Tâhâ suresi

Tâhâ suresi, 11. ayet

Tâhâ suresi, 11. ayet. فَلَمَّآ أَتَىٰهَا نُودِىَ يَٰمُوسَىٰٓ

felemmâ etâhâ nûdiye yâ mûsâ.

Diyanet İşleri

Ateşin yanına varınca, ona şöyle seslenildi: "Ey Musa!"

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Tâhâ 8–14 · surenin 11. ayeti / 135

Konu Mûsâ'nın çağrılışı ve Firavun'a gönderilişi Tâhâ 9–48 3

  1. Tâhâ 8

    Allah, kendisinden başka hiçbir ilah bulunmayandır. En güzel isimler O'nundur.

  2. Tâhâ 9

    Musa'nın haberi sana ulaştı mı?

  3. Tâhâ 10

    Hani bir ateş görmüştü de ailesine, "Siz burada kalın, ben bir ateş gördüm (oraya gidiyorum). Umarım ondan size bir kor ateş getiririm, yahut ateşin başında, yol gösterecek birini bulurum" demişti.

  4. 11

    Ateşin yanına varınca, ona şöyle seslenildi: "Ey Musa!"

  5. Tâhâ 12

    "Şüphe yok ki, ben senin Rabbinim. Hemen ayakkabılarını çıkar. Çünkü sen mukaddes vadi Tuva'dasın."

  6. Tâhâ 13

    "Ben seni (peygamber olarak) seçtim. Şimdi vahyolunacak şeyleri dinle."

  7. Tâhâ 14

    "Şüphe yok ki ben Allah'ım. Benden başka hiçbir ilah yoktur. O halde bana ibadet et ve beni anmak için namaz kıl."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

11. Uzaktan gördüğü “o ateşin yanına vardığında” bu gerçekte bir nur idi ki o, hem yakıcı bir ateş, hem de aydınlatıcı idi. Buna da Peygamber’in şu buyruğu delildir: “O’nun hicabı nurdur -veya nâr/ateştir-. Eğer bu hicabı açacak olursa yüzünün parıltıları, gözünün ulaştığı her şeyi (görmediği hiçbir varlık olmadığından bütün varlıkları) yakardı.” Mûsâ, o ateşin yanına ulaşınca oradan kendisine nidâ olundu. Yani şu buyrukta belirtildiği gibi Yüce Allah, ona seslendi: “Biz, ona Tûr’un sağ tarafından seslendik ve gizli bir şekilde konuşmak üzere onu kendimize yaklaştırdık.” (Meryem, 19/52)

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ateşin yanına gelince Allah -Subhanehu ve Teâlâ- ona: "Ey Musa!" diye seslendi.

Kelimeler

4 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَلَمَّآ felemma ne zaman ki
  2. أَتَىٰهَا etaha o(ateşin yanı)na gelince kök: اتي
  3. نُودِىَ nudiye kendisine seslenildi kök: ندو
  4. يَـٰمُوسَىٰٓ ya musa Musa

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: ندو (53 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    (32-33) "Ey kavmim! Gerçekten sizin için, o bağrışıp çağrışma gününden, arkanıza dönüp kaçmaya çalışacağınız günden korkuyorum. (O gün) sizi,…

  • Aynı kök: ندو (53 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    Hani, Rabbi ona mukaddes Tuva vadisinde şöyle seslenmişti:

  • Aynı kök: ندو (53 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    Hemen (adamlarını) topladı ve onlara seslendi:

  • Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    Hani, sizi azabın en kötüsüne uğratan, kadınlarınızı sağ bırakıp, oğullarınızı boğazlayan Firavun ailesinden kurtarmıştık. Bunda, size Rabbinizden…

  • Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    Hani, sizin için denizi yarmış, sizi kurtarmış, gözlerinizin önünde Firavun ailesini suda boğmuştuk.

  • Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    Hani, biz Musa ile kırk gece için sözleşmiştik. Sizler ise onun ardından (kendinize) zulmederek bir buzağıyı tanrı edinmiştiniz.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

76 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Keşfet — bu ayetin medyası

Gerçek belgeler2

Gerçek fotoğraf2
  • Sînâ çölü — ay yüzeyini andıran manzara

    Gerçek fotoğraf

    Sînâ çölü — ay yüzeyini andıran manzara

    Günümüz Sînâ coğrafyasının fotoğrafıdır. Mûsâ'nın yaşadığı dönemin görüntüsü değildir ve AI canlandırmasıyla karıştırılmamalıdır.

