Diyanet İşleri
(161-163) (Ey müşrikler!) Ne siz ve ne de taptıklarınız, cehenneme gireceklerden başkasını kandırıp Allah'ın yolundan saptırabilirsiniz.
Sâffât suresi
Sâffât suresi, 162. ayet. مَآ أَنتُمْ عَلَيْهِ بِفَٰتِنِينَ
mâ entüm `aleyhi bifâtinîn.
(161-163) (Ey müşrikler!) Ne siz ve ne de taptıklarınız, cehenneme gireceklerden başkasını kandırıp Allah'ın yolundan saptırabilirsiniz.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Meleklerin makamı, peygamberlere yardım vaadi ve kapanış Sâffât 161–182 3
Allah, onların nitelendirdiği şeylerden uzaktır, yücedir.
Ancak Allah'ın ihlaslı kulları bunlar gibi değildir.
(161-163) (Ey müşrikler!) Ne siz ve ne de taptıklarınız, cehenneme gireceklerden başkasını kandırıp Allah'ın yolundan saptırabilirsiniz.
(Melekler derler ki:) "Bizim her birimizin bilinen bir makamı vardır."
"Şüphesiz biz (orada) saf duranlarız."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 161–163. ayetler için yazılmıştır.
161-163. Yani ey müşrikler! Siz de Allah ile birlikte ibadet ettiğiniz ilahlarınız da hiçbir kimseyi fitneye düşüremez ve saptıramazsınız. Allah’ın cehennemliklerden olacaklarına dair hüküm verdikleri ve haklarında ilâhî hükmün yürürlüğe konulduğu kimseler müstesnâdır.
Bundan maksat, hem kendilerinin, hem de uydurma ilâhlarının herhangi bir kimseyi saptırmaktan yana aciz olduklarını, Yüce Allah’ın kudretinin de kemal derecesinde olduğunu açıkça ifade etmektir.
Yani sizler, Allah’ın ihlâsa erdirilmiş kullarını ve kurtuluşa ermiş taraftarlarını saptırma ümidini asla taşımayın.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Hiçbir kimseyi hak olan dinden saptıramazsınız.
Aynı kök: فتن (60 geçiş) · Ortak kavram: İmtihan
"Süleyman'ın hükümranlığı hakkında şeytanların (ve şeytan tıynetli insanların) uydurdukları yalanların ardına düştüler. Oysa Süleyman (büyü yaparak)…
Aynı kök: فتن (60 geçiş) · Ortak kavram: İmtihan
Onları nerede yakalarsanız öldürün. Sizi çıkardıkları yerden (Mekke'den) siz de onları çıkarın. Zulüm ve baskı, adam öldürmekten daha ağırdır.…
Aynı kök: فتن (60 geçiş) · Ortak kavram: İmtihan
Hiçbir zulüm ve baskı kalmayıncaya ve din yalnız Allah'ın oluncaya kadar onlarla savaşın. Onlar savaşmaya son verecek olurlarsa, artık düşmanlık…
Ortak kavram: İmtihan
Hani, sizi azabın en kötüsüne uğratan, kadınlarınızı sağ bırakıp, oğullarınızı boğazlayan Firavun ailesinden kurtarmıştık. Bunda, size Rabbinizden…
Ortak kavram: İmtihan
Bir zaman Rabbi İbrahim'i birtakım emirlerle sınamış, İbrahim onların hepsini yerine getirmiş de Rabbi şöyle buyurmuştu: "Ben seni insanlara önder…
Ortak kavram: İmtihan
Andolsun ki sizi biraz korku ve açlıkla, bir de mallar, canlar ve ürünlerden eksilterek deneriz. Sabredenleri müjdele.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(161, 162, 163) Siz ve taptığınız şeyler, cehenneme girecek olan kimseden başkasını asla O'na karşı azdırıp saptıramazsınız. dipnot 1
hiç biriniz O'na karşı kimseyi ayartamazsınız;
hiçbiriniz, kimseyi kendi heves ve ayartmalarınıza boyun eğdiremezsiniz,
O'nun aleyhine (kimseyi) ayartıp kandıramazsınız!
