Diyanet İşleri
Onlar iman etmiş ve Allah'a karşı gelmekten sakınmış olanlardır.
Yûnus suresi
Yûnus suresi, 63. ayet. ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَكَانُوا۟ يَتَّقُونَ
elleẕîne âmenû vekânû yetteḳûn.
Onlar iman etmiş ve Allah'a karşı gelmekten sakınmış olanlardır.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Allah'ın dostları ve "Allah çocuk edindi" iddiası Yûnus 61–70 3
Allah'a karşı yalan uyduranların, kıyamet günü hakkındaki zanları nedir? Şüphesiz Allah insanlara karşı çok lütufkardır, fakat onların çoğu (O'nun nimetlerine) şükretmezler.
(Ey Muhammed!) Sen hangi işte bulunursan bulun, ona dair Kur'an'dan ne okursan oku ve (ey insanlar, sizler de) hangi şeyi yaparsanız yapın, siz ona daldığınızda biz sizi mutlaka görürüz. Ne yerde, ne de gökte, zerre ağırlığınca, (hatta) bu zerreden daha küçük veya daha büyük olsun, hiçbir şey Rabbinden uzak (ve gizli) olmaz; hepsi muhakkak apaçık bir kitapta (Levh-i Mahfuz'da yazılı)dır.
Bilesiniz ki, Allah'ın dostlarına hiçbir korku yoktur. Onlar üzülmeyeceklerdir de.
Onlar iman etmiş ve Allah'a karşı gelmekten sakınmış olanlardır.
Dünya hayatında da, ahirette de onlar için müjde vardır. Allah'ın sözlerinde hiçbir değişme yoktur. İşte bu büyük başarıdır.
Onların (inkarcıların) sözleri seni üzmesin. Çünkü bütün güç Allah'ındır. O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
Bilesiniz ki göklerde kim var, yerde kim varsa, hep Allah'ındır. Allah'tan başkasına tapanlar (gerçekte) Allah'a koştukları ortaklara tabi olmuyorlar. Şüphesiz onlar ancak zanna uyuyorlar ve sadece yalan söylüyorlar.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
63. “Onlar” Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe, hayrı ve şerri ile kadere “iman edip takvâlı olanlardır.” Emirleri yerine getirmek, yasaklardan kaçınmak sureti ile takvalı davranarak imanlarını tasdik edenlerdir. Buna göre takvalı olan her mü’min, Yüce Allah’ın velisi/dostudur.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
İşte Allah’a ve resulüne -sallallahu aleyhi ve sellem-'e iman etmekle vasıflanan bu veli kullar, emirlerini yerine getirip yasaklarından kaçınmak sureti ile Allah’tan sakınırlar.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Onlar, iman edip takvâlı olanlardır.
Onlar imanda sebat gösteren ve sorumluluk bilincine sahip olan kimselerdir.
Onlar, imana erişip Allah'a karşı hep bilinçli ve duyarlı kalmaya çalışan kimselerdir.
Onlar ki iman etmişler ve korunmayı gerçekleştirmişlerdir.
Onlar iman edenler ve (Allah'tan) sakınanlardır.
Onlar, iman edip de takvâya ermiş olanlardır.
Onlar, inanca çağırılanlar ve sorumluluk bilinci taşıyanlardır.
Onlar iman edip takvaya erişmişlerdir.
Onlar ki, gerçeği onayladılar ve erdemli davrandılar.
Onlar ki, inandılar ve erdemli davrandılar.
Onlar ki Allah'a iman edip, takva ile kötülüklerden korunur dururlar.
Onlar ki Allaha iyman etmişlerdir ve hep takva ile korunur dururlar
Onlar, iman eden ve takva sahibi olan kimselerdir.
Onlar, iman eden ve takva sahibi olan kimselerdir.
Onlar, iman eden ve takva sahibi olan kimselerdir.
Onlar inananlar ve (Tanrı'dan) sakınanlardır.
Onlar iman edib takvaaya ermiş olanlardır.
Onlar ki iman edip takvaya ermişlerdir.
