Diyanet İşleri
Hani kardeşleri Nuh, onlara şöyle demişti: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?"
Şuarâ suresi
Şuarâ suresi, 106. ayet. إِذْ قَالَ لَهُمْ أَخُوهُمْ نُوحٌ أَلَا تَتَّقُونَ
iẕ ḳâle lehüm eḫûhüm nûḥun elâ tetteḳûn.
Hani kardeşleri Nuh, onlara şöyle demişti: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?"
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Nûh Şuarâ 105–122 3
Elbet bunda bir ibret vardır. Onların çoğu iman etmiş değillerdi.
Şüphesiz senin Rabbin, mutlak güç sahibi olandır, çok merhametli olandır.
Nuh'un kavmi de Peygamberleri yalanladı.
Hani kardeşleri Nuh, onlara şöyle demişti: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?"
"Şüphesiz ben size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim."
"Artık Allah'a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin."
"Buna karşılık sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ücretim ancak alemlerin Rabbi olan Allah'a aittir."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 105–110. ayetler için yazılmıştır.
105. Allah, Nuh kavminin peygamberleri Nuh’u yalanlamalarını, onlara söylediklerini, onların karşı tutumlarını ve her iki tarafın da akıbetlerini söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır: “Nuh kavmi” bütünüyle “peygamberleri yalanladılar.” Çünkü Nuh’un yalanlanması, bütün rasûlleri ve peygamberleri yalanlamak gibidir. Zira bütün peygamberlerin yaptıkları davet ittifakla birdir. Verdikleri haberler de birdir. Bu yüzden onlardan birisini yalanlamak, bütün peygamberlerin getirdikleri hakkı yalanlamak demektir.
106. “Hani” nesep itibariyle “kardeşleri Nuh onlara şöyle demişti: Korkup sakınmaz mısınız?” Yüce Allah’ın peygamberleri, kendilerine peygamber olarak gönderdiği kimselerin nesebinden seçmiş olması, ona itaat etmekten kaçınmamaları ve onu iyi bir şekilde tanımaları, ayrıca onun halini araştırma ihtiyacı duymamaları dolayısıyladır. Nuh, diğer peygamberlerin -Allah’ın salât ve selâmları üzerlerine olsun- izledikleri yolu izleyerek kavmine en yumuşak bir şekilde hitap edip: Allah’tan korkmaz ve izlemekte olduğunuz putlara ibadetten vazgeçerek ibadetinizi yalnızca Allah’a ihlasla yapmaz mısınız? demişti.
107. “Ben size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim.” Onun özel olarak kendilerine gönderilmiş bir peygamber olması, onlara getirmiş olduğu şeyleri kabul ve iman etmelerini, Yüce Allah’a böyle bir şerefli rasûlü özel olarak göndermiş olması dolayısıyla şükrederek karşılık vermelerini gerektirmekte idi. Onun ayrıca güvenilir bir kimse olması, Yüce Allah hakkında ancak hakkı söylemesi, vahyine herhangi bir şeyi ilave etmeyip ondan hiçbir şey de eksiltmemesi demektir ki bu da onların peygamberlerinin kendilerine vermiş olduğu haberleri tasdik, emrine de itaat etmelerini gerektirir.
108. “Artık Allah’tan korkun” Size vermiş olduğu emirler ve koymuş olduğu yasaklar hususunda “bana itaat edin.” İşte Nuh’un onlara gönderilmiş güvenilir bir peygamber olması bunu gerektirir. Bundan dolayı burada sebebe delâlet eden (“artık” diye çevrilen) “ف” harfi getirilmiştir.
109. Nuh, kendisine itaati gerektiren sebebi söz konusu ettikten sonra ona itaat etmelerine engel olacak bir hususun da bulunmadığını dile getirerek şöyle demiştir: “Bu (davetim) için sizden hiçbir ücret istemiyorum.” Bu yüzden sizin için ağır bir borç altına girme söz konusu değildir. “Benim ecrimi vermek, ancak âlemlerin Rabbine aittir.” Ben bu yolla O’na yakın olmayı, O’nun pek büyük mükâfatına nail olmayı ümit ederim. Size gelince bütün isteğim sizin iyiliğinizdir. Sizden dosdoğru yolu izlemenizi istiyorum, o kadar.
