Sâffât suresi

Sâffât suresi, 169. ayet

Sâffât suresi, 169. ayet. لَكُنَّا عِبَادَ ٱللَّهِ ٱلْمُخْلَصِينَ

lekünnâ `ibâde-llâhi-lmuḫleṣîn.

Diyanet İşleri

(167-169) Müşrikler) şunu da söylüyorlardı: "Eğer yanımızda öncekilere verilen kitaplardan bir kitap olsaydı, elbette biz ihlaslı kullar olurduk."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Sâffât 166–172 · surenin 169. ayeti / 182

Konu Meleklerin makamı, peygamberlere yardım vaadi ve kapanış Sâffât 161–182 3

  1. Sâffât 166

    "Şüphesiz biz (Allah'ı) tespih edip yüceltenleriz."

  2. 167–169

    (167-169) Müşrikler) şunu da söylüyorlardı: "Eğer yanımızda öncekilere verilen kitaplardan bir kitap olsaydı, elbette biz ihlaslı kullar olurduk."

  3. Sâffât 170

    Fakat (kitap gelince) onu inkar ettiler. Yakında (sonlarının ne olacağını) bilecekler.

  4. Sâffât 171

    Andolsun, peygamber olarak gönderilen kullarımız hakkında şu sözümüz geçmişti:

  5. Sâffât 172

    "Onlara mutlaka yardım edilecektir."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 167–170. ayetler için yazılmıştır.

167-170. Yüce Allah, bu müşriklerin önceden açıkça temennide bulunarak: Öncekilere gelmiş bulunan zikir, öğüt ve kitaplar bize gelmiş olsa idi, biz de ihlâslı olarak Allah’a ibadet ederdik. Hatta gerçek anlamda ihlâsa erdirilmiş kimselerden olurduk, dediklerini haber vermektedir.

Ancak bu hususta onlar yalan söylemektedirler. İşte onlara kitapların en faziletlisi gelmiş bulunuyor. Ama onlar onu inkâr ettiler. Böylelikle onların hakka karşı bile bile karşı çıkan kimseler oldukları da anlaşılmış olmaktadır.

“Ama yakında” azap onları gelip bulduğunda “bilecekler!”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Bu metin 168–170. ayetler için yazılmıştır.

Şüphesiz Mekkeli müşrikler, Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in peygamberliğinden önce şöyle diyorlardı: "Eğer bizim yanımızda bizden öncekilerin kitabı Tevrat gibi bir kitap olmuş olsaydı, biz ibadetlerimizi Allah'a halis kılardık." Hâlbuki onlar, bu iddialarında yalancıdırlar. Ant olsun ki Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem- onlara Kur'an'ı getirmesine rağmen onu küfrettiler. Kıyamet gününde kendilerini bekleyen şiddetli azabı bilecekler.

Kelimeler

4 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. لَكُنَّا lekunna elbette biz olurduk kök: كون
  2. عِبَادَ ibade kulları kök: عبد
  3. ٱللَّهِ llahi Allah'ın kök: اله
  4. ٱلْمُخْلَصِينَ l-muhlesine halis kök: خلص

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 3 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: خلص (31 geçiş)

    De ki: "Eğer (iddia ettiğiniz gibi) Allah katındaki ahiret yurdu (cennet) diğer insanlar için değil de, yalnız sizinse ve doğru söyleyenler iseniz…

  • Aynı kök: خلص (31 geçiş)

    Onlara de ki: "Allah hakkında mı bizimle tartışıp duruyorsunuz? Halbuki O, bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbinizdir. Bizim işlediklerimiz bize, sizin…

  • Aynı kök: خلص (31 geçiş)

    Ancak tövbe edenler, durumlarını düzeltenler, Allah'ın kitabına sarılanlar ve dinlerini Allah'a has kılanlar müstesnadır. Bunlar mü'minlerle…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

73 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mustafa İslamoğlu

elbet biz de imanını saf ve temiz tutma çabasını Allah'ın desteklediği halis kullarından olurduk!"

Muhammed Esed

kesinlikle Allah'ın halis kulları olurduk!"

Ahmed Hulusi

"Elbette biz de Allah'ın ihlasa (samimiyete, saflığa) erdirilmiş kulları olurduk. "

Ali Bulaç

"Gerçekten bizler de, Allah'ın muhlis olan kullarından olurduk."

Ali Özek ve heyeti

mutlaka Allah’ın ihlâslı kulları olurduk!

Ali Rıza Safa

"Kesinlikle, Allah'ın içten kullarından olurduk!"

Bayraktar Bayraklı

- Müşrikler, "Öncekilere verilenlerden bizde de bir kitap olsaydı, mutlaka Allah'ın ihlaslı kulları olurduk!" diyorlardı.

Edip Yüksel

"Kendimizi ALLAH'a adar, sadece O'na kul olurduk."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'Kendimizi ALLAH'a adar, sadece O'na kul olurduk.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

herhalde Allah'ın ihlas ile seçilmiş kullarından olurduk."

