Yûnus suresi

Yûnus suresi, 59. ayet

Yûnus suresi, 59. ayet. قُلْ أَرَءَيْتُم مَّآ أَنزَلَ ٱللَّهُ لَكُم مِّن رِّزْقٍ فَجَعَلْتُم مِّنْهُ حَرَامًا وَحَلَٰلًا قُلْ ءَآللَّهُ أَذِنَ لَكُمْ أَمْ عَلَى ٱللَّهِ تَفْتَرُونَ

ḳul era'eytüm mâ enzele-llâhü leküm mir rizḳin fece`altüm minhü ḥarâmev veḥalâlâ. ḳul ellâhü eẕine leküm em `ale-llâhi tefterûn.

Diyanet İşleri

De ki: "Allah'ın size indirdiği; sizin de, bir kısmını helal, bir kısmını haram kıldığınız rızıklar hakkında ne dersiniz?" De ki: "Bunun için Allah mı size izin verdi, yoksa Allah'a iftira mı ediyorsunuz?"

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Yûnus 56–62 · surenin 59. ayeti / 109

Konu Rabbinizden öğüt; helâl ve haramı uydurmak Yûnus 54–60 3

  1. Yûnus 56

    O, diriltir ve öldürür; ancak O'na döndürüleceksiniz.

  2. Yûnus 57

    Ey insanlar! İşte size Rabbinizden bir öğüt, kalplere bir şifa ve inananlar için yol gösterici bir rehber ve rahmet (olan Kur'an) geldi.

  3. Yûnus 58

    De ki: "Ancak Allah'ın lütuf ve rahmetiyle, yalnız bunlarla sevinsinler. Bu, onların toplayıp durduklarından daha hayırlıdır."

  4. 59

    De ki: "Allah'ın size indirdiği; sizin de, bir kısmını helal, bir kısmını haram kıldığınız rızıklar hakkında ne dersiniz?" De ki: "Bunun için Allah mı size izin verdi, yoksa Allah'a iftira mı ediyorsunuz?"

  5. Yûnus 60

    Allah'a karşı yalan uyduranların, kıyamet günü hakkındaki zanları nedir? Şüphesiz Allah insanlara karşı çok lütufkardır, fakat onların çoğu (O'nun nimetlerine) şükretmezler.

  6. Yûnus 61

    (Ey Muhammed!) Sen hangi işte bulunursan bulun, ona dair Kur'an'dan ne okursan oku ve (ey insanlar, sizler de) hangi şeyi yaparsanız yapın, siz ona daldığınızda biz sizi mutlaka görürüz. Ne yerde, ne de gökte, zerre ağırlığınca, (hatta) bu zerreden daha küçük veya daha büyük olsun, hiçbir şey Rabbinden uzak (ve gizli) olmaz; hepsi muhakkak apaçık bir kitapta (Levh-i Mahfuz'da yazılı)dır.

  7. Yûnus 62

    Bilesiniz ki, Allah'ın dostlarına hiçbir korku yoktur. Onlar üzülmeyeceklerdir de.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

59. Şanı Yüce Allah, kendisinin helâl kıldığını haram, haram kıldığını da helâl kılmak şeklinde uydurma hükümler ortaya koyan müşriklerin tutumunu reddederek şöyle buyurmaktadır: “De ki: “Allah’ın sizin için indirdiği ve (kendi arzularınıza göre) bir kısmını haram bir kısmını da helâl yaptığınız rızka ne diyeceksiniz?” Yani Yüce Allah’ın size bir rızık ve bir rahmet olmak üzere yaratmış ve helâl kılmış olduğu çeşitli hayvan türleri hakkında yaptığınız bu uygulama nedir? Sen, onlara bu bozuk görüşleri dolayısı ile azarlayıcı bir üslupla “de ki: Allah mı size izin verdi yoksa Allah’a iftira mı ediyorsunuz?” Bilindiği gibi Yüce Allah, bu konuda onlara izin vermemiştir. O halde onların iftiracı oldukları ortaya çıkmaktadır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Peygamber!- O müşriklere de ki: Allah'ın size indirmiş olduğu rızık hakkında hevânız ile dilediğinizi yaparak o rızkın kimini haram kimini de helal kıldınız. Onlara de ki: Bana haber verin! Sizin, helal kıldıklarınızı helal kılmanıza ve haram kıldıklarınızı da haram kılmanıza Allah mı izin verdi.? Yoksa siz, Allah adına iftira atıp yalan uyduruyorsunuz.

