İbrâhîm suresi

İbrâhîm suresi, 15. ayet

İbrâhîm suresi, 15. ayet. وَٱسْتَفْتَحُوا۟ وَخَابَ كُلُّ جَبَّارٍ عَنِيدٍ

vestefteḥû veḫâbe küllü cebbârin `anîd.

Diyanet İşleri

Peygamberler, Allah'tan yardım istediler ve her inatçı zorba hüsrana uğradı.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

İbrâhîm 12–18 · surenin 15. ayeti / 52

Konu Geçmiş kavimler ve peygamberlerin yardım istemesi İbrâhîm 9–17 3

  1. İbrâhîm 12

    "Allah, bize yollarımızı dosdoğru göstermişken, biz ne diye O'na tevekkül etmeyelim? Bize yaptığınız eziyete elbette katlanacağız. Tevekkül edenler, yalnız Allah'a tevekkül etsinler."

  2. İbrâhîm 13

    İnkar edenler, peygamberlerine; "Andolsun, ya sizi yurdumuzdan çıkaracağız, ya da bizim dinimize dönersiniz" dediler. Rableri de onlara şöyle vahyetti: "Biz zalimleri mutlaka yok edeceğiz."

  3. İbrâhîm 14

    "Onlardan sonra sizi elbette o yere yerleştireceğiz. Bu, makamımdan korkan ve tehdidimden sakınan kimseler içindir."

  4. 15

    Peygamberler, Allah'tan yardım istediler ve her inatçı zorba hüsrana uğradı.

  5. İbrâhîm 16

    Hüsranın ardından da cehennem vardır. Orada kendisine irinli su içirilecektir.

  6. İbrâhîm 17

    Onu yudumlamaya çalışacak fakat boğazından geçiremeyecektir. Ona her yönden ölüm gelecek fakat ölmeyecek, arkasından da şiddetli bir azap gelecektir.

  7. İbrâhîm 18

    Rablerini inkar edenlerin durumu şudur: Onların işleri, fırtınalı bir günde rüzgarın şiddetle savurduğu küle benzer. (Dünyada) kazandıkları hiçbir şeyin (ahirette) yararını görmezler. İşte bu, derin sapıklıktır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

15. Kâfirler “hüküm istediler” yani Allah’ın ayırıcı hükmünü, dostları ile düşmanları arasında hüküm verip haklıyı haksızdan ayırt etmesini istediler ve istedikleri bu hüküm de onlara geldi. Yoksa Allah, Halîmdir, kendisine isyan edenleri cezalandırmakta acele etmez. “ve her inatçı zorba zarara uğradı.” Allah’a, hakka, Allah’ın kullarına karşı zorba tavır takınan, yeryüzünde büyüklük taslayan ve peygamberlere karşı inatlaşarak onlardan uzak kalan kimseler, dünyada da âhirette de hüsrana uğramışlardır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Resuller düşmanlarına karşı Rablerinden kendilerine yardım etmesini istediler. Kendisi için hakkın ortaya çıkmasıyla beraber hakka karşı her inat eden ve kibirlenen hüsrana uğradı.

Kelimeler

5 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَٱسْتَفْتَحُوا۟ vesteftehu fetih istediler kök: فتح
  2. وَخَابَ ve habe ve perişan oldu kök: خيب
  3. كُلُّ kullu her kök: كلل
  4. جَبَّارٍ cebbarin zorba kök: جبر
  5. عَنِيدٍۢ anidin inatçı kök: عند

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: خيب (5 geçiş)

    Bir de Allah bunu, inkar edenlerden bir kısmını helak etsin veya perişan etsin de umutsuz olarak dönüp gitsinler diye yaptı.

  • Aynı kök: خيب (5 geçiş)

    Musa, onlara şöyle dedi: "Yazıklar olsun size! Allah'a karşı yalan uydurmayın, yoksa sizi azap ile yok eder. Allah'a karşı yalan uyduran mutlaka…

  • Aynı kök: خيب (5 geçiş)

    Bütün yüzler; diri, yaratıklarına hakim ve onları koruyup gözeten Allah'a boyun eğmiştir. Zulüm yüklenen, mutlaka hüsrana uğramıştır.

