Yûnus suresi

Yûnus suresi, 105. ayet

Yûnus suresi, 105. ayet. وَأَنْ أَقِمْ وَجْهَكَ لِلدِّينِ حَنِيفًا وَلَا تَكُونَنَّ مِنَ ٱلْمُشْرِكِينَ

veen eḳim vecheke lildîni ḥanîfâ. velâ tekûnenne mine-lmüşrikîn.

Diyanet İşleri

(105-106) Yine bana şöyle emredildi: "Hakka yönelen bir kimse olarak yüzünü dine çevir. Sakın Allah'a ortak koşanlardan olma. Allah'ı bırakıp da sana ne fayda ve ne de zarar verebilecek olan şeylere yalvarma. Eğer böyle yaparsan, şüphesiz ki sen zalimlerden olursun."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Yûnus 102–108 · surenin 105. ayeti / 109

Konu "İşte benim dinim"; vahye uy ve sabret Yûnus 104–109 3

  1. Yûnus 102

    Onlar sadece, kendilerinden önce gelip geçenlerin başlarına gelen (azap dolu) günlerin benzerini mi bekliyorlar? De ki: "Bekleyin bakalım, ben de sizinle birlikte bekleyenlerdenim."

  2. Yûnus 103

    Sonra resullerimizi ve iman edenleri kurtarırız. (Ey Muhammed!) Aynı şekilde üzerimize bir hak olarak, inananları da kurtaracağız.

  3. Yûnus 104

    De ki: "Ey insanlar, eğer benim dinimden herhangi bir şüphede iseniz, bilin ki ben, Allah'ı bırakıp da sizin taptıklarınıza tapmam, fakat sizin canınızı alacak olan Allah'a kulluk ederim. Bana mü'minlerden olmam emrolundu."

  4. 105–106

    (105-106) Yine bana şöyle emredildi: "Hakka yönelen bir kimse olarak yüzünü dine çevir. Sakın Allah'a ortak koşanlardan olma. Allah'ı bırakıp da sana ne fayda ve ne de zarar verebilecek olan şeylere yalvarma. Eğer böyle yaparsan, şüphesiz ki sen zalimlerden olursun."

  5. Yûnus 107

    Eğer Allah sana herhangi bir zarar verecek olursa, bil ki onu, O'ndan başka giderebilecek yoktur. Eğer sana bir hayır dilerse, O'nun lütfunu engelleyebilecek de yoktur. O, bunu kullarından dilediğine eriştirir. O, çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.

  6. Yûnus 108

    De ki: "Ey insanlar, size Rabbinizden gerçek (Kur'an) gelmiştir. Artık kim doğru yola girerse, ancak kendisi için girer. Kim de saparsa ancak kendi aleyhine sapar. Ben sizden sorumlu değilim."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

105. “Yine (bana): “Yüzünü hanif olarak dine döndür” Yani zahiri ve batıni bütün amellerini yalnız Allah için ihlasla yap! Dinin şer’î bütün emirlerini bir “hanif” olarak, yani O’nun dışındaki her şeyden yüz çevirmiş olarak Yüce Allah’a yönelen bir kimse olarak yerine getir. “ve sakın müşriklerden olma!” onların hallerine sahip olma ve onlarla berbaer de bulunma!

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ve Rabbim bana, hak din üzere olmamı emredip beni, sapmış olan bütün dinlerden uzaklaştırarak hak din üzerinde sabit kıldı. Ve kendisine ortak koşanlardan olmamı bana yasak etti.

