Nûr suresi

Nûr suresi, 61. ayet

Nûr suresi, 61. ayet. لَّيْسَ عَلَى ٱلْأَعْمَىٰ حَرَجٌ وَلَا عَلَى ٱلْأَعْرَجِ حَرَجٌ وَلَا عَلَى ٱلْمَرِيضِ حَرَجٌ وَلَا عَلَىٰٓ أَنفُسِكُمْ أَن تَأْكُلُوا۟ مِنۢ بُيُوتِكُمْ أَوْ بُيُوتِ ءَابَآئِكُمْ أَوْ بُيُوتِ أُمَّهَٰتِكُمْ أَوْ بُيُوتِ إِخْوَٰنِكُمْ أَوْ بُيُوتِ أَخَوَٰتِكُمْ أَوْ بُيُوتِ أَعْمَٰمِكُمْ أَوْ بُيُوتِ عَمَّٰتِكُمْ أَوْ بُيُوتِ أَخْوَٰلِكُمْ أَوْ بُيُوتِ خَٰلَٰتِكُمْ أَوْ مَا مَلَكْتُم مَّفَاتِحَهُۥٓ أَوْ صَدِيقِكُمْ لَيْسَ عَلَيْكُمْ جُنَاحٌ أَن تَأْكُلُوا۟ جَمِيعًا أَوْ أَشْتَاتًا فَإِذَا دَخَلْتُم بُيُوتًا فَسَلِّمُوا۟ عَلَىٰٓ أَنفُسِكُمْ تَحِيَّةً مِّنْ عِندِ ٱللَّهِ مُبَٰرَكَةً طَيِّبَةً كَذَٰلِكَ يُبَيِّنُ ٱللَّهُ لَكُمُ ٱلْـَٔايَٰتِ لَعَلَّكُمْ تَعْقِلُونَ

leyse `ale-l'a`mâ ḥaracüv velâ `ale-l'a`raci ḥaracüv velâ `ale-lmerîḍi ḥaracüv velâ `alâ enfüsiküm en te'külû mim büyûtiküm ev büyûti âbâiküm ev büyûti ümmehâtiküm ev büyûti iḫvâniküm ev büyûti eḫavâtiküm ev büyûti a`mâmiküm ev büyûti `ammâtiküm ev büyûti aḫvâliküm ev büyûti ḫâlâtiküm ev mâ melektüm mefâtiḥahû ev ṣadîḳiküm. leyse `aleyküm cünâḥun en te'külû cemî`an ev eştâtâ. feiẕâ deḫaltüm büyûten fesellimû `alâ enfüsiküm teḥiyyetem min `indi-llâhi mübâraketen ṭayyibeh. keẕâlike yübeyyinü-llâhü lekümü-l'âyâti le`alleküm ta`ḳilûn.

Diyanet İşleri

Köre güçlük yoktur, topala güçlük yoktur, hastaya da güçlük yoktur. Kendi evlerinizde veya babalarınızın evlerinde veya annelerinizin evlerinde veya erkek kardeşlerinizin evlerinde veya kız kardeşlerinizin evlerinde veya amcalarınızın evlerinde veya halalarınızın evlerinde veya dayılarınızın evlerinde veya teyzelerinizin evlerinde veya anahtarlarına sahip olduğunuz evlerde ya da dostlarınızın evlerinde yemek yemenizde de bir sakınca yoktur. Bir arada veya ayrı ayrı olarak yemek yemenizde de bir sakınca yoktur. Evlere girdiğiniz zaman birbirinize, Allah katından mübarek ve hoş bir esenlik dileği olarak, selam verin. İşte Allah, düşünesiniz diye ayetleri size böyle açıklar.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Nûr 58–64 · surenin 61. ayeti / 64
  1. Nûr 58

    Ey iman edenler! Ellerinizin altında bulunanlar (köleleriniz) ve sizden henüz buluğ çağına ermemiş olanlar, günde üç defa; sabah namazından önce, öğleyin elbiselerinizi çıkardığınız vakit ve yatsı namazından sonra (yanınıza girecekleri zaman) sizden izin istesinler. Bu üç vakit sizin soyunup dökündüğünüz vakitlerdir. Bu vakitlerin dışında (izinsiz girme konusunda) ne size, ne onlara bir günah vardır. Birbirinizin yanına girip çıkabilirsiniz. Allah, ayetlerini size işte böylece açıklar. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

  2. Nûr 59

    Çocuklarınız erginlik çağına geldiklerinde, kendilerinden öncekilerin izin istedikleri gibi izin istesinler. İşte Allah ayetlerini size böyle açıklar. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

  3. Nûr 60

    Artık evlenme ümidi beslemeyen, hayızdan ve doğumdan kesilmiş yaşlı kadınların zinetlerini göstermeksizin dış elbiselerini çıkarmalarında kendileri için bir günah yoktur. Ama yine sakınmaları onlar için daha hayırlıdır. Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

  4. 61

    Köre güçlük yoktur, topala güçlük yoktur, hastaya da güçlük yoktur. Kendi evlerinizde veya babalarınızın evlerinde veya annelerinizin evlerinde veya erkek kardeşlerinizin evlerinde veya kız kardeşlerinizin evlerinde veya amcalarınızın evlerinde veya halalarınızın evlerinde veya dayılarınızın evlerinde veya teyzelerinizin evlerinde veya anahtarlarına sahip olduğunuz evlerde ya da dostlarınızın evlerinde yemek yemenizde de bir sakınca yoktur. Bir arada veya ayrı ayrı olarak yemek yemenizde de bir sakınca yoktur. Evlere girdiğiniz zaman birbirinize, Allah katından mübarek ve hoş bir esenlik dileği olarak, selam verin. İşte Allah, düşünesiniz diye ayetleri size böyle açıklar.

  5. Nûr 62

    Mü'minler ancak Allah'a ve peygamberine inanan, onunla beraber toplumu ilgilendiren bir iş üzerindeyken ondan izin almadan çekip gitmeyen kimselerdir. O halde bazı işlerini görmek için senden izin isterlerse, içlerinden dilediğine izin ver ve onlar için Allah'tan bağışlama dile. Şüphesiz Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

  6. Nûr 63

    (Ey inananlar!) Peygamberin (sizi) çağırmasını aranızda birbirinizi çağırmanız gibi tutmayın. İçinizden biribirini siper ederek sıvışıp gidenleri Allah gerçekten bilir. Artık onun emrine muhalefet edenler, başlarına bir belanın gelmesinden veya elem dolu bir azaba uğramaktan sakınsınlar.

  7. Nûr 64

    Bilmiş olun ki şüphesiz göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah'ındır. O, içinde bulunduğunuz durumu gerçekten bilir. Allah'a döndürülecekleri ve yaptıklarını Allah'ın onlara haber vereceği günü hatırla. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

61. Allah, kullarına lütuf ve ihsanını haber vermekte, dinde onlara bir zorluk vermediğini aksine dini onlara alabildiğine kolaylaştırdığını belirterek şöyle buyurmaktadır: “Gözü görmeyene sorumluluk yoktur. Topala sorumluluk yoktur. Hastaya da sorumluluk yoktur.” Yani bu gibi kimseler için bu engellerden herhangi birisinin sağlıklı olmasına bağlı olan farz hususları terk etmelerinde bir vebal yoktur. Ki bunlar da gözü görmeyenin görmesine, topalın sağlam ve hastanın da sağlıklı olmasına bağlı bulunan cihad ve benzeri yükümlülüklerdir. Sözünü ettiğimiz bu mana umumi olduğu için ilgili ifade kayıtlı değil mutlak (kayıtsız şartsız) getirilmiştir. Ancak “Size de kendi evlerinizden... sakınca yoktur” buyruğunda ise ifade mutlak değildir, aksine bir kayıt söz konusudur. “Kendi evlerinizden” yani çocuklarınızın evlerinden, demektir. Bu açıklama şu anlamda sabit olmuş olan hadise de uygundur: “Sen de malın da babana aitsiniz.” Diğer hadiste de şöyle buyrulmaktadır: “Şüphesiz yediklerinizin en hoş ve temiz olanı kendi kazancınızdan yediklerinizdir. Hiç şüphesiz sizin evlatlarınız da sizin kazancınızın bir kısmıdır.” O nedenle: “kendi evlerinizden” buyruğundan kasıt, insanın bizzat kendi evi değildir. Çünkü böyle bir ifade, bilinen bir hususun dillendirilmesi ve faydasız bir tekrar kabilinden olur ki Yüce Allah’ın kelamı böyle bir şeyden münezzehtir. Diğer taraftan buyruktan kasıt, sözü edilen kimselerin evlerinde yemek yeme hakkında akla gelebilecek bir vebal duygusunun ortadan kaldırılmasıdır ki insanın kendi evi hakkında ise böyle bir duyguya kapılması düşünülemez.

