Naziât suresi

Naziât suresi, 31. ayet

Naziât suresi, 31. ayet. أَخْرَجَ مِنْهَا مَآءَهَا وَمَرْعَىٰهَا

aḫrace minhâ mâehâ vemer`âhâ.

Diyanet İşleri

Ondan suyunu ve merasını çıkardı.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Naziât 28–34 · surenin 31. ayeti / 46

Konu Göğün ve yerin düzenlenişi Naziât 27–33 3

  1. Naziât 28

    Onu yükseltmiş ve ona düzen ve ahenk vermiştir.

  2. Naziât 29

    O göğün gecesini karanlık yaptı, ışığını da çıkardı.

  3. Naziât 30

    Ardından yeri düzenleyip döşedi.

  4. 31

    Ondan suyunu ve merasını çıkardı.

  5. Naziât 32

    Dağları sağlam bir şekilde yerleştirdi.

  6. Naziât 33

    Bunları sizin için ve hayvanlarınız için bir yarar kaynağı yaptı.

  7. Naziât 34

    (34-35) En büyük felaket (kıyamet) geldiği zaman, o gün insan yaptıklarını hatırlar.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 27–33. ayetler için yazılmıştır.

27-28. Yüce Allah, öldükten sonra dirilişi inkâr edenlere, Allah’ın bedenleri tekrar yaratacağını uzak görenlere açıkça anlaşılan bir delili göstererek şöyle buyurmaktadır:

Ey insanlar! “Sizi yaratmak mı daha zordur yoksa” pek büyük olan, yaratılışı itibari ile güçlü ve gözleri kamaştıracak kadar yüce ve yüksek olan “göğü mü? Onu O” Allah “bina etti. Onu yükseltip kusursuz” yani yapısını da şeklini de akıllara hayret verecek, zihinleri durduracak şekilde sağlam ve mükemmel “yaptı.”

29. “Gecesini karanlık yaptı” ve karanlık semânın dört bir yanını kuşatıp yeryüzünü de kararttı.

"Gündüzünü de aydınlıkla açığa çıkardı.” Güneşi doğdurmak sureti ile orada pek büyük bir aydınlığı ortaya çıkardı. İnsanlar da din ve dünya maslahatlarını görmek için etrafa yayıldı.

30. “Bundan” gökleri yarattıktan “sonra da yeri yayıp döşedi.” Onun faydalı zenginliklerini yaratıp düzenledi. Bu faydaları da şu buyruklarıyla açıklamaktadır:

31-33. “Ondan suyunu ve otlağını çıkardı. Dağları da köklü bir şekilde yerleştirdi.” Onları yere sabit kıldı. Buna göre âyet-i kerimeden açıkça anlaşıldığı gibi yerin döşenmesi, göklerin yaratılışından sonradır. Bizzat yerin yaratılması ise göklerin yaratılmasından öncedir. Nitekim Yüce Allah, şöyle buyurmaktadır: “De ki: Siz, yeri iki günde yaratan Allah’ı gerçekten inkâr ediyor ve O’na ortaklar mı koşuyorsunuz? Halbuki O, âlemlerin Rabbidir... Sonra duman halinde bulunan semâya yöneldi de... böylece onları yedi gök olmak üzere iki günde yarattı.” (Fussilet, 41/9-12)

İşte bunca muazzam büyüklükteki gökleri, göklerdeki aydınlık yıldızları ve gök cisimlerini, üstü toprakla örtülü kesif yeri, orada bulunan mahlukatın zorunlu ihtiyaçlarını ve faydalarına olacak şeyleri yaratan, hiç şüphesiz mükellef varlıkları da ölümden sonra tekrar diriltecektir ve amellerinin karşılıklarını onlara verecektir. Kim bu dünyada iyilik işlerse ona iyilik yani cennet vardır. Kim de kötülük işlerse artık o, kendinden başkasını kınamasın.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Orada akan kaynaklarla suyunu çıkardı ve hayvanların otladığı bitkiler yetiştirdi.

Kelimeler

4 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. أَخْرَجَ ehrace çıkardı kök: خرج
  2. مِنْهَا minha ondan
  3. مَآءَهَا maeha suyunu kök: موه
  4. وَمَرْعَىٰهَا ve mer'aaha ve otlağını kök: رعي

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: رعي (10 geçiş) · Aynı kök: موه (63 geçiş) · Ortak kavram: Su

    Medyen suyuna varınca, suyun başında (hayvanlarını) sulamakta olan bazı insanlar gördü. Bunların yanında da koyunlarını suya salmamak için uğraşan…

  • Aynı kök: رعي (10 geçiş)

    Ey iman edenler! "Ra'ina (bizi gözet)" demeyin, "unzurna (bize bak)" deyin ve dinleyin. Kafirler için acıklı bir azap vardır.

  • Aynı kök: رعي (10 geçiş)

    Yahudilerden öyleleri var ki, (kelimeleri yerlerinden kaydırıp) tahrif ederek onları anlamlarından uzaklaştırırlar. Dillerini eğip bükerek ve dine…

  • Aynı kök: موه (63 geçiş) · Ortak kavram: Su

    O, yeri sizin için döşek, göğü de bina yapan, gökten su indirip onunla size rızık olarak çeşitli ürünler çıkarandır. Öyleyse siz de bile bile Allah'a…

  • Aynı kök: موه (63 geçiş) · Ortak kavram: Su

    Sonra bunun ardından kalpleriniz yine katılaştı; taş gibi, hatta daha katı oldu. Çünkü taş vardır ki, içinden ırmaklar fışkırır. Taş vardır ki…

  • Aynı kök: موه (63 geçiş) · Ortak kavram: Su

    Şüphesiz, göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde, insanlara yarar sağlayacak şeylerle denizde seyreden…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

58 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Ondan (yerden) suyunu ve bitki örtüsünü de O çıkarmıştır.

