Yûnus suresi

Yûnus suresi, 98. ayet

Yûnus suresi, 98. ayet. فَلَوْلَا كَانَتْ قَرْيَةٌ ءَامَنَتْ فَنَفَعَهَآ إِيمَٰنُهَآ إِلَّا قَوْمَ يُونُسَ لَمَّآ ءَامَنُوا۟ كَشَفْنَا عَنْهُمْ عَذَابَ ٱلْخِزْىِ فِى ٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا وَمَتَّعْنَٰهُمْ إِلَىٰ حِينٍ

felevlâ kânet ḳaryetün âmenet fenefe`ahâ îmânühâ illâ ḳavme yûnüs. lemmâ âmenû keşefnâ `anhüm `aẕâbe-lḫizyi fi-lḥayâti-ddünyâ vemetta`nâhüm ilâ ḥîn.

Diyanet İşleri

Yunus'un kavminden başka, keşke (azabı görmeden) iman edip, imanı kendisine fayda veren bir tek memleket halkı olsaydı! (Yunus'un kavmi) iman edince, dünya hayatında (sürüklenebilecekleri) rezillik azabını onlardan uzaklaştırmış ve onları belli bir zamana kadar yararlandırmıştık.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Yûnus 95–101 · surenin 98. ayeti / 109

Konu Şüpheye düşme; iman eden tek kavim: Yûnus kavmi Yûnus 94–103 3

  1. Yûnus 95

    Sakın Allah'ın ayetlerini yalanlayanlardan da olma! Yoksa zarara uğrayanlardan olursun.

  2. Yûnus 96–97

    (96-97) Şüphesiz, haklarında Rabbinin sözü (hükmü) gerçekleşmiş olanlar, kendilerine bütün mucizeler gelse bile, elem dolu azabı görünceye kadar inanmazlar.

  3. 98

    Yunus'un kavminden başka, keşke (azabı görmeden) iman edip, imanı kendisine fayda veren bir tek memleket halkı olsaydı! (Yunus'un kavmi) iman edince, dünya hayatında (sürüklenebilecekleri) rezillik azabını onlardan uzaklaştırmış ve onları belli bir zamana kadar yararlandırmıştık.

  4. Yûnus 99

    Eğer Rabbin dileseydi, yeryüzünde bulunanların hepsi elbette topyekun iman ederlerdi. Böyle iken sen mi mü'min olsunlar diye, insanları zorlayacaksın?

  5. Yûnus 100

    Allah'ın izni olmadıkça, hiçbir kimse iman edemez. Allah, azabı akıllarını (güzelce) kullanmayanlara verir.

  6. Yûnus 101

    De ki: "Göklerde ve yerde neler var, bir baksanıza." Fakat ayetler ve uyarılar, inanmayan bir topluma hiçbir fayda sağlamaz.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

98. Yalanlayan ülke halkları arasında azabı gördüğü vakit “iman edip de imanı kendisine fayda sağlamış bir ülke olaydı ya!” Yani azabı gördüğü vakit iman edip de imanından fayda sağlayan hiçbir kimse olmamıştır. Tıpkı Yüce Allah'ın az önce (90 ve 91. ayette) Firavun hakkında belirttiği gibi. Zira Firavun azabı gördüğünde: “İsrailoğullarının iman ettiklerinden başka bir ilahın olmadığına iman ettim. Ben de müslümanlardanım” demişti, ancak ona şöyle karşılık verilmişti: “Şimdi mi? Halbuki sen bundan önce isyan etmiş ve fesatçılardan olmuştun.” Bir başka yerde de Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Onlar bizim azabımızı gördüklerinde: Yalnızca Allah’a iman ettik ve O’na eş tutmakta olduğumuz şeyleri de inkâr ettik, dediler. Ama bizim azabımızı gördüklerinde imanları onlara fayda vermedi. Bu, Allah’ın kulları hakkında geçerli olagelen sünnetidir/kanunudur.” (el-Mü’min, 40/84-85); “Onların her birine ölüm geldiğinde: Rabbim beni döndürün, umulur ki geride bırak(ıp zayi ettiğim ömrüme) karşılık salih amel işlerim, der. Asla! Bu, onun söylemiş olduğu bir sözden ibarettir.” (el-Mü’mimûn, 23/99-100) Buradaki hikmet açıktır. Çünkü zorunlu hallerdeki iman, gerçek bir iman değildir. Eğer bu azap uzaklaştırılacak ve kişiyi imana mecbur eden bu durum kaldırılacak olsa o kimse, yine küfre döner.

