Diyanet İşleri
Sizi razı etmek için, Allah'a yemin ederler. Eğer gerçekten mü'min iseler (bilsinler ki), Allah ve Resulü'nü razı etmeleri daha önceliklidir.
Tevbe suresi
Tevbe suresi, 62. ayet. يَحْلِفُونَ بِٱللَّهِ لَكُمْ لِيُرْضُوكُمْ وَٱللَّهُ وَرَسُولُهُۥٓ أَحَقُّ أَن يُرْضُوهُ إِن كَانُوا۟ مُؤْمِنِينَ
yaḥlifûne billâhi leküm liyürḍûküm. vellâhü verasûlühû eḥaḳḳu ey yürḍûhü in kânû mü'minîn.
Sizi razı etmek için, Allah'a yemin ederler. Eğer gerçekten mü'min iseler (bilsinler ki), Allah ve Resulü'nü razı etmeleri daha önceliklidir.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Zekâtın sarf yerleri; münafık erkekler ve kadınlar Tevbe 60–72 3
Eğer onlar Allah ve Resulünün kendilerine verdiğine razı olup, "Bize Allah yeter. Lütuf ve ihsanıyla Allah ve Resulü ileride bize yine verir. Biz yalnız Allah'a rağbet eder (O'nun ihsanını ister)iz" deselerdi, kendileri için daha hayırlı olurdu.
Sadakalar (zekatlar), Allah'tan bir farz olarak ancak fakirler, düşkünler, zekat toplayan memurlar, kalpleri İslam'a ısındırılacak olanlarla (özgürlüğüne kavuşturulacak) köleler, borçlular, Allah yolunda cihad edenler ve yolda kalmış yolcular içindir. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Yine onlardan peygamberi inciten ve "O (her söyleneni dinleyen) bir kulaktır" diyen kimseler de vardır. De ki: "O, sizin için bir hayır kulağıdır ki Allah'a inanır, mü'minlere inanır (güvenir). İçinizden inanan kimseler için bir rahmettir. Allah'ın Resulünü incitenler için ise elem dolu bir azap vardır."
Sizi razı etmek için, Allah'a yemin ederler. Eğer gerçekten mü'min iseler (bilsinler ki), Allah ve Resulü'nü razı etmeleri daha önceliklidir.
Allah'a ve Resulüne karşı gelen kimseye, içinde ebedi kalacağı cehennem ateşinin olduğunu bilmediler mi? İşte bu, büyük bir rezilliktir.
Münafıklar, kalplerinde olan şeyleri, yüzlerine karşı açıkça haber verecek bir surenin üzerlerine indirilmesinden çekinirler. De ki: "Siz alay ede durun! Allah, çekindiğiniz o şeyi ortaya çıkaracaktır."
Şayet kendilerine (niçin alay ettiklerini) sorsan, "Biz sadece lafa dalmıştık ve aramızda eğleniyorduk", derler. De ki: "Allah'la, O'nun ayetleriyle ve peygamberiyle mi eğleniyordunuz?"
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
62. “Sizi hoşnut etmek için Allah’a yemin ederler.” böylece kendilerinden sadır olan rahatsız edici tavırlardan ve benzeri hallerden uzak olduklarını ileri sürerler. Bundan amaçları ise sizin kendilerinden hoşnut olmanızı sağlamaktır. “Halbuki en doğrusu, Allah’ı ve Rasûlünü hoşnut etmeleridir. (Tabi) eğer mü’min iseler.” Çünkü mü’min, hiçbir şeyi Rabbinin ve Rasulünün rızasından önde tutmaz. Bu da onların mü’min olmadıklarının delilidir. Onlar, başkalarının rızasını Allah ve Rasûlünün rızasının önünde tutmuşlardır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
-Ey Müminler!- Münafıklar, Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'i incitecek sözler söylemediklerine dair Allah adına yemin ederler. Bunu da sizi razı etmek için yaparlar. Onlar gerçekten iman eden kimseler ise Allah ve resulünü, iman ve salih ameller ile razı etmek onlar için daha öncelikli olmalıdır.
