Nisâ suresi

Nisâ suresi, 12. ayet

Nisâ suresi, 12. ayet. وَلَكُمْ نِصْفُ مَا تَرَكَ أَزْوَٰجُكُمْ إِن لَّمْ يَكُن لَّهُنَّ وَلَدٌ فَإِن كَانَ لَهُنَّ وَلَدٌ فَلَكُمُ ٱلرُّبُعُ مِمَّا تَرَكْنَ مِنۢ بَعْدِ وَصِيَّةٍ يُوصِينَ بِهَآ أَوْ دَيْنٍ وَلَهُنَّ ٱلرُّبُعُ مِمَّا تَرَكْتُمْ إِن لَّمْ يَكُن لَّكُمْ وَلَدٌ فَإِن كَانَ لَكُمْ وَلَدٌ فَلَهُنَّ ٱلثُّمُنُ مِمَّا تَرَكْتُم مِّنۢ بَعْدِ وَصِيَّةٍ تُوصُونَ بِهَآ أَوْ دَيْنٍ وَإِن كَانَ رَجُلٌ يُورَثُ كَلَٰلَةً أَوِ ٱمْرَأَةٌ وَلَهُۥٓ أَخٌ أَوْ أُخْتٌ فَلِكُلِّ وَٰحِدٍ مِّنْهُمَا ٱلسُّدُسُ فَإِن كَانُوٓا۟ أَكْثَرَ مِن ذَٰلِكَ فَهُمْ شُرَكَآءُ فِى ٱلثُّلُثِ مِنۢ بَعْدِ وَصِيَّةٍ يُوصَىٰ بِهَآ أَوْ دَيْنٍ غَيْرَ مُضَآرٍّ وَصِيَّةً مِّنَ ٱللَّهِ وَٱللَّهُ عَلِيمٌ حَلِيمٌ

veleküm niṣfü mâ terake ezvâcüküm il lem yekül lehünne veled. fein kâne lehünne veledün felekümü-rrubü`u mimmâ terakne mim ba`di veṣiyyetiy yûṣîne bihâ ev deyn. velehünne-rrubü`u mimmâ teraktüm il lem yekül leküm veled. fein kâne leküm veledün felehünne-ŝŝümünü mimmâ teraktüm mim ba`di veṣiyyetin tûṣûne bihâ ev deyn. vein kâne racülüy yûraŝü kelâleten evi-mraetüv velehû eḫun ev uḫtün felikülli vâḥidim minhüme-ssüdüs. fein kânû ekŝera min ẕâlike fehüm şürakâü fi-ŝŝülüŝi mim ba`di veṣiyyetiy yûṣâ bihâ ev deynin gayra müḍârr. veṣiyyetem mine-llâh. vellâhü `alîmün ḥalîm.

Diyanet İşleri

Eğer çocukları yoksa, karılarınızın geriye bıraktıklarının yarısı sizindir. Eğer çocukları varsa, bıraktıklarının dörtte biri sizindir. (Bu paylaştırma, ölen karılarınızın) yaptıkları vasiyetlerin yerine getirilmesi, yahut borçlarının ödenmesinden sonradır. Eğer sizin çocuğunuz yoksa, bıraktığınızın dörtte biri onlarındır. Eğer çocuğunuz varsa, bıraktığınızın sekizde biri onlarındır. (Yine bu paylaştırma) yaptığınız vasiyetin yerine getirilmesinden, yahut borçlarınızın ödenmesinden sonradır. Eğer kendisine varis olunan bir erkek veya bir kadının evladı ve babası olmaz ve bir erkek veya bir kız kardeşi bulunursa, ona altıda bir düşer. Eğer (kardeşler) birden fazla olurlarsa, üçte birde ortaktırlar. (Bu paylaştırma varislere) zarar vermeksizin yapılan vasiyetin yerine getirilmesinden, yahut borcun ödenmesinden sonra yapılır. (Bütün bunlar) Allah'ın emridir. Allah, hakkıyla bilendir, halimdir (hemen cezalandırmaz, mühlet verir.)

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Nisâ 9–15 · surenin 12. ayeti / 176
  1. Nisâ 9

    Kendileri, geriye zayıf çocuklar bıraktıkları takdirde, onlar hakkında endişeye kapılanlar, (yetimler hakkında da) ürperip korksunlar. Allah'a karşı gelmekten sakınsınlar ve doğru söz söylesinler.

  2. Nisâ 10

    Yetimlerin mallarını haksız yere yiyenler, ancak ve ancak karınlarını doldurasıya ateş yemiş olurlar ve zaten onlar çılgın bir ateşe (cehenneme) gireceklerdir.

  3. Nisâ 11

    Allah, size, çocuklarınız(ın alacağı miras) hakkında, erkeğe iki dişinin payı kadarını emreder. (Çocuklar sadece) ikiden fazla kız iseler, (ölenin geriye) bıraktığının üçte ikisi onlarındır. Eğer kız bir ise (mirasın) yarısı onundur. Ölenin çocuğu varsa, geriye bıraktığı maldan, ana babasından her birinin altıda bir hissesi vardır. Eğer çocuğu yok da (yalnız) ana babası ona varis oluyorsa, anasına üçte bir düşer. Eğer kardeşleri varsa, anasının hissesi altıda birdir. (Bu paylaştırma, ölenin) yapacağı vasiyetten ya da borcundan sonradır. Babalarınız ve oğullarınızdan, hangisinin size daha faydalı olduğunu bilemezsiniz. Bunlar, Allah tarafından farz kılınmıştır. Şüphesiz Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

  4. 12

    Eğer çocukları yoksa, karılarınızın geriye bıraktıklarının yarısı sizindir. Eğer çocukları varsa, bıraktıklarının dörtte biri sizindir. (Bu paylaştırma, ölen karılarınızın) yaptıkları vasiyetlerin yerine getirilmesi, yahut borçlarının ödenmesinden sonradır. Eğer sizin çocuğunuz yoksa, bıraktığınızın dörtte biri onlarındır. Eğer çocuğunuz varsa, bıraktığınızın sekizde biri onlarındır. (Yine bu paylaştırma) yaptığınız vasiyetin yerine getirilmesinden, yahut borçlarınızın ödenmesinden sonradır. Eğer kendisine varis olunan bir erkek veya bir kadının evladı ve babası olmaz ve bir erkek veya bir kız kardeşi bulunursa, ona altıda bir düşer. Eğer (kardeşler) birden fazla olurlarsa, üçte birde ortaktırlar. (Bu paylaştırma varislere) zarar vermeksizin yapılan vasiyetin yerine getirilmesinden, yahut borcun ödenmesinden sonra yapılır. (Bütün bunlar) Allah'ın emridir. Allah, hakkıyla bilendir, halimdir (hemen cezalandırmaz, mühlet verir.)

  5. Nisâ 13

    İşte bu (hükümler) Allah'ın koyduğu sınırlarıdır. Kim Allah'a ve Peygamberine itaat ederse, Allah onu, içinden ırmaklar akan, içinde ebedi kalacakları cennetlere sokar. İşte bu büyük başarıdır.

  6. Nisâ 14

    Kim de Allah'a ve Peygamberine isyan eder ve O'nun koyduğu sınırları aşarsa, Allah onu ebedi kalacağı cehennem ateşine sokar. Onun için alçaltıcı bir azap vardır.

  7. Nisâ 15

    Kadınlarınızdan fuhuş (zina) yapanlara karşı içinizden dört şahit getirin. Eğer onlar şahitlik ederlerse, o kadınları ölüm alıp götürünceye veya Allah onlar hakkında bir yol açıncaya kadar kendilerini evlerde tutun (dışarı çıkarmayın).

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

[Koca ve Hanımın Miras Hükümleri:]

12. Daha sonra Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: Ey kocalar “Eğer çocukları yoksa hanımlarınızın geriye bıraktıklarının yarısı sizindir. Şâyet çocukları varsa, bıraktıklarının dörtte biri sizindir. Bunlar yaptıkları vasiyetlerden yahut borçtan sonradır. Eğer sizin çocuğunuz yoksa geriye bıraktığınızın dörtte biri de onlarındır. Şâyet çocuğunuz varsa yapacağınız vasiyet ve borçtan sonra sekizde biri onlarındır.” Zikri geçen ve olup olmamasına göre hükmün değiştiği “çocuk” (الولد) kelimesinin kapsamına erkek olsun kız olsun öz çocuklar, oğlun çocukları, kocadan yahut başkasından olma bir ya da daha çok sayıdaki çocuklar dâhildir. Ancak kız çocukların çocukları bu kapsamın dışındadır. Bu hususta icmâ vardır.

[“Kelâle”nin anlamı ve Mirastaki Payı:]

Daha sonra Yüce Allah: “Eğer bir erkek veya kadına çocuğu ve babası olmadığı (kelale olduğu) halde mirasçı olunuyorsa ve bunların erkek veya kız kardeşi varsa” bazı kıraatlerde olduğu gibi bu, anne bir kardeşleri varsa… demektir. İlim adamları da burada sözü geçen kardeşlerden kastın, anne bir kardeşler olduğunu icma ile kabul etmişlerdir. Eğer kelaleye yâni babası ve çocuğu bulunmayan, diğer bir deyişle babası da dedesi de oğlu da oğlunun oğlu da kızı da kızının oğlu da -ne kadar aşağıya inerlerse insinler- bulunmayan kelaleye -Ebû Bekr es-Sıddîk radıyallahu anh kelâleyi böylece yorumlamıştır ve bu hususta ittifak hasıl olmuştur, Yüce Allah’a hamd olsun- mirasçı olunuyor ise “bunların” yâni erkek ve kız kardeşlerin “her birine altıda bir düşer.”

“Şâyet bundan” bir kişiden “daha çok iseler o halde hepsi yapılan vasiyet ve borçtan sonra üçte birde ortak olurlar.” Yâni üçte birden fazlasını alamazlar, kendileri sayıca ikiden fazla olsalar dahi bu böyledir. Yüce Allah’ın: “Üçte birde ortak olurlar” buyruğu erkek ve kızların alacakları payın eşit olacağına delildir. Çünkü “ortak” tabiri, eşitliği gerektirmektedir. “Kelâle” lafzı usulün (aşağıya doğru çocuk ve torunların), füruun (yukarı doğru da baba ve dedelerin), annenin çocuklarını mirastan düşürdüklerine delildir. Çünkü Yüce Allah onları sadece kelâlede mirasçı kılmıştır. Eğer kelâleye mirasçı olunmuyor ise onlar da bu durumda ittifakla miras alamazlar.

Yüce Allah’ın: “...sonra üçte birde ortak olurlar” buyruğu da anne baba bir kardeşlerin Himariye diye bilinen meselede mirastan düştüklerine delildir. Bu mesele ise koca, anne, anne bir kardeşler ve anne baba bir kardeşlerin mirasçı olma halidir. Bu durumda koca mirasın yarısını alır. Anne altıda bir, anne bir kardeşler de üçte biri alırlar. Anne baba bir kardeşler ise pay alamazlar. Çünkü Yüce Allah burada üçte biri anne bir kardeşlere izafe etmiştir. Şâyet anne baba bir kardeşler de onlara ortak olursa bu Yüce Allah’ın farklı hükümler tahsis ettiği ayrı mirasçıları bir arada toplamak olur. Aynı şekilde anne bir kardeşler farz hisse sahibidirler. Anne baba bir kardeşler ise (burada) asabedirler. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem de şöyle buyurmuştur: “Farz hisselerini sahiplerine verin, geriye kalanı ise en yakın erkeğe verin.” Farz hisse sahipleri ise Yüce Allah’ın paylarının miktarını tespit ettiği kimselerdir. Bu meselede ise anne bir kardeşlerden geriye mirastan herhangi bir miktar kalmamaktadır. O halde anne baba bir kardeşler mirasçı olmaktan düşmektedirler. Bu hususta doğru olan budur.