“Babalarınızın evlerinden, analarınızın evlerinden, kardeşlerinizin evlerinden, kızkardeşlerinizin evlerinden, amcalarınızın evlerinden, teyzelerinizin evlerinden, dayılarınızın evlerinden” bütün bu akrabaların kimler oldukları malumdur. “Ya da anahtarlarını elinizde bulundurduğunuz kimselerin” vekâleten yahut velâyeten ya da benzer bir yolla kendilerinde tasarrufta bulunduğunuz evlerin anahtarları demektir. Bunların kölelere ait evler şeklinde tefsir edilmesi şu iki sebep dolayısıyla uygun değildir:

1- Evvela köle hakkında “anahtarlarını elinizde bulundurduğunuz” tabiri yerine “sahip olduğunuz” yahut da “sağ ellerinizin sahip olduğu” gibi tabirler kullanılır. Çünkü efendiler, kölelerin tamamının malikidirler. Yalnızca anahtarlarının değil.

2- Kölelere ait olan evler, esasen insanın kendi evi kapsamı dışında değildir. Çünkü köle de kölenin mülkü de efendisine aittir. Dolayısıyla böyle bir şey hakkında günahın söz konusu olmadığının açıklanabilir bir tarafı yoktur.

“Veya dostlarınızın evlerinden” Sözü edilen bütün bu evlerden yenilmesi halinde vebalin söz konusu olmaması, izinsiz yenmesi halindedir. Bundaki hikmet ise ifadelerin akışından/siyaktan açıkca anlaşılmaktadır. Çünkü bu gibi müslümanların evlerinden yemek, örf ve âdet, yakın akrabalık yahut tam bir tasarruf yetkisi veya dostluk sebebiyle müsamaha ile karşılanagelmiştir. Ancak bu kimselerden herhangi birisinin sözü edilen yemeyi hoş karşılamadığı veya bu konuda cimrilik gösterdiği varsayılacak olursa o takdirde oradan yemek caiz olmaz, vebal de ortadan kalkmaz. Bu konudaki hikmet ve mana bunu gerektirmektedir.

“Sizin topluca ya da ayrı ayrı yemenizde de bir sakınca yoktur” bütün bunlar caizdir. Yani bir evde bulunan hane halkının hep birlikte veya onlardan her birisinin kendi başına yemek yemesi caizdir. Burada fazilet değil sakıncanın söz konusu olmayacağı belirtilmektedir. Zira daha faziletli olan topluca yemek etrafında bir araya gelmektir. “Evlere girdiğiniz zaman” buyruğunda şarttan sonra “evler” kelimesi belirtisiz (nekire) geldiğinden hem insanın kendi evini hem de başkasının evini kapsar. Yine bu evde ister bir kimse bulunsun ister bulunmasın fark etmez. O bakımdan sizler bu türden bir eve girecek olursanız “kendinize/birbirinize Allah katından... selam verin” kendinize yani birbirinize selam verin. Çünkü müslümanlar karşılıklı sevgi, merhamet ve şefkatlerinde tek bir kişi gibidirler. Evler arasında herhangi bir fark yoktur; bütün evlere girmek için selam meşrudur. İzin istemek ile ilgili hükümlere dair açıklamalar ise daha önce geçmiş bulunmaktadır.

aha sonra Yüce Allah, selamı överek: “Allah katından mübarek ve hoş bir selam olmak üzere” buyurmaktadır. Yani evlere girdiğiniz vakit: “es-Selâmu aleykum ve rahmetullahi ve berekâtuhû” yahut “es-Selamu aleynâ ve alâ ibadillahi’s-salihin” sözlerini söyleyin. Yüce Allah bunu size teşri’ buyurmuş ve sizin selamınız olarak bunu tayin etmiştir. Bu selamın “mübarek” olmakla nitelendirilmesi, eksiklikten uzak olmayı, rahmeti, bereketi, artış ve gelişmeyi ihtiva ettiğinden dolayıdır. “hoş (tayyibe)” ile nitelendirilmesine gelince selam Allah tarafından sevilen güzel/hoş bir sözdür. Kendisine selam verilen kişinin gönlü hoş edilir. Kalbinde sevgi yer eder ve selam veren kişi onun tarafından sevilir.

anı Yüce Allah, bu pek üstün ve değerli hükümleri bize açıkladıktan sonra: “İşte Allah düşünesiniz diye size âyetleri böyle açıklıyor” buyurmaktadır. Yani size açıkladıklarımızı düşünüp kavrayasınız, kalplerinizle belleyesiniz, sağlam ve özlü akıl sahiplerinden olasınız diye şer’i ahkâma ve bunların hikmetlerine delâlet eden âyetlerini böyle açıklamaktadır. Çünkü O’nun şer’i hükümlerini gereği gibi bilip anlamak, aklı arttırır ve geliştirir. Zira bu hükümlerin içerdiği manalar, en üstün manalardır. Onların emrettiği adap en üstün adaptır. Amellere verilen karşılık da amelin türünden olacaktır. Kişi aklını Rabbinden geleni kavramak ve kendilerine davet ettiği âyetler üzerinde tefekkür etmek için kullanacak olursa Yüce Allah da onun bu isteğini fazlasıyla gerçekleştirmesine yardımcı olur.

u âyet-i kerimelerde genel ve külli bir kaideye delil vardır. O da şudur: “Örf ve âdet, lafzın lafzı tahsis etmesi gibi lafızları tahsis eder.” Aslolan insanın başkasının yemeğini yemesinin yasak olmasıdır. Bununla birlikte Yüce Allah, bu husustaki örf ve âdet dolayısıyla âyette sözü edilen kimselerin evlerinden yemeyi mubah kılmıştır. Herhangi bir şeyden yararlanmak, o şeyin sahibinden izin almaya bağlı ise ve o kişinin sözlü veya örfe dayalı izni biliniyor ise o şeyden yararlanmak caiz olur. Bu âyet-i kerimelerde şu hususa da delil vardır: “Babanın çocuğunun malından çocuğuna zarar vermeyecek şeyleri alıp mülk edinmesi caizdir.” Çünkü Yüce Allah, çocuğa ait olan evden “insanın kendi evi” diye söz etmektedir. Ayette insanın evinde tasarrufta bulunan hanımı, kız kardeşi ve benzerlerinin de adeten bu evlerden yemeleri ve dilenenlere normal şekilde yedirmelerinin caiz olduğuna da delil vardır. İster bir arada olunsun, ister ayrı ayrı olunsun ortaklaşa yemek yemek -velev ki birisinin diğerinden daha fazla yemesi sonucunu doğursun- caizdir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Güç yetiremedikleri için Allah yolunda cihat gibi bazı sorumlulukları yerine getiremeyen kör kimseye bir günah yoktur, topal veya hasta olan kimseye de bir günah yoktur. Ey Müminler! Aynı şekilde evlerinizde yemek yemenizde, babalarınızın evlerinde, annelerinizin evlerinde, erkek kardeşlerinizin evlerinde, kız kardeşlerinizin evlerinde, amcalarınızın evlerinde, halalarınızın evlerinde, dayılarınızın evlerinde, teyzelerinizin evlerinde yahut bekçilik yaparak korumakla görevlendirildiğiniz bahçe ve bostanlardaki evlerde yemenizde de bir günah yoktur. Aynı şekilde arkadaşlarınızın evlerinden gönül rızasıyla yemenizde ve topluca ya da ayrı ayrı yemek yemenizde de bir günah yoktur. Zikredilen evlere yahut bunun dışında diğer evlere girdiğiniz vakit, o evde bulunanlara "Esselamu Aleykum" diyerek selam verin. Eğer bu evlerde kimseyi bulamazsanız; "Allah'ın selamı bizim ve salih kullarının üzerine olsun." diyerek kendinize selam verin. Allah'ın katından sizler için meşru kıldığı, aranızdaki sevgiyi ve ülfeti yaydığı için mübarek, duyanın da gönlünü hoş eden güzel bir selamlaşmadır. Surede geçen bunun gibi açıklamalar ile Allah, akıl edesiniz ve akıl ettiğiniz bu ayetlerle amel edesiniz diye size ayetleri böyle açıklamaktadır.