Aynı kök: حلف (13 geçiş) · Aynı kök: رضو (73 geçiş) · Ortak kavram: Rıza
Kendilerinden razı olasınız diye, size yemin edeceklerdir. Siz onlardan razı olsanız bile, Allah o fasıklar topluluğundan asla razı olmaz.
Aynı kök: رضو (73 geçiş) · Ortak kavram: Rıza
Sen dinlerine uymadıkça, ne Yahudiler ve ne de Hıristiyanlar asla senden razı olmazlar. De ki: "Allah'ın yolu asıl doğru yoldur." Sana gelen ilimden…
Aynı kök: رضو (73 geçiş) · Ortak kavram: Rıza
(Ey Muhammed!) Biz senin çok defa yüzünü göğe doğru çevirip durduğunu (vahiy beklediğini) görüyoruz. (Merak etme) elbette seni, hoşnut olacağın…
Aynı kök: رضو (73 geçiş) · Ortak kavram: Rıza
İnsanlardan öylesi de vardır ki, Allah'ın rızasını kazanmak için kendini feda eder. Allah, kullarına çok şefkatlidir.
Aynı kök: حلف (13 geçiş)
Kendi işledikleri yüzünden başlarına bir musibet geldiği, sonra da "Biz iyilik etmek ve uzlaştırmaktan başka bir şey istememiştik" diye Allah'a yemin…
Aynı kök: حلف (13 geçiş)
Allah, boş bulunarak ettiğiniz yeminlerle sizi sorumlu tutmaz. Ama bile bile yaptığınız yeminlerle sizi sorumlu tutar. Bu durumda yeminin keffareti,…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Sizi memnun etmek için (gelip) Allah'a (yalan yere) yemin ederler. Mümin iseler Allah ve Elçisi razı edilmeye daha layıktır. dipnot 1
Onlar, sizi hoşnut etmek için size Allah adına yeminler ederler. Oysa ki daha öncelikli bir görevleri var: Allah'ı hoşnut etmek, O'nun Elçisi'ni de... Tabi ki yürekten inanmışlarsa eğer!
(O ikiyüzlüler) sizi hoşnut bırakmak için (iyi niyetle edip eyledikleri konusunda) yüzünüze karşı Allaha yemin ederler. Oysa, eğer gerçekten inanmış olsalardı, başka herkesten önce Allahı ve Onun Elçisini hoşnut etmeye çalışmaları gerekirdi!
Gönlünüzü hoş etmek için, Esma'sıyla onların hakikati olan Allah namına yemin ederler. . . Eğer iman edenler olsalardı, (bilirlerdi ki) razı edilmesi gereken (Esma'sıyla hakikatleri olan) Allah ve Rasulü'dür!
Sizi hoşnut kılmak için Allah'a yemin ederler; oysa mü'min iseler, hoşnut kılınmaya Allah ve elçisi daha layıktır.
Rızanızı almak için size (gelip) Allah'a and içerler. Eğer mümin iseler Allah ve Rasûlünü razı etmeleri daha doğrudur.
Sizi hoşnut etmek için, Allah'ın üzerine yemin ediyorlar. Oysa inanmış olsalardı, Allah'ı ve O'nun elçisini hoşnut etmeleri gerekirdi.
Sizi hoşnut etmek için Allah'a yemin ederler. Eğer gerçekten iman etmiş olsalardı, Allah'ı ve Peygamberini hoşnut etmek için çalışırlardı.
Sizi hoşnut etmek için ALLAH'a yemin edip dururlar. Gerçekten onaylıyorlarsa bilmelidirler ki ALLAH ve elçisi hoşnut edilmeye daha layıktır.
Sizi hoşnud etmek için ALLAH'a yemin edip dururlar. Gerçekten inanıyorlarsa bilmelidirler ki ALLAH ve elçisi hoşnud edilmeye daha layıktır.