“Yunus’un kavmi müstesna. Onlar iman edince üzerlerinden dünya hayatındaki rüsvay edici azabı kaldırdık ve onları bir süreye kadar faydalandırdık.” İşte onlar, sözü geçen bu genel durumdan istisna edilmişlerdir. Elbette bunun gizliyi de açığı da bilen Allah'ın bize ulaşmamış ve zihnimizin idrak edemediği bir hikmeti vardır. Yüce Allah bir başka yerde şöyle buyurmaktadır: “Muhakkak Yunus da gönderilen (peygamber)lerdendi... Biz onu yüz bin hatta daha fazlasına gönderdik. Onlar imana geldiler, biz de onları bir zamana kadar faydalandırdık.” (es-Sâffât, 37/139-148) Buradaki hikmet şu olabilir: Onların dışında helak edilenler, eğer azap kaldırılıp geri döndürülecek olsalardı yine onlara yasak kılınan şeylere dönerlerdi. Yûnus kavminin ise Yüce Allah, imanlarının devam edeceğini bilmiştir. Hatta fiilen de imanları devam etmiş ve onlar imanları üzerinde sebat göstermişlerdir. Doğrusunu en iyi bilen Allah’tır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Yunus -aleyhisselam-'ın kavmi hariç kendilerine elçilerimizi göndermiş olduğumuz ülkelerden herhangi bir ülke azabı görmeden önce kabul olunacak iman ile iman etmedi. Oysa ki onlara azabı görmeden önce iman etmeleri fayda verir. Yunus -aleyhisselam-'ın kavmi doğru bir iman ile iman edince onlardan dünya hayatında zillet ve alçaklık azabını kaldırdık ve onları, ecelleri gelinceye kadar faydalandırdık.

Kelimeler

21 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَلَوْلَا felevla bulunsaydı ya!
  2. كَانَتْ kanet kök: كون
  3. قَرْيَةٌ karyetun bir kasaba kök: قري
  4. ءَامَنَتْ amenet iman eden kök: امن
  5. فَنَفَعَهَآ fe nefe aha kendine yarar sağlayan kök: نفع
  6. إِيمَـٰنُهَآ imanuha imanı kök: امن
  7. إِلَّا illa dışında
  8. قَوْمَ kavme kavminin kök: قوم
  9. يُونُسَ yunuse Yunus
  10. لَمَّآ lemma ne zaman ki
  11. ءَامَنُوا۟ amenu iman ettiler kök: امن
  12. كَشَفْنَا keşefna kaldırdık kök: كشف
  13. عَنْهُمْ anhum üzerlerinden
  14. عَذَابَ azabe azabını kök: عذب
  15. ٱلْخِزْىِ l-hizyi rezillik kök: خزي
  16. فِى fi
  17. ٱلْحَيَوٰةِ l-hayati hayatında kök: حيي
  18. ٱلدُّنْيَا d-dunya dünya kök: دنو
  19. وَمَتَّعْنَـٰهُمْ ve mettea'nahum ve onları yararlandırdık kök: متع
  20. إِلَىٰ ila -ye kadar
  21. حِينٍۢ hinin belli bir süre- kök: حين

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kıssa: Hz. Yûnus · Aynı kök: حين (35 geçiş) · Aynı kök: متع (70 geçiş)

    Nihayet onlar iman ettiler. Biz de onları bir süreye kadar geçindirdik.

  • Aynı kök: خزي (26 geçiş) · Ortak kavram: Dünya · Ortak kavram: Hayat

    Ama siz, birbirinizi öldüren, içinizden bir kesime karşı kötülük ve zulümde yardımlaşarak; size haram olduğu halde onları yurtlarından çıkaran, size…

  • Aynı kök: خزي (26 geçiş) · Ortak kavram: Dünya · Ortak kavram: Hayat

    Böylece Allah dünya hayatında onlara zilleti tattırdı. Elbette ki ahiret azabı daha büyüktür. Keşke bilselerdi!

