Tâhâ suresi

Tâhâ suresi, 10. ayet

Tâhâ suresi, 10. ayet. إِذْ رَءَا نَارًا فَقَالَ لِأَهْلِهِ ٱمْكُثُوٓا۟ إِنِّىٓ ءَانَسْتُ نَارًا لَّعَلِّىٓ ءَاتِيكُم مِّنْهَا بِقَبَسٍ أَوْ أَجِدُ عَلَى ٱلنَّارِ هُدًى

iẕ raâ nâran feḳâle liehlihi-mküŝû innî ânestü nâral le`allî âtîküm minhâ biḳabesin ev ecidü `ale-nnâri hüdâ.

Diyanet İşleri

Hani bir ateş görmüştü de ailesine, "Siz burada kalın, ben bir ateş gördüm (oraya gidiyorum). Umarım ondan size bir kor ateş getiririm, yahut ateşin başında, yol gösterecek birini bulurum" demişti.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Tâhâ 7–13 · surenin 10. ayeti / 135

Konu Mûsâ'nın çağrılışı ve Firavun'a gönderilişi Tâhâ 9–48 3

  1. Tâhâ 7

    Sen sözü açığa vursan da, gizlesen de Allah için birdir. Çünkü O, gizliyi de bilir, ondan daha gizli olanı da.

  2. Tâhâ 8

    Allah, kendisinden başka hiçbir ilah bulunmayandır. En güzel isimler O'nundur.

  3. Tâhâ 9

    Musa'nın haberi sana ulaştı mı?

  4. 10

    Hani bir ateş görmüştü de ailesine, "Siz burada kalın, ben bir ateş gördüm (oraya gidiyorum). Umarım ondan size bir kor ateş getiririm, yahut ateşin başında, yol gösterecek birini bulurum" demişti.

  5. Tâhâ 11

    Ateşin yanına varınca, ona şöyle seslenildi: "Ey Musa!"

  6. Tâhâ 12

    "Şüphe yok ki, ben senin Rabbinim. Hemen ayakkabılarını çıkar. Çünkü sen mukaddes vadi Tuva'dasın."

  7. Tâhâ 13

    "Ben seni (peygamber olarak) seçtim. Şimdi vahyolunacak şeyleri dinle."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 9–10. ayetler için yazılmıştır.

9. Yüce Allah, Peygamberi Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’e takriri bir soru ile ve bu kıssayı ta’zim ve şanını yüceltme anlamında “Mûsâ’nın” mutluluğunun başlangıcı ve nübüvvetinin başı ile ilgili durumuna dair “haberi sana geldi mi?” buyurmaktadır.

10. Mûsâ, uzaktan bir ateş görmüştü. O sırada da yolunu kaybetmiş ve soğuktan etkilenmişti. Yanında bu yolculuğunda kendisiyle ısınabileceği bir şeyi de yoktu. “Ailesine: “Siz durun! Benim gözüme” Tûr’un sağ tarafında “bir ateş ilişti. Belki size ondan” kendisi ile ısınacağınız “bir meşale getiririm veya ateşin başında yol gösterecek” bana yolu tarif edecek “birini bulurum.” Mûsâ’nın aradığı hem maddi aydınlık ve hem de maddi hidâyet/yol bulma idi. Orada ise manevi nur olan, ruhları ve kalpleri aydınlatan vahyin nurunu ve gerçek hidâyet olan nimetler yurdu cennetlere ulaştıran ve dosdoğru yolu gösteren hidâyeti buldu. Böylelikle hesaba katmadığı ve hatırından geçirmediği bir şey elde etmiş oldu.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Yolculuk ettiği esnada ateş gördüğünde ailesine: "Bu bulunduğunuz yerde bekleyin. Ben bir ateş gördüm, belki size ondan bir kor getiririm veya ateşin yanında bir yol gösteren bulurum." demişti.

Kelimeler

18 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. إِذْ iz hani
  2. رَءَا raa görmüştü kök: راي
  3. نَارًۭا naran bir ateş kök: نور
  4. فَقَالَ fekale demişti kök: قول
  5. لِأَهْلِهِ liehlihi ailesine kök: اهل
  6. ٱمْكُثُوٓا۟ mkusu siz durun kök: مكث
  7. إِنِّىٓ inni elbette ben
  8. ءَانَسْتُ anestu gördüm kök: انس
  9. نَارًۭا naran bir ateş kök: نور
  10. لَّعَلِّىٓ lealli belki
  11. ءَاتِيكُم atikum size getiririm kök: اتي
  12. مِّنْهَا minha ondan
  13. بِقَبَسٍ bikabesin bir kor kök: قبس
  14. أَوْ ev yahut
  15. أَجِدُ ecidu bulurum kök: وجد
  16. عَلَى ala (yanında)
  17. ٱلنَّارِ n-nari ateşin kök: نور
  18. هُدًۭى huden bir yol gösteren kök: هدي

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: قبس (3 geçiş) · Aynı kök: انس (97 geçiş) · Aynı kök: اهل (127 geçiş)

    Hani Musa, ailesine, "Ben bir ateş gördüm, ondan size bir haber, yahut ısınasınız diye bir kor ateş getireceğim" demişti.

