Diyanet İşleri
Allah, o şeytana lanet etti ve o da, "Andolsun ki senin kullarından elbette belirli bir pay alacağım" dedi.
Nisâ suresi
Nisâ suresi, 118. ayet. لَّعَنَهُ ٱللَّهُ وَقَالَ لَأَتَّخِذَنَّ مِنْ عِبَادِكَ نَصِيبًا مَّفْرُوضًا
le`anehü-llâh. veḳâle leetteḫiẕenne min `ibâdike neṣîbem mefrûḍâ.
Allah, o şeytana lanet etti ve o da, "Andolsun ki senin kullarından elbette belirli bir pay alacağım" dedi.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Şirkin bağışlanmaması; şeytanın vaadi ve kuruntular Nisâ 116–126 3
Kim, kendisine hidayet (doğru yol) besbelli olduktan sonra peygambere karşı çıkar, mü'minlerin yolundan başkasına uyarsa, onu yöneldiği yolda bırakırız ve cehenneme sokarız. Orası ne kötü bir varış yeridir.
Şüphesiz Allah, kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz. Bunun dışındaki günahları, dilediği kimseler için bağışlar. Allah'a ortak koşan, kuşkusuz, derin bir sapıklığa düşmüştür.
Onlar, Allah'ı bırakıp ancak dişilere tapıyorlar. Halbuki (aslında) azgın bir şeytana tapmaktadırlar.
Allah, o şeytana lanet etti ve o da, "Andolsun ki senin kullarından elbette belirli bir pay alacağım" dedi.
"Onları mutlaka saptıracağım, mutlaka onları kuruntulara sokacağım ve onlara emredeceğim de (putlara adak için) hayvanların kulaklarını yaracaklar. Yine onlara emredeceğim de Allah'ın yarattığını değiştirecekler." Kim Allah'ı bırakıp da şeytanı dost edinirse, şüphesiz o apaçık bir hüsrana düşmüştür.
Şeytan onlara (birçok) vaadde bulunur ve onları kuruntulara sürükler. Oysa şeytan, ancak aldatmak için onlara vaadde bulunuyor.
İşte onların barınağı cehennemdir. Ondan bir kaçış yolu bulamazlar.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 117–118. ayetler için yazılmıştır.
117-118. “Onların ondan başka ibadet ettikleri (putlar), ancak dişidir.” Yani bu müşrikler, Allah'ın dışında -Uzza, Menat ve benzeri gibi- dişi isimleri ile anılan putlardan ve heykellerden başkasına ibadet etmiyorlar. Bilindiği gibi isim, isim olduğu varlığa delalet eder. Bunların isimleri dişil ve eksik isimler olduğuna göre bu, bu isimlerle adlandırılan varlıkların da eksik olduğuna ve kemal sıfatlarına sahip olmadıklarına delildir. Nitekim Yüce Allah Kitab-ı Kerîm’inin birçok yerinde şunu haber vermektedir: Bu uydurma ilâhlar hiçbir şey yaratamazlar, rızık veremezler. Kendilerine ibadet edenlere gelecek zararları önleyemezler. Hatta kendilerine gelecek zararı dahi önleyemezler. Ne bir fayda sağlayabilirler, ne de bir zarar. Kendilerine kötülük yapmak isteyenlere de karşı koyamazlar. Bunların kulakları, gözleri ve kalpleri yoktur. Peki, bu niteliklere sahip olan varlıklara nasıl ibadet edilir de en güzel isimlere sahip, en yüce sıfatlara, hamd ve kemale, mutlak yüceliğe, celâle, izzete, cemal ve rahmete, iyilik ve ihsana sahip olan, tek başına yaratan ve yarattıklarını idare eden, emir ve takdirde uçsuz bucaksız hikmete sahip olan Yüce Allah’a ihlâsla ibadet nasıl terk edilebilir? Bu, böyle bir davranışı yapanın eksikliğine, son derece bayağı ve sıradan olduğuna, hiçbir kimsenin düşünemeyeceği yahut nitelendiremeyeceği kadar aşağılık olduğuna delil teşkil eden, olabilecek en çirkin iş değil midir?