Anne baba bir yahut baba bir erkek ve kızkardeşlerin mirası ise Yüce Allah’ın: “Senden fetva isterler: De ki: Allah size kelâle hakkında şunu açıklar: ...” (en-Nisa, 4/176) buyruğunda söz konusu edilmektedir. Buna göre anne baba bir yahut baba bir tek bir kız kardeş mirasın yarısını alır. İki kızkardeş olurlar ise üçte ikisini alırlar. Anne baba bir kızkardeş ile baba bir kızkardeş yahut kızkardeşler beraber olmaları halinde tek başına kız kardeş yarıyı alır. Üçte birden geri kalan ise baba bir tek kız kardeş veya kızkardeşlerindir. Bu da üçte ikiyi tamamlayıcı miktar olan altıda birdir. Eğer anne baba bir kızkardeşler üçte ikinin tamamını alacak olurlarsa -daha önce kız kardeşlerle oğlun kızkardeşleri ile ilgili açıklamalarda geçtiği üzere- baba bir kızkardeşler pay alamaz. Eğer kardeşler erkek ve kız iseler, o takdirde erkek iki kızın payını alır.

[Mirasla İlgili Farklı Durumların Hükmü:]

Katilin, kölenin, farklı dinden olanın, kısmen azad edilmiş kölenin, hunsanın, baba bir erkek kardeşlerle birlikte dedenin, avl ve red meselelerinin, zevi’l-erhamın, asabenin geri kalanlarının, kız çocuklarla birlikte baba bir kızkardeşlerin yahut oğlun kızlarının miraslarının hükümleri, Kur’ân-ı Kerîm’den anlaşılabilmekte midir? diye sorulacak olursa cevabımız şudur:

Evet, Kur’ân-ı Kerîm sözü geçen bütün bu hususlara delalet eder. Ancak bu, dikkatle düşünmeyen kimseler tarafından kavranılması zor, ince işaretler ve dikkat çekmeler şeklinde yer almaktadır.

[Katilin ve Dini Farklı Olan Akrabaların Mirastaki Hükmü:]

Mirasçısı olduğu kişiyi öldüren katil ve mirasçısından farklı dine mensup olanlar mirasçı olamazlar. Bu, malın mirasçılara yakınlıklarına, dini ve dünyevi faydalarına uygun olarak taksim edilmesi hususunda gözetilen ilâhi hikmetin beyanından açıkça anlaşılmaktadır. Nitekim Yüce Allah bu hikmete: “Babalarınızdan ve oğullarınızdan hangisinin size daha faydalı olacağını bilemezsiniz.” buyruğuyla işaret etmektedir. Bilindiği gibi katil, kendisine miras bırakan şahsa en büyük zarar veren kişidir. O bakımdan katil hakkında miras almayı gerektiren hususun varlığı söz konusu olamaz. Çünkü katil, mirasın gerekçesi durumunda olan menfaat sağlamanın zıttı olan öldürme zararını irtikâb etmiştir. İşte buradan öldürmenin, mirasın en büyük engeli olduğu ve Yüce Allah’ın hakkında: “Akrabalar Allah’ın Kitabınca (miras konusunda) birbirlerine daha yakındırlar.” (el-Enfal, 8/75) buyurduğu akrabalık bağını kestiği bilinen bir husustur. Bununla birlikte şu şer’i kaide de İslâm hukukunda önemli bir yer etmiştir: “Bir kimse vaktinden evvel herhangi bir şeyi ele geçirmeye çalışacak olursa ondan mahrum bırakılmakla cezalandırılır.”

İşte bu ve benzeri hususlardan, ölenin dininden farklı bir dine mensup olan akrabaların da miras alamayacağı anlaşılmaktadır. Çünkü farklı dinden oluş engeli, miras almayı gerektiren sebebe aykırıdır. Bu sebep ise miras almayı gerektiren nesep bağıdır. Farklı dinden oluş ise her bakımdan ayrı oluşu gerektirir. O bakımdan miras almaya engel teşkil eden sebep (farklı dinden oluş), miras almayı gerektiren nesep bağı sebebini ortadan kaldırmaktadır. Engelin varlığı dolayısı ile diğer sebebin herhangi bir etkisi olmaz. Bunu şöylece açıklayabiliriz: Şanı Yüce Allah müslümanların haklarını kâfir akrabaların dünyevi haklarından önde tutmuştur. O bakımdan bir müslüman ölecek olursa onun malı, daha yakın ve onda daha fazla hak sahibi olana intikal eder. Buna göre Yüce Allah’ın: “Akrabalar Allah’ın Kitabınca (miras konusunda) birbirlerine daha yakındırlar.” Buyruğu, akrabaların dinleri aynı olması halinde göz önünde bulundurulur. Dinlerinin farklı olması halinde ise din kardeşliği hiç şüphesiz nesep kardeşliğinden önce gelir.

İbnu’l- Kayyım, Cilau’l-Efham’da şöyle demektedir: “Biz bu hususu miras âyetinden ve şanı Yüce Allah’ın bu âyette mirası “kadın” lafzı ile değil de “zevce” lafzı ile irtibatlandırmasından -dikkatle düşündüğümüz takdirde- anlayabiliriz. Mesela Yüce Allah’ın: “Hanımlarınızın geriye bıraktıklarının yarısı sizindir” buyruğunda olduğu gibi. İşte bu buyrukta miras almanın ancak benzerlik ve birbiri ile uyumu gerektiren zevciyet dolayısı ile gerçekleştiğini ortaya koymaktadır. Mü’min ile kâfir arasında ise herhangi bir benzerlik ve uyum söz konusu değildir. O bakımdan da aralarında mirasçı olma söz konusu olmaz. Kur’ân-ı Kerîm’in kelime ve terkiblerinin sırları gerçekten aklı erenlerin akıllarının çok üstündedir.”

[Kölelerin Hükmü:]

Köle ne miras alır ne de ona mirasçı olunur. Köleye mirasçı olunamayacağı açıktır. Çünkü kölenin miras alınacak bir malı yoktur. Aksine köle beraberindekilerle birlikte efendisine aittir. Miras almamasına gelince köle, bağımsız olarak mülk sahibi olamaz. Eğer mülk sahibi olsaydı o da efendisine ait olurdu. Ayrıca köle, ölenin yabancısıdır. O bakımdan Yüce Allah’ın: “Erkeğe (mirasta) iki kadının payı kadar (vardır)” buyruğu ile “hanımlarınızın geriye bıraktıklarının yarısı sizindir”; “bunların her birine altıda bir düşer” buyruğu ve benzerleri, mülk edinmeleri söz konusu olan kimseler hakkında olur. Kölelerin mülk edinmeleri ise söz konusu değildir. Böylelikle kölenin miras alamayacağı da anlaşılmış olmaktadır.

Bir kısmı hürriyete kavuşturulmuş, bir kısmı köle olan kimseye gelince bunun da ahkamı kısımlara ayrılır. Onun hürriyete kavuşmuş olan bölümü dolayısı ile Allah’ın miraslarda onun için tayin ettiği miktarını hak eder. Buna sebep ise ondaki kısmi hürriyet ve bu yönde mülk edinmesinin kabil olmasıdır. Ondaki kısmi kölelik ise mülk edinme kabiliyetini ortadan kaldırır. O halde kısmen hürriyetine kavuşmuş köle hem miras alır, hem ondan miras alınır, hem de hacbeder. Bu da onun sahip olduğu hürriyet miktarına göre değişir. Kölenin -kendisi hakkında gerektirici sebeplere göre- övülmesi, yerilmesi, mükâfaat kazanması ve cezalandırılması söz konusu olduğu gibi bu hususta da aynı durum söz konusudur.

[Hunsa ve Müşkil Kimsenin Durumu:]

Hunsa olan kimsenin ya erkekliği ya da dişiliği açıktır yahut da ikisi de belli değildir, müşkildir. Eğer erkeklik ya da dişiliği açık ise onun hükmü de açıktır. Şâyet erkek olduğu tespit edilmişse hakkında erkeklerin hükmü cereyan eder ve erkekler hakkındaki nas onu da kapsar. Eğer kadın ise kadınların hükmünü alır ve kadınlar hakkında varid olan nas onu da kapsar. Şâyet müşkil ise eğer erkek ve kızın -anne bir kardeşler durumunda olduğu gibi- miras paylarında farklılık yoksa onun da durumu açıktır. Eğer erkek kabul edilirse farklı, kadın kabul edilirse farklı miras alması söz konusu olup bizim de artık bunu tespit etme imkanımız kalmamış ise biz ona her iki takdirin daha fazla olanını vermeyiz. Çünkü bu durumda diğer mirasçılara haksızlık etme ihtimali vardır. Ona her iki takdirin daha az olanını da vermeyiz. Çünkü bu takdirde de ona zulmetme ihtimali vardır. O bakımdan her ikisi arasında orta bir yol ve iki yolun adalete daha yakın olanını izlememiz gerekir. Çünkü Yüce Allah da şöyle buyurmaktadır: “Adaletli olun; çünkü o takvâya daha yakındır” (el-Maide, 5/8) Bizim böyle bir durumda ise sözü geçen bu yoldan daha fazla adalete yol bulma imkanımız yoktur. Zaten Yüce Allah da: “Allah hiçbir kimseye gücünün yeteceğinden başkasını yüklemez.” (el-Bakara, 2/286); “Gücünüz yettiğince Allah’tan korkun” (et-Tahrim, 64/16) buyurmaktadır.

[Dedenin Mirası:]

Anne baba bir yahut baba bir kardeşlerle birlikte dede bulunursa kardeşler dede ile birlikte miras alırlar mı, almazlar mı? Yüce Allah’ın Kitabı bu hususta Ebu Bekir es-Sıddik’in radıyallahu anh şu şekildeki görüşüne delil teşkil etmektedir: Dede, anne baba bir yahut baba bir ya da anne bir kardeşleri -tıpkı babanın onları hacbettiği gibi- hacbeder.

Bunu şöylece açıklayalım: Dede, Kur’ân-ı Kerîm’de bir kaç yerde baba olarak zikredilmektedir. Yüce Allah’ın şu buyruklarında olduğu gibi: “Yoksa siz ölüm Yakub’a gelip çattığı zaman orada hazır mıydınız? Hani o oğullarına: Benden sonra siz neye ibâdet edeceksiniz? dediği zaman onlar: Senin ilâhına ve babaların İbrahim, İsmail ve İshak’ın ilâhına, bir tek olan ilâha ibâdet edeceğiz... demişlerdi.” (el-Bakara, 2/133) “Babalarım İbrahim, İshak ve Yakub’un dinine uydum.” (Yusuf, 12/38) Böylelikle Yüce Allah hem dedeyi hem de babanın dedesini “baba” diye ifade etmiştir. İşte bu da dedenin baba konumunda olduğunu, babanın aldığı mirası dedenin de alabileceğini ve babanın -olmaması halinde- hacbettiği kimseleri dedenin de hacbedebileceğini ortaya koymaktadır.

Babanın yokluğu halinde dedenin de çocuklar ve onların dışında kalan kardeşler, amcalar ve onların çocukları arasında ve diğer miras hükümlerinde babanın hükmünü taşıdığı hususunda ilim adamları icma ettiğine göre, değişik annelerden olma kardeşlerini hacbetmek hususunda da dedenin hükmü ile babanın hükmünün aynı olması gerekir. Oğlun oğlu da öz oğul seviyesinde olduğuna göre dede niye baba durumunda olmasın?

Babanın dedesi, kardeşin oğlu ile birlikte olursa, ilim adamları dedenin kardeş oğlunu hacbedeceğini ittifakla kabul etmişlerdir. O halde ölenin dedesi, niçin ölenin kardeşini hacbetmesin? Dede ile birlikte kardeşlerin de mirasçı olacağını kabul edenleri ise destekleyen ne bir nas, ne bir işaret, ne bir uyarı, ne de bir kıyas vardır.

[Avl ve Hükümleri:]

Avl meselelerinin hükmü de Kur’ân-ı Kerîm’den anlaşılmaktadır. Şöyle ki Yüce Allah bazı hisseleri farz olarak tayin etmiş ve mirasçılara paylarını takdir etmiştir. Bunlar iki durumla karşı karşıyadırlar: Ya birbirlerini hacbederler yahut etmezler. Şâyet birbirlerini hacbedecek olurlarsa hacbolunan kişi düşer ve o, bu konuda başkasına engel olamaz ve herhangi bir şey de hak etmez. Eğer birbirlerini hacbetmeyecek olurlarsa ya farz hisseler terikenin tamamını kapsamaz (geriye birşeyler artar) yahut da herhangi bir fazlalık ve eksiklik söz konusu olmaksızın terikenin tamamını kapsar yahut da farz hisseler terikeden daha fazla olur. İlk iki halde herkes farz hissesini tam olarak alır. Sonuncu halde ise -ki bu da farz hisselerin terikeden daha fazla olması halidir- iki hal söz konusudur: Ya bazı mirasçıların Allah’ın kendisine tayin etmiş olduğu farz hisselerini eksiltecek ve geri kalanlarının farz hisselerini tamamlayacağız. Ancak bu tercih etmeyi gerektiren bir gerekçe olmaksızın tercihe gitmektir. Birinin hissesini eksiltmek diğerininkini eksiltmekten daha evla değildir. O halde ikinci durum söz konusudur. İkinci durum ise her birisine payını mümkün olduğu kadarı ile verir ve aralarında hisselerine uygun oranda bölüşme yoluna gideriz. Tıpkı alacaklıların alacaklarının, borçlunun malından daha fazla olması halinde olduğu gibi.

