Diyanet İşleri
Şeytan onlara (birçok) vaadde bulunur ve onları kuruntulara sürükler. Oysa şeytan, ancak aldatmak için onlara vaadde bulunuyor.
Nisâ suresi
Nisâ suresi, 120. ayet. يَعِدُهُمْ وَيُمَنِّيهِمْ وَمَا يَعِدُهُمُ ٱلشَّيْطَٰنُ إِلَّا غُرُورًا
ye`idühüm veyümennîhim. vemâ ye`idühümü-şşeyṭânü illâ gurûrâ.
Şeytan onlara (birçok) vaadde bulunur ve onları kuruntulara sürükler. Oysa şeytan, ancak aldatmak için onlara vaadde bulunuyor.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Şirkin bağışlanmaması; şeytanın vaadi ve kuruntular Nisâ 116–126 3
Onlar, Allah'ı bırakıp ancak dişilere tapıyorlar. Halbuki (aslında) azgın bir şeytana tapmaktadırlar.
Allah, o şeytana lanet etti ve o da, "Andolsun ki senin kullarından elbette belirli bir pay alacağım" dedi.
"Onları mutlaka saptıracağım, mutlaka onları kuruntulara sokacağım ve onlara emredeceğim de (putlara adak için) hayvanların kulaklarını yaracaklar. Yine onlara emredeceğim de Allah'ın yarattığını değiştirecekler." Kim Allah'ı bırakıp da şeytanı dost edinirse, şüphesiz o apaçık bir hüsrana düşmüştür.
Şeytan onlara (birçok) vaadde bulunur ve onları kuruntulara sürükler. Oysa şeytan, ancak aldatmak için onlara vaadde bulunuyor.
İşte onların barınağı cehennemdir. Ondan bir kaçış yolu bulamazlar.
İman edip salih ameller işleyenleri de ebedi olarak kalacakları, içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyacağız. Allah, gerçek bir vaadde bulunmuştur. Kimdir sözü Allah'ınkinden daha doğru olan?
İş, ne sizin kuruntunuza, ne de kitap ehlinin kuruntusuna göredir. Kim kötü bir iş yaparsa, onunla cezalandırılır. O, kendisine Allah'tan başka ne bir dost, ne de bir yardımcı bulabilir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
120. Daha sonra Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “O, onlara vaadlerde bulunur ve onları olmayacak kuruntulara düşürür.” Yani şeytan saptırmak için çalıştığı kimselere türlü vaadlerde bulunur. Vaat ise gerektiğinde “va’îd”i (tehdidi) de kapsar. Nitekim Yüce Allah: “Şeytan size fakirlik vaat eder/sizi onunla korkutur.” (el-Bakara, 2/260) buyurmaktadır. Yani şeytan Allah yolunda infak ettikleri takdirde fakir düşerler diye onları tehdit etmektedir. Aynı şekilde cihad edecek olurlarsa da öldürülme ve benzeri olumsuzluklarla da onları korkutmaktadır. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “(Size) Bu (haberi getiren) şeytandır. O, ancak kendi dostlarını korkutur.” (Al-i İmran, 3/175) Şeytan, Allah’ın rızasını tercih etmeleri halinde mümkün olan ve olmayan her şey ile onları korkutur ve bunu akıllarına sokmaya çalışır. Nihayet onlar da hayrı işlemeye karşı tembellik göstermeye başlarlar. İşte bu şekilde şeytan onları gerçek mahiyeti araştırılacak olursa aslı olmayan serap gibi oldukları ortaya çıkan batıl kuruntulara mahkûm eder. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Oysa şeytan onlara aldatmadan başka bir şey vaadetmez.”
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Şeytan onlara sahte vaatlerde bulunur ve onları uydurma kuruntularla oyalar. Gerçekte ise onlara hiçbir hakikati olmayan batıl vaatlerde bulunur.
