Zümer suresi

Zümer suresi, 73. ayet

Zümer suresi, 73. ayet. وَسِيقَ ٱلَّذِينَ ٱتَّقَوْا۟ رَبَّهُمْ إِلَى ٱلْجَنَّةِ زُمَرًا حَتَّىٰٓ إِذَا جَآءُوهَا وَفُتِحَتْ أَبْوَٰبُهَا وَقَالَ لَهُمْ خَزَنَتُهَا سَلَٰمٌ عَلَيْكُمْ طِبْتُمْ فَٱدْخُلُوهَا خَٰلِدِينَ

vesîḳa-lleẕîne-tteḳav rabbehüm ile-lcenneti zümerâ. ḥattâ iẕâ câûhâ vefütiḥat ebvâbühâ veḳâle lehüm ḫazenetühâ selâmün `aleyküm ṭibtüm fedḫulûhâ ḫâlidîn.

Diyanet İşleri

Rablerine karşı gelmekten sakınanlar da grup grup cennete sevk edilirler. Cennete vardıklarında oranın kapıları açılır ve cennet bekçileri onlara şöyle der: "Size selam olsun! Tertemiz oldunuz. Haydi ebedi kalmak üzere buraya girin."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Zümer 70–75 · surenin 73. ayeti / 75

Konu İki grup: cehenneme ve cennete sevk Zümer 71–75 3

  1. Zümer 70

    Herkese yaptığının karşılığı tam olarak verilir. Allah, onların yaptıklarını en iyi bilendir.

  2. Zümer 71

    İnkar edenler grup grup cehenneme sevk edilirler. Cehenneme vardıklarında oranın kapıları açılır ve cehennem bekçileri onlara şöyle derler: "Size içinizden, Rabbinizin ayetlerini size okuyan ve bu gününüze kavuşacağınıza dair sizi uyaran peygamberler gelmedi mi?" Onlar da, "Evet geldi" derler. Fakat inkarcılar hakkında azap sözü gerçekleşmiştir.

  3. Zümer 72

    Onlara şöyle denir: "İçinde ebedi kalmak üzere cehennemin kapılarından girin. Büyüklük taslayanların kalacağı yer ne kötüdür!"

  4. 73

    Rablerine karşı gelmekten sakınanlar da grup grup cennete sevk edilirler. Cennete vardıklarında oranın kapıları açılır ve cennet bekçileri onlara şöyle der: "Size selam olsun! Tertemiz oldunuz. Haydi ebedi kalmak üzere buraya girin."

  5. Zümer 74

    Onlar şöyle derler: "Hamd, bize olan vaadini gerçekleştiren ve bizi cennetten dilediğimiz yere konmak üzere bu yurda varis kılan Allah'a mahsustur. Salih amel işleyenlerin mükafatı ne güzelmiş!"

  6. Zümer 75

    Melekleri de, Rablerini hamd ile tesbih edip yücelterek Arş'ın etrafını kuşatmış halde görürsün. Artık kulların arasında adaletle hüküm verilmiş ve "Hamd alemlerin Rabbi olan Allah'a mahsustur" denilmiştir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

73. Daha sonra Yüce Allah, cennetlikler hakkında şöyle buyurmaktadır: “Rablerine karşı” O’nu tevhid ederek ve itaati gereğince amel ederek “takvalı olanlar da bölükler halinde” ikram, izzet ve sevinç içerisinde, birbirlerine müjdeler vererek, her bir zümre ameli kendisine uygun ve kendisine benzeyen diğer bir zümre ile birlikte “cennete götürülecek” ve bunlar, asil develer üzerinde heyetler halinde toplanıp sevkedileceklerdir.

“Nihâyet onlar oraya gelip” o çok geniş yerlere, çok güzel konaklara ulaştıklarıdan, oranın tatlı meltemleri ve rüzgarları üzerlerine esmeye başlayıp da orada ebedi kalışa ve nimetlere kavuşmanın vakti geldiğinde “kapıları” onlar için, insanların en şereflilerine orada ikram olunmak üzere, izzet ve ikram ile “açıldığında cennetin bekçileri onlara” tebrik etmek ve hoşgeldiniz demek üzere “şöyle diyecek: Selâm olsun size!” yani her türlü afetten ve kötü halden esenlikte olasınız.

