Neml suresi

Neml suresi, 72. ayet

Neml suresi, 72. ayet. قُلْ عَسَىٰٓ أَن يَكُونَ رَدِفَ لَكُم بَعْضُ ٱلَّذِى تَسْتَعْجِلُونَ

ḳul `asâ ey yekûne radife leküm ba`ḍu-lleẕî testa`cilûn.

Diyanet İşleri

De ki: "Belki de acele gelmesini istediğiniz şeyin bir kısmı size çok yaklaşmıştır."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Neml 69–75 · surenin 72. ayeti / 93
  1. Neml 69

    De ki: "Yeryüzünde dolaşın da suçluların sonunun nasıl olduğuna bir bakın."

  2. Neml 70

    Onlardan yana üzülme. Kurdukları tuzaklardan ötürü de sıkıntıya düşme.

  3. Neml 71

    Onlar, "Eğer doğru söyleyenler iseniz, bu tehdit ne zaman gerçekleşecek?" diyorlar.

  4. 72

    De ki: "Belki de acele gelmesini istediğiniz şeyin bir kısmı size çok yaklaşmıştır."

  5. Neml 73

    Şüphesiz senin Rabbin insanlara karşı lütuf sahibidir. Ancak onların çoğu şükretmezler.

  6. Neml 74

    Şüphesiz senin Rabbin, onların kalplerinin gizlediği şeyleri de, açığa çıkardıklarını da mutlaka bilir.

  7. Neml 75

    Gökte ve yerde gaib (gizli) hiçbir şey yoktur ki apaçık bir Kitap'ta (Levh-i Mahfuz'da) olmasın.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

72. “De ki: “(Ne biliyorsunuz) belki de o acele ettiğiniz (azabın) bir kısmı, hemen ardınızdadır.” Size çok yakındır ve başınıza gelmesi iyice yakınlaşmıştır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Peygamber!- Onlara de ki: “Belki de acele ettiğiniz azabın bir bölümü size çok yaklaşmıştır.''

Kelimeler

9 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. قُلْ kul de ki kök: قول
  2. عَسَىٰٓ asa belki de kök: عسي
  3. أَن en
  4. يَكُونَ yekune olmuştur kök: كون
  5. رَدِفَ radife ardınıza takılmıştır kök: ردف
  6. لَكُم lekum sizin
  7. بَعْضُ bea'du bir kısmı kök: بعض
  8. ٱلَّذِى llezi
  9. تَسْتَعْجِلُونَ testea'cilune acele ettiğiniz(azab)ın kök: عجل

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: ردف (3 geçiş)

    Hani Rabbinizden yardım istiyor, yalvarıyordunuz. O da, "Ben size ard arda bin melekle yardım ediyorum" diye cevap vermişti.

  • Aynı kök: ردف (3 geçiş)

    (6-7) Büyük bir sarsıntının olacağı o günde o sarsıntıyı, peşinden gelen başka bir sarsıntı izleyecektir.

  • Aynı kök: عسي (30 geçiş) · Aynı kök: بعض (158 geçiş)

    Ey iman edenler! Kadınlara zorla mirasçı olmanız size helal değildir. Açık bir hayasızlık yapmış olmaları dışında, kendilerine verdiklerinizin bir…

  • Aynı kök: عسي (30 geçiş)

    Savaş, hoşunuza gitmediği halde, size farz kılındı. Olur ki, bir şey sizin için hayırlı iken, siz onu hoş görmezsiniz. Yine olur ki, bir şey sizin…

  • Aynı kök: عسي (30 geçiş)

    Musa'dan sonra İsrailoğullarının ileri gelenlerini görmedin mi (ne yaptılar)? Hani, peygamberlerinden birine, "Bize bir hükümdar gönder de Allah…

  • Aynı kök: عجل (47 geçiş)

    Hani, biz Musa ile kırk gece için sözleşmiştik. Sizler ise onun ardından (kendinize) zulmederek bir buzağıyı tanrı edinmiştiniz.

