Tâhâ suresi

Tâhâ suresi, 21. ayet

Tâhâ suresi, 21. ayet. قَالَ خُذْهَا وَلَا تَخَفْ سَنُعِيدُهَا سِيرَتَهَا ٱلْأُولَىٰ

ḳâle ḫuẕhâ velâ teḫaf. senü`îdühâ sîratehe-l'ûlâ.

Diyanet İşleri

Allah, şöyle dedi: "Tut onu. Korkma! Biz, onu yine eski durumuna döndüreceğiz."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Tâhâ 18–24 · surenin 21. ayeti / 135

Konu Mûsâ'nın çağrılışı ve Firavun'a gönderilişi Tâhâ 9–48 3

  1. Tâhâ 18

    Musa dedi ki: "O benim değneğimdir. Ona dayanırım, onunla koyunlarıma yaprak silkelerim. Onunla başka işlerimi de görürüm."

  2. Tâhâ 19

    Allah, "Onu yere at ey Musa!" dedi.

  3. Tâhâ 20

    Musa da onu attı. Bir de ne görsün o, hızla akan bir yılan olmuş!

  4. 21

    Allah, şöyle dedi: "Tut onu. Korkma! Biz, onu yine eski durumuna döndüreceğiz."

  5. Tâhâ 22–23

    (22-23) "Sana büyük mucizelerimizden birini daha göstermemiz için elini koynuna sok ki bir başka mucize olarak, (alaca hastalığı gibi) bir hastalık sebebiyle olmaksızın bembeyaz bir halde çıksın."

  6. Tâhâ 24

    "Firavun'a git, çünkü o azmıştır."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

21. Yüce Allah ona: “buyurdu ki: Al onu ve korkma!” Ondan sana hiçbir zarar gelmeyecektir. “Biz onu ilk şekline döndüreceğiz.” İlk hali olan asa haline döndüreceğiz. Mûsâ Yüce Allah’a imanı ve teslimiyeti ile Allah’ın emrine uyarak, onu aldı. Bu sefer önceden bildiği asasına dönüştü. İşte mucizelerinden biri budur.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Yüce Allah Musa -aleyhisselam-'a şöyle buyurdu: "Asanı al. Onun yılana dönüşmesinden korkma. Onu aldığında ilk haline geri döndüreceğiz."

Kelimeler

7 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. قَالَ kale dedi kök: قول
  2. خُذْهَا huzha al onu kök: اخذ
  3. وَلَا ve la ve
  4. تَخَفْ ۖ tehaf korkma kök: خوف
  5. سَنُعِيدُهَا senuiyduha biz onu sokacağız kök: عود
  6. سِيرَتَهَا sirateha durumuna kök: سير
  7. ٱلْأُولَىٰ l-ula ilk kök: اول

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: عود (63 geçiş) · Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)

    Kendisinden önce ve sonra uyarıcıların gelip geçmiş olan Ad kavminin kardeşini (Hud'u) hatırla. Hani Ahkaf'taki kavmini, "Ancak Allah'a ibadet edin,…

  • Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)

    Korkanların içinden Allah'ın kendilerine nimet verdiği iki adam şöyle demişti: "Onların üzerine kapıdan girin. Oraya girdiniz mi artık siz kuşkusuz…

  • Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)

    Musa ve Harun, şöyle dediler: "Ey Rabbimiz! Şüphesiz biz, onun bize karşı aşırı davranmasından yahut azmasından korkuyoruz."

  • Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)

    Allah, şöyle dedi: "Korkmayın, çünkü ben sizinle beraberim. İşitirim ve görürüm."

  • Aynı kök: عود (63 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    (Ey insanlar!) Sizi topraktan yarattık, (ölümünüzle) sizi oraya döndüreceğiz ve sizi bir kere daha oradan çıkaracağız.

  • Aynı kök: عود (63 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    (30-31) İman etmiş olan adam dedi ki: "Ey kavmim! Şüphesiz ben, Nuh kavmi, Ad kavmi, Semud kavmi ve onlardan sonra gelen toplulukların başına gelen…

  • Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)

    "İnin oradan (cennetten) hepiniz. Tarafımdan size bir yol gösterici (peygamber) gelir de kim ona uyarsa, onlar için herhangi bir korku yoktur, onlar…

  • Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)

    Şüphesiz, inananlar (Müslümanlar) ile Yahudiler, Hıristiyanlar ve Sabiilerden (her bir grubun kendi şeriatında) "Allah'a ve ahiret gününe inanan ve…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

78 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mustafa İslamoğlu

(O ses) "Onu al ve sakın korkma!" dedi, "Biz onu ilk haline geri döndüreceğiz."