Kelimeler

20 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. قُلْ kul de ki kök: قول
  2. أَرَءَيْتُم eraeytum görmüyor musunuz? kök: راي
  3. مَّآ ma
  4. أَنزَلَ enzele indirdiğini kök: نزل
  5. ٱللَّهُ llahu Allah'ın kök: اله
  6. لَكُم lekum size
  7. مِّن min -tan
  8. رِّزْقٍۢ rizkin rızık- kök: رزق
  9. فَجَعَلْتُم fe cealtum ve sizin kıldığınızı kök: جعل
  10. مِّنْهُ minhu ondan
  11. حَرَامًۭا haramen (bir kısmını) haram kök: حرم
  12. وَحَلَـٰلًۭا ve halalen (bir kısmını) helal kök: حلل
  13. قُلْ kul de ki kök: قول
  14. ءَآللَّهُ allehu Allah mı? kök: اله
  15. أَذِنَ ezine izin verdi kök: اذن
  16. لَكُمْ ۖ lekum size
  17. أَمْ em yoksa
  18. عَلَى ala karşı
  19. ٱللَّهِ llahi Allah'a kök: اله
  20. تَفْتَرُونَ tefterune iftira (mı) ediyorsunuz kök: فري

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: فري (60 geçiş) · Aynı kök: حرم (83 geçiş) · Aynı kök: رزق (123 geçiş)

    Beyinsizlikleri yüzünden bilgisizce çocuklarını öldürenler, Allah'ın kendilerine verdiği rızkı -Allah'a iftira ederek- haram sayanlar, mutlaka ziyan…

  • Aynı kök: حلل (51 geçiş) · Aynı kök: فري (60 geçiş) · Aynı kök: حرم (83 geçiş)

    Dilleriniz yalana alışageldiğinden dolayı, Allah'a karşı yalan uydurmak için, "Şu helaldir", "Şu haramdır" demeyin. Şüphesiz, Allah'a karşı yalan…

  • Aynı kök: حلل (51 geçiş) · Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık

    Allah'ın size rızık olarak verdiklerinden helal, iyi ve temiz olarak yiyin ve kendisine inanmakta olduğunuz Allah'a karşı gelmekten sakının.

  • Aynı kök: حلل (51 geçiş) · Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık

    Artık Allah'ın size helal ve temiz olarak verdiği rızıklardan yiyin. Eğer yalnız O'na ibadet ediyorsanız, Allah'ın nimetine şükredin.

  • Aynı kök: حرم (83 geçiş) · Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık

    (Ey Muhammed!) De ki: "Gelin, Rabbinizin size haram kıldığı şeyleri okuyayım: O'na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Anaya babaya iyi davranın. Fakirlik…

  • Aynı kök: حرم (83 geçiş) · Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık

    De ki: "Allah'ın, kulları için yarattığı zineti ve temiz rızkı kim haram kılmış?" De ki: "Bunlar, dünya hayatında mü'minler içindir. Kıyamet gününde…

  • Aynı kök: حرم (83 geçiş) · Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık

    Cehennemlikler de cennetliklere, "Ne olur, sudan veya Allah'ın size verdiği rızıktan biraz da bizim üzerimize akıtın" diye çağrışırlar. Onlar,…

  • Aynı kök: فري (60 geçiş) · Aynı kök: حرم (83 geçiş) · Ortak kavram: Helâl ve Haram

    Bir de (asılsız iddialarda bulunarak) dediler ki: "Bunlar yasaklanmış hayvanlar ve ekinlerdir. Onları bizim dilediklerimizden başkası yiyemez.…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

86 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

De ki: "Allah'ın size indirdiği rızıktan (bir kısmını) helâl, (bir kısmını da) haram kıldığınızı gördünüz mü?" De ki: "Allah mı size izin verdi, yoksa Allah'a iftira mı ediyorsunuz?" dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesajlar: Mâide 5:87; En‘âm 6:143-146; Nahl 16:116-117; Tahrîm 66:1; Hâkka 69:44-47.

