Diyanet İşleri
Yahut buna biraz ekle. Kur'an'ı ağır ağır, tane tane oku.
Müzzemmil suresi
Müzzemmil suresi, 4. ayet. أَوْ زِدْ عَلَيْهِ وَرَتِّلِ ٱلْقُرْءَانَ تَرْتِيلًا
ev zid `aleyhi verattili-lḳur'âne tertîlâ.
Yahut buna biraz ekle. Kur'an'ı ağır ağır, tane tane oku.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Gece ibadeti emri Müzzemmil 1–8 3
Ey örtünüp bürünen (Peygamber)!
(2-3) Kalk, birazı hariç olmak üzere geceyi; yarısını ibadetle geçir. Yahut bundan biraz eksilt.
Yahut buna biraz ekle. Kur'an'ı ağır ağır, tane tane oku.
Şüphesiz biz sana (sorumluluğu) ağır bir söz vahyedeceğiz.
Şüphesiz gece ibadetinin etkisi daha fazla, (bu ibadetteki) sözler (Kur'an ve dua okuyuşlar) ise daha düzgün ve açıktır.
Çünkü gündüzün sana uzun bir meşguliyet vardır.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 1–5. ayetler için yazılmıştır.
1-2. Müzzemmil, Müddessir gibi elbiseleri ile sarınıp örtünen, onlara bürünen demektir. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, Allah’ın risaleti gibi büyük bir lütfa mazhar olup da O’nun Cebrail’i ona göndermek sureti ile vahyini indirmeye başladığı sırada bu şekilde örtünmüştü. Çünkü o, benzeri görülmedik ve rasûller dışında hiçbir kimsenin dayanamayacağı bir durum ile karşılaşmıştı.
İşte Peygamber, Cibril aleyhisselam’ı gördüğünde dehşete kapılmıştı. Hanımının yanına gelerek şiddetli bir titremeye tutulmuş halde: “Beni örtün, beni örtün!” demişti. Daha sonra Cibril aleyhisselam ona gelerek: “Oku” dedi. Peygamber: “Ben okuma bilmem” deyince, Cibril onu alıp bağrına sıkı sıkı bastırdı. Onun okumasını da ısrarla istedi. Sonunda Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem okudu. Daha sonra Yüce Allah, ona sebat verdi ve ardı arkasına vahiyler gelmeye devam etti. Sonunda rasûllerden hiçbir kimsenin ulaşmadığı bir konuma geldi.
Gerçekten peygamberin nübüvvetinin başlangıcı ile nihaî noktası arasındaki fark pek büyüktür. Bundan dolayı Yüce Allah, ona ondan ilk olarak sadır olan bu vasfa uygun hitapta bulundu. Burada ona kendisi ile ilgili ibadetleri emretti. Sonra ona kavminin eziyetlerine tahammül ve sabır göstermesini, daha sonra da ona verdiği emri açıkça bildirmesini, onları açıktan açığa Yüce Allah’a davet etmesini istedi.
Yüce Allah, burada Peygamberine ibadetlerin en şereflisi olanını emretmiştir ki o da namazdır. Yine bu namazı vakitlerin en üstün ve en faziletlisinde edâ etmesini istemiştir ki, bu da gecedir.
Yüce Allah, Peygamberine rahmetinin bir tecellisi olarak ona gecenin tümünü namazla geçirmesini emretmeyip: “Kalk ve birazı müstesnâ geceyi namazla geçir” buyurmaktadır.
3-4. Daha sonra namaz kılınacak sürenin miktarını tesbit ederek: “Yarısını veya ondan” yarısından “biraz azını” üçte bir ve ona yakın bir süre namaz kıl. “Yahut da ondan” yarısından “biraz fazlasını!” Bu da gecenin üçte iki kadarı olur.
"Kur’ân’ı da tertil üzere (ağır ağır ve tane tane) oku.” Çünkü Kur’ân bu şekilde okunduğunda onun üzerinde iyiden iyiye düşünülebilir. Böylece Kur’ân ile kalp harekete geçer, onun âyetleri ile Allah’a ibadet eder ve kalp buna tam anlamı ile hazır hale gelir. O bakımdan Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:
5. “Şüphesiz Biz sana ağır bir söz vahyedeceğiz.” Sana manaları pek büyük, nitelikleri pek üstün olan bu Kur’ân’ı bildireceğiz.