110. “O halde Allah’tan korkun ve bana itaat edin.” Nuh aleyhisselam bu sözünü tekrarladı. Çünkü o, kavmine tekrar tekrar davette bulunmuş ve bu uğurda uzunca bir ömür harcamıştı. Nitekim Yüce Allah, bir başka yerde şöyle buyurmaktadır: “O da onlar arasında elli yıl eksik olmak üzere bin yıl kaldı.” (el-Ankebût, 29/14); “Dedi ki: Rabbim ben kavmimi gece ve gündüz durmadan davet ettim. Fakat benim davetim kaçıştan başka bir şeylerini artırmadı onların.” (Nuh 71/5-6) Ancak kavmi, onun davetini reddederek ve hiç de karşı çıkmaya elverişli olmayan sözlerle karşı çıkarak şöyle dediler:
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Soy bakımından kardeşleri olan Nuh onlara şöyle demişti: "Kendisinden korkarak O'ndan başkasına ibadeti bırakıp Allah Teâlâ'dan sakınmaz mısınız?"
Aynı kıssa: Hz. Nûh
Andolsun, Nuh'u kendi kavmine peygamber olarak gönderdik de, "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. Şüphesiz…
Aynı kıssa: Hz. Nûh
Kavminin ileri gelenleri, "Biz seni açıkça bir sapıklık içinde görüyoruz" dediler.
Aynı kıssa: Hz. Nûh
(Nuh onlara) şöyle dedi: "Ey kavmim! Bende herhangi bir sapıklık yok. Aksine ben, alemlerin Rabbi tarafından gönderilmiş bir peygamberim."
Aynı kök: اخو (96 geçiş)
Ey iman edenler! Öldürülenler hakkında size kısas farz kılındı. Hüre karşı hür, köleye karşı köle, kadına karşı kadın kısas edilir. Ancak öldüren…
Aynı kök: اخو (96 geçiş)
Dünya ve ahiret hakkında düşünesiniz, diye böyle yapıyor. Bir de sana yetimleri soruyorlar. De ki: "Onların durumlarını düzeltmek hayırlıdır. Eğer…
Aynı kök: اخو (96 geçiş)
Hep birlikte Allah'ın ipine (Kur'an'a) sımsıkı sarılın. Parçalanıp bölünmeyin. Allah'ın size olan nimetini hatırlayın. Hani sizler birbirinize…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Kardeşleri Nuh onlara şöyle demişti: "(Allah'a karşı) takvâlı (duyarlı) olmaz mısınız?
Hani bir zamanlar soydaşları Nuh onlara şöyle demişti: "Hala sorumlu davranmayacak mısınız?
Kardeşleri Nuh onlara: "Allah'a karşı sorumluluk bilinci duymaz mısınız?" dedi,
Hani kardeşleri Nuh onlara dedi ki: "Korkup sakınmaz mısınız?"
Hani onlara kardeşleri Nuh: "Sakınmaz mısınız?" demişti.
Kardeşleri Nuh onlara şöyle demişti: (Allah'a karşı gelmekten) sakınmaz mısınız?
Kardeşleri Nuh, onlara, şöyle demişti: "Sorumluluk bilincine erişmeyecek misiniz?" dipnot 296
- Kardeşleri Nuh onlara şöyle demişti: "Sakınmaz mısınız? Bakın ben size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim. Artık, Allah'a saygı duyun ve bana itaat edin. Hem bunun için sizden dünyevi bir karşılık da istemiyorum. Benim karşılığımı verecek olan, ancak alemlerin Rabbidir. Onun için, Allah'a saygı duyun ve bana itaat edin!"
Kardeşleri Nuh onlara demişti ki, "Dinleyip erdemli davranmaz mısınız?"
Kardeşleri Nuh onlara demişti ki, 'Dinleyip erdemli davranmaz mısınız?'
kardeşleri Nuh onlara şöyle dediği vakit: "Siz Allah'tan korkmaz mısınız?
O vakıt ki kardeşleri Nuh onlara şöyle demişti: siz Allahdan korkmaz mısınız?
Kardeşleri Nuh onlara: "Takva sahibi olmayacak mısınız?" demişti.
Kardeşleri Nuh onlara: "Takva sahibi olmayacak mısınız?" demişti.
Kardeşleri Nuh onlara: "Takva sahibi olmayacak mısınız?" demişti.
