Şuarâ suresi

Şuarâ suresi, 130. ayet

Şuarâ suresi, 130. ayet. وَإِذَا بَطَشْتُم بَطَشْتُمْ جَبَّارِينَ

veiẕâ beṭaştüm beṭaştüm cebbârîn.

Diyanet İşleri

"Tutup yakaladığınız zaman zorbaca yakalarsınız."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Şuarâ 127–133 · surenin 130. ayeti / 227

Konu Hûd ve Âd kavmi Şuarâ 123–140 3

  1. Şuarâ 127

    "Buna karşılık sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ücretim ancak alemlerin Rabbi olan Allah'a aittir."

  2. Şuarâ 128

    "Siz her yüksek yere bir alamet bina yapıp boş şeylerle eğleniyor musunuz?"

  3. Şuarâ 129

    "İçlerinde ebedi yaşama ümidiyle sağlam yapılar mı ediniyorsunuz?"

  4. 130

    "Tutup yakaladığınız zaman zorbaca yakalarsınız."

  5. Şuarâ 131

    "Artık Allah'a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin."

  6. Şuarâ 132–133

    (132-134) "Bildiğiniz her şeyi size veren, size hayvanlar, oğullar, bahçeler ve pınarlar veren Allah'a karşı gelmekten sakının."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 128–135. ayetler için yazılmıştır.

128. “Siz her yüksek yere/yol başına” dağların arasındaki geçiş noktalarında “yüksek birer bina inşa edip boş işlerle mi uğraşıyorsunuz?” Siz, bu işi dininiz ve dünyanız açısından size birtakım faydalar sağlayacak herhangi bir maslahat olmaksızın, boşuna mı yapıyorsunuz?

129. “Ebedi kalacakmışsınız gibi sağlam kaleler/saraylar mi yapıyorsunuz?” Ebedi kalmak maksadıyla mı bu yapıları ediniyorsunuz? Oysa herhangi bir yaralmış için ebedi kalmanın yolu yoktur.

130. “Yakaladığınız zaman” insanları ele geçirdiğiniz vakit “zorbaca mı davranırsınız?” Öldürerek, vurup döverek ve mallarını alarak zorbalık mı edersiniz? Yüce Allah, onlara büyük bir güç vermişti. Bu büyük güçlerini Yüce Allah uğrunda kullanmaları gerekirdi. Fakat onlar şımardılar, büyüklük tasladılar ve: “Bizden daha güçlü kim vardır?” diyerek bu gücü Allah’a isyanı gerektiren hususlarda, boş şeylerde ve akılsızca tasarruflarda kullandılar. Bundan dolayı peygamberleri onlara bütün bunları yasaklayarak şöyle dedi:

131. “Artık Allah’tan korkun.” Şirk koşmayı ve azgınlık etmeyi terk edin. “Ve bana itaat edin.” Çünkü sizler benim, Allah’ın size gönderilmiş peygamberi olduğumu ve güvenilir bir nasihatçı olduğumu biliyorsunuz.

132. “Size bildiğiniz (türlü) nimetleri verenden korkup sakının.” O, sizlere kimsenin bilmezlikten gelemeyeceği ve inkâr da edemeyeceği pek büyük nimetler vermiştir.

133-134. “O, size” hem deve, inek ve koyun türünden “hem davarlar hem de” neslinizi çoğaltmak sûretiyle “çocuklar verdi.” Hem mallarınızı çoğalttı, hem çocuklarınızı, özellikle de daha güçlü olan erkek çocuklarınızı çoğaltmıştır.

135. Böylelikle peygamberleri onlara mazhar oldukları nimetleri hatırlattı. Daha sonra da Yüce Allah’ın azabının gelip çatacağını onlara hatırlatarak şunları söyledi: “Gerçekten ben, sizin için büyük bir günün azabından korkarım.” Eğer sizler bu küfür ve azgınlığınızı sürdürecek olursanız, gerçekten ben size olan şefkatimden ve sizin iyiliğinizi istediğimden ötürü üzerinize pek büyük bir azabın ineceğinden korkarım. Zira bu azap indiği takdirde geri çevrilemez.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

"Sizler öldürmek için saldırdığınız zaman zorbaca öldürüyorsunuz veya merhamet etmeden ve şefkat göstermeden zorbaca vuruyorsunuz."