Kelimeler

9 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَأَنْ ve en ve
  2. أَقِمْ ekim çevir kök: قوم
  3. وَجْهَكَ vecheke yüzünü kök: وجه
  4. لِلدِّينِ liddini dine kök: دين
  5. حَنِيفًۭا hanifen hanif olan kök: حنف
  6. وَلَا ve la ve
  7. تَكُونَنَّ tekunenne olma kök: كون
  8. مِنَ mine -dan
  9. ٱلْمُشْرِكِينَ l-muşrikine ortak koşanlar- kök: شرك

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: حنف (12 geçiş) · Aynı kök: وجه (78 geçiş) · Aynı kök: دين (101 geçiş)

    Kimin dini, iyilik yaparak kendini Allah'a teslim eden ve hakka yönelen İbrahim'in dinine tabi olan kimsenin dininden daha güzeldir? Allah, İbrahim'i…

  • Aynı kök: حنف (12 geçiş) · Aynı kök: وجه (78 geçiş) · Aynı kök: دين (101 geçiş)

    Hakka yönelen bir kimse olarak yüzünü dine çevir. Allah'ın insanları üzerinde yarattığı fıtrata sımsıkı tutun. Allah'ın yaratmasında hiçbir…

  • Aynı kök: حنف (12 geçiş) · Aynı kök: دين (101 geçiş) · Ortak kavram: Din

    De ki: "Şüphesiz Rabbim beni doğru bir yola, dosdoğru bir dine, Hakk'a yönelen İbrahim'in dinine iletti. O, Allah'a ortak koşanlardan değildi."

  • Aynı kök: وجه (78 geçiş) · Aynı kök: دين (101 geçiş) · Ortak kavram: Din

    De ki: "Rabbim adaleti emretti. Her secde yerinde yüzlerinizi (O'na) doğrultun. Dini Allah'a has kılarak O'na ibadet edin. Sizi başlangıçta yarattığı…

  • Aynı kök: وجه (78 geçiş) · Aynı kök: دين (101 geçiş) · Ortak kavram: Din

    Allah tarafından, geri çevrilmesi olmayan bir gün gelmeden önce yüzünü dosdoğru dine çevir. O gün insanlar bölük bölük ayrılacaklardır.

  • Aynı kök: دين (101 geçiş) · Ortak kavram: Din · Ortak kavram: Şirk

    Eğer çocukları yoksa, karılarınızın geriye bıraktıklarının yarısı sizindir. Eğer çocukları varsa, bıraktıklarının dörtte biri sizindir. (Bu…

  • Aynı kök: دين (101 geçiş) · Ortak kavram: Din · Ortak kavram: Şirk

    Yine bunun gibi, Allah'a ortak koşanların çoğuna, koştukları ortaklar, çocuklarını öldürmelerini güzel gösterdi ki; onları helake sürüklesinler ve…

  • Aynı kök: دين (101 geçiş) · Ortak kavram: Din · Ortak kavram: Şirk

    O, Allah'a ortak koşanlar hoşlanmasalar bile dinini, bütün dinlere üstün kılmak için, peygamberini hidayetle ve hak dinle gönderendir.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

82 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(104, 105) De ki: "Ey insanlar! Benim (tebliğ ettiğim) dinimden şüphedeyseniz, ben Allah'ın peşi sıra tapmakta olduklarınıza tapmam. Ancak sizi öldürecek olan Allah'a taparım. Bana müminlerden olmam ve ‘hanîf (Allah'ı birleyen) olarak yüzünü dine çevir; sakın müşriklerden olma!' diye emredildi."

Mustafa İslamoğlu

Ve dahi sen (ey bu hitabın muhatabı), varlığını her tür sapmadan uzak tutarak tümüyle doğru dine ada; ve sakın şirk koşanlardan olayım deme!

Muhammed Esed

(Ey İnsanoğlu,) işte böyle (sen de) yüzünü, yalancı, aldatıcı şeylerden bütünüyle arınmış olarak, sebat ve samimiyetle (gerçek) inanca çevir; Allah'tan başkasına tanrılık yakıştıranlardan olma.

Ahmed Hulusi

(Şununla da emrolundum): "Vechini hanif olarak Din'e tut (mana yüzünü, hakikati Esma bileşimi olan şuurunu, tanrı kavramsız, alemler olarak algılanan sistemin hakikati olan soyut Esma mertebesine yönlendir) ve sakın şirk koşanlardan (Allah dununda dışsal bir tanrı vehmederek onu ortak koşanlardan) olma!"

