Diyanet İşleri
O, diriltir ve öldürür; ancak O'na döndürüleceksiniz.
Yûnus suresi
Yûnus suresi, 56. ayet. هُوَ يُحْىِۦ وَيُمِيتُ وَإِلَيْهِ تُرْجَعُونَ
hüve yuḥyî veyümîtü veileyhi türce`ûn.
O, diriltir ve öldürür; ancak O'na döndürüleceksiniz.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Rabbinizden öğüt; helâl ve haramı uydurmak Yûnus 54–60 3
"O (azap) gerçek midir?" diye senden haber soruyorlar. De ki: "Evet, Rabbime andolsun ki o elbette gerçektir. Siz (bu konuda Allah'ı) aciz kılacak değilsiniz."
(O gün) zulmetmiş olan herkes, eğer yeryüzündeki her şeye sahip olsa, kendini kurtarmak için onu fidye verir. Azabı gördüklerinde, için için derin bir pişmanlık duyarlar. Onlara zulmedilmeksizin aralarında adaletle hükmedilir.
Bilesiniz ki, göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah'ındır. Yine bilesiniz ki, Allah'ın va'di haktır. Fakat onların çoğu bunu bilmez.
O, diriltir ve öldürür; ancak O'na döndürüleceksiniz.
Ey insanlar! İşte size Rabbinizden bir öğüt, kalplere bir şifa ve inananlar için yol gösterici bir rehber ve rahmet (olan Kur'an) geldi.
De ki: "Ancak Allah'ın lütuf ve rahmetiyle, yalnız bunlarla sevinsinler. Bu, onların toplayıp durduklarından daha hayırlıdır."
De ki: "Allah'ın size indirdiği; sizin de, bir kısmını helal, bir kısmını haram kıldığınız rızıklar hakkında ne dersiniz?" De ki: "Bunun için Allah mı size izin verdi, yoksa Allah'a iftira mı ediyorsunuz?"
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
56. “O, diriltir ve öldürür.” Yani diriltme ve öldürme ile diğer idare ve tasarruf türlerinde mutlak tasarruf sahibi O’dur, bunların hiçbirisinde O’nun hiçbir ortağı yoktur. “Siz” Kıyamet gününde “O’na döndürüleceksiniz.” O da iyisi ile kötüsü ile amellerinizin karşılığını size verecektir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Ölüleri dirilten ve dirileri öldüren Allah -Subhânehu ve Teâlâ-'dır. Kıyamet günü dönüşünüz de sadece O'nadır. Size de amellerinizin karşılığını verecektir.
Aynı kök: رجع (104 geçiş) · Ortak kavram: Ölüm · Ortak kavram: Hayat
Siz cansız (henüz yok) iken sizi dirilten (dünyaya getiren) Allah'ı nasıl inkar ediyorsunuz? Sonra sizleri öldürecek, sonra yine diriltecektir. En…
Aynı kök: رجع (104 geçiş) · Ortak kavram: Ölüm
(Davete), ancak (bütün kalpleriyle) kulak verenler uyar. (Kalben) ölüleri ise (yalnızca) Allah diriltir. Sonra da hepsi O'na döndürülürler.
Aynı kök: رجع (104 geçiş) · Ortak kavram: Ölüm
Her nefis ölümü tadacaktır. Sizi bir imtihan olarak hayır ile de şer ile de deniyoruz. Ancak bize döndürüleceksiniz.
Ortak kavram: Ölüm · Ortak kavram: Hayat
"Sığırın bir parçası ile öldürülene vurun" dedik. (Denileni yaptılar ve ölü dirildi.) İşte, Allah ölüleri böyle diriltir, düşünesiniz diye…
Ortak kavram: Ölüm · Ortak kavram: Hayat
Allah yolunda öldürülenlere "ölüler" demeyin. Hayır, onlar diridirler. Ancak siz bunu bilemezsiniz.
Ortak kavram: Ölüm · Ortak kavram: Hayat
Şüphesiz, göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde, insanlara yarar sağlayacak şeylerle denizde seyreden…
Ortak kavram: Hayat
Allah, bir sivrisineği, ondan daha da ötesi bir varlığı örnek olarak vermekten çekinmez. İman edenler onun, Rablerinden (gelen) bir gerçek olduğunu…
Ortak kavram: Hayat
Hani, sizi azabın en kötüsüne uğratan, kadınlarınızı sağ bırakıp, oğullarınızı boğazlayan Firavun ailesinden kurtarmıştık. Bunda, size Rabbinizden…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
O, diriltir, öldürür; yalnızca O'na döndürüleceksiniz.
O'dur hayatı ve ölümü yaratan; nihayet sonunda dönüp dolaşıp varacağınız yer O'nun huzurudur.
Hayatı bahşeden ve ölümü takdir eden O'dur; ve sonunda hepiniz O'na dönmek zorundasınız.
"HU"! Diriltir ve öldürür! O'na rücu edeceksiniz (Hakikatinizin, Esma'sıyla yaratılmış olduğunu Hakk-el yakin yaşayacaksınız)!
O, diriltir ve öldürür. Ve O'na döndürüleceksiniz.
O hem diriltir hem de öldürür ve yalnız O’na döndürüleceksiniz.
O, yaşam verir ve öldürür. Zaten O'na döndürüleceksiniz.
O, hem diriltir, hem de öldürür ve yalnız O'na döndürüleceksiniz.
O diriltir ve öldürür. O'na döndürüleceksiniz.
O diriltir ve öldürür. O'na döndürüleceksiniz.
