Fetih suresi

Fetih suresi, 17. ayet

Fetih suresi, 17. ayet. لَّيْسَ عَلَى ٱلْأَعْمَىٰ حَرَجٌ وَلَا عَلَى ٱلْأَعْرَجِ حَرَجٌ وَلَا عَلَى ٱلْمَرِيضِ حَرَجٌ وَمَن يُطِعِ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥ يُدْخِلْهُ جَنَّٰتٍ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ وَمَن يَتَوَلَّ يُعَذِّبْهُ عَذَابًا أَلِيمًا

leyse `ale-l'a`mâ ḥaracüv velâ `ale-l'a`raci ḥaracüv velâ `ale-lmerîḍi ḥarac. vemey yüṭi`i-llâhe verasûlehû yüdḫilhü cennâtin tecrî min taḥtihe-l'enhâr. vemey yetevelle yü`aẕẕibhü `aẕâben elîmâ.

Diyanet İşleri

Köre güçlük yoktur, topala güçlük yoktur, hastaya güçlük yoktur. (Bunlar savaşa katılmak zorunda değillerdir.) Kim Allah'a ve Peygamberine itaat ederse, Allah onu, içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyar. Kim de yüz çevirirse, onu elem dolu bir azaba uğratır.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Fetih 14–20 · surenin 17. ayeti / 29
  1. Fetih 14

    Göklerin ve yerin hükümranlığı Allah'ındır. O, dilediğini bağışlar, dilediğine ceza verir. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

  2. Fetih 15

    Savaştan geri bırakılanlar, siz ganimetleri almaya giderken, "Bırakın biz de sizinle gelelim" diyeceklerdir. Onlar Allah'ın sözünü değiştirmek isterler. De ki: "Siz bizimle asla gelmeyeceksiniz. Allah, önceden böyle buyurmuştur." Onlar, "Bizi kıskanıyorsunuz" diyeceklerdir. Hayır, onlar pek az anlarlar.

  3. Fetih 16

    Bedevilerin (savaştan) geri bırakılanlarına de ki: "Siz, güçlü kuvvetli bir kavme karşı teslim oluncaya kadar savaşmaya çağrılacaksınız. Eğer itaat ederseniz, Allah size güzel bir mükafat verir. Ama önceden döndüğünüz gibi yine dönerseniz, Allah sizi elem dolu bir azaba uğratır."

  4. 17

    Köre güçlük yoktur, topala güçlük yoktur, hastaya güçlük yoktur. (Bunlar savaşa katılmak zorunda değillerdir.) Kim Allah'a ve Peygamberine itaat ederse, Allah onu, içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyar. Kim de yüz çevirirse, onu elem dolu bir azaba uğratır.

  5. Fetih 18–19

    (18-19) Şüphesiz Allah, ağaç altında sana biat ederlerken inananlardan hoşnut olmuştur. Gönüllerinde olanı bilmiş, onlara huzur, güven duygusu vermiş ve onlara yakın bir fetih ve elde edecekleri birçok ganimetler nasip etmiştir. Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

  6. Fetih 20

    Allah, size, elde edeceğiniz birçok ganimetler vaad etmiştir. Şimdilik bunu size hemen vermiş ve insanların ellerini sizden çekmiştir. (Allah, böyle yaptı) ki, bunlar mü'minler için bir delil olsun, sizi de doğru bir yola iletsin.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

17. Daha sonra Yüce Allah, kulun cihada çıkmayışına mazeret teşkil eden ve kul için mazeret kabul edilecek özürleri söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır: “Gözleri görmeyene günah yoktur, topala günah yoktur, hastaya günah yoktur.” Cihada çıkmalarını engelleyen bu gibi mazeretleri dolayısı ile cihaddan geri kalmalarından ötürü günahkâr olmaları söz konusu değildir.

“Kim Allah’a ve Rasûlüne” emirlerini yerine getirip yasaklarından kaçınmak hususunda “itaat ederse Allah, onu altlarından ırmaklar akan” içinde canların çektiği ve gözlerin görmekten zevk alacağı türlü nimetler bulunan “cennetlere koyar.”

