Diyanet İşleri
Çünkü o mü'min kullarımızdandı.
Sâffât suresi
Sâffât suresi, 111. ayet. إِنَّهُۥ مِنْ عِبَادِنَا ٱلْمُؤْمِنِينَ
innehû min `ibâdine-lmü'minîn.
Çünkü o mü'min kullarımızdandı.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu İbrâhim ve oğlunun kurban edilişi Sâffât 83–113 3
Sonradan gelenler arasında ona güzel bir ad bıraktık.
İbrahim'e selam olsun.
İyilik yapanları işte böyle mükafatlandırırız.
Çünkü o mü'min kullarımızdandı.
Biz onu salihlerden bir peygamber olarak İshak ile de müjdeledik.
Onu da İshak'ı da uğurlu kıldık. Her ikisinin nesillerinden iyilik yapanlar da vardı, kendine apaçık zulmedenler de.
Andolsun, biz Musa'ya ve Harun'a da lütufta bulunduk.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
111. “Gerçekten o” Allah’ın iman edilmesini emrettiği şeylere inanan “mümin kullarımızdandır.” O, imanları yakîn derecesine ulaşanlardandı. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Biz İbrahim’e yakîn sahiplerinden olsun diye göklerin ve yerin mülkünü böylece gösteriyorduk.” (el-En’am, 6/75)
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Muhakkak ki, İbrahim Allah'a yapılan kulluğun gereklerini tam tamına yerine getiren kullarımızdan idi.
Aynı kıssa: Hz. İsmâil · Aynı kıssa: Hz. İbrâhim
Hani, biz Kabe'yi insanlara toplantı ve güven yeri kılmıştık. Siz de Makam-ı İbrahim'den kendinize bir namaz yeri edinin. İbrahim ve İsmail'e şöyle…
Aynı kıssa: Hz. İsmâil · Aynı kıssa: Hz. İbrâhim
Hani İbrahim, "Rabbim! Bu şehri güvenli bir şehir kıl. Halkından Allah'a ve ahiret gününe iman edenleri her türlü ürünle rızıklandır" demişti. Allah…
Aynı kıssa: Hz. İsmâil · Aynı kıssa: Hz. İbrâhim
Hani İbrahim, İsmail ile birlikte evin (Kabe'nin) temellerini yükseltiyor, "Ey Rabbimiz! Bizden kabul buyur! Şüphesiz sen hakkıyla işitensin,…
Aynı kıssa: Hz. İbrâhim
Bir zaman Rabbi İbrahim'i birtakım emirlerle sınamış, İbrahim onların hepsini yerine getirmiş de Rabbi şöyle buyurmuştu: "Ben seni insanlara önder…
Aynı kıssa: Hz. İbrâhim
Kendini bilmeyenden başka İbrahim'in dininden kim yüz çevirir? Andolsun, biz İbrahim'i bu dünyada seçkin kıldık. Şüphesiz o ahirette de iyilerdendir.
Aynı kıssa: Hz. İbrâhim
Rabbi ona "Teslim ol" dediğinde, "Alemlerin Rabbine teslim oldum" demişti.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Şüphesiz ki o, mümin kullarımızdandı.
Zira o, Bizim gerçek mü'min kullarımızdan biriydi.
çünkü o Bizim gerçekten inanmış kullarımızdandı.
Muhakkak ki O, iman eden kullarımızdandır.
Şüphesiz o, bizim mü'min olan kullarımızdandır.
Çünkü o, bizim mümin kullarımızdandır.
Kuşkusuz, O, inanan kullarımızdandı.
Şüphesiz o, inanmış kullarımızdandı.
O, bizim gerçeği onaylayan kullarımızdandı.
O, bizim inanan kullarımızdandı.
Çünkü o Bizim mü'min kullarımızdandı.
Çünkü o bizim mü'min kullarımızdan
O, Bizim Mü'min kullarımızdandı.
O, Bizim Mü'min kullarımızdandı.
O, Bizim inanan kullarımızdandı.
Şüphesiz o, bizim inançlı kullarımızdandır.
Hakıykat o, mü'min kullarımızdandı.
Muhakkak ki o, mü'min kullarımızdandı.