Mustafa İslamoğlu

Sor (onlara): "Ya Allah'ın sizin yararlanmanız için ikram ettiği, sizin de (keyfi olarak) bir kısmını haram bir kısmını helal saydığınız rızıklar hakkında ne dersiniz?" De ki: "Size Allah mı izin verdi, yoksa siz Allah'a iftira mı ediyorsunuz?"

Muhammed Esed

De ki: "Hiç Allah'ın sizin için rızık olarak indirdiği şeyler üzerinde düşündünüz mü? O rızıklar ki, bir kısmını yasaklıyor, bir kısmını da meşru görüyorsunuz". De ki: "(Böyle yapmanız konusunda) size Allah mı izin verdi; yoksa (düpedüz) kendi tahminlerinizi mi Allah'a yakıştırıyorsunuz?"

Ahmed Hulusi

De ki: "Düşündünüz mü, Allah'ın sizin için rızıktan inzal ettiğini ki ondan bir kısmını haram, bir kısmını da helal kıldınız". . . De ki: "Allah size izin mi verdi, yoksa Allah'a iftira mı ediyorsunuz?"

Ali Bulaç

De ki: "Allah'ın sizin için indirdiği sizin bir kısmını haram ve helal kıldığınız rızıktan, haber var mı? Söyler misiniz?" De ki: "Allah mı size izin verdi, yoksa Allah hakkında yalan uydurup iftira mı ediyorsunuz?"

Ali Özek ve heyeti

(Ey Muhammed!) De ki: Biliyor musunuz, Allah'ın size indirdiği rızıktan bir kısmını helâl, bir kısmını da haram kıldınız?De ki: Allah mı size izin verdi, yoksa Allah'a iftira mı ediyorsunuz?

Ali Rıza Safa

De ki: "Allah'ın size yiyecek olarak indirdiklerinin bir bölümünü yasakladığınızın, bir bölümünü de helal yaptığınızın ayırdında mısınız?" De ki: "Allah, size izin mi verdi; yoksa Allah'a iftira mı ediyorsunuz?"

Bayraktar Bayraklı

De ki: "Ne oldu size de, Allah'ın size rızık olarak indirdiği şeylerden bir haram bir de helal yaptınız?" De ki: "Allah mı size izin verdi, yoksa Allah'a iftira mı ediyorsunuz?"

Edip Yüksel

De ki: "ALLAH'ın size indirdiği rızıkların bir kısmını helal, bir kısmını da haram ettiğinizi görmez misiniz?" De ki: "ALLAH mı size izin verdi, yoksa ALLAH'a iftira mı ediyorsunuz?" dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Tanrı'nın yasaklamadığını yasaklayıp onu Tanrı'ya yakıştırmak şirktir. Kuran'a göre bunu yapan din adamları ve onları izleyenler Tanrı'nın baş düşmanlarıdır. * Örneğin; son zamanlara kadar mollalar, İran halkına pulsuz balıkları yemeyi haram etmişlerdi. Türkiye'deki bazı din adamları da istakoz, midye, yengeç, karides dahil birçok besin maddesini haram kılarak bu yalanlarını elçisi yoluyla Tanrı'ya yakıştırıyorlar. * Bak: 6:145-155.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

De ki, 'ALLAH'ın size indirdiği rızıkların bir kısmını helal, bir kısmını da haram ettiğinizi görmez misiniz?' De ki, 'ALLAH mı size izin verdi, yoksa ALLAH'a iftira mı ediyorsunuz?'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

De ki: "Baksanıza Allah sizin için rızık olarak neler indirdi de siz ondan bir kısmını haram, bir kısmını da helal yaptınız!" De ki: "Size Allah mı izin verdi, yoksa Allah'a iftira mı ediyorsunuz?"

Elmalılı Hamdi Yazır

De ki baksanıza! Allah sizin için rızk olarak neler indirdi de siz ondan bir haram, bir halal yaptınız, size, de: Allah mı izin verdi? Yoksa Allaha iftira mı ediyorsunuz?