Buna ise avl diye bilinen yoldan başkasıyla ulaşmamıza imkân yoktur. İşte buradan feraizde avli, şanı Yüce Allah’ın Kitab-ı Kerîm’inde açıklamış olduğunu öğreniyoruz.

[Farz Hisse Sahiplerine Red Hükümleri:]

Avl konusundaki yolun tam aksi ile de mirastaki reddi öğrenebilmekteyiz. Şöyle ki eğer farz hisse sahiplerinin hisseleri terikenin tamamını kapsamıyorsa, geriye hak sahibi yakın ya da uzak asabe olmaksızın bir şeyler kalıyorsa, artan bu miktarı onlardan birisine geri çevirmemiz (red), tercih edici bir gerekçe olmaksızın tercih yoluna gitmektir. Onlardan başka ölünün akrabası olmayan birisine, artanı vermek ise bir haksızlıktır, haktan sapmaktır ve şanı Yüce Allah’ın: “Akrabalar Allah’ın Kitabınca birbirlerine (mirasta) daha yakındırlar” (el-Enfal, 8/75) buyruğuna da aykırı düşmektir. Buna göre artan miktarın farz hisse sahiplerine farz hisse kadarı ile geri verilmesi (red edilmesi) tek yol olarak karşımıza çıkmaktadır.

Eşler, akrabalardan sayılmadıklarından dolayı onlara red yapılmayacağını kabul edenlerin görüşlerine göre bunlar kendilerine takdir edilmiş bulunan farz hisselerinden fazlasını hak edemezler. Ancak sahih olan görüşe göre red konusunda da karı-kocanın hükmü, diğer mirasçıların hükmü gibidir. Çünkü sözü geçen delil hepsini kapsamaktadır. Tıpkı avl ile ilgili delilin onları da kapsadığı gibi.

[Mirasta Zevi’l-Erham:]

Yine aynı yolla zevi’l-erhamın (ölüye mirasçı olmayan uzak akrabaların) mirası da bilinebilmektedir. Şöyle ki ölen kişi eğer geriye ne farz hisse sahibi ne de bir asabe bırakmamış ise o takdirde mirası ya yabancıların menfaatlerine harcanmak üzere beytülmale ait olur ya da icma ile mirasçı oldukları sabit akrabalar vasıtasıyla ona yakın sayılan kimselere verilecektir. Kabul edilmesi gereken yol da bu ikincisidir. Buna da şanı Yüce Allah’ın: “Allah’ın Kitabınca akrabalar birbirlerine (mirasta) daha yakındırlar” (el-Enfal, 8/75) buyruğu delil teşkil etmektedir.

Bu mirası onlardan başkasına harcamak, daha öncelikli olanları terk etmek demektir. O bakımdan zevi’l-erhamın mirasçı kabul edilmesi, uygulanması gereken yol olarak karşımıza çıkmaktadır. Onların mirasçı oldukları bu şekilde kesinleştiğine bununla birlikte Allah’ın Kitabında onlar için ayrı ayrı belirli bir pay olmadığını da bildiğimize göre bu durumda kendileri ile ölü arasında birtakım aracı yakınlar olduğu için -ki onlar bu aracılar sebebi ile akrabalardan sayılmışlardır- işte zevi’l-erham kendileri sebebi ile akraba sayıldıkları bu aracı yakınlar seviyesinde kabul edilirler. Doğrusunu en iyi bilen Allah’dır.

[Ölenin Asabeleri ve Mirastaki Hükümleri:]

Oğullar, kardeşler, onların oğulları (yeğenler), amcalar, onların oğulları vb. gibi asabenin geri kalanlarının mirasına gelince Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: “Farz hisseleri sahiplerine verin. Geriye bir şey kalırsa onu da en yakın erkek akrabaya verin.” Yüce Allah da: “Anne babanın ve yakın akrabaların geriye bıraktıklarından her biri için mirasçılar kıldık” (en-Nisa, 4/33) diye buyurmaktadır. Buna göre biz farz hisseleri sahiplerine verdikten sonra geriye bir şey kalmayacak olursa, asabe olan kimse herhangi bir şey hak etmez. Eğer geriye bir şey kalacak olursa, cihetlerine ve yakınlık derecelerine göre en önce gelen asabe onu alır.

Asabe ciheti ise beş türlüdür: Önce oğullar, sonra babalar, sonra kardeşler ve onların oğulları, sonra amcalar ve oğulları sonra da velâ gelir. Bunların arasından daha yakın cihette olanlara öncelik tanınır. Eğer aynı cihetten iseler derece itibari ile daha yakın olana bakılır. Aynı derecede iseler daha kuvvetli olana bakılır ki bu da öz olandır. Her bakımdan eşit olurlarsa o takdirde ortak olurlar.

Farklı annelerden olan kız kardeşlerin, kızlarla birlikte yahut oğlun kızları ile birlikte asabe olmaları halinde ise bunlar farz paylarından artanı alırlar. Çünkü Kur’ân-ı Kerîm’de kızkardeşlerin kızlar sebebi ile mirasçılıktan düşeceklerine delil teşkil edecek bir husus yoktur. Durum böyle olduğuna göre kız çocuklarının farz hisselerini almalarından sonra geriye bir şey kalacak olursa, kızkardeşlere verilir. Kız kardeşler bırakılarak onlardan daha uzak asabe olan kardeş oğlu, amca ve onlardan daha uzak olanlar, mirasçı kabul edilmez. Doğrusunu en iyi bilen Allah’dır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Kocalar!- Eğer hanımlarınızın sizden ya da başkasından erkek ya da kız çocukları yoksa, bıraktıkları (mirasın) yarısı sizindir. Eğer onların erkek ya da kız çocukları varsa bıraktıkları mirasın dörtte biri sizindir. Ölen hanımlarınızın yaptıkları vasiyetlerin yerine getirilmesi yahut borçlarının ödenmesinden sonra bu paylaştırma gerçekleştirilir. -Ey Kocalar!- Eğer sizin hanımlarınızdan yada başkalarından, erkek ya da kız çocuğunuz yoksa, bıraktığınız mirasın dörtte biri hanımlarınızındır. Eğer sizin erkek ya da kız çocuklarınız varsa bıraktığınız mirastan sekizde biri hanımlarınızındır. Yapmış olduğunuz vasiyetin yerine getirilmesi yahut borçlarınızın ödenmesinden sonra onlar için bu paylaştırma yapılır. Eğer babası ya da çocuğu olmayan bir adam ölürse, ya da babası veya çocuğu olmayan bir kadın ölürse ve bu ikisinden (erkek ve kadın) ölen kimsenin anne bir erkek kardeşi ya da anne bir kız kardeşi varsa, anne bir erkek kardeşi ya da anne bir kız kardeşinden her biri altıda bir farz olarak mirastan pay alır. Eğer anne bir erkek kardeşler ya da anne bir kız kardeşler birden fazla ise bu kardeşlerin hepsi mirasın üçte birini ortaklaşa farz olarak alırlar. Bu miras taksiminde erkek ve kızlar eşittir. Bu taksim edilmiş haklarını ölen kimsenin vasiyeti yerine getirilip, borcu ödendikten sonra alırlar. Ancak bırakmış olduğu vasiyetinin, malının üçte birinden fazla olması gibi varislere zarar vermemesi gerekir. Ayetin içerdiği bu hüküm yüce Allah'ın size farz kıldığı bir sorumluluktur. Yüce Allah dünya ve ahirette kullarının maslahatına olan her şeyi hakkıyla bilendir. Halim'dir, asi olana cezasını bir an önce vermek için acele etmez.

Kelimeler

88 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَلَكُمْ velekum sizindir
  2. نِصْفُ nisfu yarısı kök: نصف
  3. مَا ma
  4. تَرَكَ terake bıraktıkları mirasın kök: ترك
  5. أَزْوَٰجُكُمْ ezvacukum eşlerinizin kök: زوج
  6. إِن in eğer
  7. لَّمْ lem
  8. يَكُن yekun yoksa kök: كون
  9. لَّهُنَّ lehunne onların
  10. وَلَدٌۭ ۚ veledun çocukları kök: ولد
  11. فَإِن fein eğer
  12. كَانَ kane kök: كون
  13. لَهُنَّ lehunne onların varsa
  14. وَلَدٌۭ veledun çocukları kök: ولد
  15. فَلَكُمُ felekumu sizindir
  16. ٱلرُّبُعُ r-rubuu dörtte biri kök: ربع
  17. مِمَّا mimma
  18. تَرَكْنَ ۚ terakne bıraktıklarının kök: ترك
  19. مِنۢ min
  20. بَعْدِ bea'di sonra kök: بعد
  21. وَصِيَّةٍۢ vesiyyetin vasiyyetten kök: وصي
  22. يُوصِينَ yusine yapacakları kök: وصي
  23. بِهَآ biha ondan
  24. أَوْ ev veya
  25. دَيْنٍۢ ۚ deynin borçtan kök: دين
  26. وَلَهُنَّ velehunne onlarındır
  27. ٱلرُّبُعُ r-rubuu dörtte biri kök: ربع
  28. مِمَّا mimma
  29. تَرَكْتُمْ teraktum bıraktığınızın kök: ترك
  30. إِن in eğer
  31. لَّمْ lem
  32. يَكُن yekun yoksa kök: كون
  33. لَّكُمْ lekum sizin de
  34. وَلَدٌۭ ۚ veledun çocuğunuz kök: ولد
  35. فَإِن fein eğer
  36. كَانَ kane varsa kök: كون
  37. لَكُمْ lekum sizin
  38. وَلَدٌۭ veledun çocuğunuz kök: ولد
  39. فَلَهُنَّ felehunne onlarındır
  40. ٱلثُّمُنُ s-sumunu sekizde biri kök: ثمن
  41. مِمَّا mimma
  42. تَرَكْتُم ۚ teraktum bıraktığınızın kök: ترك
  43. مِّنۢ min
  44. بَعْدِ bea'di sonra kök: بعد
  45. وَصِيَّةٍۢ vesiyyetin vasiyyet kök: وصي
  46. تُوصُونَ tusune yapacağınız kök: وصي
  47. بِهَآ biha ondan
  48. أَوْ ev veya
  49. دَيْنٍۢ ۗ deynin borçtan kök: دين
  50. وَإِن ve in eğer
  51. كَانَ kane ise kök: كون
  52. رَجُلٌۭ raculun erkeğin kök: رجل
  53. يُورَثُ yurasu miras bırakan kök: ورث
  54. كَلَـٰلَةً kelaleten evladı ve ana babası olmayıp kök: كلل
  55. أَوِ evi veya
  56. ٱمْرَأَةٌۭ mraetun kadının kök: مرا
  57. وَلَهُۥٓ ve lehu ve onun için
  58. أَخٌ ehun bir erkek kök: اخو
  59. أَوْ ev veya
  60. أُخْتٌۭ uhtun bir kızkardeşi kök: اخو
  61. فَلِكُلِّ felikulli her kök: كلل
  62. وَٰحِدٍۢ vahidin birine kök: وحد
  63. مِّنْهُمَا minhuma onlardan
  64. ٱلسُّدُسُ ۚ s-sudusu altıda bir düşer kök: سدس
  65. فَإِن fein eğer
  66. كَانُوٓا۟ kanu iseler kök: كون
  67. أَكْثَرَ eksera fazla kök: كثر
  68. مِن min -ndan
  69. ذَٰلِكَ zalike bu-
  70. فَهُمْ fehum onlar
  71. شُرَكَآءُ şuraka'u ortaktırlar kök: شرك
  72. فِى fi
  73. ٱلثُّلُثِ ۚ s-sulusi üçte bire kök: ثلث
  74. مِنۢ min
  75. بَعْدِ bea'di sonradır kök: بعد
  76. وَصِيَّةٍۢ vesiyyetin vasiyyetten kök: وصي
  77. يُوصَىٰ yusa yapılan kök: وصي
  78. بِهَآ biha ondan
  79. أَوْ ev veya
  80. دَيْنٍ deynin borçtan kök: دين
  81. غَيْرَ gayra olmayan kök: غير
  82. مُضَآرٍّۢ ۚ mudarrin zarar verici kök: ضرر
  83. وَصِيَّةًۭ vesiyyeten vasiyyettir kök: وصي
  84. مِّنَ mine -tan
  85. ٱللَّهِ ۗ llahi Allah- kök: اله
  86. وَٱللَّهُ vallahu Allah kök: اله
  87. عَلِيمٌ alimun bilendir kök: علم
  88. حَلِيمٌۭ halimun halimdir kök: حلم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: سدس (5 geçiş) · Aynı kök: نصف (7 geçiş) · Aynı kök: وصي (32 geçiş)

