Diyanet İşleri
Ey iman edenler! Allah'a karşı gelmekten sakının ve doğrularla beraber olun.
Tevbe suresi
Tevbe suresi, 119. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ ٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَكُونُوا۟ مَعَ ٱلصَّٰدِقِينَ
yâ eyyühe-lleẕîne âmenü-tteḳu-llâhe vekûnû me`a-ṣṣâdiḳîn.
Ey iman edenler! Allah'a karşı gelmekten sakının ve doğrularla beraber olun.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Sadıklarla beraber olun; her sureye verilen tepkiler ve kapanış Tevbe 119–129 3
Şüphesiz göklerin ve yerin hükümranlığı yalnız Allah'ındır. O, diriltir ve öldürür. Sizin için Allah'tan başka ne bir dost, ne de bir yardımcı vardır.
Andolsun Allah; Peygamber ile içlerinden bir kısmının kalpleri eğrilmeğe yüz tuttuktan sonra, sıkıntılı bir zamanda ona uyan muhacirlerle ensarın tövbelerini kabul etmiştir. Evet, onların tövbelerini kabul etmiştir. Şüphesiz O, onlara çok şefkatli ve çok merhametlidir.
Savaştan geri kalan üç kişinin de tövbelerini kabul etti. Yeryüzü bütün genişliğine rağmen onlara dar gelmiş, vicdanları da kendilerini sıktıkça sıkmış, böylece Allah'(ın azabın)dan yine O'na sığınmaktan başka çare olmadığını anlamışlardı. Sonra (eski hallerine) dönsünler diye, onların tövbelerini de kabul etti. Şüphesiz Allah, tövbeyi çok kabul eden ve çok merhamet edendir.
Ey iman edenler! Allah'a karşı gelmekten sakının ve doğrularla beraber olun.
Medine halkı ve onların çevresinde bulunan bedevilere, Allah'ın Resulünden geri kalmak, kendi canlarını onun canından üstün tutmak yaraşmaz. Çünkü onların, Allah yolunda çektikleri susuzluk, yorgunluk, açlık, kafirleri öfkelendirmek üzere bir yere adım atmaları ve düşmana karşı herhangi bir başarı kazanmaları gibi hiçbir olay yoktur ki karşılığında kendilerine iyi bir amel(in sevabı) yazılmış olmasın. Şüphesiz Allah, iyilik yapanların mükafatını elbette zayi etmez.
Allah yolunda küçük, büyük bir harcama yapmazlar ve bir vadiyi katetmezler ki (bunlar), Allah'ın, yaptıklarının daha güzeliyle kendilerini mükafatlandırması için hesaplarına yazılmış olmasın.
(Ne var ki) mü'minlerin hepsi toptan seferber olacak değillerdir. Öyleyse onların her kesiminden bir grup da, din konusunda köklü ve derin bilgi sahibi olmak ve döndükleri zaman kavimlerini uyarmak için geri kalsa ya! Umulur ki sakınırlar.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
119. Yani “ey” Allah’a ve Allah’ın iman edilmesini emrettiği şeylere “iman edenler!” İmanın gereği ne ise onu yapın. Bu da Allah’ın yasaklarından sakınmak ve uzak durmak sureti ile Allah’tan korkup takvanın gereğini yerine getirmektir. “Ve” sözlerinde, davranışlarında ve hallerinde dürüst olan “doğrularla beraber olun.” Onların sözleri de amelleri de halleri de doğruluk üzeredir, tembellikten ve gevşeklikten uzaktır, kötü maksatlardan arınmıştır, ihlas ve güzel niyete sahiptir. Siz de onlarla olun; “çünkü doğruluk iyiliğe götürür, iyilik de cennete götürür.”[29] Nitekim Yüce Allah: “Bugün doğru söyleyenlerin doğruluklarının kendilerine fayda vereceği gündür.” (el-Maide, 5/119) buyurmaktadır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Ey Allah'a iman eden, resulüne tabi olan ve şeriati ile amel edenler! Emirlerini yerine getirmek ve yasaklarından kaçınmak suretiyle Allah'tan sakının ve imanında, sözlerinde ve amellerinde doğru olan kimseler ile beraber olun. Sizin için doğruluktan başka bir kurtuluş yoktur.
Ortak kavram: Sıdk (Doğruluk)
Eğer kulumuza (Muhammed'e) indirdiğimiz (Kur'an) hakkında şüphede iseniz, haydin onun benzeri bir sure getirin ve eğer doğru söyleyenler iseniz,…
Ortak kavram: Sıdk (Doğruluk)
Allah, Adem'e bütün varlıkların isimlerini öğretti. Sonra onları meleklere göstererek, "Eğer doğru söyleyenler iseniz, haydi bana bunların isimlerini…
Ortak kavram: Sıdk (Doğruluk)
Elinizdeki Tevrat'ı tasdik edici olarak indirdiğimize (Kur'an'a) iman edin. Onu inkar edenlerin ilki olmayın. Ayetlerimi az bir karşılığa değişmeyin…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Ey iman edenler! Allah'a karşı takvâlı (duyarlı) olun ve doğrularla birlikte olun!