Bununla birlikte bunların ibadetleri, ancak şekil itibari ile bu eksik putlaradır. Hakikatte ise onlar şeytandan başkasına ibadet etmiyorlar. O şeytan ise onların düşmanıdır, onları helâk etmek ister ve Bbu konuda bütün gücü ile çalışıp çabalar. Ayrıca şeytan Allah’tan alabildiğine uzaktır. Çünkü Allah onu lanetlemiş, rahmetinden uzaklaştırmıştır. Allah onu rahmetinden uzaklaştırdığı için o da Allah’ın kullarını Allah’ın rahmetinden uzaklaştırmaya çalışmaktadır. “O, kendi taraftarlarını ancak alevli ateşin arkadaşlarından olsunlar diye davet eder.” (Fatır, 35/6)
Bundan dolayı Yüce Allah şeytanın Allah’ın kullarını azdırmak için çalıştığını, onlara kötülüğü ve fesadı süslü gösterdiğini ve Rabbine yemin ederek: “Andolsun kullarından belli bir pay” miktarı belli bir pay “alacağım” dediğini haber vermektedir. O lanetli şeytan Allah’ın kullarının tümünü azdıramayacağını, Allah’ın ihlâsa erdirilmiş kulları üzerinde herhangi bir tasarrufunun bulunmadığını ancak kendisini dost edinip kendisine itaati yüce Mevlasına itaate tercih edenler üzerinde otoritesinin söz konusu olduğunu bilmekteydi. Nitkeim bir başka yerde de onları azdıracağına dair şöylece yemin ettiğini görüyoruz: “Onları toptan azdıracağım. Ancak onlardan ihlâsa erdirilmiş kulların müstesna” (el-Hicr, 15/39-40) İşte o melun şeytanın zannettiği ve kesin bir kanaat olarak ifade ettiği husus budur. Yüce Allah da şu buyruğu ile bunun gerçekleşmiş olduğunu haber vermektedir: “Andolsun İblis onların aleyhindeki zannını gerçekleştirmiştir. Zira mü’minlerden bir kesim dışında (hepsi) ona uymuşlardı.” (Sebe, 34/20)
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Bu sebeple Allah onu rahmetinden kovmuş/uzaklaştırmıştır. Bu şeytan da Rabbine yemin ederek şöyle demiştir: "Yemin olsun ki senin kullarından haktan saptıracağım belli bir kesim elde edeceğim."
Aynı kök: فرض (18 geçiş) · Aynı kök: نصب (32 geçiş)
Ana, baba ve akrabaların (miras olarak) bıraktıklarından erkeklere bir pay vardır. Ana, baba ve akrabaların bıraktıklarından kadınlara da bir pay…
Aynı kök: فرض (18 geçiş)
"Bizim için Rabbine dua et de onun nasıl bir sığır olduğunu bize açıklasın." dediler. Musa şöyle dedi: "Rabbim diyor ki: O, ne yaşlı, ne körpe, ikisi…
Aynı kök: فرض (18 geçiş)
Hac (ayları), bilinen aylardır. Kim o aylarda hacca başlarsa, artık ona hacda cinsel ilişki, günaha sapmak, kavga etmek yoktur. Siz ne hayır…
Aynı kök: نصب (32 geçiş)
İşte onlara kazandıklarından bir nasip vardır. Allah, hesabı pek çabuk görendir.
Aynı kök: نصب (32 geçiş)
Kendilerine Kitap'tan bir pay verilenleri görmüyor musun ki, aralarında hüküm vermesi için Allah'ın Kitabına çağrılıyorlar da sonra içlerinden bir…
Aynı kök: نصب (32 geçiş)
Allah'ın, kiminizi kiminize üstün kılmaya vesile yaptığı şeyleri (haset ederek) arzu edip durmayın. Erkeklere kazandıklarından bir pay vardır.…
Aynı kök: لعن (41 geçiş)
"Kalplerimiz muhafazalıdır" dediler. Öyle değil. İnkarları sebebiyle Allah onları lanetlemiştir. Bu yüzden pek az iman ederler.