Hani onlara kardeşleri Nuh: "Sakınmaz mısınız?" demişti.
Hani biraderleri Nuuh onlara: "(Allahdan) korkmaz mısınız?" demişdi,
Hani onlara kardeşleri Nuh demişti ki: Siz sakınmaz mısınız?
(105-122) Nuh kavmi de gönderilenleri / Resulleri yalanladı, Bir vakit kardeşleri Nuh onlara sakınmaz mısınız dedi , ben sizin için güvenilir bir elçiyim, Allah’tan sakının ve bana itaat edin , sizden herhangi bir ücret sormuyorum / sual etmiyorum , benim ücretim alemlerin rabbi Allah'a aittir, Allah'tan sakının ve bana itaat edin dedi. Onlar da sana düşük seviyedekiler tabi olmuşken biz sana iman eder miyiz ki dediler. Nuh, onların / o düşük seviyede dediklerinizin yaptıklarından hiçbir bilgim yok , onların hesapları da ancak rabbime aittir keşke bilincinde olsaydınız / şuurunda olsaydınız , ben iman edenleri kovacak değilim, ancak ben sadece apaçık bir uyarıcıyım dedi, Dediler ki ey Nuh , eğer ki vazgeçmezsen sen taşlanmış olacaksın / recm edilen olacaksın. Nuh da Rabbim kavmim beni yalanladı, onlarla benim aramı bir şekilde aç, beni ve benimle beraber Mümin olanları kurtar dedi. Dolu / yüklü bir gemi ile onu ve beraberindekileri kurtardık, Sonra da ardından geride bıraktıklarını boğduk , b unda bir gösterge / bir ayet vardır, onların çoğu iman eden olmadılar. Muhakkak ki senin Rabbin, O, azizdir, esirgeyendir.
Hani kardeşleri Nûh onlara demişti ki: "Siz sakınmıyor musunuz?
Kardeşleri Nuh onlara: "Korunmaz mısınız?" demişti.
Kardeşleri Nuh, bir gün onlara şöyle demişti: "Yanlışlardan sakınmaz mısınız?
Bir gün kardeşleri Nuh onlara "Allah'tan çekinmez misiniz!" dedi.
Kardeşleri Nuh, onlara şöyle demişti: “Hiç Allah’tan korkmuyor musunuz?
Kardeşleri Nuh, onlara şöyle demişti: "Hiç Allah'tan korkmuyor musunuz?
Kardeşleri Nuh onlara şöyle demişti: "Siz hiç sakınmıyor musunuz?"
Their brother Nuh said to them: "Will you not keep in awe of Allah, your Creator, and entertain the profound reverence dutiful to Him.
Their brother Noah said to them, ‘Will you not be mindful of God?
Behold, their brother Noah said to them: "Will ye not fear (Allah)?
Recall when their brother Noah said to them: "Do you have no fear? dipnot 1
When their brother Nuh said to them, ‘Will you not have taqwa?
When their brother Nûh (Noah) said to them: "Will you not fear Allâh and obey Him?
when Noah, their brother, said to them, ‘Will you not be wary [of Allah]?
(Recall the time) when their kinsman Noah said to them, `Will you not guard against evil?
when their brother Noah said to them, 'Will you not be godfearing?
Their brother Noah advised them: "Why do you care less?"
when their brother Noah said to them, 'Will ye not fear?
When their brother Noah said to them: "Will you not be righteous?"
When their brother Noah said unto them, will ye not fear God?
The people of Noah denied the messengers.
As their brother Nûh said to them, "Will you not be pious?
When their brother Noah said unto them: Will ye not ward off (evil)?
When their brother Noah said to them: "Will you not take heed?
when their brother Noah said unto them: "Will you not be conscious of God?
when their brother Noah said to them, "Will you not fear ˹Allah˺?
When their brother Noah said to them: "Will you not be righteous"
Their brother Noah said to them, "Would you not be righteous?
When their brother Noah said to them, "Will you not fear Allah ?
When their brother Noah said to them: “Will you not be in prudent fear?
When their brother Noah said to them, "Will you not walk aright?
When their brother Nuh (Noah) said to them: "Will you not fear and obey (Allah, in total trust or Taq'wa)?
when their brother NūH said to them, "Do you not fear Allah?
Whentheir brother Noah said to them: "Will you not be righteous?"