  • Aynı kök: خزي (26 geçiş) · Ortak kavram: Dünya · Ortak kavram: Hayat

    Biz de onlara dünya hayatında zillet azabını tattırmak için o mutsuz kara günlerde üzerlerine dondurucu bir rüzgar gönderdik. Ahiret azabı elbette…

  • Aynı kök: متع (70 geçiş) · Ortak kavram: Dünya · Ortak kavram: Hayat

    Kadınlar, oğullar, yük yük altın ve gümüş, salma atlar, davarlar ve ekinler gibi nefsin şiddetle arzuladığı şeyler insana süslü gösterildi. Bunlar…

  • Aynı kök: متع (70 geçiş) · Ortak kavram: Dünya · Ortak kavram: Hayat

    Her canlı ölümü tadacaktır. Ancak kıyamet günü yaptıklarınızın karşılığı size tastamam verilecektir. Kim cehennemden uzaklaştırılıp cennete…

  • Aynı kök: متع (70 geçiş) · Ortak kavram: Dünya · Ortak kavram: Hayat

    Ey iman edenler! Ne oldunuz ki, size "Allah yolunda sefere çıkın" denilince, yere çakılıp kaldınız. Yoksa ahiretten vazgeçip dünya hayatını mı…

  • Aynı kök: حين (35 geçiş) · Aynı kök: متع (70 geçiş)

    Derken, şeytan ayaklarını oradan kaydırdı. Onları içinde bulundukları konumdan çıkardı. Bunun üzerine biz de, "Birbirinize düşman olarak inin. Sizin…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

86 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Keşfet — bu ayetin medyası

Gerçek belgeler1

Arkeoloji1
  • Nînevâ — Adad Kapısı

    Arkeoloji

    Nînevâ — Adad Kapısı

    Yûnus kıssası, İslâmî gelenekte Nînevâ ile ilişkilendirilir. Kur'an bir koordinat vermez.

    Ayet: Yûnus 98 · Sâffât 139-148

    Kaynak
    Wikimedia Commons
    Yazar
    Fredarch
    Tarih
    1990-04
    Lisans
    CC BY-SA

    Fredarch · http://en.wikipedia.org/wiki/Image:Adad_gate_exterior_entrance_north3.JPG · CC BY-SA 3.0

    Kaynağı görüntüle

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Yunus'un dipnot 1 kavmi hariç, herhangi bir şehir (halkı), keşke iman etmiş olsaydı da bu imanları kendilerine yarar sağlasaydı! (Yunus'un kavmi) iman edince, kendilerinden dünya hayatındaki rezillik azabını kaldırmış ve onları bir süre (daha) yararlandırmıştık.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kitâb-ı Mukaddes (Yunus, Bap 1)'deki bilgilere göre, Hz. Yunus, Asur Devleti'nin başkenti olan Nineve/Ninova'ya gönderilmiş bir peygamberdi. Hz. Yunus'un MÖ. 860-784 yılları arasında yaşadığı ifade edilmektedir. Buradaki görevinde arzu edilen sonucu alamayınca, başka bir yere (Tarşiş'e) gitmek üzere bir gemiye binmiş ve -kısmen Kur'an'la da örtüşen bilgilere göre- zorlu bir süreç yaşamıştı (Ömer Faruk Harman, "Yunus md.," DİA, XLIII, 597-599). Kur'an'da Hz. Yunus'la ilgili kıssa Yûnus 10:98 ve Sâffât 37:139'da Hz. Yunus'un adı verilerek, Enbiyâ 21:87 ([zü'n-Nûn]) ve Kalem 68:48'de ([sâhıbü'l-hût]) ifadeleri kullanılarak yer almaktadır.

Mustafa İslamoğlu

Şu da var: keşke olsaydı, fakat ne yazık ki Yunus'un toplumu dışında (azabı hak ettikten sonra) iman edip de imanının gününü gören başka hiçbir ülke olmadı. Onlar iman edince, Biz de onları dünya hayatında onursuzluk cezasına çarptırmaktan vazgeçtik; ve bir süre daha onları nimetlerimizden yararlandırdık.