“Kim de” Allah’a ve Rasûlüne itaat etmekten “yüz çevirirse ona da can yakıcı bir azapla azap eder.” Mutluluk, tamamı ile Allah’a itaat etmeye bağlıdır. Bedbahtlık ise O’na isyan etmek ve emirlerine aykırı hareket etmektedir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Köre, topala ve hastaya (özür sahibi oldukları için) Allah yolunda savaşmaktan geri kaldıkları için bir günah yoktur. (Bunlar savaşa katılmak zorunda değildirler.) Kim Allah'a ve Peygamberine itaat ederse, Allah onu, ağaçları ve sarayları altından ırmaklar akan cennetlere koyar. Kim de Allah'a ve Peygamberine muhalefet ederse Allah onu acı bir azaba uğratır.

Kelimeler

27 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. لَّيْسَ leyse yoktur kök: ليس
  2. عَلَى ala
  3. ٱلْأَعْمَىٰ l-ea'ma köre kök: عمي
  4. حَرَجٌۭ haracun güçlük kök: حرج
  5. وَلَا ve la ve yoktur
  6. عَلَى ala
  7. ٱلْأَعْرَجِ l-ea'raci topala kök: عرج
  8. حَرَجٌۭ haracun güçlük kök: حرج
  9. وَلَا ve la ve yoktur
  10. عَلَى ala
  11. ٱلْمَرِيضِ l-meridi hastaya kök: مرض
  12. حَرَجٌۭ ۗ haracun güçlük kök: حرج
  13. وَمَن ve men ve kim
  14. يُطِعِ yutii ita'at ederse kök: طوع
  15. ٱللَّهَ llahe Allah'a kök: اله
  16. وَرَسُولَهُۥ ve rasulehu ve Elçisine kök: رسل
  17. يُدْخِلْهُ yudhilhu onu sokar kök: دخل
  18. جَنَّـٰتٍۢ cennatin cennetlere kök: جنن
  19. تَجْرِى tecri akan kök: جري
  20. مِن min
  21. تَحْتِهَا tehtiha altından kök: تحت
  22. ٱلْأَنْهَـٰرُ ۖ l-enharu ırmaklar kök: نهر
  23. وَمَن vemen ve kim
  24. يَتَوَلَّ yetevelle yüz çevirirse kök: ولي
  25. يُعَذِّبْهُ yuazzibhu onu azablandırır kök: عذب
  26. عَذَابًا azaben bir azaba kök: عذب
  27. أَلِيمًۭا elimen acıklı kök: الم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: عرج (9 geçiş) · Aynı kök: حرج (15 geçiş) · Aynı kök: مرض (24 geçiş)

    Köre güçlük yoktur, topala güçlük yoktur, hastaya da güçlük yoktur. Kendi evlerinizde veya babalarınızın evlerinde veya annelerinizin evlerinde veya…

  • Aynı kök: تحت (51 geçiş) · Aynı kök: جري (64 geçiş) · Aynı kök: نهر (113 geçiş)

    İşte bu (hükümler) Allah'ın koyduğu sınırlarıdır. Kim Allah'a ve Peygamberine itaat ederse, Allah onu, içinden ırmaklar akan, içinde ebedi…

  • Aynı kök: تحت (51 geçiş) · Aynı kök: جري (64 geçiş) · Aynı kök: نهر (113 geçiş)

    Rableri, onlara şu karşılığı verdi: "Ben, erkek olsun, kadın olsun, sizden hiçbir çalışanın amelini zayi etmeyeceğim. Sizler birbirinizdensiniz.…

  • Aynı kök: تحت (51 geçiş) · Aynı kök: جري (64 geçiş) · Aynı kök: نهر (113 geçiş)

    İman edip salih ameller işleyenleri ise, içinden ırmaklar akan, içlerinde ebedi kalacakları cennetlere koyacağız. Onlara orada tertemiz eşler vardır.…

  • Aynı kök: حرج (15 geçiş) · Aynı kök: مرض (24 geçiş) · Aynı kök: ليس (89 geçiş)

    Allah'a ve Resulüne karşı sadık ve samimi oldukları takdirde, güçsüzlere, hastalara ve (seferde) harcayacakları bir şey bulamayanlara (sefere…

  • Aynı kök: حرج (15 geçiş) · Aynı kök: مرض (24 geçiş)

    Ey iman edenler! Namaza kalkacağınız zaman yüzlerinizi, dirseklere kadar ellerinizi ve -başlarınıza mesh edip- her iki topuğa kadar da ayaklarınızı…

