Mâide suresi

Mâide suresi, 88. ayet

Mâide suresi, 88. ayet. وَكُلُوا۟ مِمَّا رَزَقَكُمُ ٱللَّهُ حَلَٰلًا طَيِّبًا وَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ ٱلَّذِىٓ أَنتُم بِهِۦ مُؤْمِنُونَ

vekülû mimmâ razeḳakümü-llâhü ḥalâlen ṭayyibâ. vetteḳu-llâhe-lleẕî entüm bihî mü'minûn.

Diyanet İşleri

Allah'ın size rızık olarak verdiklerinden helal, iyi ve temiz olarak yiyin ve kendisine inanmakta olduğunuz Allah'a karşı gelmekten sakının.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Mâide 85–91 · surenin 88. ayeti / 120

Konu Helâli haram kılmamak; yemin kefareti; içki ve kumar Mâide 87–93 3

  1. Mâide 85

    Dedikleri bu söze karşılık Allah onlara, devamlı kalacakları, içinden ırmaklar akan cennetleri mükafat olarak verdi. İşte bu, iyilik yapanların mükafatıdır.

  2. Mâide 86

    İnkar edenlere ve ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte onlar cehennemliklerdir.

  3. Mâide 87

    Ey iman edenler! Allah'ın size helal kıldığı iyi ve temiz nimetleri (kendinize) haram etmeyin ve (Allah'ın koyduğu) sınırları aşmayın. Çünkü Allah, haddi aşanları sevmez.

  4. 88

    Allah'ın size rızık olarak verdiklerinden helal, iyi ve temiz olarak yiyin ve kendisine inanmakta olduğunuz Allah'a karşı gelmekten sakının.

  5. Mâide 89

    Allah, boş bulunarak ettiğiniz yeminlerle sizi sorumlu tutmaz. Ama bile bile yaptığınız yeminlerle sizi sorumlu tutar. Bu durumda yeminin keffareti, ailenize yedirdiğinizin orta hallisinden on yoksulu doyurmak, yahut onları giydirmek ya da bir köle azat etmektir. Kim (bu imkanı) bulamazsa, onun keffareti üç gün oruç tutmaktır. İşte yemin ettiğiniz vakit yeminlerinizin keffareti budur. Yeminlerinizi tutun. Allah, size ayetlerini işte böyle açıklıyor ki şükredesiniz.

  6. Mâide 90

    Ey iman edenler! (Aklı örten) içki (ve benzeri şeyler), kumar, dikili taşlar ve fal okları ancak, şeytan işi birer pisliktir. Onlardan kaçının ki kurtuluşa eresiniz.

  7. Mâide 91

    Şeytan, içki ve kumarla, ancak aranıza düşmanlık ve kin sokmak; sizi Allah'ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. Artık vazgeçiyor musunuz?

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

88. Daha sonra Yüce Allah, kendisinin helâl kıldığı şeyleri haram kabul eden müşriklerin izlediği yolun tam zıddını emrederek şöyle buyurmaktadır: “Allah’ın size verdiği rızıktan helâl ve temiz olarak yiyin.” Yani Allah’ın sizin için kolaylaştırdığı sebepler vasıtası ile vermiş olduğu rızıktan helâl olması, çalıntı, gasp vb. türden haksız yere alınmış mallardan olmaması, aynı şekilde hoş ve temiz şartı ile yiyin. Hoş ve temiz (الطيب) ise herhangi bir pislik ve murdarlığı bulunmayan demektir. Bu kayıt ile pis olan yırtıcı hayvanlar ile diğer pis ve murdar olan şeyler helâl kapsamının dışında kalmaktadır. Emirlerine uyup yasaklarından kaçınarak “iman ettiğiniz Allah’tan korkup sakının.” Çünkü sizin Allah’a iman etmeniz, O’ndan korkup sakınmanızı ve O’nun hakkına riâyet etmenizi gerektirir. Zira bunlar olmaksızın iman tamam olmaz.

Âyet-i kerime şuna da delildir: Bir kimse kendisi için helâl olan yiyeceği, içeceği, cariyeyi ve buna benzer herhangi bir şeyi haram kılacak olursa onun bu haram kılması ile o şey haram olmaz, ancak böyle bir haram kılmadan sonra o işi işleyecek olursa bir yemin keffaretinde bulunması gerekir. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Ey peygamber... Allah’ın sana helâl kıldığı şeyi niçin kendine haram edersin?” (et-Tahrim, 66/1) Ancak, zevcenin haram kılınması halinde ise zıhar keffareti gerekir.