Ali Bulaç

Ve: "Bir muvahhid (hanif) olarak yüzünü dine doğru yönelt ve sakın müşriklerden olma,"

Ali Özek ve heyeti

«Ve (bana) hanîf (Allah'ın birliğini tanıyıcı) olarak yüzünü dine çevir; sakın müşriklerden olma, diye (emredildi).»

Ali Rıza Safa

"Gerçeğe aykırı şeylerden uzaklaşarak, yüzünü dine çevir. Ve sakın ortaklar koşanlar arasında olma!"

Bayraktar Bayraklı

"Hanif olarak yüzünü dine çevir; sakın müşriklerden olma" diye emrolundum.

Edip Yüksel

Ve: "Tektanrıcı olarak dine yönel; ortak koşanlardan olma."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Ve: 'Tektanrıcı olarak dine yönel; ortak koşanlardan olma.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bir de tevhid inancı içinde hak dine yönel ve sakın müşriklerden olma!

Elmalılı Hamdi Yazır

Hem sırf hakka müteveccih hanif olarak dine yüz tut ve sakın müşriklerden olma

Erhan Aktaş

Allah'ı birleyici dipnot 1 olarak dine yönel. Sakın Müşriklerden olma.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kelimesi kelimesine, hanif. Allah'ı bütün nitelikleri ile birleyen, Allah'a ait nitelikleri hiçbir varlıkta görmeyen. Şirk koşmaksızın bütün benliği ile Allah'a yönelen.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Allah'ı birleyici dipnot 1 olarak dine yönel. Sakın müşriklerden dipnot 2 olma.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah'a ait nitelikleri, başka hiçbir varlıkta görmeyen.
  2. metne dön, dipnot 2
    Allah'ın yetki, nitelik ve imtiyazlarını, -soyut ya da somut- O'nun yanı sıra birine veya bir şeye vermektir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Allah'ı birleyici dipnot 1 olarak dine yönel. Sakın müşriklerden olma.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah'a ait nitelikleri, başka hiçbir varlıkta görmeyen.

Gültekin Onan

Ve: "Bir hanif olarak yüzünü dine doğru yönelt ve sakın müşriklerden olma "

Hasan Basri Çantay

Ve: "Yüzünü tevhid dinine döndür, sakın müşriklerden olma" (denilmişdir).

İbni Kesir

Ve yüzünü tevhid dinine döndür, sakın müşriklerden olma diye.

