Naziât suresi

Naziât suresi, 29. ayet

Naziât suresi, 29. ayet. وَأَغْطَشَ لَيْلَهَا وَأَخْرَجَ ضُحَىٰهَا

veagṭaşe leylehâ veaḫrace ḍuḥâhâ.

Diyanet İşleri

O göğün gecesini karanlık yaptı, ışığını da çıkardı.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Naziât 26–32 · surenin 29. ayeti / 46

Konu Göğün ve yerin düzenlenişi Naziât 27–33 3

  1. Naziât 26

    Şüphesiz bunda Allah'tan sakınıp korkan kimseler için büyük bir ibret vardır.

  2. Naziât 27

    (Ey inkarcılar!) Sizi yaratmak mı daha zor, yoksa göğü yaratmak mı? Onu Allah kurmuştur.

  3. Naziât 28

    Onu yükseltmiş ve ona düzen ve ahenk vermiştir.

  4. 29

    O göğün gecesini karanlık yaptı, ışığını da çıkardı.

  5. Naziât 30

    Ardından yeri düzenleyip döşedi.

  6. Naziât 31

    Ondan suyunu ve merasını çıkardı.

  7. Naziât 32

    Dağları sağlam bir şekilde yerleştirdi.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 27–33. ayetler için yazılmıştır.

27-28. Yüce Allah, öldükten sonra dirilişi inkâr edenlere, Allah’ın bedenleri tekrar yaratacağını uzak görenlere açıkça anlaşılan bir delili göstererek şöyle buyurmaktadır:

Ey insanlar! “Sizi yaratmak mı daha zordur yoksa” pek büyük olan, yaratılışı itibari ile güçlü ve gözleri kamaştıracak kadar yüce ve yüksek olan “göğü mü? Onu O” Allah “bina etti. Onu yükseltip kusursuz” yani yapısını da şeklini de akıllara hayret verecek, zihinleri durduracak şekilde sağlam ve mükemmel “yaptı.”

29. “Gecesini karanlık yaptı” ve karanlık semânın dört bir yanını kuşatıp yeryüzünü de kararttı.

"Gündüzünü de aydınlıkla açığa çıkardı.” Güneşi doğdurmak sureti ile orada pek büyük bir aydınlığı ortaya çıkardı. İnsanlar da din ve dünya maslahatlarını görmek için etrafa yayıldı.

30. “Bundan” gökleri yarattıktan “sonra da yeri yayıp döşedi.” Onun faydalı zenginliklerini yaratıp düzenledi. Bu faydaları da şu buyruklarıyla açıklamaktadır:

31-33. “Ondan suyunu ve otlağını çıkardı. Dağları da köklü bir şekilde yerleştirdi.” Onları yere sabit kıldı. Buna göre âyet-i kerimeden açıkça anlaşıldığı gibi yerin döşenmesi, göklerin yaratılışından sonradır. Bizzat yerin yaratılması ise göklerin yaratılmasından öncedir. Nitekim Yüce Allah, şöyle buyurmaktadır: “De ki: Siz, yeri iki günde yaratan Allah’ı gerçekten inkâr ediyor ve O’na ortaklar mı koşuyorsunuz? Halbuki O, âlemlerin Rabbidir... Sonra duman halinde bulunan semâya yöneldi de... böylece onları yedi gök olmak üzere iki günde yarattı.” (Fussilet, 41/9-12)

İşte bunca muazzam büyüklükteki gökleri, göklerdeki aydınlık yıldızları ve gök cisimlerini, üstü toprakla örtülü kesif yeri, orada bulunan mahlukatın zorunlu ihtiyaçlarını ve faydalarına olacak şeyleri yaratan, hiç şüphesiz mükellef varlıkları da ölümden sonra tekrar diriltecektir ve amellerinin karşılıklarını onlara verecektir. Kim bu dünyada iyilik işlerse ona iyilik yani cennet vardır. Kim de kötülük işlerse artık o, kendinden başkasını kınamasın.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Güneş'i battığı zaman gecesini kararttı ve doğduğu zamanda ışığını gösterdi.

Kelimeler

4 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَأَغْطَشَ ve egtaşe örtüp kararttı kök: غطش
  2. لَيْلَهَا leyleha gecesini kök: ليل
  3. وَأَخْرَجَ ve ehrace ve açığa çıkardı kök: خرج
  4. ضُحَىٰهَا duhaha kuşluğunu kök: ضحو

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: ضحو (7 geçiş)

    Ya da o memleketlerin halkları kuşluk vakti gülüp oynarken kendilerine azabımızın gelmesinden emin mi oldular?

