Şûrâ suresi

Şûrâ suresi, 45. ayet

Şûrâ suresi, 45. ayet. وَتَرَىٰهُمْ يُعْرَضُونَ عَلَيْهَا خَٰشِعِينَ مِنَ ٱلذُّلِّ يَنظُرُونَ مِن طَرْفٍ خَفِىٍّ وَقَالَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ إِنَّ ٱلْخَٰسِرِينَ ٱلَّذِينَ خَسِرُوٓا۟ أَنفُسَهُمْ وَأَهْلِيهِمْ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ أَلَآ إِنَّ ٱلظَّٰلِمِينَ فِى عَذَابٍ مُّقِيمٍ

veterâhüm yü`raḍûne `aleyhâ ḫâşi`îne mine-ẕẕülli yenżurûne min ṭarfin ḫafiyy. veḳâle-lleẕîne âmenû inne-lḫâsirîne-lleẕîne ḫasirû enfüsehüm veehlîhim yevme-lḳiyâmeh. elâ inne-żżâlimîne fî `aẕâbim müḳîm.

Diyanet İşleri

Ateşe sunulurken onların zilletten başlarını öne eğmiş, göz ucuyla gizli gizli baktıklarını görürsün. İnananlar da, "İşte asıl ziyana uğrayanlar, kıyamet günü kendilerini ve ailelerini ziyana sokanlardır" diyecekler. İyi bilin ki zalimler, sürekli bir azap içindedirler.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Şûrâ 42–48 · surenin 45. ayeti / 53
  1. Şûrâ 42

    Ceza yolu ancak insanlara zulmedenler ve yeryüzünde haksız yere taşkınlık edenler içindir. İşte onlar için elem dolu bir azap vardır.

  2. Şûrâ 43

    Her kim de sabreder ve bağışlarsa, işte bu elbette azmedilecek işlerdendir.

  3. Şûrâ 44

    Allah, kimi saptırırsa artık bundan sonra onun hiçbir dostu yoktur. Azabı gördüklerinde zalimlerin, "Dünyaya dönmek için bir yol var mı?" dediklerini görürsün.

  4. 45

    Ateşe sunulurken onların zilletten başlarını öne eğmiş, göz ucuyla gizli gizli baktıklarını görürsün. İnananlar da, "İşte asıl ziyana uğrayanlar, kıyamet günü kendilerini ve ailelerini ziyana sokanlardır" diyecekler. İyi bilin ki zalimler, sürekli bir azap içindedirler.

  5. Şûrâ 46

    Onların Allah'tan başka kendilerine yardım edecek dostları da yoktur. Allah, kimi saptırırsa artık onun için hiçbir çıkar yol yoktur.

  6. Şûrâ 47

    Allah'tan, geri çevrilmesi imkansız olan bir gün gelmeden önce, Rabbinizin çağrısına uyun. O gün sizin için ne sığınacak bir yer vardır, ne de (günahlarınızı) inkar edebilirsiniz!

  7. Şûrâ 48

    Eğer yüz çevirirlerse (bilesin ki), biz seni onlara bekçi göndermedik. Sana düşen, sadece tebliğdir. Gerçekten biz insana katımızdan bir rahmet tattırdığımızda ona sevinir; ama elleriyle yaptıkları işler yüzünden onlara bir kötülük dokunursa, o zaman da insan pek nankördür.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

45. “Onların zilletten dolayı boyunlarını bükmüş” kalplerindeki duygular sebebi ile bedenleri zelil olmuş “ve (korkudan ateşe) göz ucuyla” Yani ateşe, heybetinden ve ondan korktukları için gizlice ve fark ettirmeden “bakar bir halde ateşe sokulduklarını görürsün.”

“İman edenler” insanların âkıbetleri açıkça belli olup da doğru söyleyen kimseler ile öyle olmayanlar birbirlerinden açıkça ayırt edildiklerinde “derler ki: Asıl” gerçek anlamda “hüsrana uğrayanlar, hem kendilerini hem de yakınlarını Kıyamet gününde hüsrana sürükleyenlerdir.” Çünkü bunlar, pek büyük mükâfatı ellerinden kaçırmışlar, can yakıcı cezaya maruz kalmışlar, kendileri ile yakınları birbirlerinden ayrı bırakılmışlardır ve bir daha da bir araya gelemeyeceklerdir.

