Sâffât suresi

Sâffât suresi, 113. ayet

Sâffât suresi, 113. ayet. وَبَٰرَكْنَا عَلَيْهِ وَعَلَىٰٓ إِسْحَٰقَ وَمِن ذُرِّيَّتِهِمَا مُحْسِنٌ وَظَالِمٌ لِّنَفْسِهِۦ مُبِينٌ

vebâraknâ `aleyhi ve`alâ isḥâḳ. vemin ẕürriyyetihimâ muḥsinüv veżâlimül linefsihî mübîn.

Diyanet İşleri

Onu da İshak'ı da uğurlu kıldık. Her ikisinin nesillerinden iyilik yapanlar da vardı, kendine apaçık zulmedenler de.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Sâffât 110–116 · surenin 113. ayeti / 182

Konu İbrâhim ve oğlunun kurban edilişi Sâffât 83–113 3

  1. Sâffât 110

    İyilik yapanları işte böyle mükafatlandırırız.

  2. Sâffât 111

    Çünkü o mü'min kullarımızdandı.

  3. Sâffât 112

    Biz onu salihlerden bir peygamber olarak İshak ile de müjdeledik.

  4. 113

    Onu da İshak'ı da uğurlu kıldık. Her ikisinin nesillerinden iyilik yapanlar da vardı, kendine apaçık zulmedenler de.

  5. Sâffât 114

    Andolsun, biz Musa'ya ve Harun'a da lütufta bulunduk.

  6. Sâffât 115

    Onları ve kavimlerini o büyük sıkıntıdan kurtardık.

  7. Sâffât 116

    Onlara yardım ettik de onlar galip gelenler oldular.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

113. “Onu da İshak’ı da mübarek kıldık.” Yani Biz onların üzerine bereket indirdik, bereket ise onların ilimlerinde, amellerinde ve soylarından gelenlerde artış ve gelişme demektir. Nitekim Yüce Allah, onların zürriyetlerinden üç tane büyük millet ortaya çıkarmıştır. Bunlar İsmail’in soyundan gelen Arap milleti ile İshak’ın soyundan gelen İsrailoğulları milletiyle Rum milletidir.

“O ikisinin soyundan gelenler içinde ihsan sahibi olan da vardır, nefsine açıkça zulmeden de.” Bunların kimisi salihtir, kimisi değildir; kimisi adaletlidir, kimisi de küfür ve şirki sebebi ile zulmü apaçık ortada olan bir zalimdir.

Bu buyruğun, yanlış bir kanaati önlemek için kullanılmış olması muhtemeldir. Çünkü: “O’nu da İshak’ı da mübarek kıldık” buyruğunda sözü edilen mübarek kılış, onların zürriyetlerinde de geçerli olmasını gerektirir. Yine bu mübarek kılmanın tam anlamı ile gerçekleşmesi için onların soyundan geleceklerin hepsinin ihsan sahibi olması gerekir. İşte böyle bir kanaatin uyanmaması için Yüce Allah, onlardan kimisinin ihsan sahibi, kimisinin de zalim olduğunu bildirmiştir. Doğrusunu en iyi bilen Allah’tır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Kendi katımızdan hem kendisine ve hem de oğlu İshak'a bereket indirdik. Onlara kendi katımızdan bol nimetler verdik. O ikisinin evlatlarını çok kılmamız bu nimetlerdendir. İkisinin soyundan Rabbine itaat ederek iyi davrananlar da vardır, açıkça kendi nefsine küfür ve günahları işleyerek zulmedenler de vardır.

Kelimeler

10 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَبَـٰرَكْنَا ve barakna ve bereketler verdik kök: برك
  2. عَلَيْهِ aleyhi kendisine
  3. وَعَلَىٰٓ ve ala ve
  4. إِسْحَـٰقَ ۚ ishaka İshak'a
  5. وَمِن ve min
  6. ذُرِّيَّتِهِمَا zurriyyetihima onların neslinden kök: ذرر
  7. مُحْسِنٌۭ muhsinun iyi hareket eden de var kök: حسن
  8. وَظَالِمٌۭ ve zalimun ve zulmeden de kök: ظلم
  9. لِّنَفْسِهِۦ linefsihi kendisine kök: نفس
  10. مُبِينٌۭ mubinun açıkça kök: بين

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kıssa: Hz. İshak · Aynı kök: برك (32 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. İbrâhim

    Melekler, "Allah'ın emrine mi şaşıyorsun? Allah'ın rahmeti ve bereketi size olsun ey (peygamber ocağının) ev halkı! Şüphesiz O, övülmeye layıktır,…

  • Aynı kıssa: Hz. İshak · Aynı kıssa: Hz. İbrâhim

    İbrahim'in karısı ayakta idi. (Bu sözleri duyunca) güldü. Ona da İshak'ı müjdeledik; İshak'ın arkasından da Yakub'u.