  • Aynı kök: عجل (47 geçiş)

    Musa, kavmine dedi ki: "Ey kavmim! Sizler, buzağıyı ilah edinmekle kendinize yazık ettiniz. Gelin yaratıcınıza tövbe edin de nefislerinizi öldürün…

  • Aynı kök: عجل (47 geçiş)

    Andolsun, Musa size açık mucizeler getirmişti de, arkasından sizler nefislerinize zulüm ederek buzağıyı ilah edinmiştiniz.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

85 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

De ki: "Acele gelmesini istediğiniz (azab)ın bir kısmı başınıza gelmek üzeredir."

Mustafa İslamoğlu

De ki: "Belki de, acele gelmesini istediğiniz o azabın bir kısmı peşinize çoktan takılmıştır bile!"

Muhammed Esed

de ki: "O çarçabuk gelmesini istediğiniz azabın bir kısmı belki de peşinize düşmüştür bile..."

Ahmed Hulusi

De ki: "Acele istediğinizin bir kısmı belki de sizin arkanıza takılmıştır!"

Ali Bulaç

De ki: "Belki de acele etmekte olduğunuzun (azabın) bir kısmı size yetişmiştir bile."

Ali Özek ve heyeti

De ki: Çabucak gelmesini istediğiniz şeyin (azabın) bir kısmı herhalde yakında başınıza gelecektir.

Ali Rıza Safa

"De ki: "İvedi olarak istediğinizin bir parçası, belki de peşinize düşmüştür!"

Bayraktar Bayraklı

De ki: "Çarçabuk gelmesini istediğiniz azabın bir kısmı herhalde yakında başınıza gelecektir."

Edip Yüksel

"Belki, meydan okuyarak istediğiniz şeylerin bir kısmı size çatmıştır bile" de.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'Belki, meydan okuyarak istediğiniz şeylerin bir kısmı size çatmıştır bile,' de.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

De ki: "Belki de çabuk gelmesini istediğiniz o azabın bir kısmı ensenize binmiş bulunuyor."

Elmalılı Hamdi Yazır

De ki: "belki o ivdiğinizin bir kısmı ensenize binmiş bulunuyor"

Erhan Aktaş

De ki: "Çarçabuk istediğiniz azabın bir kısmı belki de size yaklaşmıştır."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

De ki: "Çarçabuk istediğiniz azabın bir kısmı belki de size yaklaşmıştır."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

De ki: "Çarçabuk istediğiniz azabın bir kısmı belki de size yaklaşmıştır."

Gültekin Onan

De ki: "Belki de acele etmekte olduğunuzun (azabın) bir kısmı size yetişmiştir bile."

Hasan Basri Çantay

De ki: "Çabucak (gelmesini) istemekde olduğunuz (o azab) ın bir kısmı ensenize binmek üzeredir".

İbni Kesir

De ki: Çabucak istemekte olduğunuzun bir kısmı ensenize inmek üzeredir.

Mehmet Alagaş

(65-75) De ki, Allah'tan başka göklerin ve yerin gaybını kimse bilemez , (Gayb; şahitliğe / idrake kapalı hakikat) tekrar diriltilmelerinin ne zaman olduğunun bilincinde değildirler / şuurunda değildirler. Aksine onlara ahiret konusundaki ilimler ard arda gelmesine rağmen ondan / ahiretten şüphe içindedirler, ayrıca ona karşı kördürler. (Zihinlerinin bir tarafı ahiret ne zaman diyor, adeta ne kadar vaktimiz kaldı bilelim diyor, bir taraf ise şüphe içinde) Kafirler dediler ki, babalarımız ve bizler toprak olduğumuz vakit çıkarılacak mıyız gerçekten? Kesinlikle bu, bize, önceki babalarımıza da vaat olunmuştu, bu kesinlikle evvel kilerin efsaneleridir. De ki gezin yeryüzünde , suçluların sonucu nasıl olmuş bakın. Onlara karşı üzülme, onların tuzaklarına karşı sıkı lma / darlanma. Diyorlar ki eğer doğru sözlü isen ne zaman bu vaat? De ki o belki de acele istediğiniz şeyin bazısı sizin ensenizde olabilir / ansızın başınıza gelebilir. Kesinlikle Rabbinin insanlar üzerinde fazlı vardır, velakin onların çoğu teşekkür etmiyorlar. Elbette ki Rabbin göğüslerinde ne sakladıklarını ve neyi açığa çıkardıklarını pekâlâ bilir. Göklerde ve yerde kaybolan bir şey yoktur ancak apaçık bir kitaptadır

Rowwad Tercüme Merkezi

De ki: "(Kim bilir?) Belki de çabucak istemekte olduğunuzun (azabın) bir kısmı size pek de yakındır!"

