Nisâ suresi

Nisâ suresi, 120. ayet

Nisâ suresi, 120. ayet. يَعِدُهُمْ وَيُمَنِّيهِمْ وَمَا يَعِدُهُمُ ٱلشَّيْطَٰنُ إِلَّا غُرُورًا

ye`idühüm veyümennîhim. vemâ ye`idühümü-şşeyṭânü illâ gurûrâ.

Diyanet İşleri

Şeytan onlara (birçok) vaadde bulunur ve onları kuruntulara sürükler. Oysa şeytan, ancak aldatmak için onlara vaadde bulunuyor.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Nisâ 117–123 · surenin 120. ayeti / 176

Konu Şirkin bağışlanmaması; şeytanın vaadi ve kuruntular Nisâ 116–126 3

  1. Nisâ 117

    Onlar, Allah'ı bırakıp ancak dişilere tapıyorlar. Halbuki (aslında) azgın bir şeytana tapmaktadırlar.

  2. Nisâ 118

    Allah, o şeytana lanet etti ve o da, "Andolsun ki senin kullarından elbette belirli bir pay alacağım" dedi.

  3. Nisâ 119

    "Onları mutlaka saptıracağım, mutlaka onları kuruntulara sokacağım ve onlara emredeceğim de (putlara adak için) hayvanların kulaklarını yaracaklar. Yine onlara emredeceğim de Allah'ın yarattığını değiştirecekler." Kim Allah'ı bırakıp da şeytanı dost edinirse, şüphesiz o apaçık bir hüsrana düşmüştür.

  4. 120

    Şeytan onlara (birçok) vaadde bulunur ve onları kuruntulara sürükler. Oysa şeytan, ancak aldatmak için onlara vaadde bulunuyor.

  5. Nisâ 121

    İşte onların barınağı cehennemdir. Ondan bir kaçış yolu bulamazlar.

  6. Nisâ 122

    İman edip salih ameller işleyenleri de ebedi olarak kalacakları, içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyacağız. Allah, gerçek bir vaadde bulunmuştur. Kimdir sözü Allah'ınkinden daha doğru olan?

  7. Nisâ 123

    İş, ne sizin kuruntunuza, ne de kitap ehlinin kuruntusuna göredir. Kim kötü bir iş yaparsa, onunla cezalandırılır. O, kendisine Allah'tan başka ne bir dost, ne de bir yardımcı bulabilir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

120. Daha sonra Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “O, onlara vaadlerde bulunur ve onları olmayacak kuruntulara düşürür.” Yani şeytan saptırmak için çalıştığı kimselere türlü vaadlerde bulunur. Vaat ise gerektiğinde “va’îd”i (tehdidi) de kapsar. Nitekim Yüce Allah: “Şeytan size fakirlik vaat eder/sizi onunla korkutur.” (el-Bakara, 2/260) buyurmaktadır. Yani şeytan Allah yolunda infak ettikleri takdirde fakir düşerler diye onları tehdit etmektedir. Aynı şekilde cihad edecek olurlarsa da öldürülme ve benzeri olumsuzluklarla da onları korkutmaktadır. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “(Size) Bu (haberi getiren) şeytandır. O, ancak kendi dostlarını korkutur.” (Al-i İmran, 3/175) Şeytan, Allah’ın rızasını tercih etmeleri halinde mümkün olan ve olmayan her şey ile onları korkutur ve bunu akıllarına sokmaya çalışır. Nihayet onlar da hayrı işlemeye karşı tembellik göstermeye başlarlar. İşte bu şekilde şeytan onları gerçek mahiyeti araştırılacak olursa aslı olmayan serap gibi oldukları ortaya çıkan batıl kuruntulara mahkûm eder. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Oysa şeytan onlara aldatmadan başka bir şey vaadetmez.”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Şeytan onlara sahte vaatlerde bulunur ve onları uydurma kuruntularla oyalar. Gerçekte ise onlara hiçbir hakikati olmayan batıl vaatlerde bulunur.