  • Aynı kök: مكث (7 geçiş) · Aynı kök: انس (97 geçiş) · Aynı kök: اهل (127 geçiş)

    Musa, süreyi tamamlayıp ailesiyle yola çıkınca, Tur tarafında bir ateş görmüş ve ailesine, "Siz burada kalın, ben bir ateş gördüm, (oraya gidiyorum).…

  • Aynı kök: قبس (3 geçiş) · Ortak kavram: Nûr (Işık)

    Münafık erkeklerle münafık kadınların, iman edenlere, "Bize bakın ki sizin ışığınızdan biz de aydınlanalım" diyecekleri gün kendilerine, "Arkanıza…

  • Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Aynı kök: وجد (107 geçiş) · Aynı kök: اهل (127 geçiş)

    Musa, halkın habersiz olduğu bir sırada şehre girdi. Orada biri kendi tarafından, diğeri düşmanı tarafından; kavga eden iki adam gördü. Kendi…

  • Aynı kök: مكث (7 geçiş) · Ortak kavram: Nûr (Işık)

    O, gökten su indirdi de dereler kendi ölçülerince dolup aktı ve sel üste çıkan köpüğü aldı götürdü. Süs eşyası veya yararlanılacak bir şey elde etmek…

  • Aynı kök: مكث (7 geçiş)

    Biz Kur'an'ı, insanlara dura dura okuyasın diye ayet ayet ayırdık ve onu peyderpey indirdik.

  • Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Aynı kök: انس (97 geçiş)

    Hani, Musa kavmi için su dilemişti. Biz de, "Asanı kayaya vur" demiştik, böylece kayadan on iki pınar fışkırmış, her boy kendi su alacağı pınarı…

  • Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Aynı kök: وجد (107 geçiş)

    Medyen suyuna varınca, suyun başında (hayvanlarını) sulamakta olan bazı insanlar gördü. Bunların yanında da koyunlarını suya salmamak için uğraşan…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

77 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Keşfet — bu ayetin medyası

Gerçek belgeler2

Gerçek fotoğraf2
  • Sînâ çölü — ay yüzeyini andıran manzara

    Gerçek fotoğraf

    Sînâ çölü — ay yüzeyini andıran manzara

    Günümüz Sînâ coğrafyasının fotoğrafıdır. Mûsâ'nın yaşadığı dönemin görüntüsü değildir ve AI canlandırmasıyla karıştırılmamalıdır.

    Ayet: Tâhâ 9-12 · Naziât 15-16

    Kaynak
    Wikimedia Commons
    Yazar
    Vyacheslav Argenberg
    Tarih
    2007-06-09 12:39:43
    Lisans
    CC BY

    Vyacheslav Argenberg · Own work · CC BY 4.0

    Kaynağı görüntüle

  • Sînâ dağları arasındaki kanyon

    Gerçek fotoğraf

    Sînâ dağları arasındaki kanyon

    Günümüz Sînâ coğrafyasının fotoğrafıdır; tarihsel sahne değildir.

    Ayet: Tâhâ 9-12

    Kaynak
    Wikimedia Commons
    Yazar
    Vyacheslav Argenberg
    Tarih
    2007-06-09 14:21:00
    Lisans
    CC BY

    Vyacheslav Argenberg · Own work · CC BY 4.0

    Kaynağı görüntüle

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Hani o, bir ateş görmüş ve ailesine, "(Siz burada) bekleyin! Bir ateş gördüm. Umarım ki ondan size bir kor (bir tutam ateş parçası) getiririm veya ateşin yanında bir rehber bulurum." demişti.

Mustafa İslamoğlu

Hani o ateş türü cazip bir şey görmüştü de, ailesine hemen "Durun, bekleyin!" demişti; "Benim gözüme ateş türü bir şey ilişti; belki size ondan bir tutam kor getiririm veya ateşin etrafında bir yol gösterici bulurum".

Muhammed Esed

Hani, o (uzakta) bir ateş görmüş ve ailesine: "Siz burada bekleyin; ben bir ateş gördüm" demişti, "belki size oradan bir tutam kor getiririm; yahut orada ateşin yanında bir yol gösterici bulurum".