“Haberiniz olsun ki” küfür ve masiyetlerle kendilerine zulmeden “zalimler, sürekli bir azap içindedirler.” Bu azabın ortasında olacaklardır. Hiçbir zaman içinden çıkmamak üzere o azabın içerisinde kalacaklardır. Asla bu azapları hafifletilmeyecek ve onlar orada kurtuluş ümitlerini de kaybetmiş olacaklardır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Resul!- Bu zalimler zelil ve rezil halde ateşe arz edildikleri zaman, ateşten aşırı korkularından dolayı başlarını öne eğmiş, göz ucuyla insanlara gizli gizli baktıklarını görürsün. Allah'a ve resullerine iman edenler ise şöyle diyeceklerdir: "İşte hakiki olarak ziyana uğrayanlar, kıyamet günü kendilerini ve ailelerini Allah'ın azabı sebebiyle ziyana sokanlardır." Kendi nefislerine küfür, günah ve isyanlarla zulmedenler hiç kesintiye uğramayan devamlı ve ebedî bir azap içerisindedirler.

Kelimeler

27 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَتَرَىٰهُمْ ve terahum yine onları görürsün kök: راي
  2. يُعْرَضُونَ yua'radune sunulurlarken kök: عرض
  3. عَلَيْهَا aleyha ona (ateşe)
  4. خَـٰشِعِينَ haşiiyne başlarını öne eğik kök: خشع
  5. مِنَ mine
  6. ٱلذُّلِّ z-zulli aşağılıktan kök: ذلل
  7. يَنظُرُونَ yenzurune bakarlar kök: نظر
  8. مِن min
  9. طَرْفٍ tarfin göz ucuyla kök: طرف
  10. خَفِىٍّۢ ۗ hafiyyin gizli gizli kök: خفي
  11. وَقَالَ ve kale ve demişlerdir kök: قول
  12. ٱلَّذِينَ ellezine
  13. ءَامَنُوٓا۟ amenu inananlar kök: امن
  14. إِنَّ inne şüphesiz
  15. ٱلْخَـٰسِرِينَ l-hasirine asıl ziyana uğrayanlar kök: خسر
  16. ٱلَّذِينَ ellezine
  17. خَسِرُوٓا۟ hasiru ziyan edenlerdir kök: خسر
  18. أَنفُسَهُمْ enfusehum kendilerini kök: نفس
  19. وَأَهْلِيهِمْ ve ehlihim ve ailelerini kök: اهل
  20. يَوْمَ yevme günü kök: يوم
  21. ٱلْقِيَـٰمَةِ ۗ l-kiyameti kıyamet kök: قوم
  22. أَلَآ ela bakın
  23. إِنَّ inne gerçekten
  24. ٱلظَّـٰلِمِينَ z-zalimine zalimler kök: ظلم
  25. فِى fi içindedirler
  26. عَذَابٍۢ azabin bir azab kök: عذب
  27. مُّقِيمٍۢ mukimin sürekli kök: قوم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: خشع (17 geçiş) · Aynı kök: ذلل (24 geçiş)

    (42-43) Baldırların açılacağı (işlerin zorlaşacağı) ve kafirlerin secdeye çağrılıp da gözleri düşmüş ve kendilerini zillet kaplamış bir halde buna…

  • Aynı kök: خشع (17 geçiş) · Aynı kök: ذلل (24 geçiş)

    (43-44) Dikili putlara akın akın gidercesine, gözleri inmiş, kendilerini zillet kaplamış bir halde mezarlarından süratle çıkacakları o günü hatırla!…

  • Aynı kök: خسر (65 geçiş) · Aynı kök: نظر (129 geçiş) · Ortak kavram: Hüsran

    Onlar ise ancak, ("Görelim bakalım!" diyerek) Kur'an'ın bildirdiği sonucu (te'vilini) bekliyorlar. Onun bildirdiği sonuç gelip çattığı gün, önceden…

  • Aynı kök: خسر (65 geçiş) · Aynı kök: اهل (127 geçiş) · Ortak kavram: Hüsran

    "Siz de Allah'tan başka dilediğiniz şeylere ibadet edin!" De ki: "Şüphesiz hüsrana uğrayanlar, kıyamet gününde kendilerini ve ailelerini hüsrana…

  • Aynı kök: خشع (17 geçiş) · Aynı kök: اهل (127 geçiş)