Muhammed Esed

"Onu tut" dedi, "ve korkma! Biz onu hemen eski haline döndüreceğiz."

Ahmed Hulusi

"Onu al ve korkma! Onu sana ilk görünümünde iade edeceğiz!" dedi.

Ali Bulaç

Dedi ki: "Onu al ve korkma, biz onu ilk durumuna çevireceğiz."

Ali Özek ve heyeti

Allah buyurdu: Al onu! Korkma! Biz onu şimdi ilk haline geri döndüreceğiz.

Ali Rıza Safa

"Onu al ve korkma!" dedi; "Onu, eski durumuna çevireceğiz!"

Bayraktar Bayraklı

Allah, "Al onu! Korkma! Biz onu şimdi ilk haline sokacağız" dedi.

Edip Yüksel

Dedi, "Al onu, korkma. Onu ilk durumuna sokacağız."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Dedi, 'Al onu, korkma. Onu ilk durumuna sokacağız.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Allah: "Tut onu ve korkma, Biz onu önceki haline döndüreceğiz." buyurdu.

Elmalılı Hamdi Yazır

Tut onu, buyurdu: ve korkma biz onu evvelki siretine iade edeceğiz

Erhan Aktaş

Allah: "Onu tut, korkma! Onu ilk haline döndüreceğiz." dedi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Allah: "Onu tut, korkma! Onu ilk haline döndüreceğiz." dedi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Allah: "Onu tut, korkma! Onu ilk haline döndüreceğiz." dedi.

Gültekin Onan

Dedi ki: "Onu al ve korkma, biz onu ilk durumuna çevireceğiz."

Hasan Basri Çantay

Buyurdu: "Tut onu, korkma. Biz onu yine evvelki şekline çevireceğiz".

İbni Kesir

Buyurdu: Tut onu korkma. Biz onu yine eski durumuna çevireceğiz.

Mehmet Alagaş

(9-41) Sana Musa anlatısı \ hadisesi ulaştı mı? Ateş gördüğü vakit, yakın çevresine dedi ki , siz durun ben bir ateş fark ettim. Belki ondan bir kor parçası getiririm yahut Ateş'in yanında bir yol gösterici bulurum . Ona ulaştığında, Ey Musa! diye seslenildi. Şüphesiz senin Rabbin benim, ayakkabılarını / nalınlarını çıkar, sen kutsal Tuva vadisindesin. Ben seni seçtim, sana vahyedileni dinle. Ben Allah'ım, benden başka ilah yoktur, bana ibadet et, beni hatırlamak için namaz kıl Muhakkak saate ulaşılacaktır, her nefsin yaptığıyla cezalandırılması için nerede / ne zaman ulaşılacağını gizledim. Ona inanmayan ve keyfine / hevasına tabi olan kişi, ona / saate inanmaktan seni alıkoymasın sonra helak olursun. Ey Musa! şu elindeki nedir? Dedi. O asamdır dedi ben ona dayanırım Davarlarıma onunla yaprak silkelerim. Onunla başka hacetlerimi de gideririm. Ey Musa! Onu Bırak dedi. Onu bıraktığında o hareketli bir yılan oldu. Korkma ve al onu dedi. Onu ilk durumuna geri döndüreceğiz. Elini koynuna sok bembeyaz kusursuz bir şekilde çıksın bu da diğer bir ayetimiz. Sana daha büyük ayetlerimizden göstermemiz için Firavuna git, o gerçekten azgınlaştı. Musa Rabbim göğsümü genişlet dedi. İşimi bana kolaylaştır. Dilimden düğümü çöz. Sözümü anlasınlar. Yakın çevremden bana sorumluluk alabilecek birini ver. Kardeşim Harun'u. Cesaretimi güçlendir. Onu İşime ortak eyle. Seni çok üstün tutalım. Seni çok hatırlayıp analım. Muhakkak ki sen bizi görmektesin. Sana istediğin verildi Ey Musa! dedi. Zaten sana bir kere daha minnette bulunmuştuk. Bir vakit annene, vahy edeceğimiz şeyleri şöyle vahy etmiştik. Onu / Musa’yı tabuta ve tabutu da deryaya koy, Derya onu sahile bıraksın. Onun ve benim düşmanım olan kişinin seni alması ve gözetimim de yetiştirilebilmen için, senin üzerine benden bir sev ecenlik te bıraktım. Ardından kız kardeşin yürüyerek gitmiş onlara size bu çocuğun bakımını üstlenecek birini göstereyim mi demişti. Böylece s eni annene geri döndürdük, ki annenin gözleri aydınlansın ve de hüzünlenmesin. Ve sen bir nefsi de / bir kişiyi de öldürdün. Seni gamdan / kederden kurtardık. Seni çeşitli sınamalarla sınadık. Medyen halkı içinde senelerce kaldın sonra kaderin üzere buraya / Tuva vadisine geldin. Ey Musa, seni kendime seçtim.