Erhan Aktaş

De ki: "Allah'ın size rızık olarak indirdiklerinin bir kısmını helal, bir kısmını haram yaptığınızı dipnot 1 görmüyor musunuz?" De ki: "Allah mı size izin verdi, yoksa Allah'a iftira mı ediyorsunuz?"

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Din adamları sınıfı, dini geçim kaynağı yapan kimselerden oluşmaktadır: Alimler, fakihler, müçtehitler, din görevlileri, tarikat şeyhleri, mürşitler… Bu sınıf, Allah haram etmediği halde, dinde o kadar çok haram üretti ki İslam dini mayın tarlasına dönüştü. Din; güç yetirilemez, taşınamaz, katlanılamaz ve içinden çıkılamaz bir hal aldı. Bunlar, -insanları karanlıktan aydınlığa çıkarmak için gönderilen- Kur'an adına, sünnet adına uydurdukları yalanlarla insanları karanlıklara gömdüler. Sonuç olarak da fıtratı/kişiliği, karakteri ve ahlakı bozulmuş toplumlar ortaya çıktı.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

De ki: "Allah'ın size rızık olarak indirdiklerinin bir kısmını helal, bir kısmını haram yaptığınızı görmüyor musunuz?" De ki: "Allah mı size izin verdi, yoksa Allah'a iftira mı ediyorsunuz?" dipnot 1

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Din adamları sınıfı (alimler, fakihler, müçtehitler, imamlar, hocalar) Allah haram etmediği halde dinde o kadar çok haram ürettiler ki İslam dini mayın tarlasına dönüştü. Din; güç yetirilemez, taşınamaz, katlanılamaz ve içinden çıkılamaz bir hal aldı. İnsanları karanlıktan aydınlığa çıkarmak için gönderilen Kur'an adına, sünnet adına uydurulan yalanlarla insanlar karanlıklara gömüldüler. Bunun sonucunda fıtratları/kişilikleri bozulmuş bir toplum ortaya çıktı.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

De ki: "Allah'ın size rızık olarak indirdiklerinin bir kısmını helal, bir kısmını haram yaptığınızı görmüyor musunuz?" De ki: "Allah mı size izin verdi, yoksa Allah'a iftira mı ediyorsunuz?" dipnot 1

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Din adamları sınıfı (alimler, fakihler, müctehitler, imamlar, hocalar) Allah haram etmediği halde dinde o kadar çok haram ürettiler ki İslam dini mayın tarlasına dönüştü. Din; güç yetirilemez, taşınamaz, katlanılamaz ve içinden çıkılamaz bir hal aldı. İnsanları karanlıktan aydınlığa çıkarmak için gönderilen Kur'an adına, sünnet adına uydurulan yalanlarla insanlar karanlıklara gömüldüler. Bunun sonucunda fıtratları/kişilikleri bozulmuş bir toplum ortaya çıktı.

Gültekin Onan

De ki: "Tanrı'nın sizin için indirdiği, sizin bir kısmını haram ve helal kıldığınız rızıktan haber var mı? Söyler misiniz?" De ki: "Tanrı mı size izin verdi, yoksa Tanrı hakkında yalan uydurup ittira mı ediyorsunuz?"

Hasan Basri Çantay

De ki: "Allahın size indirib de (kendi kendinize) ondan (kimini) haram, (kimini) halal yapdığınız rızıkdan ne haber? Söyleyin bana?" De ki: "Allah mı size izin verdi de (öyle yapdınız), yoksa Allaha iftira mı ediyorsunuz?"

İbni Kesir

De ki: Allah'ın size gönderdiği, sizin de bazılarını haram, bazılarını da helal kıldığınız rızıklar hakkında ne dersiniz? De ki: Allah mı size izin verdi, yoksa Allah'a iftira mı ediyorsunuz?