  • Aynı kıssa: Hz. İshak · Aynı kıssa: Hz. İbrâhim

    Karısı, "Vay başıma gelenler! Ben bir kocakarı ve bu kocam da bir ihtiyar iken çocuk mu doğuracağım? Gerçekten bu, çok şaşılacak bir şey!" dedi.

  • Aynı kök: برك (32 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. İbrâhim

    Onu Lut ile beraber kurtarıp, içinde alemler için bereketler kıldığımız yere ulaştırdık.

  • Aynı kök: ذرر (38 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. İbrâhim

    Bir zaman Rabbi İbrahim'i birtakım emirlerle sınamış, İbrahim onların hepsini yerine getirmiş de Rabbi şöyle buyurmuştu: "Ben seni insanlara önder…

  • Aynı kök: ذرر (38 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. İbrâhim

    "Rabbimiz! Bizi sana teslim olmuş kimseler kıl. Soyumuzdan da sana teslim olmuş bir ümmet kıl. Bize ibadet yerlerini ve ilkelerini göster. Tövbemizi…

  • Aynı kök: ذرر (38 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. İbrâhim

    "Rabbimiz! Ben çocuklarımdan bazısını, senin kutsal evinin (Kabe'nin) yanında ekin bitmez bir vadiye yerleştirdim. Rabbimiz! Namazı dosdoğru…

  • Aynı kök: برك (32 geçiş) · Ortak kavram: İhsan

    Hor görülüp ezilmekte olan kavmi (İsrailoğullarını), toprağına bolluk ve bereket verdiğimiz yerin doğu ve batı taraflarına mirasçı kıldık. Rabbinin…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

75 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Ona ve İshak'a bereketler vermiştik. Her ikisinin neslinden iyilik yapan da kendisine açıkça haksızlık eden de çıkacaktır.

Mustafa İslamoğlu

dahası onu ve İshak'ı mübarek kıldık: ama o ikisinin soyundan dürüst ve erdemli olan da var, kendisine açıkça zulmeden de.

Muhammed Esed

onu ve İshak'ı kutsadık ama onların soyundan iyi işler yapan da çıkacak, kendisine açıkça zulmeden de.

Ahmed Hulusi

Onun üzerine de İshak'ın üzerine de bereket lütfettik. . . O ikisinin neslinden muhsin de var, kendi nefsine apaçık zulmeden de var.

Ali Bulaç

Ona ve İshak'a bereketler verdik. İkisinin soyundan, ihsanda bulunan (muhsin olan) da var, açıkça kendi nefsine zulmeden de.

Ali Özek ve heyeti

Kendisini ve İshak’ı mübarek (kutlu ve bereketli) eyledik. Lâkin her ikisinin neslinden iyi kimseler olacağı gibi, kendine açıktan açığa kötülük edenler de olacak.

Ali Rıza Safa

Onu ve İshak'ı kutsadık. İkisinin soyundan güzel davrananlar da vardır; kendisine apaçık yazık eden de.

Bayraktar Bayraklı

Onu ve İshak ailesini mübarek kıldık. O ikisinin soyundan iyi iş yapanlar da, kendilerine açıkça zulmedenler de vardır.

Edip Yüksel

Ona da İshak'a da lütufta bulunduk. Kuşkusuz, ikisinin de soyundan hem iyi davrananlar var, hem kendisine zulmedenler.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Ona da İshak'a da lütufta bulunduk. Kuşkusuz, ikisinin de soyundan hem iyi davrananlar var, hem kendisine zulmedenler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Hem ona hem İshak'a bereketler verdik, ikisinin neslinden de hem güzel davrananlar var, hem de açıkça kendi nefsine zulmedenler var.

Elmalılı Hamdi Yazır

Hem ona hem İshaka bereketler verdik. İkisinin zürriyyetinden de hem muhsin olan var hem de nefsine açık zulmeden

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ona ve İshak'a bereket verdik. Her ikisinin soyundan muhsin dipnot 1 olan da kendisine açıkça zulmeden dipnot 2 de vardır.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İyi kimse, iyi işler yapan, iyi davranmayı ilke edinen, güzel ahlak sahibi olan.
  2. metne dön, dipnot 2
    Muhsin olmamakla kendisine haksızlık eden.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ona ve İshak'a bereket verdik. Her ikisinin soyundan muhsin dipnot 1 olan da kendisine açıkça zulmeden dipnot 2 de vardır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İyi kimse, iyi işler yapan, iyi davranmayı ilke edinen, güzel ahlak sahibi olan.
  2. metne dön, dipnot 2
    Muhsin olmamakla kendisine haksızlık eden.