  • Aynı kök: ضحو (7 geçiş)

    Musa, "Buluşma vaktimiz, bayram günü, insanların toplandığı kuşluk vaktidir" dedi.

  • Aynı kök: ضحو (7 geçiş)

    "Orada ne susuzluk çekersin, ne de güneş altında kalırsın."

  • Aynı kök: ليل (92 geçiş)

    Hani, biz Musa ile kırk gece için sözleşmiştik. Sizler ise onun ardından (kendinize) zulmederek bir buzağıyı tanrı edinmiştiniz.

  • Aynı kök: ليل (92 geçiş)

    Şüphesiz, göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde, insanlara yarar sağlayacak şeylerle denizde seyreden…

  • Aynı kök: ليل (92 geçiş)

    Oruç gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak size helal kılındı. Onlar, size örtüdürler, siz de onlara örtüsünüz. Allah, (Ramazan gecelerinde hanımlarınıza…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

57 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Gecesini karanlık yapmış, (gündüz) ışığını çıkarıp var etmiştir.

Mustafa İslamoğlu

onun gecesini adım adım O kararttı, aydınlığını kıvamında O çıkardı.

Muhammed Esed

onun gecesini karanlık yapmış ve gündüzünü aydınlatmıştır.

Ahmed Hulusi

Onun gecesini kararttı, onun gündüzünü aydınlattı.

Ali Bulaç

Gecesini kararttı, kuşluğunu açığa çıkardı.

Ali Özek ve heyeti

Gecesini kararttı, gündüzünü ağarttı.

Ali Rıza Safa

Gecesini karanlık yaptı ve kuşluğunu açığa çıkardı.

Bayraktar Bayraklı

- Sizi yaratmak mı daha güç, yoksa gökyüzünü yaratmak mı, ki onu Allah bina etti, onu yükseltip düzene koydu. Gecesini karanlık yapmış, gündüzünü aydınlatmıştır.

Edip Yüksel

Gecesini kararttı, sabahını ise ortaya çıkardı.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Gecesini kararttı, sabahını ise ortaya çıkardı.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Gecesini kararttı, kuşluğunu çıkardı.

Elmalılı Hamdi Yazır

Gecesini kararttı, kuşluğunu çıkardı

Erhan Aktaş

Gecesini kararttı, gündüzünü aydınlattı.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Gecesini kararttı, gündüzünü aydınlattı.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Gecesini kararttı, gündüzünü aydınlattı.

Gültekin Onan

Gecesini kararttı, kuşluğunu açığa çıkardı.

Hasan Basri Çantay

Onun gecesini karardı, gündüzünü (aydınlığa) çıkardı.

İbni Kesir

Gecesini karanlık yapmış, gündüzünü ortaya çıkarmıştır.

Mehmet Alagaş

(27-33) Sizin yaratmanız mı şiddetli yoksa bizim göğü bina etmemiz mi? (Hangisi daha şiddetli) Onun tavanını yükseltti ve seviyelendirdi / düzgün hale getirdi, gecesini kapatarak kararttı (göz yummak gibi) Ondan kuşluk vaktini çıkarttı. Bunun ardından arzı da yaydı ve serdi, ondan / arzdan suyunu da otlağını da / merasını da çıkardı , dağları çakılıp kalan yaptı, yer, sizin ve hayvanlarınız için geçim kaynağıdır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Gecesini karanlık yaptı, gündüzünü aydınlığa çıkardı.

Süleyman Ateş

Gecesini örtüp kararttı, kuşluğunu (güneşinin ışığını) açığa çıkardı.