“Tertemiz geldiniz.” Allah’ı bilmek, O’nu sevmek, saygı ile O’na itaat etmek uretiyle kalpleriniz tertemiz idi. Dilleriniz O’nu anmakla, azalarınız da O’na itaat etmekle tertemiz idi.

İşte tertemiz oluşunuz sebebi ile “ebediler olarak girin oraya!” Çünkü orası tertemiz bir yurttur. Oraya ancak tertemiz olanlar yakışır.

Daha önce cehennem hakkında “kapıları açıldığında” buyruğunda “vav” harfi kullanılmadığı halde cennet için “kapıları açıldığında” buyruğunda “vav” harfinin kullanılması şuna işaret etmektedir: Cehennem ehli oraya varır varmaz hiç bekletilmeksizin hemen cehennemin kapıları önlerinde açılacaktır. Kapının, varmaları ile birlikte yüzlerine açılması, cehennemin sıcağını hemen tatmaları ve cehennem azabının onlara daha bir ağır olarak hissettirilmesi içindir.

Cennete gelince o, pek üstün ve değerli bir yurttur. Oraya herkes ulaşamaz, herkes nail olamaz. Oraya ancak ulaştırıcı vesilelere gereği gibi sahip olanlar ulaşabilir. Bununla birlikte oraya girmek için Allah nezdinde şefaatçilerin en değerli olanlarının şefaatine de ihtiyaçları olacaktır. Oraya sadece ulaşmakla kapıları onlara açılmış olmayacaktır. Aksine Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’den Yüce Allah nezdinde şefaatçi olmalarını isteyeceklerdir. Nihâyet o da şefaat edecek ve Yüce Allah da onun şefaatini kabul edecektir.[17]

Âyet-i kerimelerde cehennemin ve cennetin kapılarının bulunduğuna, bu kapıların açılıp kapandığına ve bunların her birisinin bekçilerinin/muhafızlarının bulunduğuna delil vardır. Bu iki yurt, orada kalacaklara hastır ve bunlara ancak layık olanlar girecektir. Diğer mekanlar ve yurtlar ise böyle değildir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Melekler, Rablerinin emirlerini yerine getirip, yasaklarından sakınan takva sahibi Müminleri, kendilerine değer verilen topluluklar halinde şefkat ile cennete doğru sevk ederler. cennete geldiklerinde onlara cennetin kapıları açılmış ve oradaki görevli melekler: "Kötü gördüğünüz ve size zarar verecek her şeyden selamette olun, kalpleriniz ve amelleriniz güzel olmuştur. İçinde ebedî kalacağınız cennete girin." derler.

Kelimeler

20 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَسِيقَ ve sika ve sevk edilirler kök: سوق
  2. ٱلَّذِينَ ellezine kimseler
  3. ٱتَّقَوْا۟ ttekav korunan(lar) kök: وقي
  4. رَبَّهُمْ rabbehum Rablerinin (azabından) kök: ربب
  5. إِلَى ila
  6. ٱلْجَنَّةِ l-cenneti cennete kök: جنن
  7. زُمَرًا ۖ zumeran bölük bölük kök: زمر
  8. حَتَّىٰٓ hatta nihayet
  9. إِذَا iza zaman
  10. جَآءُوهَا ca'uha geldikleri kök: جيا
  11. وَفُتِحَتْ ve futihat ve açılır kök: فتح
  12. أَبْوَٰبُهَا ebvabuha onun kapıları kök: بوب
  13. وَقَالَ ve kale ve derler kök: قول
  14. لَهُمْ lehum onlara
  15. خَزَنَتُهَا hazenetuha onun bekçileri kök: خزن
  16. سَلَـٰمٌ selamun selam kök: سلم
  17. عَلَيْكُمْ aleykum size
  18. طِبْتُمْ tibtum (ne) hoşsunuz kök: طيب
  19. فَٱدْخُلُوهَا fedhuluha buraya girin kök: دخل
  20. خَـٰلِدِينَ halidine ebedi kalmak üzere kök: خلد