Aynı kök: لعن (41 geçiş)
Kendilerine ellerindekini (Tevrat'ı) tasdik eden bir kitap (Kur'an) gelince onu inkar ettiler. Oysa, daha önce (bu kitabı getirecek peygamber ile)…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(117, 118) (Müşrikler) O'nun (Allah'ın) peşi sıra birtakım dişilerden (dişi isimli putlardan) başkasına yalvarmıyorlar. Onlar, Allah'ın kendisine lanet ettiği inatçı şeytandan başkasına yalvarmıyorlar ki o şöyle demişti: "Şüphesiz ki kullarından belirli bir pay edineceğim.
ki Allah onu lanetlemiş, o da şöyle demişti: "Senin kullarından payıma düşeni mutlaka alacağım!
ki onu Allah şöyle dediği için lanetlemiştir: "Senin kullarından kendi istediğimi mutlaka alacağım,
(Oysa şeytan - bedensel dürtüler) Allah'ın lanetine uğramıştır. . . Şeytan: "Senin kullarından bir mukadder pay alacağım". . .
Allah, onu lanetlemiştir. O da (şöyle) dedi: "Andolsun, kullarından 'miktarları tesbit edilmiş bir grubu' (kendime uşak) edineceğim.
Allah onu (şeytanı) lânetlemiş; o da; «Yemin ederim ki, kullarından belli bir pay edineceğim» demiştir.
Allah, onu lanetlemiştir. Üstelik şöyle dedi: "Senin kullarından, kesinlikle belirli bir pay alacağım!"
Allah şeytanı lanetlemiş, o da "Yemin ederim ki, kullarından bir pay edineceğim" demişti.
ALLAH ona (şeytana) lanet etmiş ve o da, "Elbette senin kullarından belli bir pay alacağım" demişti, dipnot 1
ALLAH kendisine lanet etmiş ve o da, 'Elbette senin kullarından belli bir pay alacağım,' demişti,
Allah onu lanetlemiş, o da şöyle demişti: "Celalin hakkı için kullarından belirli bir kısmını alacağım.
Ki Allah onu la'netledi, o da şöyle dedi: Celalin hakkı için kullarından bir mukadder pay alacağım
Allah onu lanetledi dipnot 1 ve o da: "Ant olsun ki senin kullarından farz olarak dipnot 2 alacağım dipnot 3 ." dedi.
Allah onu lanetledi dipnot 1 ve o da: "Ant olsun ki senin kullarından farz olarak dipnot 2 alacağım dipnot 3 ." dedi.
Allah onu lanetledi ve o da: "Ant olsun ki senin kullarından belli bir kısmını alacağım." dipnot 1 dedi.
Tanrı onu lanetlemiştir. O da (şöyle) dedi: "Andolsun, kullarından 'miktarları tesbit edilmiş bir grubu' (kendime uşak) edineceğim."
(118-119) Allah onu rahmetinden koğdu. O da (şöyle) dedi: "Celalin hakkı için, kullarından muayyen bir nasıyb edineceğim, onları behemehal sapdıracağım, onları mutlakaa olmayacak kuruntulara boğacağım, onlara kat'iyyen emredeceğim de davarların kulaklarını yaracaklar, onlara muhakkak emredeceğim de Allahın yaratdığını değiştirecekler". Kim Allahı bırakarak şeytanı bir yar edinirse şübhesiz açıkdan açığa büyük bir ziyana düşmüşdür o.
Allah; ona la'net etsin. O dedi ki: Celal'in hakkı için, kullarından muayyen bir pay alacağım.
