Şuarâ suresi

Şuarâ suresi, 108. ayet

Şuarâ suresi, 108. ayet. فَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ

fetteḳu-llâhe veeṭî`ûn.

Diyanet İşleri

"Artık Allah'a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Şuarâ 105–111 · surenin 108. ayeti / 227
  1. Şuarâ 105

    Nuh'un kavmi de Peygamberleri yalanladı.

  2. Şuarâ 106

    Hani kardeşleri Nuh, onlara şöyle demişti: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?"

  3. Şuarâ 107

    "Şüphesiz ben size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim."

  4. 108

    "Artık Allah'a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin."

  5. Şuarâ 109

    "Buna karşılık sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ücretim ancak alemlerin Rabbi olan Allah'a aittir."

  6. Şuarâ 110

    "O halde, Allah'a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin!"

  7. Şuarâ 111

    Dediler ki: "Sana hep aşağılık kimseler uymuş iken, biz hiç sana inanır mıyız?"

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 105–110. ayetler için yazılmıştır.

105. Allah, Nuh kavminin peygamberleri Nuh’u yalanlamalarını, onlara söylediklerini, onların karşı tutumlarını ve her iki tarafın da akıbetlerini söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır: “Nuh kavmi” bütünüyle “peygamberleri yalanladılar.” Çünkü Nuh’un yalanlanması, bütün rasûlleri ve peygamberleri yalanlamak gibidir. Zira bütün peygamberlerin yaptıkları davet ittifakla birdir. Verdikleri haberler de birdir. Bu yüzden onlardan birisini yalanlamak, bütün peygamberlerin getirdikleri hakkı yalanlamak demektir.

106. “Hani” nesep itibariyle “kardeşleri Nuh onlara şöyle demişti: Korkup sakınmaz mısınız?” Yüce Allah’ın peygamberleri, kendilerine peygamber olarak gönderdiği kimselerin nesebinden seçmiş olması, ona itaat etmekten kaçınmamaları ve onu iyi bir şekilde tanımaları, ayrıca onun halini araştırma ihtiyacı duymamaları dolayısıyladır. Nuh, diğer peygamberlerin -Allah’ın salât ve selâmları üzerlerine olsun- izledikleri yolu izleyerek kavmine en yumuşak bir şekilde hitap edip: Allah’tan korkmaz ve izlemekte olduğunuz putlara ibadetten vazgeçerek ibadetinizi yalnızca Allah’a ihlasla yapmaz mısınız? demişti.

107. “Ben size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim.” Onun özel olarak kendilerine gönderilmiş bir peygamber olması, onlara getirmiş olduğu şeyleri kabul ve iman etmelerini, Yüce Allah’a böyle bir şerefli rasûlü özel olarak göndermiş olması dolayısıyla şükrederek karşılık vermelerini gerektirmekte idi. Onun ayrıca güvenilir bir kimse olması, Yüce Allah hakkında ancak hakkı söylemesi, vahyine herhangi bir şeyi ilave etmeyip ondan hiçbir şey de eksiltmemesi demektir ki bu da onların peygamberlerinin kendilerine vermiş olduğu haberleri tasdik, emrine de itaat etmelerini gerektirir.

108. “Artık Allah’tan korkun” Size vermiş olduğu emirler ve koymuş olduğu yasaklar hususunda “bana itaat edin.” İşte Nuh’un onlara gönderilmiş güvenilir bir peygamber olması bunu gerektirir. Bundan dolayı burada sebebe delâlet eden (“artık” diye çevrilen) “ف” harfi getirilmiştir.

109. Nuh, kendisine itaati gerektiren sebebi söz konusu ettikten sonra ona itaat etmelerine engel olacak bir hususun da bulunmadığını dile getirerek şöyle demiştir: “Bu (davetim) için sizden hiçbir ücret istemiyorum.” Bu yüzden sizin için ağır bir borç altına girme söz konusu değildir. “Benim ecrimi vermek, ancak âlemlerin Rabbine aittir.” Ben bu yolla O’na yakın olmayı, O’nun pek büyük mükâfatına nail olmayı ümit ederim. Size gelince bütün isteğim sizin iyiliğinizdir. Sizden dosdoğru yolu izlemenizi istiyorum, o kadar.