(83-113) (BİR DİĞER RESUL KULU İBRAHİM, EN DARDAYKEN, BEN RABBİME GİDERİM O BANA YOLUMU GÖSTERİR DEDİ, BİR DİĞER RESUL KULU İSMAİL, BEN TESLİMİM, SANA NE EMREDİLİYORSA ONU YAP BABA DEDİ) Onun taraftarı / şiası İbrahim’dir, Rabbine selim bir kalple / teslim olmuş bir kalple geldi , babasına ve kavmine neye ibadet ediyorsunuz demişti , Allah’tan başka İlah uydurmayı / iftira etmeyi diliyorsunuz? Alemlerin Rabbini ne sanıyorsunuz? Yıldızlara bir bakış attı ve dedi ki ben rahatsızlandım / sekim oldum. (Yıldız çarpması denen uğursuz bir rahatsızlık) arkalarını dönerek ondan yüz çevirdiler , O da onların ilahlarının yanına gizlice sokuldu, onlara, yemiyor musunuz? Size ne oldu konuşmuyorsunuz? dedi. Onlara sokulup üzerlerine sağ eliyle vurdu / darbeledi, koşuştura koşuştura (yezif) üzerine üşüştüler, kendi yonttuğunuza mı ibadet ediyorsunuz? Sizi de yaptıklarınızı da (put ilahlar) yaratan Allah’tır dedi. Dediler ki; onun için bir bina yapın, Onu da ateş ile buluşturun / bir araya getirin. Böylelikle ona tuzak kurmak dilediler biz de onları en aşağılıklar / en sefiller yaptık. O da dedi ki Rabbime giderim o da benim yolumu gösterecektir, Rabbim bana ıslah edicilerden / salihlerden hibe et dedi , ona uysal / halim bir oğul müjdeledik. (Hilm, halim, mülayim). Onun / İbrahim’in beraberinde çabalayacak / çalışacak yaşa erince, ona dedi ki ey oğlum; rüyamda görüyorum ki ben seni kurban ediyorum, Bak bakalım sen ne görüyorsun? Dedi ki ey babacığım sana ne emrediliyorsa yap, Eğer Allah isterse / inşallah, beni sabredenlerden bulacaksın, İkisi de teslim oldu, Onu alnı / cibni üzere yatırdı, biz de ona seslendik ki Ey İbrahim, rüyanı onayladın / tasdik ettin / bağlılığını gösterdin , biz de böyle güzel davrananları karşılıklandırırız, işte bu onun için açık bir sınav idi / bela idi , Ona, dengi iri bir kurbanlık fidye verdik. Onu gelen diğerlerine bıraktık / terk ettik. İbrahim’e selam olsun, biz de böyle güzel davrananları karşılıklandırırız, kesinlikle O, güvenen / iman eden kullarımızdandı, Ona, salihlerden olan nebi İshak’ı müjdeledik, Ona ve İshak üzerine nimet artışı / bereket verdik ve her ikisinin soyun da / zürriyetinde güzel davrananlar / muhsinler var, apaçık kendine haksızlık edenler / zulmedenler de var.
Çünkü o, Mümin kullarımızdan idi.
Çünkü o bizim mü'min kullarımızdandı.
O, bize inanıp güvenen kullarımızdandı.
O, bize güvenen kullarımızdandı.
Çünkü o, mü’min kullarımızdan idi.
Çünkü O, mü'min kullarımızdan idi.
O da bizim inanan kullarımızdandı.
He was one of Our votaries whose purpose was the heart of Our purpose.
truly he was one of Our faithful servants.
For he was one of our believing Servants.
Surely he was one of Our believing servants.
He truly was one of Our mumin slaves.
Verily, he was one of Our believing slaves.
He is indeed one of Our faithful servants.
Surely, he was (one) of Our believing servants.
he was among Our believing servants.
Abraham was indeed one of My believing servants.
verily, he was of our servants who believe!'
He was of Our acknowledging servants.
For he was one of our faithful servants.
Surely he was one of Our believing servants.
Surely he is one of Our believing bondmen.
Lo! he is one of Our believing slaves.
He is truly among Our faithful creatures.
for he was truly one of our believing servants.
He was truly one of Our faithful servants.
He was of Our believing servants.
He is one of our believing servants.
Indeed, he was of Our believing servants.
He was among Our believing servants.
He was one of Our truly believing servants.
Indeed, he was one of Our believing servants.
Surely, he is among Our believing servants.
He was of Our believing servants.