Diyanet İşleri
"İçlerinde ebedi yaşama ümidiyle sağlam yapılar mı ediniyorsunuz?"
Şuarâ suresi
Şuarâ suresi, 129. ayet. وَتَتَّخِذُونَ مَصَانِعَ لَعَلَّكُمْ تَخْلُدُونَ
vetetteḫiẕûne meṣâni`a le`alleküm taḫlüdûn.
"İçlerinde ebedi yaşama ümidiyle sağlam yapılar mı ediniyorsunuz?"
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Hûd ve Âd kavmi Şuarâ 123–140 3
"Öyle ise Allah'a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin."
"Buna karşılık sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ücretim ancak alemlerin Rabbi olan Allah'a aittir."
"Siz her yüksek yere bir alamet bina yapıp boş şeylerle eğleniyor musunuz?"
"İçlerinde ebedi yaşama ümidiyle sağlam yapılar mı ediniyorsunuz?"
"Tutup yakaladığınız zaman zorbaca yakalarsınız."
"Artık Allah'a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin."
(132-134) "Bildiğiniz her şeyi size veren, size hayvanlar, oğullar, bahçeler ve pınarlar veren Allah'a karşı gelmekten sakının."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 128–135. ayetler için yazılmıştır.
128. “Siz her yüksek yere/yol başına” dağların arasındaki geçiş noktalarında “yüksek birer bina inşa edip boş işlerle mi uğraşıyorsunuz?” Siz, bu işi dininiz ve dünyanız açısından size birtakım faydalar sağlayacak herhangi bir maslahat olmaksızın, boşuna mı yapıyorsunuz?
129. “Ebedi kalacakmışsınız gibi sağlam kaleler/saraylar mi yapıyorsunuz?” Ebedi kalmak maksadıyla mı bu yapıları ediniyorsunuz? Oysa herhangi bir yaralmış için ebedi kalmanın yolu yoktur.
130. “Yakaladığınız zaman” insanları ele geçirdiğiniz vakit “zorbaca mı davranırsınız?” Öldürerek, vurup döverek ve mallarını alarak zorbalık mı edersiniz? Yüce Allah, onlara büyük bir güç vermişti. Bu büyük güçlerini Yüce Allah uğrunda kullanmaları gerekirdi. Fakat onlar şımardılar, büyüklük tasladılar ve: “Bizden daha güçlü kim vardır?” diyerek bu gücü Allah’a isyanı gerektiren hususlarda, boş şeylerde ve akılsızca tasarruflarda kullandılar. Bundan dolayı peygamberleri onlara bütün bunları yasaklayarak şöyle dedi:
131. “Artık Allah’tan korkun.” Şirk koşmayı ve azgınlık etmeyi terk edin. “Ve bana itaat edin.” Çünkü sizler benim, Allah’ın size gönderilmiş peygamberi olduğumu ve güvenilir bir nasihatçı olduğumu biliyorsunuz.
132. “Size bildiğiniz (türlü) nimetleri verenden korkup sakının.” O, sizlere kimsenin bilmezlikten gelemeyeceği ve inkâr da edemeyeceği pek büyük nimetler vermiştir.
133-134. “O, size” hem deve, inek ve koyun türünden “hem davarlar hem de” neslinizi çoğaltmak sûretiyle “çocuklar verdi.” Hem mallarınızı çoğalttı, hem çocuklarınızı, özellikle de daha güçlü olan erkek çocuklarınızı çoğaltmıştır.
135. Böylelikle peygamberleri onlara mazhar oldukları nimetleri hatırlattı. Daha sonra da Yüce Allah’ın azabının gelip çatacağını onlara hatırlatarak şunları söyledi: “Gerçekten ben, sizin için büyük bir günün azabından korkarım.” Eğer sizler bu küfür ve azgınlığınızı sürdürecek olursanız, gerçekten ben size olan şefkatimden ve sizin iyiliğinizi istediğimden ötürü üzerinize pek büyük bir azabın ineceğinden korkarım. Zira bu azap indiği takdirde geri çevrilemez.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
"Sanki bu dünyada ebedî kalıp buradan başka bir yere gitmeyecekmişsiniz gibi sağlam kaleler ve saraylar mı ediniyorsunuz?"
Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Ortak kavram: Ebedîlik (huld)
İman edip salih ameller işleyenlere, kendileri için; içinden ırmaklar akan cennetler olduğunu müjdele. Cennetlerin meyvelerinden kendilerine her…
Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Ortak kavram: Ebedîlik (huld)
İnkar edenler ve ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte bunlar cehennemliktir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.
Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Ortak kavram: Ebedîlik (huld)
Evet, kötülük işleyip suçu benliğini kaplamış (ve böylece şirke düşmüş) olan kimseler var ya, işte onlar cehennemliklerdir. Onlar orada ebedi…
Aynı kök: صنع (20 geçiş)
"Biz hıristiyanız" diyenlerden de sağlam söz almıştık. Ama onlar da akıllarından çıkarmamaları istenen şeylerden önemli bir kısmını unuttular. Bu…
Aynı kök: صنع (20 geçiş)
Bunları, din adamları ve bilginler günah söz söylemekten ve haram yemekten sakındırsalardı ya! Yapmakta oldukları şey ne kötüdür!
Aynı kök: صنع (20 geçiş)
Hor görülüp ezilmekte olan kavmi (İsrailoğullarını), toprağına bolluk ve bereket verdiğimiz yerin doğu ve batı taraflarına mirasçı kıldık. Rabbinin…
Aynı kıssa: Hz. Hûd
Ad kavmine de kardeşleri Hud'u peygamber olarak gönderdik. Onlara, "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka hiçbir ilah yoktur.…
Aynı kıssa: Hz. Hûd
Kavminin ileri gelenlerinden inkar edenler dediler ki: "Şüphesiz, biz seni akıl kıtlığı içinde görüyoruz. Biz senin mutlaka yalancılardan biri…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Sürekli kalacağınızı umarak sağlam yapılar yapıyorsunuz.
Görkemli binalar kondurarak sürekli yaşayacağınızı mı umuyorsunuz?
Ve sonsuza kadar yaşayacağınız kuruntusuyla, sapasağlam malikaneler mi edineceksiniz?
"Sonsuz yaşayacakmış gibi kale benzeri evler mi yaptırıyorsunuz?"
"Ölümsüz kılınmak umuduyla sanat yapıları mı ediniyorsunuz?"
Temelli kalacağınızı umarak sağlam yapılar mı ediniyorsunuz?
"Sonsuza dek kalacağınızı umut ederek, sağlam yapılar mı ediniyorsunuz?"
"Ebedi kalacağınız ümidiyle saraylar mı edineceksiniz?"
"Ebedi kalırsınız diye sağlam sanayiler/endüstriler mi kurarsınız?"
'Ebedi kalırsınız diye sağlam yapılar mı edinirsiniz?'
Ebedi kalacakmışsınız gibi bir takım sanayiler ediniyorsunuz.
Bir takım masnuat da ediniyorsunuz ki sanki muhalled kalacaksınız
"Hiç ölmeyeceğinizi sanarak sağlam yapılar ediniyorsunuz."
"Hiç ölmeyeceğinizi sanarak sağlam yapılar ediniyorsunuz."
"Hiç ölmeyeceğinizi sanarak sağlam yapılar ediniyorsunuz."
"Ölümsüz kılınmak umuduyla sanat yapıları mı ediniyorsunuz?"
"Ebedi kalacağınızı umarak yer altında su mahzenleri edinir misiniz"?
Temelli kalacağınızı umarak sağlam yapılar mı edinirsiniz?