(57-70) Ey insanlar sizlere muhakkak ki bir öğüt / bir vaaz, göğüslerde olana / kalplere bir şifa geldi, O, iman edenlere bir yol göstericidir ve esirgemedir / rahmettir. De ki Allah ’ın zenginliğinden / fazlından ve onun rahmetinden dolayı işte bu nedenle artık rahatlayın / ferahlayın, O, Allah’ın fazlı, tüm topladıkları / biraraya getirdikleri şeylerden hayırlıdır. De ki Allah’ın size rızık olarak indirdiklerin i gördünüz de mi onlardan helal ve haram yap tınız, de ki Allah, size izin mi verdi yahut O’na iftira mı e diyorsunuz? Allaha yalan yere iftira atanlar kalkış gününü / kıyamet gününü ne sanıyorlar? Kesinlikle Allah , İnsanlar üzerinde maddi ve manevi zenginliği / fazlı vardır ve lakin onların çoğunluğu teşekkür etmiyorlar. Her ne ile meşgul olsan, Kurandan her ne yi sözlü olarak okursan / tilavet edersen, bizim izin verdiğimiz ve sizin yapmaya odaklandığınız her ne varsa, biz sizlere şahit oluruz, zerre miktar da olsa yahut ondan daha küçük veya ondan daha büyük, yeryüzünde ve de semada her ne varsa Rabbin den kaçamaz, ayrıca apaçık bir kitaptadır. Dikkat edin! Allah’ın dostlarına korku da hüzün de yoktur, ki onlar iman ettiler ve sakınan oldular, onlara dünyada da ahirette de müjde vardır , Allah'ın kelimesinin yerine bir başka kelime koyamazsınız işte bu büyük başarı dır. Onların sözlerine hüzünlenme, şanın / şöhretin / izzetin hepsi Allah ’ındır O, işitendir ve bilendir. Dikkat edin! semalarda ve arzda kim varsa hepsi Allah’ındır. (Semalarda başka birileri de mi var?) Allah’tan başka ortak olarak dua edilenlere uyanlar / tabi olanlar ancak sandıkları şeylere uyuyorlar / zanna uyarlar, onlar sadece saçmalıyorlar. O ki size, içinde sakinlemeniz için geceyi ve görmek için gündüzü yapandır , işiten bir kavim için elbet bunda ayetler vardır. Dediler ki Allah evlat edindi, O üstündür, O zengindir , semalarda ve arzda ne varsa (tüm evlatlar dahil) O’nundur, s izin yanınızda bunu ispatlayıcı bir delil dayanağı / bir sultan var mı ki Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri söylüyorsunuz? De ki yalanı Allaha iftira edenler kurtuluşa eremezler. Dünyada geçim / tüketim var, sonra gerisin geri dönüşleri bizedir, sonra da etkili / şiddetli bir işkenceyi / azabı onlara, inkâr etmelerinden dolayı tattırırız.
Onlar Allah’a iman etmiş ve takva sahibi olan kimselerdir.
Onlar ki, inandılar ve korunurlardı.
Onlar inanıp güvenen dipnot 1 ve kendilerini yanlışlardan koruyan kimselerdir dipnot 2 .
Onlar inanıp güvenen ve çekinerek korunan kimselerdir.
Onlar Allah’a iman etmiş ve takva sahibi olan kimselerdir.
Onlar Allah'a inanmış ve O'na karşı gelmekten sakınmışlardır.
Onlar inanmış, takvaya sarılmışlardır.
They have faithfully recognized Allah with hearts impressed with the image of religious and spiritual virtues and entertained the profound reverence dutiful to Him.
For those who believe and are conscious of God,
Those who believe and (constantly) guard against evil;-
the ones who believe and are God-fearing.
those who have iman and show taqwa,
Those who believed (in the Oneness of Allâh - Islâmic Monotheism), and used to fear Allâh much (by abstaining from evil deeds and sins and by doing righteous deeds).
—Those who have faith, and are Godwary.
(It is) those who believed and ever kept on guarding against evil.
Those who believe, and are godfearing --
These are those who believed in God and approached Him with the utmost respect.
They who believed and who did fear -
Those who acknowledged and were aware.
They who believe and fear God,
Behold! Verily, the friends of Allah are those on whom fear comes not, nor shall they grieve?
(They are) the ones who have believed and have been pious.
Those who believe and keep their duty (to Allah).
Those who believe and obey God,
they who have attained to faith and have always been conscious of Him.
˹They are˺ those who are faithful and are mindful ˹of Him˺.
Those who believed and were aware.
They are those who believe and lead a righteous life.
Those who believed and were fearing Allah
Those who heed warning and are in prudent fear:
They accepted His Message, followed His Commands, and walked aright.
(They are) those who believe and guard against evil:— And fear Allah
-those who have believed and have been fearful of Allah.
Those who have believed and are aware.