Kelimeler

76 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. لَّيْسَ leyse yoktur kök: ليس
  2. عَلَى ala üzerine
  3. ٱلْأَعْمَىٰ l-ea'ma kör kök: عمي
  4. حَرَجٌۭ haracun bir güçlük kök: حرج
  5. وَلَا ve la ve yoktur
  6. عَلَى ala üzerine
  7. ٱلْأَعْرَجِ l-ea'raci topal kök: عرج
  8. حَرَجٌۭ haracun bir güçlük kök: حرج
  9. وَلَا ve la ve yoktur
  10. عَلَى ala üzerine
  11. ٱلْمَرِيضِ l-meridi hasta kök: مرض
  12. حَرَجٌۭ haracun güçlük kök: حرج
  13. وَلَا ve la ve (bir güçlük) yoktur
  14. عَلَىٰٓ ala üzerinize
  15. أَنفُسِكُمْ enfusikum sizin kök: نفس
  16. أَن en
  17. تَأْكُلُوا۟ te'kulu yemenizde kök: اكل
  18. مِنۢ min -den
  19. بُيُوتِكُمْ buyutikum kendi evleriniz- kök: بيت
  20. أَوْ ev yahut
  21. بُيُوتِ buyuti evlerinden kök: بيت
  22. ءَابَآئِكُمْ abaikum babalarınızın kök: ابو
  23. أَوْ ev yahut
  24. بُيُوتِ buyuti evlerinden kök: بيت
  25. أُمَّهَـٰتِكُمْ ummehatikum annelerinizin kök: امم
  26. أَوْ ev yahut
  27. بُيُوتِ buyuti evlerinden kök: بيت
  28. إِخْوَٰنِكُمْ ihvanikum kardeşlerinizin kök: اخو
  29. أَوْ ev yahut
  30. بُيُوتِ buyuti evlerinden kök: بيت
  31. أَخَوَٰتِكُمْ ehavatikum kızkardeşlerinizin kök: اخو
  32. أَوْ ev yahut
  33. بُيُوتِ buyuti evlerinden kök: بيت
  34. أَعْمَـٰمِكُمْ ea'mamikum amcalarınızın kök: عمم
  35. أَوْ ev yahut
  36. بُيُوتِ buyuti evlerinden kök: بيت
  37. عَمَّـٰتِكُمْ ammatikum halalarınızın kök: عمم
  38. أَوْ ev yahut
  39. بُيُوتِ buyuti evlerinden kök: بيت
  40. أَخْوَٰلِكُمْ ehvalikum dayılarınızın kök: خول
  41. أَوْ ev yahut
  42. بُيُوتِ buyuti evlerinden kök: بيت
  43. خَـٰلَـٰتِكُمْ halatikum teyzelerinizin kök: خول
  44. أَوْ ev yahut
  45. مَا ma
  46. مَلَكْتُم melektum sahip olduğunuzun kök: ملك
  47. مَّفَاتِحَهُۥٓ mefatihahu anahtarlarına kök: فتح
  48. أَوْ ev yahut
  49. صَدِيقِكُمْ ۚ sadikikum arkadaşınızın kök: صدق
  50. لَيْسَ leyse yoktur kök: ليس
  51. عَلَيْكُمْ aleykum üzerinize
  52. جُنَاحٌ cunahun bir günah kök: جنح
  53. أَن en
  54. تَأْكُلُوا۟ te'kulu yemenizde kök: اكل
  55. جَمِيعًا cemian toplu olarak kök: جمع
  56. أَوْ ev yahut
  57. أَشْتَاتًۭا ۚ eştaten ayrı ayrı kök: شتت
  58. فَإِذَا feiza zaman
  59. دَخَلْتُم dehaltum girdiğiniz kök: دخل
  60. بُيُوتًۭا buyuten evlere kök: بيت
  61. فَسَلِّمُوا۟ fesellimu selam verin kök: سلم
  62. عَلَىٰٓ ala
  63. أَنفُسِكُمْ enfusikum kendinize kök: نفس
  64. تَحِيَّةًۭ tehiyyeten (bir yaşam) dileğiyle kök: حيي
  65. مِّنْ min
  66. عِندِ indi tarafından kök: عند
  67. ٱللَّهِ llahi Allah kök: اله
  68. مُبَـٰرَكَةًۭ mubaraketen bereketli kök: برك
  69. طَيِّبَةًۭ ۚ tayyibeten güzel kök: طيب
  70. كَذَٰلِكَ kezalike işte böyle
  71. يُبَيِّنُ yubeyyinu açıklıyor kök: بين
  72. ٱللَّهُ llahu Allah kök: اله
  73. لَكُمُ lekumu size
  74. ٱلْـَٔايَـٰتِ l-ayati ayetleri kök: ايي
  75. لَعَلَّكُمْ leallekum umulur ki
  76. تَعْقِلُونَ tea'kilune aklınızı kullanırsınız kök: عقل

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: عمم (5 geçiş) · Aynı kök: خول (8 geçiş) · Aynı kök: جنح (34 geçiş)

    Size şunlarla evlenmek haram kılındı: Analarınız, kızlarınız, kız kardeşleriniz, halalarınız, teyzeleriniz, erkek kardeş kızları, kız kardeş kızları,…

  • Aynı kök: عمم (5 geçiş) · Aynı kök: خول (8 geçiş) · Aynı kök: حرج (15 geçiş)

    Ey Peygamber! Biz sana mehirlerini verdiğin eşlerini, Allah'ın sana ganimet olarak verdiklerinden elinin altında bulunan kadınları; seninle beraber…

  • Aynı kök: عرج (9 geçiş) · Aynı kök: حرج (15 geçiş) · Aynı kök: مرض (24 geçiş)

    Köre güçlük yoktur, topala güçlük yoktur, hastaya güçlük yoktur. (Bunlar savaşa katılmak zorunda değillerdir.) Kim Allah'a ve Peygamberine itaat…

  • Aynı kök: حرج (15 geçiş) · Aynı kök: مرض (24 geçiş) · Aynı kök: طيب (50 geçiş)

    Ey iman edenler! Namaza kalkacağınız zaman yüzlerinizi, dirseklere kadar ellerinizi ve -başlarınıza mesh edip- her iki topuğa kadar da ayaklarınızı…

  • Aynı kök: فتح (38 geçiş) · Aynı kök: طيب (50 geçiş) · Aynı kök: دخل (126 geçiş)

    Rablerine karşı gelmekten sakınanlar da grup grup cennete sevk edilirler. Cennete vardıklarında oranın kapıları açılır ve cennet bekçileri onlara…

  • Aynı kök: عرج (9 geçiş) · Aynı kök: بيت (73 geçiş) · Aynı kök: امم (118 geçiş)

    Eğer bütün insanlar (kafirlere verdiğimiz nimetlere bakıp küfürde birleşen) bir tek ümmet olacak olmasalardı, Rahman'ı inkar edenlerin evlerine…

  • Aynı kök: طيب (50 geçiş) · Aynı kök: اكل (109 geçiş) · Aynı kök: امم (118 geçiş)

    Biz onları on iki kabile halinde topluluklara ayırdık. (Tih sahrasında susuzluktan sıkılan) kavmi Musa'dan su istediğinde biz ona, "Asanı taşa vur"…

  • Aynı kök: جنح (34 geçiş) · Aynı kök: بيت (73 geçiş) · Aynı kök: ليس (89 geçiş)

    İçinde size ait bir eşya olan, oturanı bulunmayan evlere girmenizde herhangi bir günah yoktur. Allah, açığa vurduklarınızı da, gizlediklerinizi de…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

90 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Görme engelliye zorluk yoktur; topala zorluk yoktur; hastaya da zorluk yoktur. Sizin için kendi evlerinizden veya babalarınızın evlerinden veya annelerinizin evlerinden veya erkek kardeşlerinizin evlerinden veya kız kardeşlerinizin evlerinden veya amcalarınızın evlerinden veya halalarınızın evlerinden veya dayılarınızın evlerinden veya teyzelerinizin evlerinden veya anahtarlarına sahip olduğunuz (yerler)den veya dostlarınızın evlerinden yemenizde (sakınca yoktur). Toplu hâlde veya ayrı ayrı yemenizde de sakınca yoktur. dipnot 1 Evlere girdiğiniz zaman Allah tarafından bir esenlik, bereket, iyilik dileği olarak kendinize (evdekilere) selam verin! dipnot 2 Allah akıl edesiniz diye ayetleri size işte böyle açıklıyor.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ayet haremlik-selamlık uygulamasının zorunlu olmadığının delilidir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Ayetteki [‘alâ enfüsiküm] "kendinize" ifadesi, bütün müslümanların birbirlerini kendileri gibi görmeleri ve dışlamamaları gerektiği anlamındadır. Bu ayet Nisâ 4:86 ve En‘âm 6:54. ayetlerle okunmalıdır.