Mehmet Alagaş

(94-109) Sana indirdiğimizde şüpheye düştün ise, senden önc e kitap okuyanlara sor. Kesin olan şu ki, s ana Rabbinden gerçek gelmiştir / hak gelmiştir , sakın tereddüt edenlerden olma , sakın Allah’ın ayetlerini yalanlayanlardan olma , ki hasara uğrayanlardan olursun. Muhakkak ki Rabbinin kelimeleri / ifade ettikleri onlar üzerinde gerçekleşti, şayet onlara, tüm ayetler gelse dahi, ta ki acıklı azabı görünceye kadar inanmazlar. Bir memleket vardı iman etseydiler ve imanları onlara fayda verseydi, yunus kavmi hariç tir, vaktaki imanlarından dolayı onlardaki / yunus kavminde ki onursuzluk azabını dünya hayatında kaldırdık ve belli vakte kadar onları geçindirdik / metalandırdık. Oysa Rabbin istese arzda kim varsa herkes iman ederdi, sen mi insanları mümin oluncaya kadar zorlayacaksın? Allah'ın izni hariç hiçbir kimse iman edemez, akletmeyenlerin üzerinde pislik yapar. Bakınız de! Semalarda ve Arzda ne var? Ayetler ve uyarmalar iman etmeyen kavime bir zenginlik / yarar / fayda sağlamaz, onlardan öncekilerin yaşadıklarının benzeri günlerin başlarına gelmesini mi bekliyorlar, bekleyin de bende sizlerle beraber bekleyenlerdenim. Ardından elçilerimizi kurtarırız aynı şekilde iman edenleri de müminleri kurtarmak üzerimizde bir haktır. De ki Ey insanlar eğer dinimden şüphelendiyseniz ben asla Allah dışında taptıklarınıza tapmam velakin beni vefat ettirecek olan Allaha ibadet ederim. İman edenlerden olmam bana emredildi. Yüzünü hanif dine doğru ortaya çıkar / çevir, ortak koşanlardan olma. Allahtan başkasına, sana yararı ve zararı olmayana, çağrıda bulunma, eğer ki bunu yaparsan o zaman sen de kesinlikle zalimlerden olursun. Allah’tan bir zarar sana dokunursa, O’ndan başka onu kaldıracak / giderecek yoktur, eğer ki sana bir hayır murat ettiyse onun hazinesini reddedecek te yoktur , Onu kullarından istediğine isabet ettirir / nasip eder, O, bağışlayandır, esirgeyendir. Deki ey insanlar! size Rabbinizden gerçek geldi / hak geldi, kim yola girerse kendisi için yola girmiştir, Kim de saparsa kendi aleyhine sapmıştır, ben sizin üzerinize vekil değilim. Allah hüküm verinceye kadar sana vahyedilene uy ve sabret, O hakimlerin en hayırlısıdır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Yüzünü dine hanif olarak döndür, sakın müşriklerden olma!

Süleyman Ateş

Ve: "Yüzünü hanif (Allah'ı birleyici) olarak dine çevir; sakın (Allah'a) ortak koşanlardan olma!"

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sen yüzünü dosdoğru bu dine çevir. Sakın müşriklerden (Allah'ı ikinci sıraya koyanlardan) olma.

Şaban Britch

Yüzünü hanif olarak dine çevir, sakın müşriklerden olma!

Şaban Piriş

Yönünü hanif olarak dine çevir, sakın müşriklerden olma!

Yaşar Nuri Öztürk

Şu da emredildi: "Yüzünü, bir hanif olarak dine çevir. Sakın müşriklerden olma!"

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

"Set your face and rest your eyes sincerely upon Allah and your heart on religion with sincere feelings and actions, and never be one of these who incorporate with Allah other deities. "

Abdul Haleem

[Prophet], set your face towards religion as a man of pure faith. Do not be one of those who join partners with God;

Abdullah Yusuf Ali

"And further (thus): 'set thy face towards religion with true piety, and never in any wise be of the Unbelievers;

Abul A'la Maududi

and to adhere exclusively and sincerely to the true faith, dipnot 1 and not to be one of those who associate others with Allah in His divinity. dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The force of the Arabic words "direct your face toward the religion" of the text means “dedicate yourself sincerely, exclusively and steadfastly to this faith”, is worth deep consideration. The purpose might have been served by the use of such words as “Adopt this faith” or “Follow this faith”. But Allah considered such expressions as weak and incapable of serving the real purpose, which is implied in the wording of the text. For the literal meaning is “Set your face steadfastly”, which implies: You should steadfastly turn your face in one direction only, without turning it even slightly to right or left, or backward, and go on marching in the same direction. Though these words were in themselves quite sufficient, the addition of the word made it all the more forceful. For hanif is one who turns away from all others and exclusively turns to one direction. Thus what Allah demands is this: Adopt this faith, this way of the worship of Allah and this way of life in such a manner that your worship, subjection, submission, servitude and obedience should be dedicated exclusively to Allah, the Lord of the universe, so that you do not deviate in the least after adopting this way. You should have nothing to do with those ways that you have discarded and that you should not even have a look at the crooked paths that erroneous people follow.
  2. metne dön, dipnot 2
    This negative way of forbidding from shirk has been purposely adopted. It implies this: You should not at all be one of those, who set up in any way whatsoever other gods as partners with Allah in His essence, His attributes, His rights and His powers, whether that god be one’s own self or another man or a group of men or some spirit or jinn or angel or some material or imaginary being. The demand of Tauhid has been made both in the positive form, "Dedicate.... faith", and in the negative form, “and do not be of those who associate partners (to Allah).” Thus it forbids shirk both in deed and in creed, in individual and in collective life, in places of worship and in education, in courts and in legislative assemblies, in political and in economic activities. Therefore it demands from the worshiper of Tauhid to adopt a different way in every aspect of life from the way of those who adulterate Godworship with ungodly worships, for the former can never be a fellow traveler with those who practice shirk. As such things can never be expected from him, it can never be imagined that he would follow them.

