, nihayet bunlar o ağır ağır bulutları hafif bir şey gibi kaldırıb yüklendiklerinde bakarsın biz onları ölmüş bir memlekete sevketmişizdir derken ona su indirmişizdir de orada her türlüsünden semereler çıkarmışızdır, işte ölüleri böyle çıkaracağız, gerektir ki düşünür ıbret alırsınız

Erhan Aktaş

Rahmetinin önünde rüzgarları müjdeci olarak gönderen O'dur. Rüzgarlar, ağır bulutları yüklenince, onları ölü bir beldeye sevk ederiz. Böylece onunla indirdiğimiz suyla, orada her türlü ürünü çıkarırız. İşte Biz ölüleri de böyle diriltip çıkarırız. Umulur ki düşünüp öğüt alırsınız.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Rahmetinin önünde rüzgarları müjdeci olarak gönderen O'dur. Rüzgarlar, ağır bulutları yüklenince, onları ölü bir beldeye sevk ederiz. Böylece onunla indirdiğimiz suyla, orada her türlü ürünü çıkarırız. İşte Biz ölüleri de böyle diriltip çıkarırız. Umulur ki düşünüp öğüt alırsınız.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Rahmetinin önünde rüzgarları müjdeci olarak gönderen O'dur. Rüzgarlar, ağır bulutları yüklenince, onları ölü bir beldeye sevk ederiz. Böylece onunla indirdiğimiz suyla, orada her türlü ürünü çıkarırız. İşte Biz ölüleri de böyle diriltip çıkarırız. Umulur ki düşünüp öğüt alırsınız.

Gültekin Onan

Rahmetinin önünde rüzgarları bir müjde olarak gönderen O'dur. Bunlar ağırca bulutları kaldırıp yüklendiğinde, onları (kuraklıktan) ölmüş bir şehre sürükleyiveririz ve bununla oraya su indiririz de böylelikle bütün ürünlerden çıkarırız. İşte biz ölüleri de böyle diriltip çıkarırız ki ibret alasınız.

Hasan Basri Çantay

O, rahmetinin önünden rüzgarı müjdeci gönderendir. Nihayet bunlar (su ile yüklü) ağır ağır bulutları kaldırıb yüklendiği zaman (görürsün ki) biz on (lar) ı ölmüş bir memlekete sevketmişizdir. Derken ona su indirmişizdir de orada her (türlüsünden) meyveler (mahsuller) çıkarmışızdır. İşte ölüleri de (diriltib kabirlerinden) böyle çıkaracağız biz. Gerek ki (bunları) iyi düşünüb ibret alasınız.

İbni Kesir

O'dur ki rahmetinin önünde rüzgarı müjdeci olarak gönderir. Nihayet bunlar, ağır yüklü bulutları yüklendiğinde; Biz, onu ölü bir memlekete gönderir, su indirir ve onunla her tür mahsulleri yetiştiririz. İşte ölüleri de böylece çıkarırız. Ta ki iyice düşünüp ibret alasınız.

Mehmet Alagaş

(54-58) Muhakkak ki Rabbiniz Allah, Semaları ve arzı altı gün içerisinde yarattı, sonra da tahta / arşa yerleşti, geceyle gündüzü bürüyor / örtüyor, ki gündüz geceyi aralıksız ve can atar bir şekilde talep ediyor. Güneş, ay ve yıldızları emrine amade / musahhar O kılmıştır. Dikkat edin ! emir de yaratmak ta on undur. Alemlerin Rabbi Allah , mübarektir / bereket kaynağıdır. Rabbinize yere yakın seviyede alçalarak / tazarru lu ve korkulu / hufye li bir şekilde dua edin. Kesinlikle O, haddi aşanları / muğtedinleri sevmez. Islah edildikten sonr a yeri / arzı bozmayın / ifsat etmeyin. On a korku ve ümit içinde dua edin. Allah’ın esirgemesi / rahmeti güzel davrananlara yakındır. O, Rüzgârı müjde ile rahmetinin önünde gönderendir, Rüzgâr yüklü bulutları yukarı kaldırdığı zaman, Yüklü bulutları ölü bir kasabaya / beldeye süreriz / sevk ederiz, o bulutlardan suyu indiririz, O suyla da her bir türden ürünler çıkarırız , işte ölüleri de böyle çıkarırız böylelikle belki düşünürsünüz. Hoş belde, ki onun bitkileri Rabbi izniyle çıkar, pisin / habisin ise ancak dikeni / sıkıntısı çıkar, işte ayetleri şükür eden kavim için elden çıkarıyoruz / sarf ediyoruz.

Rowwad Tercüme Merkezi

Rahmetinin önünden rüzgârları müjde olmak üzere gönderen O’dur. Rüzgârlar, ağır yağmur yüklü bulutları yüklendiği zaman biz, onu ölü bir bölgeye sürer ve oraya su indiririz. Böylelikle onunla bütün ürünlerden çıkarırız. İşte biz ölüleri de böyle çıkaracağız. Belki düşünüp ibret alırsınız.