110. “O halde Allah’tan korkun ve bana itaat edin.” Nuh aleyhisselam bu sözünü tekrarladı. Çünkü o, kavmine tekrar tekrar davette bulunmuş ve bu uğurda uzunca bir ömür harcamıştı. Nitekim Yüce Allah, bir başka yerde şöyle buyurmaktadır: “O da onlar arasında elli yıl eksik olmak üzere bin yıl kaldı.” (el-Ankebût, 29/14); “Dedi ki: Rabbim ben kavmimi gece ve gündüz durmadan davet ettim. Fakat benim davetim kaçıştan başka bir şeylerini artırmadı onların.” (Nuh 71/5-6) Ancak kavmi, onun davetini reddederek ve hiç de karşı çıkmaya elverişli olmayan sözlerle karşı çıkarak şöyle dediler:

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

"Emirlerine itaat ederek ve yasaklarından kaçınarak Allah'tan korkup, sakının. Size emretmekte olduğum ve yapmanızı yasakladığım şeylerde bana itaat edin."

Kelimeler

3 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَٱتَّقُوا۟ fetteku korkun kök: وقي
  2. ٱللَّهَ llahe Allah'tan kök: اله
  3. وَأَطِيعُونِ ve etiuni ve bana ita'at edin kök: طوع

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kıssa: Hz. Nûh · Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: İtaat

    "O halde, Allah'a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin!"

  • Aynı kıssa: Hz. Nûh · Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: İtaat

    (3-4) "Allah'a ibadet edin. O'na karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin ki sizin günahlarınızı bağışlasın ve sizi belli bir vakte kadar…

  • Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: İtaat

    Şüphesiz Safa ile Merve, Allah'ın (dininin) nişanelerindendir. Onun için her kim hac ve umre niyetiyle Kabe'yi ziyaret eder ve onları da tavaf…

  • Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: İtaat

    Oruç, sayılı günlerdedir. Sizden kim hasta, ya da yolculukta olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutar. Oruca gücü yetmeyenler ise bir…

  • Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: İtaat

    Sana haram ayda savaşmayı soruyorlar. De ki: "O ayda savaş büyük bir günahtır. Allah'ın yolundan alıkoymak, onu inkar etmek, Mescid-i Haram'ın…

  • Aynı kıssa: Hz. Nûh

    Andolsun, Nuh'u kendi kavmine peygamber olarak gönderdik de, "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. Şüphesiz…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

84 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Allah'a karşı takvâlı (duyarlı) olun ve bana itaat edin!

Mustafa İslamoğlu

şu halde, Allah'a karşı sorumlu davranın ve beni izleyin!

Muhammed Esed

öyleyse artık Allah'a karşı sorumluluk bilinci taşıyın ve benim izimden yürüyün!"

Ahmed Hulusi

"O halde Allah'tan (kesinlikle yaptıklarınızın sonucunu yaşatacağı için) korunun ve bana itaat edin!"

Ali Bulaç

"Artık Allah'tan korkup sakının ve bana itaat edin."

Ali Özek ve heyeti

Artık Allah’a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin.

Ali Rıza Safa

"Artık, Allah'a yönelik sorumluluk bilinci taşıyın ve bana boyun eğin!" dipnot 298

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 298
    Bu suredeki sekiz ayette "Artık, Allah'a yönelik sorumluluk bilinci taşıyın ve bana boyun eğin!" tümcesi, tıpkısı sözcüklerle tekrarlanır. 43:63 ve 71:3 ayetlerinde de tekrarlanan bu tümce, Nuh, Hud, Salih, Lut, Şuayb ve İsa peygamberlerin, tıpkısı söylemlerle toplumlarını uyardıklarını göstermektedir.

Bayraktar Bayraklı

- Kardeşleri Nuh onlara şöyle demişti: "Sakınmaz mısınız? Bakın ben size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim. Artık, Allah'a saygı duyun ve bana itaat edin. Hem bunun için sizden dünyevi bir karşılık da istemiyorum. Benim karşılığımı verecek olan, ancak alemlerin Rabbidir. Onun için, Allah'a saygı duyun ve bana itaat edin!"

Edip Yüksel

"ALLAH'ı dinleyip bana uymalısınız."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'ALLAH'ı dinleyip bana uymalısınız.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Gelin Allah'tan korkun, bana itaat edin!

Elmalılı Hamdi Yazır

Gelin Allahdan korkun, bana itaat edin

Erhan Aktaş

"Öyleyse Allah için takva sahibi olun ve bana itaat edin."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Öyleyse Allah için takva dipnot 1 sahibi olun ve bana itaat edin."

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Vahiy ile kötülükten korunmak. Takva, korunmak, önlemek, saklamak. Kişinin vahye içtenlikle uyarak kendisini kötü, zararlı ve tehlikeli şeylere karşı koruması ve güvene almasıdır. Takva, sözcük olarak zarar verecek şey ile korunacak şey arasına konan engel demektir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Öyleyse Allah için takva sahibi olun ve bana itaat edin."

Gültekin Onan

"Artık Tanrı'dan korkup sakının ve bana itaat edin."

Hasan Basri Çantay

"Artık Allahdan korkun ve bana itaat edin".

İbni Kesir

Artık Allah'tan korkun da bana itaat edin.