Mustafa İslamoğlu

orada suyunu ve bitki örtüsünü O çıkarttı;

Muhammed Esed

yerden suyu ve bitki örtüsünü çıkartmış,

Ahmed Hulusi

Ondan onun suyunu ve mer'asını çıkardı(ğı halde).

Ali Bulaç

Ondan da suyunu ve otlağını çıkardı.

Ali Özek ve heyeti

Yerden suyunu ve otlağını çıkardı

Ali Rıza Safa

Ondan, suyunu ve otlağını çıkardı.

Bayraktar Bayraklı

- Ardından yerküreyi döşedi. Sizin ve hayvanlarınızın geçimi için yerden suyunu ve bitkilerini çıkardı. Dağları yerleştirdi.

Edip Yüksel

Ondan suyunu ve otlağını çıkardı.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Ondan suyunu ve otlağını çıkardı.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ondan suyunu ve otlağını çıkardı.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ondan suyunu ve mer'asını çıkardı

Erhan Aktaş

Ondan suyunu ve yeşilliğini çıkardı.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ondan suyunu ve yeşilliğini çıkardı.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ondan suyunu ve yeşilliğini çıkardı.

Gültekin Onan

Ondan da suyunu ve otlağını çıkardı.

Hasan Basri Çantay

Ondan suyunu, otlağını çıkardı.

İbni Kesir

Ondan suyunu ve otlağını çıkarmıştır.

Mehmet Alagaş

(27-33) Sizin yaratmanız mı şiddetli yoksa bizim göğü bina etmemiz mi? (Hangisi daha şiddetli) Onun tavanını yükseltti ve seviyelendirdi / düzgün hale getirdi, gecesini kapatarak kararttı (göz yummak gibi) Ondan kuşluk vaktini çıkarttı. Bunun ardından arzı da yaydı ve serdi, ondan / arzdan suyunu da otlağını da / merasını da çıkardı , dağları çakılıp kalan yaptı, yer, sizin ve hayvanlarınız için geçim kaynağıdır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Oradan suyunu ve otlağını çıkardı.

Süleyman Ateş

Ondan suyunu ve otlağını çıkardı,

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Suyunu, otlağını çıkardı.

Şaban Britch

Ondan suyunu ve otlağını çıkardı.

Şaban Piriş

Ondan suyunu ve otlağını çıkardı.

Yaşar Nuri Öztürk

Ondan suyunu, otlağını çıkardı.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

He exteriorized its water and out of it did He spring its vegetation,

Abdul Haleem

bringing waters and pastures out of it,

Abdullah Yusuf Ali

He draweth out therefrom its moisture and its pasture;

Abul A'la Maududi

and brought out of it its water and its pasture, dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Pasture, here does not only imply pasture and fodder for the animals but all kinds of herbal produce suitable for consumption both by man and by animal. An example of the use of raat, which is generally used in Arabic for the grazing animals, is found in (Surah Yusuf, Ayat 12), signifying that this word is sometimes used for man also. The brothers of Joseph said to their father: Send Joseph with us tomorrow that he may freely graze and enjoy sport. Here, the word grace (raat) for the child has been used in the meaning that he may move about freely in the jungle and pluck and eat fruit.

Aisha Bewley

and brought forth from it its water and its pastureland

Al-Hilali & Khan

And brought forth therefrom its water and its pasture.

Ali Quli Qarai

and brought forth from it its water and pastures,

Amatul Rahman Omar

He produced from it its water and pasture.

Arthur John Arberry

therefrom brought forth its waters and its pastures,

Bijan Moeinian

See the water which is being re-cycled on earth creating pastures.

E. Henry Palmer

He brings forth from it its water and its pasture.

Edip-Layth

He brought forth from it its water and pasture.

George Sale

whence He caused to spring forth the water thereof, and the pasture thereof;

Hamid S. Aziz

He brought forth from it its water and its pasturage.

Mahmoud Ghali

There from He brought out its water, and its pasture.

Marmaduke Pickthall

And produced therefrom the water thereof and the pasture thereof,

Mohamed Ahmed - Samira

He brought out its water and its pastures from it,

Muhammad Asad

and has caused its waters to come out of it, and its pastures,

Mustafa Khattab

bringing forth its water and pastures

Progressive Muslims

He brought forth from it its water and pasture.

Rashad Khalifa

From it, He produced its own water and pasture.

Sahih International

He extracted from it its water and its pasture,

Sam Gerrans

He brought forth therefrom its water and its pasture;

Shabbir Ahmed

And produced from it its own water and pasture.

Syed Vickar Ahamed

He draws out its moisture from there and its grazing lands;

Taqi Usmani

From it, He brought out its water and its meadows,

The Monotheist Group

He brought forth from it its water and pasture.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Naziât suresi, 31. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Naziât suresi, 31. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Naziât suresi, 31. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