Yine bu âyet-i kerimenin kapsamına şu da girmektedir. İnsanın hoş ve temiz olan şeylerden kaçınıp bunları kendisine haram kılmaması gerekir. Aksine bunları alıp kullanması ve bunların yardımı ile Rabbine itaatte bulunması gerekmektedir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Gasp ederek veya pis olarak Allah'ın haram kıldığı şeyden değil de helal ve tertemiz olarak sizi rızıklandırdığı şeylerden yiyin. Emirlerine itaat ederek ve yasaklarından kaçınarak Allah'tan korkun. İşte kendisine iman ettiğiniz Allah O'dur. Allah'a olan imanınız size O'ndan korkmanızı gerekli kılar.

Kelimeler

12 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَكُلُوا۟ ve kulu ve yeyin kök: اكل
  2. مِمَّا mimma
  3. رَزَقَكُمُ razekakumu size verdiği rızıklardan kök: رزق
  4. ٱللَّهُ llahu Allah'ın kök: اله
  5. حَلَـٰلًۭا halalen helal kök: حلل
  6. طَيِّبًۭا ۚ tayyiben (ve) temiz olarak kök: طيب
  7. وَٱتَّقُوا۟ vetteku korkun kök: وقي
  8. ٱللَّهَ llahe Allah'tan kök: اله
  9. ٱلَّذِىٓ llezi o ki
  10. أَنتُم entum siz
  11. بِهِۦ bihi kendisine
  12. مُؤْمِنُونَ mu'minune inanıyorsunuz kök: امن

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: حلل (51 geçiş) · Aynı kök: طيب (50 geçiş) · Aynı kök: اكل (109 geçiş)

    Artık Allah'ın size helal ve temiz olarak verdiği rızıklardan yiyin. Eğer yalnız O'na ibadet ediyorsanız, Allah'ın nimetine şükredin.

  • Aynı kök: حلل (51 geçiş) · Aynı kök: طيب (50 geçiş) · Aynı kök: اكل (109 geçiş)

    "Size rızık olarak verdiğimiz şeylerin temiz ve helal olanlarından yiyin. Bu konuda aşırı da gitmeyin, yoksa üzerinize gazabım iner. Gazabım da kimin…

  • Aynı kök: طيب (50 geçiş) · Aynı kök: اكل (109 geçiş) · Aynı kök: رزق (123 geçiş)

    Bulutu üstünüze gölge yaptık. Size, kudret helvası ile bıldırcın indirdik. "Verdiğimiz rızıkların iyi ve güzel olanlarından yiyin" (dedik). Onlar…

  • Aynı kök: طيب (50 geçiş) · Aynı kök: اكل (109 geçiş) · Aynı kök: رزق (123 geçiş)

    Ey iman edenler! Eğer siz ancak Allah'a kulluk ediyorsanız, size verdiğimiz rızıkların iyi ve temizlerinden yiyin ve Allah'a şükredin.

  • Aynı kök: طيب (50 geçiş) · Aynı kök: اكل (109 geçiş) · Aynı kök: رزق (123 geçiş)

    Biz onları on iki kabile halinde topluluklara ayırdık. (Tih sahrasında susuzluktan sıkılan) kavmi Musa'dan su istediğinde biz ona, "Asanı taşa vur"…

  • Aynı kök: حلل (51 geçiş) · Aynı kök: طيب (50 geçiş) · Aynı kök: اكل (109 geçiş)

    Ey insanlar! Yeryüzündeki şeylerin helal ve temiz olanlarından yiyin! Şeytanın izinden yürümeyin. Çünkü o sizin için apaçık bir düşmandır.

  • Aynı kök: اكل (109 geçiş) · Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık

    Hani, Musa kavmi için su dilemişti. Biz de, "Asanı kayaya vur" demiştik, böylece kayadan on iki pınar fışkırmış, her boy kendi su alacağı pınarı…

  • Aynı kök: اكل (109 geçiş) · Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık

    Yine O, hayvanlardan da irili ufaklı var edendir. Allah'ın size rızık olarak verdiğinden yiyin de şeytanın adımlarına uymayın. Çünkü o, sizin için…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

75 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Allah'ın size verdiği rızıktan temiz helal olarak yiyin dipnot 1 ve kendisine iman etmiş olduğunuz Allah'a karşı takvâlı olun!

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesajlar: Bakara 2:168, 172; Nahl 16:114.

Mustafa İslamoğlu

O halde, Allah'ın size sunduğu rızıkların helal ve temiz olanlarından yararlanın ve kendisine iman ettiğiniz Allah'a saygılı olun!

Muhammed Esed

O halde, Allahın rızık olarak size bağışladığı meşru güzelliklerden yararlanın ve iman ettiğiniz Allaha karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun.