    Kitap ehlinden öyleleri var ki, Allah'a, size indirilene ve kendilerine indirilene, Allah'a derinden saygı duyarak inanırlar. Allah'ın ayetlerini az…

  • Aynı kök: ذلل (24 geçiş) · Aynı kök: اهل (127 geçiş)

    (Kraliçe Belkıs) şöyle dedi: "Krallar bir memlekete girdi mi, orayı harap ederler ve halkının ileri gelenlerini zelil hale getirirler. İşte onlar…

  • Aynı kök: خفي (34 geçiş) · Aynı kök: عرض (79 geçiş)

    O gün (hesap için Allah'a) arz olunursunuz. Hiçbir sırrınız gizli kalmaz.

  • Aynı kök: خفي (34 geçiş) · Aynı kök: اهل (127 geçiş)

    Ey kitap ehli! Artık size elçimiz (Muhammed) gelmiştir. O, kitabınızdan gizleyip durduğunuz gerçeklerden birçoğunu sizlere açıklıyor, birçoğunu da…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

75 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Ateşe sunulurlarken onların, alçaklıktan (başlarını öne) eğerek göz ucuyla gizli gizli baktıklarını göreceksin. İnananlar da "Şüphesiz ki kaybedenler, kıyamet günü kendilerine ve ailelerine (destekçilerine) yazık edenlerdir." diyeceklerdir. dipnot 1 Dikkat edin! Zalimler, ebedî bir azap içindedir.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesaj: Zümer 39:16.

Mustafa İslamoğlu

Yine sen onları, zilletten iki büklüm vaziyette, etrafı feri kaçmış gözlerle ve kaçamak bakışlarla süzerek (ateşe) atılırlarken bir izlemelisin! Zaten iman edenler de: "Kıyamet Günü kaybedenler, hem kendilerini hem de takipçilerini mahvedenlerdir" demişlerdi. Bakın, işte bu zalimler kalıcı bir azaba mahkum olacaklar;

Muhammed Esed

Ve sen onları, zavallı şekilde boyunlarını bükerek (çevrelerine) göz ucuyla bakarken o (akibet)e atladıklarını göreceksin; o zaman iman edenler, "(Bu) Kıyamet Günü hüsrana uğrayanlar, kendilerini ve arkalarından gidenleri mahvedenlerdir!" diyecekler. Gerçek şu ki zalimler, ebedi azaba mahkum olacaklar,

Ahmed Hulusi

Onları, zilletten huşu etmişler (baş eğip pusmuşlar), gizli bakışla bakıyor oldukları halde ona (ateşe) arz olunurlarken görürsün. . . İman edenler dedi ki: "Asıl hüsrana uğrayanlar şunlardır; kıyamet sürecinde nefslerini ve yakınlarını hüsrana uğratmışlardır! Dikkat edin! Muhakkak ki zalimler yerleşmiş bir azap içindedirler. "

Ali Bulaç

Onları görürsün; zilletten başları önlerine düşmüş bir halde, ona (ateşe) sunulurlarken göz ucuyla sezdirmeden bakarlar. İman edenler de: "Gerçekten hüsrana uğrayanlar, kıyamet günü hem kendi nefislerini, hem yakın akraba (veya yandaş)larını da hüsrana uğratmışlardır" dediler. Haberiniz olsun; gerçekten zalimler, kalıcı bir azab içindedirler.

Ali Özek ve heyeti

Ateşe arz olunurlarken onların, zilletten başlarını öne eğerek göz ucuyla gizli gizli baktıklarını göreceksin. İnananlar da: İşte asıl ziyana uğrayanlar, kıyamet günü kendilerini ve ailelerini ziyana sokanlardır, diyecekler. Kesinlikle biliniz ki, zalimler, sürekli bir azap içindedirler.

Ali Rıza Safa

Onların, aşağılanmış biçimde başlarını eğerek göz ucuyla baktıkları sırada, ateşe salındıklarını da göreceksin. İnananlar ise şöyle derler: "Gerçekten yitime uğrayanlar, Yeniden Yaratılış Günü'nde, hem kendilerini hem de ailelerini yitime uğratanlardır!" Kuşkusuz, haksızlık yapanlar, kalıcı bir ceza içindedirler.