    Ayet: Tâhâ 9-12 · Naziât 15-16

    Kaynak
    Wikimedia Commons
    Yazar
    Vyacheslav Argenberg
    Tarih
    2007-06-09 12:39:43
    Lisans
    CC BY

    Vyacheslav Argenberg · Own work · CC BY 4.0

    Kaynağı görüntüle

  • Sînâ dağları arasındaki kanyon

    Gerçek fotoğraf

    Sînâ dağları arasındaki kanyon

    Günümüz Sînâ coğrafyasının fotoğrafıdır; tarihsel sahne değildir.

    Ayet: Tâhâ 9-12

    Kaynak
    Wikimedia Commons
    Yazar
    Vyacheslav Argenberg
    Tarih
    2007-06-09 14:21:00
    Lisans
    CC BY

    Vyacheslav Argenberg · Own work · CC BY 4.0

    Kaynağı görüntüle

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Oraya ulaştığında (tarafımızdan) kendisine şöyle seslenilmişti:

Mustafa İslamoğlu

Fakat ateşe yaklaşınca ona (gaipten) "Ey Musa!" diye seslenildi;

Muhammed Esed

Fakat ateşe yaklaşınca bir ses ona "Ey Musa!" diye seslendi,

Ahmed Hulusi

Ona (ateşe) yaklaştığında: "Ya Musa" diye sesleniş algıladı.

Ali Bulaç

Nitekim ona gidince, kendisine seslenildi: "Ey Musa."

Ali Özek ve heyeti

Oraya vardığında kendisine (tarafımızdan): Ey Musa! diye seslenildi:

Ali Rıza Safa

Oraya geldiğinde, seslenildi: "Ey Musa!"

Bayraktar Bayraklı

Musa ateşin yanına gelince, "Ey Musa!" diye seslenildi.

Edip Yüksel

Oraya varınca, "Ey Musa!" diye seslenildi.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Oraya varınca, 'Ey Musa!,' diye seslenildi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ona vardığı zaman, kendisine şöyle seslenildi: "Ey Musa!

Elmalılı Hamdi Yazır

Vaktaki ona vardı kendine şöyle nida olundu

Erhan Aktaş

Oraya varınca, "Ey Musa!" diye seslenildi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Oraya varınca, "Ey Musa!" diye seslenildi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Oraya varınca, "Ey Musa!" diye seslenildi.

Gültekin Onan

Nitekim ona gidince, kendisine seslenildi: "Ey Musa."

Hasan Basri Çantay

İşte (Musa) ona gidince kendisine (şöyle) nida olundu: "Ey Musa".

İbni Kesir

Ateşin yanına gelince; kendisine: Ey Musa, diye seslenildi.

Mehmet Alagaş

(9-41) Sana Musa anlatısı \ hadisesi ulaştı mı? Ateş gördüğü vakit, yakın çevresine dedi ki , siz durun ben bir ateş fark ettim. Belki ondan bir kor parçası getiririm yahut Ateş'in yanında bir yol gösterici bulurum . Ona ulaştığında, Ey Musa! diye seslenildi. Şüphesiz senin Rabbin benim, ayakkabılarını / nalınlarını çıkar, sen kutsal Tuva vadisindesin. Ben seni seçtim, sana vahyedileni dinle. Ben Allah'ım, benden başka ilah yoktur, bana ibadet et, beni hatırlamak için namaz kıl Muhakkak saate ulaşılacaktır, her nefsin yaptığıyla cezalandırılması için nerede / ne zaman ulaşılacağını gizledim. Ona inanmayan ve keyfine / hevasına tabi olan kişi, ona / saate inanmaktan seni alıkoymasın sonra helak olursun. Ey Musa! şu elindeki nedir? Dedi. O asamdır dedi ben ona dayanırım Davarlarıma onunla yaprak silkelerim. Onunla başka hacetlerimi de gideririm. Ey Musa! Onu Bırak dedi. Onu bıraktığında o hareketli bir yılan oldu. Korkma ve al onu dedi. Onu ilk durumuna geri döndüreceğiz. Elini koynuna sok bembeyaz kusursuz bir şekilde çıksın bu da diğer bir ayetimiz. Sana daha büyük ayetlerimizden göstermemiz için Firavuna git, o gerçekten azgınlaştı. Musa Rabbim göğsümü genişlet dedi. İşimi bana kolaylaştır. Dilimden düğümü çöz. Sözümü anlasınlar. Yakın çevremden bana sorumluluk alabilecek birini ver. Kardeşim Harun'u. Cesaretimi güçlendir. Onu İşime ortak eyle. Seni çok üstün tutalım. Seni çok hatırlayıp analım. Muhakkak ki sen bizi görmektesin. Sana istediğin verildi Ey Musa! dedi. Zaten sana bir kere daha minnette bulunmuştuk. Bir vakit annene, vahy edeceğimiz şeyleri şöyle vahy etmiştik. Onu / Musa’yı tabuta ve tabutu da deryaya koy, Derya onu sahile bıraksın. Onun ve benim düşmanım olan kişinin seni alması ve gözetimim de yetiştirilebilmen için, senin üzerine benden bir sev ecenlik te bıraktım. Ardından kız kardeşin yürüyerek gitmiş onlara size bu çocuğun bakımını üstlenecek birini göstereyim mi demişti. Böylece s eni annene geri döndürdük, ki annenin gözleri aydınlansın ve de hüzünlenmesin. Ve sen bir nefsi de / bir kişiyi de öldürdün. Seni gamdan / kederden kurtardık. Seni çeşitli sınamalarla sınadık. Medyen halkı içinde senelerce kaldın sonra kaderin üzere buraya / Tuva vadisine geldin. Ey Musa, seni kendime seçtim.