Mehmet Alagaş

(57-70) Ey insanlar sizlere muhakkak ki bir öğüt / bir vaaz, göğüslerde olana / kalplere bir şifa geldi, O, iman edenlere bir yol göstericidir ve esirgemedir / rahmettir. De ki Allah ’ın zenginliğinden / fazlından ve onun rahmetinden dolayı işte bu nedenle artık rahatlayın / ferahlayın, O, Allah’ın fazlı, tüm topladıkları / biraraya getirdikleri şeylerden hayırlıdır. De ki Allah’ın size rızık olarak indirdiklerin i gördünüz de mi onlardan helal ve haram yap tınız, de ki Allah, size izin mi verdi yahut O’na iftira mı e diyorsunuz? Allaha yalan yere iftira atanlar kalkış gününü / kıyamet gününü ne sanıyorlar? Kesinlikle Allah , İnsanlar üzerinde maddi ve manevi zenginliği / fazlı vardır ve lakin onların çoğunluğu teşekkür etmiyorlar. Her ne ile meşgul olsan, Kurandan her ne yi sözlü olarak okursan / tilavet edersen, bizim izin verdiğimiz ve sizin yapmaya odaklandığınız her ne varsa, biz sizlere şahit oluruz, zerre miktar da olsa yahut ondan daha küçük veya ondan daha büyük, yeryüzünde ve de semada her ne varsa Rabbin den kaçamaz, ayrıca apaçık bir kitaptadır. Dikkat edin! Allah’ın dostlarına korku da hüzün de yoktur, ki onlar iman ettiler ve sakınan oldular, onlara dünyada da ahirette de müjde vardır , Allah'ın kelimesinin yerine bir başka kelime koyamazsınız işte bu büyük başarı dır. Onların sözlerine hüzünlenme, şanın / şöhretin / izzetin hepsi Allah ’ındır O, işitendir ve bilendir. Dikkat edin! semalarda ve arzda kim varsa hepsi Allah’ındır. (Semalarda başka birileri de mi var?) Allah’tan başka ortak olarak dua edilenlere uyanlar / tabi olanlar ancak sandıkları şeylere uyuyorlar / zanna uyarlar, onlar sadece saçmalıyorlar. O ki size, içinde sakinlemeniz için geceyi ve görmek için gündüzü yapandır , işiten bir kavim için elbet bunda ayetler vardır. Dediler ki Allah evlat edindi, O üstündür, O zengindir , semalarda ve arzda ne varsa (tüm evlatlar dahil) O’nundur, s izin yanınızda bunu ispatlayıcı bir delil dayanağı / bir sultan var mı ki Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri söylüyorsunuz? De ki yalanı Allaha iftira edenler kurtuluşa eremezler. Dünyada geçim / tüketim var, sonra gerisin geri dönüşleri bizedir, sonra da etkili / şiddetli bir işkenceyi / azabı onlara, inkâr etmelerinden dolayı tattırırız.

Rowwad Tercüme Merkezi

(Ey Muhammed!) De ki: "Biliyor musunuz, Allah'ın size indirdiği rızıktan bir kısmını helâl, bir kısmını da haram kıldınız?" De ki: "Allah mı size izin verdi, yoksa Allah'a iftira mı ediyorsunuz?"

Süleyman Ateş

De ki: "Gördünüz mü, Allah'ın size rızık olarak indirdiği şeylerin bir kısmını haram ve bir kısmını helal yaptınız." De ki: "Allah mı size böyle izin verdi, yoksa siz Allah'a iftira mı ediyorsunuz?"

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

De ki "Allah'ın size indirdiği her bir rızkı düşündünüz mü? Siz onu helal, haram diye sınıflandırıyorsunuz." De ki "Bunu size Allah mı bildirdi, yoksa Allah'a iftira mı ediyorsunuz?"

Şaban Britch

De ki: Allah’ın size indirdiği rızıkların bir kısmını haram, bir kısmını helal kıldığınızı görüyor musunuz? De ki: Size Allah mı izin verdi? Yoksa Allah hakkında yalan mı uyduruyorsunuz?

Şaban Piriş

De ki: -Allah'ın size indirdiğinin bir kısmını haram, bir kısmını helal kıldığınızı görüyor musunuz? De ki: -Size Allah mı izin verdi; yoksa Allah hakkında yalan mı uyduruyorsunuz?

Yaşar Nuri Öztürk

De ki: "Ne oldu size de Allah'ın size rızık olarak indirdiği şeylerden bir haram yaptınız bir de helal?" De ki: "Allah mı size izin verdi, yoksa Allah'a iftira mı ediyorsunuz?"