    Allah, size, çocuklarınız(ın alacağı miras) hakkında, erkeğe iki dişinin payı kadarını emreder. (Çocuklar sadece) ikiden fazla kız iseler, (ölenin…

  • Aynı kök: نصف (7 geçiş) · Aynı kök: ثلث (32 geçiş) · Aynı kök: ورث (35 geçiş)

    Senden fetva istiyorlar. De ki: "Allah, size "kelale" (babasız ve çocuksuz kimse)nin mirası hakkında hükmünü açıklıyor: Çocuğu olmayan bir kişi ölür…

  • Aynı kök: سدس (5 geçiş) · Aynı kök: ثمن (19 geçiş) · Aynı kök: ربع (22 geçiş)

    (Ey Muhammed!) Bazıları bilmedikleri şey hakkında atıp tutarak: "Onlar üç kişidirler, dördüncüleri köpekleridir" diyecekler. Yine, "Beş kişidirler,…

  • Aynı kök: ثلث (32 geçiş) · Aynı kök: وحد (68 geçiş) · Aynı kök: ولد (102 geçiş)

    Ey Kitab ehli! Dininizde sınırları aşmayın ve Allah hakkında ancak hakkı söyleyin. Meryem oğlu İsa Mesih, ancak Allah'ın peygamberi, Meryem'e…

  • Aynı kök: ثمن (19 geçiş) · Aynı kök: ثلث (32 geçiş) · Aynı kök: وحد (68 geçiş)

    O, sizi bir tek nefisten yarattı. Sonra ondan eşini var etti. Sizin için hayvanlardan (erkek ve dişi olarak) sekiz eş yarattı. Sizi annelerinizin…

  • Aynı kök: سدس (5 geçiş) · Aynı kök: ربع (22 geçiş) · Aynı kök: ثلث (32 geçiş)

    Göklerdeki ve yerdeki her şeyi Allah'ın bildiğini görmüyor musun? Üç kişi gizlice konuşmaz ki, dördüncüleri O olmasın. Beş kişi gizlice konuşmaz ki…

  • Aynı kök: ربع (22 geçiş) · Aynı kök: وصي (32 geçiş) · Aynı kök: ثلث (32 geçiş)

    Biz, insana anne babasına iyi davranmayı emrettik. Annesi onu ne zahmetle karnında taşıdı ve ne zahmetle doğurdu! Onun (anne karnında) taşınması ve…

  • Aynı kök: مرا (38 geçiş) · Aynı kök: رجل (73 geçiş) · Aynı kök: ضرر (74 geçiş)

    Ey iman edenler! Belli bir süre için birbirinize borçlandığınız zaman bunu yazın. Aranızda bir yazıcı adaletle yazsın. Yazıcı, Allah'ın kendisine…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

79 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Çocukları yoksa eşlerinizin (hanımlarınızın) bıraktıklarının yarısı sizindir. Yapacakları vasiyetten ve/veya borçtan sonra, onların (eşlerinizin) çocukları varsa bıraktıklarının dörtte biri sizindir. Çocuklarınız yoksa bıraktıklarınızın dörtte biri onların (hanımlarınızın)dır. Çocuğunuz varsa, yapacağınız vasiyetten ve/veya borçtan sonra, bıraktığınızın sekizde biri onlarındır. Bir erkek veya hanım bir kelâle dipnot 1 (annesi, babası ve çocukları bulunmayan kişi)nin malı mirasçılara kalırsa ve (başka bir anneden) bir erkek kardeşi veya bir kız kardeşi varsa her birine altıda bir düşer. (Kelâle durumundakinin kardeşleri) bundan fazla iseler, yapılacak vasiyetten ve/veya borçtan sonra üçte bire ortaktırlar. (Bu vasiyetler ve/veya borçlar) kimse zarara uğratılmaksızın dipnot 2 ve Allah'tan size bir vasiyet (farz bir görev) olarak (yapılacak)tır. Allah bilendir, hoşgörülüdür.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    [Kelâleh] kelimesi, "ana baba ve çocukları bulunmadan ölen kişi" veya "çocuk ve baba tarafından olmayan akrabalar", bir anlamda "birinci dereceden bir mirasçısı bulunmayan kişi" demektir. [Kelâleh] hakkında bilgi için bkz. Nisâ 4:176, dipnot 1.
  2. metne dön, dipnot 2
    Bu ifadeden anlaşılıyor ki miras paylaşımında herhangi bir tarafa zarar vermemek, yani bir mağdur oluşturmamak ve adaletten ayrılmamak gerekmektedir. Yüce Allah ayetin bu kısmında önceki ayette bir kez geçen, bu ayette ise üç kez geçen "vasiyyet ve/veya borçların" mirasçılara zarar verici boyutta olmamasını içermektedir. Hz. Muhammed'den nakledildiğine göre, kendisine vasiyetin ne kadar olabileceği sorusuna şu şekilde cevap verdiği rivayet edilmektedir: "Üçte biri, üçte biri de çoktur. Vârislerini zengin olarak bırakman, onları fakirlik ve ihtiyaç içinde bırakmandan hayırlıdır" (Buhârî, Vesâyâ, 2; Cenâiz, 37; Müslim, Vasıyyet, 5; Ebû Dâvûd, Vesâyâ, 2; Tirmizî, Vesâyâ, 1; Nesâî, Vesâyâ, 3; İbn Mâce, Mesâyâ, 5;imâm Mâlik , Muvatta', Vasıyyet, 1). Ayette sözü edilen "zarar vermeme" işlemi, malın üçte birden fazlasını veya malının hepsini vererek, mirasçılara zarar vermek için gerçekte olmayan bir borcu varmış gibi göstererek veya sahip olmadığı alacağını almış gibi göstererek vs. şekillerde görülebilir.

Mustafa İslamoğlu

Eğer çocukları bulunmuyorsa, eşlerinizin miraslarının yarısı size aittir. Fakat eğer onların çocukları varsa, ettikleri vasiyet ve borçlarından sonra terekelerinin dörtte birini alacaksınız. Eğer çocuğunuz yoksa, terekenizin dörtte biri eşlerine aittir. Fakat eğer çocuğunuz varsa, ettiğiniz vasiyet ve borçlardan sonra terekenizin sekizde birini alacaklar. Eğer erkek ya da kadın birinci dereceden bir mirasçıya sahip değilse; kız ya da erkek kardeşi de varsa, her birine altıda bir düşer. Fakat erkek ve kız kardeş birden fazlaysalar, edilen vasiyet ve borçtan sonra üçte birini alırlar. Bu her iki durumda da, (mirasçılara) zarar verilmemelidir. Bunlar Allah'ın size tavsiyesidir; zira Allah her şeyi bilendir, (bu kurallar hususunda) hilim ve hoşgörü sahibidir.

Muhammed Esed

Çocukları olmayan kadınlarınızın terekelerinin yarısı sizin olacaktır; ama bir çocuk bıraktılarsa, yapmış oldukları vasiyet veya (ödemek zorunda oldukları) borçları (düşüldük)ten sonra terekelerinin dörtte-birini alacaksınız. Eğer çocuğunuz yoksa, dul zevceleriniz, terekenizin dörtte-birini alacaktır; ama eğer geride çocuğunuz varsa, yapmış olduğunuz vasiyet veya (ödemek zorunda olduğunuz) borçlar düşüldükten sonra terekenizin sekizde-birine sahip olacaklardır. Eğer kadın veya erkek, birinci dereceden bir mirasçıya sahip değilse, ama bir erkek veya kız kardeşi varsa, bunların her birine altıda-bir düşer; ama ikiden fazla kişi varsa, o zaman, yapılmış olan vasiyetler veya (ödenmekle yükümlü olunan) borçlar (düşüldük)ten sonra (kalan mirasın) üçte-birini alacaklardır. Bu her iki durumda da (mirasçılar) bir zarara uğratılmamalıdır. (Bu), Allah'ın bir emri(dir); ve Allah, her şeyi bilendir, halimdir.

Ahmed Hulusi

(Erkekler); eğer çocukları yoksa karılarınızdan kalanın (miraslarının) yarısı sizindir; şayet çocukları varsa, içlerinden gelen şekilde yaptıkları vasiyetten ve borçlarından sonra (kalanın) dörtte biri sizindir. . . (Erkekler); eğer sizin çocuğunuz yoksa, bıraktığınızın dörtte biri eşlerinizindir; şayet çocuğunuz varsa, içinizden doğan vasiyetten (hadise göre 1/3'ü aşmamalıdır vasiyet; Buhari, Müslim) ve borcunuzdan sonra (kalanın) sekizde biri onlarındır. . . Eğer (kendisine) varis olunulan erkek veya kadın KELALE (ana-baba ve evlat mirasçısı yok) ise ve onun bir erkek veya bir kız kardeşi varsa, bu iki kardeşten her birine altıda birdir. . . (Kardeşler) bundan çok ise, (bu takdirde) onlar, içlerinden gelene göre yapılmış bulunan vasiyetten ve borçtan sonra (kalanın) üçte birinde ortaktırlar. . . (Bu taksim) zarar verici de olmamalıdır. . . Allah'tan bir vasiyettir (bu). . . Allah Aliym'dir, Haliym'dir.

Ali Bulaç

Eşlerinizin, eğer çocukları yoksa, geride bıraktıklarının yarısı sizindir. Şayet çocukları varsa, -onunla yapacakları vasiyetten ya da (ayıracakları) borçtan sonra- bu durumda bıraktıklarının dörtte biri sizindir. Sizin çocuğunuz yoksa, geriye bıraktıklarınızdan dörtte biri onların (kadınlarınızın)dır. Eğer sizin çocuğunuz varsa geriye bıraktıklarınızdan sekizde biri onların (kadınlarınızın)dır. (Yine bu hükümler,) Edeceğiniz vasiyet veya (varsa) borcun düşülmesinden sonradır. Mirası aranan erkek ya da kadın, çocuğu ve babası olmayan bir kimse olup erkek veya kız kardeşi bulunursa onlardan her biri için altıda bir vardır. Eğer bundan fazla iseler, bu durumda -kendisiyle yapılan vasiyette ya da (varsa) borçtan sonra- üçte bir'de -zarara uğratılmaksızın onlara ortaktırlar. (Bu size) Allah'tan bir vasiyettir, Allah, bilendir, (kullara) yumuşak olandır.

Ali Özek ve heyeti

Eğer zevcelerinizin çocuğu yoksa, onların terkettikleri (miras)nin yarısı sizindir. Eğer varsa, terkettiklerinin dörtte biri size aittir. Bunlar, vasîyyet ettikleri çıktıktan ve borç ödendikten sonra (kalan mal üzerinden) dır. Eğer sizin çocuğunuz olmamışsa, terkettiklerinizin dörtte biri zevceler içindir. Eğer çocuğunuz varsa, terkettiğinizin sekizde biri onlara aittir. Bunlar ana vasiyet ettikleri çıktıktan ve borç ödendikten sonra (geri kalan için) dır. Eğer bir erkeğe veya bir kadına, anası, babası ve çocukları olmaksızın (kelâle) olarak vâris olunursa ve onun bir erkek, yahut bir kız kardeşi bulunuyorsa, onlardan her birine altıda bir hisse vardır Eğer onlar bundan daha çok iseler hepsi de, üçte bir hisseye ortaktırlar. Keza bu taksim de, (mirasçılara zarar vermeyecek şekilde) vasiyet olunan çıktıktan ve borç ödendikten sonra (kalan mal üzerinden) dır. Bunlar, Allah tarafından size vasiyet edilen (hüküm) lerdir. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir; Halîm'dir.