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: زمر (2 geçiş) · Aynı kök: خزن (13 geçiş) · Aynı kök: سوق (18 geçiş)

    İnkar edenler grup grup cehenneme sevk edilirler. Cehenneme vardıklarında oranın kapıları açılır ve cehennem bekçileri onlara şöyle derler: "Size…

  • Aynı kök: فتح (38 geçiş) · Aynı kök: طيب (50 geçiş) · Aynı kök: دخل (126 geçiş)

    Köre güçlük yoktur, topala güçlük yoktur, hastaya da güçlük yoktur. Kendi evlerinizde veya babalarınızın evlerinde veya annelerinizin evlerinde veya…

  • Aynı kök: بوب (27 geçiş) · Aynı kök: فتح (38 geçiş) · Aynı kök: دخل (126 geçiş)

    Ayetlerimizi yalanlayanlar ve o ayetlere uymayı kibirlerine yediremeyenler var ya, onlara göklerin kapıları açılmaz. Onlar, deve iğne deliğinden…

  • Aynı kök: طيب (50 geçiş) · Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Ortak kavram: Ebedîlik (huld)

    Allah, mü'min erkeklere ve mü'min kadınlara, ebedi olarak kalacakları, içinden ırmaklar akan cennetler ve Adn cennetlerinde çok güzel köşkler…

  • Aynı kök: طيب (50 geçiş) · Aynı kök: دخل (126 geçiş) · Ortak kavram: İslâm

    Melekler, onların canlarını iyi kimseler olarak alırken, "Selam size! Yapmış olduğunuz iyi işlere karşılık girin cennete" derler.

  • Aynı kök: بوب (27 geçiş) · Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Aynı kök: دخل (126 geçiş)

    "Haydi, içinde ebedi kalacağınız cehennemin kapılarından girin. Büyüklük taslayanların yeri ne kötüdür!"

  • Aynı kök: بوب (27 geçiş) · Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Aynı kök: دخل (126 geçiş)

    Onlara şöyle denir: "İçinde ebedi kalmak üzere cehennemin kapılarından girin. Büyüklük taslayanların kalacağı yer ne kötüdür!"

  • Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Aynı kök: دخل (126 geçiş) · Ortak kavram: Ebedîlik (huld)

    İnanan ve salih ameller işleyenler, Rablerinin izniyle, ebedi kalacakları ve içlerinden ırmaklar akan cennetlere sokulacaklardır. Oradaki esenlik…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

68 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Rablerine karşı takvâlı (duyarlı) olanlar da grup grup cennete sevk edilecektir. Sonunda oraya geldikleri zaman kapıları zaten açılmış durumdadır dipnot 1 ve bekçileri onlara "Selam size! Tertemiz geldiniz. Artık ebedî kalmak üzere girin oraya!" diyecektir. dipnot 2

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ayette kullanılan [ve fütihat] ifadesinin başındaki [vâv] harfi "hal/durum" bildiren bir anlam içerdiği için cennetin kapılarının açık hale getirilmiş olacağını, bir anlamda orada herhangi bir sıkışıklığın yaşanmayacağını anlama katmaktadır. Oysa aynı konunun işlendiği Zümer 39:71'de cehennemliklerin cehennemin kapılarına getirildiklerinde orada sıkışıklık olacağı ve Furkân 25:13'te belirtildiği gibi dar bir yerinden cehenneme atılacakları mesajı söz konusu olduğu için [vâv] harfi kullanılmadan doğrudan [fütihat] edilgen fiiline yer verilmektedir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Benzer mesajlar: Ra‘d 13:24; Nahl 16:32.

Mustafa İslamoğlu

Rablerine karşı sorumluluklarının bilincinde olanlar ise guruplar halinde cennete yollanacaklar. Kapıları zaten açılmış bulunan cennete vardıklarında, oranın muhafızları kendilerine şöyle diyecek: "Selam olsun size! Safa başınıza! Ebedi kalmak üzere buyursunlar!.."

Muhammed Esed

Rablerine karşı sorumluluk bilinci duyanlar da bölük bölük cennete gönderileceklerdir; oraya vardıklarında kapılarının ardına kadar açık olduğunu görecekler; ve muhafızlar onlara, "Selam size! Hoş geldiniz! İşte buyrun, içinde temelli kalacağınız bu (cennete) girin!" diyecekler.

