Tâhâ suresi

Tâhâ suresi, 19. ayet

Tâhâ suresi, 19. ayet. قَالَ أَلْقِهَا يَٰمُوسَىٰ

ḳâle elḳihâ yâ mûsâ.

Diyanet İşleri

Allah, "Onu yere at ey Musa!" dedi.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Tâhâ 16–22 · surenin 19. ayeti / 135

Konu Mûsâ'nın çağrılışı ve Firavun'a gönderilişi Tâhâ 9–48 3

  1. Tâhâ 16

    "Buna inanmayan ve nefsinin arzusuna uyan kimseler, seni ondan (ona hazırlanmaktan) sakın alıkoymasın, sonra helak olursun!"

  2. Tâhâ 17

    "Şu sağ elindeki nedir ey Musa?"

  3. Tâhâ 18

    Musa dedi ki: "O benim değneğimdir. Ona dayanırım, onunla koyunlarıma yaprak silkelerim. Onunla başka işlerimi de görürüm."

  4. 19

    Allah, "Onu yere at ey Musa!" dedi.

  5. Tâhâ 20

    Musa da onu attı. Bir de ne görsün o, hızla akan bir yılan olmuş!

  6. Tâhâ 21

    Allah, şöyle dedi: "Tut onu. Korkma! Biz, onu yine eski durumuna döndüreceğiz."

  7. Tâhâ 22

    (22-23) "Sana büyük mucizelerimizden birini daha göstermemiz için elini koynuna sok ki bir başka mucize olarak, (alaca hastalığı gibi) bir hastalık sebebiyle olmaksızın bembeyaz bir halde çıksın."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 19–20. ayetler için yazılmıştır.

19-20. Bunun üzerine Yüce Allah: “Buyurdu ki: At onu ey Mûsâ! O da onu attı. Bir de ne görsün; o, hızla hareket eden (büyük) bir yılan olmuş.” Allah’ın izniyle büyük bir yılana dönüşüverdi. Mûsâ korkup arkasına bile bakmadan kaçmaya başladı. Bu yılanın “hızla hareket eden” diye nitelendirilmesi muhtemel bir vehmi ortadan kaldırmak içindir. Yani Mûsâ’nın bu gördüğünün hakikatle ilgisi olmayan bir hayalden ibaret olduğu zannedilmesin diyedir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Yüce Allah şöyle buyurdu: "Onu at, ey Musa!"

Kelimeler

3 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. قَالَ kale (Allah) buyurdu kök: قول
  2. أَلْقِهَا elkiha (yere) at onu kök: لقي
  3. يَـٰمُوسَىٰ ya musa Musa

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 3 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    Hani, sizi azabın en kötüsüne uğratan, kadınlarınızı sağ bırakıp, oğullarınızı boğazlayan Firavun ailesinden kurtarmıştık. Bunda, size Rabbinizden…

  • Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    Hani, sizin için denizi yarmış, sizi kurtarmış, gözlerinizin önünde Firavun ailesini suda boğmuştuk.

  • Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    Hani, biz Musa ile kırk gece için sözleşmiştik. Sizler ise onun ardından (kendinize) zulmederek bir buzağıyı tanrı edinmiştiniz.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

79 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Allah) "Onu (yere) at ey Musa!" demişti.

Mustafa İslamoğlu

(O ses) "Onu yere bırak ey Musa!" dedi.

Muhammed Esed

"Şimdi onu yere at, ey Musa!" dedi.

Ahmed Hulusi

"Onu bırak, ya Musa!" dedi.

Ali Bulaç

Dedi ki: "Onu at, ey Musa."

Ali Özek ve heyeti

Allah: Yere at onu, ey Musa! dedi.

Ali Rıza Safa

Dedi ki: "Onu at; ey Musa!"

Bayraktar Bayraklı

Allah, "Yere at onu, ey Musa!" dedi.

Edip Yüksel

"At onu Musa!" dedi.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'At onu Musa!,' dedi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

"Bırak onu, ey Musa!" diye buyurdu.

Elmalılı Hamdi Yazır

Buyurdu ki bırak onu ya Musa!

Erhan Aktaş

"Ey Musa, onu yere at." dedi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Ey Musa, onu yere at." dedi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Ey Musa, onu yere at." dedi.

Gültekin Onan

Dedi ki: "Onu at, ey Musa."

Hasan Basri Çantay

Buyurdu: "Musa, onu (elinden) bırak".

İbni Kesir

Buyurdu: Ey Musa bırak onu.