  • Aynı kök: جبر (10 geçiş)

    Dediler ki: "Ey Musa! O (dediğin) topraklarda gayet güçlü, zorba bir millet var. Onlar oradan çıkmadıkça, biz oraya asla giremeyiz. Eğer oradan…

  • Aynı kök: جبر (10 geçiş)

    İşte Ad kavmi! Rablerinin ayetlerini inkar ettiler. O'nun peygamberlerine karşı geldiler ve inatçı her zorbanın emrine uydular!

  • Aynı kök: جبر (10 geçiş)

    (12-14) (Yahya, dünyaya gelip büyüyünce onu peygamber yaptık ve kendisine) "Ey Yahya, kitaba sımsıkı sarıl" dedik. Biz, ona daha çocuk iken hikmet ve…

  • Aynı kök: فتح (38 geçiş)

    Onlar iman edenlerle karşılaşınca, "İman ettik" derler. Birbirleriyle baş başa kaldıklarında da şöyle derler: "Rabbinizin huzurunda delil olarak…

  • Aynı kök: فتح (38 geçiş)

    Kendilerine ellerindekini (Tevrat'ı) tasdik eden bir kitap (Kur'an) gelince onu inkar ettiler. Oysa, daha önce (bu kitabı getirecek peygamber ile)…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

73 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Peygamberler) zafer istemişlerdi (Allah da vermişti). Her inatçı zorba kaybetmiş (olacak)tır. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu kalıpta Kur'an'da sadece bu ayette geçen [vesteftehû] "zafer istemek" fiili "peygamberler" için kullanılmışsa ayette "icabet ettim; kabul ettim, fetih verdim, amaçlarına ulaştılar" anlamında gizli bir fiilin bulunduğu kabul edilmelidir. Bu fiilin faili "azgın insanlar" da olabilir. Bu durumda söz konusu inkârcıların "kendileri peygamberlere karşı fetih istediler; ancak her inatçı zorba hüsrana uğramış oldu" anlamı söz konusu edilmiş olur.

Mustafa İslamoğlu

Ve (mü'minler) önlerinin açılmasını niyaz ettiler. İnatçı zorbaların tümü ise dünyada yıkılıp gittiler.

Muhammed Esed

Ve (elçiler) hakkın zafere ulaşması için (Allah'a) niyaz ettiler. Ve (böylece) hakkın o inatçı ve zorba düşmanlarının hepsi (sonunda) yok olup gittiler.

Ahmed Hulusi

(Rasuller) fetih istediler. . . (Nitekim) her inatçı zorba kaybetti.

Ali Bulaç

(Peygamberler) Fetih istediler, (sonunda) her zorba inatçı bozguna uğrayıp -yok oldu- gitti.

Ali Özek ve heyeti

(Peygamberler) fetih istediler (Allah da verdi). Her inatçı zorba da hüsrana uğradı.

Ali Rıza Safa

Utku istediler ve inatçı zorbaların tümü, acınacak durumlara düştüler.

Bayraktar Bayraklı

Peygamberler fetih istediler, Allah da verdi. Her inatçı zorba da hüsrana uğradı.

Edip Yüksel

Zafer istediler, böylece her inatçı zorba perişan oldu.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Zafer istediler, böylece her inatçı zorba perişan oldu.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O zaman peygamberler hem fütuhat istediler. hem de hüsrana uğradı her zorba inatçı.

Elmalılı Hamdi Yazır

Hem futuhat istediler, hem de haib oldu her cebbarı anid

Erhan Aktaş

Fetih dipnot 1 istediler. Bile bile haktan yüz çeviren zorbaların hepsi kaybetti.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Resuller, iman etmeyenler hakkında hüküm verilmesini istediler. Onlara üstün gelmeyi istediler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Fetih dipnot 1 istediler. Bile bile haktan yüz çeviren zorbaların hepsi kaybetti.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Resuller, inanmayanlar hakkında hüküm verilmesini istediler. Onlara üstün gelmeyi istediler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Fetih dipnot 1 istediler. Bile bile haktan yüz çeviren zorbaların hepsi kaybetti.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Rasuller, inanmayanlar hakkında hüküm verilmesini istediler. Onlara üstün gelmeyi istediler.

Gültekin Onan

(Peygamberler) Fetih istediler, (sonunda) her zorba inatçı bozguna uğrayıp -yok oldu- gitti.

