Diyanet İşleri
Ardından yeri düzenleyip döşedi.
Naziât suresi
Naziât suresi, 30. ayet. وَٱلْأَرْضَ بَعْدَ ذَٰلِكَ دَحَىٰهَآ
vel'arḍa ba`de ẕâlike deḥâhâ.
Ardından yeri düzenleyip döşedi.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Göğün ve yerin düzenlenişi Naziât 27–33 3
(Ey inkarcılar!) Sizi yaratmak mı daha zor, yoksa göğü yaratmak mı? Onu Allah kurmuştur.
Onu yükseltmiş ve ona düzen ve ahenk vermiştir.
O göğün gecesini karanlık yaptı, ışığını da çıkardı.
Ardından yeri düzenleyip döşedi.
Ondan suyunu ve merasını çıkardı.
Dağları sağlam bir şekilde yerleştirdi.
Bunları sizin için ve hayvanlarınız için bir yarar kaynağı yaptı.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 27–33. ayetler için yazılmıştır.
27-28. Yüce Allah, öldükten sonra dirilişi inkâr edenlere, Allah’ın bedenleri tekrar yaratacağını uzak görenlere açıkça anlaşılan bir delili göstererek şöyle buyurmaktadır:
Ey insanlar! “Sizi yaratmak mı daha zordur yoksa” pek büyük olan, yaratılışı itibari ile güçlü ve gözleri kamaştıracak kadar yüce ve yüksek olan “göğü mü? Onu O” Allah “bina etti. Onu yükseltip kusursuz” yani yapısını da şeklini de akıllara hayret verecek, zihinleri durduracak şekilde sağlam ve mükemmel “yaptı.”
29. “Gecesini karanlık yaptı” ve karanlık semânın dört bir yanını kuşatıp yeryüzünü de kararttı.
"Gündüzünü de aydınlıkla açığa çıkardı.” Güneşi doğdurmak sureti ile orada pek büyük bir aydınlığı ortaya çıkardı. İnsanlar da din ve dünya maslahatlarını görmek için etrafa yayıldı.
30. “Bundan” gökleri yarattıktan “sonra da yeri yayıp döşedi.” Onun faydalı zenginliklerini yaratıp düzenledi. Bu faydaları da şu buyruklarıyla açıklamaktadır:
31-33. “Ondan suyunu ve otlağını çıkardı. Dağları da köklü bir şekilde yerleştirdi.” Onları yere sabit kıldı. Buna göre âyet-i kerimeden açıkça anlaşıldığı gibi yerin döşenmesi, göklerin yaratılışından sonradır. Bizzat yerin yaratılması ise göklerin yaratılmasından öncedir. Nitekim Yüce Allah, şöyle buyurmaktadır: “De ki: Siz, yeri iki günde yaratan Allah’ı gerçekten inkâr ediyor ve O’na ortaklar mı koşuyorsunuz? Halbuki O, âlemlerin Rabbidir... Sonra duman halinde bulunan semâya yöneldi de... böylece onları yedi gök olmak üzere iki günde yarattı.” (Fussilet, 41/9-12)
İşte bunca muazzam büyüklükteki gökleri, göklerdeki aydınlık yıldızları ve gök cisimlerini, üstü toprakla örtülü kesif yeri, orada bulunan mahlukatın zorunlu ihtiyaçlarını ve faydalarına olacak şeyleri yaratan, hiç şüphesiz mükellef varlıkları da ölümden sonra tekrar diriltecektir ve amellerinin karşılıklarını onlara verecektir. Kim bu dünyada iyilik işlerse ona iyilik yani cennet vardır. Kim de kötülük işlerse artık o, kendinden başkasını kınamasın.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Gökyüzünü yaratmasının ardından yeryüzünü yaydı ve oraya bütün faydalı şeyleri yerleştirdi.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Daha sonra da yeri yaymıştır.
Ve onun ardından yeryüzünü yuvarlatarak bir düzene koydu;
Ve ardından yeri düzenleyip yaymıştır,
İşte bundan sonra arzı yayıp döşedi.
Bundan sonra yeryüzünü serip döşedi.
Ondan sonra da yeryüzünü yayıp döşedi.
Ve yeryüzü. Bundan sonra, onu yayıp yuvarlattı. dipnot 572
- Ardından yerküreyi döşedi. Sizin ve hayvanlarınızın geçimi için yerden suyunu ve bitkilerini çıkardı. Dağları yerleştirdi.
Ve yeri de, bundan sonra, yumurta biçimine soktu. dipnot 1
Ve yeri de yumurta biçimine soktu
Ondan sonra da yeryüzünü döşedi.
Ondan sonra da arzı döşedi
Yeryüzünü yayıp yuvarlattı. dipnot 1
Yeryüzünü yayıp yuvarlattı. dipnot 1
Yeryüzünü yayıp döşedi.
Bundan sonra yeryüzünü serip döşedi.
Bundan sonra da yeri (ikaamete saalih bir halde) yayıb döşedi.
Bundan sonra yeri döşemiştir.
(27-33) Sizin yaratmanız mı şiddetli yoksa bizim göğü bina etmemiz mi? (Hangisi daha şiddetli) Onun tavanını yükseltti ve seviyelendirdi / düzgün hale getirdi, gecesini kapatarak kararttı (göz yummak gibi) Ondan kuşluk vaktini çıkarttı. Bunun ardından arzı da yaydı ve serdi, ondan / arzdan suyunu da otlağını da / merasını da çıkardı , dağları çakılıp kalan yaptı, yer, sizin ve hayvanlarınız için geçim kaynağıdır.
Ve daha sonra da yeri döşeyip yaydı.
Bundan sonra da yeri yayıp yuvarlattı.
Yeryüzünü, bundan sonra yaydı dipnot 1 .
Yeri, bundan sonra döşedi dipnot 1 .
Ve yeri bundan sonra yaydı.
Ve yeri, bundan sonra yaydı.
Bundan sonra da yeri yayıp deve kuşu yumurtası biçiminde yuvarlattı.
and the earth did He prepare for life at a later date. *
and the earth, too, He spread out,
And the earth, moreover, hath He extended (to a wide expanse);
and thereafter spread out the earth, dipnot 1
After that He smoothed out the earth
And after that He spread the earth,
and after that He spread out the earth,
And along with it He hurled the earth away (from a bigger mass) and spread it forth.
and the earth-after that He spread it out,
Look at the earth which He has spread.
and the earth after that He did stretch out.
The land after that, He made it like an egg.
After this, He stretched out the earth,
And after that He expanded (spread) the earth.
And the earth, after that He flattened it (for life).
And after that He spread the earth,
And afterwards spread out the earth.
And after that, the earth: wide has He spread its expanse,
As for the earth, He spread it out as well,[1]
And the land after that He spread out.
He made the earth egg-shaped.,
And after that He spread the earth.
And the earth, after that, He spread it out;
And after that He made the earth shoot out from the Cosmic Nebula and made it spread out egg-shaped. ('Dahaha' entails all the meanings rendered (21:30), (41:11)).
And more, He has extended the earth (far and wide also in the shape of an egg):
and, after that, He spread out the earth.
And the land after that He spread out.