Ahmed Hulusi

Hani (Musa) bir ateş gördü de ehline: "Yerinizde durun, muhakkak ki ben bir ateş hissettim. . . Belki ondan size bir kor parçası getiririm ya da o ateşin yanında bir kılavuz bulurum. "

Ali Bulaç

Hani bir ateş görmüştü de, ailesine şöyle demişti: "Durun, bir ateş gördüm; umulur ki size ondan bir kor getiririm veya ateşin yanında bir yol gösterici bulurum."

Ali Özek ve heyeti

Hani o, bir ateş görmüş ve ailesine: Bekleyin! Eminim ki bir ateş gördüm. Belki ondan size bir meş'ale getiririm veya ateşin yanında bir rehber bulurum demişti.

Ali Rıza Safa

Bir ateş gördüğünde, ailesine, "Bekleyin!" dedi; "Aslında, bir ateş gördüm. Belki ondan bir kor parçası getiririm veya ateşin yanında bir yol gösteren bulurum!"

Bayraktar Bayraklı

Hani o, bir ateş görmüştü de, ailesine/toplumuna, "Durun! Ben bir ateş gördüm, ya ondan size bir kor getiririm ya da ateşin yanında bir rehber bulurum" demişti.

Edip Yüksel

Bir ateş görmüştü ve ailesine, "Burada durun, ben bir ateş gördüm. Olur ki size ondan bir kor getiririm, yahut ateşin yanında bir yol gösterici bulurum" demişti.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Bir ateş görmüştü ve ailesine, 'Burada durun, ben bir ateş gördüm. Olur ki size ondan bir kor getiririm, yahut ateşin yanında bir yol gösterici bulurum,' demişti.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Hani bir vakit o bir ateş gördü de ailesine: "Siz durun, benim gözüme bir ateş ilişti, belki size ondan bir yalın kor getiririm veya ateşin yanında bir kılavuz bulurum." dedi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bir vakıt o bir ateş gördü de ehline durun, dedi: benim gözüme bir ateş ilişti belki size ondan bir yalın getiririm, yahud üzerinde bir kılağuz bulurum

Erhan Aktaş

Hani o bir ateş görmüş ve yanındakilere: "Ben bir ateş gördüm. Bekleyin! Belki ondan size bir kor getiririm veya ateşin yanında bir yol gösteren bulurum." demişti.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Hani o bir ateş görmüş ve yanındakilere: "Ben bir ateş gördüm. Bekleyin! Belki ondan size bir kor getiririm veya ateşin yanında bir yol gösteren bulurum." demişti.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Hani o bir ateş görmüş ve yanındakilere: "Ben bir ateş gördüm. Bekleyin! Belki ondan size bir kor getiririm veya ateşin üzerinde bir yol gösteren bulurum." demişti.

Gültekin Onan

Hani bir ateş görmüştü de, ehline (ailesine) şöyle demişti: "Durun, bir ateş gördüm; umulur ki size ondan bir kor getiririm veya ateşin yanında bir yol gösterici bulurum."

Hasan Basri Çantay

Hani o, bir ateş görmüşdü de aailesine: "Siz (burada) durun. Hakıykat ben (muunis) bir ateş gördüm. Belki ondan size bir kor getirir, yahud ateşin yanında doğru bir yol (gösterici) bulurum" demişdi.

İbni Kesir

Hani o; bir ateş görmüştü de ailesine: Durun, ben bir ateş gördüm. Size ya ondan bir kor getiririm veya ateşin yanında bir yol gösteren bulurum, demişti.