O'na karşı kimseyi fitneye sürükleyecek değilsiniz.
Hiçbiriniz, Allah'a karşı azdırıp saptıramazsınız.
O'na karşı kimseyi saptıramazsınız.
- Sizler ve taptıklarınız, cehenneme girecek olandan başkasını kandırıp Allah'ın yolundan çıkaramazsınız.
O'na karşı kimseyi saptıramazsınız.
O'na karşı kimseyi saptıramazsınız.
Allah'a karşı kimseyi baştan çıkaramazsınız,
Ona karşı kimseyi meftun edemezsiniz
O'na karşı fitneye düşüremezsiniz.
O'na karşı fitneye düşüremezsiniz.
O'na karşı fitneye düşüremezsiniz.
O'na karşı kimseyi fitneye sürükleyecek değilsiniz.
Siz Onun aleyhinde (hiçbir ferdi) fitneye (ve fesada) sürükleyecek (bir kudretde) değilsinizdir.
O'na karşı hiç fitneleyebilecek değilsiniz.
(149-166) Şimdi onlardan kanaatlerini belirtmelerini iste / fetva iste, kızlar Rabbin için? Oğlanlar onların mı? Ya da melekleri dişi mi yaratmışız da onlarda buna şahitler mi? Dikkat edin! Onlar yalanı iftira edip söylüyorlar, Allah’ın çocuğu! Muhakkak ki onlar yalancıdırlar, kızları oğlanlara tercih etmiş, size ne oldu! Nasıl hükmediyorsunuz , hâlâ düşünmüyor musunuz? Ya da a paçık bir ispatlayıcınız mı var / sultanınız mı var? Kitabınızı getirin eğer sözünüze bağlı iseniz. Onunla cinler arasında bir soy bağı oluşturdular, kesin olan şu ki cinler de bilirler ki onlar da hazır hale getirilecekler. (Bu bilgi onlarda var) Allah, onların öylesi noksan sıfatlandırmalarından üstündür / süphandır. Ancak Allah’ın katışıksız /halis kulları hariç (onların vasıflandırmaları böyle değildir.) Sizler de ibadet ettikleriniz de onu sınamaya / fitneye tabi tutamazsınız. Ancak cehenneme salınacak kimseleredir, (Onları sınayabilirsiniz) Bizde, (meleklerde) bilinen bir yer / makam verilenler var , kesinlikle bizler saflar halindeyiz, Bizler Allah’ı üstün tutarız / tesbih edenleriz.
O'na karşı hiç kimseyi fitneye düşüremezsiniz.
Kandırıp Allah'ın yolundan çıkaramazsınız;
hiçbiriniz, kimseyi Allah'ın istemediği kötü bir duruma sokamazsınız;
Ona karşı kimseyi, o kötü duruma sokamazsınız.
Hiçbiriniz, (Allah'a karşı) başka kimseyi fitneye düşürüp yoldan çıkaramazsınız.
(162-163) Cehenneme atılacaklardan başka kimseyi yoldan çıkaramazsınız.
O'na karşı kimseyi fitneye düşüremezsiniz.
Shall not be able to influence any to deviate from sense,
can lure away from God any
Can lead (any) into temptation concerning Allah,
shall not be able to tempt anyone away from Allah
you will entice no one to them
Cannot lead astray [turn away from Him (Allâh) anyone of the believers],
—you cannot mislead [anyone] about Him,
None of you can mislead anyone against Him,
you shall not tempt any against Him
can not over power the Lord….
shall not try any one concerning him,
You cannot lead away from Him.
shall not seduce any concerning God,
Cannot lead into temptation anyone against Him,
In no way will you tempt any against Him,
Ye cannot excite (anyone) against Him.
Can mislead anyone away from Him,
can cause anyone to fall prey to your temptation
can never lure ˹anyone˺ away from Him
You cannot lead away from Him.
Cannot impose anything on Him.
You cannot tempt [anyone] away from Him
You will not tempt against Him
Can tempt the sincere servants against Him.
Can lead (any of Allah’s servents) into temptation (and lies) about Allah,
none of you can make anyone turn away from Him (Allah),
"You cannot lead away from Him."