  • Aynı kök: مرض (24 geçiş) · Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: İtaat

    Oruç, sayılı günlerdedir. Sizden kim hasta, ya da yolculukta olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutar. Oruca gücü yetmeyenler ise bir…

  • Aynı kök: الم (75 geçiş) · Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: İtaat

    Sadakalar hususunda gönüllü bağışta bulunan mü'minlerle, güçlerinin yettiğinden başkasını bulamayanları çekiştirip onlarla alay edenler var ya; işte…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

73 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Görme engelliye zorluk yoktur; topala zorluk yoktur; hastaya da zorluk yoktur. dipnot 1 Kim Allah'a ve Elçisine gönülden itaat ederse (Allah) onu, altlarından ırmaklar akan cennetlere yerleştirir. Kim de yüz çevirirse ona elem verici bir şekilde azap eder.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesaj: Nûr 24:61.

Mustafa İslamoğlu

Gözleri görmeyene, ayağı sakat olana ve hastaya (Allah yolunda savaşamadığı için) bir sorumluluk yoktur; ama kim Allah'a ve Rasulü'ne itaat ederse, onu zemininden ırmaklar çağlayan cennetlere koyacağız, kim de yüz çevirirse elim bir azab ile cezalandıracağız.

Muhammed Esed

Körün, topalın ve hastanın (Allah yolunda savaşmaktan uzak kalmalarından dolayı) bir sorumlulukları yoktur; ama her kim (fiilen veya kalben) Allah'ın ve Elçisi(nin çağrısı)na uyarsa Allah onu içinden ırmakların geçtiği cennetlere sokacaktır; kim de yüz çevirirse onu büyük bir azaba çarptıracaktır.

Ahmed Hulusi

Köre, topala ve hasta olana zorlama yoktur! Kim itaat ederse Allah ve Rasulüne, onu altından ırmaklar akan cennetlere sokar. . . Kim de yüz çevirirse (Allah) onu feci bir azapla azaplandırır.

Ali Bulaç

Kör olana güçlük (sorumluluk) yoktur, topal olana güçlük yoktur, hasta olana da güçlük yoktur. Kim Allah'a ve Resulü'ne itaat ederse, (Allah) onu, altından ırmaklar akan cennetlere sokar. Kim de sırt çevirirse, onu acı bir azab ile azablandırır.

Ali Özek ve heyeti

Köre vebal yoktur, topala da vebal yoktur, hastaya da vebal yoktur. (Bunlar savaşa katılmak zorunda değildirler.) Kim Allah'a ve Peygamberine itaat ederse, Allah onu altından ırmaklar akan cennetlere sokar. Kim de geri kalırsa, onu acı bir azaba uğratır.

Ali Rıza Safa

Kör için yükümlülük yoktur, topal için yükümlülük yoktur, sağlığı bozuk olan için de yükümlülük yoktur. Allah'a ve O'nun elçisine kim bağlı kalırsa, Allah, altlarından ırmaklar akan cennetlere onu yerleştirecektir. Kim de yüz çevirirse, acı bir cezayla onu cezalandıracaktır.

Bayraktar Bayraklı

Gözleri görmeyene, sakat olana veya hasta olana, savaşa katılmamakta bir vebal yoktur. Kim Allah'a ve Peygambere itaat ederse, Allah onu içinden ırmaklar akan cennetlere koyacaktır. Kim de yüz çevirirse, onu da acıklı bir ceza ile cezalandıracaktır.

Edip Yüksel

Köre bir güçlük yoktur, felçliye bir güçlük yoktur, hastaya da bir güçlük yoktur. Kim ALLAH'a ve elçisine uyarsa, O onu içinden ırmaklar akan bahçelere sokar. Kim yüz çevirirse onu da acı bir biçimde cezalandırır.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Köre bir güçlük yoktur, felçliye bir güçlük yoktur, hastaya da bir güçlük yoktur. Kim ALLAH'a ve elçisine uyarsa, O onu içinden ırmaklar akan cennetlere sokar. Kim yüz çevirirse onu da acı bir biçimde cezalandırır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Köre sorumluluk yoktur, aksağa sorumluluk yoktur, hastaya da sorumluluk yoktur. Bununla beraber, her kim Allah'a ve peygamberine itaaat ederse, onu altından ırmaklar akan cennetlere koyar. Kim de aksine giderse onu da acı bir azap ile cezalandırır.