Muhammed Esed

Çünkü, ne yazık ki, Yunus toplumundan başka, (bütün bireyleriyle topyekun) imana erişen ve böylece imanının (vereceği huzur ve güvenliği) tadan herhangi bir cemaat çıkmadı henüz. (Yunus'un soydaşları) inandıkları zaman, dünya hayatında (sürüklenebilecekleri) alçalmanın, bayağılaşmanın yol açacağı acıyı ve sıkıntıyı onlardan uzaklaştırdık ve belli bir süre varlıklarını sürdürmeleri için kendilerine fırsat verdik.

Ahmed Hulusi

Bir şehir halkı çıkıp iman etmiş olsaydı da, sonuçta bu imanlarının yararlarını görseydi! Yunus'un kavmi hariç! (Kavmi, Yunus'un aralarından ayrılıp gitmesinden sonra kendilerine azabın geleceğini hissedip toptan iman ve tövbe ettiler). . . İman edince de, dünya hayatındaki aşağılanma azabını onlardan kaldırdık; onları muayyen bir süre (nimetlerimizden) yararlandırdık.

Ali Bulaç

Ama (azab geldiği sırada) iman edip imanı kendisine yarar sağlamış -Yunus kavminin dışında- bir ülke olsaydı ya! Onlar iman ettikleri zaman dünya hayatında onlardan aşağılatıcı azabı kaldırdık ve onları belli bir zamana kadar yararlandırdık.

Ali Özek ve heyeti

Yunus’un kavmi müstesna, (halkını yok ettiğimiz ülkelerden) herhangi bir ülke halkı, keşke (kendilerine azap gelmeden) iman etse de bu imanları kendilerine fayda verseydi! Yunus'un kavmi iman edince, kendilerinden dünya hayatındaki rüsvalık azabını kaldırdık ve onları bir süre (dünya nimetlerinden) faydalandırdık.

Ali Rıza Safa

Keşke Yunus toplumundan başka, inanan ve sonunda inancı kendisine yarar sağlayan bir toplum olsaydı! Onlar inandıkları zaman, dünya yaşamındaki aşağılayıcı cezayı kendilerinden kaldırdık ve belirli bir süreye dek onları geçindirdik. dipnot 153

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 153
    İnanan tek toplum olduğu ayette bildirilen Yunus peygamberin toplumunun yüz bin kişiyi aşkın olduğu, 37:147 ayetinde bildirilmiştir. Yunus peygamberin toplumu, Tevrat'ta "Ninova halkı" olarak geçer. Tevrat,
    Yunus 3:5-10 — Eski Ahit, Yunus; alıntıyı aç

    Eski Ahit · Yunus 3:5

    Ninova halkı Tanrıya inandı. Oruç ilan ederek büyüğünden küçüğüne hepsi çula sarındı.

    Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

    ayetlerinde, şöyle yazılıdır: "Ninova halkı, Allah'a inandı. Oruç ilan ederek, büyüğünden küçüğüne hepsi çula sarındı. Ninova Kralı, olanları duyunca, tahtından kalkıp kaftanını çıkardı; çula sarınarak küle oturdu. Ardından, Ninova'da, şu buyruğu yayımladı: ‘Kral ve soyluların buyruğudur: Hiçbir insan veya hayvan, ağzına bir şey koymayacak; otlamayacak, içmeyecek. Herkes var gücüyle Allah'a yakarışlarda bulunarak, kötü yoldan ve zorbalıktan vazgeçsin. Belki o zaman, Allah, yargısını değiştirip bize acır ve kızgın öfkesinden döner; böylece yok olmayız.' Allah, Ninovalılar'ın kötü yoldan döndüklerini görünce onlara acıdı ve yapacağını söylediği kötülükten vazgeçti."

Bayraktar Bayraklı

Yunus'un toplumundan başka, herhangi bir ülke halkının da inanıp, inançlarının kendilerine fayda vermesi gerekmez miydi? Yunus'un toplumu inanınca dünya hayatındaki azabı onlardan kaldırdık ve bir süreye kadar onları refah içinde yaşattık.