Mustafa İslamoğlu

(Eğer güç gelecekse) görme özürlü zora koşulamaz, yürüme özürlü zora koşulamaz, hasta zora koşulamaz; ve (aile bireyleri olarak) sizin kendi evlerinizde veya babalarınızın evlerinde, veya annelerinizin evlerinde, veya erkek kardeşlerinizin evlerinde, veya kız kardeşlerinizin evlerinde, veya amcalarınızın evlerinde, veya halalarınızın evlerinde, veya dayılarınızın evlerinde, veya teyzelerinizin evlerinde, veya anahtarları size teslim edilmiş olan yahut da sadık arkadaşınıza ait olan (evlerde) yiyip (içmenizde) bir sakınca yoktur; hep birlikte ya da ayrı ayrı yemenizde de bir beis yoktur. Bundan böyle bir eve girdiğiniz zaman, birbirinize Allah katından bir esenlik, bir bereket ve mutluluk dileğiyle selam veriniz: Bu mesajları Allah size işte böyle açıklamaktadır ki, akıllıca hareket edebilesiniz.

Muhammed Esed

(Ey müminler, hepiniz birbirinizle kardeşsiniz; bunun içindir ki) kör için (sıhhatli olan kimselerden yardım kabul etmekte) bir sakınca yoktur; topal için bir sakınca yoktur; hasta için bir sakınca yoktur; sizin için de, (çocuklarınızın) evlerinde, yahut babalarınızın evlerinde, yahut analarınızın evlerinde, yahut karındaşlarınızın evlerinde, yahut bacılarınızın evlerinde, yahut amcalarınızın evlerinde, yahut halalarınızın evlerinde, yahut dayılarınızın evlerinde, yahut teyzelerinizin evlerinde yahut anahtarı size emanet edilmiş olan (evlerde), yahut bir arkadaşınızın (evinde) yiyip içmenizde bir sakınca yoktur. Bir arada yahut ayrı ayrı yemenizde de bir sakınca yoktur. Ama bu evlerden (herhangi birine) her girdiğinizde Allah katından bolluk, bereket ve esenlik dileyerek birbirinize mutlaka selam verin. Allah mesajlarını size işte böyle açıklıyor ki, belki aklınızı kullanmayı (öğrenirsiniz).

Ahmed Hulusi

Amaya, topala, hastaya sakınca yoktur. . . Siz de kendi evlerinizden yahut babalarınızın evlerinden yahut annelerinizin evlerinden yahut erkek kardeşlerinizin evlerinden yahut kız kardeşlerinizin evlerinden yahut amcalarınızın evlerinden yahut halalarınızın evlerinden yahut dayılarınızın evlerinden yahut teyzelerinizin evlerinden yahut anahtarlarına malik olduğunuz (kimselerin evlerinden) yahut dostlarınızın evlerinden yemenizde bir sakınca yoktur. . . Toplu halde yahut ayrı ayrı yemenizde de sizin üzerinize bir sakınca yoktur. . . Evlere girdiğinizde, Allah indinden mübarek, tayyib bir selamlama ile birbirinize selam verin. . . İşte böylece Allah sizin için işaretlerini açıklıyor ki aklınızı kullanasınız.

Ali Bulaç

Kör olana güçlük yoktur, topal olana güçlük yoktur, hasta olana da güçlük yoktur; sizin için de, gerek kendi evlerinizden, gerekse babalarınızın evlerinden, annelerinizin evlerinden, erkek kardeşlerinizin evlerinden, kız kardeşlerinizin evlerinden, amcalarınızın evlerinden, halalarınızın evlerinden, dayılarınızın evlerinden, teyzelerinizin evlerinden, anahtarına malik olduğunuz (yerlerden) ya da dostlarınızın (evlerin)den yemenizde bir güçlük yoktur. Hep bir arada veya ayrı ayrı yemenizde de bir günah yoktur. Evlere girdiğiniz vakit, Allah tarafından kutlu, güzel bir yaşama dileği olarak birbirinize selam verin. İşte Allah, size ayetleri böyle açıklar, umulur ki aklınızı kullanırsınız.

Ali Özek ve heyeti

Âmâya güçlük yoktur; topala güçlük yoktur; hastaya da güçlük yoktur. (Bunlara yapamayacakları görev yüklenmez, yapamadıklarından dolayı günahkâr olmazlar.) Sizin için de, gerek kendi evlerinizden, gerekse babalarınızın evlerinden, annelerinizin evlerinden, erkek kardeşlerinizin evlerinden, kız kardeşlerinizin evlerinden, amcalarınızın evlerinden, halalarınızın evlerinden, dayılarınızın evlerinden, teyzelerinizin evlerinden veya anahtarlarını uhdenizde bulundurduğunuz yerlerden yahut dostlarınızın evlerinden yemenizde bir sakınca yoktur. Toplu halde veya ayrı ayrı yemenizde de bir sakınca yoktur. Evlere girdiğiniz zaman, Allah tarafından mübarek ve pek güzel bir yaşama dileği olarak kendinize (birbirinize) selâm verin. İşte Allah, düşünüp anlayasınız diye size âyetleri böyle açıklar.

Ali Rıza Safa

Kör için yükümlülük yoktur, topal için yükümlülük yoktur, sağlığı bozuk olan için de yükümlülük yoktur. Sizin için de evlerinizde, babalarınızın evlerinde, annelerinizin evlerinde, kardeşlerinizin evlerinde, kız kardeşlerinizin evlerinde, amcalarınızın evlerinde, halalarınızın evlerinde, dayılarınızın evlerinde, teyzelerinizin evlerinde, anahtarı size teslim edilmiş olanlarda veya arkadaşlarınızın evlerinde yiyip içmenizde sakınca yoktur. Bir arada veya ayrı yemenizde de sakınca yoktur. Artık, bu evlere her girdiğinizde, Allah'ın katından varlık ve esenlik dileyerek, birbirinize selam verin. Allah, ayetlerini, işte böyle açıklıyor; belki aklınızı kullanırsınız diye.

Bayraktar Bayraklı

Evlerinizde veya babalarınızın, annelerinizin, erkek kardeşlerinizin, kız kardeşlerinizin, amcalarınızın, halalarınızın, dayılarınızın, teyzelerinizin veya kahyası olup anahtarları elinizde olan evlerde ya da can arkadaşlarınızın evlerinde yemek yemenizde size de, kör olana da zorluk yok, topal olana da, hasta olana da zorluk yoktur. Toplu olarak veya ayrı ayrı yemenizde de size bir zorluk yoktur. Evlere girdiğiniz zaman, birbirinize Allah katından mutlu, hoş yaşam dileyerek selam veriniz. Allah, hükümleri düşünürsünüz diye size böyle açıklıyor.