(116-121) Allah kendisine ortak koşulmasını kesinlikle bağışlamaz, bunun dışındaki istediği kimseyi bağışlar, her kim Allah’a ortak koşarsa, kesinlikle uzak bir sapmaya sapmıştır. O’nun dışında sadece dişi putlara dua ediyorlar , onlar sadece inatçı şeytana dua ediyorlar , Allah ona (şeytana) lanet etti, dedi ki; senin kullarından belli bir miktarda pay alacağım. (Bir kısmı benim kulum olacaklar) Onları saptıracağım onlara ümit vereceğim hayaller kuracaklar ve onlara hayvanların kulaklarını yarın diye emredeceğim, Allah’ın yarattığını bozmalarını emredeceğim. Her kim Allah’ın dışında dost olarak şeytanı edinirse, apaçık hasarla hasarlanmıştır. Onlara vaatte bulunur hayaller kurdurur , şeytan ancak ve ancak aldanmayı vaad edebilir, onların barınacakları yer cehennemdir ondan kaçacakları bir yer bulamazlar.
Allah ona lanet etmiştir. O da: “Andolsun, kullarından belli bir pay alacağım” dedi.
(O şeytan) Ki Allah ona la'net etti ve o da, "Elbette senin kullarından belirli bir pay alacağım" dedi.
Allah, şeytanı lanetledi /dışladı. Şeytan da şöyle dedi: "Ne olursa olsun, kullarından bir kesimini kendime pay edineceğim dipnot 1 .
Allah, şeytanı dışlamıştır (lanetlemiştir). O demişti ki "Ne olursa olsun, senin kullarından belli bir takımını ele geçireceğim.
O şeytan ki Allah onu lanetledi. O da şöyle dedi: Elbette kullarından belirli bir nasip edineceğim.
O şeytan ki Allah onu lanetledi. O da şöyle dedi: -Elbette kullarından belirli bir nasip edineceğim.
Allah o şeytana lanet etmiştir. Demişti ki o: "Senin kullarından belirli bir pay elbette alacağım."
Allah has cursed him and afflicted him with such evils as indicate divine wrath and a malignant fate. His insolence was such as to promise, Allah to incite a determinate number of His servants to evil.
God rejected, who said, ‘I will certainly take my due share of Your servants;
Allah did curse him, but he said: "I will take of Thy servants a portion Marked off;
upon whom Allah has laid His curse. He said (to Allah): 'I will take to myself an appointed portion of Your servants dipnot 1
whom Allah has cursed. He said, ‘I will take a certain fixed proportion of Your slaves.
Allâh cursed him. And he [Shaitân (Satan)] said: "I will take an appointed portion of your slaves.
whom Allah has cursed, and who said, ‘I will surely take of Your servants a settled share,
Whom Allâh has deprived of His blessings and who had said, `I will certainly take from Your servants an appointed portion,
He said, 'Assuredly I will take unto myself a portion appointed of Thy servants,
In response to God’s turning His back to Satan, he made a business of his to lead a good portion of men to the darkness.
God curse him! for he said, 'I will take from thy servants a portion due to me;
God has cursed him; and he had said, "I will take from Your servants a sizeable portion."
God cursed him; and he said, verily I will take of thy servants a part cut off from the rest,
Allah cursed him. For he said, "I will take from Thy servants a portion due to me,
Allah cursed him. And he said, "Indeed I will definitely take to myself of Your bondmen an ordained assignment.
Whom Allah cursed, and he said: Surely I will take of Thy bondmen an appointed portion,
Who was condemned by God and who said: "I shall take from Thy creatures my determinate share,
whom God has rejected for having said, "Verily, of Thy servants I shall most certainly take my due share,
cursed by Allah—who said, "I will surely take hold of a certain number of Your servants.
God has cursed him; and he had said: "I will take from Your servants a sizeable portion. "
GOD has condemned him, and he said, "I will surely recruit a definite share of Your worshipers.,
Whom Allah has cursed. For he had said, "I will surely take from among Your servants a specific portion.
Whom God cursed; and he said: “I will take of Thy servants an appointed portion”;
Allah has rejected Satan for saying, "Verily, of your servants I will take my due share. " (A great many people follow their own Satans (45:23) and the clergy eats a portion from their wealth in the name of God; that is Satan's share (9:31), (9:34))
Allah did curse him (Satan), and he said: "I will take from Your servants a portion marked off;
whom Allah has cursed. He (the Satan) said, "Surely I will take an appointed share from Your slaves,
God has cursed him; and he said: "I will take from Your servants a sizeable portion."