Elmalılı Hamdi Yazır

A'maya harec yok, aksağa da harec yok, hastaya da harec yok. Bununla beraber her kim Allaha ve Resulüne itaat eylerse onu altından ırmaklar akan Cennetlere kor ve her kim aksine giderse onu da elim bir azab ile ta'zib eyler.

Erhan Aktaş

Köre bir sınırlama yoktur. Sakat olana bir sınırlama yoktur. Hasta olana bir sınırlama yoktur. dipnot 1 Kim Allah'a ve Resul'üne itaat ederse, dipnot 2 Allah, onları içinden ırmaklar akan Cennetlere koyar. Kim de yan çizerse, ona acıklı bir azapla azap eder.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu kimseler diledikleri gibi hareket edebilirler. Size sıkıntı verecekler diye ayırımcılık yapmayın.
  2. metne dön, dipnot 2
    Bkz. 47:33. ayetin dipnotu.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Köre bir sınırlama yoktur. Sakat olana bir sınırlama yoktur. Hasta olana bir sınırlama yoktur. dipnot 1 Kim Allah'a ve Resul'üne itaat ederse, dipnot 2 Allah, onları içinden ırmaklar akan Cennetlere koyar. Kim de yan çizerse, ona acıklı bir azapla azap eder.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu kimseler diledikleri gibi hareket edebilirler. Size sıkıntı verecekler diye ayırımcılık yapmayın.
  2. metne dön, dipnot 2
    Bkz. 3:32. Ayetin dipnotu.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Kör, topal ve hasta olanların savaşa katılma sorumlulukları yoktur. Kim Allah'a ve Rasul'üne itaat ederse dipnot 1 , Allah, onları içinden ırmaklar akan Cennetlere koyar. Kim de yan çizerse, ona acıklı bir azapla azap eder.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah ve Rasul'ünün çağrısına uyarsa.

Gültekin Onan

Kör olana güçlük (sorumluluk) yoktur, topal olana güçlük yoktur, hasta olana da güçlük yoktur. Kim Tanrı'ya ve Resulü'ne itaat ederse, (Tanrı) onu altından ırmaklar akan cennetlere sokar. Kim de sırt çevirirse, onu acı bir azab ile azablandırır.

Hasan Basri Çantay

A'maaya (muhaarebeden geri kalmak hususunda) vebal yok. Topala vebal yok. Hastaya vebal yok. Kim Allaha ve resulüne itaat ederse (Allah) onu altlarından ırmaklar akan cennetlere sokar. Kim geri kalırsa onu da elem verici bir azab ile azablandırır.

İbni Kesir

Gözü kör olana vebal yok. Topala da vebal yok, hastaya da vebal yok. Kim, Allah'a ve peygamberine itaat ederse; onu altlarından ırmaklar akan cennetlere sokar. Kim de geri kalırsa; onu elim bir azab ile azablandırır.

Mehmet Alagaş

(17) Kör için bir zorluk / haraç yoktur (Haraç zorla alınan para) topala / aksağa zorluk yoktur, hastaya zorluk yoktur, her kim Allah’a ve Resule itaat ederse, altlarından nehirler akan cennetlere onu sokar, kim de yüz çevirirse, ona da acıtıcı bir azapla azap eder.

Rowwad Tercüme Merkezi

Kör olana güçlük (sorumluluk) yoktur, topal olana güçlük yoktur ve hasta olana da güçlük yoktur. Kim Allah'a ve resulüne itaat ederse, (Allah) onu, altından ırmaklar akan cennetlere sokar. Kim de yüz çevirirse onu da acı bir azapla cezalandırır.

Süleyman Ateş

Köre güçlük yoktur, topala güçlük yoktur, hastaya güçlük yoktur. (Bunlar savaşa katılmak zorunda değillerdir.) Kim Allah'a ve Elçisine ita'at ederse (Allah) onu, altından ırmaklar akan cennetlere sokar. Kim de yüz çevirirse onu da acı bir azaba uğratır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Köre sıkıntı yok, topala sıkıntı yok, hastaya da sıkıntı yoktur. Kim Allah'a ve elçisine boyun eğerse onu, içlerinden ırmaklar akan cennetlere sokar. Kim de yüz çevirirse onu da acıklı bir azaba sokar.