Edip Yüksel

Siz, evlerinizde, babalarınızın evlerinde, annelerinizin evlerinde, kardeşlerinizin evlerinde, kızkardeşlerinizin evlerinde, amcalarınızın evlerinde, halalarınızın evlerinde, dayılarınızın evlerinde, teyzelerinizin, anahtarlarına sahip olduğunuz ve arkadaşlarınızın evlerinde yemenizden dolayı kınanmazsınız. Aynı şekilde kör kınanmaz, topal kınanmaz, sakat ve hasta da kınanmaz. Topluca yahut ayrı ayrı yemenizde de bir sakınca yoktur. Bir eve girdiğinizde ALLAH'tan güzel, kutlu bir yaşam dileyerek selamlayınız. ALLAH size ayetleri böyle açıklar ki anlayasınız.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Siz, evlerinizde, babalarınızın evlerinde, annelerinizin evlerinde, kardeşlerinizin evlerinde, kızkardeşlerinizin evlerinde, amcalarınızın evlerinde, halalarınızın evlerinde, dayılarınızın evlerinde, teyzelerinizin, anahtarlarına sahip olduğunuz ve arkadaşlarınızın evlerinde yemenizden dolayı kınanmazsınız. Aynı şekilde kör kınanmaz, topal kınanmaz, sakat ve hasta da kınanmaz. Topluca yahut ayrı ayrı yemenizde de bir sakınca yoktur. Bir eve girdiğinizde ALLAH'tan güzel, kutlu bir yaşam dileyerek selamlayınız. ALLAH size ayetleri böyle açıklar ki anlayasınız.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Köre sakınca yoktur, topala sakınca yoktur, hastaya sakınca yoktur; size de kendi evlerinizden veya babalarınızın evlerinden veya analarınızın evlerinden veya erkek kardeşlerinizin evlerinden veya kız kardeşlerinizin evlerinden veya amcalarınızın evlerinden veya halalarınızın evlerinden veya dayılarınızın evlerinden veya teyzelerinizin evlerinden yahut anahtarlarına sahip olduğunuz evden veya dostunuzun evinden yemenizde bir sakınca yoktur. Gerek topluca, gerekse ayrı ayrı yemenizde de bir sakınca yoktur. O halde evlere girdiğiniz zaman Allah'tan mübarek, hoş bir sağlık dileği olmak üzere birbirinize selam verin! İşte böyle, Allah size ayetlerini açıklıyor, akıl erdiresiniz diye.

Elmalılı Hamdi Yazır

A'maya harec yok, topala harec yok, marazlıya harec yok, kendilerinize de kendi evlerinizden veya babalarınızın evlerinden veya analarınızın evlerinden veya biraderlerinizin evlerinden veya hemşirelerinizin evlerinden veya amucalarınızın evlerinden veya halalarınızın evlerinden veya dayılarınızın evlerinden veya teyzelerinizin evlerinden veya anahtarlarına malik olduğunuzdan veya sadikınızın evinden yemenizde harec yok, gerek toplu ve gerek dağınık yemenizde de beis yoktur, binaenaleyh evlere girdiğiniz vakıt Allah tarafından mübarek, hoş bir sağlık olmak üzere kendilerinize selam veriniz, işte böyle size Allah ayetlerini beyan ediyor, gerek ki akl irdiresiniz

Erhan Aktaş

Köre bir sınırlama yoktur. Sakat olana bir sınırlama yoktur. Hasta olana bir sınırlama yoktur. dipnot 1 ve size de evlerinizde veya babalarınızın evlerinde veya annelerinizin evlerinde veya erkek kardeşlerinizin evlerinde veya kız kardeşlerinizin evlerinde veya amcalarınızın evlerinde veya halalarınızın evlerinde veya dayılarınızın evlerinde veya teyzelerinizin evlerinde veya anahtarlarına sahip olduğunuz yerlerde veya arkadaşlarınızın dipnot 2 evlerinde yemek yemenizde bir sakınca yoktur. Toplu olarak veya ayrı ayrı olarak yemenizde de bir sakınca yoktur. Evlere girdiğiniz zaman Allah tarafından kutlu ve temiz bir selam dipnot 3 ile selam verin. İşte Allah, size ayetlerini böylece açıklıyor. Umulur ki böylece aklınızı kullanırsınız.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu kimseler diledikleri gibi hareket edebilirler. Size sıkıntı verecekler diye ayırımcılık yapmayın.
  2. metne dön, dipnot 2
    Arkadaşlarımızla birlikte yemek yiyebileceğimizi söyleyen Rabb'imiz; adına "haremlik selamlık" denilen kadın ve erkeğin yana yana gelmesinin uygun olmadığı anlayışının yanlışlığını açıkça ortaya koymaktadır.
  3. metne dön, dipnot 3
    Esenlik ve sağlık dileğiyle, esenlik ve sağlık dileyin.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Köre bir sınırlama yoktur. Sakat olana bir sınırlama yoktur. Hasta olana bir sınırlama yoktur. dipnot 1 Ve size de, evlerinizde veya babalarınızın evlerinde veya annelerinizin evlerinde veya erkek kardeşlerinizin evlerinde veya kız kardeşlerinizin evlerinde veya amcalarınızın evlerinde veya halalarınızın evlerinde veya dayılarınızın evlerinde veya teyzelerinizin evlerinde veya anahtarlarına sahip olduğunuz yerlerde veya arkadaşlarınızın evlerinde yemek yemenizde bir sakınca yoktur. Toplu olarak veya ayrı ayrı olarak yemenizde de bir sakınca yoktur. Evlere girdiğiniz zaman Allah tarafından kutlu ve temiz bir selam dipnot 2 ile selam verin. İşte Allah, size ayetlerini böylece açıklıyor. Umulur ki böylece aklınızı kullanırsınız.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu kimseler diledikleri gibi hareket edebilirler. Size sıkıntı verecekler diye ayırımcılık yapmayın.
  2. metne dön, dipnot 2
    Esenlik ve sağlık dileğiyle, esenlik ve sağlık dileyin.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Köre bir sınırlama yoktur. Sakat olana, hasta olana bir sınırlama yoktur. dipnot 1 Ve size de, evlerinizde veya babalarınızın evlerinde veya annelerinizin evlerinde veya erkek kardeşlerinizin evlerinde veya kız kardeşlerinizin evlerinde veya amcalarınızın evlerinde veya halalarınızın evlerinde veya dayılarınızın evlerinde veya teyzelerinizin evlerinde veya anahtarlarına sahip olduğunuz yerlerde veya arkadaşlarınızın evlerinde yemek yemenizde bir sakınca yoktur. Toplu olarak veya ayrı ayrı olarak yemenizde de bir sakınca yoktur. Evlere girdiğiniz zaman Allah tarafından kutlu ve temiz bir selam dipnot 2 ile selam verin. İşte Allah, size ayetlerini böylece açıklıyor. Umulur ki böylece aklınızı kullanırsınız.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu kimseler diledikleri gibi hareket edebilirler. Size sıkıntı verecekler diye ayırımcılık yapmayın.
  2. metne dön, dipnot 2
    Esenlik ve sağlık dileğiyle, esenlik ve sağlık dileyin.

Gültekin Onan

Kör olana güçlük yoktur, topal olana güçlük yoktur, hasta olana da güçlük yoktur; sizin için de, gerek kendi evlerinizden, gerekse babalarınızın evlerinden, annelerinizin evlerinden, erkek kardeşlerinizin evlerinden, kız kardeşlerinizin evlerinden, amcalarınızın evlerinden, halalarınızın evlerinden, dayılarınızın evlerinden, teyzelerinizin evlerinden, anahtarına malik olduğunuz (yerlerden) ya da dostlarınızın (evlerin)den yemenizde bir güçlük yoktur. Hep bir arada veya ayrı ayrı yemenizde de bir günah yoktur. Evlere girdiğiniz vakit Tanrı tarafından kutlu, güzel bir yaşama dileği olarak birbirinize selam verin. İşte Tanrı size ayetleri böyle açıklar; umulur ki akledersiniz .

Hasan Basri Çantay

A'maaya göre bir harec (darlık ve günah) yok. Topala göre bir harec yok. Hastaya göre bir harec yok. Size göre de (gerek) kendi evlerinizden gerek babalarınızın evlerinden, gerek annelerinizin evlerinden, gerek biraderlerinizin evlerinden, gerek kız kardeşlerinizin evlerinden, gerek amcalarınızın evlerinden, gerek halalarınızın evlerinden, gerek dayılarınızın evlerinden, gerek teyzelerinizin evlerinden, gerek (başkasına aid olub da) anahtarlarına malik (ve hazinedarı) bulunduğunuz (evler) den, yahud da saadık dostlarınız (ın evlerinden) yemenizde de (bir harec yokdur). Hep bir arada toplu olarak da, dağınık dağınık da yemenizde dahi harec yok. (Şu kadar ki) evlere girdiğiniz vakit Allah tarafından mübarek ve pek güzel bir sağlık (dilemiş) olmak üzere kendinize selam verin. İşte Allah ayetleri size böylece beyan eder. Taki anlayasınız.