(123-140) Âd gönderilenleri / Resulleri yalanladı. Bir vakit kardeşleri Hud onlara sakınmaz mısınız? Muhakkak ki sizin için güvenilir bir Resulüm, Allah'tan sakının ve bana itaat edin , sizden herhangi bir ücret sormuyorum / sual etmiyorum , benim ücretim sadece alemlerin Rabbine aittir , her bir tepeye ayet / alamet / gösterge dikip abesle mi / boş şeyle rle mi uğraşıyorsunuz, böylelikle belki ebedilik kazanırız diye yapıtlarınızı mı ediniyorsunuz , yakaladığınız zaman zorbaca yakalıyorsunuz, Allah'tan sakının ve bana itaat edin , size bildiğiniz / malum şeyleri verenden sakının. Size nimetleri, oğulları, bahçeleri ve gözeleri verenden sakının, size olacak olan, çok büyük günün işkencesinden / azabından korkuyorum dedi. Dediler ki bizlere öğüt versen de / vaaz etsen de vaaz e tmesen de bizler için aynıdır / eşittir, bu sadece evvelkilerin yaratılmasıdır / onların yaradılış şeklidir, (evvelkiler için bahçeler, bağlar sular vardı bizim yaptıklarımızı biz ya ptık ve bizim yaptıklarımız farklı) biz azap edileceklerden değiliz dediler. Onu yalanladılar biz de onları helak ettik. Muhakkak ki bunda bir gösterge / bir ayet vardır ve onların çoğunluğu / ekserisi iman eden olmadı , muhakkak ki senin Rabbin, O, saygıdeğerdir, esirgeyendir.
"Ve ebedi kalırsınız ümidi ile sapasağlam kaleler mi yapar durursunuz?"
"Belki ebedi yaşarsınız diye köşkler (ve müstahkem kaleler) ediniyorsunuz?"
Bir de sanki içlerinde sonsuza dek yaşayacakmış gibi sağlam yapılar ediniyorsunuz.
Belki ölümsüzleşirsiniz diye yapıların sağlam olmasını da ilke edinmişsiniz.
Ebedi kalacağınızı umarak sağlam yapılar mı yapıyorsunuz?
Ebedi kalacağınızı umarak sağlam yapılar mı yapıyorsunuz?
"Sanayi üreten yerler edinerek sonsuzlaşmak ümidine mi düşüyorsunuz?"
"And you take for yourselves palatial structures as though they will protect you and exempt you from paying nature's debt and help you live forever".
Do you build fortresses because you hope to be immortal?
"And do ye get for yourselves fine buildings in the hope of living therein (for ever)?
and erect huge palaces as though you will live for ever, dipnot 1
and construct great fortresses, hoping to live for ever,
"And do you get for yourselves palaces (fine buildings) as if you will live therein for ever.[1]
You set up structures as if you will be immortal,
`And you raise fortresses in the hope that you will abide till long.
and do you take to you castles, haply to dwell forever?
"You build huge palaces to live in as if you are immortal. "
and take to works that haply ye may be immortal?
"You take for yourselves strongholds, perhaps you will live forever?"
And do ye erect maginificent works, hoping that ye may continue in their possession for ever?
"Do you build on every height a monument of vain delight?
And do you take to yourselves castles (Or: huge buildings and tombs) that possibly you may abide eternally?
And seek ye out strongholds, that haply ye may last for ever?
Erect palaces (thinking) that you will live for ever,
and make for yourselves mighty castles, [hoping] that you might become immortal?
and construct castles, as if you are going to live forever,
"And you take for yourselves strongholds, perhaps you will live forever"
"You set up buildings as if you last forever.
And take for yourselves palaces and fortresses that you might abide eternally?
“And take you constructions, that you might abide eternally,
And make for yourselves mighty castles; will you thus become immortal?
And do you get for yourselves fine buildings with the hope of living in there (for ever)?
and take the objects of architecture as if you are going to live forever,
"Andyou take for yourselves strongholds, perhaps you will live forever?"