Diyanet İşleri
Şüphesiz senin Rabbin, mutlak güç sahibi olandır, çok merhametli olandır.
Şuarâ suresi
Şuarâ suresi, 104. ayet. وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ
veinne rabbeke lehüve-l`azîzü-rraḥîm.
Şüphesiz senin Rabbin, mutlak güç sahibi olandır, çok merhametli olandır.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu İbrâhim'in duası ve mahşer sahnesi Şuarâ 69–104 3
"Candan bir dostumuz da yok."
"Keşke (dünyaya) bir dönüşümüz olsa da inananlardan olsak."
Elbet bunda bir ibret vardır. Onların çoğu iman etmiş değillerdi.
Şüphesiz senin Rabbin, mutlak güç sahibi olandır, çok merhametli olandır.
Nuh'un kavmi de Peygamberleri yalanladı.
Hani kardeşleri Nuh, onlara şöyle demişti: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?"
"Şüphesiz ben size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 96–104. ayetler için yazılmıştır.
96-98. “Onlar” yani İblis’in azgın orduları, tapındıkları put ve heykellerle “çekişerek derler ki: Allah’a yemin olsun ki biz, gerçekten apaçık bir sapıklık içindeydik. Çünkü sizi” ibadet, sevgi, korku, ümit vb. hususlarında “âlemlerin Rabbi ile denk tutuyorduk.” Ve O’na dua ve ibadet ettiğimiz gibi size de dua ve ibadet ediyorduk. Böylelikle kendi sapıklıklarını açıkça görmüş olacaklardır. Yüce Allah’ın kendilerini cezalandırmaktaki adaletini ve bu cezanın son derece yerinde olduğunu ikrar ve itiraf edeceklerdir. Onlar, bu sahte ilahlarını ancak ibadet hususunda âlemlerin Rabbine denk kabul ediyorlardı. Yoksa yaratmada denk tutmuyorlardı. Buna delil ise “âlemlerin Rabbi” sözleridir. Yani onlar, Allah’ın bütün âlemlerin Rabbi olduğunu ve bu arada kendi put ve heykellerinin de rabbi olduğunu ikrar ve itiraf ediyorlardı.
99. “Ama bizi günahkârlardan başkası” doğruluk ve hidâyet yolundan “saptırmadı.” Onlar, bizi bunun yerine sapıklığın ve fıskın yoluna çağırdılar. Sözü edilen günahkarlar, cehennem ateşine çağıran önderlerdir.
100-101. “Artık bizim” bu vakitte bizi azaptan kurtarmak için bize şefaat edecek “ne bir şefaatçimiz var. Ne de candan bir dostumuz.” Dünyada görülegeldiği üzere asgari bir miktarda bize fayda sağlayacak samimi bir yakınımız da yok. Böylelikle her türlü hayırdan yana ümitlerini kesmiş olacaklar, kazandıklarının karşılığını görecekler. Salih amel işlemek maksadıyla dünyaya döndürülmeyi temenni ederek şöyle diyecekler:
102. “Keşke (dünyaya) dönme imkânımız olsa da” oraya döndürülsek de “mü’minlerden olsak?” Bu yolla da azaptan kurtulup mükâfatı hak etsek? Ama ne mümkün! Onlaırn bu arzularını gerçekleştirmelerine müsaade edilmeyecektir. Zira artık onların rehin alınan canları, kesinlikle salınmayacaktır.
103-104. “Şüphesiz bunda” size sözünü ettiğimiz ve anlattığımız bu hususlarda sizin için “bir ibret vardır. Fakat” bunca âyetin indirilmiş olmasına rağmen “onların çoğu iman etmezler. Şüphe yok ki Rabbin Azizdir, Rahimdir.”
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
-Ey Resul!- Şüphesiz ki senin Rabbin Azîz'dir. (Hiç kimse O'na galip gelemez) Düşmanlarından intikam alandır ve onlardan tövbe edenlere de çok merhametlidir.
Aynı kök: عزز (120 geçiş) · Ortak kavram: İzzet
"Rabbimiz! İçlerinden onlara bir peygamber gönder; onlara ayetlerini okusun, kitabı ve hikmeti öğretsin ve onları her kötülükten arındırsın.…
Aynı kök: عزز (120 geçiş) · Ortak kavram: İzzet
Ona "Allah'tan kork" denildiği zaman, gururu onu daha da günaha sürükler. Artık böylesinin hakkından cehennem gelir. O ne kötü yataktır!
Aynı kök: عزز (120 geçiş) · Ortak kavram: İzzet
Size apaçık deliller geldikten sonra, eğer yine de yan çizerseniz, bilin ki Allah, gerçekten mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Şüphesiz ki Rabbin güçlüdür, çok merhametlidir. dipnot 1
Ne ki senin rabbin, sınırsız rahmet sahibi olan O yüceler yücesidir.