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Say to them: Do you see the victuals with which Allah has provided you of His bounty, both from heaven and from beneath your feet, and you took the liberty to classify them according to your desire into the permissible and the forbidden insisting that all pleasures are good! Was it Allah Who permitted you to do so or do you take a persistent stand to relate to Allah falsehood and promote your own falsehood!

Abdul Haleem

Say, ‘Think about the provision God has sent down for you, some of which you have made unlawful and some lawful.’ Say, ‘Has God given you permission [to do this], or are you inventing lies about God?’

Abdullah Yusuf Ali

Say: "See ye what things Allah hath sent down to you for sustenance? Yet ye hold forbidden some things thereof and (some things) lawful." Say: "Hath Allah indeed permitted you, or do ye invent (things) to attribute to Allah?"

Abul A'la Maududi

Did you consider that the sustenance which Allah had sent down for you dipnot 1 of your own accord you have declared some of it as unlawful and some as lawful? dipnot 2 Ask them: 'Did Allah bestow upon you any authority for this or do you forge lies against Allah? dipnot 3

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    It has been purposely avoided to translate the Arabic word rizq into provisions, for it is liable to create a very serious misunderstanding regarding the implications of this verse. For in this sense rizq will be confined to food and eatables only, whereas it is very comprehensive in its meaning and it covers everything that Allah has given to man, food, children, knowledge, law etc. Instances can be cited from the Quran and the traditions in support thereof. Thus it has become, obvious that according to this verse, in Allah’s sight it is wrong and sinful to adopt the attitude of independence towards every kind of rizq, including articles of food.
  2. metne dön, dipnot 2
    Thus it has become clear that the consequences of this misunderstanding about the meaning of rizq are farreaching. As a result of this limited meaning of rizq, it will be sinful only to make the unlawful articles of food lawful and vice versa but it will not be sinful if the people become their own law makers in regards to the social, economic, political and international matters. It is because of this misunderstanding that even some scholars of the Islamic law do not consider it sinful if people do not take guidance from the Sharia in regard to matters other than those of food; whereas in this verse, Allah has taken to task all those people, who arrogate to themselves the right of making lawful or unlawful not only the articles of food but anything that has been made lawful or unlawful by the Sharia.
  3. metne dön, dipnot 3
    The question has been posed to impress how horrible and rebellious their crime is, as if to say: How dare you make your own regulations contrary to those which Allah has given you, when, in fact, you yourselves are His creation? What do you think about the servant, who claims that he himself has the right to prescribe the limits concerning the things which his master has entrusted to his care, and therefore, there is no need of consulting him? How will you treat your own servant if he were to claim that he had every right to use and spend as he will all that belongs to you? Leave alone the case of that servant who does not acknowledge at all that he has any master, or that he is a servant, and the things that are in his possession are not his but belong to someone else; for the case under discussion does not concern such a villainous usurper. The question has been posed concerning that servant who himself acknowledges that he is a servant of some master and that the things in his possession belong to the master and not to himself. Yet he claims that he has the right to make rules and regulations and set limits for himself regarding the use of those things, and that there is no need for him to consult his master.

Aisha Bewley

Say: ‘What do you think about the things Allah has sent down to you as provision which you have then designated as halal and haram?’ Say: ‘Has Allah given you authority to do this or are you inventing lies against Allah?’

Al-Hilali & Khan

Say (O Muhammad صلى الله عليه وسلم to these polytheists): "Tell me, what provision Allâh has sent down to you! And you have made of it lawful and unlawful." Say (O Muhammad صلى الله عليه وسلم): "Has Allâh permitted you (to do so), or do you invent a lie against Allâh?"

Ali Quli Qarai

Say, ‘Have you regarded what Allah has sent down for you of [His] provision, whereupon you made some of it unlawful and [some] lawful?’ Say, ‘Did Allah give you the sanction [to do so], or do you fabricate a lie against Allah?’

Amatul Rahman Omar

Say, `Have you considered that, out of the provisions Allâh has provided for you, you have classified by yourselves some as unlawful and some lawful?' Say, `Has Allâh given you leave (to do so) or do you forge lies in the name of Allâh?'

Arthur John Arberry

Say: 'Have you considered the provision God has sent down for you, and you have made some of it unlawful, and some lawful?' Say: 'Has God given you leave, or do you forge against God?'