Ali Rıza Safa

Eşlerinizin çocukları yok ise bıraktıklarının yarısı sizindir. Çocukları var ise bıraktıklarının dörtte biri sizindir. Son isteklerinin yerine getirilmesinden ve borçlarının ödenmesinden sonradır. Çocuğunuz yok ise kalıtınızın dörtte biri kadınlarındır. Fakat çocuğunuz var ise kalıtınızın sekizde biri onlarındır. Son isteklerinin yerine getirilmesinden ve borçlarının ödenmesinden sonradır. Erkek veya kadının çocuğu ve anne-babası yok ise fakat erkek veya kız kardeşi var ise onların her biri altıda bir alır. Daha çok iseler üçte birine ortak olurlar. Yitime uğratmadan, son isteklerinin yerine getirilmesinden ve borçlarının ödenmesinden sonradır. Allah'ın buyruğudur. Çünkü Allah, Bilendir; Hoşgörülüdür.

Bayraktar Bayraklı

Eğer çocukları yoksa, eşlerinizin yapacakları vasiyetten ya da borçtan sonra geriye bıraktıkları mirasın yarısı sizindir. Çocukları varsa bıraktıklarının dörtte biri sizindir. Sizin de çocuğunuz yoksa, yapacağınız vasiyet ve borçtan sonra bıraktığınızın dörtte biri onlarındır; çocuğunuz varsa, bıraktığınızın sekizde biri onlarındır. Eğer miras bırakan erkek veya kadının evladı ve ana babası olmayıp bir erkek veya bir kız kardeşi varsa, her birine altıda bir düşer. Bundan fazla iseler üçte bire ortaktırlar. Bu taksim, zarar verici olmayan vasiyet ve borçtan sonra uygulanır. Bunlar Allah'tan size vasiyettir. Allah bilendir, yumuşak davranandır.

Edip Yüksel

Çocukları yoksa, hanımlarınızın bıraktığı mirasın yarısı sizindir. Çocukları var ise, bıraktıklarının dörtte biri sizindir. Bu pay, borçlarının ödenmesinden ve yaptıkları vasiyetteki payların dağıtılmasından sonradır. Çocuklarınız yoksa bıraktığınızın dörtte biri onlarındır. Çocuklarınız varsa, bıraktığınızın sekizde biri onlarındır. Bu pay, borçlarınızın ödenmesinden ve yaptığınız vasiyetteki payların dağıtılmasından sonradır. Miras bırakan erkeğin veya kadının, çocuğu ve eşi olmayıp bir erkek veya bir kız kardeşi var ise bu durumda her birine altıda bir düşer. Bundan fazla iseler, üçte biri paylaşırlar. Bu paylaşım vasiyetteki payların dağıtılmasından ve borçların ödenmesinden sonra uygulanmalıdır ki kimseye zarar verilmesin. Bu, ALLAH'tan bir vasiyettir. ALLAH Bilir, Şefkatlidir. dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Borçlar ve vasiyet halledildikten sonra, mirasçının anne, babası, eşi varsa payları verilir. Kalan, erkeklerle kızlar arasında belirtilen oranlarda paylaştırılır. Burada unutulmaması gereken husus Kuran'ın verdiği oranların, bütüne karşı durumu kadar, birbirlerine karşı durumlarının da önemli olduğudur. * Kısacası bu kesirli sayıların bütüne karşı olduğu gibi, birbirlerine karşı da bir manaları vardır. Kişi ölünce anne veya babasından birinin olup olmamasından, ikisinin de vefat etmiş olmasına, eşin hayatta olup olmamasına, kız çocukların, erkek çocukların değişik adetlerine kadar yüzlerce ayrı şekilde mirasçı tablosu bırakabilir. Kuran eğer kesirli sayıları sırf bütünün oranları olarak verseydi, değişik her tablo için oranlar da değişeceğinden Kuran'ın yüzlerce ayetinin sırf bu konuya ayrılması gerekirdi. Oysa bu kesirlerin birbirlerine karşı bir durumu da belirtildiği de anlaşılırsa, her miras durumu rahatlıkla çözülür. * Örneğin ölen bir adamın bir hanımı ve babasının 50 altınlık mirasa mirasçısı olduğunu düşünelim. (1/4)+(1/6)=50 altın deriz. * Eğer ortak paydaya alırsak miras oranlarını daha rahat görürüz. Ortak paydaya alınca payda önemsizleşir ve miras paya göre dağıtılır. (3/12)+(2/12)=50 sonucu çıkar. Yani eş 30 altını, baba ise 20 altını alır. * Yani mirastaki kesirlerin hepsi toplanır, mirasa eşitlenir, böylece herkesin payı rahatça görülür.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Çocukları yoksa, hanımlarınızın bıraktığı mirasın yarısı sizindir. Çocukları var ise, bıraktıklarının dörtte biri sizindir. Bu pay, borçlarının ödenmesinden ve yaptıkları vasiyetteki payların dağıtılmasından sonradır. Çocuklarınız yoksa bıraktığınızın dörtte biri onlarındır. Çocuklarınız varsa, bıraktığınızın sekizde biri onlarındır. Bu pay, borçlarınızın ödenmesinden ve yaptığınız vasiyetteki payların dağıtılmasından sonradır. Miras bırakan erkeğin veya kadının, çocuğu ve eşi olmayıp bir erkek veya bir kız kardeşi var ise bu durumda herbirine altıda bir düşer. Bundan fazla iseler, üçte biri paylaşırlar. Bu paylaşım vasiyetteki payların dağıtılmasından ve borçların ödenmesinden sonra uygulanmalıdır ki kimseye zarar verilmesin. Bu, ALLAH'tan bir vasiyettir. ALLAH Bilir, Şefkatlidir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Eğer karılarınızın çocuğu yoksa, bıraktığının yarısı sizindir. Eğer çocuğu varsa, o zaman dörtte biri sizindir. Bunlar, ettikleri vasiyetten veya borçları ödendikten sonradır. Eğer çocuğunuz yoksa, sizin bıraktıklarınızın dörtte biri, çocuğunuz varsa sekizde biri ettiğiniz vasiyetten veya borçtan sonra, karılarınızındır. Eğer bir erkek veya kadının çocuğu ve babası yok da kelale yönünden -yan koldan- ana bir erkek veya kız kardeşi bulunuyorsa her birine altıda bir düşer. Eğer bunlar, bundan fazla iseler, zarara uğratma kasdı olmaksızın yapılan vasiyet veya borçtan sonra üçte birinde ortak olurlar. Bütün bunlar, Allah'tan birer emirdir. Allah her şeyi bilen, cezalandırmada acele etmese de ihmal etmeyendir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Size ise zevcelerinizin terikesinin yarısı bir çocukları yoksa, ve eğer bir çocukları varsa o zaman size dörtte bir, ettikleri vasıyyetten veya borçtan sonra o zaman size dörtte bir, ettikleri vasıyyetten veya borçtan sonra, onlara da sizin terikenizden dörtte bir eğer bir çocuğunuz yoksa, ve eğer bir çocuğunuz varsa o zaman onlara sekizde bir, ettiğiniz vasıyyetten veya borçtan sonra; ve eğer bir erkek veya kadının (çocuğu ve babası yok ta) kelale cihetinden (yan koldan) mirasına konuluyor ve (ana) bir biraderi veya bir hemşiresi bulunuyorsa her birine altıda bir, ve eğer bundan ziyade iseler o zaman üçte birinde ortaklar, ızrar kasdı olmaksızın edilen vasıyyetten veya borçtan sonra ki bütün bunlar Allahdan ferman, Allah ise hem alimdir hem halim

Erhan Aktaş

Eğer, hanımlarınızın çocukları yoksa bıraktıklarının yarısı sizindir. Eğer, çocukları varsa, bıraktıklarının dörtte biri sizindir. Bu, yaptığı vasiyetten ve borçlarının ödenmesinden sonradır. Eğer çocuğunuz yoksa bıraktığınızın dörtte biri hanımlarınızındır. Eğer çocuğunuz varsa bıraktığınızın sekizde biri onlarındır. Bu, yaptığınız vasiyetten ve borçlarınızın ödenmesinden sonradır dipnot 1 . Kocanın veya hanımın anne, baba ve çocukları bulunmadığı takdirde miras bırakır ve kendisinin bir erkek veya bir kız kardeşi varsa her birine altıda bir düşer. Bundan daha fazla iseler mirasın üçte birine ortaktırlar. Bu paylaşma, kimse zarara uğratılmaksızın yapılacaktır. Bu, vasiyetten ve borçların ödenmesinden sonradır. Bu, Allah'tan bir vasiyettir. Allah, Her Şeyi Bilen'dir, Çok Şefkatli'dir.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Mirasta öncelik, vasiyet ve borcun ödenmesindedir. Paylaşımdaki sayısal oranlar vasiyet varsa geçerliliğini yitirir. O zaman paylaşım vasiyete göre yapılır.Bu da temel kuralın paylaşım oranlarının değil vasiyet olduğunu göstermektedir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Eğer, hanımlarınızın çocukları yoksa bıraktıklarının yarısı sizindir. Eğer, çocukları varsa, bıraktıklarının dörtte biri sizindir. Bu, yaptığı vasiyetten ve borçlarının ödenmesinden sonradır. Eğer çocuğunuz yoksa bıraktığınızın dörtte biri hanımlarınızındır. Eğer çocuğunuz varsa bıraktığınızın sekizde biri onlarındır. Bu, yaptığınız vasiyetten ve borçlarınızın ödenmesinden sonradır. dipnot 1 Kocanın veya hanımın anne, baba ve çocukları bulunmadığı takdirde miras bırakır ve kendisinin bir erkek veya bir kız kardeşi varsa her birine altıda bir düşer. Bundan daha fazla iseler mirasın üçte birine ortaktırlar. Bu paylaşma, kimse zarara uğratılmaksızın yapılacaktır. Bu, vasiyetten ve borçların ödenmesinden sonradır. Bu, Allah'tan bir tavsiyedir. Allah, Her Şeyi Bilen'dir, Çok Şefkatli'dir.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Mirasta öncelik, vasiyet ve borcun ödenmesindedir. Paylaşımdaki sayısal oranlar vasiyet varsa geçerliliğini yitirir. O zaman paylaşım vasiyete göre yapılır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Eğer, hanımlarınızın çocukları yoksa bıraktıklarının yarısı sizindir. Eğer, bir çocukları varsa, bıraktıklarının dörtte biri sizindir. Bu, yaptığı vasiyetten ve borçlarının ödenmesinden sonradır. Eğer çocuğunuz yoksa bıraktığınızın dörtte biri hanımlarınızındır. Eğer çocuğunuz varsa bıraktığınızın sekizde biri onlarındır. Bu, yaptığınız vasiyetten ve borçlarınızın ödenmesinden sonradır. dipnot 1 Kocanın veya hanımın anne, baba ve çocukları bulunmadığı takdirde miras bırakır ve kendisinin bir erkek veya bir kız kardeşi varsa her birine altıda bir düşer. Bundan daha fazla iseler mirasın üçte birine ortaktırlar. Bu paylaşma, kimse zarara uğratılmaksızın yapılacaktır. Bu, vasiyetten ve borçların ödenmesinden sonradır. Bu, Allah'ın bir vasiyetidir. Allah, Her Şeyi Bilen'dir, Çok Şefkatli'dir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Mirasta esas olan, önce borcun ödenmesi, sonra vasiyetin yerine getirilmesi, daha sonra da mirasçılara paylarının verilmesidir.

Gültekin Onan

Eşlerinizin, eğer çocukları yoksa, geride bıraktıklarının yarısı sizindir. Şayet çocukları varsa, -onunla yapacakları vasiyetten ya da (ayıracakları) borçtan sonra- bu durumda bıraktıklarının dörtte biri sizindir. Sizin çocuğunuz yoksa, geriye bıraktıklarınızdan dörtte biri onların (kadınlarınızın)dır. Eğer sizin çocuğunuz varsa geriye bıraktıklarınızdan sekizde biri onların (kadınlarınızın)dır. (Yine bu hükümler,) Edeceğiniz vasiyet veya (varsa) borcun düşülmesinden sonradır. Mirası aranan erkek ya da kadın, çocuğu ve babası olmayan bir kimse olup erkek veya kız kardeşi bulunursa onlardan her biri için altıda bir vardır. Eğer bunda fazla iseler, bu durumda -kendisiyle yapılan vasiyette ya da (varsa) borçtan sonra- üçte bir'de -zarara uğratılmaksızın onlara ortaktırlar. (Bu size) Tanrı'dan bir vasiyettir. Tanrı, bilendir (kullara) yumuşak olandır.