İbni Kesir

Köre bir sorumluluk yoktur. Topala da bir sorumluluk yoktur. Hastaya da bir sorumluluk yoktur. Kendi evlerinizde veya babalarınızın evlerinde veya annelerinizin evlerinde veya erkek kardeşlerinizin evlerinde veya kızkardeşlerinizin evlerinde veya amcalarınızın evlerinde veya halalarınızın evlerinde veya dayılarınızın evlerinde veya teyzelerinizin evlerinde veya anahtarlarına malik olduğunuz yerlerde veya dostlarınızın evlerinde izinsiz yemek yemenizde bir sorumluluk yoktur. Bir arada veya ayrı ayrı yemenizde bir sorumluluk yoktur. Evlere girdiğiniz zaman, Allah katından bereket, sağlık ve güzellik dileyerek kendinize selam verin. Allah

Mehmet Alagaş

(61) Köre güçlük / zorluk yoktur, topala güçlük / zorluk yoktur, hastaya güçlük / zorluk yoktur. Kendi evlerinizde yemek yemenizde, babalarınızın evlerinde, annelerinizin evlerinde, (Anne ve babanın yönettiği ayrı evler) erkek kardeşlerinizin evlerinde, kız kardeşlerinizin evlerinde, amcalarınızın evlerinde, halalarınızın evlerinde, dayılarınızın evlerinde, teyzelerinin evlerinde, ya da anahtarları elinizde veya arkadaşlarınızın elinde olan (ev başkasının ama kullanım hakkı olan kiralık evler) evlerde toplu yahut ayrı ayrı yemek yemenizde herhangi bir günah yoktur. Evlere girerken de Allah’ın yanından esenlik, bereket ve hoşluk olması için birbirinize selam veriniz. İşte Allah ayetlerini size böyle açıklıyor. Böylelikle belki akledersiniz (kalbinizde verilerle irtibat kurup işlem yapabilirsiniz).

Rowwad Tercüme Merkezi

Köre bir günah yoktur, topala veya hastaya da bir günah yoktur. Aynı şekilde size de evlerinizde, babalarınızın evlerinde, annelerinizin evlerinde, erkek kardeşlerinizin evlerinde, kız kardeşlerinizin evlerinde, amcalarınızın evlerinde, halalarınızın evlerinde, dayılarınızın evlerinde, teyzelerinizin evlerinde, anahtarları sizde olan evlerde veya arkadaşlarınızın evlerinde topluca ya da ayrı ayrı yemek yemenizde bir günah yoktur. Evlere girdiğiniz vakit, Allah tarafından mübarek ve temiz bir selam ile kendinize (birbirinize) selam verin. Allah, akledesiniz diye size ayetlerini işte böyle apaçık bir şekilde açıklamaktadır.

Süleyman Ateş

Köre güçlük yoktur, topala güçlük yoktur, hastaya güçlük yoktur. Size de kendi evlerinizden, yahut babalarınızın evlerinden, yahut annelerinizin evlerinden, yahut kardeşlerinizin evlerinden, yahut kızkardeşlerinizin evlerinden, yahut amcalarınızın evlerinden, yahut halalarınızın evlerinden, yahut dayılarınızın evlerinden, yahut teyzelerinizin evlerinden, yahut anahtarları ellerinizde bulunan evlerden, yahut arkadaşınızın evlerinden yemenizde bir güçlük yoktur. Toplu olarak yahut ayrı ayrı yemenizde de üzerinize bir günah yoktur. Evlere girdiğiniz zaman Allah tarafından kutlu, güzel bir yaşama dileği olarak kendinize (kendinizden olan ev halkına) selam verin. İşte Allah, ayetleri size böyle açıklıyor ki düşünüp anlayasınız.

Süleymaniye Vakfı

Şu konuda köre sıkıntı yoktur, topala sıkıntı yoktur, hastaya sıkıntı yoktur, size de sıkıntı yoktur: Kendi evlerinizde, babalarınızın evlerinde, annelerinizin evlerinde, erkek kardeşlerinizin evlerinde, kız kardeşlerinizin evlerinde, amcalarınızın evlerinde, halalarınızın evlerinde, dayılarınızın evlerinde, teyzelerinizin evlerinde, anahtarı sizde olanlarda veya arkadaşınızınkinde yiyip içebilirsiniz. Bir arada veya ayrı ayrı yiyip içmenizde de bir günah yoktur. Evlere girdiğiniz vakit Allah'tan hayırlı, bereketli ve güzel bir ömür dileği ile birbirinize selam verin dipnot 1 . Allah size ayetlerini işte böyle açıklar, umulur ki aklınızı kullanırsınız.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Köre güçlük yoktur, topala güçlük yoktur, hastaya da size de güçlük yoktur; kendi evlerinizde, babalarınızın evlerinde, annelerinizin evlerinde, erkek kardeşlerinizin evlerinde, kız kardeşlerinizin evlerinde, amcalarınızın evlerinde, halalarınızın evlerinde, dayılarınızın evlerinde, teyzelerinizin evlerinde, anahtarı sizde olan veya arkadaşınıza ait olan evde yiyip içebilirsiniz. Bir arada ve ayrı ayrı yiyip içmenizde de bir günah yoktur. Evlere girdiğiniz vakit Allah'tan ömür ve güzel bir bereket dileği ile kendi kendinize selam verin. İşte Allah size ayetlerini böyle açıklar, belki aklınızı kullanırsınız.

Şaban Britch

Köre bir günah yoktur; topala veya hastaya da bir günah yoktur. Aynı şekilde size de evlerinizde, babalarınızın evlerinde, annelerinizin evlerinde, erkek kardeşlerinizin evlerinde, kız kardeşlerinizin evlerinde, amcalarınızın evlerinde, halalarınızın evlerinde, dayılarınızın evlerinde, teyzelerinizin evlerinde, anahtarları sizde olan evlerde veya arkadaşlarınızın evlerinde topluca ya da ayrı ayrı yemek yemenizde bir günah yoktur. Evlere girdiğiniz vakit, Allah tarafından mübarek ve temiz bir selam ile kendinize (birbirinize) selam verin. Allah, akledesiniz diye size ayetlerini işte böyle apaçık beyan ediyor.

Şaban Piriş

Köre bir günah yoktur; topala veya hastaya da bir günah yoktur; aynı şekilde size de evlerinizde, babalarınızın evlerinde, annelerinizin evlerinde, erkek kardeşlerinizin evlerinde, kız kardeşlerinizin evlerinde, amcalarınızın evlerinde, halalarınızın evlerinde, dayılarınızın evlerinde, teyzelerinizin evlerinde, anahtarları sizde olan evlerde veya arkadaşlarınızın evlerinde birlikte ya da ayrı ayrı yemek yemenizde bir günah yoktur. Evlere girdiğinizde, birbirinize selam verin. Allah katından esenlik, bereket ve iyilik dileyin. Allah, aklınızı kullanasınız diye size ayetlerini işte böyle açıklıyor.

Yaşar Nuri Öztürk

Köre güçlük yoktur; topala güçlük yoktur, hastaya güçlük yoktur. Sizin için de gerek kendi evlerinizden gerekse şu kişilerin evlerinden yemek yemenizde bir sakınca yoktur: Babalarınızın evleri yahut annelerinizin evleri yahut kardeşlerinizin evleri yahut kızkardeşlerinizin evleri yahut amcalarınızın evleri yahut halalarınızın evleri yahut teyzelerinizin evleri yahut anahtarı size teslim edilmiş olan evler yahut arkadaşlarınızın evleri. Hep birlikte yahut ayrı ayrı yemenizde sizin için hiçbir sakınca yoktur. Evlere girdiğinizde, Allah katından bir esenlik, bir bereketlilik, bir temizlik dileği olarak kendinize de selam verin. Allah size ayetleri işte böyle ayan beyan bildiriyor ki, aklınızı çalıştırabilesiniz.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Absolved from blame are the blind and the lame, the sick and yourselves to eat at the homes of your fathers or your mothers, your brothers or your sisters, at the homes of your paternal uncles or your paternal aunts, your maternal uncles or your maternal aunts or at the homes you possess their keys or at the homes of your friends. Nor do you run into consequence should you eat together or separately. And when you enter houses greet one another with words expressive of good wishes and of Allah's blessings and expressive of courteous recognition. thus does Allah distinctly express to you His revelations guiding you to the proper way of life relative to moral conduct so that you may open your heart's ears and hopefully comprehend.