O hem diriltir, hem de öldürür ve hep döndürülüp O'na götürüleceksiniz!
O hem diriltir hem öldürür ve hep döndürülüb ona götürüleceksiniz
Dirilten de öldüren de O'dur. Ve O'na döndürüleceksiniz.
Dirilten de öldüren de O'dur. Ve O'na döndürüleceksiniz.
Dirilten de öldüren de O'dur. Ve O'na döndürüleceksiniz.
O, diriltir ve öldürür. Ve O'na döndürüleceksiniz.
O, hem diriltir, hem öldürür. (Hepiniz) ancak Ona döndürüleceksiniz.
Dirilten ve öldüren O'dur. O'na döneceksiniz.
(45-57) Onları bir araya getirdiğimiz günde , sanki gündüzün bir saati kadar beklemiş gibi dirler ve kendi aralarında tanışırlar, Allah’la buluşmayı yalanlayanlar hasara uğradılar, hidayete de eremediler, o nlara vaa t edilenin bir kısmını sana göstersek ya da seni vefat ettirsek bile, onların geri gelecekleri yer bizizdir, ayrıca Allah da onların yaptıklarına tanıktır / şahittir. Her toplum için / ümmet için gönderilen vardır / Resul vardır, Resulleri geldiği zaman aralarında ölçülü bir şekilde hüküm gerçekleşir, onlara zulmedilmez. Diyorlar ki eğer verdiğin söze bağlı isen / sadıksan ne zaman bu vaad / bu söz? De ki ben kendime zarara ya da faydaya dahi Allah ’ın istedikleri hariç egemen değilim ki . Her topluma / her ümmete bir süre / bir ecel vardır, ne zaman ki ecelleri gelir, bir saat bile öteleyemezler / tehir edemezler ya da öne alamazlar / takdim edemezler. De ki eğer onun azabı yatarken / yatılı iken ya da gündüzün gelse peki? suçlular neyi ondan acele istiyorlar gördünüz mü? Peki o gerçekleştiğin de mi / azap gerçekleştiğinde mi, ona iman edeceksiniz? ya da şimdi mi? kesinlikle siz aceleyi isteyen oldunuz , s onra onlara denilir ki, kalıcı azabı tadın , sizler, kazanmış olduklarınızdan dolayı cezalandırılmıyor musunuz? Sana soruyorlar O, gerçek midir / hak mıdır? diye, deki evet, Rabbim, muhakkak ki O’da / Allah’ta haktır ve siz O’nu yetersizliğe / acze düşüremezsiniz. Kendine zulmetmiş her nefis, azabı gördüğü vakit, pişmanlık duygusuyla / nedamet duygusuyla, arzda ne var ise onu fidye olarak verirdi, aralarımda ölçüye / kıstasa uygun hüküm gerçekleşmiştir onlara zulmedilmemektedir. Dikkat edin! semalarda ve yeryüzünde ne varsa Allah içindir , y ine dikkat edin! Allah ’ın vaadi / verdiği söz, gerçektir , lakin onların çoğunluğu / ekserisi bilmiyorlar, O diriltir ve öldürür ve geri dönüş te onadır.
Dirilten ve öldüren O’dur. O’na döndürüleceksiniz!
O, yaşatır, öldürür ve siz O'na döndürülüp götürüleceksiniz.
O, hem hayat verir hem de öldürür dipnot 1 . Onun huzuruna çıkarılacaksınız dipnot 2 .
Hayat veren de O'dur; alan da O. Hepiniz O'na döndürüleceksiniz.
Dirilten ve öldüren O’dur. O’na döndürüleceksiniz!
Dirilten ve öldüren O'dur. O'na döndürüleceksiniz!
O, hayat verir, O öldürür. O'na döndürüleceksiniz.!
He gives life and causes animate existence and He occasions the moment of death, and to Him the whole and all in all are destined to go back.
It is He who gives life and takes it, and you will all be returned to Him.
It is He Who giveth life and who taketh it, and to Him shall ye all be brought back.
He it is Who gives life and causes death, and to Him shall you all be returned.
He gives life and causes to die and you will be returned to Him.
It is He Who gives life, and causes death, and to Him you (all) shall return.
It is He who gives life and brings death, and to Him you shall be brought back.
It is He Who gives life and causes death and to Him you shall all be made to return.
He gives life, and makes to die, and to Him you shall be returned.
God is the One Who gives life and takes the life away and to Him you will all return.
He quickens and He kills, and unto Him are ye returned!
He causes life, and He causes death, and to Him you will return.
He giveth life, and He causeth to die; and unto Him shall ye all return.
Is it not the case that to Allah belongs all that is in the heavens and in the earth? Is it not the case that the promise of Allah is certainly true? But most of them understand not.
He (is The One Who) gives life, and makes to die, and to Him you will be returned.
He quickeneth and giveth death, and unto Him ye will be returned.
He is the giver of life and death, and to Him you will return.
He alone grants life and deals death; and unto Him you all must return.
He ˹is the One Who˺ gives life and causes death, and to Him you will ˹all˺ be returned.
He gives life, and He brings death, and to Him you will return.
He controls life and death, and to Him you will be returned.
He gives life and causes death, and to Him you will be returned
He gives life and He gives death; and to Him will you be returned.
He it is Who gives life and death. You and your actions will be returned to Him.
It is He Who gives life and Who causes death, and to Him, all of you shall be brought back.
He gives life and brings death, and to Him you shall be returned.
He gives life, and He brings death, and to Him you will return.