Süleyman Ateş

O ki rüzgarları rahmetinin önünde müjdeci gönderir. Nihayet onlar, ağır ağır bulutları yüklenince, onu ölü bir ülkeye yollarız; onunla su indirir ve türlü türlü meyvalar çıkarırız. İşte ölüleri de böyle çıkaracağız. Herhalde bundan ibret alırsınız.

Süleymaniye Vakfı

Rüzgarları ikramından önce müjde dipnot 1 olarak gönderen odur. Rüzgarlar, yüklü bir yağmur bulutunu kolayca yükseltince onu ölü/çorak bir toprağa sevk ederiz. O bulutla oraya su indirir, o suyla her türlü ürünü çıkarırız. Ölüleri de işte böyle (topraktan) çıkaracağız dipnot 2 . Belki (yeniden dirilme konusunda) bilgi sahibi olursunuz.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

İkramından önce rüzgarları müjdeci olarak gönderen O'dur dipnot 1 . Rüzgarlar yağmur yüklü bulutları taşıyınca ölü toprağa sürer, o buluttan su indirir, onunla her türlü ürünü çıkarırız. İşte ölüleri de böyle diriltiriz, belki bilgilerinizi kullanırsınız...

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yağmurun yağması için rüzgarın aşılayıcı bir görevi olduğu bilimsel araştırmalar ile bulunmuştur. (Hicr 15/22)

Şaban Britch

Rahmetinin önünde müjdeci olarak rüzgarları gönderen O’dur. Rüzgarlar, ağır ağır yağmur yüklü bulutları yüklendiği zaman; biz, onu ölü bir bölgeye gönderir ve su indiririz. Onunla her türlü ürün çıkarırız. Ölüleri de böyle çıkaracağız. Belki düşünüp, ibret alırsınız.

Şaban Piriş

Rahmetinin önünde müjdeci olarak rüzgarları gönderen O'dur. Rüzgarlar, ağır ağır yağmur yüklü bulutları yüklendiği zaman; biz, onu ölü bir bölgeye gönderir ve su indiririz. Onunla her türlü ürün çıkarırız. Ölüleri de böyle çıkaracağız. Belki düşünüp, ibret alırsınız.

Yaşar Nuri Öztürk

Rüzgarları, rahmetinin önünden müjdeci gönderen O'dur. Nihayet onlar, yüklerle ağırlaşmış bulutları yüklenince onu ölü bir beldeye göndeririz; onunla su indiririz de o suyla her türlü meyvayı çıkarırız. İşte biz, ölüleri de böyle çıkarırız. Düşünüp ibret almanız umuluyor.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

He is it Who sends forth the wind as a forerunner of His mercy heralding a joyful event The watery vapor condenses and floats in the upper air and when it is about to gender a storm We drive it by high winds to a dead or droughty land where it pours its rain and with it We cause the various products to spring up from the soil*. Similarly do We resurrect the dead; an action consequent on Allah's will and it is hoped people will ponder.

Abdul Haleem

It is God who sends the winds, bearing good news of His coming grace, and when they have gathered up the heavy clouds, We drive them to a dead land where We cause rain to fall, bringing out all kinds of crops, just as We shall bring out the dead. Will you not reflect?

Abdullah Yusuf Ali

It is He Who sendeth the winds like heralds of glad tidings, going before His mercy: when they have carried the heavy-laden clouds, We drive them to a land that is dead, make rain to descend thereon, and produce every kind of harvest therewith: thus shall We raise up the dead: perchance ye may remember.

Abul A'la Maududi

And it is He Who sends forth winds as glad tidings in advance of His Mercy, and when they have carried a heavy-laden cloud We drive it to a dead land, then We send down rain from it and bring forth therwith fruits of every kind. In this manner do We raise the dead that you may take heed.

Aisha Bewley

He it is who sends out the winds, bringing advance news of His mercy, so that when they have lifted up the heavy clouds, We dispatch them to a dead land and send down water to it, by means of which We bring forth all kinds of fruit. In the same way We will bring forth the dead, so that hopefully you will pay heed.

Al-Hilali & Khan

And it is He Who sends the winds as heralds of glad tidings, going before His Mercy (rain). Till when they have carried a heavy-laden cloud, We drive it to a land that is dead, then We cause water (rain) to descend thereon. Then We produce every kind of fruit therewith. Similarly, We shall raise up the dead, so that you may remember or take heed.

Ali Quli Qarai

It is He who sends forth the winds as harbingers of His mercy. When they bear [rain-]laden clouds, We drive them toward a dead land and send down water on it, and with it We bring forth all kinds of crops. Thus shall We raise the dead; maybe you will take admonition.

Amatul Rahman Omar

He it is Who sends the winds as good tidings heralding His mercy, till when they (those winds) bear heavy clouds, find them light, We drive (the clouds) to a dead land, then We make it rain, then We bring forth (from the dead land) by means of that (water) all manner of fruit; that is how We will bring forth the dead so that you may achieve eminence and honour.

Arthur John Arberry

It is He who looses the winds, bearing good tidings before His mercy, till, when they are charged with heavy clouds, We drive it to a dead land and therewith send down water, and bring forth, therewith all the fruits. Even so We shall bring forth the dead; haply you will remember.