Siz ey iman edenler! Allah'a karşı sorumluluğunuzun bilincine varın ve dürüst kimselerle birlikte olun!
Siz ey imana erişenler! Allah'a karşı sorumluluk bilincinden uzaklaşmayın ve hep doğru sözlü kimselerden olun!
Ey iman edenler! Allah'tan (yaptıklarınızın sonuçlarını kesinlikle yaşatacağı için) korunun ve sadıklarla (Hakk'ı tasdik edenlerle) beraber olun!
Ey iman edenler, Allah'tan sakının ve doğru (sadık)larla birlikte olun.
Ey iman edenler! Allah'tan korkun ve sadıklarla beraber olun.
Ey inanca çağırılanlar! Allah'a yönelik sorumluluk bilinci taşıyın ve doğruyu söyleyin.
Ey iman edenler! Allah'a itaat ediniz ve doğrularla beraber olunuz.
Ey iman edenler, ALLAH'ı dinleyin ve doğrularla beraber olun.
Ey inananlar, ALLAH'ı dinleyin ve doğrularla beraber olun.
Ey iman edenler, Allah'tan korkun ve doğrularla beraber olun!
Ey o bütün iyman edenler! Allahtan korkun ve sadıklarla beraber olun
Ey İman Edenler! Allah'a karşı takva sahibi olun ve sadıklarla dipnot 1 birlikte olun.
Ey iman edenler! Allah'a karşı takva sahibi olun ve sadıklarla dipnot 1 birlikte olun.
Ey iman edenler! Allah'a karşı takva sahibi olun ve sadıklarla dipnot 1 birlikte olun.
Ey inananlar, Tanrı'dan sakının ve doğru (sadık)larla birlikte olun.
Ey iman edenler, Allahdan korkun. Bir de saadık olanlarla beraber olun.
Ey iman edenler; Allah'tan korkun ve sadıklarla beraber olun.
(118-119) Geri kalan o üç kişinin durumu (Ka’b ibn Malik, Hilal ibn Ümeyye, Mirare ibn Rabi), ki geniş olmasın rağmen yer yüzü onlara dar gelmişti, kendileri de o kadar daraldılar ki / darlandılar ki Allah’tan, Ona yönelmekten başka çareleri olmadığını düşündüler sonra tövbe ettiler onların tövbelerini kabul etti, muhakkak ki Allah işte O, çokça tövbeleri kabul eder, çokça esirgeyendir. Ey iman edenler, Allah’tan sakının ve sözüne bağlılarla / sadıklarla beraber olun.
Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakının ve sâdıklarla beraber olun.
Ey inananlar, Allah'tan korkun ve doğrularla beraber olun.
Ey inanıp güvenenler! Allah'a karşı yanlış yapmaktan sakının dipnot 1 ve doğru sözlü kimselerle birlikte olun dipnot 2 .
Ey inanıp güvenenler! Allah'tan çekinerek kendinizi koruyun ve özü sözü doğru olanlarla birlikte olun.
Ey İman edenler! Allah’tan sakının/takvalı ve doğrularla beraber olun!
Ey iman edenler! Allah'tan korkun ve doğrularla beraber olun!
Ey iman edenler! Allah'tan korkun ve özü sözü bir kişilerle beraber olun.
O you who have conformed to Islam: entertain the profound reverence dutiful to Allah and be an integral part of those who are strongly and habitually disposed to tell the truth and their words and their deeds together accord.
You who believe, be mindful of God: stand with those who are true.
O ye who believe! Fear Allah and be with those who are true (in word and deed).
[9:119] Believers! Have fear of Allah and stand with those that are truthful.
You who have iman! have taqwa of Allah and be with the truly sincere.
O you who believe! Be afraid of Allâh, and be with those who are true (in words and deeds).[1]
O you who have faith! Be wary of Allah, and be with the Truthful.
O you who believe! keep your duty to Allâh and be with the truthful.
O believers, fear God, and be with the truthful ones.
O’ you who have believed, have the utmost respect for the Lord and be sincere to Him.
O ye who believe! fear God and be with those who speak the truth.
O you who acknowledge, be aware of God and be with the truthful.
O true believers, fear God, and be with the sincere.
O you who believe! Fear (do your duty to) Allah and be with those who are True (in word, thought, motivation and deed).
O you who have believed, be pious to Allah and be with the sincere.
O ye who believe! Be careful of your duty to Allah, and be with the truthful.
O believers, do not stray from the path of God, and be with those who are truthful.
O YOU who have attained to faith! Remain conscious of God, and be among those who are true to their word!
O believers! Be mindful of Allah and be with the truthful.
O you who believe, be aware of God and be with the truthful.
O you who believe, you shall reverence GOD, and be among the truthful.
O you who have believed, fear Allah and be with those who are true.
O you who heed warning: be in prudent fear of God, and be with the truthful.
O You who have chosen to be graced with belief! Be mindful of Allah's Laws and be with the truthful. (That is way to Paradise (89:29)).
O you who believe! Fear Allah and be with those who are true; (In their words and their deeds).
O you who believe, fear Allah, and be in the company of the truthful.
O you who believe, be aware of God and be with the truthful.