Aisha Bewley

Turn your face towards the deen in pure natural faith, and on no account be among the idolaters.

Al-Hilali & Khan

"And (it is revealed to me): Direct your face (O Muhammad صلى الله عليه وسلم) entirely towards the religion Hanîf (Islâmic Monotheism, i.e. to worship none but Allâh Alone), and never be one of the Mushrikûn (those who ascribe partners to Allâh, polytheists, idolaters, disbelievers in the Oneness of Allâh, and those who worship others along with Allâh).

Ali Quli Qarai

and that: ‘‘Dedicate yourself to the religion, as a ḥanīf, and never be one of the polytheists.

Amatul Rahman Omar

`And (I have also been commanded to convey to you God's Message), "Devote your attention to the true faith in an upright manner, and be not of the polytheists.

Arthur John Arberry

"Set thy face to the religion, a man of pure faith, and be thou not of the idolaters;

Bijan Moeinian

I am commanded: "Dedicate yourself to this Faith like an upright man and do not join those who worship beside the Lord. "

E. Henry Palmer

And, 'Make steadfast thy face to the religion as a 'Hanif; and be not of the idolaters;

Edip-Layth

Set your direction to the system of monotheism, and do not be of those who set up partners.

George Sale

And it was said unto me, set thy face towards the true religion, and be orthodox; and by no means be one of those who attribute companions unto God;

Hamid S. Aziz

Say, "O mankind! If you are in doubt concerning my religion, (know that) I will not worship those you worship other than Allah; but I worship Allah, who takes you to Himself, and I have been commanded to be of the believers!"

Mahmoud Ghali

And keep your (i. e. the prophet's) face up to the religion, unswervingly upright, and definitely do not be of the associators. (Those who associate others with Allah)

Marmaduke Pickthall

And, (O Muhammad) set thy purpose resolutely for religion, as a man by nature upright, and be not of those who ascribe partners (to Allah).

Mohamed Ahmed - Samira

And to set my face toward the way, as one upright, and not be one of those who associate others with God.

Muhammad Asad

Hence, [O man,] set thy face steadfastly towards the [true] faith, turning away from all that is false, and be not among those who ascribe divinity to aught beside God.

Mustafa Khattab

and, ‘Be steadfast in faith in all uprightness, and do not be one of the polytheists,’

Progressive Muslims

And set your direction to the system of monotheism, and do not be of those who set up partners.

Rashad Khalifa

I was commanded: "Keep yourself devoted to the religion of monotheism; you shall not practice idol worship.

Sahih International

And [commanded], 'Direct your face toward the religion, inclining to truth, and never be of those who associate others with Allah ;

Sam Gerrans

“And: ‘Set thou thy face towards the doctrine, inclining to truth; and be thou not of the idolaters;

Shabbir Ahmed

(O Prophet) Set your purpose resolutely for the Upright System of life and do not be of those who associate anyone with Allah in any form.

Syed Vickar Ahamed

"And further (that): 'Set your face to religion with true (and complete) devotion, and never in any way be of the idolaters (disbelievers);

Taqi Usmani

and that I should make myself firm on Faith, being upright, and never should be among the Mushriks (who ascribe partners to Allah)."

The Monotheist Group

And set your face to the system of monotheism, and do not be of the polytheists.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Yûnus suresi, 105. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Yûnus suresi, 105. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Yûnus suresi, 105. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