Ve şüphesiz senin Rabbin çok acıyıp esirgeyen O yüceler yücesidir.
Kesinlikle Rabbin "HU"; El Aziyz'dir, Er Rahıym'dir.
Ve şüphesiz senin Rabbin, güçlü ve üstün olandır, esirgeyendir.
Şüphesiz Rabbin, işte O, mutlak galip ve engin merhamet sahibidir.
Ve kuşkusuz, Efendin, gerçekten, Üstündür; Merhametlidir.
- Bunda şüphesiz bir ders vardır, ama çoğu inanmamaktadır. Doğrusu Rabbin, güçlüdür, acıyandır.
Kuşkusuz senin Efendin Üstündür, Rahim'dir.
Kuşkusuz senin Rabbin Üstündür, Rahim'dir.
Ve şüphesiz ki, Rabbin çok güçlü ve çok merhametlidir.
Ve şüphesiz ki rabbın o öyle aziz öyle rahim
Kuşkusuz senin Rabb'in Mutlak Üstün Olan'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.
Kuşkusuz senin Rabbin Mutlak Üstün Olan'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.
Kuşkusuz senin Rabb'in Mutlak Üstün Olan'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.
Ve şüphesiz senin rabbin güçlü ve üstün olandır, esirgeyendir.
Senin Rabbin, muhakkak ki O, mutlak gaalibdir, çok esirgeyicidir.
Muhakkak ki Rabbın, elbette o; Aziz'dir, Rahim'dir.
(90-104) Cennet sakınanlar için yaklaştırıldı, cehennem azgınlara gösterildi / ibraz edildi ve nerede Allah’ın dışında taptıklarınız? Yardım edebiliyorlar mı veyahut yardım görüyorlar mı? diye onlara soruldu. Azgınlar ve iblisin ordularının hepsi ona / cehenneme, yüzüstü / yere kapaklanmış halde atılırlar. Orada çekişirlerken / hasımlaşırlarken derler ki, Allah'a yemin olsun biz kesinlikle a paçık bir sapıklık içindeydik, alemlerin rabbi ile sizleri / başka taptıklarımızı aynı seviyede tutuyorduk. Bizleri ancak siz suçlular saptırdınız, bize ne bir aracı / bir şefaatçi ve de candan bağlı biri yoktur, bize bir defa daha / bir kere daha verilse de inananlardan olsak. İşte bu kesinlikle ayettir onların çoğunluğu / ekserisi iman eden olmadı. Muhakkak ki senin Rabbin, O, saygıdeğerdir, esirgeyendir.
Şüphesiz senin Rabbin mutlak güç sahibi ve çok merhametli olandır.
Şüphesiz Rabbin, işte üstün O'dur, merhamet eden O'dur.
Şüphesiz senin Rabbin /Sahibin daima üstün ve ikramı bol olandır.
Senin Rabbin hem güçlü hem de ikram sahibidir.
Elbette Rabbin, çok güçlüdür, çok merhametlidir.
Şüphesiz Rabbin güçlüdür, merhametlidir.
Ve kuşkusuz senin Rabbindir o mutlak Aziz, mutlak Rahim.
Allah, your Creator, is indeed AL-Aziz and AL-Rahim.
your Lord alone is the Almighty, the Merciful.
And verily thy Lord is He, the Exalted in Might, Most Merciful.
Verily Your Lord is Immensely Mighty, Ever Compassionate.
Truly your Lord is the Almighty, the Most Merciful.
And verily, your Lord, He is truly the All-Mighty, the Most Merciful.
Indeed your Lord is the All-mighty, the All-merciful.
And of course your Lord, He is the All-Mighty (to crush and obliterate His enemies and), the Ever Merciful (to the supporters of true faith).
Surely thy Lord, He is the All-mighty, the All-compassionate.
Your Lord is the Almighty, Most Merciful.
and, verily, thy Lord He is mighty and merciful.
Your Lord is the Noble, the Compassionate.
Thy Lord is the mighty, the merciful.
Verily, in this is indeed a sign, yet most of them are not believers!
And surely your Lord, He is indeed The Ever-Mighty, The Ever-Merciful.
And lo, thy Lord! He is indeed the Mighty, the Merciful.
Verily your Lord is mighty and merciful.
But, verily, thy Sustainer - He alone - is almighty, a dispenser of grace!
And your Lord is certainly the Almighty, Most Merciful.
And your Lord is the Noble, the Merciful.
Your Lord is the Almighty, Most Merciful.
And indeed, your Lord - He is the Exalted in Might, the Merciful.
And thy Lord: He is the Exalted in Might, the Merciful.
And verily, your Lord! He is Almighty, Merciful. (He gives you sustenance for body and mind).
And surely your Lord is He (Who is) the Almighty (Al-Aziz), the Most Merciful (Ar-Raheem).
and indeed your Lord is the Mighty, the Merciful.
And your Lord is the Noble, the Merciful.