Edip Yüksel

Gerçeği onaylaması kendine yarar vermeyen bir toplum olsaydı bile Yunus halkı onun istisnası olurdu. Gerçeği onayladıkları zaman, bu dünya hayatındaki aşağılayıcı azabı kendilerinden kaldırdık. Bir süreye kadar onları nimetlerle yaşattık.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Hangi toplum inanırsa, inancı ona yarar sağlar. Örneğin; Yunus'un halkı: İnandıkları zaman, bu dünya hayatındaki aşağılayıcı azabı kendilerinden kaldırdık. Bir süreye kadar onları nimetlerle yaşattık.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Keşke o vakit iman edip de imanları kendilerine fayda vermiş bir memleket olsaydı? Ancak Yunus'un kavmi iman ettikleri vakit, dünya hayatında o rüsvaylık azabını kendilerinden açmış ve belirli bir zamana kadar onları faydalandırmıştık.

Elmalılı Hamdi Yazır

Fakat o vakit iyman edip de iymanları kendilerine faide vermiş bir memleket olsa idi? Ancak Yunüsün kavmi iyman ettikleri vakıt Dünya hayatta o rüsvalık azabını kendilerinden açmış ve bir zamana kadar onları müstefid etmiş idik

Erhan Aktaş

Keşke azap gelmeden önce iman edip de imanları kendilerine fayda vermiş bir kent olsaydı. Yalnız Yunus'un halkı iman edince, dünya hayatında onlardan rezillik azabını kaldırdık. Ve onları belli bir süre daha yararlandırdık.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Keşke azap gelmeden önce iman edip de imanları kendilerine fayda vermiş bir kent olsaydı. Yalnız Yunus'un halkı iman edince, dünya hayatında onlardan rezillik azabını kaldırdık. Ve onları belli bir süre daha yararlandırdık.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Keşke iman edip de imanları kendilerine fayda vermiş; imanda geç kalmamış bir kasaba olsaydı. Yunus'un toplumu dışında. Onlar, iman edince dünya hayatında, onlardan rezillik azabını kaldırdık. Ve onları belli bir süre daha yararlandırdık.

Gültekin Onan

Ama [azab geldiği sırada] inanıp inancı kendisine yarar sağlamış -Yunus kavminin dışında- bir ülke olsaydı ya! Onlar inandıkları zaman dünya hayatında onlardan aşağılatıcı azabı kaldırdık ve onları belli bir zamana kadar yararlandırdık.

Hasan Basri Çantay

(Azabımız gelib çatdığı zaman) iman edib de bu imanı kendisine faide vermiş bir memleket (halkı) bulunsaydı ya! (Bu, asla vaaki' olmamışdır). Ancak Yunus'un kavmi müstesnadır ki bunlar iman edince kendilerinden dünya hayaatındaki rüsvaylık azabını uzaklaşdırıb giderdik ve onları daha bir zamama kadar (yaşatıb) faidelendirdik.

İbni Kesir

İman edip imanı kendisine fayda sağlayan bir kasaba olsaydı ya? Yunus'un kavmi müstesna. Onlar, iman ettikleri zaman üzerlerinden bu dünya hayatında rüsvaylık azabını kaldırdık, bir zamana kadar da kendilerini faydalandırdık.