Ahmed Hulusi

Rablerinden ittika edenler (bedenselliklerinden korunanlar) ise sınıflar halinde cennete sevkolunmuştur. . . Nihayet oraya geldiklerinde ve onun kapıları açıldığında, onun muhafızları hitap eder: "Selamun aleyküm! Ne hoş olmuşsunuz. . . Sonsuza dek kalmak üzere girin!"

Ali Bulaç

Rablerinden korkup sakınanlar da, cennete bölük bölük sevkedildiler. Sonunda oraya geldikleri zaman, kapıları açıldı ve onlara (cennetin) bekçileri dedi ki: "Selam üzerinizde olsun, hoş ve temiz geldiniz. Ebedi kalıcılar olarak ona girin."

Ali Özek ve heyeti

Rablerine karşı gelmekten sakınanlar ise, bölük bölük cennete sevk edilir, oraya varıp da kapıları açıldığında bekçileri onlara: «Selam size! Tertemiz geldiniz. Artık ebedî kalmak üzere girin buraya.» derler.

Ali Rıza Safa

Efendilerine karşı sorumluluk bilinci taşıyanlar, kümeler biçiminde cennete gönderilecekler. Oraya geldiklerinde kapılar açılacak; onun bekçileri, şöyle diyecekler: "Size selam olsun; hoş geldiniz! Artık, sürekli kalmak üzere buraya girin!"

Bayraktar Bayraklı

Rabblerine saygı duyanlar da, gruplar halinde cennete götürüleceklerdir. Oraya geldiklerinde ve cennetin kapıları açıldığında, cennetin bekçileri onlara, "Size selam olsun, hoş geldiniz. Artık süreli kalmak üzere giriniz buraya" derler.

Edip Yüksel

Rab'lerini sayıp dinleyenler ise yığınlar halinde bahçeye götürülürler. Oraya vardıklarında onun kapıları açılır ve bekçileri onlara, "Size barış olsun; kazandınız. Haydi temelli kalmak üzere oraya giriniz" derler.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Rablerini sayıp dinleyenler ise yığınlar halinde cennete götürülürler. Oraya vardıklarında onun kapıları açılır ve bekçileri onlara, 'Size barış olsun; kazandınız. Haydi temelli kalmak üzere oraya giriniz,' derler

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Rablerinden korkan takva sahipleri de bölük bölük cennete sevkedilmektedir. Nihayet oraya vardıkları ve kapıları açıldığı zamar bekçileri onlara: "Selam sizlere, ne hoşsunuz! Haydi gidin oraya, sonsuza dek kalmak üzere!" diye selama duracaklar.

Elmalılı Hamdi Yazır

Rablarına korunmuş olan müttekiler de zümre zümre Cennete sevk olunmaktadır, nihayet ona vardıkları ve kapıları açılıp bekçileri onlara "selam sizlere ne hoşsunuz! Haydin girin onlara ebediyyen kalmak üzere" diye selam durdukları

Erhan Aktaş

Rabb'lerine karşı takva sahibi olanlar grup grup Cennet'e sevk edilirler. Oraya vardıklarında, onun kapıları açılır. Onun görevlileri, onlara: "Selam sizlere, siz aklandınız! Sürekli kalmak üzere ona girin." derler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Rabb'lerine karşı takva sahibi olanlar grup grup Cennet'e sevk edilirler. Oraya vardıklarında, onun kapıları açılır. Onun görevlileri, onlara: "Selam sizlere, siz aklandınız! Sürekli kalmak üzere ona girin." derler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Rabb'lerine karşı takva sahibi olanlar grup grup Cennet'e sevk edilirler. Oraya vardıklarında, onun kapıları açılır. Onun görevlileri, onlara: "Selam sizlere, siz aklandınız! Sürekli kalmak üzere ona girin." derler.

Gültekin Onan

Rablerinden korkup sakınanlar da, cennete bölük bölük sevkedildiler. Sonunda oraya geldikleri zaman, kapıları açıldı ve onlara (cennetin) bekçileri dedi ki: "Selam üzerinizde olsun, hoş ve temiz geldiniz. Ebedi kalıcılar olarak ona girin."