Şaban Britch

Köre bir günah yoktur. Topala da bir günah yoktur. Hastaya da bir günah yoktur. Kim, Allah’a ve Rasûl'üne itaat ederse onu altından ırmaklar akan cennetlere sokar. Kim de yüz çevirirse onu da acı bir azapla cezalandırır.

Şaban Piriş

Köre bir günah yoktur. Topala da bir günah yoktur. Hastaya da bir günah yoktur. Kim, Allah'a ve Resulüne itaat ederse onu alt taraflarından ırmaklar akan cennetlere koyar. Kim de yüz çevirirse onu da acı bir azapla cezalandırır.

Yaşar Nuri Öztürk

Köre zorlama yoktur, topala zorlama yoktur, hastaya da zorlama yoktur. Kim Allah'a ve resulüne itaat ederse, Allah onu altından ırmaklar akan cennetlere koyar. Kim de yüz çevirirse, Allah onu acıklı bir azapla cezalandırır.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Absolved from guilt shall be the blind and the lame and he who is sick. He who obeys Allah and His Messenger, will Allah welcome into gardens of surpassing beauty beneath which rivers flow, and he who turns a deaf ear will Allah subject to a condign punishment.

Abdul Haleem

the blind, the lame, and the sick will not be blamed.’ God will admit anyone who obeys Him and His Messenger to Gardens graced with flowing streams; He will painfully punish anyone who turns away.

Abdullah Yusuf Ali

No blame is there on the blind, nor is there blame on the lame, nor on one ill (if he joins not the war): But he that obeys Allah and his Messenger,- (Allah) will admit him to Gardens beneath which rivers flow; and he who turns back, (Allah) will punish him with a grievous Penalty.

Abul A'la Maududi

There is no blame on the blind, nor on the lame, nor on the sick (if they do not go forth to fight). dipnot 1 Allah will admit those who obey Allah and His Messenger to the Gardens beneath which rivers flow and will inflict a grievous chastisement on those who turn away.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, the one who has a genuine excuse for not joining jihad is not accountable, but if the able-bodied, strong people make excuses for not joining it, they cannot be regarded as sincere with regard to Allah and His religion, and they cannot be given the opportunity to take advantage of the gains as members of the Muslim community, but when time comes for making sacrifices for Islam, they should lag behind and seek the safety of their lives and properties.

Aisha Bewley

There is no constraint on the blind, nor on the lame, nor on the sick. We will admit all who obey Allah and His Messenger into Gardens with rivers flowing under them. But We will punish with a painful punishment anyone who turns his back.

Al-Hilali & Khan

No blame or sin is there upon the blind, nor is there blame or sin upon the lame, nor is there blame or sin upon the sick (that they go not for fighting). And whosoever obeys Allâh and His Messenger (Muhammad صلى الله عليه وسلم), He will admit him to Gardens beneath which rivers flow (Paradise); and whosoever turns back, He will punish him with a painful torment.

Ali Quli Qarai

There is no blame on the blind, nor is there any blame on the lame, nor is there blame on the sick; and whoever obeys Allah and His Apostle, He will admit him into gardens with streams running in them, and whoever refuses to comply, He will punish him with a painful punishment.

Amatul Rahman Omar

No blame shall lie on the blind, no blame shall lie on the lame, and no blame shall lie on the sick (if they do not join the fight). Yet he that obeys Allâh and His Messenger He will make him enter Gardens served with running streams (to keep them green and flourishing), but he that turns his back He will inflict upon him a woeful punishment.

Arthur John Arberry

There is no fault in the blind, and there is no fault in the lame, and there is no fault in the sick. And whosoever obeys God and His Messenger, He will admit him into gardens underneath which rivers flow; but whosoever turns his back, him He will chastise with a painful chastisement.

Bijan Moeinian

The one who has a genuine excuse (being blind, lame or sick) for not joining the fight, is not accountable. Whoever obeys God and His Prophet, God will admit him into Gardens underneath which rivers flow. The One who turns away, on the contrary, will be severely punished by his Lord.

E. Henry Palmer

There is no compulsion on the blind, and no compulsion on the lame, and no compulsion on the sick, but whoso obeys God and His Apostle, He will make him enter gardens beneath which rivers flow; but whoso turns his back He will torment with grievous woe.