Mehmet Alagaş

(9-41) Sana Musa anlatısı \ hadisesi ulaştı mı? Ateş gördüğü vakit, yakın çevresine dedi ki , siz durun ben bir ateş fark ettim. Belki ondan bir kor parçası getiririm yahut Ateş'in yanında bir yol gösterici bulurum . Ona ulaştığında, Ey Musa! diye seslenildi. Şüphesiz senin Rabbin benim, ayakkabılarını / nalınlarını çıkar, sen kutsal Tuva vadisindesin. Ben seni seçtim, sana vahyedileni dinle. Ben Allah'ım, benden başka ilah yoktur, bana ibadet et, beni hatırlamak için namaz kıl Muhakkak saate ulaşılacaktır, her nefsin yaptığıyla cezalandırılması için nerede / ne zaman ulaşılacağını gizledim. Ona inanmayan ve keyfine / hevasına tabi olan kişi, ona / saate inanmaktan seni alıkoymasın sonra helak olursun. Ey Musa! şu elindeki nedir? Dedi. O asamdır dedi ben ona dayanırım Davarlarıma onunla yaprak silkelerim. Onunla başka hacetlerimi de gideririm. Ey Musa! Onu Bırak dedi. Onu bıraktığında o hareketli bir yılan oldu. Korkma ve al onu dedi. Onu ilk durumuna geri döndüreceğiz. Elini koynuna sok bembeyaz kusursuz bir şekilde çıksın bu da diğer bir ayetimiz. Sana daha büyük ayetlerimizden göstermemiz için Firavuna git, o gerçekten azgınlaştı. Musa Rabbim göğsümü genişlet dedi. İşimi bana kolaylaştır. Dilimden düğümü çöz. Sözümü anlasınlar. Yakın çevremden bana sorumluluk alabilecek birini ver. Kardeşim Harun'u. Cesaretimi güçlendir. Onu İşime ortak eyle. Seni çok üstün tutalım. Seni çok hatırlayıp analım. Muhakkak ki sen bizi görmektesin. Sana istediğin verildi Ey Musa! dedi. Zaten sana bir kere daha minnette bulunmuştuk. Bir vakit annene, vahy edeceğimiz şeyleri şöyle vahy etmiştik. Onu / Musa’yı tabuta ve tabutu da deryaya koy, Derya onu sahile bıraksın. Onun ve benim düşmanım olan kişinin seni alması ve gözetimim de yetiştirilebilmen için, senin üzerine benden bir sev ecenlik te bıraktım. Ardından kız kardeşin yürüyerek gitmiş onlara size bu çocuğun bakımını üstlenecek birini göstereyim mi demişti. Böylece s eni annene geri döndürdük, ki annenin gözleri aydınlansın ve de hüzünlenmesin. Ve sen bir nefsi de / bir kişiyi de öldürdün. Seni gamdan / kederden kurtardık. Seni çeşitli sınamalarla sınadık. Medyen halkı içinde senelerce kaldın sonra kaderin üzere buraya / Tuva vadisine geldin. Ey Musa, seni kendime seçtim.

Rowwad Tercüme Merkezi

"Onu at, ey Mûsâ!" dedi.

Süleyman Ateş

(Allah) buyurdu; "(Yere) at onu ey Musa!"

Süleymaniye Vakfı

Allah, "Onu yere at, Musa!" dedi.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

"Onu at, Musa!" dedi.

Şaban Britch

Onu at, ey Musa! dedi.

Şaban Piriş

- Onu at, Ey Musa, dedi.

Yaşar Nuri Öztürk

Buyurdu: "Yere at onu ey Musa!"

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

"Drop it O Mussa. " Allah Said.

Abdul Haleem

God said, ‘Throw it down, Moses.’

Abdullah Yusuf Ali

(Allah) said, "Throw it, O Moses!"

Abul A'la Maududi

He said: "Moses, throw it down."

Aisha Bewley

He said, ‘Throw it down, Musa. ’

Al-Hilali & Khan

(Allâh) said: "Cast it down, O Mûsâ (Moses)!"

Ali Quli Qarai

He said, ‘Moses, throw it down. ’

Amatul Rahman Omar

(The Lord) said, `Moses! cast it down. '

Arthur John Arberry

Said He, 'Cast it down, Moses!'

Bijan Moeinian

I said: "Fine Moses; now throw it down!"

E. Henry Palmer

Said He, 'Throw it down, O Moses!'

Edip-Layth

He said, "Cast it down O Moses."

George Sale

God said unto him, cast it down, O Moses.

Hamid S. Aziz

Said he, "It is my staff on which I lean, and wherewith I beat down leaves for my flocks, and for which I have other uses. "

Mahmoud Ghali

Said He, "Cast it down, O Mûsa?" (Moses).

Marmaduke Pickthall

He said: Cast it down, O Moses!

Mohamed Ahmed - Samira

"Throw it down, O Moses," said (the Voice).

Muhammad Asad

Said He: "Throw it down, O Moses!"

Mustafa Khattab

Allah said, "Throw it down, O  Moses!"

Progressive Muslims

He said: "Cast it down O Moses. "

Rashad Khalifa

He said, "Throw it down, Moses."

Sahih International

[ Allah ] said, "Throw it down, O Moses. "

Sam Gerrans

He said: “Cast thou it down, O Moses.”

Shabbir Ahmed

Allah said, "You are now ready to embark upon your mission. "

Syed Vickar Ahamed

(Allah) said, "Throw it, O Musa (Moses)!"

Taqi Usmani

He said, "Throw it down O Mūsā".

The Monotheist Group

He said: "Cast it down O Moses."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Tâhâ suresi, 19. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Tâhâ suresi, 19. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Tâhâ suresi, 19. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