Mehmet Alagaş

(94-109) Sana indirdiğimizde şüpheye düştün ise, senden önc e kitap okuyanlara sor. Kesin olan şu ki, s ana Rabbinden gerçek gelmiştir / hak gelmiştir , sakın tereddüt edenlerden olma , sakın Allah’ın ayetlerini yalanlayanlardan olma , ki hasara uğrayanlardan olursun. Muhakkak ki Rabbinin kelimeleri / ifade ettikleri onlar üzerinde gerçekleşti, şayet onlara, tüm ayetler gelse dahi, ta ki acıklı azabı görünceye kadar inanmazlar. Bir memleket vardı iman etseydiler ve imanları onlara fayda verseydi, yunus kavmi hariç tir, vaktaki imanlarından dolayı onlardaki / yunus kavminde ki onursuzluk azabını dünya hayatında kaldırdık ve belli vakte kadar onları geçindirdik / metalandırdık. Oysa Rabbin istese arzda kim varsa herkes iman ederdi, sen mi insanları mümin oluncaya kadar zorlayacaksın? Allah'ın izni hariç hiçbir kimse iman edemez, akletmeyenlerin üzerinde pislik yapar. Bakınız de! Semalarda ve Arzda ne var? Ayetler ve uyarmalar iman etmeyen kavime bir zenginlik / yarar / fayda sağlamaz, onlardan öncekilerin yaşadıklarının benzeri günlerin başlarına gelmesini mi bekliyorlar, bekleyin de bende sizlerle beraber bekleyenlerdenim. Ardından elçilerimizi kurtarırız aynı şekilde iman edenleri de müminleri kurtarmak üzerimizde bir haktır. De ki Ey insanlar eğer dinimden şüphelendiyseniz ben asla Allah dışında taptıklarınıza tapmam velakin beni vefat ettirecek olan Allaha ibadet ederim. İman edenlerden olmam bana emredildi. Yüzünü hanif dine doğru ortaya çıkar / çevir, ortak koşanlardan olma. Allahtan başkasına, sana yararı ve zararı olmayana, çağrıda bulunma, eğer ki bunu yaparsan o zaman sen de kesinlikle zalimlerden olursun. Allah’tan bir zarar sana dokunursa, O’ndan başka onu kaldıracak / giderecek yoktur, eğer ki sana bir hayır murat ettiyse onun hazinesini reddedecek te yoktur , Onu kullarından istediğine isabet ettirir / nasip eder, O, bağışlayandır, esirgeyendir. Deki ey insanlar! size Rabbinizden gerçek geldi / hak geldi, kim yola girerse kendisi için yola girmiştir, Kim de saparsa kendi aleyhine sapmıştır, ben sizin üzerinize vekil değilim. Allah hüküm verinceye kadar sana vahyedilene uy ve sabret, O hakimlerin en hayırlısıdır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Yûnus’un kavminden başka, keşke (azabı görmeden) iman edip, imanı kendisine fayda veren bir tek memleket halkı olsaydı ya! Onlar iman edince, dünya hayatında onlardan zillet azabını gidermiş ve belirli bir süre daha geçindirmiştik.

Süleyman Ateş

Keşke bir kasaba olsaydı da inansaydı ve inanması kendisine fayda verseydi! Yalnız Yunus'un kavmi, inanınca, dünya hayatında onlardan rezillik azabını kaldırmış ve onları bir süre daha yaşatmıştık.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Keşke bir kent çıksaydı da azap gelip çatmadan önce inanıp güvenseydi ve böylece imanları kendilerine fayda verseydi dipnot 1 . Bunun tek istisnası Yunus'un halkıdır. İnanıp güvendikleri zaman dünya hayatında onlardan rezillik azabını kaldırdık ve belli bir süre refah verdik.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Elçi göndermeden hiçbir kavme azap etmeyiz. (İsra 17/15)

Şaban Britch

Yûnus’un kavminden başka, keşke (azabı görmeden) iman edip, imanı kendisine fayda veren bir tek memleket halkı olsaydı! Onlar iman edince, dünya hayatında onlardan zillet azabını gidermiş ve belirli bir süre daha geçindirmiştik.

Şaban Piriş

Bir şehir (halkı) inanmalı değil miydi ki imanları kendilerine fayda versin?! Ancak Yunus'un Kavmi.. Onlar iman edince, dünya hayatında onlardan zillet azabını gidermiş ve belirli bir süre daha geçindirmiştik.

Yaşar Nuri Öztürk

Bir kent inansa da imanı kendisine yarar sağlasa ya! Yunus'un kavmi müstesna. Onlar inanınca, dünya hayatında rezillik azabını üstlerinden kaldırmış ve kendilerini belirli bir süreye kadar nimetlendirmiştik.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Wherefore Had any town conformed to Allah's will, inducing the people to piety profiting by it, but they did not, except the people of Yunus who no sooner did they conform to Allah's will than they were the recipients of His mercy. We cancelled their misfortunes which drew upon them worldly disgrace and shame and had greatly injured their name. And We granted them comfort and enjoyment and all that advantaged them of Allah's blessings in life, up to a predetermined point of time.

Abdul Haleem

If only a single town had believed and benefited from its belief! Only Jonah’s people did so, and when they believed, We relieved them of the punishment of disgrace in the life of this world, and let them enjoy life for a time.

Abdullah Yusuf Ali

Why was there not a single township (among those We warned), which believed,- so its faith should have profited it,- except the people of Jonah? When they believed, We removed from them the penalty of ignominy in the life of the present, and permitted them to enjoy (their life) for a while.