Elmalılı Hamdi Yazır

Her halde Allahın ıhlas ile seçilmiş kullarından olurduk

Erhan Aktaş

"Biz de Allah'ın muhles kullarından olurduk."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Biz de Allah'ın muhles kullarından olurduk."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Biz de Allah'ın muhles dipnot 1 kullarından olurduk.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Arıtılmış kullar. Saf, berrak, arı-duru, samimi, erdemli hale getirilmiş olan kullar. Şeytanların etki edemedikleri kullar.

Gültekin Onan

"Gerçekten bizler de, Tanrı'nın muhlis olan kullarından olurduk."

Hasan Basri Çantay

"Elbet biz de Allahın ihlasa erdirilmiş kullarından olurduk".

İbni Kesir

Biz de elbet Allah'ın ihlasa erdirilmiş kulları olurduk.

Mehmet Alagaş

(167-182) Eğer ki ilklerden / evvelkilerden yanımızda bir kitap olsaydı, Allah’ın katışıksız / halis kulları olurduk diyecek olurlarsa, onu da örtbas ettiler / küfrettiler, ileri de bilecekler , gönderilen kullarımıza (resul kullarımıza) yardım göreceksiniz , Ordularımız da onları yenecekler / onlara galip gelecekler sözümüz ü verdik, (Nil’in suyu, Musa’nın denizi, İbrahim’in ateşi orduya dahildir.) Belli bir süre onlardan yüz çevir, gözetle onları ilerde görecekler , azabımızı acele mi istiyorlar? Onların alanlarına / sahalarına indiğinde uyarılanların sabahı ne kötüdür, belli bir süre onlardan yüz çevir, gözetle ileride onlar da görecekler, Senin Rabbin ve Rabbinin onuru / izzeti, vasıflandırdıklarından üsttedir , g önderilenlere selam olsun, alemlerin Rabbine övgü olsun / hamdolsun. (Son üç ayeti Resulullah toplantı sonlarında okumayı tavsiye etti).

Rowwad Tercüme Merkezi

“Gerçekten bizler de, Allah'ın muhlis olan kullarından olurduk.”

Süleyman Ateş

"Elbette biz, Allah'ın halis kulları olurduk!"

Süleymaniye Vakfı

Samimiyeti Allah tarafından onaylanmış kullar dipnot 1 elbette biz olurduk."

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "Samimiyeti Allah tarafından onaylanmış kullar" olarak tercüme edilen "muhlas" tabiri için bkz: Saffat 37/40.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah'ın en samimi kulları yine biz oluruz".

Şaban Britch

Elbette Allah’ın ihlaslı kulları olurduk.

Şaban Piriş

Elbette Allah'ın ihlaslı kulları olurduk.

Yaşar Nuri Öztürk

Elbette biz de Allah'ın samimi kullarından olurduk."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

We would have been of Allah's votaries who are sincere in mind and spirit".

Abdul Haleem

we would be true servants of God,’

Abdullah Yusuf Ali

"We should certainly have been Servants of Allah, sincere (and devoted)!"

Abul A'la Maududi

we would surely have been Allah's chosen servants." dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This same thing has already been mentioned in( Surah Fatir, Ayat 42).

Aisha Bewley

we would certainly have been sincere slaves of Allah!’

Al-Hilali & Khan

"We would have indeed been the chosen slaves of Allâh (true believers of Islâmic Monotheism)!"

Ali Quli Qarai

we would surely have been Allah’s exclusive servants. ’

Amatul Rahman Omar

`We would surely have been the chosen servants of Allâh, the purified ones. '

Arthur John Arberry

then were we God's sincere servants. '

Bijan Moeinian

the previous generations, We would have been sincere worshippers of God. "

E. Henry Palmer

we should surely have been of God's sincere servants. '

Edip-Layth

"We would have surely been God's loyal servants."

George Sale

we had surely been sincere servants of God:

Hamid S. Aziz

"We would certainly have been the single-minded servants of Allah.

Mahmoud Ghali

Indeed we would be the most faithful bondmen of Allah. "

Marmaduke Pickthall

We would be single-minded slaves of Allah.

Mohamed Ahmed - Samira

We would have been the chosen creatures of God. "

Muhammad Asad

we would certainly be true servants of God. "

Mustafa Khattab

we would have truly been Allah’s devoted servants."

Progressive Muslims

"We would have surely been God's loyal servants. "

Rashad Khalifa

"we would have been worshipers; devoted to GOD alone."

Sahih International

We would have been the chosen servants of Allah. "

Sam Gerrans

“We would have been the sincere servants of God!”

Shabbir Ahmed

We would certainly be sincere servants of Allah alone. "

Syed Vickar Ahamed

"We would truly have been the Servants of Allah, sincere (and loving)!"

Taqi Usmani

we would have certainly been Allah’s chosen servants."

The Monotheist Group

"We would have surely been loyal servants of God."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 169. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 169. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 169. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