Bijan Moeinian

God is the One Who sends the winds as the messengers of the good news of His Mercy. They direct the thick clouds to any dead land that the Lord wants to shower and cause all kind of fruits to grow. See how your Lord brings life out of the death; may you learn a lesson from this observation.

E. Henry Palmer

He it is who sends forth the winds as heralds before His mercy; until when they lift the heavy cloud which we drive to a dead land, and send down thereon water, and bring forth therewith every kind of fruit; - thus do we brine, forth the dead; haply ye may remember.

Edip-Layth

He is the One who sends the winds to be dispersed between His hands of mercy; so when it carries a heavy cloud, We drive it to a dead town, and We send down the water with it and We bring forth fruits of all kind. Thus We will bring out the dead, perhaps you may remember.

George Sale

It is He who sendeth the winds, spread abroad before his mercy, until they bring a cloud heavy with rain, which We drive unto a dead country; and We cause water to descend thereon, by which We cause all sorts of fruits to spring forth. Thus will We bring forth the dead from their graves; that peradventure ye may consider.

Hamid S. Aziz

He it is who sends forth the winds like tidings heralding His mercy; until when they lift the heavy cloud which We drive to a dead land, and send down thereon water, and, thereby, bring forth every kind of fruit; - Thus do We bring forth the dead; per chance (or possibly) you may remember.

Mahmoud Ghali

And He is (The One) Who sends the winds, bearing good tidings before (Literally: between the two hands of His mercy) His mercy, till when they carry heavy clouds, We drive it (i. e., the clouds) to a dead land; then We therewith send down water; so We bring out therewith products of all (kinds). Thus We will bring out the dead, that possibly you would be mindful.

Marmaduke Pickthall

And He it is Who sendeth the winds as tidings heralding His mercy, till, when they bear a cloud heavy (with rain), We lead it to a dead land, and then cause water to descend thereon and thereby bring forth fruits of every kind. Thus bring We forth the dead. Haply ye may remember.

Mohamed Ahmed - Samira

Indeed it is He who sends the winds as harbingers of auspicious news announcing His beneficence, bringing heavy clouds which We drive towards a region lying dead, and send down rain, and raise all kinds of fruits. So shall We raise the dead that you may think and reflect.

Muhammad Asad

And He it is who sends forth the winds as a glad tiding of His coming grace-so that, when they have brought heavy clouds, We may drive them towards dead land and cause thereby water to descend; and by this means do We cause all manner of fruit to come forth. Even thus shall We cause the \dead to come forth: [and this] you ought to keep in mind.

Mustafa Khattab

He is the One Who sends the winds ushering in His mercy. When they bear heavy clouds, We drive them to a lifeless land and then cause rain to fall, producing every type of fruit. Similarly, We will bring the dead to life, so perhaps you will be mindful.

Progressive Muslims

He is the One who sends the winds with good tidings between His hands of mercy; so when it carries a heavy cloud, We drive it to a dead town, and We send down the water with it and We bring forth fruits of all kind. It is thus that We will bring out the dead, perhaps you will remember.

Rashad Khalifa

He is the One who sends the wind with good omen, as a mercy from His hands. Once they gather heavy clouds, we drive them to dead lands, and send down water therefrom, to produce with it all kinds of fruits. We thus resurrect the dead, that you may take heed.

Sahih International

And it is He who sends the winds as good tidings before His mercy until, when they have carried heavy rainclouds, We drive them to a dead land and We send down rain therein and bring forth thereby [some] of all the fruits. Thus will We bring forth the dead; perhaps you may be reminded.

Sam Gerrans

And He it is that sends the winds as glad tidings before His mercy. When they have gathered up heavy clouds, We drive them to a dead land and send down the water therein, and bring forth therewith every fruit, — thus will We bring forth the dead — that you might take heed.

Shabbir Ahmed

He is the One who sends pleasant winds bearing good news of the forthcoming rain of His blessings. When the winds carry the heavy clouds, We drive them to a land that is dead. The water then causes all kinds of fruit and vegetation to sprout. This is how We can revive dead people and nations. Herein is a sign for those who pay heed.

Syed Vickar Ahamed

It is He Who sends the winds like giver of happy news, coming (to you) before His Mercy (the rains): When they have carried the heavily loaded clouds (with water), We drive them to a land that is dead, make rain to fall on it; Then We produce every kind of crop with it: Like this We shall raise up the dead: In case you may remember or take the warning.

Taqi Usmani

He is the One who sends the winds carrying good news before His blessings, until when they lift up the heavy clouds, We drive them to a dead land. Then, there We pour down water. Then, We bring forth with it all sorts of fruits. In similar way, We will bring forth all the dead. (All this is being explained to you), so that you may learn a lesson.

The Monotheist Group

He is the One who sends the winds to be dispersed between His hands of mercy; so when it carries a heavy cloud, We drive it to a dead land, and We send down the water with it and We bring forth fruits of all kind. It is thus that We will bring out the dead, perhaps you will remember.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 57. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 57. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 57. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