Abul A'la Maududi

Did it ever happen that the people of a town believed on seeing God's chastisement and its believing profited them? (There is no such instance) except of the people of Yunus. dipnot 1 When they believed We granted them reprieve from humiliating chastisement in this world, dipnot 2 and We let them enjoy themselves for a while. dipnot 3

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Though Prophet Jonah (peace be upon him) 860-784 B.C. was an Israelite Prophet, he was sent to Iraq for the guidance of the Assyrians, who have been called the people of Jonah for this reason. At that time, Nineveh, a very ancient and famous city, was their capital. Its vast remains are scattered on the left bank of the Tigris, opposite to the city of Mosul, and one of the mounds bears the name of Prophet Jonah. In order to form an estimate of the glory of these people, suffice it to say that the circumference of their capital Nineveh was 60 miles or so.
  2. metne dön, dipnot 2
    As regards to the question why the threatened torment was warded off from the people of Jonah as an exception to the divine principle, "Why was there not a (single) township (among those We warned) that believed so its belief benefited it," the Quran does not give any details of this, but merely refers to the story at three places. See (Surah Al-Anbia, Ayats 87, 88);(Surah As-Sajadah, Ayats 139-148); (Surah Al-Qalam, Ayats 48-50). Though the story contained in the Book of Jonah gives some details, these cannot be depended upon because it was neither composed by Prophet Jonah nor it is a revealed Book but was written by some unknown person and then inserted in the Bible. Besides this, it contains some apparently absurd things which cannot be accepted as true. Nevertheless if we consider this deeply in the light of the allusions made in the Quran and details in the Book of Jonah, the explanation given by various commentators of the Quran seems to be correct. Prophet Jonah left the place of his mission without divine permission after warning the people of the torment. Therefore Allah forgave the Assyrians when they repented after seeing some signs of the coming torment. This was in accordance with the divine principles as stated in the Quran. For, according to one of these, Allah does not inflict any torment on any people, till He has the message fully demonstrated to them. As the Prophet did not continue his admonition in accordance with the appointed term and left the place of his mission of his own accord, Allah’s justice did not inflict the chastisement because the legal argument against his people had not been fulfilled. For further explanation see ((((E.N. 85 of Surah Yaseen))).
  3. metne dön, dipnot 3
    When the Assyrians believed in the message, they were given a new lease of life. But after some time, they adopted the wrong ways of thought and deed. Prophet Nahum (720-698 B.C.) warned and admonished them but without any effect. Then Prophet Zephaniah (640-609 B.C.) gave them the last warning that "He .... will destroy Assyria and will make Nineveh a desolation", but it also proved in vain. At last in about 612 B.C. Allah made the Medes dominant over them.

Aisha Bewley

How is it that there has never been a city that had iman, whose iman then brought it benefit, except the people of Yunus? When they had iman We removed from them the punishment of disgrace in the life of this world and We let them have enjoyment for a time.

Al-Hilali & Khan

Was there any town (community) that believed (after seeing the punishment), and its Faith (at that moment) saved it (from the punishment)? (The answer is none) - except the people of Yûnus (Jonah); when they believed, We removed from them the torment of disgrace in the life of the (present) world, and permitted them to enjoy for a while.

Ali Quli Qarai

Why has there not been any town that might believe, so that its belief might benefit it, except the people of Jonah? When they believed, We removed from them the punishment of disgrace in the life of this world, and We provided for them for a while.

Amatul Rahman Omar

Why was there no community other than the people of Jonah who should have believed (as a whole), so that their belief would have done them good? (If it had been so it would have been much better), for when they (-the people of Jonah) believed, We spared them a humiliating punishment in the present life and We gave them provision (to avail themselves therefrom) for a time.

Arthur John Arberry

Why was there never a city that believed, and its belief profited it? -- Except the people of Jonah; when they believed, We removed from them the chastisement of degradation in this present life, and We gave unto them enjoyment for a time.

Bijan Moeinian

There was only one community, among the evil doers, who chose to repent and take advantage of the Lord’s mercy; and that was the people of Jonah. When they chose to answer My call, I removed their sufferings and let them enjoy their worldly lives.