Size gelir hoşnutluğunuzu kazanmak için Allah'a yemin ederler, oysa eğer bunlar mü'minseler, daha önce Allah'ın ve peygamberinin rızasını düşünmeleri gerekir.
Size gelirler rızanızı celbetmek için Allaha yemin ederler, eğer bunlar mü'min iseler daha evvel Allahın ve Resulünün rızasını düşünmeleri iycab eder
Sizi hoşnut etmek için, Allah'a yemin ediyorlar. Oysaki gerçekten inanıyorlarsa, Allah ve Resul'ü hoşnut edilmeye daha layıktır.
Sizi hoşnut etmek için, Allah'a yemin ediyorlar. Oysaki gerçekten inanıyorlarsa, Allah ve Resulü hoşnut edilmeye daha layıktır.
Sizi hoşnut etmek için, Allah'a yemin ediyorlar. Oysaki gerçekten inanıyorlarsa, Allah ve Rasul'ü, hoşnut edilmeye daha layıktır.
Sizi hoşnut kılmak için Tanrı'ya yemin ederler; oysa inançlı iseler, hoşnut kılınmaya Tanrı ve elçisi daha layıktır.
Size (gelirler) gönlünüzü hoş etmek için Allaha andederler. Eğer bunlar mü'min iseler Allahı ve Resulünü raazi etmeleri daha doğrudur.
Sizi hoşnud etmek için Allah'a yemin ederler. Halbuki Allah ve Rasulü hoşnud etmeye daha layıktır. Eğer mü'min idiyseler.
(61-66) Onlardan kimileri de O bir kulaktır (işittiğini beyine aktaran bir organ) diyerek nebiyi incitiyorlar, de ki o kulak sizin hayrınızadır, Allah’a iman eder, müminlere iman eder, sizden iman edenler için de bir rahmettir, Allah’ın Resulünü incitenler için acıtıcı bir azap vardır. Sizin hoşnutluğunuzu / rızanızı kazanmak için yemin ederler, eğer iman ediyorlarsa Allah’ın ve Resulünün rızası daha gerçektir. (Sizi razı etmelerinden daha gerçekçidir) Bilmiyorlar mı? O kişi ki Allah’a ve Resulüne karşı koyarsa muh akkak ki onun için içinde kalıcı olacağı cehennem vardır, bu çok büyük bir rezilliktir. Münafıklar, aleyhlerine bir sûre indirilmesinden ve kalplerinde olanların haber verilmesinden ürkerler de ki dalga geçin, muhakkak ki Allah, o ürktüğünüz şeyleri çıkaracak olandır. Sorgularsan da diyecekler ki biz şaka ediyorduk, oyu n oynuyorduk (Ciddi değildik) De ki Allah’ın ayetleri ve O’nun Resulü ile mi dalga geçiyordunuz / eğleniyorsunuz? Özür dilemeyin / mazeret sunmayın, imanınızdan sonra kesin bir şekilde küfret tiniz, sizden bir grubu affetsek bile bir gruba suçlu olmalarından dolayı azap edeceğiz.
Sizi razı etmek için Allah’a yemin ederler. Eğer Mümin iseler Allah’ı ve Rasûlünü razı etmeleri daha gereklidir.
Gönlünüzü hoş etmek için size (gelip) Allah'a yemin ederler. Halbuki inanmış olsalardı, Allah'ı ve Resulünü hoşnud etmeleri daha uygundu.
Sizi razı etmek için Allah'ın adıyla yemin ederler. Eğer mümin iseler, asıl razı etmeleri gereken Allah ve resulüdür dipnot 1 .
Sizi memnun etmek için "Biz de sizdeniz" diye Allah'a yemin ederler. Eğer inanıp güvenmiş kimseler iseler, Allah ve elçisi, onların memnun etmelerini daha çok hak eder.
Sizi razı etmek için Allah’a yemin ederler. Eğer mümin iseler Allah’ı ve Rasûlünü razı etmeleri daha gereklidir.