Hasan Basri Çantay

Rablerinden korkanlar ise (i'zaz ve ikram ile) fevc feve cennete sevk edildi. Nihayet oraya varıb kapıları açılınca (cennetin) bekçileri (şöyle) dedi (ler): "Selam (ve selamet) size! Tertemiz geldiniz! Artık ebedi kalmak üzere girin buraya".

İbni Kesir

Rabblarından sakınanlar ise fevc fevc cennete götürüldüler. Oraya varıp da kapıları açılınca, bekçileri onlara dediler ki: Selam olsun size. Hoş geldiniz. Temelli olarak girin buraya.

Mehmet Alagaş

(60-75) Kıyamet günü, Allah’a yalan isnat eden yüzlerinin siyah olduğunu / müsvedde olduğunu görürsün, cehennem büyüklenenlerin tam yeri değil midir? Muttakileri , Allah onların başarıları nedeniyle kurtarır, o nlara kötülük temas etmez, onlar hüzünlenmezler. Allah her şeyi yaratandır , her şeyin adına hareket eder / her şeyin vekilidir. (İşini ve kendini ona emanet et) Göklerin ve yerin idare vasıtaları / idari anahtarları O’nundur, Allah’ın ayetlerini yok sayanlar işte onlar hasara uğrayanlardır. De ki ey cahiller, bana Allah’ın dışında birine ibadet etmeyi mi emrediyorsunuz? Kesin olan şu ki, sana da öncekilere de vahyolundu , eğer ki ortak koşar isen , yaptıkların boşa gider ve sen de hasara uğrayanlardan olursun. Bilakis Allah’a ibadet et ve teşekkür edenlerden / şükredenlerden ol! Allah’ı hakkıyla takdir edemediler / O’nun ayarlamasını hakiki olarak anlayamadılar, arzın tamamı kıyamet günü O’nun avcundadır / O’nun kabzındadır, semalar ise onun eliyle dürülmüştür / katlanmıştır , O, ortak koştuklarından üstündür ve yücedir. Sur ’un içine üfürülür, yerde ve gökte her kim varsa Allah’ın diledikleri hariç çarpılır / bilinç kaybı yaşar (aşırı sesten olur) Ona tekraren üfürülür onlar ayağa kalkar ve bakınırlar, arz, Rabbinin nuruyla doğar / parlar, kitap ortaya çıkar haber verenler (nebiler) ve tanıklar getirilir. Onların aralarındaki hüküm gerçekleşir, o nlara zulmedilmez , her kişiye yaptığına karşı vefalı davranılacaktır ve O (Allah)ne yapıyor olduklarını en iyi bilendir. Kafirler cehenneme sınıflar / zümreler halinde sevk edilir, ona geldikleri zaman onun kapıları açılır , onun görevlileri der ki Rabbinizin ayetlerini size sözlü okuyan / tilavet eden ve bu gününüzle buluşacağınıza dair sizi korkutan ve sizden olan Resuller size gelmedi mi? Derler ki evet! ve lakin, kafirlere azap kelimesi hakikat oldu , denilir ki cehennemin kapılarından orada kalıcılar olarak girin , büyüklenenlerin yeri ne fenadır / ne kötüdür. Allahtan sakınanlar / Muttakiler sınıflar halinde / zümreler halinde cennete sevk edilir, ona geldikleri zaman onun kapıları açılır, onun görevlileri der ki size selam olsun tertemiz oldunuz, kalıcılar olarak ona girin , onlar da der ki verdiği söze / vaadine sadık kalan Allah’a hamdolsun , bizi arza mirasçı kıldı / arzın varisi olduk, cennetten istediğimiz yere yerleşebiliriz, amel işleyenlerin karşılığı / ecri ne güzeldir. Melekleri arşın (tahtın) etrafını kuşat mış, övgü ile / hamd ile Rablerini üstün tutarlarken / tesbih ederlerken görürsün, aralarındaki hüküm gerçekleşmiştir ve alemlerin Rabbine hamdolsun denilmiştir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Rablerine karşı gelmekten sakınanlar ise, bölük bölük Cennet'e sevkedilir. Oraya varıp da kapıları açıldığında bekçileri onlara; "Selam size! Tertemiz geldiniz. Artık ebedî kalmak üzere girin buraya!" derler.