Hasan Basri Çantay

(Peygamberler hep) fütuhaat istediler. (Buna kavuşdular. Hakka karşı alabildiğine) inad eden her zorba ise (nihayet) haaib (ve haasir) oldu,

İbni Kesir

Yardım istediler ve bütün inatçı zorbalar da hüsrana uğradılar.

Mehmet Alagaş

(5-18) Kesin olan şu ki, Musa’yı ayetlerimizle kavmini karanlıktan aydınlığa çıkar ve günlerimizi onlara hatırlat diye ayetlerimizle gönderdik. Bunda da sabreden ve teşekkür eden herkes için göstergeler / ayetler vardır. Musa kavmine dedi ki Allah’ın üzerinizde ki nimetini hatırlayın, sizi firavun ailesinden kurtardı, size kötülük uyguluyorlardı, oğullarınızı boğazlıyorlardı, k adınlarınızı sağ bırakıyorlardı , bunda Rabbinizden sizin için , çok büyük bir imtihan/ bir bela vardı , Rabbiniz şöyle ilan etti, eğer ki teşekkür ederseniz, size artırırım, (nimetleri) lakin yok sayar / örtbas ederseniz azabım kesinlikle şiddetlidir. Musa dedi ki eğer siz ve yeryüzündeki herkes , kafir olsanız dahi , Allah yine de en zengin olandır, övülmeye en layık olandır, size, sizden öncekilerin haberleri, Nuh Kavminin Âd ve Semud kavimlerinin ve onlardan sonrakilerin -ki onları en iyi Allah bilir, bildirimleri gelmedi mi? Onlara Resullerimiz açıklamalarla geldiler, onlarda ellerini ağızlarına götürerek dediler ki, sizle bize gönderileni, biz görmezden geliyoruz / yok sayıyoruz, bizim de o bizi davet ettiğiniz şeye karşı içimizde kuşkumuz var, şüphe duyuyoruz, Resulleri onlara dediler ki, Allah hakkında semaları ve yeri yaratan hakkında, kuşkunuz mu var? O sizi günahlarınızdan bağışlanmaya davet ediyor ve sizi belli bir süreye kadar öteliyor, dediler ki siz de bizim gibi birer beşersiniz , bizi, babalarımızın ibadet ediyor olduklarından uzaklaştırmak mı istiyorsunuz? Bize bir apaçık delil / ispat getirin, Resuller onlara dediler ki evet, biz de siz gibi birer beşeriz ve lakin Allah, kullarından istediğine bu nimeti / risalet görevi nimetini ihsan eder, bizim, Allah’ın izni dışında bir delil oluşturup getirmemiz mümkün değildir, müminlerin tevekkülü Allah’adır / vekaletleri Allah’ın elindedir. Biz de (müminler gibi) neden Allah’a tevekkül etmeyelim ki? O , kesinlikle bizi yolumuza yönlendirmiştir , biz yaptığınız eziyetlere sabredeceğiz , tevekkül edecek olanlar da Allah’ı vekil tayin etsinler , kafirler, resullerine dediler ki sizi yerimizden çıkaracağız yahut milleti mize / dinimize geri dönersiniz dediler , Rableri de onlara zalimleri helak edeceğiz , arza da onların artlarından sizi yerleştireceğiz şeklinde vahyetti, işte bu, makamımdan ve vadimden korkan iç indir. Fetih talep ettiler (Biz de Resullerimize fethi verdik) Her bir inat çı zorba / cebbar / cebir kullanan mahvoldu , onun arkasından da cehennem gelecek, irin suyundan içirilecekler , onu yudumladıklarında onu kolaylıkla yutamayacaklar, onlara her bir mekândan ölüm gelecek fakat o, ölü olamayacak, onun da arkasından çök kaba bir azap gelecek. Kafirlerin amellerinin Rabbindeki örneği / misali, fırtınalı bir günde rüzgârın savurduğu kül gibidir , kazandıkları şeylerin hiçbirine kudret edemeyecekler / güç yetiremeyecekler / ellerinden uçup gidecek, işte bu uzak bir sapmadır.

Rowwad Tercüme Merkezi

(Rasûller) Fetih istediler, (sonunda) her zorba inatçı, ümitsizce hüsrana uğradı.

Süleyman Ateş

(Elçiler, düşmanlarına karşı Allah'tan) fetih istediler ve her inatçı zorba perişan oldu.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Elçiler önlerinin açılmasını istediler. İnatçı zorbalardan her biri kaybetti.

