Yûnus suresi

Yûnus suresi, 101. ayet

Yûnus suresi, 101. ayet. قُلِ ٱنظُرُوا۟ مَاذَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَمَا تُغْنِى ٱلْـَٔايَٰتُ وَٱلنُّذُرُ عَن قَوْمٍ لَّا يُؤْمِنُونَ

ḳuli-nżurû mâẕâ fi-ssemâvâti vel'arḍ. vemâ tugni-l'âyâtü vennüẕüru `an ḳavmil lâ yü'minûn.

Diyanet İşleri

De ki: "Göklerde ve yerde neler var, bir baksanıza." Fakat ayetler ve uyarılar, inanmayan bir topluma hiçbir fayda sağlamaz.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Yûnus 98–104 · surenin 101. ayeti / 109

Konu Şüpheye düşme; iman eden tek kavim: Yûnus kavmi Yûnus 94–103 3

  1. Yûnus 98

    Yunus'un kavminden başka, keşke (azabı görmeden) iman edip, imanı kendisine fayda veren bir tek memleket halkı olsaydı! (Yunus'un kavmi) iman edince, dünya hayatında (sürüklenebilecekleri) rezillik azabını onlardan uzaklaştırmış ve onları belli bir zamana kadar yararlandırmıştık.

  2. Yûnus 99

    Eğer Rabbin dileseydi, yeryüzünde bulunanların hepsi elbette topyekun iman ederlerdi. Böyle iken sen mi mü'min olsunlar diye, insanları zorlayacaksın?

  3. Yûnus 100

    Allah'ın izni olmadıkça, hiçbir kimse iman edemez. Allah, azabı akıllarını (güzelce) kullanmayanlara verir.

  4. 101

    De ki: "Göklerde ve yerde neler var, bir baksanıza." Fakat ayetler ve uyarılar, inanmayan bir topluma hiçbir fayda sağlamaz.

  5. Yûnus 102

    Onlar sadece, kendilerinden önce gelip geçenlerin başlarına gelen (azap dolu) günlerin benzerini mi bekliyorlar? De ki: "Bekleyin bakalım, ben de sizinle birlikte bekleyenlerdenim."

  6. Yûnus 103

    Sonra resullerimizi ve iman edenleri kurtarırız. (Ey Muhammed!) Aynı şekilde üzerimize bir hak olarak, inananları da kurtaracağız.

  7. Yûnus 104

    De ki: "Ey insanlar, eğer benim dinimden herhangi bir şüphede iseniz, bilin ki ben, Allah'ı bırakıp da sizin taptıklarınıza tapmam, fakat sizin canınızı alacak olan Allah'a kulluk ederim. Bana mü'minlerden olmam emrolundu."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

101. Yüce Allah, kullarını göklerde ve yerde bulunanlara dikkatle bakmaya çağırmaktadır. Bundan kasıt ise onların ihtiva ettiği şeyler üzerinde düşünmek, bunlardan ibret almak, onlara dikkat etmek ve basiretini kullanmaktır. Çünkü bunlarda iman eden bir topluluk için âyetler, kesin kanaate sahip olan bir topluluk için ibretler vardır. Bunlar, Yüce Allah’ın vahdaniyetine, mabud oluşuna, övülmeye layık olduğuna, celal ve ikram sahibi, yüce isim ve vasıfların yegane sahibi olduğuna delalet eder.

“Ama âyetler ve uyarılar, iman etmeyen bir topluluğa fayda vermez.” Çünkü bunlar Allah’ın âyetlerinden yüz çevirmeleri ve inatları dolayısı ile onlardan gereği gibi yararlanamazlar.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Peygamber!- Sana ayetlerden soran müşriklere de ki: Göklerde ve yerde Allah'ın birliğine ve kudretine delalet eden ayetlere bakın da ibret alın! Küfürde ısrar etmeleri sebebi ile iman etmeye istekli olmayan bir kavme ayetlerin ve kesin kanıtların indirilmesi ve peygamberlerin gönderilmesi fayda vermez.

Kelimeler

14 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. قُلِ kuli de ki kök: قول
  2. ٱنظُرُوا۟ nzuru bir bakın kök: نظر
  3. مَاذَا maza neler olduğuna
  4. فِى fi
  5. ٱلسَّمَـٰوَٰتِ s-semavati göklerde kök: سمو
  6. وَٱلْأَرْضِ ۚ vel'erdi ve yerde kök: ارض
  7. وَمَا vema
  8. تُغْنِى tugni bir şey kazandırmaz kök: غني
  9. ٱلْـَٔايَـٰتُ l-ayatu ayetler kök: ايي
  10. وَٱلنُّذُرُ ve nnuzuru ve uyarılar kök: نذر
  11. عَن an
  12. قَوْمٍۢ kavmin bir topluluğa kök: قوم
  13. لَّا la
  14. يُؤْمِنُونَ yu'minune iman etmeyen kök: امن

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: غني (73 geçiş) · Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)

    Bu haberler, zirveye ulaşmış birer hikmettir! Fakat uyarılar fayda vermiyor!

  • Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Aynı kök: نظر (129 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)

    Onu yine de yalanladılar. Biz de onu ve onunla beraber gemide bulunanları kurtardık ve onları ötekilerin yerine geçirdik. Ayetlerimizi yalanlayanları…

  • Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Aynı kök: نظر (129 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)

    Bak, uyarılanların sonu nasıl oldu!

  • Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Aynı kök: نظر (129 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)

    Şüphesiz biz sizi, kişinin önceden elleriyle yaptıklarına bakacağı ve inkarcının, "Keşke toprak olaydım!" diyeceği günde gerçekleşecek olan yakın bir…

  • Aynı kök: غني (73 geçiş) · Aynı kök: نظر (129 geçiş)

    Onlar yeryüzünde dolaşıp, kendilerinden önce gelenlerin akıbetlerinin nasıl olduğuna bakmadılar mı? Onlar kendilerinden daha çok, daha güçlü ve…

  • Aynı kök: غني (73 geçiş)

    Güzel bir söz ve bağışlama, peşinden gönül kırma gelen bir sadakadan daha hayırlıdır. Allah, her bakımdan sınırsız zengindir, halimdir (hemen…

  • Aynı kök: نظر (129 geçiş)

    Hani, sizin için denizi yarmış, sizi kurtarmış, gözlerinizin önünde Firavun ailesini suda boğmuştuk.

  • Aynı kök: نظر (129 geçiş)

    Hani siz, "Ey Musa! Biz Allah'ı açıktan açığa görmedikçe sana asla inanmayız" demiştiniz. Bunun üzerine siz bakıp dururken sizi yıldırım çarpmıştı.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

85 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

De ki: "Göklerde ve yerde neler var, bakın!" İnanmayacak bir topluma deliller ve uyarılar yarar sağlamaz.

Mustafa İslamoğlu

De ki: "Göklerde ve yerde nelerin bulunduğuna bir bakınız!" Ne ki, iman etmemekte direnen bir topluma, ne ayetlerin ne de uyarıların hiçbir yararı olmaz.

Muhammed Esed

De ki: "Göklerde ve yerde var olanlara bakın da düşünün!" Ne var ki, inanmayacak olan bir topluma ne ayetlerin, ne de uyarmaların bir yararı dokunabilir!

Ahmed Hulusi

De ki: "Semalar ve arzda ne oluyor, bir bakın!". . . O işaretler ve uyarılar, iman etmeyen topluluğa yarar sağlamaz!

Ali Bulaç

De ki: "Göklerde ve yerde ne var? Bir bakıverin." İman etmeyen bir topluluğa apaçık ayetler ve uyarmalar bir şey sağlamaz.

Ali Özek ve heyeti

De ki: «Göklerde ve yerde neler var, bakın (da ibret alın!)» Fakat inanmayan bir topluma deliller ve uyarılar fayda sağlamaz.

Ali Rıza Safa

De ki: "Göklerde ve yeryüzünde olanlara baksanıza!" İnanmayan bir topluma, kanıtlar ve uyarılar yarar sağlamaz.

Bayraktar Bayraklı

De ki: "Göklerde ve yerde neler var, bakın da ders alın!" Fakat inanmayan bir topluma deliller ve uyarılar fayda sağlamaz.

Edip Yüksel

De ki: "Göklerde ve yerde neler var, bir bakın! Gerçeği onaylamayan bir topluma deliller ve uyarılar kar etmez."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

De ki: 'Göklerde ve yerde neler var, bir bakın! İnanmıyan bir topluma deliller ve uyarılar kar etmez.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

De ki: "Bir bakın neler var göklerde ve yerde!" Fakat o deliller, o uyarılar iman etmeyecek bir kavme ne fayda sağlar ki!

Elmalılı Hamdi Yazır

De ki: bakın, Göklerde Yerde neler var, fakat o ayetler, o inzarlar iyman etmiyecek bir kavme ne faide verir

Erhan Aktaş

De ki: "Göklerde ve yerde olanlara bir bakın!" Ancak o apaçık ayetler dipnot 1 ve uyarılar iman etmeyecek bir halka yarar sağlamaz.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Göstergeler, işaretler, kanıtlar.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

De ki: "Göklerde ve yerde olanlara bir bakın!" Ancak o apaçık ayetler dipnot 1 ve uyarılar iman etmeyecek bir halka yarar sağlamaz.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Göstergeler, işaretler, kanıtlar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

De ki: "Göklerde ve yerde olanlara ibretle bir bakın!" Ancak o apaçık ayetler dipnot 1 ve uyarılar iman etmeyecek bir halka yarar sağlamaz.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Göstergeler, işaretler, kanıtlar.