Süleyman Ateş

Rablerinin (azabından) korunanlar da bölük bölük cennete sevk edilmişlerdir. Kapıları daha önce açılmış bulunan cennete vardıklarında onun bekçileri onlara: "Selam size,(ne) hoşsunuz, ebedi kalmak üzere buraya girin!" demişlerdir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Rablerinden çekinerek kendini korumuş olanlar ise bölükler halinde Cennet'e gönderileceklerdir. Oraya varınca kapıları açılacak ve bekçiler şöyle diyeceklerdir: "Esenlik ve güvenlik artık size (selamun aleykum). Ne iyi yaptınız. Ölümsüz olarak kalmak üzere girin içeriye."

Şaban Britch

Rablerinden sakınan kimseler bölük bölük Cennet'e sevkedilirler. Oraya gelirler ve kapılar açılır ve onun bekçileri: Selam size, tertemiz olarak geldiniz ebedi olarak girin oraya!

Şaban Piriş

Rablerinden sakınan kimseler bölük bölük cennete sevkedilmiştir. Oraya geldiklerinde kapılar açılmış ve onun bekçileri: -Selam size, hoş geldiniz, ebedi kalmak üzere girin oraya! demişlerdir.

Yaşar Nuri Öztürk

Rablerinden korkanlar da bölükler halinde cennete sevk edilirler. Oraya geldiklerinde, cennet kapıları da kendilerine açıldığında, oranın bekçileri onlara şöyle derler: "Selam size! Tertemizsiniz. Hadi girin şuraya, sürekli kalıcılar olarak!"

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And led to Paradise in crowds are those who remained in awe of Allah, their Creator, and entertained the profound reverence dutiful to Him. When they have reached its gates which are now laid open in the Name of Allah they are received by its guards with heartily welcome and expressions of good-will, thus: "Peace be upon you Allah's devotees," the guards say, "well done, make entry, you have already passed through nature to Eternity"

Abdul Haleem

Those who were mindful of their Lord will be led in throngs to the Garden. When they arrive, they will find its gates wide open, and its keepers will say to them, ‘Peace be upon you. You have been good. Come in: you are here to stay,’

Abdullah Yusuf Ali

And those who feared their Lord will be led to the Garden in crowds: until behold, they arrive there; its gates will be opened; and its keepers will say: "Peace be upon you! well have ye done! enter ye here, to dwell therein."

Abul A'la Maududi

And those who eschewed disobeying their Lord shall be driven in companies to Paradise so that when they arrive there its gates will have already been thrown open and its keepers shall say to them: "Peace be upon you; you have done well. So enter. Herein you shall abide."

Aisha Bewley

And those who have taqwa of their Lord will be driven to the Garden in companies and when they arrive there, finding its gates open, its custodians will say to them, ‘Peace be upon you! You have done well so enter it timelessly, for ever. ’

Al-Hilali & Khan

And those who kept their duty to their Lord (Al-Muttaqûn[1]) will be led to Paradise in groups, till, when they reach it, and its gates will be opened (before their arrival for their reception) and its keepers will say: Salâmun ‘Alaikum (peace be upon you)! You have done well, so enter here to abide therein."

Ali Quli Qarai

Those who are wary of their Lord will be led to paradise in throngs. When they reach it, and its gates are opened, its keepers will say to them, ‘Peace be to you! You are welcome! Enter it to remain [forever].’

Amatul Rahman Omar

And those who took their Lord as a shield will be conducted to Paradise in multitudes until when they reach it and its gates are opened (to welcome them) and its keepers say to them, `Peace be upon you! Be you happy and prosperous! Enter it, (you will be) abiding (therein) for ever and ever. '

Arthur John Arberry

Then those that feared their Lord shall be driven in companies into Paradise, till, when they have come thither, and its gates are opened, and its keepers will say to them, 'Peace be upon you! Well you have fared; enter in, to dwell forever. '

Bijan Moeinian

Those who respected their Lord will be ushered toward Paradise in groups and find its door already opened for them. The guards will say: "Peace be upon you. You succeeded. Here is your permanent home."