Şaban Britch

(Rasûller) Fetih istediler ve her inatçı zorba hüsrana uğradı.

Şaban Piriş

Fetih istediler ve her inatçı zorba hüsrana uğradı.

Yaşar Nuri Öztürk

Ve Allah'tan fetih istediler. Ve her inatçı zorba perişan oldu.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

The Messengers prayed for victory and the infidels entertained expectation of triumph and suppression of their adversaries -the Muslims-, but the hopes of every transgressor who is self-willed and opinionated are doomed to disappointment.

Abdul Haleem

They asked God to decide, and every obstinate tyrant failed-

Abdullah Yusuf Ali

But they sought victory and decision (there and then), and frustration was the lot of every powerful obstinate transgressor.

Abul A'la Maududi

They sought Our judgement. And (thanks to that judgement) every obstinate tyrant opposed to the Truth was brought to naught. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    In order to grasp the real significance of these historical events, it should be kept in view that these are being related here as answers to those objections which the disbelievers of Makkah raised before the Prophet (peace be upon him). As the conditions there at the time of the revelation of this Surah were exactly like those of the peoples of the former Prophets, they have been cited here to warn the Quraish along with the other mushriks of Arabia of the consequences, as if to say: The former disbelievers challenged their Messengers and were destroyed and the believers were established in the land. Likewise your future also entirely depends on the attitude you adopt towards the message of your Prophet. If you accept this, you will be allowed to remain in the land of Arabia, and if you reject it you shall be utterly uprooted from here. The subsequent events proved that this prophecy was literally fulfilled within fifteen years after this, for there remained not a single mushrik in the whole of Arabia.

Aisha Bewley

They asked for Allah’s victory, and every obdurate tyrant failed.

Al-Hilali & Khan

And they (the Messengers) sought victory and help [from their Lord (Allâh)]; and every obstinate, arrogant dictator (who refuses to believe in the Oneness of Allâh) was brought to a complete loss and destruction.

Ali Quli Qarai

They prayed for victory [against the infidels], and every obdurate tyrant has failed,

Amatul Rahman Omar

They sought a judgment, (but when it came) every haughty person (and) enemy (of truth) met with no success (and was utterly disappointed).

Arthur John Arberry

They sought a judgment; then was disappointed every froward tyrant --

Bijan Moeinian

They challenged the Lord and received what they deserved. Every tyrant has to face his doom.

E. Henry Palmer

Then they asked for an issue; and disappointed was every rebel tyrant!

Edip-Layth

They sought victory, and every arrogant tyrant was then failed.

George Sale

And they asked assistance of God, and every rebellious perverse person failed of success.

Hamid S. Aziz

Then they sought to force a decision (to settle the matter in their favour); and disappointed was every rebel tyrant!

Mahmoud Ghali

And they (The Messengers) sought assistance (from Allah), and every stubborn potentate was disappointed.

Marmaduke Pickthall

And they sought help (from their Lord) and every froward potentate was bought to naught;

Mohamed Ahmed - Samira

Then (the apostles) asked of God's assistance, and every arrogant tyrant was frustrated:

Muhammad Asad

And they prayed [to God] that the truth be made to triumph. And [thus it is:] every arrogant enemy of the truth shall be undone [in the life to come],

Mustafa Khattab

And both sides called for judgment, so every stubborn tyrant was doomed.

Progressive Muslims

And they sought victory, and every arrogant tyrant was then made to lose.

Rashad Khalifa

They issued a challenge, and consequently, every stubborn tyrant ended up doomed.

Sahih International

And they requested victory from Allah, and disappointed, [therefore], was every obstinate tyrant.

Sam Gerrans

And they sought decision; and every obstinate tyrant failed:

Shabbir Ahmed

The Messengers earnestly sought help from their Lord, and every stubborn tyrant ended up frustrated.

Syed Vickar Ahamed

And they wanted to win and (wanted) the decision, and failure (and defeat) was the fate of every powerful (and) willful transgressor.

Taqi Usmani

They sought final decision (by demanding the divine scourge), and (thus) every obstinate tyrant failed.

The Monotheist Group

Andthey sought victory, and every arrogant tyrant was then made to lose.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — İbrâhîm suresi, 15. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — İbrâhîm suresi, 15. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — İbrâhîm suresi, 15. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