Kelimeler

7 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. يَعِدُهُمْ yeiduhum (Şeytan) onlara söz verir kök: وعد
  2. وَيُمَنِّيهِمْ ۖ ve yumennihim ve umut verir kök: مني
  3. وَمَا ve ma ve değildir
  4. يَعِدُهُمُ yeiduhumu sözü kök: وعد
  5. ٱلشَّيْطَـٰنُ ş-şeytanu şeytanın kök: شطن
  6. إِلَّا illa başka bir şey
  7. غُرُورًا gururan aldatmadan kök: غرر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: غرر (27 geçiş) · Aynı kök: شطن (88 geçiş) · Ortak kavram: Şeytan

    "(Haydi) onlardan gücünün yettiğinin ayağını çağrınla kaydır. Atlıların ve yayalarınla onların üzerine yürü. Onların mallarına ve evlatlarına ortak…

  • Aynı kök: مني (22 geçiş) · Aynı kök: شطن (88 geçiş) · Ortak kavram: Şeytan

    "Onları mutlaka saptıracağım, mutlaka onları kuruntulara sokacağım ve onlara emredeceğim de (putlara adak için) hayvanların kulaklarını yaracaklar.…

  • Aynı kök: مني (22 geçiş) · Aynı kök: شطن (88 geçiş) · Ortak kavram: Şeytan

    Senden önce hiçbir resul ve nebi göndermedik ki, bir şey temenni ettiği zaman, şeytan onun bu temennisine dair vesvese vermiş olmasın. Ama Allah,…

  • Aynı kök: غرر (27 geçiş) · Aynı kök: شطن (88 geçiş) · Ortak kavram: Şeytan

    İşte böylece biz her peygambere insan ve cin şeytanlarını düşman kıldık. Bunlar aldatmak için birbirlerine yaldızlı laflar fısıldarlar. Rabbin…

  • Aynı kök: غرر (27 geçiş) · Aynı kök: شطن (88 geçiş) · Ortak kavram: Şeytan

    Bu suretle onları kandırarak yasağa sürükledi. Ağaçtan tattıklarında kendilerine avret yerleri göründü. Derhal üzerlerini cennet yapraklarıyla…

  • Aynı kök: مني (22 geçiş) · Aynı kök: غرر (27 geçiş)

    (Münafıklar) mü'minlere şöyle seslenirler: "Biz de (dünyada) sizinle beraber değil miydik?" (Mü'minler de) derler ki: "Evet, fakat siz kendinizi…

  • Aynı kök: شطن (88 geçiş) · Ortak kavram: Şeytan · Ortak kavram: Vaad

    Şeytan sizi fakirlikle korkutur ve size, çirkinliği ve hayasızlığı emreder. Allah ise size kendi katından mağfiret ve bol nimet va'dediyor. Şüphesiz…

  • Aynı kök: شطن (88 geçiş) · Ortak kavram: Şeytan · Ortak kavram: Vaad

    İş bitirilince şeytan da diyecek ki: "Şüphesiz Allah, size gerçek olanı söz verdi. Ben de size söz verdim ama yalancı çıktım. Zaten benim sizi…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

79 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Şeytan) onlara söz verir ve onları ümitlendirir. (Oysa) şeytan, onlara aldanmadan başka bir şey vadetmemektedir. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yüce Allah şeytanın insanlara çeşitli vaatlerde bulunduğunu, onlara boş ve anlamsız kuruntular fısıldadığını belirtmekte, onun bütün vaatlerinin aldatmadan başka bir şey olmadığını dile getirmektedir.

Mustafa İslamoğlu

Şeytan onlara boş vaadlerde bulunur ve kuruntularla oyalar; ama Şeytan'ın onlara vaad ettiği her şey, aldanışa sürüklemekten başka bir işe yaramaz.

Muhammed Esed

Şeytan onlara vaatlerde bulunur ve onları boş özlemlerle doldurur. Ama Şeytanın onlara vaat ettiği her şey sadece akıl çelmekten başka bir şeye yaramaz.

Ahmed Hulusi

Onlara vaatlerde bulunur ve onlara umut verip sonu boş çıkacak arzular peşinde koşturur. (Oysa) şeytan, aldanıştan başka bir şey vadetmemektedir.

Ali Bulaç

(Şeytan) Onlara vaadler ediyor, onları en olmadık kuruntulara düşürüyor. Oysa şeytan, onlara bir aldanıştan başka bir şey va'detmez.

Ali Özek ve heyeti

(Şeytan) onlara söz verir ve onları ümitlendirir, halbuki şeytanın onlara söz vermesi aldatmacadan başka bir şey değildir.