Bayraktar Bayraklı

Ateşe atıldıklarında onların, zilletten başlarını öne eğerek göz ucuyla gizli gizli baktıklarını göreceksin. İnananlar şöyle derler: "İşte asıl ziyana uğrayanlar, kıyamet günü kendilerini ve ailelerini ziyana sokanlar bunlardır."Biliniz ki, zalimler kesinlikle süreli bir azap içerisindedirler!

Edip Yüksel

Aşağılanmış ve başları eğilmiş olarak ateşe sunulurlarken göz ucuyla çevrelerine bakındıklarını görürsün. Gerçeği onaylayanlar, "Gerçek kaybedenler, Diriliş Gününde kendilerini ve ailelerini kaybedenlerdir. Zalimler sürekli bir azaba mahkûm olmuştur" derler.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Aşağılanmış ve başları eğilmiş olarak ateşe sunulurlarken göz ucuyla çevrelerine bakındıklarını görürsün. İnananlar, 'Gerçek kaybedenler, Diriliş Gününde kendilerini ve ailelerini kaybedenlerdir. Zalimler sürekli bir azaba mahkum olmuştur,' derler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Sen onları, o ateşe sunulurlarken aşağılanmadan dolayı boyunlarını bükerek göz altından bakarlarken göreceksin! iman etmiş olanlar da şöyle derler: "Gerçek zarara uğrayanlar Kıyamet günü hem kendilerine hem ailelerine yazık etmiş kimselerdir." Bakın zalimler gerçekten sürekli bir azap içindedirler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve göreceksin onları o ateşe arz olunurlarken, zilletten boyunlarını bükerek göz altından bakarlarken, iyman etmiş olanlar da şöyle demekte: gerçek husrana düşenler Kıyamet günü kendilerine ve ailelerine hasar eden kimselermiş! Bakın zalimler hakıkaten mukım bir azab içindedirler

Erhan Aktaş

Onları, aşağılanmalarından dolayı başları öne eğilmiş, göz ucuyla çevrelerine bakarlarken ona dipnot 1 sunulduklarını göreceksin. İman edenler: "Zarara uğrayanlar, kendilerini ve taraftarlarını kiyamet günü zarara uğratmış olan kimselerdir." dediler. İyi bilin ki zalimler kalıcı bir azabın içindedirler.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ateşe.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onları, aşağılanmalarından dolayı başları öne eğilmiş, göz ucuyla çevrelerine bakarlarken ona dipnot 1 sunulduklarını göreceksin. İman edenler: "Zarara uğrayanlar, kendilerini ve taraftarlarını Kıyamet Günü zarara uğratmış olan kimselerdir." dediler. İyi bilin ki zalimler kalıcı bir azabın içindedirler.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ateşe.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onları, aşağılanmalarından dolayı başları öne eğilmiş, göz ucuyla çevrelerine bakarlarken ona dipnot 1 sunulduklarını göreceksin. İman edenler: "Zarara uğrayanlar, kendilerini ve taraftarlarını Kıyamet Günü zarara uğratmış olan kimselerdir." dediler. İyi bilin ki zalimler kalıcı bir azabın içindedirler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ateşe.

Gültekin Onan

Onları görürsün; zilletten başları önlerine düşmüş bir halde, ona (ateşe) sunulurlarken göz ucuyla sezdirmeden bakarlar. İnananlar da: "Gerçekten hüsrana uğrayanlar, kıyamet günü hem kendi nefslerini, hem de ehlini (yakınlarını) hüsrana uğratmışlardır" dediler. Haberiniz olsun; gerçekten zalimler kalıcı bir azab içindedirler.

Hasan Basri Çantay

Onların (ateşe) arz olunurlarken, zilletden boyunlarını büke büke göz ucuyle (nasıl) bakacaklarını göreceksin. iman etmiş olanlar (şöyle) demiş (ler) dir (diyeceklerdir): "Gerçek hüsrana düşenler, kıyamet günü kendilerini de tarafdarlarını da hüsrana uğratanlardır". Gözünüzü açın ki zaalimler muhakkak sürekli bir azab içindedirler.

İbni Kesir

Ve onları ateşe sunulurken zilletten başları öne eğilmiş, göz ucuyla gizli gizli çevreye bakarken göreceksin. İman etmiş olanlar da derler ki: Hüsranda olanlar; kıyamet günü kendilerini de, ailelerini de hüsranda bırakanlardır. İyi bilin ki; zalimler muhakkak sürekli bir azab içindedirler.