Hasan Basri Çantay

Zevcelerinizin çocuğu yoksa terikesinin yarısı sizindir. Eğer onların çocuğu varsa size terikesinden (düşecek hisse) dörtde birdir. (Fakat bu da) onların (zevcelerinizin) edecekleri vasıyyet (i) ve borç (u eda) dan sonradır. Eğer çocuğunuz yoksa bırakdığınızdan dörtde biri onların (zevcelerinizin) dir. Şayed çocuğunuz varsa terikenizden sekizde biri — edeceğiniz vasıyyet ve borc (un edasın) dan sonra — yine onlarındır. Eğer mirası aranan erkek veya kadın, çocuğu ve babası olmayan bir kimse olur ve onun erkek veya kız kardeşi bulunursa bunlardan her birinin (hakkı) altıda birdir. Eğer onlar bu (mıkdardan) çok iseler o halde onlar (ölünün) edeceği vasıyyet ve borç (un edasın) dan sonra üçde birde ortakdırlar. (Gerek vasıyyetde ve gerek borç ikrarında mirascılara asla) zarar verici olmamalıdır. (Bu emirler ve hükümler) Allahdan (size) bir vasıyyetdir. Allah (her şey'i) hakkıyle bilendir, halimdir (Cezayı gecikdirirse de ihmal etmez).

İbni Kesir

Çocukları yoksa; eşlerinizin geriye bıraktıklarının yarısı, sizindir. Çocukları varsa; bıraktıklarının dörtte biri, sizindir. Bunlar; yaptıkları vasiyyet ve borç ödendikten sonradır. Çocuğunuz yoksa; sizin bıraktıklarınızın dörtte biri, eşlerinizindir. Şayet çocuğunuz varsa; bıraktıklarınızın sekizde biri, onlarındır. Ancak bu; yaptığınız vasiyyet ve borç ödendikten sonradır. Eğer miras bırakan erkek veya kadın çocuğu ve ana-babası olmayan bir kimse olur da bir erkek veya bir kız kardeşi bulunursa; bunlardan herbirine, altıda bir düşer. Eğer onlar bundan çoksalar; zarara uğratılmaksızın üçte birine ortak olurlar. Bunlar; yaptıkları vasiyyet ve borç ödendikten sonradır. Allah'tan bir vasiyyet olarak, Allah; Alim'dir, Halim'dir.

Mehmet Alagaş

(11-14) (EVLATLAR) Allah, evlatlarınız hakkında şunu tavsiye ediyor / vasiyet ediyor , e rkek için olan pay, iki kadının payı kadardır. Eğer, ikiden fazla mirasçı kadın evlat varsa kadın evlatlara verilecek olan, mirasın üçte ikisidir, eğer kadın evlat mirasçı bir tane ise mirasın yarısı onundur. (ANNE BABA) Eğer ölenin çocuğu varsa ölenin anne babasının her birine, bırakılan mirastan altıda bir pay vardır. (Ölenin Kardeşlerine yok) Eğer ölenin çocuğu yoksa, sadece anne ve baba ölene mirasçı ise / kardeş yoksa anneye üçte bir, anne babayla beraber kardeşler de mirasçı ise anneye altıda bir verilir. Ölenin vasiyeti ve ölenin borçlarından sonraki kısmından verilir . Babalarınız ve oğullarınızdan hangileri fayda olarak size daha yakındır bi lemeyebilirsiniz / idrak edemeyebilirsiniz, Allah’tan bir belirlemedir / farziyettir, muhakkak ki Allah bilendir, hâkimdir. (EŞLER) Eğer zevceniz olan kadının evladı yok ise zevcelerinizin bıraktıkları mirasın yarısı siz erkeklerindir , eğer kadının çocuğu varsa kadının bıraktığı mirasın dörtte biri sizindir , ölenin vasiyeti ve ölenin borçlarından sonraki kısmında n verilir. Erkek olarak siz , çocuğunuz yokken ölürseniz, bıraktığınızın dörtte biri eşlerinizindir , e ğer çocuğunuz varsa sekizde biri eşlerinizindir. Ölenin vasiyeti ve ölenin borçlarından sonraki kısmından verilir. Erkek veya kadın Kelale olarak miras bıraktı ise (Kelale: annesi babası ölmüş ve çocukları da olmadan ölen ) ve de tek bir erkek veya tek bir kız kardeşi varsa, her biri için altıda bir hisse vardır. Sayıları bundan fazla ise / bir erkek veya b ir kız kardeşten fazla ise hepsi üçte bire ortaktır. Ölenin vasiyeti ve ölenin borçlarından sonraki kısmında n verilir. Zarar vermek dışında, Allah’tan tavsiyedir, Allah bilendir, uysal davranandır. İşte bunlar Allah’ın hudutlarıdır, her kim Allah’a ve Resule uyarsa, onu altlarından nehirler akan cennetlere sokar, orada kalıcıdırlar, işte bu büyük bir başarıdır. Her kim de Allah’a ve Resulüne asi olursa ve O’nun hudutlarını aşarsa onu ateşe sokar, orada kalıcıdır ve onun için de alçaltıcı / onur kırıcı bir azap vardır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Eğer çocukları yoksa, hanımlarınızın geriye bıraktıklarının yarısı sizindir. Eğer çocukları varsa, bıraktıklarının dörtte biri sizindir. (Bu paylaştırma, ölen hanımlarınızın) yaptıkları vasiyetlerin yerine getirilmesi, yahut borçlarının ödenmesinden sonradır. Eğer sizin çocuğunuz yoksa, bıraktığınızın dörtte biri onlarındır. Eğer çocuğunuz varsa, bıraktığınızın sekizde biri onlarındır. (Yine bu paylaştırma) yaptığınız vasiyetin yerine getirilmesinden yahut borçlarınızın ödenmesinden sonradır. Eğer kendisine varis olunan bir erkek veya bir kadının evladı ve babası olmaz ve bir erkek veya bir kız kardeşi bulunursa, ona altıda bir düşer. Eğer (kardeşler) birden fazla olurlarsa, üçte birde ortaktırlar. (Bu paylaştırma varislere) zarar vermeksizin yapılan vasiyetin yerine getirilmesinden, yahut borcun ödenmesinden sonra yapılır. (Bütün bunlar) Allah’ın emridir. Allah, hakkıyla bilendir, Halîm'dir. (Hemen cezalandırmaz, mühlet verir.)

Süleyman Ateş

Eğer çocukları yoksa, eşlerinizin yapacakları vasiyyetten ve borçtan sonra bıraktıkları mirasın yarısı sizindir. Çocukları varsa, bıraktıklarının dörtte biri sizindir. Sizin de çocuğunuz yoksa, yapacağınız vasiyyet ve borçtan sonra bıraktığınızın dörtte biri, onlarındır; çocuğunuz varsa bıraktığınızın sekizde biri onlarındır. Eğer miras bırakan erkek veya kadının evladı ve ana babası olmayıp bir erkek veya bir kızkardeşi varsa, her birine altıda bir düşer. Bundan fazla iseler, üçte bire ortaktırlar. (Bu taksim) Zarar verici olmayan vasiyyet ve borçtan sonra (uygulanır). Bunlar, Allah'tan (size) vasiyyettir. Allah bilendir, halimdir.

Süleymaniye Vakfı

Hanımlarınızın çocukları yoksa bıraktıklarının yarısı sizindir. Çocukları varsa bıraktıklarının dörtte biri sizindir. Bu paylaşım, vasiyet ettikleri veya (yazılı olarak bıraktıkları) borcun ödenmesinden sonra yapılır. Sizin çocuğunuz yoksa bıraktıklarınızın dörtte biri hanımlarınızındır. dipnot 1 Çocuğunuz varsa bıraktıklarınızın sekizde biri onlarındır. dipnot 2 Bu paylaşım, vasiyet ettiğiniz veya (yazılı olarak bıraktığınız) borcun ödenmesinden sonra yapılır. dipnot 3 Miras bırakan erkek veya kadın kelale olur dipnot 4 (anası ve çocuğu olmaz da ana bir) erkek veya kız kardeşi bulunursa her birinin payı altıda birdir. Bunlar birden fazla iseler mirasın üçte birini eşit olarak paylaşırlar. dipnot 5 Bu paylaşım da vasiyet edilen dipnot 6 veya (yazılı olarak bırakılan) borcun ödenmesinden sonra (hiçbir mirasçıya) zarar vermeyecek dipnot 7 şekilde yapılır. Bu, Allah tarafından size yüklenen görevdir. Allah daima bilen, pek yumuşak davranandır.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Nisa 4/33. ayete göre miras paylaşılırken önce eşin payı verilir, artan kısım diğer mirasçılara pay edilir. Nisa 4/33. ayet, doğru anlaşılmadığı için, eşin payı diğer mirasçılarla birlikte hesaplanmış ve avliyye denen hesap hatası ortaya çıkmıştır.
  2. metne dön, dipnot 2
    Hanımların sayısı birden fazla ise eşe düşen miras payını aralarında paylaşırlar.
  3. metne dön, dipnot 3
    Kelale, babası ve /veya anası ile çocuğu /altsoyu olmadan ölen kişidir (Müfredat). Onun çocuğu ve annesi yoksa, ana bir kardeşleri ananın yerine geçer onun alacağı altıda bir veya üçte birlik payı alır (Nisa 4/11). Ana bir kardeş, ana tarafından, baba bir kardeş, baba tarafından, ana-baba bir kardeş ise her iki taraftan miras alır.
  4. metne dön, dipnot 4
    Ana bir kardeşlerde erkek ve kız ayrımı olmaz. Onlar, başka aileye mensup olduklarından kişiye faydası açısından ana bir kız kardeşin ana bir erkek kardeşten farkı yoktur (Nisa 4/11).
  5. metne dön, dipnot 5
    Bu vasiyet, Maide 5/106'ya göre ölen kişinin borcunun ödenmesi ile ilgili vasiyeti kapsadığı gibi ölen erkeğin eşiyle ilgili olarak Allah'ın, mirasçılara yüklediği görevi de kapsar (Bakara 2/240).
  6. metne dön, dipnot 6
    Borç, mirastan fazla ise alacaklı sadece mirası alır. Alacağının arta kalanını mirasçılardan isteyemez. Bu sebeple İslamda reddi miras yoktur.
  7. metne dön, dipnot 7
    Resul (رسول), "birine gönderilen söz" anlamına geldiği gibi "o sözü iletmek için gönderilen elçi" anlamına da gelir. (Müfredat). Allah'ın elçilerinin görevi, onun sözlerini insanlara ulaştırmaktır. Bu sebeple Kur'an'da geçen Allah'ın resulü (رسول اللّه) ifadesinde asıl vurgu ayetleredir (Maide 5/67, Nahl 16/35).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Kadınlarınızın çocukları yoksa bıraktıklarının yarısı sizindir, çocukları varsa, bıraktıklarının dörtte biri sizindir. Bunlar, yaptığı vasiyetin yerine getirilmesinden veya borcunun ödenmesinden sonra olur. Sizin çocuğunuz yoksa ettiğiniz vasiyet veya borç çıktıktan sonra bıraktıklarınızın dörtte biri karılarınızındır; çocuğunuz varsa, bıraktıklarınızın sekizde biri onlarındır. Miras bırakan erkek veya kadın (ana tarafından) kelale olur, (anası ve evladı olmaz) erkek veya kız kardeşi bulunursa her birinin payı altıda birdir. Bunlar birden fazla iseler mirasın üçte birini eşit olarak paylaşırlar. Paylaşım, (mirasçıya) zarar vermeyecek şekilde yapılan vasiyetten veya borçtan sonra olur. Bütün bunlar Allah'ın vasiyeti, size yüklediği görevdir. Allah bilir, yumuşak davranır.