Bijan Moeinian

Say to them: "Have you ever contemplated how God provides all kind of things that your life depends upon them? How come then you make some of them lawful and some of them unlawful for yourselves? Is your decision (to make some lawful and some unlawful) based upon the Lord’s commandments? Why are you falsely ascribing your fabrications to the Lord?"

E. Henry Palmer

Let us see now what God has sent down to you of provision! and yet ye have made of it unlawful and lawful. Say, 'Does God permit you, or against God do ye forge lies?'

Edip-Layth

Say, "Have you seen what God has sent down to you from provisions, then you made some of it forbidden and some lawful?" Say, "Did God authorize you, or did you invent lies against God?"

George Sale

Say, tell me; of that which God hath sent down unto you for food, have ye declared part to be lawful, and other part to be unlawful? Say, hath God permitted you to make this distinction? Or do ye devise a lie concerning God?

Hamid S. Aziz

Say, "In the grace of Allah and in His mercy let them rejoice!" It is better than that (wealth) which they hoard.

Mahmoud Ghali

Say, "Have you seen (that) whatever provision Allah has sent down for you, yet you have made (some) of it prohibited and (some) lawful?" Say, "Has Allah given you permission, or do you fabricate lies against Allah?"

Marmaduke Pickthall

Say: Have ye considered what provision Allah hath sent down for you, how ye have made of it lawful and unlawful? Hath Allah permitted you, or do ye invent a lie concerning Allah?

Mohamed Ahmed - Samira

Say: "Have you thought of what God has sent you for food, of which you have labelled some as lawful and some forbidden?" And ask: "Has God commanded this, or you are imputing lies to God?"

Muhammad Asad

Say: "Have you ever considered all the means of sustenance which God has bestowed upon you from on high -and which you thereupon divide into 'things forbidden' and 'things lawful? Say: "Has God given you leave [to do this] -or do you, perchance, attribute your own guesswork to God?"

Mustafa Khattab

Ask ˹the pagans, O  Prophet˺, "Have you seen that which Allah has sent down for you as a provision, of which you have made some lawful and some unlawful?"[1] Say, “Has Allah given you authorization, or are you fabricating lies against Allah?”

Progressive Muslims

Say: "Have you seen what God has sent down to you from provisions, then you made some of it forbidden and some lawful" Say: "Did God authorize you, or did you invent lies against God"

Rashad Khalifa

Say, "Did you note how GOD sends down to you all kinds of provisions, then you render some of them unlawful, and some lawful?" Say, "Did GOD give you permission to do this? Or, do you fabricate lies and attribute them to GOD?"

Sahih International

Say, "Have you seen what Allah has sent down to you of provision of which you have made [some] lawful and [some] unlawful?" Say, "Has Allah permitted you [to do so], or do you invent [something] about Allah ?"

Sam Gerrans

Say thou: “Have you seen what God has sent down for you of provision, and you have made thereof lawful and unlawful?” Say thou: “Did God give you leave, or is it about God that you invent?”

Shabbir Ahmed

Say, "Have you considered how Allah sends down to you all kinds of provisions for your minds and bodies? Then you render some of them unlawful and some lawful?" (You go after man-made dogmas thus tampering with the revealed Word of God and declare unlawful His Bounties of sustenance, food, clothing, ornament of life and things of aesthetic beauty such as art). Say, "Has Allah permitted you to do this? Or do you invent lies and attribute them to Allah?" (7:32).

Syed Vickar Ahamed

Say: "Do you see what provision Allah has sent down to you for your living? And you make (some) unlawful (from the provision) and (you make some things) lawful. " Say: "Has Allah really permitted you, or do you make up (things) to attribute to Allah?"

Taqi Usmani

Say, "Have you ever considered, whatever provision Allah has sent down for your benefit, you have made up lawful and unlawful from it?" Say, “Has Allah permitted you or are you fabricating a lie against Allah?”

The Monotheist Group

Say: "Have you seen what God has sent down to you from provisions, then you have made some of it forbidden and some lawful?" Say: "Did God authorize you, or do you invent lies about God?"

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Yûnus suresi, 59. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Yûnus suresi, 59. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Yûnus suresi, 59. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