Süleymaniye Vakfı

gecesini perde kıldı dipnot 1 ve (gündüz vaktinde de) duhasını /dalga dalga yaydığı ışığı ortaya çıkardı.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "Perde kıldı" anlamı verdiğimiz "ağtaşa (أَغْطَشَ)" fiilinin türetildiği el-ağtaş (الْأَغْطَشُ), gözünde, gözyaşına benzer bir tabaka oluşan kişiyi ifade eder (Müfredat). Bu da onun gözü için bir perde olur ve görmesi zayıflar. Bu ayet bize geceyi tanıtmaktadır. Gece ve gündüz, güneş ve ay gibi birer ayrı varlıktır, gün boyu kendi yörüngelerinde dolaşırlar ve her biri, diğerini, bir sarık gibi sarar (Zümer 39/5). Gündüz bitinceye kadar gece üstte, gece bitinceye kadar da gündüz üstte olur. Gündüz üstte olunca gece, onun önünde bir perde olur. Gecenin değişmez bir göstergesi yoktur. Bu sebeple gecenin her yerde karanlık olması gerekmez. Ama gündüzün, güneş ışınlarını ışığa çevirme özelliği vardır, onun için gündüz daima aydınlık olur (İsra 17/12). Yazın kutup bölgelerinde, güneşin batmadığı günlerde gece gündüzü perdeler ve güneşin ışınlarını yeryüzüne ışık olarak yansıtır ama güneşin ısısını engellediği için oluşan aydınlık, gündüz ışığı gibi parlak olmaz. Biraz kamaşan gözlerin gördüğü ışık gibi olur. Karanlık olması dışında gecenin bütün özellikleri ortaya çıktığından ona, beyaz gece denir (Şems 91/1, Duha 93/1-2).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Gecesini alametsiz kıldı dipnot 1 ve duhasını çıkardı.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "Ağtaşa'nın kökü ğataş = الغَطَشُ göz kamaşması demektir. Kamaşan göz için her şey belirsizdir. Nereye gittiği belli olmayacak şekilde yolu kaybolmuş çöle; mefazetun ğatşa = مفَازةٌ غَطْشى. denir. (Lisan'ul-arab) Gecenin belirtisiz olması değişmez bir göstergesinin olmamasıdır. Bu yüzden kutup bölgelerinde beyaz geceler oluşur.

Şaban Britch

Gecesini karanlık yaptı, gündüzünü aydınlığa çıkardı.

Şaban Piriş

Gecesini karanlık yaptı, gündüzünü aydınlığa çıkardı.

Yaşar Nuri Öztürk

Gecesini kararttı, kuşluğunu ortaya çıkardı.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Its night did He darken and the day did He pervade with light and illuminate.

Abdul Haleem

giving darkness to its night and bringing out its morning brightness,

Abdullah Yusuf Ali

Its night doth He endow with darkness, and its splendour doth He bring out (with light).

Abul A'la Maududi

and covered its night with darkness and brought forth from it its day; dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The night and the day have been attributed to the heaven, for the night falls when the sun of the heavens sets and the day dawns when it rises. The word cover has been used for the night in the sense that after the sun has set the darkness of the night so spreads over the earth as though it has covered it from above by a curtain.

Aisha Bewley

He darkened its night and brought forth its morning light.

Al-Hilali & Khan

Its night He covers with darkness and its forenoon He brings out (with light)

Ali Quli Qarai

and darkened its night, and brought forth its day;

Amatul Rahman Omar

And He gave darkness to its night, and brought forth the morn thereof.

Arthur John Arberry

and darkened its night, and brought forth its forenoon;

Bijan Moeinian

And observe the light of the day that follows the darkness of the night.

E. Henry Palmer

and made its night to cover it, and brought forth its noonday light;

Edip-Layth

He covered its night and brought out its morning.

George Sale

And He hath made the night thereof dark, and hath produced the light thereof.

Hamid S. Aziz

And He made dark its night and its splendour does He bring out with light.

Mahmoud Ghali

And He bedimmed its night and brought out its forenoon.

Marmaduke Pickthall

And He made dark the night thereof, and He brought forth the morn thereof.

Mohamed Ahmed - Samira

Gave darkness to its night, and brightness to its day;

Muhammad Asad

and He has made dark its night and brought forth its light of day.

Mustafa Khattab

He dimmed its night, and brought forth its daylight.

Progressive Muslims

And He covered its night and brought out its morning.

Rashad Khalifa

He made its night dark, and brightened its morn.

Sahih International

And He darkened its night and extracted its brightness.

Sam Gerrans

And He made dark its night, and brought forth its morning.

Shabbir Ahmed

And He made dark its night and its splendor He brings out.

Syed Vickar Ahamed

At night He grants its darkness and its brightness He brings out (with light):

Taqi Usmani

and darkened its night, and brought forth its daylight,

The Monotheist Group

And He covered its night and brought out its morning.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Naziât suresi, 29. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Naziât suresi, 29. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Naziât suresi, 29. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