Mehmet Alagaş

(40-47) Kötülüğün karşılığı bir benzeri / aynısı / misli bir kötülüktür. Kim affeder ve ıslah ederse onun ücreti / ecri Allah’a aittir, muhakkak ki O zalimleri sevmez , kim zulüm sonrası kendini savunursa aleyhine / üzerine bir yol yoktur , y ol ancak insanlara zulmedenler ve arzda haksız yere saldırarak ilerleyenleredir, işte onlara acıtıcı bir azap vardır. Her kim sabreder ve bağışlarsa ki işte bu, çok büyü bir iştir / azim bir iştir. Allah kimi şaşırtırsa bundan sonra onun bir dostu yoktur, Zalimlerin azabı gördüklerini göreceksin , geri dönmeye bir yol var mı? diyorlar , oraya (cehenneme) sunulduklarını görürsün, zilletten dolayı başları eğiktir, gizli ve göz ucuyla bakıyorlar, iman edenler de diyecekler ki kıyamet günü hasara uğrayanlar, kendileri ve yakın çevreleri hasara uğratan kişilerdir. Dikkat edin! Muhakkak zalimler kalıcı durulan / muqim bir azap içindedirler. Onlar için dost yoktur , onlara Allah’tan gayrı yardım edecek te yoktu r, Allah kimi saptırırsa, ona gidecek bir yol / çıkar yol yoktur . Rabbinize Allah’tan geri dönmenin mümkün olmadığı gün gelmeden önce cevap veriniz / icabet ediniz, O gün size sığınacak bir yer ve inkâr etme imkânı olmayacaktır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Ateşe arz olunurlarken onların, zilletten başlarını öne eğerek göz ucuyla gizli gizli baktıklarını göreceksin. İman edenler şöyle der: "Hüsrana uğrayanlar, kıyamet günü hem kendilerini, hem de ailelerini hüsrana uğratmışlardır." Şunu iyi bilin ki, zalimler kalıcı bir azap içindedirler.

Süleyman Ateş

Yine onları görürsün: Aşağılıktan başlarını öne eğmiş vaziyette ateşe sunulurlarken göz ucuyla gizli gizli bakarlar. İnananlar da: "İşte asıl ziyana uğrayanlar, kıyamet günü hem kendilerini, hem ailelerini ziyan edenlerdir. Bakın, gerçekten zalimler sürekli bir azab içindedirler" demişlerdir.

Süleymaniye Vakfı

Onları, ateşin karşısına konulmuş, itibarsızlıktan boyunları bükük ve göz ucuyla bakarken göreceksin dipnot 1 . (Bunları gören) Müminler şöyle diyeceklerdir: "Gerçekten hüsrana uğrayanlar mezardan kalkış günü kendini ve ailesini hüsrana uğratanlarmış dipnot 2 !" Bilin ki yanlışlara dalmış o kimseler, kalıcı bir azap içindedirler dipnot 3 .

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onların, ateşin karşısına, itibarsızlıktan dolayı boyunlarını bükmüş halde çıkarıldıklarını göreceksin. Göz ucuyla bakınacaklar, inanıp güvenenler ise şöyle diyeceklerdir: "Demek ki asıl kaybedenler, (mezardan) kalkış günü kendini ve ailesini kaybedenlermiş." Bilin ki yanlışlar içindeki o kimseler, kalıcı bir azap içinde olacaklardır.

Şaban Britch

Ateşe arz olunurlarken onların, zilletten başlarını öne eğerek göz ucuyla gizli gizli baktıklarını göreceksin. İman edenler şöyle der: Hüsrana uğrayanlar, kıyamet günü hem kendilerini, hem de ailelerini hüsrana uğratmışlardır. Şunu iyi bilin ki, zalimler kalıcı bir azap içindedirler.

Şaban Piriş

Onların ateşe sunulurken alçaltılmanın korkusu ile, gizlice göz ucuyla baktıklarını görürsün. İman edenler şöyle der: -Hüsrana uğrayanlar, kıyamet günü hem kendilerini, hem de ailelerini hüsrana uğratmışlardır, Şunu iyi bilin ki zalimler kalıcı bir azap içindedirler.