Kelimeler

4 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَإِذَا ve iza ve zaman
  2. بَطَشْتُم betaştum yakaladığınız kök: بطش
  3. بَطَشْتُمْ betaştum yakalıyorsunuz kök: بطش
  4. جَبَّارِينَ cebbarine zorbalar gibi kök: جبر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: بطش (10 geçiş) · Aynı kök: جبر (10 geçiş)

    Musa, ikisinin de düşmanı olan adamı yakalamak isteyince adam, "Ey Musa! Dün birini öldürdüğün gibi, beni de öldürmek mi istiyorsun. Sen ancak…

  • Aynı kök: جبر (10 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Hûd

    İşte Ad kavmi! Rablerinin ayetlerini inkar ettiler. O'nun peygamberlerine karşı geldiler ve inatçı her zorbanın emrine uydular!

  • Aynı kök: بطش (10 geçiş)

    Onların yürüyecek ayakları mı var? Yahut tutacak elleri mi var? Veya görecek gözleri mi var, ya da işitecek kulakları mı var? De ki: "Haydi, çağırın…

  • Aynı kök: بطش (10 geçiş)

    Biz, onlardan daha çetinlerini de helak ettik. Öncekilerin örneği geçti!

  • Aynı kök: جبر (10 geçiş)

    Dediler ki: "Ey Musa! O (dediğin) topraklarda gayet güçlü, zorba bir millet var. Onlar oradan çıkmadıkça, biz oraya asla giremeyiz. Eğer oradan…

  • Aynı kök: جبر (10 geçiş)

    Peygamberler, Allah'tan yardım istediler ve her inatçı zorba hüsrana uğradı.

  • Aynı kıssa: Hz. Hûd

    Ad kavmine de kardeşleri Hud'u peygamber olarak gönderdik. Onlara, "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka hiçbir ilah yoktur.…

  • Aynı kıssa: Hz. Hûd

    Kavminin ileri gelenlerinden inkar edenler dediler ki: "Şüphesiz, biz seni akıl kıtlığı içinde görüyoruz. Biz senin mutlaka yalancılardan biri…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

76 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(İnsanları) yakaladığınız zaman zorbalar olarak yakalıyorsunuz.

Mustafa İslamoğlu

Elinize her (fırsat) geçirdiğinizde, hukuka tecavüz edip zorbalık (mı) yapacaksınız?

Muhammed Esed

Ve (başkalarının hukukuna) el uzattığınız zaman, hiçbir sınır tanımadan, hep böyle zorbalık mı yapacaksınız?

Ahmed Hulusi

"Gücünüze dayanarak hakları ortadan kaldırıp, ele geçirdiğinize sahip oluyorsunuz!"

Ali Bulaç

"Tutup yakaladığınız zaman da zorbalar gibi mi yakalıyorsunuz?"

Ali Özek ve heyeti

Yakaladığınız zaman, zorbalar gibi mi yakalıyorsunuz?

Ali Rıza Safa

"Yakaladığınız zaman da zorbalar gibi mi yakalıyorsunuz?"

Bayraktar Bayraklı

"Yakaladığınızda, zorbalar gibi yakalıyorsunuz."

Edip Yüksel

"Yakaladığınız vakit acımasız yakalıyorsunuz."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'Yakaladığınız vakit acımasız yakalıyorsunuz.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Hem tuttuğunuz vakit, merhametsiz zorbalar gibi tutuyorsunuz.

Elmalılı Hamdi Yazır

Hem tuttuğunuz vakıt merhametsiz, cebbarcasına tutuyorsunuz

Erhan Aktaş

"Elinize imkan geçtiği zaman, onu zorbaca kullanıyorsunuz."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Elinize imkan geçtiği zaman, onu zorbaca kullanıyorsunuz."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Elinize imkan geçtiği zaman, onu zorbaca kullanıyorsunuz."

Gültekin Onan

"Tutup yakaladığınız zaman da zorbalar gibi mi yakalıyorsunuz?"

Hasan Basri Çantay

"Tutub yakaladığınız vakit zorbalar gibi yakalar mısınız"?

İbni Kesir

Ve yakaladığınız zaman da zorbaca mı yakalarsınız?