Gültekin Onan

Ona ve İshak'a bereketler verdik. İkisinin soyundan, ihsanda bulunan (muhsin olan) da var, açıkça kendi nefsine zulmeden de.

Hasan Basri Çantay

Hem ona, hem Ishaka (feyz-ü) bereketler verdik. Her ikisinin neslinden iyi hareket edeni de vardır, nefsine apaçık zulm edeni de.

İbni Kesir

Onu da, İshak'ı da mübarek kıldık. O ikisinin soyundan ihsan eden de vardır, kendisine açıkça zulmeden de.

Mehmet Alagaş

(83-113) (BİR DİĞER RESUL KULU İBRAHİM, EN DARDAYKEN, BEN RABBİME GİDERİM O BANA YOLUMU GÖSTERİR DEDİ, BİR DİĞER RESUL KULU İSMAİL, BEN TESLİMİM, SANA NE EMREDİLİYORSA ONU YAP BABA DEDİ) Onun taraftarı / şiası İbrahim’dir, Rabbine selim bir kalple / teslim olmuş bir kalple geldi , babasına ve kavmine neye ibadet ediyorsunuz demişti , Allah’tan başka İlah uydurmayı / iftira etmeyi diliyorsunuz? Alemlerin Rabbini ne sanıyorsunuz? Yıldızlara bir bakış attı ve dedi ki ben rahatsızlandım / sekim oldum. (Yıldız çarpması denen uğursuz bir rahatsızlık) arkalarını dönerek ondan yüz çevirdiler , O da onların ilahlarının yanına gizlice sokuldu, onlara, yemiyor musunuz? Size ne oldu konuşmuyorsunuz? dedi. Onlara sokulup üzerlerine sağ eliyle vurdu / darbeledi, koşuştura koşuştura (yezif) üzerine üşüştüler, kendi yonttuğunuza mı ibadet ediyorsunuz? Sizi de yaptıklarınızı da (put ilahlar) yaratan Allah’tır dedi. Dediler ki; onun için bir bina yapın, Onu da ateş ile buluşturun / bir araya getirin. Böylelikle ona tuzak kurmak dilediler biz de onları en aşağılıklar / en sefiller yaptık. O da dedi ki Rabbime giderim o da benim yolumu gösterecektir, Rabbim bana ıslah edicilerden / salihlerden hibe et dedi , ona uysal / halim bir oğul müjdeledik. (Hilm, halim, mülayim). Onun / İbrahim’in beraberinde çabalayacak / çalışacak yaşa erince, ona dedi ki ey oğlum; rüyamda görüyorum ki ben seni kurban ediyorum, Bak bakalım sen ne görüyorsun? Dedi ki ey babacığım sana ne emrediliyorsa yap, Eğer Allah isterse / inşallah, beni sabredenlerden bulacaksın, İkisi de teslim oldu, Onu alnı / cibni üzere yatırdı, biz de ona seslendik ki Ey İbrahim, rüyanı onayladın / tasdik ettin / bağlılığını gösterdin , biz de böyle güzel davrananları karşılıklandırırız, işte bu onun için açık bir sınav idi / bela idi , Ona, dengi iri bir kurbanlık fidye verdik. Onu gelen diğerlerine bıraktık / terk ettik. İbrahim’e selam olsun, biz de böyle güzel davrananları karşılıklandırırız, kesinlikle O, güvenen / iman eden kullarımızdandı, Ona, salihlerden olan nebi İshak’ı müjdeledik, Ona ve İshak üzerine nimet artışı / bereket verdik ve her ikisinin soyun da / zürriyetinde güzel davrananlar / muhsinler var, apaçık kendine haksızlık edenler / zulmedenler de var.

Rowwad Tercüme Merkezi

Onu ve İshak’ı mübarek kıldık. İkisinin soyundan iyi davranan da var, açıkça kendi nefsine zulmetmekte olan da.

Süleyman Ateş

Kendisine de, İshak'a da bereketler verdik. Onların neslinden (gelenler arasında) iyi hareket eden de var, açıkça kendisine zulmeden de.

Süleymaniye Vakfı

Hem ona, hem de İshak'a bereket verdik. İkisinin soyundan dipnot 1 güzel davrananlar da oldu, kendilerini açıkça kötü duruma sokanlar da dipnot 2 .