Mehmet Alagaş

(9-41) Sana Musa anlatısı \ hadisesi ulaştı mı? Ateş gördüğü vakit, yakın çevresine dedi ki , siz durun ben bir ateş fark ettim. Belki ondan bir kor parçası getiririm yahut Ateş'in yanında bir yol gösterici bulurum . Ona ulaştığında, Ey Musa! diye seslenildi. Şüphesiz senin Rabbin benim, ayakkabılarını / nalınlarını çıkar, sen kutsal Tuva vadisindesin. Ben seni seçtim, sana vahyedileni dinle. Ben Allah'ım, benden başka ilah yoktur, bana ibadet et, beni hatırlamak için namaz kıl Muhakkak saate ulaşılacaktır, her nefsin yaptığıyla cezalandırılması için nerede / ne zaman ulaşılacağını gizledim. Ona inanmayan ve keyfine / hevasına tabi olan kişi, ona / saate inanmaktan seni alıkoymasın sonra helak olursun. Ey Musa! şu elindeki nedir? Dedi. O asamdır dedi ben ona dayanırım Davarlarıma onunla yaprak silkelerim. Onunla başka hacetlerimi de gideririm. Ey Musa! Onu Bırak dedi. Onu bıraktığında o hareketli bir yılan oldu. Korkma ve al onu dedi. Onu ilk durumuna geri döndüreceğiz. Elini koynuna sok bembeyaz kusursuz bir şekilde çıksın bu da diğer bir ayetimiz. Sana daha büyük ayetlerimizden göstermemiz için Firavuna git, o gerçekten azgınlaştı. Musa Rabbim göğsümü genişlet dedi. İşimi bana kolaylaştır. Dilimden düğümü çöz. Sözümü anlasınlar. Yakın çevremden bana sorumluluk alabilecek birini ver. Kardeşim Harun'u. Cesaretimi güçlendir. Onu İşime ortak eyle. Seni çok üstün tutalım. Seni çok hatırlayıp analım. Muhakkak ki sen bizi görmektesin. Sana istediğin verildi Ey Musa! dedi. Zaten sana bir kere daha minnette bulunmuştuk. Bir vakit annene, vahy edeceğimiz şeyleri şöyle vahy etmiştik. Onu / Musa’yı tabuta ve tabutu da deryaya koy, Derya onu sahile bıraksın. Onun ve benim düşmanım olan kişinin seni alması ve gözetimim de yetiştirilebilmen için, senin üzerine benden bir sev ecenlik te bıraktım. Ardından kız kardeşin yürüyerek gitmiş onlara size bu çocuğun bakımını üstlenecek birini göstereyim mi demişti. Böylece s eni annene geri döndürdük, ki annenin gözleri aydınlansın ve de hüzünlenmesin. Ve sen bir nefsi de / bir kişiyi de öldürdün. Seni gamdan / kederden kurtardık. Seni çeşitli sınamalarla sınadık. Medyen halkı içinde senelerce kaldın sonra kaderin üzere buraya / Tuva vadisine geldin. Ey Musa, seni kendime seçtim.

Rowwad Tercüme Merkezi

Hani bir ateş görmüştü de ailesine: "Siz durun, ben bir ateş gördüm. Belki size ondan bir kor getiririm veya ateşin yanında bir yol gösteren bulurum." demişti.

Süleyman Ateş

Hani (o) bir ateş görmüştü de ailesine: "Siz durun ben bir ateş gördüm, belki ondan size bir kor getiririm, yahut ateşin yanında bir yol gösteren bulurum" demişti.

Süleymaniye Vakfı

(Tur Dağının eteklerinde) Bir ateş görmüştü de ailesine şöyle demişti: "Durun! Ben bir ateş farkettim. Belki ondan size bir kor getiririm ya da ateşin yanında yol gösterecek birini bulurum."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bir gün bir ateş görmüştü de ailesine şöyle demişti: "Durun hele; bir ateş gördüm. Belki onun korundan biraz getiririm; belki de ateşin yanında yol gösterecek birini bulurum."

Şaban Britch

Hani bir ateş görmüştü de ailesine: Siz durun, ben bir ateş gördüm. Belki size ondan bir kor getiririm; veya ateşin yanında bir yol gösteren bulurum demişti.

Şaban Piriş

Hani bir ateş görmüştü de ailesine: -Siz durun, ben bir ateş gördüm. Belki size ondan bir kor getiririm; veya ateşin yanında bir yol gösteren bulurum demişti.

Yaşar Nuri Öztürk

Hani, bir ateş görmüştü de ailesine şöyle demişti: "Bekleyin! Gözüme bir ateş ilişti. Olabilir ki, ondan size bir kor parçası getiririm, yahut onun üzerinde bir kılavuz bulurum."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

He saw a fire from far**, He said to his family: "You stay here; I have just

Abdul Haleem

He saw a fire and said to his people, ‘Stay here––I can see a fire. Maybe I can bring you a flaming brand from it or find some guidance there.’

Abdullah Yusuf Ali

Behold, he saw a fire: So he said to his family, "Tarry ye; I perceive a fire; perhaps I can bring you some burning brand therefrom, or find some guidance at the fire."

Abul A'la Maududi

When he saw a fire dipnot 1 and said to his family: "Hold on! I have just perceived a fire; perhaps I will bring a brand from it for you, or I will find some guidance at the fire about the way to follow." dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This happened when Prophet Moses (peace be upon him) was returning to Egypt after passing several years in exile in Midian, along with his wife whom he had married there. According to the early part of his history, which has been related in Surah Al-Qasas, an Egyptian had been killed by Prophet Moses (peace be upon him), so he had to leave Egypt in order to escape arrest and had taken refuge in Midian.
  2. metne dön, dipnot 2
    It appears that this happened during a night of winter, when Prophet Moses (peace be upon him) was passing through the southern part of the Sinai Peninsula. When he saw a fire at a distance, he went towards it in the hope that he might get some of it to keep his wife and children warm during the night, or at least get some guidance concerning the direction of his journey. But instead of this it was his good fortune that he found the guidance to the right way.