Rowwad Tercüme Merkezi

Ateşin yanına geldiği zaman: "Ey Mûsâ!" diye seslenildi.

Süleyman Ateş

(Musa), o(ateşin yanı)na gelince kendisine "Ey Musa!" diye seslenildi.

Süleymaniye Vakfı

Oraya varınca şöyle seslenildi: "Ey Musa!

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ateşin yanına varınca "Musa!" diye bir ses yükseldi.

Şaban Britch

Ateşin yanına geldiği zaman: Ey Musa! diye seslenildi.

Şaban Piriş

Ateşin yanına geldiği zaman: -Ey Musa! diye seslenildi.

Yaşar Nuri Öztürk

Onun yanına geldiğinde kendisine "Musa!" diye seslenildi.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And when he reached the destined spot, he was called to: "O Mussa", Allah said

Abdul Haleem

When he came to the fire, he was summoned, ‘Moses!

Abdullah Yusuf Ali

But when he came to the fire, a voice was heard: "O Moses!

Abul A'la Maududi

When he came to it, a voice called out: "Moses!

Aisha Bewley

Then when he reached it, a voice called out, ‘Musa!

Al-Hilali & Khan

And when he came to it (the fire), he was called by name: "O Mûsâ (Moses)!

Ali Quli Qarai

So when he came to it, he was called, ‘O Moses!

Amatul Rahman Omar

And when he came close to this (fire) he was hailed, `O Moses!

Arthur John Arberry

When he came to it, a voice cried, 'Moses,

Bijan Moeinian

When he reached the fire, a voice called out: "O Moses. "

E. Henry Palmer

And when he came to it he was called to, 'O Moses!

Edip-Layth

So when he came to it he was called: "O Moses."

George Sale

And when he was come near unto it, a voice called unto him, saying, O Moses!

Hamid S. Aziz

Behold, he saw a fire: and said to his folk, "Tarry ye; verily, I perceive a fire far off. Perhaps I may bring you there from a brand, or may find some guidance (news, information) by the fire."

Mahmoud Ghali

(by name) came up to it, he was called out Then, as soon as h, "O Mûsa!

Marmaduke Pickthall

And when he reached it, he was called by name: O Moses!

Mohamed Ahmed - Samira

When he approached it, a voice called out:

Muhammad Asad

But when he came close to it, a voice called out: "O Moses!

Mustafa Khattab

But when he approached it, he was called, "O Moses!

Progressive Muslims

So when he came to it he was called: "O Moses. "

Rashad Khalifa

When he came to it, he was called, "O, Moses.

Sahih International

And when he came to it, he was called, "O Moses,

Sam Gerrans

And when he came to it, he was called: “O Moses:

Shabbir Ahmed

(This is the story of the days when Moses had reached the converging point of the stream of the conceptual knowledge of intellect, and the stream of the extrinsic knowledge of the Divine Revelation (18:65)). When Moses reached the fire, a voice called out, "O Moses!

Syed Vickar Ahamed

And when he came to the fire, a voice was heard: "O Musa (Moses)!

Taqi Usmani

So when he came to it, he was called, "O Mūsā,

The Monotheist Group

So when he came to it he was called: "O Moses."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Tâhâ suresi, 11. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Tâhâ suresi, 11. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Tâhâ suresi, 11. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