Diyanet İşleri
(2-3) (Ey Muhammed!) Biz, Kur'an'ı sana sıkıntı çekesin diye değil, ancak (Allah'ın azabından) korkacaklara bir öğüt (bir uyarı) olsun diye indirdik.
Tâhâ suresi
Tâhâ suresi, 2. ayet. مَآ أَنزَلْنَا عَلَيْكَ ٱلْقُرْءَانَ لِتَشْقَىٰٓ
mâ enzelnâ `aleyke-lḳur'âne liteşḳâ.
(2-3) (Ey Muhammed!) Biz, Kur'an'ı sana sıkıntı çekesin diye değil, ancak (Allah'ın azabından) korkacaklara bir öğüt (bir uyarı) olsun diye indirdik.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Kur'an sıkıntı için indirilmedi; Rahmân Arş'a kuruldu Tâhâ 1–8 3
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 1–2. ayetler için yazılmıştır.
1. “Tâ, hâ.” Bu, pek çok surenin başlangıcını teşkil eden ve mukattaa harfleri diye bilinen harflerdendir. Bu, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in ismi değildir.
2. “Biz sana Kur’ân’ı güçlük çekesin diye indirmedik.” Yani vahiyden, Kur’ân’ın sana indirilmesinden, şeriatın bildirilmesinden maksat, güçlük ve sıkıntı çekmen değildir. Şeriatte de mükelleflere ağır gelecek ve amel etmek isteyenlerin güç yetirmekten aciz kalacakları yükümlülükler koymadık. Vahyi, Kur’ân’ı ve şeriatı Rahmân ve Rahim olan Allah göndermiş ve bunları mutluluğa, başarıya ve kurtuluşa ulaştıran bir sebep kılmıştır. Onları alabildiğine kolaylaştırmış ve onun bütün yollarını kolaylıkla izlenebilir hale getirmiştir. O, bu Kur’ân’ı ve şeriati kalplere ve ruhlara bir gıda, bedenlere de bir rahat sebebi kılmıştır. Onun için de selim fıtratlar ve dosdoğru akıllar Kur’ân’ı kabul ve itaat ile karşılamıştır. Çünkü onlar, Kur’ân’ın içerdiği dünya ve âhiret hayırlarını çok iyi bilirler. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
-Ey Resul!- Kavminin sana iman etmekten yüz çevirmesine üzülüp sıkıntı çekmen için sana Kur'an'ı indirmedik.
Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma)
(O sayılı günler), insanlar için bir hidayet rehberi, doğru yolun ve hak ile batılı birbirinden ayırmanın apaçık delilleri olarak Kur'an'ın…
Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma)
Boşanmış kadınlar kendi kendilerine üç ay hali (hayız veya temizlik müddeti) beklerler. Eğer Allah'a ve ahiret gününe inanıyorlarsa, Allah'ın kendi…
Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma)
Hala Kur'an'ı düşünüp anlamaya çalışmıyorlar mı? Eğer o, Allah'tan başkası tarafından (indirilmiş) olsaydı, mutlaka onda birçok çelişki bulurlardı.
Aynı kök: شقو (12 geçiş)
O gün geldiği zaman Allah'ın izni olmadan hiçbir kimse konuşamaz. Onlardan mutsuz (cehennemlik) olanlar da vardır, mutlu (cennetlik) olanlar da.
Aynı kök: شقو (12 geçiş)
Mutsuz olanlara gelince; cehennemdedirler. Onların orada şiddetli bir soluyuşları vardır.
Aynı kök: شقو (12 geçiş)
O, şöyle demişti: "Rabbim! Şüphesiz kemiklerim gevşedi. Saçım sakalım ağardı. Sana yaptığım dualarda (cevapsız bırakılarak) hiç mahrum olmadım."
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Biz Kur'an'ı sana sıkıntı çekesin diye indirmedik.
Biz bu ilahi hitabı sana zorluk çekip mutsuz olasın diye indirmedik;
Bu Kuran'ı sana, seni bedbaht etmek için indirmedik,
Biz Kuran'ı sana, mutsuz olman için inzal etmedik.