Aisha Bewley

When he saw a fire and said to his family, ‘Wait here. I can make out a fire. Maybe I will bring you a brand from it, or will find guidance there.’

Al-Hilali & Khan

When he saw a fire, he said to his family: "Wait! Verily, I have seen a fire; perhaps I can bring you some burning brand therefrom, or find some guidance at the fire."

Ali Quli Qarai

when he sighted a fire, and said to his family, ‘Wait! Indeed I descry a fire! Maybe I will bring you a brand from it, or find some guidance at the fire. ’

Amatul Rahman Omar

When he saw a fire, he said to his companions, `Stay here for I perceive a fire (creating feelings of love and affection). I hope, I may bring you a fire brand from there. Rather I feel that I would find some guidance at the fire.'

Arthur John Arberry

When he saw a tire, and said to his family, 'Tarry you here; I observe a fire. Perhaps I shall bring you a brand from it, or I shall find at the fire guidance.'

Bijan Moeinian

When he saw a fire afar, he said to his family: "Wait a little so that I bring a bit of that fire (to make a fir) for us or get a guidance (knowledge about what it is, where we are, etc. ) from it (if he knew that he is going to get the guidance of his life from that fire.)"

E. Henry Palmer

When he saw the fire and said to his family, 'Tarry ye; verily, I perceive a fire! Haply I may bring you therefrom a brand, or may find guidance by the fire. '

Edip-Layth

When he saw a fire, so he said to his family: "Stay here, I have seen a fire, perhaps I can bring from it something, or find at the fire some guidance."

George Sale

When he saw fire, and said unto his family, tarry ye here; for I perceive fire: Peradventure I may bring you a brand thereout, or may find a direction in our way by the fire.

Hamid S. Aziz

Has the story of Moses come to you?

Mahmoud Ghali

As he saw a fire, so he said to his family, "Stay (here); surely I perceive a fire; possibly I will come up to you with a (flaming) brand from it, or I will find at the fire ". guidance

Marmaduke Pickthall

When he saw a fire and said unto his folk: Lo! Wait! I see a fire afar off. Peradventure I may bring you a brand therefrom or may find guidance at the fire.

Mohamed Ahmed - Samira

When he saw a fire he said to his family: "You wait here. I have seen a fire. I may haply be able to bring an ember from it, or find direction by the fire."

Muhammad Asad

Lo! he saw a fire [in the desert]; and so he said to his family: "Wait here! Behold, I perceive a fire [far away]: perhaps I can bring you a brand there from, or find at the fire some guidance. "

Mustafa Khattab

When he saw a fire, he said to his family, "Wait here, ˹for˺ I have spotted a fire. Perhaps I can bring you a torch from it, or find some guidance at the fire."[1]

Progressive Muslims

When he saw a fire, so he said to his family: "Stay here, I have seen a fire, perhaps I can bring from it something, or find at the fire some guidance. "

Rashad Khalifa

When he saw a fire, he said to his family, "Stay here. I have seen a fire. Maybe I can bring you some of it, or find some guidance at the fire."

Sahih International

When he saw a fire and said to his family, "Stay here; indeed, I have perceived a fire; perhaps I can bring you a torch or find at the fire some guidance. "

Sam Gerrans

When he saw a fire, and said to his people: “Stay here; I perceive a fire. I might bring you therefrom a firebrand, or find at the fire guidance.”

Shabbir Ahmed

When he saw a fire (in the desert), he said to his family, "Wait! Behold, I see a fire far away. Perhaps I can bring to you a burning torch from there or find some guidance at the fire (to get directions)."

Syed Vickar Ahamed

When he (Musa) saw a fire: He said to his family, "You stay (behind); I see a fire; Perhaps I can bring you something burning from it, or some guidance at the fire. "

Taqi Usmani

When he saw a fire and said to his family, "Stay here. I have noticed a fire. Perhaps I can bring you an ember from it, or find some guidance by the fire."

The Monotheist Group

When he saw a fire, he said to his family: "Stay here, I have seen a fire, perhaps I can bring a piece from it, or find at the fire some guidance."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Tâhâ suresi, 10. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Tâhâ suresi, 10. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Tâhâ suresi, 10. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