Bu vasıflara sahip olan bir Kitaba mazhar olmak için de gerçekten hazır olunmalı, o kitap tertil üzere okunmalı ve onun kapsadığı hususlar üzerinde tefekkür edilmelidir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Veyahut üçte ikisine ulaşana dek, bu vakte biraz daha ekle. Kur’an okurken de açıkça ve ağır ağır, dikkatlice oku.
Aynı kök: رتل (4 geçiş) · Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma)
İnkar edenler, "Kur'an ona bir defada toptan indirilseydi ya!" dediler. Biz, Kur'an'la senin kalbini pekiştirmek için onu böyle kısım kısım indirdik…
Aynı kök: زيد (61 geçiş) · Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma)
Andolsun biz, onlar düşünüp öğüt alsınlar diye (gerçekleri) bu Kur'an'da değişik biçimlerde açıkladık. Fakat bu, onların ancak kaçışlarını artırıyor.
Aynı kök: زيد (61 geçiş) · Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma)
Hani sana, "Muhakkak Rabbin, insanları çepeçevre kuşatmıştır" demiştik. Sana gösterdiğimiz o rüyayı da, Kur'an'da lanetlenmiş bulunan o ağacı da sırf…
Aynı kök: زيد (61 geçiş) · Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma)
Biz Kur'an'dan, mü'minler için şifa ve rahmet olacak şeyler indiriyoruz. Zalimlerin ise Kur'an, ancak zararını artırır.
Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma)
(O sayılı günler), insanlar için bir hidayet rehberi, doğru yolun ve hak ile batılı birbirinden ayırmanın apaçık delilleri olarak Kur'an'ın…
Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma)
Boşanmış kadınlar kendi kendilerine üç ay hali (hayız veya temizlik müddeti) beklerler. Eğer Allah'a ve ahiret gününe inanıyorlarsa, Allah'ın kendi…
Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma)
Hala Kur'an'ı düşünüp anlamaya çalışmıyorlar mı? Eğer o, Allah'tan başkası tarafından (indirilmiş) olsaydı, mutlaka onda birçok çelişki bulurlardı.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Ona ilave ederek (gece yarısından sonra kalk) ve Kur'an'ı ağır ağır oku! dipnot 1
ve de sonra; ve oku Kur'an'ı sindire sindire!
ya da sonra- (kalk) ve ağır ağır, duyarak Kur'an oku.
Yahut onu arttır ve Kuran'ı üstünde tefekkür ederek oku!
Veya üzerine ilave et. Ve Kur'an'ı belli bir düzen içinde (tertil üzere) oku.
ya da çoğalt ve Kur’an'ı tane tane oku.
Veya sonra. Ve Kur'an'ı, güzel bir biçimde oku!
- Birazı hariç, geceleyin kalk! Tam gece yarısı, biraz erken, biraz geç kalk ve Kur'an'ı ağır ağır oku! Sana sorumluluğu ağır bir söz vahyedeceğiz. Çünkü gecenin değerlendirilmesi daha oturaklıdır ve söz daha etkilidir. Gündüzleri senin için uzun bir meşguliyet olacaktır. Rabbinin adını an, bütün benliğinle kendini O'na ver!
Yahut yarısından biraz sonra... Kuran'ı da özenle düşüne düşüne oku.
Yahut yarısından biraz sonra... Kuran'ı da özenle düşüne düşüne oku.
veya artır (buna ilave et, yarısından ziyade kıl) ve Kur'an'ı ağır ağır, güzel güzel oku!
Yahud artır ve Kur'an oku, tertil ile yavaş yavaş güzel güzel
Veya gecenin yarısından dipnot 1 biraz sonra. Ve daveti düzgün bir şekilde dipnot 2 duyur. dipnot 3
Veya gecenin yarısından dipnot 1 biraz sonra. Ve daveti düzgün bir şekilde dipnot 2 duyur. dipnot 3
Veya gecenin yarısından biraz sonra. Ve daveti düzgün bir şekilde dipnot 1 duyur. dipnot 2
Veya üzerine ilave et. Ve Kuran'ı belli bir düzen içinde (tertil üzere) oku.