Biz sana bu Kur'an'ı güçlük çekmen için indirmedik,
Biz, Kur'an'ı sana, güçlük çekesin diye değil,
Bu Kur'an'ı, zorluk çekmen için sana indirmedik.
- Biz, Kur'an'ı sana sıkıntıya düşesin diye değil, Allah'a saygılı olana bir öğüt olsun diye indirdik.
Biz bu Kuran'ı sıkıntı çekesin diye göndermedik.
Biz bu Kuran'ı sıkıntı çekesin diye göndermedik.
Kur'an'ı sana mutsuz olasın diye indirmedik.
Kur'anı sana bedbaht olasın diye indirmedik
Biz, bu Kur'an'ı sana güçlük çekesin diye indirmedik.
Biz, bu Kur'an'ı sana güçlük çekesin diye indirmedik.
Biz, bu Kur'an'ı sana güçlük çekesin diye indirmedik.
Biz sana bu Kuran'ı güçlük çekmen için indirmedik.
(2-3-4) Biz Kur'anı sana zahmet çekesin diye değil, ancak (Allahdan) korkacak kimselere bir öğüd ve yerle o yüce yüce gökleri yaradanın tedricen indirdiği bir (kitab) olmak üzere indirdik.
Biz; Kur'an'ı, sana güçlük çekesin diye indirmedik.
(1-8) Tâ Hâ, Biz sana Kur'an'ı sıkıntı olsun / meşakkat olsun diye indirmedik. Ancak Allah'tan çekinen kimse için bir hatırlatmadır. Arzı ve Yüksek semaları yaratandan indirilmedir. Acıyan / Rahman, arşı düzenlemiştir / istiva etmiştir. Semalarda ve Arzın içinde, bu ikisi arasında ve toprağın altında ne varsa onundur. Eğer sözünü alenen söylersen şunu bil ki o sırlı olanı da daha da gizli olanı da biliyordur. Allah, ondan başka ilah yoktur güzel isimler O’nundur
Biz sana Kur’ân’ı güçlük çekmen için indirmedik.
Biz bu Kur'an'ı sana güçlük çekesin diye indirmedik.
Bu Kur'an'ı sana, sıkıntıya girmen için indirmedik dipnot 1 .
Sana bu Kur'an'ı, mutsuz olasın diye indirmedik.
Kur'an'ı sana sıkıntıya düşesin diye indirmedik.
Kur'an'ı sana sıkıntıya düşesin diye indirmedik.
Biz bu Kur'an'ı sana, zahmet çekesin, bedbaht olasın diye indirmedik;
We have not revealed to you O Muhammad the Quran to cause you hardship nor to put you to trouble,
It was not to distress you [Prophet] that We sent down the Quran to you,
We have not sent down the Qur'an to thee to be (an occasion) for thy distress,
We did not reveal the Qur'an to you to cause you distress;
We did not send down the Qur’an to you to make you miserable,
We have not sent down the Qur’ân unto you (O Muhammad صلى الله عليه وسلم) to cause you distress,
We did not send down to you the Qur’ān that you should be miserable,
We have not revealed this Qur'ân to you that you should fail in your mission.
We have not sent down the Koran upon thee for thee to be unprosperous,
I (God) have not sent you Qur’an to make your life miserable.
We have not sent down this Qur'an to thee that thou shouldst be wretched;
We did not send down to you the Quran so you may suffer.
We have not sent down the Koran unto thee, that thou shouldest be unhappy;
TA HA.
In no way have We sent down the Qur'an upon you for you to be wretched;
We have not revealed unto thee (Muhammad) this Qur'an that thou shouldst be distressed,
We have not sent down the Qur'an to you that you should be burdened,
We did not bestow the Qur'an on thee from on high to make thee unhappy,
We have not revealed the Quran to you ˹O Prophet˺ to cause you distress,
We did not send down to you the Quran so you may suffer.
We did not reveal the Quran to you, to cause you any hardship.
We have not sent down to you the Qur'an that you be distressed
We have not sent down upon thee the Qur’an that thou be wretched,
We have not bestowed upon you this Qur'an to cause you any hardship.
We have not sent down the Quran unto you to (cause) for you (suffering or) sorrow,
We did not reveal the Qur’ān to you to (make you) face hardship
We did not send down to you the Qur'an so you may suffer.