Aynı kök: غرر (27 geçiş) · Aynı kök: شطن (88 geçiş) · Ortak kavram: Şeytan
"(Haydi) onlardan gücünün yettiğinin ayağını çağrınla kaydır. Atlıların ve yayalarınla onların üzerine yürü. Onların mallarına ve evlatlarına ortak…
Aynı kök: مني (22 geçiş) · Aynı kök: شطن (88 geçiş) · Ortak kavram: Şeytan
"Onları mutlaka saptıracağım, mutlaka onları kuruntulara sokacağım ve onlara emredeceğim de (putlara adak için) hayvanların kulaklarını yaracaklar.…
Aynı kök: مني (22 geçiş) · Aynı kök: شطن (88 geçiş) · Ortak kavram: Şeytan
Senden önce hiçbir resul ve nebi göndermedik ki, bir şey temenni ettiği zaman, şeytan onun bu temennisine dair vesvese vermiş olmasın. Ama Allah,…
Aynı kök: غرر (27 geçiş) · Aynı kök: شطن (88 geçiş) · Ortak kavram: Şeytan
İşte böylece biz her peygambere insan ve cin şeytanlarını düşman kıldık. Bunlar aldatmak için birbirlerine yaldızlı laflar fısıldarlar. Rabbin…
Aynı kök: غرر (27 geçiş) · Aynı kök: شطن (88 geçiş) · Ortak kavram: Şeytan
Bu suretle onları kandırarak yasağa sürükledi. Ağaçtan tattıklarında kendilerine avret yerleri göründü. Derhal üzerlerini cennet yapraklarıyla…
Aynı kök: مني (22 geçiş) · Aynı kök: غرر (27 geçiş)
(Münafıklar) mü'minlere şöyle seslenirler: "Biz de (dünyada) sizinle beraber değil miydik?" (Mü'minler de) derler ki: "Evet, fakat siz kendinizi…
Aynı kök: شطن (88 geçiş) · Ortak kavram: Şeytan · Ortak kavram: Vaad
Şeytan sizi fakirlikle korkutur ve size, çirkinliği ve hayasızlığı emreder. Allah ise size kendi katından mağfiret ve bol nimet va'dediyor. Şüphesiz…
Aynı kök: شطن (88 geçiş) · Ortak kavram: Şeytan · Ortak kavram: Vaad
İş bitirilince şeytan da diyecek ki: "Şüphesiz Allah, size gerçek olanı söz verdi. Ben de size söz verdim ama yalancı çıktım. Zaten benim sizi…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(Şeytan) onlara söz verir ve onları ümitlendirir. (Oysa) şeytan, onlara aldanmadan başka bir şey vadetmemektedir. dipnot 1
Şeytan onlara boş vaadlerde bulunur ve kuruntularla oyalar; ama Şeytan'ın onlara vaad ettiği her şey, aldanışa sürüklemekten başka bir işe yaramaz.
Şeytan onlara vaatlerde bulunur ve onları boş özlemlerle doldurur. Ama Şeytanın onlara vaat ettiği her şey sadece akıl çelmekten başka bir şeye yaramaz.
Onlara vaatlerde bulunur ve onlara umut verip sonu boş çıkacak arzular peşinde koşturur. (Oysa) şeytan, aldanıştan başka bir şey vadetmemektedir.
(Şeytan) Onlara vaadler ediyor, onları en olmadık kuruntulara düşürüyor. Oysa şeytan, onlara bir aldanıştan başka bir şey va'detmez.
(Şeytan) onlara söz verir ve onları ümitlendirir, halbuki şeytanın onlara söz vermesi aldatmacadan başka bir şey değildir.
Onlara sözler verir ve kuruntulara sürükler. Zaten şeytan, onları aldatmaktan başka söz vermez.
Şeytan onlara söz verir ve onları ümitlendirir. Fakat şeytanın onlara söz vermesi aldatmacadan başka bir şey değildir.
Onlara söz verir, ümit verir. Gerçekte, sapkının onlara verdiği söz kandırmadan başka bir şey değil.
Onlara söz verir, ümit verir. Gerçekte, sapkının onlara verdiği söz kandırmadan başka bir şey değil.
Şeytan onlara vaadde bulunur, kuruntu ve ümitlere düşürür. Fakat şeytan onlara kuru bir aldatmadan başka ne va'deder?
O, onlara va'd verir, ümniyyelere ümidlere düşürür fakat Şeytan onlara kuru bir aldatmadan başka ne va'd eder?
Şeytan, onlara vaatlerde bulunup, onları kuruntulara sürükler. Şeytan, ancak aldatmak için vaatte bulunur.
Şeytan, onlara vaatlerde bulunup, onları kuruntulara sürükler. Şeytan, ancak aldatmak için vaatte bulunur.
Şeytan, onlara vaatlerde bulunup, onları kuruntulara sürükler. Şeytan, ancak aldatmak için vaatte bulunur.
(Şeytan) Onlara vaadler ediyor, onları en olmadık kuruntulara düşürüyor. Oysa şeytan, onlara bir aldanıştan başka bir şey va'detmez.
(Şeytan) onlara va'd eder, onları olmayacak kuruntulara düşürür. Şeytanın kendilerine va'd etdiği şeyler ise aldatmadan başkası değildir.
Şeytan onlara vaad ediyor, kuruntulara düşürüyor. Şeytanın kendilerine vaad ettikleri, aldatmaktan başka birşey değildir.