Sizi hoşnut etmek için Allah'a yemin ederler. Eğer mümin iseler Allah'ı ve resulünü hoşnut etmeleri daha gereklidir.
Sizin gönlünüzü hoş etmek için Allah'a yemin ederler. Eğer bunlar inanmış iseler Allah'ın ve resulünün hoşnutluğunu öne almaları daha uygun düşer.
They are reluctant to join you in battle and offer you some excuse and affirm it by an appeal to Allah so that you accept it, when it is Allah and His Messenger that they should conciliate by fighting in their cause if in fact their hearts have been impressed with the image of religious and spiritual virtues.
They swear by God in order to please you [believers]: if they were true believers it would be more fitting for them to please God and His Messenger.
To you they swear by Allah. In order to please you: But it is more fitting that they should please Allah and His Messenger, if they are Believers.
[9:62] They swear by Allah to please you, while it is Allah and His Messenger whose pleasure they should seek if they truly believe.
They swear to you by Allah in order to please you, but it would be more fitting for them to please Allah and His Messenger if they are muminun.
They swear by Allâh to you (Muslims) in order to please you, but it is more fitting that they should please Allâh and His Messenger (Muhammad صلى الله عليه وسلم), if they are believers.
They swear to you by Allah, to please you; but Allah and His Apostle are worthier that they should please Him, should they be faithful.
They swear by Allâh to you to please you (O believers!). If they were true believers they should realize that Allâh, as well as His Messenger, is more worthy that they should please Him (with their belief in the truth and their righteous deeds).
They swear to you by God, to please you; but God and His Messenger -- more right is it they should please Him, if they are believers.
These hypocrites would like to please the Muslims by constantly swearing to God. If they were true believers, they would have tried to please God and His Messenger [by engaging in God pleasing acts rather than recourse to mere swearing.]
They swear by God to please you; but God and His Apostle are more worthy for them to please if they be believers.
They swear to you by God in order to please you; while God and His messenger is more worthy to be pleased if they were those who acknowledge.
They swear unto you by God, that they may please you; but it is more just that they should please God and his apostle, if they are true believers.
They swear by Allah to please you (Muslims); but Allah and His Messenger are more worthy for them to please (or it is more fitting to please them or they have more right to it) if they be believers.
They swear by Allah to you, (i. e., the believers) to satisfy you. And Allah and His Messenger-it is truly worthier that they should satisfy Him, in case they are believers..
They swear by Allah to you (Muslims) to please you, but Allah, with His messenger, hath more right that they should please Him if they are believers.
They swear by God to please you; but if they are believers it would have been worthier to have pleased God and His Apostle.
[The hypocrites] swear to you by God [that they are acting in good faith], with a view to pleasing you [O believers] - the while it is God and His Apostle whose pleasure they should seek above all else, if indeed they are believers!
They swear by Allah to you ˹believers˺ in order to please you, while it is the pleasure of Allah and His Messenger they should seek, if they are ˹true˺ believers.
They swear to you by God in order to please you; while God and His messenger are more worthy to be pleased if they are believers.
They swear by GOD to you, to please you, when GOD and His messenger are more worthy of pleasing, if they are really believers.
They swear by Allah to you [Muslims] to satisfy you. But Allah and His Messenger are more worthy for them to satisfy, if they should be believers.
They swear by God to you to please you; but God and His messenger — worthier is it that they should please Him, if they be believers!
(O You who believe) People swear by Allah to you in order to please you (and improve personal relations). But it is more fitting that they should please Allah and His Messenger, if they really believe (and embrace the Divine Ideology).
To you (who believe), they swear by Allah, only to please you: But it is more correct that they should please Allah and His Messenger (Muhammad), if they (also) are believers.
(O believers,) they swear by Allah before you, so that they may please you, whereas Allah, as well as His Messenger, has greater right that they should please Him, if they are (true) believers.
They swear to you by God in order to please you; while God and His messenger are more worthy to be pleased if they are believers.