Ali Rıza Safa

Onlara sözler verir ve kuruntulara sürükler. Zaten şeytan, onları aldatmaktan başka söz vermez.

Bayraktar Bayraklı

Şeytan onlara söz verir ve onları ümitlendirir. Fakat şeytanın onlara söz vermesi aldatmacadan başka bir şey değildir.

Edip Yüksel

Onlara söz verir, ümit verir. Gerçekte, sapkının onlara verdiği söz kandırmadan başka bir şey değil.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Onlara söz verir, ümit verir. Gerçekte, sapkının onlara verdiği söz kandırmadan başka bir şey değil.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Şeytan onlara vaadde bulunur, kuruntu ve ümitlere düşürür. Fakat şeytan onlara kuru bir aldatmadan başka ne va'deder?

Elmalılı Hamdi Yazır

O, onlara va'd verir, ümniyyelere ümidlere düşürür fakat Şeytan onlara kuru bir aldatmadan başka ne va'd eder?

Erhan Aktaş

Şeytan, onlara vaatlerde bulunup, onları kuruntulara sürükler. Şeytan, ancak aldatmak için vaatte bulunur.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Şeytan, onlara vaatlerde bulunup, onları kuruntulara sürükler. Şeytan, ancak aldatmak için vaatte bulunur.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Şeytan, onlara vaatlerde bulunup, onları kuruntulara sürükler. Şeytan, ancak aldatmak için vaatte bulunur.

Gültekin Onan

(Şeytan) Onlara vaadler ediyor, onları en olmadık kuruntulara düşürüyor. Oysa şeytan, onlara bir aldanıştan başka bir şey va'detmez.

Hasan Basri Çantay

(Şeytan) onlara va'd eder, onları olmayacak kuruntulara düşürür. Şeytanın kendilerine va'd etdiği şeyler ise aldatmadan başkası değildir.

İbni Kesir

Şeytan onlara vaad ediyor, kuruntulara düşürüyor. Şeytanın kendilerine vaad ettikleri, aldatmaktan başka birşey değildir.

Mehmet Alagaş

(116-121) Allah kendisine ortak koşulmasını kesinlikle bağışlamaz, bunun dışındaki istediği kimseyi bağışlar, her kim Allah’a ortak koşarsa, kesinlikle uzak bir sapmaya sapmıştır. O’nun dışında sadece dişi putlara dua ediyorlar , onlar sadece inatçı şeytana dua ediyorlar , Allah ona (şeytana) lanet etti, dedi ki; senin kullarından belli bir miktarda pay alacağım. (Bir kısmı benim kulum olacaklar) Onları saptıracağım onlara ümit vereceğim hayaller kuracaklar ve onlara hayvanların kulaklarını yarın diye emredeceğim, Allah’ın yarattığını bozmalarını emredeceğim. Her kim Allah’ın dışında dost olarak şeytanı edinirse, apaçık hasarla hasarlanmıştır. Onlara vaatte bulunur hayaller kurdurur , şeytan ancak ve ancak aldanmayı vaad edebilir, onların barınacakları yer cehennemdir ondan kaçacakları bir yer bulamazlar.

Rowwad Tercüme Merkezi

Şeytan onlara vaadeder ve onları kuruntuya düşürür. Halbuki, şeytan onlara bir aldatmadan başka bir şey vaadetmez.

Süleyman Ateş

(Şeytan) Onlara söz verir, umut verir, fakat şeytanın onlara sözü, aldatmadan başka bir şey değildir.

Süleymaniye Vakfı

O (şeytan), onlara söz verir, onları beklenti içine sokar. Şeytan, sadece aldatmak için söz verir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

O (şeytan), onlara söz verir, onları beklenti içine sokar. Şeytan, sadece aldatmak için söz verir.

Şaban Britch

Şeytan onlara vaat eder, kuruntularla oyalar, onları boş kuruntu ve uzun emellerle oyalar. Şeytanın onlara vaat ettiği sadece oyalamadır.

Şaban Piriş

Şeytan onlara vaat eder, onları boş kuruntu ve uzun emellerle oyalar şeytanın onlara vaat ettiği sadece aldatmadır/seraptır.