Şaban Britch

Eğer çocukları yoksa, hanımlarınızın bıraktığı(mirası)nın yarısı sizindir. Eğer (hanımlarınızın) çocukları varsa miraslarının dörtte biri size aittir. Bu da yaptıkları vasiyetlerinin yerine getirilmesinden ve borçları ödendikten sonradır. Sizin miras olarak bıraktıklarınız, çocuğunuz yoksa dörtte biri hanımlarınızındır. Çocuklarınız varsa sekizde biri hanımlarınızındır. Bunlar da yaptığınız vasiyetinizin yerine getirilmesi ve borcunuzun ödenmesinden sonradır. Eğer miras bırakan bir erkek veya bir kadının; ana babası da çoluk çocuğu da yok da, (anneleri bir) bir erkek veya bir kız kardeşi varsa her birine altıda bir (hisse düşer). Eğer kardeşleri birden fazla ise; ölenin vasiyetinden ve borçlarının ödenmesinden sonra üçte bir hisseye ortaktırlar. (Malın üçte birinden fazlası vasiyet edilerek) Mirasçılar zarara uğratılmamalıdır. Allah tarafından bir uyarı/emirdir. Allah her şeyi bilir ve Halim'dir. (Kullarına azabı göndermede acele etmez)

Şaban Piriş

Eğer çocukları yoksa, hanımlarınızın bıraktığı(mirası)nın yarısı sizindir. Eğer çocukları varsa miraslarının dörtte biri size aittir. Bu da yaptıkları vasiyetlerinin yerine getirilmesinden ve borçları ödendikten sonradır. Sizin miras olarak bıraktıklarınız, çocuğunuz yoksa dörtte biri hanımlarınızındır. Çocuklarınız varsa sekizde biri onlarındır. Bunlar da yaptığınız vasiyetinizin yerine getirilmesi ve borcunuzun ödenmesinden sonradır. Eğer miras bırakan bir erkek veya bir kadının; ana babası da çoluk çocuğu da yok da, bir erkek veya bir kız kardeşi varsa her birine altıda bir (hisse düşer). Eğer kardeşleri daha fazla ise; ölenin vasiyetinden ve borçlarının ödenmesinden sonra üçte bir hisseye ortaktırlar. Miras alanlar zarara uğratılmamalıdır. Allah tarafından bir uyarı/emirdir. Allah, hakkıyla bilendir. Müsamaha gösterendir.

Yaşar Nuri Öztürk

Zevcelerinizin geriye bıraktığının yarısı sizindir, eğer onların çocuğu yoksa. Eğer onların çocuğu varsa, vasiyet ettikleri ve borçları ödendikten sonra geriye bıraktıklarının dörtte biri sizindir. Eğer sizin çocuğunuz yoksa bıraktığınızın dörtte biri zevcelerinizindir. Eğer sizin çocuğunuz varsa bu durumda, yaptığınız vasiyet ve borcunuz ödendikten sonra geriye kalanın sekizde biri zevcelerinizindir. Eğer miras bırakan erkek veya kadının ana-babası ve çocuğu yok da erkek kardeşi veya kız kardeşi varsa, bu kardeşlerden herbirine altıda bir düşer. Kardeşler bundan fazla ise bu takdirde onlar, yapılmış bulunan vasiyet ve borç ödendikten sonra üçte bire ortaktırlar. Kimseye zarar verilmemelidir. Allah'tan bir öneridir bu. Allah Alim'dir, Halim'dir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

a) And you have a rightful claim to half what your wives have left if they have no child.

Abdul Haleem

You inherit half of what your wives leave, if they have no children; if they have children, you inherit a quarter. [In all cases, the distribution comes] after payment of any bequests or debts. If you have no children, your wives’ share is a quarter; if you have children, your wives get an eighth. [In all cases, the distribution comes] after payment of any bequests or debts. If a man or a woman dies leaving no children or parents, but a single brother or sister, he or she should take one-sixth of the inheritance; if there are more siblings, they share one-third between them. [In all cases, the distribution comes] after payment of any bequests or debts, with no harm done to anyone: this is a commandment from God: God is all knowing and benign to all.

Abdullah Yusuf Ali

In what your wives leave, your share is a half, if they leave no child; but if they leave a child, ye get a fourth; after payment of legacies and debts. In what ye leave, their share is a fourth, if ye leave no child; but if ye leave a child, they get an eighth; after payment of legacies and debts. If the man or woman whose inheritance is in question, has left neither ascendants nor descendants, but has left a brother or a sister, each one of the two gets a sixth; but if more than two, they share in a third; after payment of legacies and debts; so that no loss is caused (to any one). Thus is it ordained by Allah; and Allah is All-knowing, Most Forbearing.

Abul A'la Maududi

And to you belongs half of whatever has been left behind by your wives if they die childless; but if they have any children then to you belongs a fourth of what they have left behind, after payment of the bequest they might have made or any debts outstanding against them. And to them belongs a fourth of what you leave behind, if you die childless; and if you have any child then to them belongs one-eighth of what you have left behind, dipnot 1 after the payment of the bequest you might have made or any debts outstanding against you. dipnot 2 And if the man or woman has no heir in the direct line, but has a brother or sister, then each of these shall inherit one-sixth; but if they are more than two, then they shall inherit one-third of the inheritance, dipnot 3 after the payment of the bequest that might have been made or any debts outstanding against the deceased, providing that the bequest causes no injury. dipnot 4 This is a commandment from Allah; Allah is All-Knowing, All-Forbearing. dipnot 5

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Whether a man has one wife or several wives the share of the wife/wives is one-eighth of the inheritance when the deceased has issue, and one-fourth when he has no issue. The share of the wives, whether one-fourth or one-eighth, will be distributed equally among them.
  2. metne dön, dipnot 2
    The remaining five-sixths or two-thirds of the inheritance goes to the legal heirs, if any. Where there are no legal heirs, the person concerned is entitled to make a bequest with regard to the remaining part of the inheritance. Commentators are agreed that the sisters and brothers mentioned here mean half-brothers and half-sisters, i.e. those who have kinship with the deceased on the mother's side. Injunctions affecting full brothers and sisters, and half-brothers and half-sisters on the father's side are mentioned towards the end of the present surah. See (verse 176 below, and nn. 219 ff. - Ed.)
  3. metne dön, dipnot 3
    'Bequests which cause injury' are those that entail depriving deserving kin of their legitimate rights. Similarly, the debt which causes injury is the fake debt which one falsely admits to owing, and any other device to which one resorts merely in order to deprive the rightful heirs of their shares in inheritance. This kind of injury has been declared to be a major sin in a tradition from the Prophet (peace be on him). According to another tradition the Prophet (peace be on him) said that even if a man worked all his life, like the men of Paradise, yet ended his life's record by making a wrongful bequest, he would be consigned to Hell. (Ibn Kathir, vol. 2, p. 218.) Such an act of deliberate injury and calculated effort designed to deprive people of their due rights is always a sin, but it is mentioned by God particularly in the case of kalalah (the person who leaves behind neither parents nor descendants). (For kalalah see nn. 219 ff. below - Ed.) The reason for this seems to be that a man who has neither issue nor parents is often prone to squander his property and somehow prevent his distant relatives from receiving any share in the inheritance.
  4. metne dön, dipnot 4
    God's knowledge is referred to here for two reasons. First, to stress that if a man violates God's Law he will not be able to escape from the grip of God, for He is Omniscient. Second, to emphasize that the shares in inheritance fixed by God are absolutely sound, for God knows better than His creatures where their true interests lie. Reference is also made to God's forbearance. This is in order to point out that harshness could not characterize the laws laid down by God in respect of inheritance since He Himself is not harsh. On the contrary, the aim of God's laws is to prevent people suffering inconvenience and hardship. 25a. This is a terrifying verse in which those who either tamper with God's laws of inheritance or violate the legal bounds categorically laid down by God in His Book are warned of unending punishment. It is lamentable that, in spite of these very stern warnings, Muslims have occasionally been guilty of breaching God's laws with the same boldness and insolence as that of the Jews. Disobedience to God's law of inheritance has occasionally assumed the proportion of open rebellion against Him. In some instances, women have been disinherited altogether. In others, the eldest son has been declared the only legal heir. There are also instances where the entire system of inheritance distribution has been replaced by the system of joint family property. In still other instances, the shares of women have been made equal to those of men. In our time a few Muslim states, in imitation of the West, even contrived a new form of disobedience. This consists of imposing death duties so that governments, too, become one of the heirs of the deceased, an heir whose share God had altogether failed to mention! This is despite the fact that under Islamic dispensation governments may assume control of a dead man's inheritance only if it is either unclaimed or if the person concerned has specifically so bequeathed part of his inheritance.
  5. metne dön, dipnot 5
    In these two (verses 15-16)the first, preliminary directives for the punishment for unlawful sexual intercourse are stated. The first verse deals with women. The punishment laid down was to confine them until further directives were revealed. The second verse (i.e. 16) relates to both sexes. The injunction lays down that they should be punished - that is, they should be beaten and publicly reproached. Later, another injunction was revealed see(Surah al-Nur 24: 2) which laid down that both the male and female should be given a hundred lashes. These injunctions are necessarily of a preliminary nature since the people of Arabia were neither used to obeying the orders of any established government, the verdicts of any courts of law nor to following any legal code; it would therefore have been unwise to try to force acceptance of a penal code upon them so soon after the establishment of the Islamic state. In due course, the punishments for unlawful sexual intercourse, for slanderous accusations of unchastity against women, and for theft were laid down in their definitive form and served as the basis of that detailed penal code which was enforced by the Prophet (peace be on him) and the Rightly-Guided Caliphs.The apparent difference between the contents of the two verses led al-Suddi to the misconceived belief that the first verse lays down the punishment for married women, and the second that for unmarried men and women. This is a tenuous explanation unsupported by any serious evidence and argument. Even less convincing is the opinion expressed by Abu Muslim al-Isfahani that the first verse relates to lesbian relations between females, and the second to homosexual relations between males. It is strange that al-Isfahani ignored the basic fact that the Qur'an seeks merely to chart a broad code of law and morality and hence deals only with fundamental questions. It is inconsistent with the majestic style of the Qur'an to discuss secondary details which have been left to people to decide through the exercise of their legal judgement. It is for this reason that when the problem of fixing a punishment for sodomy came up for consideration after the time of the Prophet (peace be on him), none of the Companions thought that the above-mentioned verse contained any relevant injunction.

Aisha Bewley

You receive half of what your wives leave if they are childless. If they have children you receive a quarter of what they leave after any bequest they make or any debts. They receive a quarter of what you leave if you are childless. If you have children they receive an eighth of what you leave after any bequest you make or any debts. If a man or woman has no direct heirs, but has a brother or sister, each of them receives a sixth. If there are more than that they share in a third after any bequest you make or any debts, making sure that no one’s rights are prejudiced. This is an instruction from Allah. Allah is All-Knowing, All-Forbearing.

Al-Hilali & Khan

In that which your wives leave, your share is a half if they have no child; but if they leave a child, you get a fourth of that which they leave after payment of legacies that they may have bequeathed or debts. In that which you leave, their (your wives) share is a fourth if you leave no child; but if you leave a child, they get an eighth of that which you leave after payment of legacies that you may have bequeathed or debts. If the man or woman whose inheritance is in question has left neither ascendants nor descendants, but has left a brother or a sister, each one of the two gets a sixth; but if more than two, they share in a third, after payment of legacies he (or she) may have bequeathed or debts, so that no loss is caused (to anyone). This is a Commandment from Allâh; and Allâh is Ever All-Knowing, Most-Forbearing.

Ali Quli Qarai

For you shall be a half of what your wives leave, if they have no children; but if they have children, then for you shall be a fourth of what they leave, after [paying off] any bequest they may have made or any debt [they may have incurred]. And for them [it shall be] a fourth of what you leave, if you have no children; but if you have children, then for them shall be an eighth of what you leave, after [paying off] any bequest you may have made or any debt [you may have incurred]. If a man or woman is inherited by siblings and has a brother or a sister, then each of them shall receive a sixth; but if they are more than that, then they shall share in one third, after [paying off] any bequest he may have made or any debt [he may have incurred] without prejudice. [This is] an enjoinment from Allah, and Allah is all-knowing, all-forbearing.