Ahmed Hulusi

Allah'ın sizi rızıklandırdığı şeylerden helal ve tayyib olanı yeyin. . . Korunun Allah'tan ki siz O'na, Esma'sıyla nefsinizin hakikati olduğu inancıyla, iman edenlersiniz!

Ali Bulaç

Allah'ın size rızık olarak verdiklerinden helal ve temiz olarak yiyin. Kendisine inanmakta olduğunuz Allah'tan korkup sakının.

Ali Özek ve heyeti

Allah'ın size helâl ve temiz olarak verdiği rızıklardan yiyin ve kendisine iman etmiş olduğunuz Allah'tan korkun.

Ali Rıza Safa

Allah'ın size verdiği yiyecekleri helal ve temiz olarak yiyin ve inandığınız Allah'a yönelik sorumluluk bilinci taşıyın.

Bayraktar Bayraklı

Allah'ın size verdiği rızıklardan helal ve temiz olarak yiyiniz ve inandığınız Allah'tan sakınınız.

Edip Yüksel

ALLAH'ın size rızık olarak verdiklerini, helal ve temiz olarak yiyin. Onayladığınız ALLAH'ı dinleyin.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

ALLAH'ın size rızık olarak verdiklerini, helal ve temiz olarak yeyin. İnandığınız ALLAH'ı dinleyin.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Hem Allah'ın size rızık olarak verdiği nimetlerden helal ve temiz olarak yiyin hem de kendisine inanmış olduğunuz Allah'tan korkun!

Elmalılı Hamdi Yazır

hem Allahın size merzuk kıldığı ni'metlerden halal ve hoş olarak yeyin hem de kendisine mü'min bulunduğunuz Allahdan korkun

Erhan Aktaş

Allah'ın sizi rızıklandırdığı şeylerin helal ve tayyib olanlarından yiyin. İman ettiğiniz Allah'a karşı takvalı olun.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Allah'ın sizi rızıklandırdığı şeylerin helal ve tayyib olanlarından yiyin. İman ettiğiniz Allah'a karşı takvalı olun.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Allah'ın sizi rızıklandırdığı şeylerin helal ve tayyib dipnot 1 olanlarından yiyin. İman ettiğiniz Allah'a karşı takvalı dipnot 2 olun.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Sağlıklı, yararlı, bakımlı, temiz, hoş.
  2. metne dön, dipnot 2
    Korunma; Allah'ın buyruklarına içtenlikle uyarak; o buyruklarla, kötü ve zararlı şeylere karşı kendisini korumaya, güvenceye almak.

Gültekin Onan

Tanrı'nın size rızık olarak verdiklerinden helal ve temiz olarak yiyin. Kendisine inançlı olduğunuz / bulunuduğunuz Tanrı'dan korkup sakının.

Hasan Basri Çantay

Allahın size rızk olmak üzere verdiği şeylerden halal ve tertemiz olarak yeyin. Siz, kendisine iman etmiş olduğunuz Allahdan korkun.

İbni Kesir

Allah'ın size verdiği rızıktan helal ve temiz olarak yeyin. Sizin kendisine iman etmiş olduğunuz Allah'tan da korkun.

Mehmet Alagaş

(87-89) Ey iman edenler, Allah’ın sizin için helal ettiklerinizi kendinize haram etmeyin. Önemsizleştirmeyin, muhakkak ki Allah önemsizleştirenleri / muğtedinleri sevmez. Allah’ın helal ve hoş kıldığı rızıklardan yiyin, iman ettiğiniz Allah’tan sakının. Allah, boş yere / ağız alışkanlığı olarak / lağven yaptığınız yeminlerinizden sizi sorumlu tutmaz, ve lakin, bile isteye bağladığınız / akkade yaptığınız yeminlerden sizi sorumlu tutar, bunun örtbas edilmesi / yok sayılması / kefareti, on güçsüzün / miskinin yakın ç evrenizin ortalama yediği düzeyde doyurulmasıdır veya giydirilmesidir yahut kölenin hürriyetine kavuşturulmasıdır, bunları bulamayan kimse için üç gün oruç tutmasıdır, bu yeminlerinizi bozduğunuzdaki kefarettir, yeminlerinizi koruyun, böylelikle Allah size ayetlerini açıklıyor, böylelikle belki teşekkür edersiniz. (Adak kefareti de üç gün idi, bile bile yalan yemini (Yemin -i gamus u) Allah affetmiyor, yanlışlıkla bir mümini öldürmenin kefareti diyet ve altmış gün sıralı oruçtu)

Rowwad Tercüme Merkezi

Allah’ın size verdiği helâl ve temiz rızıktan yiyin ve kendisine iman ettiğiniz Allah’a karşı gelmekten sakının.