Yaşar Nuri Öztürk

Ve göreceksin onları, zilletten ezilip büzülmüş halde ürkek bakışlarla bakarken, ateşe salınırlar. İnananlar şöyle derler: "Gerçek hüsrana uğrayanlar, kıyamet günü hem kendilerini hem de ailelerini perişan edenlerdir. Dikkat edin, zalimler, sürüp gidecek bir azabın içindedir."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And you shall see them exposed thereto -the Fire- and back they recoil with abhorrence from it, mortified with fear and humiliation, glancing with stealthy eyes and catching a glimpse of it. And there shall say those whose hearts reflect the image of religious and spiritual virtues: "losers indeed are those who lost themselves in vanity, and their crimes lost them mercy and lost them their families on the Day of Resurrection. Indeed the wrongful of actions have brought on themselves eternal suffering".

Abdul Haleem

You will see them exposed to the Fire, abject in humiliation, glancing furtively, while those who believed exclaim, ‘The losers are the ones who have lost themselves and their people on the Day of Resurrection.’ Truly the evildoers will remain in lasting torment;

Abdullah Yusuf Ali

And thou wilt see them brought forward to the (Penalty), in a humble frame of mind because of (their) disgrace, (and) looking with a stealthy glance. And the Believers will say: "Those are indeed in loss, who have given to perdition their own selves and those belonging to them on the Day of Judgment. Behold! Truly the Wrong-doers are in a lasting Penalty!"

Abul A'la Maududi

You shall see them, as they are brought face to face with the chastisement, in a state of abject humiliation, looking with a furtive glance. dipnot 1 But the believers will say: "Surely the true losers are they who lose themselves and their kindred on the Day of Resurrection." Lo, the wrong-doers will be in an enduring torment.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    By nature man is such that when a dreadful scene comes before him and he knows that soon he is going to fall a prey to it, he closes his eyes forthwith in fear. Then, when he cannot hold himself any longer, he tries to see what kind of the calamity it is and how far away it is from him. But he does not find the courage to lift up his head and have a full view of it. Therefore, he opens his eyes a little again and again and sees it from the corner of the eye, and then again closes his eyes from fear. The same state of those who will be driven to Hell has been depicted here.

Aisha Bewley

You will see them as they are exposed to it, abject in their abasement, glancing around them furtively. Those who have iman will say, ‘Truly the losers are those who lose themselves and their families on the Day of Rising.’ The wrongdoers are in an everlasting punishment.

Al-Hilali & Khan

And you will see them brought forward to it (Hell) made humble by disgrace,[1] (and) looking with stealthy glance. And those who believe will say: "Verily, the losers are they who lose themselves and their families on the Day of Resurrection. Verily, the Zâlimûn [i.e. Al-Kâfirûn (disbelievers in Allâh, in His Oneness and in His Messenger صلى الله عليه و سلم, polytheists, wrong-doers)] will be in a lasting torment. (Tafsir At-Tabari).

Ali Quli Qarai

You will see them being exposed to it, humbled by abasement, looking askance secretly. And the faithful will say, ‘Indeed the losers are those who have ruined themselves and their families on the Day of Resurrection. Look! The wrongdoers are indeed in lasting punishment.

Amatul Rahman Omar

And you shall see them being presented to it (the agony) humiliating themselves because of disgrace, looking with a furtive glance. And those who believe will say, `As a matter of fact, the losers are those who have lost themselves and their families on the Day of Resurrection.' Beware! the wrongdoers will be, infact, suffering from constant agony.

Arthur John Arberry

And thou shalt see them, as they are exposed to it, abject in humbleness, looking with furtive glance; and the believers shall say, 'Surely the losers are they who lose themselves and their families on the Day of Resurrection; surely the evildoers are in lasting chastisement.

Bijan Moeinian

You will see how humiliated they are when they encounter the hell. They look at Hell while trying to avoid looking at it. The believers then will have the last word saying: "The real failure is to loose one’s soul and folks on the Day of Judgment. Indeed the losers will suffer an everlasting torture."

E. Henry Palmer

and thou mayest see them exposed to it, humbled with abasement, looking with a stealthy glance. And those who believe shall say, 'Verily the losers are they who have lost themselves and their family's too upon the resurrection day!' Ay, verily, the unjust are in lasting torment!

Edip-Layth

You will see them being displayed to it, in fearful humiliation, and looking, while trying to avoid looking. Those who acknowledged will say, "The losers are those who lost themselves and their families on the day of resurrection. The transgressors will be in a lasting retribution."