Amatul Rahman Omar

And for you is half of that which your wives leave behind, if they have no child; but if they have a child, then for you is one fourth of what they leave behind, after (the payment of) any bequest they may have bequeathed or (still more important) of any (of their) debt. And for them (- your wives) is one fourth of what you leave behind if you have no child; but if you leave a child, then, for them is an eighth of what you leave after (the payment of) any bequest you have bequeathed or (still more important) of any debt. And if there be a man or a woman whose heritage is to be divided and he (or she - the deceased) has no child and he (or she) has (left behind) a brother or a sister then for each one of the twain is a sixth; but if they be more than one then they are (equal) sharers in one third after the payment of any bequest bequeathed or (still more important) of any debt (provided such bequest made by the testator and the debt) shall be without (any intent of) being harmful (to the interests of the heirs). This is an injunction from Allâh, and Allâh is All-Knowing, Most Forbearing.

Arthur John Arberry

And for you a half of what your wives leave, if they have no children; but if they have children, then for you of what they leave a fourth, after any bequest they may bequeath, or any debt. And for them a fourth of what you leave, if you have no children; but if you have children, then for them of what you leave an eighth, after any bequest you may bequeath, or any debt. If a man or a woman have no heir direct, but have a brother or a sister, to each of the two a sixth; but if they are more numerous than that, they share equally a third, after any bequest he may bequeath, or any debt not prejudicial; a charge from God. God is All-knowing, All-clement.

Bijan Moeinian

If a woman dies, her debt should be paid and her wishes (up to 1/3rd of what she leaves behind) should be honored. The husband, then will inherit half of what the wife leaves behind, if she does not have any children. If she has any children, the husband then will get 1/4th of the inheritance. The wife will get 1/4th of what man leaves behind, if there is no children. If there are children involved, the wives will get 1/8th of what is left behind. If a man or woman leaves a property to be inherited, by neither parents nor off springs, and he/she has a brother or sister, each will receive 1/6ht but if there are more than two brothers or sisters, they will share 1/3rd. This is God’s law; God is indeed the Most Knowledgeable and Generous.

E. Henry Palmer

And ye shall have half of what your wives leave, if they have no son; but if they have a son, then ye shall have a fourth of what they leave, after payment of the bequests they bequeath or of their debts. And they shall have a fourth of what ye leave, if ye have no son; but if ye have a son, then let them have an eighth of what ye leave, after payment of the bequest ye bequeath and of your debts. And if the man's or the woman's (property) be inherited by a kinsman who is neither parent nor child, and he have a brother or sister, then let each of these two have a sixth; but if they are more than that, let them share in a third after payment of the bequest he bequeaths and of his debts, without prejudice, - an ordinance this from God, and God is knowing and clement!

Edip-Layth

For you is half of what your wives leave behind if they have no children; but if they have a child then to you is one quarter of what they leave behind. All after a will is carried through or a debt. To them is one quarter of what you leave behind if you have no child; but if you have a child then to them is one eighth of what you leave behind. All after a will is carried through or a debt. If a man or a woman has no one, but has a brother or sister, then to each one of them is one sixth, but if they are more than this then they are to share in one third. All after a will is carried through or a debt, which does not cause harm. A directive from God, and God is Knowledgeable, Compassionate.

George Sale

Moreover ye may claim half of what your wives shall leave, if they have no issue; but if they have issue, then ye shall have the fourth part of what they shall leave, after the legacies which they shall bequeath, and the debts be paid. They also shall have the fourth part of what ye shall leave, in case ye have no issue; but if ye have issue, then they shall have the eighth part of what ye shall leave, after the legacies which ye shall bequeath, and your debts be paid. And if a man or woman's substance be inherited by a distant relation, and he or she have a brother or sister; each of them two shall have a sixth part of the estate. But if there be more than this number, they shall be equal sharers in a third part, after payment of the legacies which shall be bequeathed, and the debts, without prejudice to the heirs. This is an ordinance from God: And God is knowing and gracious.

Hamid S. Aziz

And you shall have half of what your wives leave, if they have no child; but if they have a child, then you shall have a fourth of what they leave, after payment of any bequests or debts. And they shall have a fourth of what you leave, if you have no child; but if you have a child, then let them have an eighth of what you leave, after payment of any bequest or debts. And if the man or the woman have a distant heir who is neither parent nor child, and he or she have a brother or sister, then let each of these two have a sixth; but if they are more than two, let them share in a third after payment of any bequest or debts, without prejudice. This is a commandment from Allah, and Allah is Knower and Forbearing!

Mahmoud Ghali

And for you is a half of whatever your spouses have left, in case they have no children; (yet) in case they have children, then for you is the fourth of whatever they have left, (only) after any bequest they may have bequeathed, (Literally: enjoined) or any debt. And for them is a fourth of whatever you have left, in case you have no children; yet in case you have children, then they have an eighth of whatever you have left, (only) after any bequest you may have bequeathed, or any debt. And in case a man or a woman has no heir direct, and has a brother or a sister, then to each one of the two is the sixth; yet in case they are more numerous than that, then they shall be sharers in the third, (only) after any bequest may have been bequeathed, or any debt, without harming (others). (This is) an injunction from Allah; and Allah is Ever-Knowing, Ever-Forbearing.

Marmaduke Pickthall

And unto you belongeth a half of that which your wives leave, if they have no child; but if they have a child then unto you the fourth of that which they leave, after any legacy they may have bequeathed, or debt (they may have contracted, hath been paid). And unto them belongeth the fourth of that which ye leave if ye have no child, but if ye have a child then the eighth of that which ye leave, after any legacy ye may have bequeathed, or debt (ye may have contracted, hath been paid). And if a man or a woman have a distant heir (having left neither parent nor child), and he (or she) have a brother or a sister (only on the mother's side) then to each of them twain (the brother and the sister) the sixth, and if they be more than two, then they shall be sharers in the third, after any legacy that may have been bequeathed or debt (contracted) not injuring (the heirs by willing away more than a third of the heritage) hath been paid. A commandment from Allah. Allah is Knower, Indulgent.

Mohamed Ahmed - Samira

Your share in the property the wives leave behind is half if they die without an issue, but in case they have left children, then your share is one-fourth after the payment of legacies and debts; and your wife shall inherit one-fourth of what you leave at death if you die childless, if not, she will get one-eighth of what you leave behind after payment of legacies and debts. If a man or a woman should die without leaving either children or parents behind but have brother and sister, they shall each inherit one-sixth. In case there are more, they will share one-third of the estate after payment of legacies and debts without prejudice to others. This is the decree of God who knows all and is kind.

Muhammad Asad

And you shall inherit one-half of what your wives leave behind, provided they have left no child; but if they have left a child, then you shall have one-quarter of what they leave behind, after [the deduction of] any bequest they may have made, or any debt [they may have incurred]. And your widows shall have one-quarter of what you leave behind, provided you have left no child; but if you have left a child, then they shall have one-eighth of what you leave behind, after [the deduction of] any bequest you may have made, or any debt [you may have incurred]. And if a man or a woman has no heir in the direct line, but has a brother or a sister, then each of these two shall inherit one-sixth; but if there are more than two, then they shall share in one-third [of the inheritance], after [the deduction of] any bequest that may have been made, or any debt [that may have been incurred], neither of which having been intended to harm [the heirs]. [This is] an injunction from God: and God is all-knowing, forbearing.

Mustafa Khattab

You will inherit half of what your wives leave if they are childless. But if they have children, then ˹your share is˺ one-fourth of the estate—after the fulfilment of bequests and debts. And your wives will inherit one-fourth of what you leave if you are childless. But if you have children, then your wives will receive one-eighth of your estate—after the fulfilment of bequests and debts. And if a man or a woman leaves neither parents nor children but only a brother or a sister ˹from their mother’s side˺, they will each inherit one-sixth, but if they are more than one, they ˹all˺ will share one-third of the estate[1]—after the fulfilment of bequests and debts without harm ˹to the heirs˺.[2] ˹This is˺ a commandment from Allah. And Allah is All-Knowing, Most Forbearing.

Progressive Muslims

And for you is half of what your wives leave behind if they have no children; but if they have a child then to you is one quarter of what they leave behind. All after a will is carried through or a debt. And to them is one quarter of what you leave behind if you have no child; but if you have a child then to them is one eighth of what you leave behind. All after a will is carried through or a debt. And if a man or a woman has no one, but has a brother or sister, then to each one of them is one sixth, but if they are more than this then they are to share in one third. All after a will is carried through or a debt, which does not cause harm. A directive from God, and God is Knowledgeable, Compassionate.

Rashad Khalifa

You get half of what your wives leave behind, if they had no children. If they had children, you get one-fourth of what they leave. All this, after fulfilling any will they had left, and after paying off all debts. They get one-fourth of what you leave behind, if you had no children. If you had children, they get one-eighth of what you bequeath. All this, after fulfilling any will you had left, and after paying off all debts. If the deceased man or woman was a loner, and leaves two siblings, male or female, each of them gets one-sixth of the inheritance. If there are more siblings, then they equally share one-third of the inheritance. All this, after fulfilling any will, and after paying off all debts, so that no one is hurt. This is a will decreed by GOD. GOD is Omniscient, Clement.

Sahih International

And for you is half of what your wives leave if they have no child. But if they have a child, for you is one fourth of what they leave, after any bequest they [may have] made or debt. And for the wives is one fourth if you leave no child. But if you leave a child, then for them is an eighth of what you leave, after any bequest you [may have] made or debt. And if a man or woman leaves neither ascendants nor descendants but has a brother or a sister, then for each one of them is a sixth. But if they are more than two, they share a third, after any bequest which was made or debt, as long as there is no detriment [caused]. [This is] an ordinance from Allah, and Allah is Knowing and Forbearing.

Sam Gerrans

And for you is half of what your wives left if they have not a child; but if they have a child, then for you is one-fourth of what they left, after a bequest they have made, or debt. And for them: one-fourth of what you left, if you have not a child; but if you have a child: for them is one-eighth of what you left, after a bequest you have made, or debt. And if a man or a woman be inherited with no immediate heir but has a brother or sister, for each of them is one-sixth; but if they are more than that, then are they partners in one-third, after a bequest he has made, or debt, without harm, as a bequest from God; and God is knowing and clement.

Shabbir Ahmed

Additionally: If a couple had no children, the husband gets half of what the wife leaves behind. If they had children, the husband gets one-fourth. If they had no children, then the wives get one-fourth of what the husband leaves behind. If they had children then the wife gets one-eighth. If a man or a woman, whose inheritance is in question, was a loner, in the sense of leaving behind no ascendants or descendants, but leaves behind a sister and a brother, each of them gets one-sixth of the inheritance. If there are more than two siblings, they equally share one-third of the inheritance. For a deceased who has no living parents, see (4:176), (4:177) The above applies after fully satisfying the will, and after paying of all debts, so that no one's rights are infringed upon. This is the Will decreed by Allah who is All-Knowing, Clement.

Syed Vickar Ahamed

In that which your wives leave, your share is a half, if they leave no child; But if they leave a child, you get a fourth of what they leave; After payment of legacies or debts. In that which you leave, their share is a fourth, if you leave no child; If you leave a child, they get an eighth; After payment of legacies and debts. If the man or woman whose inheritance is in question, has left neither parents nor children, but has left a brother or a sister, each one of the two gets a sixth; But if more than two, they share in a third; After payments of legacies or debts; So that no loss is caused (to anyone). It is thus ordained by Allah; And Allah is Always All Knowing (Aleem), Most Forbearing (Haleem).

Taqi Usmani

For you there is one-half of what your wives leave behind, in case they have no child. But, if they have a child, you get one-fourth of what they leave, after (settling) the will they might have made, or a debt. For them (the wives) there is one-fourth of what you leave behind, in case you have no child. But, if you have a child, they get one eighth of what you leave, after (settling) the will you might have made, or a debt. And if a man or a woman is Kalālah (i.e. has neither parents alive, nor children) and has a brother or a sister, then each one of them will get one-sixth. However, if they are more than that, they will be sharers in one-third, after (settling) the will that might have been made, or a debt, provided that the will must not be intended to harm anyone. This is a direction from Allah. Allah is All-Knowing, Forbearing.

The Monotheist Group

And for you is half of what your wives leave behind if they have no child; but if they have a child then to you is one quarter of what they leave behind. All after a will is carried through or a debt. And to them is one quarter of what you leave behind if you have no child; but if you have a child then to them is one eighth of what you leave behind. All after a will is carried through or a debt. And if a man or a woman who is being inherited has no ascendants, but has a brother or a sister, then to each one of them is one sixth, but if they are more than this then they are to share in one third. All after a will is carried through or a debt, which does not cause harm. A directive from God, and God is Knowledgeable, Compassionate.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 12. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 12. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 12. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