Süleyman Ateş

Allah'ın size verdiği rızıklardan helal ve temiz olarak yeyin ve inandığınız Allah'tan korkun!

Süleymaniye Vakfı

Allah'ın size verdiği rızıkların helal ve temiz olanlarından yiyin. İnanıp güvendiğiniz Allah'a karşı yanlış yapmaktan sakının.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah'ın size verdiği rızıkların helal ve temiz olanından yiyin ve inanıp güvendiğiniz Allah'tan çekinin.

Şaban Britch

Allah’ın size verdiği helal ve temiz rızıktan yiyin ve kendisine iman ettiğiniz Allah’tan sakının/takvalı olun.

Şaban Piriş

Allah'ın size verdiği helal ve temiz rızıktan yiyin. Ve kendisine iman ettiğiniz Allah'tan korkun.

Yaşar Nuri Öztürk

Allah'ın size helal ve temiz olarak verdiği rızıklardan yiyin. Kendisine iman ettiğiniz Allah'tan korkun.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Eat of what We provisioned you; it is all replete with choice of all delights and enjoy all that is pure, lawful, wholesome and not forbidden, and entertain the profound reverence dutiful to Allah Whom you maintain as the heart of your purpose.

Abdul Haleem

but eat the lawful and good things that God provides for you. Be mindful of God, in whom you believe.

Abdullah Yusuf Ali

Eat of the things which Allah hath provided for you, lawful and good; but fear Allah, in Whom ye believe.

Abul A'la Maududi

And partake of the lawful, good things which Allah has provided you as sustenance, and refrain from disobeying Allah in Whom you believe.

Aisha Bewley

Eat the halal and good things Allah has provided for you, and have taqwa of Allah, Him in Whom you have iman.

Al-Hilali & Khan

And eat of the things which Allâh has provided for you, lawful and good, and fear Allâh in Whom you believe.

Ali Quli Qarai

Eat the lawful and good things Allah has provided you, and be wary of Allah in whom you have faith.

Amatul Rahman Omar

And eat of what Allâh has provided you of (things) lawful, good and pure. And take Allâh as a shield, in whom you repose your faith.

Arthur John Arberry

Eat of what God has provided you lawful and good; and fear God, in whom you are believers.

Bijan Moeinian

Eat and enjoy the pure and lawful things that God has provided for you and keep God with the utmost respect in mind, if you are the believers.

E. Henry Palmer

But eat of what God has provided you lawfully of good things; and fear God, in whom ye believe.

Edip-Layth

Eat from what God has provided for you, good and lawful; and be aware of God in whom you acknowledge.

George Sale

And eat of that which Allah has provided for you of what is lawful and good. And fear Allah in Whom you believe.

Hamid S. Aziz

But eat of what Allah has provided you, lawful and good things; and fear (do your duty to) Allah, in Whom you believe.

Mahmoud Ghali

And eat of whatever Allah has provided you, lawful and good, and be pious to Allah, in Whom you are believers.

Marmaduke Pickthall

Eat of that which Allah hath bestowed on you as food lawful and good, and keep your duty to Allah in Whom ye are believers.

Mohamed Ahmed - Samira

Eat what is lawful and good of the provisions God has bestowed on you, and fear God in whom you believe.

Muhammad Asad

Thus, partake of the lawful, good things which God grants you as sustenance, and be conscious of God, in whom you believe.

Mustafa Khattab

Eat of the good, lawful things provided to you by Allah. And be mindful of Allah in Whom you believe.

Progressive Muslims

And eat from what He has provided for you, good and lawful; and be aware of God in whom you believe.

Rashad Khalifa

And eat from the good and lawful things that GOD has provided for you. You shall reverence GOD, in whom you are believers.

Sahih International

And eat of what Allah has provided for you [which is] lawful and good. And fear Allah, in whom you are believers.

Sam Gerrans

And eat of what God has provided you, lawful and good; and be in prudent fear of God in whom you are believers.

Shabbir Ahmed

Thus, partake of the Lawful, good things that Allah grants you as sustenance. And be conscious of Allah, in Whom you are believers.

Syed Vickar Ahamed

Eat from the lawful and good things that Allah has provided for you, but fear Allah, in Whom you believe.

Taqi Usmani

Eat from what Allah has provided you as good and lawful, and fear Allah in whom you believe.

The Monotheist Group

And eat from what God has provided for you, good and lawful; and be aware of God in whom you believe.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Mâide suresi, 88. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Mâide suresi, 88. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Mâide suresi, 88. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