Gültekin Onan

De ki: "Göklerde ve yerde ne var? Bir bakıverin." İnanmayan bir topluluğa apaçık ayetler ve uyarmalar bir şey sağlamaz.

Hasan Basri Çantay

De ki: "Göklerde ve yerde neler var, bakın". (Fakat) bunca ayetler (ibretler) ve inzarlar iman etmeyecekler güruhüne faide vermez.

İbni Kesir

De ki: Göklerde ve yerde neler var, bir bakın. Fakat bunca ayetler ve uyarılar inanmayanlar güruhuna fayda vermez.

Mehmet Alagaş

(94-109) Sana indirdiğimizde şüpheye düştün ise, senden önc e kitap okuyanlara sor. Kesin olan şu ki, s ana Rabbinden gerçek gelmiştir / hak gelmiştir , sakın tereddüt edenlerden olma , sakın Allah’ın ayetlerini yalanlayanlardan olma , ki hasara uğrayanlardan olursun. Muhakkak ki Rabbinin kelimeleri / ifade ettikleri onlar üzerinde gerçekleşti, şayet onlara, tüm ayetler gelse dahi, ta ki acıklı azabı görünceye kadar inanmazlar. Bir memleket vardı iman etseydiler ve imanları onlara fayda verseydi, yunus kavmi hariç tir, vaktaki imanlarından dolayı onlardaki / yunus kavminde ki onursuzluk azabını dünya hayatında kaldırdık ve belli vakte kadar onları geçindirdik / metalandırdık. Oysa Rabbin istese arzda kim varsa herkes iman ederdi, sen mi insanları mümin oluncaya kadar zorlayacaksın? Allah'ın izni hariç hiçbir kimse iman edemez, akletmeyenlerin üzerinde pislik yapar. Bakınız de! Semalarda ve Arzda ne var? Ayetler ve uyarmalar iman etmeyen kavime bir zenginlik / yarar / fayda sağlamaz, onlardan öncekilerin yaşadıklarının benzeri günlerin başlarına gelmesini mi bekliyorlar, bekleyin de bende sizlerle beraber bekleyenlerdenim. Ardından elçilerimizi kurtarırız aynı şekilde iman edenleri de müminleri kurtarmak üzerimizde bir haktır. De ki Ey insanlar eğer dinimden şüphelendiyseniz ben asla Allah dışında taptıklarınıza tapmam velakin beni vefat ettirecek olan Allaha ibadet ederim. İman edenlerden olmam bana emredildi. Yüzünü hanif dine doğru ortaya çıkar / çevir, ortak koşanlardan olma. Allahtan başkasına, sana yararı ve zararı olmayana, çağrıda bulunma, eğer ki bunu yaparsan o zaman sen de kesinlikle zalimlerden olursun. Allah’tan bir zarar sana dokunursa, O’ndan başka onu kaldıracak / giderecek yoktur, eğer ki sana bir hayır murat ettiyse onun hazinesini reddedecek te yoktur , Onu kullarından istediğine isabet ettirir / nasip eder, O, bağışlayandır, esirgeyendir. Deki ey insanlar! size Rabbinizden gerçek geldi / hak geldi, kim yola girerse kendisi için yola girmiştir, Kim de saparsa kendi aleyhine sapmıştır, ben sizin üzerinize vekil değilim. Allah hüküm verinceye kadar sana vahyedilene uy ve sabret, O hakimlerin en hayırlısıdır.

Rowwad Tercüme Merkezi

De ki: “Göklerde ve yerde neler var; bir bakın.” O âyetler ve korkutmalar, iman etmeyecek bir topluluğa fayda vermez.

Süleyman Ateş

"Göklerde ve yerde olanlara bakın!" de; ama o ayetler ve uyarılar, inanmayacak bir kavme yarar sağlamaz.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onlara de ki "Göklerde ve yerde neler olduğunu gözlemleyin. Ama oralardaki göstergeler(ayetler) ve yapılan uyarılar, inanıp güvenmeyen bir topluluğun işine yaramaz."

Şaban Britch

“Göklerde ve yerde neler var bir bakın!” de. iman etmeyen bir topluma ayetler ve uyarmalar fayda vermez.

Şaban Piriş

"Göklerde ve yerde neler var bir bakın!" de, inanmayacak bir topluma ayetler ve uyarmalar fayda vermez.

Yaşar Nuri Öztürk

De ki: "Göklerde ve yerde neler var/neler oluyor, bir bakın!" O ayetler ve uyarılar iman etmeyen bir toplumun hiçbir işine yaramaz.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Say to them -the infidels-: "Look attentively and contemplate mentally and take note of all that is in the heavens and on earth, all indicating an Omnipotent unique Maker! But what shall it advantage a man and what good do the signs and the warnings do to a people who simply refuse to recognize Allah and heed Him!