Edip-Layth

There is no burden on the blind, nor is there any burden on the cripple, nor is there on the sick any burden. Whosoever obeys God and His messenger, He will admit them into paradises with rivers flowing beneath; and whosoever turns away, He will punish him with a painful retribution.

George Sale

It shall be no crime in the blind, neither shall it be a crime in the lame, neither shall it be a crime in the sick, if they go not forth to war: And whoso shall obey God and his apostle, he shall lead him into gardens beneath which rivers flow; but whoso shall turn back, He will chastise him with a grievous chastisement.

Hamid S. Aziz

There is no blame for the blind, nor is there any blame for the lame, nor is there any blame for the sick if they do not go forth to war; and whoever obeys Allah and His Apostle, He will cause him to enter Gardens beneath which rivers flow, and whoever turns back, He will punish him with a painful doom.

Mahmoud Ghali

There is no objection (Literally: restring) on the blind, nor is there objection (Literally: restring) on the lame, nor is there objection on the sick (if they do not go out to fight). And whoever obeys Allah and His Messenger, He will cause him to enter Gardens from beneath which rivers run; and whoever turns away, He will torment him with a painful torment.

Marmaduke Pickthall

There is no blame for the blind, nor is there blame for the lame, nor is there blame for the sick (that they go not forth to war). And whoso obeyeth Allah and His messenger, He will make him enter Gardens underneath which rivers flow; and whoso turneth back, him will He punish with a painful doom.

Mohamed Ahmed - Samira

It is not binding on the blind, the lame or the sick (to follow this command); but those who obey God and His Apostle will be admitted by God to gardens with running streams; but those who turn back will suffer a painful doom.

Muhammad Asad

No blame attaches to the blind, nor does blame attach to the lame, nor does blame attach to the sick [for staying away from a war in God’s cause]; but whoever heeds [the call of] God and His Apostle [in deed or in heart], him will He admit into gardens through which running waters flow; whereas him who turns away will He chastise with grievous chastisement.

Mustafa Khattab

There is no blame on the blind, or the disabled, or the sick ˹for staying behind˺. And whoever obeys Allah and His Messenger will be admitted by Him into Gardens under which rivers flow. But whoever turns away will be subjected by Him to a painful punishment.

Progressive Muslims

There is no burden on the blind, nor is there any burden on the cripple, nor is there on the sick any burden. And whosoever obeys God and His messenger, He will admit them into paradises with rivers flowing beneath; and whosoever turns away, He will punish him with a painful retribution.

Rashad Khalifa

The blind is not to be blamed, the crippled is not to be blamed, and the sick is not to be blamed. Those who obey GOD and His messenger, He will admit them into gardens with flowing streams. As for those who turn away, He will requite them with a painful retribution.

Sahih International

There is not upon the blind any guilt or upon the lame any guilt or upon the ill any guilt [for remaining behind]. And whoever obeys Allah and His Messenger - He will admit him to gardens beneath which rivers flow; but whoever turns away - He will punish him with a painful punishment.

Sam Gerrans

There is no blame upon the blind, nor is there blame upon the lame, nor is there blame upon the sick. And whoso obeys God and His messenger, him will He make enter gardens beneath which rivers flow; but whoso turns away, him will He punish with a painful punishment.

Shabbir Ahmed

There is no blame for the blind, nor is there blame for the disabled, nor is there blame for the sick. And whoever obeys Allah and His Messenger, He will admit him in the Gardens underneath which rivers flow. And whoever turns away, him will He punish with an awful doom. (9:91).

Syed Vickar Ahamed

No blame or sin is there on the blind, nor is there blame on the lame, nor on one ill (if he does not join the war): And he who obeys Allah and His Messenger— (Allah) will admit him to gardens beneath which rivers flow; And he who turns back, (Allah) will punish him with a painful penalty.

Taqi Usmani

There is no blame on the blind, nor is there any blame on the lame, nor is there any blame on the sick. Whoever obeys Allah and His Messenger, He will admit him to the gardens beneath which rivers flow. But whoever turns away, He will punish him with a painful punishment.

The Monotheist Group

There is no burden on the blind, nor is there any burden on the cripple, nor is there any burden on the sick. And whoever obeys God and His messenger, He will admit them into gardens with rivers flowing beneath them; and whoever turns away, He will punish him with a painful retribution.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Fetih suresi, 17. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Fetih suresi, 17. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Fetih suresi, 17. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