Mehmet Alagaş

(105-122) Nuh kavmi de gönderilenleri / Resulleri yalanladı, Bir vakit kardeşleri Nuh onlara sakınmaz mısınız dedi , ben sizin için güvenilir bir elçiyim, Allah’tan sakının ve bana itaat edin , sizden herhangi bir ücret sormuyorum / sual etmiyorum , benim ücretim alemlerin rabbi Allah'a aittir, Allah'tan sakının ve bana itaat edin dedi. Onlar da sana düşük seviyedekiler tabi olmuşken biz sana iman eder miyiz ki dediler. Nuh, onların / o düşük seviyede dediklerinizin yaptıklarından hiçbir bilgim yok , onların hesapları da ancak rabbime aittir keşke bilincinde olsaydınız / şuurunda olsaydınız , ben iman edenleri kovacak değilim, ancak ben sadece apaçık bir uyarıcıyım dedi, Dediler ki ey Nuh , eğer ki vazgeçmezsen sen taşlanmış olacaksın / recm edilen olacaksın. Nuh da Rabbim kavmim beni yalanladı, onlarla benim aramı bir şekilde aç, beni ve benimle beraber Mümin olanları kurtar dedi. Dolu / yüklü bir gemi ile onu ve beraberindekileri kurtardık, Sonra da ardından geride bıraktıklarını boğduk , b unda bir gösterge / bir ayet vardır, onların çoğu iman eden olmadılar. Muhakkak ki senin Rabbin, O, azizdir, esirgeyendir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin.

Süleyman Ateş

"Allah'tan korkun ve bana ita'at edin."

Süleymaniye Vakfı

Artık Allah'a karşı yanlış yapmaktan sakının ve bana dipnot 1 gönülden boyun eğin.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ve önceki ayetten, kayıtsız şartsız itaatin resule/elçiye yapılacağı anlaşılır; çünkü elçi Allah'ın sözlerini olduğu gibi iletmekle sorumludur. Bu yüzden elçiye itaat Allah'a itaattir (Nisa 4/80).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah'tan çekinin ve sözümü dinleyin.

Şaban Britch

Allah’tan korkun ve bana itaat edin.

Şaban Piriş

Allah'tan korkun ve bana itaat edin.

Yaşar Nuri Öztürk

"Artık Allah'tan sakının da bana itaat edin."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

"A message exacting your reverence for Allah and obedience to me".

Abdul Haleem

be mindful of God and obey me.

Abdullah Yusuf Ali

"So fear Allah, and obey me.

Abul A'la Maududi

so fear Allah and obey me. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, when I am a truthful and trustworthy Messenger, you are duty-bound to obey me alone as against all other patrons, and carry out my commands and instructions, because I represent the will of God. Obedience to me is in fact obedience to God and disobedience to me is disobedience to Him. In other words, the people are not only required to accept a Messenger as a true Messenger sent by Allah, but it inevitably implies that they have to obey him and follow his Law against all other laws. To reject a Prophet, or to disobey him after accepting him as a Prophet, is tantamount to rebellion against God, which inevitably leads to His wrath. The words "fear Allah" are, therefore, a warning that every hearer should clearly understand the consequences of rejecting the message of a Messenger or of disobeying his commands.

Aisha Bewley

so have taqwa of Allah and obey me.

Al-Hilali & Khan

"So fear Allâh, keep your duty to Him, and obey me.

Ali Quli Qarai

So be wary of Allah and obey me.

Amatul Rahman Omar

`So take Allâh as a shield and obey me.

Arthur John Arberry

so serve you God, and obey you me.

Bijan Moeinian

"Respect the Lord and follow me. "

E. Henry Palmer

then fear God and obey me.

Edip-Layth

"So be aware of God and obey me."

George Sale

wherefore fear God, and obey me.

Hamid S. Aziz

"Verily, I am a faithful messenger to you;

Mahmoud Ghali

So be pious to Allah, and obey me.

Marmaduke Pickthall

So keep your duty to Allah, and obey me.

Mohamed Ahmed - Samira

So be fearful of God and listen to me.

Muhammad Asad

be, then, conscious of God, and pay heed unto me!

Mustafa Khattab

So fear Allah, and obey me.

Progressive Muslims

"So be aware of God and obey me. "

Rashad Khalifa

"You shall reverence GOD and obey me.

Sahih International

So fear Allah and obey me.

Sam Gerrans

“So be in prudent fear of God, and obey me.

Shabbir Ahmed

Be mindful of Allah and pay heed to me.

Syed Vickar Ahamed

"So fear Allah, and obey me,

Taqi Usmani

So, fear Allah and obey me.

The Monotheist Group

"So be aware of God and obey me."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 108. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 108. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 108. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