Abdul Haleem

Say, ‘Look at what is in the heavens and on the earth.’ But what use are signs and warnings to people who will not believe?

Abdullah Yusuf Ali

Say: "Behold all that is in the heavens and on earth"; but neither Signs nor Warners profit those who believe not.

Abul A'la Maududi

Tell them: 'Observe carefully all that is in the heavens and the earth.' But no signs and warnings can avail those who are bent on not believing. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This is the answer to the condition that they would believe him to be a true Prophet, if a sign would be shown to them. The Prophet (peace be upon him) has been asked to say to them: There are countless signs in the heaven and the earth, which confirm and testify the message I am giving you. You could have easily recognized them, had you observed and considered them with open eyes and open hearts. But if you lack this urge and desire for the truth, you will not accept and acknowledge it, however wonderful, miraculous and supernatural the sign may be, for you will declare that it was a piece of sorcery like Pharaoh and his chiefs. The fact is that the people, who suffer from this malady, see the truth only when the torment with all its horrors overtakes them, just as Pharaoh came to believe only when he was drowning. But you should note it well that the repentance at the time of punishment is of no avail.

Aisha Bewley

Say: ‘Look at what there is in the heavens and on the earth. ’ But Signs and warnings are of no avail to people who have no iman.

Al-Hilali & Khan

Say: "Behold all that is in the heavens and the earth," but neither Ayât (proofs, evidence, verses, lessons, signs, revelations, etc.) nor warners benefit those who believe not.

Ali Quli Qarai

Say, ‘Observe what is in the heavens and the earth. ’ But neither signs nor warnings avail a people who have no faith.

Amatul Rahman Omar

Say, `Behold (the miracles) which are happening in the heavens and the earth (in support of the Prophet Muhammad,) though, (it is true at the same time) that signs and warnings are of no good to a people who do not believe (owing to obstinacy and ignorance).

Arthur John Arberry

Say: 'Behold what is in the heavens and in the earth!' But neither signs nor warnings avail a people who do not believe.

Bijan Moeinian

Say to them: "Observe (the main principle of scientific inquiry) what is in the heavens and the earth. " What a shame that all these proofs and warnings will not lead the people to believe.

E. Henry Palmer

Say, 'Behold what is in the heavens and in the earth! but signs and warners avail not a people who do not believe.

Edip-Layth

Say, "Look at all that is in the heavens and the earth." But what good are the signs and warnings to a people who do not acknowledge?

George Sale

Say, consider whatever is in heaven and on earth: But signs are of no avail, neither preachers, unto people who will not believe.

Hamid S. Aziz

It is not for any soul to believe save by the permission of Allah; He sets uncleanness on those who have no sense.

Mahmoud Ghali

Say, "Look into whatever is in the heavens and the earth. " And in no way do the signs and warnings avail a people who do not believe.

Marmaduke Pickthall

Say: Behold what is in the heavens and the earth! But revelations and warnings avail not folk who will not believe.

Mohamed Ahmed - Samira

Say: "Observe all there is in the heavens and the earth. " But signs or warnings will be of no avail to those who do not believe.

Muhammad Asad

Say: "Consider whatever there is in the heavens and on earth!" But of what avail could all the messages and all the warnings be to people who will not believe?

Mustafa Khattab

Say, ˹O Prophet,˺ "Consider all that is in the heavens and the earth!" Yet neither signs nor warners are of any benefit to those who refuse to believe.

Progressive Muslims

Say: "Look at all that is in the heavens and the Earth. " But what good are the signs and warnings to a people who do not believe

Rashad Khalifa

Say, "Look at all the signs in the heavens and the earth." All the proofs and all the warnings can never help people who decided to disbelieve.

Sahih International

Say, "Observe what is in the heavens and earth. " But of no avail will be signs or warners to a people who do not believe

Sam Gerrans

Say thou: “Look at what is in the heavens and the earth!” But the proofs and the warnings avail not a people who do not believe.

Shabbir Ahmed

Say, "Behold what is in the heavens and the earth! No miracles and no warnings will help those who are bent upon denying the Truth. (2:6-7), (41:53).

Syed Vickar Ahamed

Say: "Behold! All that is in the heavens and on the earth;" But neither Sign nor warners can help those who do not believe.

Taqi Usmani

Say, "Look at what is there in the heavens and the earth." But, signs and warnings do not suffice a people who do not believe.

The Monotheist Group

Say: "Look at all that is in the heavens and the earth." But what good are the signs and warnings to a people who do not believe?

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Yûnus suresi, 101. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Yûnus suresi, 101. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Yûnus suresi, 101. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