Naziât suresi

Naziât suresi, 32. ayet

Naziât suresi, 32. ayet. وَٱلْجِبَالَ أَرْسَىٰهَا

velcibâle ersâhâ.

Diyanet İşleri

Dağları sağlam bir şekilde yerleştirdi.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Naziât 29–35 · surenin 32. ayeti / 46

Konu Göğün ve yerin düzenlenişi Naziât 27–33 3

  1. Naziât 29

    O göğün gecesini karanlık yaptı, ışığını da çıkardı.

  2. Naziât 30

    Ardından yeri düzenleyip döşedi.

  3. Naziât 31

    Ondan suyunu ve merasını çıkardı.

  4. 32

    Dağları sağlam bir şekilde yerleştirdi.

  5. Naziât 33

    Bunları sizin için ve hayvanlarınız için bir yarar kaynağı yaptı.

  6. Naziât 34–35

    (34-35) En büyük felaket (kıyamet) geldiği zaman, o gün insan yaptıklarını hatırlar.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 27–33. ayetler için yazılmıştır.

27-28. Yüce Allah, öldükten sonra dirilişi inkâr edenlere, Allah’ın bedenleri tekrar yaratacağını uzak görenlere açıkça anlaşılan bir delili göstererek şöyle buyurmaktadır:

Ey insanlar! “Sizi yaratmak mı daha zordur yoksa” pek büyük olan, yaratılışı itibari ile güçlü ve gözleri kamaştıracak kadar yüce ve yüksek olan “göğü mü? Onu O” Allah “bina etti. Onu yükseltip kusursuz” yani yapısını da şeklini de akıllara hayret verecek, zihinleri durduracak şekilde sağlam ve mükemmel “yaptı.”

29. “Gecesini karanlık yaptı” ve karanlık semânın dört bir yanını kuşatıp yeryüzünü de kararttı.

"Gündüzünü de aydınlıkla açığa çıkardı.” Güneşi doğdurmak sureti ile orada pek büyük bir aydınlığı ortaya çıkardı. İnsanlar da din ve dünya maslahatlarını görmek için etrafa yayıldı.

30. “Bundan” gökleri yarattıktan “sonra da yeri yayıp döşedi.” Onun faydalı zenginliklerini yaratıp düzenledi. Bu faydaları da şu buyruklarıyla açıklamaktadır:

31-33. “Ondan suyunu ve otlağını çıkardı. Dağları da köklü bir şekilde yerleştirdi.” Onları yere sabit kıldı. Buna göre âyet-i kerimeden açıkça anlaşıldığı gibi yerin döşenmesi, göklerin yaratılışından sonradır. Bizzat yerin yaratılması ise göklerin yaratılmasından öncedir. Nitekim Yüce Allah, şöyle buyurmaktadır: “De ki: Siz, yeri iki günde yaratan Allah’ı gerçekten inkâr ediyor ve O’na ortaklar mı koşuyorsunuz? Halbuki O, âlemlerin Rabbidir... Sonra duman halinde bulunan semâya yöneldi de... böylece onları yedi gök olmak üzere iki günde yarattı.” (Fussilet, 41/9-12)

İşte bunca muazzam büyüklükteki gökleri, göklerdeki aydınlık yıldızları ve gök cisimlerini, üstü toprakla örtülü kesif yeri, orada bulunan mahlukatın zorunlu ihtiyaçlarını ve faydalarına olacak şeyleri yaratan, hiç şüphesiz mükellef varlıkları da ölümden sonra tekrar diriltecektir ve amellerinin karşılıklarını onlara verecektir. Kim bu dünyada iyilik işlerse ona iyilik yani cennet vardır. Kim de kötülük işlerse artık o, kendinden başkasını kınamasın.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ve dağları da toprağa sabit kıldı.

Kelimeler

2 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَٱلْجِبَالَ velcibale ve dağları kök: جبل
  2. أَرْسَىٰهَا ersaha oturttu kök: رسو

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: رسو (14 geçiş)

    Sana kıyametin ne zaman kopacağını soruyorlar. De ki: "Onun bilgisi ancak Rabbimin katındadır. Onu vaktinde ancak O (Allah) ortaya çıkaracaktır. O…

  • Aynı kök: رسو (14 geçiş)

    (Nuh), "Binin ona. Onun yüzüp gitmesi de durması da Allah'ın adıyladır. Şüphesiz Rabbim çok bağışlayandır, çok merhamet edendir." dedi.