Süleyman Ateş

De ki: "Belki de acele ettiğiniz(azab)ın bir kısmı ardınıza takılmıştır, bile."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

De ki; "Acele gelmesini istediğiniz azabın bir kısmı belki de yanı başınızdadır.

Şaban Britch

De ki: (Kim bilir?) Belki de çabucak istemekte olduğunuzun (azabın) bir kısmı size pek de yakındır!

Şaban Piriş

-Acele istediğiniz şeyin bir kısmının peşinizde olması ümit edilir, de!

Yaşar Nuri Öztürk

De ki: "Acele isteyip durduğunuzun bir kısmı belki de arkanıza takılmıştır."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Say to them O Muhammad: "It is hoped that some of what you have been promised and wish it be hastened on may overtake you now".

Abdul Haleem

Say, ‘Maybe some of what you seek to hasten is near at hand.’

Abdullah Yusuf Ali

Say: "It may be that some of the events which ye wish to hasten on may be (close) in your pursuit!"

Abul A'la Maududi

Say: "The chastisement whose hastening you have been asking for, maybe a part of it has drawn quite near to you." dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This is a royal way of saying a thing. When words like "may be", “perhaps”, “no wonder”, etc. occur in the Divine discourse, they do not contain any sense of doubt, but express Allah’s Independence and Self-Sufficiency. Allah’s power is so great that His willing a thing and its happening is one and the same thing. It is inconceivable that He should will a thing and it should not happen. Therefore, when He says, “No wonder it may well be so”, it means, “It will certainly be so if you do not mend your ways.”

Aisha Bewley

Say: ‘It may well be that some of what you are anxious to hasten is right on your heels. ’

Al-Hilali & Khan

Say: "Perhaps that which you wish to hasten on, may be close behind you.

Ali Quli Qarai

Say, ‘Perhaps right behind you there is some of what you seek to hasten. ’

Amatul Rahman Omar

Say, `It is possible that a part of that (victory) which you are keen to precipitate may be close on your heels. '

Arthur John Arberry

Say: 'It may be that riding behind you already is some part of that you seek to hasten on.

Bijan Moeinian

Say: "You are already [being judged and partially] paying for some of your sins due to your challenge. "

E. Henry Palmer

Say, 'It may be that there is pressing close behind you a part of what ye would hasten on!'

Edip-Layth

Say, "You may already be being followed by some of what you hasten."

George Sale

Answer, peradventure some part of that punishment, which ye desire to be hastened, may follow close behind you:

Hamid S. Aziz

They say, "When shall this promise be if you do tell the truth?"

Mahmoud Ghali

Say, "It may be that coming immediately after you is some (part) of that which you seek to hasten. "

Marmaduke Pickthall

Say: It may be that a part of that which ye would hasten on is close behind you.

Mohamed Ahmed - Samira

Say: "Perhaps some of what you wish to hasten is right behind you. "

Muhammad Asad

say thou: "It may well be that something of that which [in your ignorance] you so hastily demands has already drawn close unto you. "

Mustafa Khattab

Say, ˹O Prophet,˺ "Perhaps some of what you seek to hasten is close at hand."

Progressive Muslims

Say: "It may already upon you by some of that which you hasten. "

Rashad Khalifa

Say, "You are already suffering some of the retribution you challenge."

Sahih International

Say, "Perhaps it is close behind you - some of that for which you are impatient.

Sam Gerrans

Say thou: “It may be that close behind you is some of what you would hasten.”

Shabbir Ahmed

Say, "You are already going through some of the suffering you challenge. "

Syed Vickar Ahamed

Say: "It can be that some of the events that you want hurried can be following (close to) you!"

Taqi Usmani

Say, "It is not unlikely that some part of that (punishment) which you are asking to come soon is already following you closely."

The Monotheist Group

Say: "Perhaps He is now sending your way some of that which you hasten."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Neml suresi, 72. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Neml suresi, 72. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Neml suresi, 72. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