E. Henry Palmer

Were it not so, a city would have believed and its faith would have profited it. But (none did) except the people of Jonas; when they believed we removed from them the torment of disgrace in this world, and we gave them provision for a while.

Edip-Layth

Why was there not a single town that benefited from its acknowledgement, with the exception of the people of Jonah? When they acknowledged, We removed from them the retribution of disgrace in this worldly life, and We let them enjoy until a time.

George Sale

And if it were not so, some city, among the many which have been destroyed, would have believed; and the faith of its inhabitants would have been of advantage unto them: But none of them believed, before the execution of their sentence, except the people of Jonas. When they believed, We delivered them from the punishment of shame in this world, and suffered them to enjoy their lives and possessions for a time.

Hamid S. Aziz

Even though there come to them every sign, until they see the grievous doom.

Mahmoud Ghali

So, was there a town that believed (and) so its belief profited it, except the people of Yûnus? As soon as they believed, We lifted off from them the torment of disgrace in the present life, (Literally: the lowly life, i. e., the life of this world) and We gave them enjoyment for a while.

Marmaduke Pickthall

If only there had been a community (of all those that were destroyed of old) that believed and profited by its belief as did the folk of Jonah! When they believed We drew off from them the torment of disgrace in the life of the world and gave them comfort for a while.

Mohamed Ahmed - Samira

Why has there been no habitation that believed and profited by their faith, except the people of Jonah? When they came to believe, We removed from them the affliction of shame in the world, and made them prosperous for a time.

Muhammad Asad

For, alas, there has never yet been any community that attained to faith [in its entirety,] and thereupon benefited by its faith, except the people of Jonah. When they came to believe, We removed from them the suffering of disgrace [which otherwise would have befallen them even] in the life of this world, and allowed them to enjoy their life during the time allotted to them.

Mustafa Khattab

If only there had been a society which believed ˹before seeing the torment˺ and, therefore, benefited from its belief, like the people of Jonah.[1] When they believed, We lifted from them the torment of disgrace in this world and allowed them enjoyment for a while.[2]

Progressive Muslims

If there was any town that benefited from its belief, then that would be the people of Jonah. When they believed, We removed from them the retribution of disgrace in this worldly life, and We let them enjoy until a time.

Rashad Khalifa

Any community that believes will surely be rewarded for believing. For example, the people of Jonah: when they believed, we relieved the humiliating retribution they had been suffering in this world, and we made them prosperous.

Sahih International

Then has there not been a [single] city that believed so its faith benefited it except the people of Jonah? When they believed, We removed from them the punishment of disgrace in worldly life and gave them enjoyment for a time.

Sam Gerrans

Oh, that a city had but believed and profited by its faith save the people of Jonah! When they believed, We removed from them the punishment of disgrace in the life of this world, and gave them enjoyment for a time.

Shabbir Ahmed

For, alas, there has never yet been any community that attained belief, and benefited by its belief, except the nation of Jonah. When they embraced belief, We removed from them the suffering of disgrace, and let them enjoy their term. (37:147-148). (They used to live in humiliation at Nineveh. When they accepted the Divine Message, they prospered for about two centuries between 800-612 B.C. Then the Midyans conquered them. After the demise of Jonah, his people had been fast ignoring the Divine Word revealed to Jonah, and leaning towards the resurging priest class. The invaders set on fire the wonderful town of Nineveh. The spacious 60 mile wide, and beautiful town was reduced to ashes. The king of Assyria got himself burnt alive in the palace, and that was the end of the Assyrian dynasty).

Syed Vickar Ahamed

Was there not a single township of people (among those We warned), which believed— So that its faith should have helped it— Except the people of Yunus (Jonah)? When they believed, We removed from them the penalty of dishonor in the present life, and let them to enjoy (their lives) for a while.

Taqi Usmani

So, how is it that there never was a town, which could have believed and its belief would have been of benefit to it, except the people of Yūnus? When they came to believe, We removed from them the punishment of humiliation in the worldly life and let them enjoy themselves for some time.

The Monotheist Group

If there was any town that benefited from its belief, then that was the people of Jonah. When they believed, We removed from them the retribution of disgrace in this worldly life, and We let them enjoy until a time.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Yûnus suresi, 98. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Yûnus suresi, 98. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Yûnus suresi, 98. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