  • Aynı kök: رسو (14 geçiş)

    O, yeri yayıp döşeyen, orada dağlar, nehirler meydana getiren, orada her türlü meyveden (erkekli-dişili) iki eş yaratandır. O, geceyi gündüze…

  • Aynı kök: جبل (41 geçiş)

    Hani İbrahim, "Rabbim! Bana ölüleri nasıl dirilttiğini göster" demişti. (Allah ona) "İnanmıyor musun?" deyince, "Hayır (inandım) ancak kalbimin…

  • Aynı kök: جبل (41 geçiş)

    "Hatırlayın ki Allah Ad kavminden sonra, sizi onların yerine getirdi ve sizi yeryüzünde yerleştirdi. Yerin ovalarında köşkler kuruyor, dağları oyup…

  • Aynı kök: جبل (41 geçiş)

    Musa, belirlediğimiz yere (Tur'a) gelip Rabbi de ona konuşunca, "Rabbim! Bana (kendini) göster, sana bakayım" dedi. Allah da, "Beni (dünyada) katiyen…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

58 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Dağları (yere) O çakmıştır.

Mustafa İslamoğlu

ve dağları sağlamca O yerleştirdi;

Muhammed Esed

ve dağları sağlam şekilde yerleştirmiştir:

Ahmed Hulusi

Dağlara gelince, onları demir atmış gibi dikip sabitledi.

Ali Bulaç

Dağlarını dikip oturttu;

Ali Özek ve heyeti

ve dağları sağlam bir şekilde yerleştirdi.

Ali Rıza Safa

Ve dağları yerleştirdi.

Bayraktar Bayraklı

- Ardından yerküreyi döşedi. Sizin ve hayvanlarınızın geçimi için yerden suyunu ve bitkilerini çıkardı. Dağları yerleştirdi.

Edip Yüksel

Dağları da çaktı.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Dağları da çaktı.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ve dağlarını oturttu.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve dağlarını oturttu

Erhan Aktaş

Ona dağlar yerleştirdi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ona dağlar yerleştirdi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ona dağlar yerleştirdi.

Gültekin Onan

Dağlarını dikip oturttu;

Hasan Basri Çantay

Dağları (nı sapasağlam) dikdi.

İbni Kesir

Dağları dikmiştir.

Mehmet Alagaş

(27-33) Sizin yaratmanız mı şiddetli yoksa bizim göğü bina etmemiz mi? (Hangisi daha şiddetli) Onun tavanını yükseltti ve seviyelendirdi / düzgün hale getirdi, gecesini kapatarak kararttı (göz yummak gibi) Ondan kuşluk vaktini çıkarttı. Bunun ardından arzı da yaydı ve serdi, ondan / arzdan suyunu da otlağını da / merasını da çıkardı , dağları çakılıp kalan yaptı, yer, sizin ve hayvanlarınız için geçim kaynağıdır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Dağları da sapasağlam yerleştirdi.

Süleyman Ateş

Dağları oturttu,

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Dağlarını zaten sabitlemişti dipnot 1 .

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Dağlar, gökler yaratılmadan önce, ilk dört günde sabitlenmişti. Üstten dibe doğru sabitleyen oturaklı dağlar yerleştirip yeri (içini) bereketlendiren ve her türden nimetin gıdalarının ölçüsünü dört günde oluşturup araştıranlar (arayanlar) için dengeli bir şekilde yayan O'dur. (Fussilet 41/10)

Şaban Britch

Dağları da yerleştirdi.

Şaban Piriş

Dağları da yerleştirdi.

Yaşar Nuri Öztürk

Dağları, demir atmış gibi oturttu;

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

and the mountains He set and anchored for stabilization, *

Abdul Haleem

and setting firm mountains [in it]

Abdullah Yusuf Ali

And the mountains hath He firmly fixed;-

Abul A'la Maududi

and firmly fixed in it mountains;

Aisha Bewley

and made the mountains firm,

Al-Hilali & Khan

And the mountains He has fixed firmly,

Ali Quli Qarai

and set firm the mountains,

Amatul Rahman Omar

He set the mountains firmly.

Arthur John Arberry

and the mountains He set firm,

Bijan Moeinian

And the mountains which are firmly established on earth.

E. Henry Palmer

And the mountains He did firmly set,

Edip-Layth

The mountains He fixed firmly.

George Sale

and He established the mountains,

Hamid S. Aziz

And the mountains, He made them firm,

Mahmoud Ghali

And the mountains He made steady, (i. e., made them anchorages).

Marmaduke Pickthall

And He made fast the hills,

Mohamed Ahmed - Samira

And stabilized the mountains

Muhammad Asad

and has made the mountains firm:

Mustafa Khattab

and setting the mountains firmly ˹upon it˺—

Progressive Muslims

And the mountains He fixed firmly.

Rashad Khalifa

He established the mountains.

Sahih International

And the mountains He set firmly

Sam Gerrans

And the mountains He set firmly

Shabbir Ahmed

And the mountains He firmly fixed.

Syed Vickar Ahamed

And the mountains He has firmly fixed—

Taqi Usmani

and firmly fixed the mountains,

The Monotheist Group

And the mountains He fixed firmly.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Naziât suresi, 32. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Naziât suresi, 32. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Naziât suresi, 32. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