Yaşar Nuri Öztürk

Şeytan, onlara söz verir, ümit verip hayal kurdurur, hurafeye/anlamını bilmeden okumaya iter. Ama o, onlara bir aldanıştan başka hiçbir şey vaat etmez.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

He promises them and arouses in them vain desires when in fact he promises them only what is vain, deceptive and deluding.

Abdul Haleem

he makes them promises and raises false hopes, but Satan’s promises are nothing but delusion.

Abdullah Yusuf Ali

Satan makes them promises, and creates in them false desires; but satan's promises are nothing but deception.

Abul A'la Maududi

Satan makes promises to them and fills them with vain hopes, dipnot 1 but whatever he promises them is merely delusion.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Satanic operations are based on making attractive promises and raising high hopes. Whenever Satan wants to mislead men, whether individually or collectively, he tries to inspire them with Utopian expectations. In some he inspires expectations of ecstatic pleasure and outstanding success in their individual lives. He inspires others with prospects for achieving national glory. To still others he promises the well-being of mankind. He makes people feel confident that they can arrive at the ultimate truth without the aid of revealed knowledge. He deludes others into believing that God neither exists nor that there is any Life-after-Death. He comforts others with the belief that even if there is an After-life, they will be able to escape punishment through the intercession of certain persons. In short, Satan extends to different groups of people different promises and expectations with a view to seducing them.

Aisha Bewley

He makes promises to them and fills them with false hopes. But what Shaytan promises them is nothing but delusion.

Al-Hilali & Khan

He [Shaitân (Satan)] makes promises to them, and arouses in them false desires; and Shaitân’s (Satân) promises are nothing but deceptions.

Ali Quli Qarai

He makes them promises and gives them [false] hopes, yet Satan does not promise them anything but delusion.

Amatul Rahman Omar

He (- satan) holds out promises to them and arouses false hopes in them. But satan promises nothing but vain things to them.

Arthur John Arberry

He promises them and fills them with fancies, but there is nothing Satan promises them except delusion.

Bijan Moeinian

Satan makes promises and excite people with vain desires which are nothing more than illusions.

E. Henry Palmer

He promises them, and stirs up vain desires within them; but the devil promises only to deceive.

Edip-Layth

He promises them and makes them desire, but what the devil promises them is only vanity.

George Sale

He maketh them promises, and insinuateth into them vain desires; yet Satan maketh them only deceitful promises.

Hamid S. Aziz

He promises them, and stirs up vain desires within them; but the devil promises only to deceive.

Mahmoud Ghali

He promises them and arouses vain covetings in them; and in no way does Ash-Shaytan (The all-vicious, i. e., the Devil) promise them (anything) except delusion.

Marmaduke Pickthall

He promiseth them and stirreth up desires in them, and Satan promiseth them only to beguile.

Mohamed Ahmed - Samira

Whatever the promises he makes, whatever the desires he enkindles, and whatever the hopes Satan rouses in them, are no more than delusion.

Muhammad Asad

he holds out promises to them, and fills them with vain desires: yet whatever Satan promises them is but meant to delude the mind.

Mustafa Khattab

Satan only makes them ˹false˺ promises and deludes them with ˹empty˺ hopes. Truly Satan promises them nothing but delusion.

Progressive Muslims

He promises them and makes them desire, but what the devil promises them is only vanity.

Rashad Khalifa

He promises them and entices them; what the devil promises is no more than an illusion.

Sahih International

Satan promises them and arouses desire in them. But Satan does not promise them except delusion.

Sam Gerrans

He promises them, and arouses desires in them; and the satan promises them only delusion.

Shabbir Ahmed

(You have seen how associating partners with Allah, and ignoring the Qur'an in favor of human dogmas, drag the "Self" down to subhuman levels. ) You will find these agents of Satan dispensing paradise and hell to their followers in outright deception (false hopes and vain desires such as seventy two beauties etc.).

Syed Vickar Ahamed

He (Satan), makes promises to them, and creates in them false desires; And Satan’s promises are nothing but deception (and falsehood).

Taqi Usmani

He (the Satan) makes promises to them, and he tempts them with hopes. The Satan does not make a promise to them but to deceive.

The Monotheist Group

He promises them and makes them desire, but what the devil promises them is only vanity.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 120. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 120. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 120. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