Mehmet Alagaş

(123-140) Âd gönderilenleri / Resulleri yalanladı. Bir vakit kardeşleri Hud onlara sakınmaz mısınız? Muhakkak ki sizin için güvenilir bir Resulüm, Allah'tan sakının ve bana itaat edin , sizden herhangi bir ücret sormuyorum / sual etmiyorum , benim ücretim sadece alemlerin Rabbine aittir , her bir tepeye ayet / alamet / gösterge dikip abesle mi / boş şeyle rle mi uğraşıyorsunuz, böylelikle belki ebedilik kazanırız diye yapıtlarınızı mı ediniyorsunuz , yakaladığınız zaman zorbaca yakalıyorsunuz, Allah'tan sakının ve bana itaat edin , size bildiğiniz / malum şeyleri verenden sakının. Size nimetleri, oğulları, bahçeleri ve gözeleri verenden sakının, size olacak olan, çok büyük günün işkencesinden / azabından korkuyorum dedi. Dediler ki bizlere öğüt versen de / vaaz etsen de vaaz e tmesen de bizler için aynıdır / eşittir, bu sadece evvelkilerin yaratılmasıdır / onların yaradılış şeklidir, (evvelkiler için bahçeler, bağlar sular vardı bizim yaptıklarımızı biz ya ptık ve bizim yaptıklarımız farklı) biz azap edileceklerden değiliz dediler. Onu yalanladılar biz de onları helak ettik. Muhakkak ki bunda bir gösterge / bir ayet vardır ve onların çoğunluğu / ekserisi iman eden olmadı , muhakkak ki senin Rabbin, O, saygıdeğerdir, esirgeyendir.

Rowwad Tercüme Merkezi

"Yakaladığınız zaman da zorbaca mı davranırsınız?"

Süleyman Ateş

"(Bir kavmi) yakaladığınız zaman da zorbalar gibi yakalıyorsunuz."

Süleymaniye Vakfı

Birinin yakasına yapışınca da zorbalar gibi yapışıyorsunuz.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bir şeye yapışınca da zorbalar gibi yapışıyorsunuz.

Şaban Britch

Yakaladığınız zamanda zorbaca tutuyorsunuz.

Şaban Piriş

Yakaladığınız zaman da zorbaca tutuyorsunuz.

Yaşar Nuri Öztürk

"Yakaladığınız vakit zorbaca yakalıyorsunuz?"

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

"And when you strike, justly or unjustly, you strike at the root".

Abdul Haleem

Why do you act like tyrants whenever you attack someone?

Abdullah Yusuf Ali

"And when ye exert your strong hand, do ye do it like men of absolute power?

Abul A'la Maududi

and when you strike you strike like tyrants? dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, in order to meet the demands of your ever rising standards of life, you do not rest content with small living quarters but you build castles and fortresses, and yet being unsatisfied you erect lofty edifices unnecessarily just for ostentation. But as human beings you have become so depraved that there is no mercy in your hearts for the weak, no justice for the poor, and all people of lower social strata, living inside or around your land, are being oppressed tyrannically and none is safe from your barbarities.

Aisha Bewley

and when you attack, attack as tyrants do?

Al-Hilali & Khan

"And when you seize (somebody), seize you (him) as tyrants?

Ali Quli Qarai

and when you seize [someone for punishment], you seize [him] like tyrants.

Amatul Rahman Omar

`And when you lay hold (on anyone), you do it like tyrants.

Arthur John Arberry

When you assault, you assault like tyrants!

Bijan Moeinian

"And when you fight, you do not show any mercy. "

E. Henry Palmer

'And when ye assault ye assault like tyrants;

Edip-Layth

"If you attack, you strike ruthlessly?"

George Sale

And when ye exercise your power, do ye exercise it with cruelty and rigour?

Hamid S. Aziz

"And build you fine strong buildings that per chance (or possibly) you may be immortal?

Mahmoud Ghali

And when you assault, you assault as potentates.

Marmaduke Pickthall

And if ye seize by force, seize ye as tyrants?

Mohamed Ahmed - Samira

And whenever you apply force become tyrannical.

Muhammad Asad

And will you [always], whenever you lay hand [on others], lay hand [on them] cruelly, without any restraint?

Mustafa Khattab

and act so viciously when you attack ˹others˺?

Progressive Muslims

"And if you attack, you strike ruthlessly"

Rashad Khalifa

"And when you strike, you strike mercilessly.

Sahih International

And when you strike, you strike as tyrants.

Sam Gerrans

“And when you lay hold, lay you hold as tyrants?

Shabbir Ahmed

And you seize people cruelly, without any restraint. (Oppressing people into slavery to build these gorgeous buildings for you).

Syed Vickar Ahamed

"And when you play your strong hand (with force), do you act like cruel men with absolute power ?

Taqi Usmani

and when you seize (someone) you seize as tyrants?

The Monotheist Group

"Andif you attack, you strike ruthlessly?"

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 130. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 130. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 130. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