E. Henry Palmer

But those who fear their Lord shall be driven to Paradise in troops; until they come there, its doors shall be opened, and its keepers shall say to them, 'Peace be upon you, ye have done well! so enter in to dwell for aye!'

Edip-Layth

Those who revered their Lord will be driven to Paradise in groups. When they reach it, and its gates are opened, its guards will say to them: "Peace be upon you. You have done well, so enter to abide herein."

George Sale

But those who shall have feared their Lord, shall be conducted by troops towards paradise, until they shall arrive at the same: And the gates thereof shall be ready set open; and the guards thereof shall say unto them, peace be on you! Ye have been good: Wherefore enter ye into paradise, to remain therein forever.

Hamid S. Aziz

And those who are careful of (their duty to) their Lord shall be conveyed to the Garden in companies; until when they come to it, and its doors are opened, the keepers of it shall say to them, "Peace be on you, you have done well; therefore enter in to abide therein. "

Mahmoud Ghali

And the ones who were pious to their Lord will be driven in hordes to the Garden till when they have come to it, and its gates will be opened, and its Keepers will say to them, "Peace be upon you! You have been good, so enter (into) it eternally (abiding). "

Marmaduke Pickthall

And those who keep their duty to their Lord are driven unto the Garden in troops till, when they reach it, and the gates thereof are opened, and the warders thereof say unto them: Peace be unto you! Ye are good, so enter ye (the Garden of delight), to dwell therein;

Mohamed Ahmed - Samira

Those who were mindful of their duty to their Lord will be driven in groups to Paradise, till they reach it and its gates are opened, and its keepers say to them: "Peace be on you; you are the joyous. So enter here to live for ever."

Muhammad Asad

But those who were conscious of their Sustainer will be urged on in throngs towards paradise till, when they reach it, they shall find its gates wide- open; and its keepers will say unto them, "Peace be upon you! Well have you done: enter, then, this [paradise], herein to abide!"

Mustafa Khattab

And those who were mindful of their Lord will be led to Paradise in ˹successive˺ groups. When they arrive at its ˹already˺ open gates, its keepers will say, "Peace be upon you! You have done well, so come in, to stay forever."

Progressive Muslims

And those who reverenced their Lord will be driven to Paradise in groups. When they reach it, and its gates are opened, its guards will say to them: "Peace be upon you. You have done well, so enter to abide herein."

Rashad Khalifa

Those who reverenced their Lord will be led to Paradise in throngs. When they get to it, and its gates are opened, its guards will say, "Peace be upon you; you have won. Therefore, you abide herein forever."

Sahih International

But those who feared their Lord will be driven to Paradise in groups until, when they reach it while its gates have been opened and its keepers say, "Peace be upon you; you have become pure; so enter it to abide eternally therein," [they will enter].

Sam Gerrans

And those who were in prudent fear of their Lord will be driven towards the Garden in companies. When they have come to it and the gates thereof have been opened[...]. And the keepers thereof will say to them: “Peace be upon you! You did well; so enter it, abiding eternally.”

Shabbir Ahmed

And those who are mindful of their Lord will be escorted into the Garden as communities till they reach it and its gates are opened. The keepers of the Garden will say to them, "Peace be upon you! You have done well! Enter, then, herein to abide."

Syed Vickar Ahamed

And those who feared their Lord will be led to the Paradise (Garden) in groups: When they arrive there, and its gates will be opened; And the Keepers (of Paradise) will say: "Peace be upon you! Well have you done! You enter here to live in there forever. "

Taqi Usmani

And those who used to fear their Lord will be led towards Jannah (Paradise) in groups, until when they reach it, while its gates will be (already) opened (for them), and its keepers will say to them, "Salāmun-’alaikum (peace be on you). How good are you! So, enter it to live here forever."

The Monotheist Group

And those who reverenced their Lord will be driven to the Paradise in groups. When they reach it, and its gates are opened, its guards will say to them: "Peace be upon you. You have done well, so enter to abide herein."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Zümer suresi, 73. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Zümer suresi, 73. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Zümer suresi, 73. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