(116-121) Allah kendisine ortak koşulmasını kesinlikle bağışlamaz, bunun dışındaki istediği kimseyi bağışlar, her kim Allah’a ortak koşarsa, kesinlikle uzak bir sapmaya sapmıştır. O’nun dışında sadece dişi putlara dua ediyorlar , onlar sadece inatçı şeytana dua ediyorlar , Allah ona (şeytana) lanet etti, dedi ki; senin kullarından belli bir miktarda pay alacağım. (Bir kısmı benim kulum olacaklar) Onları saptıracağım onlara ümit vereceğim hayaller kuracaklar ve onlara hayvanların kulaklarını yarın diye emredeceğim, Allah’ın yarattığını bozmalarını emredeceğim. Her kim Allah’ın dışında dost olarak şeytanı edinirse, apaçık hasarla hasarlanmıştır. Onlara vaatte bulunur hayaller kurdurur , şeytan ancak ve ancak aldanmayı vaad edebilir, onların barınacakları yer cehennemdir ondan kaçacakları bir yer bulamazlar.
Şeytan onlara vaadeder ve onları kuruntuya düşürür. Halbuki, şeytan onlara bir aldatmadan başka bir şey vaadetmez.
(Şeytan) Onlara söz verir, umut verir, fakat şeytanın onlara sözü, aldatmadan başka bir şey değildir.
O (şeytan), onlara söz verir, onları beklenti içine sokar. Şeytan, sadece aldatmak için söz verir.
O (şeytan), onlara söz verir, onları beklenti içine sokar. Şeytan, sadece aldatmak için söz verir.
Şeytan onlara vaat eder, kuruntularla oyalar, onları boş kuruntu ve uzun emellerle oyalar. Şeytanın onlara vaat ettiği sadece oyalamadır.
Şeytan onlara vaat eder, onları boş kuruntu ve uzun emellerle oyalar şeytanın onlara vaat ettiği sadece aldatmadır/seraptır.
Şeytan, onlara söz verir, ümit verip hayal kurdurur, hurafeye/anlamını bilmeden okumaya iter. Ama o, onlara bir aldanıştan başka hiçbir şey vaat etmez.
He promises them and arouses in them vain desires when in fact he promises them only what is vain, deceptive and deluding.
he makes them promises and raises false hopes, but Satan’s promises are nothing but delusion.
Satan makes them promises, and creates in them false desires; but satan's promises are nothing but deception.
Satan makes promises to them and fills them with vain hopes, dipnot 1 but whatever he promises them is merely delusion.
He makes promises to them and fills them with false hopes. But what Shaytan promises them is nothing but delusion.
He [Shaitân (Satan)] makes promises to them, and arouses in them false desires; and Shaitân’s (Satân) promises are nothing but deceptions.
He makes them promises and gives them [false] hopes, yet Satan does not promise them anything but delusion.
He (- satan) holds out promises to them and arouses false hopes in them. But satan promises nothing but vain things to them.
He promises them and fills them with fancies, but there is nothing Satan promises them except delusion.
Satan makes promises and excite people with vain desires which are nothing more than illusions.
He promises them, and stirs up vain desires within them; but the devil promises only to deceive.
He promises them and makes them desire, but what the devil promises them is only vanity.
He maketh them promises, and insinuateth into them vain desires; yet Satan maketh them only deceitful promises.
He promises them, and stirs up vain desires within them; but the devil promises only to deceive.
He promises them and arouses vain covetings in them; and in no way does Ash-Shaytan (The all-vicious, i. e., the Devil) promise them (anything) except delusion.
He promiseth them and stirreth up desires in them, and Satan promiseth them only to beguile.
Whatever the promises he makes, whatever the desires he enkindles, and whatever the hopes Satan rouses in them, are no more than delusion.
he holds out promises to them, and fills them with vain desires: yet whatever Satan promises them is but meant to delude the mind.
Satan only makes them ˹false˺ promises and deludes them with ˹empty˺ hopes. Truly Satan promises them nothing but delusion.
He promises them and makes them desire, but what the devil promises them is only vanity.
He promises them and entices them; what the devil promises is no more than an illusion.
Satan promises them and arouses desire in them. But Satan does not promise them except delusion.
He promises them, and arouses desires in them; and the satan promises them only delusion.
(You have seen how associating partners with Allah, and ignoring the Qur'an in favor of human dogmas, drag the "Self" down to subhuman levels. ) You will find these agents of Satan dispensing paradise and hell to their followers in outright deception (false hopes and vain desires such as seventy two beauties etc.).
He (Satan), makes promises to them, and creates in them false desires; And Satan’s promises are nothing but deception (and falsehood).
He (the Satan) makes promises to them, and he tempts them with hopes. The Satan does not make a promise to them but to deceive.
He promises them and makes them desire, but what the devil promises them is only vanity.