Rowwad Tercüme Merkezi

"Onu al ve korkma!" dedi. "Onu ilk haline döndüreceğiz."

Süleyman Ateş

(Allah): "Al onu, dedi, korkma biz onu yine ilk durumuna sokacağız."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

"Tut onu ama korkma! Onu ilk şekline çevireceğiz

Şaban Britch

Onu al ve korkma, dedi. Onu ilk haline döndüreceğiz.

Şaban Piriş

-Onu al ve korkma, dedi. Onu ilk haline döndüreceğiz.

Yaşar Nuri Öztürk

Buyurdu: "Al onu, korkma! Biz onu ilk görünümüne döndüreceğiz."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

"Pick it up O Mussa", Allah said " and do not be afraid; We will make it go back to its original state".

Abdul Haleem

He said, ‘Pick it up without fear: We shall turn it back into its former state.

Abdullah Yusuf Ali

(Allah) said, "Seize it, and fear not: We shall return it at once to its former condition"..

Abul A'la Maududi

Then He said: "Seize it and have no fear. We shall restore it to its former state.

Aisha Bewley

He said, ‘Take hold of it and have no fear. We will return it to its original form.

Al-Hilali & Khan

Allâh said: "Grasp it and fear not; We shall return it to its former state,

Ali Quli Qarai

He said, ‘Take hold of it, and do not fear. We will restore it to its former state.

Amatul Rahman Omar

(The Lord) said, `Get hold of it and do not fear. We shall restore it to its former state.

Arthur John Arberry

Said He, 'Take it, and fear not; We will restore it to its first state.

Bijan Moeinian

I said: "Do not be afraid. Pick it up, I will turn it back into what it was."

E. Henry Palmer

Said He, 'Take hold of it and fear not; we will restore it to its first state.

Edip-Layth

He said, "Take it and do not be fearful, We will turn it back to its previous form."

George Sale

God said, take hold on it, and fear not: We will reduce it to its former condition.

Hamid S. Aziz

And he threw it down, and behold! It was a snake, moving (alive).

Mahmoud Ghali

Said He, "Take it, and do not fear (anything). We will soon bring it back it to its first condition.

Marmaduke Pickthall

He said: Grasp it and fear not. We shall return it to its former state.

Mohamed Ahmed - Samira

"Catch it, " said He, "and have no fear; We shall revert it to its former state.

Muhammad Asad

Said He: "Take hold of it, and fear not: We shall restore it to its former state.

Mustafa Khattab

Allah said, "Take it, and have no fear. We will return it to its former state.

Progressive Muslims

He said: "Take it and do not be fearful, We will turn it back to its previous form. "

Rashad Khalifa

He said, "Pick it up; do not be afraid. We will return it to its original state.

Sahih International

[ Allah ] said, "Seize it and fear not; We will return it to its former condition.

Sam Gerrans

He said: “Take thou it, and fear thou not; We will return it to its former state.

Shabbir Ahmed

He said, "Grasp it and fear not. We will keep it evergreen." Moses was told to hold fast to what he was taught to the extent that it became his first nature; even in frightening situations. And that he would come out unscathed from trying circumstances.

Syed Vickar Ahamed

(Allah) said, "Seize it, and do not fear: We shall return it at once to its former state. ..

Taqi Usmani

He said, "Pick it up, and be not scared. We shall restore it to its former state.

The Monotheist Group

He said: "Take it and do not be fearful, We will turn it back to its previous form."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Tâhâ suresi, 21. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Tâhâ suresi, 21. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Tâhâ suresi, 21. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