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ayetteki "İkisinin soyundan" ifadesi "İbrahim'in ve İshak'ın soyundan" anlamındadır. İshak, İbrahim aleyhisselamın oğlu olduğu için onun soyu, elbette babasının da soyudur. İbrahim aleyhisselamın ikinci soyu oğlu İsmail aleyhisselamla devam etmiştir.
  2. metne dön, dipnot 2

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Hem İsmail'i dipnot 1 , hem de İshak'ı uğurlu ve bereketli kıldık. İkisinin soyundan da güzel davrananlar olduğu gibi kendilerini açıkça kötü duruma sokanlar da oldu.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kurban edilen İsmail aleyhisselam olduğu için burada ismi açıkça yazılmıştır.

Şaban Britch

Onu da İshak’ı da mübarek kıldık. İkisinin soyundan iyi davranan da var, açıkça kendi nefsine zulmetmekte olan da.

Şaban Piriş

Onu da İshak'ı da bereketlendirdik. Onların soyundan iyiler de, kendilerine gerçekten zulmedenler de vardır.

Yaşar Nuri Öztürk

Ona da İshak'a da bereketler lütfettik. Onların zürriyetlerinden iyi düşünüp iyi davranan da var, öz benliğine açıkça zulmeden de var.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And We blessed him together with Ishaq. And of their progeny were those whose deeds were imprinted with wisdom and piety as well as those who were wrongful of actions.

Abdul Haleem

and blessed him and Isaac too: some of their offspring were good, but some clearly wronged themselves.

Abdullah Yusuf Ali

We blessed him and Isaac: but of their progeny are (some) that do right, and (some) that obviously do wrong, to their own souls.

Abul A'la Maududi

And We blessed him and Isaac. Among the offspring of the two some did good and some plainly wronged themselves.

Aisha Bewley

We showered blessings upon him and upon Ishaq. Among their descendants are good-doers and also people who clearly wrong themselves.

Al-Hilali & Khan

We blessed him and Ishâq (Isaac). And of their progeny are (some) that do right, and some that plainly wrong themselves.

Ali Quli Qarai

And We blessed him and Isaac. Among their descendants [some] are virtuous, and [some] who manifestly wrong themselves.

Amatul Rahman Omar

And We bestowed (Our) blessings on him (- Ismâîl) and on Isaac. And among the progeny of both there are (some persons) who perform excellent deeds and (also some) who are clearly unjust to themselves.

Arthur John Arberry

And We blessed him, and Isaac; and of their seed some are good-doers, and some manifest self-wrongers.

Bijan Moeinian

I blessed Abraham and Isaac. Now among their offspring some are righteous and some are wicked.

E. Henry Palmer

and we blessed him and Isaac;- of their seed is one who does well, and one who obviously wrongs himself.

Edip-Layth

We blessed him and Isaac. From among their progeny, some are righteous, and some are clearly wicked.

George Sale

and We blessed him and Isaac: And of their off-spring were some righteous doers, and others who manifestly injured their own souls.

Hamid S. Aziz

And We showered Our blessings on him and on Isaac; and of their offspring are some who do good, and also some who are clearly unjust to their own souls.

Mahmoud Ghali

And We blessed him and Ishaq, and of their (The pronoun is dual; i. e., offspring of the two of them) offspring some are fair-doers, and (some) are evidently unjust to themselves.

Marmaduke Pickthall

And We blessed him and Isaac. And of their seed are some who do good, and some who plainly wrong themselves.

Mohamed Ahmed - Samira

And We blessed him and Isaac. Among their descendants are some who do good, but some who wrong themselves.

Muhammad Asad

and We blessed him and Isaac: but among the offspring of these two there were [destined] to be both doers of good and such as would glaringly sin against themselves.

Mustafa Khattab

We blessed him[1] and Isaac as well. Some of their descendants did good, while others clearly wronged themselves.

Progressive Muslims

And We blessed him and Isaac. And from among their progeny, some are righteous, and some are clearly wicked.

Rashad Khalifa

We blessed him and Isaac. Among their descendants, some are righteous, and some are wicked transgressors.

Sahih International

And We blessed him and Isaac. But among their descendants is the doer of good and the clearly unjust to himself.

Sam Gerrans

And We blessed him, and Isaac; and among their progeny is the doer of good and the manifest doer of wrong to himself.

Shabbir Ahmed

And We gave lasting felicity to him and Isaac. But among their generations are the doers of good, and those who, by doing wrong to others, clearly wrong their own "Self".

Syed Vickar Ahamed

We blessed him and Isháq (Isaac): And of their children (and descendants) are (some) who do right, and (some) who clearly do wrong to their own souls.

Taqi Usmani

And We did bless him, and IsHāq. And among the progeny of both of them, some are good and some are utterly unjust to their own selves.

The Monotheist Group

And We blessed him and Isaac. And from among their progeny, some are righteous, and some are clearly wicked.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 113. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 113. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 113. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