George Sale

And thou shalt see them exposed unto hell fire; dejected, because of the ignominy they shall undergo: They shall look at the fire sideways, and by stealth; and the true believers shall say, verily the losers are they who have lost their own souls, and their families, on the day of resurrection: Shall not the ungodly continue in eternal torment?

Hamid S. Aziz

And you shall see them brought before it (the Fire) humbled by disgrace, looking with veiled eyes (or furtively). And those who believe shall say, "Surely the true losers are they who have lost themselves and their followers on the Day of Resurrection. Now surely the iniquitous shall remain in lasting torment."

Mahmoud Ghali

And you will see them set before (the Fire), submissive in humbleness, looking with the furtive (Literally: concealed) glance. And the ones who have believed will say, "Surely the losers are they who lose their (own) selves and their own families on the Day of the Resurrection. Verily the unjust are surely in perpetual torment."

Marmaduke Pickthall

And thou wilt see them exposed to (the Fire), made humble by disgrace, and looking with veiled eyes. And those who believe will say: Lo! the (eternal) losers are they who lose themselves and their housefolk on the Day of Resurrection. Lo! are not the wrong-doers in perpetual torment?

Mohamed Ahmed - Samira

You should see them brought before the Fire, abject in disgrace, looking stealthily. And those who believe will say: "They who forfeit their souls and families on the Day of Resurrection will really be losers." Is it not that sinners will suffer a lasting torment?

Muhammad Asad

And thou wilt see them exposed to that [doom], humbling themselves in abasement, looking [around] with a furtive glance - the while those who had attained to faith will say, "Verily, lost on [this] Day of Resurrection are they who have squandered their own and their followers’ selves!" Oh, verily, the evildoers will fall into long-lasting suffering,

Mustafa Khattab

And you will see them exposed to the Fire, fully humbled out of disgrace, stealing glances ˹at it˺. And the believers will say, "The ˹true˺ losers are those who have lost themselves and their families on Judgment Day." The wrongdoers will certainly be in everlasting torment.

Progressive Muslims

And you will see them being displayed to it, in fearful humiliation, and looking, while trying to avoid looking. And those who believed will Say: "The losers are those who lost their souls and their families on the Day of Resurrection. The transgressors will be in a lasting retribution."

Rashad Khalifa

You will see them facing it, humiliated and debased, and looking, yet trying to avoid looking. Those who believed will proclaim: "The real losers are those who lost their souls and their families on the Day of Resurrection. The transgressors have deserved an everlasting retribution."

Sahih International

And you will see them being exposed to the Fire, humbled from humiliation, looking from [behind] a covert glance. And those who had believed will say, "Indeed, the [true] losers are the ones who lost themselves and their families on the Day of Resurrection. Unquestionably, the wrongdoers are in an enduring punishment."

Sam Gerrans

And thou wilt see them being exposed to it, humble from weakness, looking on with a furtive glance; and those who heed warning will say: “The losers are those who lose themselves and their families on the Day of Resurrection”; in truth, the wrongdoers are in lasting punishment.

Shabbir Ahmed

And you will see them facing it, humiliated, looking and yet not looking. And those who believe will say, "Verily, lost on this Day of Resurrection are those who had wasted their own 'Self' and their families." Oh, verily, the wrongdoers will fall into lasting suffering.

Syed Vickar Ahamed

And you will see them being brought up for the (penalty) in a humble frame of mind because of (their) disgrace, (and) looking with a unsteady glance. And the believers will say: Verily, those (wrongdoers) are indeed in loss, (those) who have given to ruin themselves and those belonging to them on the Day of Judgment. Truly, the wrongdoers are in a lasting penalty!

Taqi Usmani

And you will see them that they will be presented to it (the Fire), downcast because of humiliation, looking with stealthy glance. And those who believe will say, "The real losers are those who have lost their own selves and their families on the Day of Judgment." Be aware that the wrongdoers are in lasting punishment.

The Monotheist Group

And you will see them being displayed to it, in fearful humiliation, and looking, while trying to avoid looking. And those who believed will say: "The losers are those who lost their souls and their families on the Day of Resurrection. The transgressors will be in a lasting retribution."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Şûrâ suresi, 45. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Şûrâ suresi, 45. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Şûrâ suresi, 45. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