Abdul Haleem

No blame will be attached to the blind, the lame, the sick.Whether you eat in your own houses, or those of your fathers, your mothers, your brothers, your sisters, your paternal uncles, your paternal aunts, your maternal uncles, your maternal aunts, houses you have the keys for, or any of your friends’ houses, you will not be blamed: you will not be blamed whether you eat in company or separately. When you enter any house, greet one another with a greeting of blessing and goodness as enjoined by God. This is how God makes His messages clear to you so that you may understand.

Abdullah Yusuf Ali

It is no fault in the blind nor in one born lame, nor in one afflicted with illness, nor in yourselves, that ye should eat in your own houses, or those of your fathers, or your mothers, or your brothers, or your sisters, or your father's brothers or your father's sisters, or your mother's brothers, or your mother's sisters, or in houses of which the keys are in your possession, or in the house of a sincere friend of yours: there is no blame on you, whether ye eat in company or separately. But if ye enter houses, salute each other - a greeting of blessing and purity as from Allah. Thus does Allah make clear the signs to you: that ye may understand.

Abul A'la Maududi

There is no blame on the blind nor any blame on the lame nor any blame on the sick nor on yourselves that you eat in your own houses, or your fathers' houses, or your mothers' houses, or your brothers' houses, or the houses of your sisters, or the houses of your fathers' brothers or the houses of your fathers' sisters, or in the houses of your mothers' brothers, or in the houses of your mothers' sisters or in the houses whose keys you possess, or the house of a friend. dipnot 1 There is no blame if you eat together or separately. dipnot 2 But when you enter such houses, greet each other with a salutation appointed by Allah, a salutation that is blessed and good. Thus, does Allah expound His signs to you in order that you will act with understanding.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Three things are necessary to understand this verse:
  2. metne dön, dipnot 2
    (a) The verse consists of two parts: the first part relates to the sick, the lame, the blind and other handicapped people, and the second part to the other People.

Aisha Bewley

There is no objection to the blind, no objection to the lame, no objection to the sick nor to yourselves if you eat in your own houses or your fathers’ houses or your mothers’ houses or your brothers’ houses or your sisters’ houses or the houses of your paternal uncles or paternal aunts or the houses of your maternal uncles or maternal aunts or places to which you own the keys or those of your friends. There is nothing wrong in your eating together or eating separately. And when you enter houses greet one another with a greeting from Allah, blessed and good. In this way Allah makes the Signs clear to you so that hopefully you will use your intellect.

Al-Hilali & Khan

There is no restriction on the blind, nor any restriction on the lame, nor any restriction on the sick, nor on yourselves, if you eat from your houses, or the houses of your fathers, or the houses of your mothers, or the houses of your brothers, or the houses of your sisters, or the houses of your father’s brothers, or the houses of your father’s sisters, or the houses of your mother’s brothers, or the houses of your mother’s sisters, or (from that) whereof you hold keys, or (from the house) of a friend. No sin on you whether you eat together or apart. But when you enter the houses, greet one another with a greeting from Allâh (i.e. say: السلام عليكم) As-Salâmu ‘Alaikum - peace be on you) blessed and good. Thus Allâh makes clear the Ayât (these Verses or your religious symbols and signs) to you that you may understand.

Ali Quli Qarai

There is no blame upon the blind, nor any blame upon the lame, nor any blame upon the sick, nor upon yourselves if you eat from your own houses, or your fathers’ houses, or your mothers’ houses, or your brothers’ houses, or your sisters’ houses, or the houses of your paternal uncles, or the houses of your paternal aunts, or the houses of your maternal uncles, or the houses of your maternal aunts, or those whose keys are in your possession, or those of your friends. There will be no blame on you whether you eat together or separately. So when you enter houses, greet yourselves with a salutation from Allah, blessed and good. Thus does Allah clarify His signs for you so that you may apply reason.

Amatul Rahman Omar

There is no bar on (and not improper for) the blind, nor is there any bar on (nor improper for) the lame, nor is any bar on (nor improper for) the sick, nor on your people that you eat from your own houses, or the houses of your fathers (and children) or the houses of your mothers, or the houses of your brothers, or the houses of your sisters, or the houses of your paternal uncles, or the houses of your paternal aunts, or the houses of your maternal uncles, or the houses of your maternal aunts, or (from) that of which the keys are in your possessions (- which is under your charge), or (from the house of) a friend of yours. No blame lies on you whether you eat together or separately. And when you enter houses greet your people (present therein) with the salutation prescribed by Allâh (a salutation) full of blessings and purity. That is how Allâh explains to you (His) commandments that you may abstain (from evils).

Arthur John Arberry

There is no fault in the blind, and there is no fault in the lame, and there is no fault in the sick, neither in yourselves, that you eat of your houses, or your fathers' houses, or your mothers' houses, or your brothers' houses, or your sisters' houses, or the houses of your uncles or your aunts paternal, or the houses of your uncles or your aunts maternal, or that whereof you own the keys, or of your friend; there is no fault in you that you eat all together, or in groups separately. But when you enter houses, greet one another with a greeting from God, blessed and good. So God makes clear to you the signs; haply you will understand.

Bijan Moeinian

There is no blame if a blind, a handicap, or a sick person eats in somebody else’s house, just as you are not to be blamed for eating at your homes, or the homes of your fathers, or the homes of your mothers, or the homes of your brothers, or the homes of your sisters, or the homes of your fathers’ brothers, or the homes of your fathers’ sisters, or the homes of your mothers’ brothers, or the homes of your mothers’ sisters, or the homes that belong to you and you possess their keys, or the homes of your friends. You commit nothing wrong by eating together or as individuals. However, when you enter any home, you shall greet each other by the words of peace, which God has blessed and taught you. GOD thus explains His Revelations plainly and in detail for you so that you may understand.

E. Henry Palmer

There is no hindrance to the blind, and no hindrance to the lame, and no hindrance to the sick, and none upon yourselves that you eat from your houses, or the houses of your fathers, or the houses of your mothers, or the houses of your brothers, or the houses of your sisters, or the houses of your paternal uncles, or the houses of your paternal aunts, or the houses of your maternal uncles, or the houses of your maternal aunts, or what ye possess the keys of, or of your friend, there is no crime on you that ye eat all together or separately. And when ye enter houses then greet each other with a salutation from God, blessed and good. Thus does God explain to you His signs, haply ye may understand.

Edip-Layth

There is no blame upon the blind, nor is there any blame upon the crippled, nor is there any blame upon the ill, nor is there any blame upon yourselves, if you eat at your homes, or the homes of your fathers, or the homes of your mothers, or the homes of your brothers, or the homes of your sisters, or the homes of your uncles, or the homes of your aunts, or the homes of your mothers' brothers, or the homes of your mothers' sisters, or those to which you possess their keys, or that of your friends. You commit nothing wrong by eating together or as individuals. When you enter any home, you shall greet each other a greeting from God that is blessed and good. God thus explains the revelations for you that you may reason.

George Sale

It shall be no crime in the blind, nor shall it be any crime in the lame, neither shall it be any crime in the sick, or in your selves, that ye eat in your houses, or in the houses of your fathers, or the houses of your mothers, or in the houses of your brothers, or the houses of your sisters, or the houses of your uncles on the father's side, or the houses of your aunts on the father's side, or the houses of your uncles on the mother's side, or the houses of your aunts on the mother's side, or in those houses the keys whereof ye have in your possession, or in the house of your friend. It shall not be any crime in you whether ye eat together, or separately. And when ye enter any houses, salute one another on the part of God, with a blessed and a welcome salutation. Thus God declareth his signs unto you, that ye may understand.