Yahud (o yarının) üzerine (ilave edib) artır. Kur'anı da açık açık, tane tane oku.
Yahut biraz artır ve Kur'an'ı yavaş yavaş oku.
(1-8) Ey üzerine ağır yük yüklenen / alınan Müzemmil (Müddessir ise / alta alınan şey demek) Gece kalk, az kısmında (uyu). Yarısı (gecenin) veya onun da yarısından az kısmında (uyu) veya ondan biraz fazla (gece 12 saat ise yarısının yarısından 3 saat ten az uyku oluyor veya biraz fazlası 4 saat gibi az uyku) Kuran’ı tertilli tertil et ( Harfleri bir başkasınca takip edilebilir hızda tane tane oku) (Kurtubî 1200 lü yıllarda tertilin yerini güzel sesle okumak almıştır der) Mutlaka biz senin üzerine ağır bir söz vahy / ilga edeceğiz. Kesinlikle gece dirilişi / uyanışı daha şiddetli etkili / tesirlidir. Okunması daha kıvamındadır. (Tam okuma vakti) Mutlaka gündüzleyin, senin uzun bir meşguliyetin / mesuliyetler in/ görevlerin var. Allah’ın ismini hatırlayıp söyle / zikret ve Ona kendini vakfederek gönülden yönel.
Yahut buna biraz ekle. Kur’an’ı ağır ağır, tane tane oku.
Veya bunu artır ve ağır ağır Kur'an oku.
Yahut biraz daha (süre) ekle dipnot 1 ve Kur'an'ı tertil üzere oku /ayet kümelerinin dipnot 2 bağlantılarını bulup onları doğru bir şekilde sıralayarak oku dipnot 3 !
ya da yarısından fazla bir süre kalk da Kur'an'ı yavaş yavaş ve düşünerek oku!
Veya onun üzerine artır ve Kur'an'ı güzelce tertil ile açıkça oku.
Ya da biraz sonra... Ve ağır ağır Kur'an oku!
Yahut buna biraz ekle! Ve Kur'an'ı ağır ağır, düşüne düşüne oku!
or about half of it and increase the little, and recite the Quran with measured flow of words and due correlation and interdependence of parts featuring musical sound depending on systematic grouping of notes and producing a harmonious whole.
or a little more; recite the Quran slowly and distinctly:
Or a little more; and recite the Qur'an in slow, measured rhythmic tones.
or add to it a little; dipnot 1 and recite the Qur'an slowly and distinctly. dipnot 2
or a little more, and recite the Qur’an distinctly.
Or a little more. And recite the Qur’ân (aloud) in a slow, (pleasant tone and) style.[1]
or add to it, and recite the Qur’ān in a measured tone.
Or prolong it (a little more) and keep on reciting the Qur'ân distinctly and thoughtfully well.
or add a little), and chant the Koran very distinctly;
…. in a low voice.
or add thereto, and chant the Qur'an chanting.
Or a little more, and enunciate the Quran thoughtfully and distinctly.
or add thereto. And repeat the Koran with a distinct and sonorous voice:
Or add to it, and recite the Quran as it ought to be recited.
Or increase thereto; and recite the Qur'an (in a distinct) recitation.
Or add (a little) thereto - and chant the Qur'an in measure,
Or a little more, and recite the Qur'an slowly and distinctly.
or add to it [at will]; and [during that time] recite the Qur’an calmly and distinctly, with thy mind attuned to its meaning.
or a little more—and recite the Quran ˹properly˺ in a measured way.
Or a little more, and arrange the Quran in its arrangement.
Or a little more. And read the Quran from cover to cover.
Or add to it, and recite the Qur'an with measured recitation.
Or add thou thereto) and recite thou the Qur’an distinctly.
Or, you shall increase it whenever warranted. And convey the Qur'an in a calm distinctive manner, stage by stage.
Or a little more; And recite the Quran in slow, stately (and) rhythmic tones.
or make it a little more; and recite the Qur’ān clearly with tartīl (in a distinct and measured tone).
Or a little more, and arrange the Qur'an in its arrangement.