Hamid S. Aziz

And women past childbearing, who have no hope of marriage, it is no crime for them if they discard their outer garments in such a way as not to display their adornments. But to refrain is better for them, for Allah is Hearer, Knower.

Mahmoud Ghali

It is no restriction upon the blind, and it is no restriction upon the lame, and it is no restriction upon the sick, nor upon yourselves, that you eat from your houses, or from your fathers' houses, or your mothers' houses, or your brother's houses, or your sisters' houses, or the houses of your paternal uncles, or the houses of your paternal aunts, or the houses of your maternal uncles, or the houses of your maternal aunts, or that of which you possess the keys, or of your friend. It is no fault in you that you eat all together or in diverse groups. So when you enter houses, salute one another (Literally: salute yourselves) with a greeting from the Providence of Allah, blessed and good. Thus Allah makes evident to you the signs that possibly you would consider.

Marmaduke Pickthall

No blame is there upon the blind nor any blame upon the lame nor any blame upon the sick nor on yourselves if ye eat from your houses, or the houses of your fathers, or the houses of your mothers, or the houses of your brothers, or the houses of your sisters, or the houses of your fathers' brothers, or the houses of your fathers' sisters, or the houses of your mothers' brothers, or the houses of your mothers' sisters, or (from that) whereof ye hold the keys, or (from the house) of a friend. No sin shall it be for you whether ye eat together or apart. But when ye enter houses, salute one another with a greeting from Allah, blessed and sweet. Thus Allah maketh clear His revelations for you, that haply ye may understand.

Mohamed Ahmed - Samira

There is no harm if the blind, the lame, the sick, or you yourselves, eat in your own houses or the houses of your fathers, mothers, or your brothers' houses, or those of your sisters, or your fathers' brothers' or sisters', or your mothers' brothers' or sisters', or in the houses whose care is entrusted to you, or the houses of your friends.

Muhammad Asad

[ALL OF YOU, O believers, are brethren: hence. ] no blame attaches to the blind, nor does blame attach to the lame, nor does blame attach to the sick [for accepting charity from the hale], and neither to yourselves for eating [whatever is offered to you by others, whether it be food obtained] from your [children’s] houses, or your fathers’ houses, or your mothers’ houses, or your brothers’ houses, or your sisters’ houses, or your paternal uncles’ houses, or your paternal aunts’ houses, or your maternal uncles’ houses, or your maternal aunts’ houses, or [houses] the keys whereof are in your charge! or [the house] of any of your friends; nor will you incur any sin by eating in company or separately. But whenever you enter [any of these] houses, greet one another with a blessed, goodly greeting, as enjoined by God. In this way God makes clear unto you His messages, so that you might [learn to] use your reason.

Mustafa Khattab

There is no restriction on the blind, or the disabled, or the sick.[1] Nor on yourselves if you eat from your homes,[2] or the homes of your fathers, or your mothers, or your brothers, or your sisters, or your paternal uncles, or your paternal aunts, or your maternal uncles, or your maternal aunts, or from the homes in your trust, or ˹the homes of˺ your friends. There is no blame on you eating together or separately. However, when you enter houses, greet one another with a greeting ˹of peace˺ from Allah, blessed and good.[3] This is how Allah makes His revelations clear to you, so perhaps you will understand.

Progressive Muslims

There is no blame upon the blind, nor is there any blame upon the crippled, nor is there any blame upon the ill, nor is there any blame upon yourselves, if you eat at your homes, or the homes of your fathers, or the homes of your mothers, or the homes of your brothers, or the homes of your sisters, or the homes of your uncles, or the homes of your aunts, or the homes of your mothers' brothers, or the homes of your mothers' sisters, or that which you possess their keys, or that of your friends. You commit nothing wrong by eating together or as individuals. When you enter any home, you shall greet each other a greeting from God that is blessed and good. God thus explains the revelations for you that you may understand.

Rashad Khalifa

The blind is not to be blamed, the crippled is not to be blamed, nor is the handicapped to be blamed, just as you are not to be blamed for eating at your homes, or the homes of your fathers, or the homes of your mothers, or the homes of your brothers, or the homes of your sisters, or the homes of your fathers' brothers, or the homes of your fathers' sisters, or the homes of your mothers' brothers, or the homes of your mothers' sisters, or the homes that belong to you and you possess their keys, or the homes of your friends. You commit nothing wrong by eating together or as individuals. When you enter any home, you shall greet each other a greeting from GOD that is blessed and good. GOD thus explains the revelations for you, that you may understand.

Sahih International

There is not upon the blind [any] constraint nor upon the lame constraint nor upon the ill constraint nor upon yourselves when you eat from your [own] houses or the houses of your fathers or the houses of your mothers or the houses of your brothers or the houses of your sisters or the houses of your father's brothers or the houses of your father's sisters or the houses of your mother's brothers or the houses of your mother's sisters or [from houses] whose keys you possess or [from the house] of your friend. There is no blame upon you whether you eat together or separately. But when you enter houses, give greetings of peace upon each other - a greeting from Allah, blessed and good. Thus does Allah make clear to you the verses [of ordinance] that you may understand.

Sam Gerrans

No blame is there upon the blind, nor any blame upon the lame, nor any blame upon the sick, nor upon yourselves, that you eat of your houses, or the houses of your fathers, or the houses of your mothers, or the houses of your brothers, or the houses of your sisters, or the houses of your paternal uncles, or the houses of your paternal aunts, or the houses of your maternal uncles, or the houses of your maternal aunts, or that whereof you hold the keys, or of your friend; you do no wrong to eat together or separately. But when you enter houses, greet one another with a greeting from God, blessed and good. Thus God makes plain to you the proofs, that you might use reason.

Shabbir Ahmed

(Feeding of the disabled must be a matter of priority in your society. ) There is no blame on the blind, nor is there blame on the crippled, nor there is blame on the sick or handicapped, to eat from your houses. Just as there is no blame on you for eating at your own homes, or your fathers' homes, or your mothers' homes, or your brothers' homes, or your sisters' homes, or your paternal uncles' homes, or your paternal aunts' homes, or your maternal uncles' homes, or your maternal aunts' homes, or the homes you manage and hold the keys of, or the home of a friend. You do nothing wrong by dining together or apart. But whenever you enter houses, salute one another with a blessed, goodly greeting from Allah. Thus Allah makes clear the revelations for you, so that you may understand (the goodness in them).

Syed Vickar Ahamed

There is no (such) restriction for the blind, nor for one born lame, nor for one struck with illness, nor (is there any restriction) for yourselves, if you eat in your own houses, or the houses of your fathers, or the houses your mothers, or the houses your brothers, or the houses your sisters, or your the houses father's brothers, or the houses your father's sisters, or the houses your mother's sisters, or in houses whose keys you have, or in the houses of a sincere friend of yours: There is no blame on you, whether you eat in company or alone. But when you enter houses, greet yourselves (and each other)— A greeting of blessing and purity as from Allah. Thus Allah makes the Signs clear to you: That you may understand.

Taqi Usmani

There is no blame on a blind person, nor is there any blame on any lame one, nor is there any blame on a sick person, nor on yourselves in that you eat (something) from your own homes or from the homes of your fathers or the homes of your mothers or the homes of your brothers or the homes of your sisters or the homes of your paternal uncles, or the homes of your paternal aunts or the homes of your maternal uncles or the homes of your maternal aunts or from the places the keys of which you have under your control, or from (the home of) your friend.There is no sin on you if you eat together or separately. So when you enter homes, greet one another with Salām , a greeting prescribed by Allah, which is blessed, pleasant. This is how Allah explains the verses to you, so that you may understand.

The Monotheist Group

There is no blame upon the blind, nor is there any blame upon the crippled, nor is there any blame upon the ill, nor is there any blame upon yourselves, if you eat at your homes, or the homes of your fathers, or the homes of your mothers, or the homes of your brothers, or the homes of your sisters, or the homes of your uncles, or the homes of your aunts, or the homes of your mothers brothers, or the homes of your mothers sisters, or that which you possess their keys, or that of your friends. You commit nothing wrong by eating together or as individuals. When you enter any home, you shall greet each other a greeting from God that is blessed and good. God thus explains the revelations for you that you may comprehend.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Nûr suresi, 61. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Nûr suresi, 61. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Nûr suresi, 61. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