Yûnus suresi

Yûnus suresi, 63. ayet

Yûnus suresi, 63. ayet. ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَكَانُوا۟ يَتَّقُونَ

elleẕîne âmenû vekânû yetteḳûn.

Diyanet İşleri

Onlar iman etmiş ve Allah'a karşı gelmekten sakınmış olanlardır.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Yûnus 60–66 · surenin 63. ayeti / 109

Konu Allah'ın dostları ve "Allah çocuk edindi" iddiası Yûnus 61–70 3

  1. Yûnus 60

    Allah'a karşı yalan uyduranların, kıyamet günü hakkındaki zanları nedir? Şüphesiz Allah insanlara karşı çok lütufkardır, fakat onların çoğu (O'nun nimetlerine) şükretmezler.

  2. Yûnus 61

    (Ey Muhammed!) Sen hangi işte bulunursan bulun, ona dair Kur'an'dan ne okursan oku ve (ey insanlar, sizler de) hangi şeyi yaparsanız yapın, siz ona daldığınızda biz sizi mutlaka görürüz. Ne yerde, ne de gökte, zerre ağırlığınca, (hatta) bu zerreden daha küçük veya daha büyük olsun, hiçbir şey Rabbinden uzak (ve gizli) olmaz; hepsi muhakkak apaçık bir kitapta (Levh-i Mahfuz'da yazılı)dır.

  3. Yûnus 62

    Bilesiniz ki, Allah'ın dostlarına hiçbir korku yoktur. Onlar üzülmeyeceklerdir de.

  4. 63

    Onlar iman etmiş ve Allah'a karşı gelmekten sakınmış olanlardır.

  5. Yûnus 64

    Dünya hayatında da, ahirette de onlar için müjde vardır. Allah'ın sözlerinde hiçbir değişme yoktur. İşte bu büyük başarıdır.

  6. Yûnus 65

    Onların (inkarcıların) sözleri seni üzmesin. Çünkü bütün güç Allah'ındır. O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

  7. Yûnus 66

    Bilesiniz ki göklerde kim var, yerde kim varsa, hep Allah'ındır. Allah'tan başkasına tapanlar (gerçekte) Allah'a koştukları ortaklara tabi olmuyorlar. Şüphesiz onlar ancak zanna uyuyorlar ve sadece yalan söylüyorlar.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

63. “Onlar” Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe, hayrı ve şerri ile kadere “iman edip takvâlı olanlardır.” Emirleri yerine getirmek, yasaklardan kaçınmak sureti ile takvalı davranarak imanlarını tasdik edenlerdir. Buna göre takvalı olan her mü’min, Yüce Allah’ın velisi/dostudur.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

İşte Allah’a ve resulüne -sallallahu aleyhi ve sellem-'e iman etmekle vasıflanan bu veli kullar, emirlerini yerine getirip yasaklarından kaçınmak sureti ile Allah’tan sakınırlar.

Kelimeler

4 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. ٱلَّذِينَ ellezine kimseler
  2. ءَامَنُوا۟ amenu onlar iman eden kök: امن
  3. وَكَانُوا۟ ve kanu ve kök: كون
  4. يَتَّقُونَ yettekune sakınanlar kök: وقي

Keşif

Bu ayet neyle ilişkili

Bu ayeti taşıyan yazmalar 7

84 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler8

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Onlar, iman edip takvâlı olanlardır.

Mustafa İslamoğlu

Onlar imanda sebat gösteren ve sorumluluk bilincine sahip olan kimselerdir.

Muhammed Esed

Onlar, imana erişip Allah'a karşı hep bilinçli ve duyarlı kalmaya çalışan kimselerdir.

Ahmed Hulusi

Onlar ki iman etmişler ve korunmayı gerçekleştirmişlerdir.

Ali Bulaç

Onlar iman edenler ve (Allah'tan) sakınanlardır.

Ali Özek ve heyeti

Onlar, iman edip de takvâya ermiş olanlardır.

Ali Rıza Safa

Onlar, inanca çağırılanlar ve sorumluluk bilinci taşıyanlardır.

Bayraktar Bayraklı

Onlar iman edip takvaya erişmişlerdir.

Edip Yüksel

Onlar ki, gerçeği onayladılar ve erdemli davrandılar.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Onlar ki, inandılar ve erdemli davrandılar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onlar ki Allah'a iman edip, takva ile kötülüklerden korunur dururlar.

Elmalılı Hamdi Yazır

Onlar ki Allaha iyman etmişlerdir ve hep takva ile korunur dururlar

Erhan Aktaş

Onlar, iman eden ve takva sahibi olan kimselerdir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlar, iman eden ve takva sahibi olan kimselerdir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlar, iman eden ve takva sahibi olan kimselerdir.

Gültekin Onan

Onlar inananlar ve (Tanrı'dan) sakınanlardır.

Hasan Basri Çantay

Onlar iman edib takvaaya ermiş olanlardır.

İbni Kesir

Onlar ki iman edip takvaya ermişlerdir.

Mehmet Alagaş

(57-70) Ey insanlar sizlere muhakkak ki bir öğüt / bir vaaz, göğüslerde olana / kalplere bir şifa geldi, O, iman edenlere bir yol göstericidir ve esirgemedir / rahmettir. De ki Allah ’ın zenginliğinden / fazlından ve onun rahmetinden dolayı işte bu nedenle artık rahatlayın / ferahlayın, O, Allah’ın fazlı, tüm topladıkları / biraraya getirdikleri şeylerden hayırlıdır. De ki Allah’ın size rızık olarak indirdiklerin i gördünüz de mi onlardan helal ve haram yap tınız, de ki Allah, size izin mi verdi yahut O’na iftira mı e diyorsunuz? Allaha yalan yere iftira atanlar kalkış gününü / kıyamet gününü ne sanıyorlar? Kesinlikle Allah , İnsanlar üzerinde maddi ve manevi zenginliği / fazlı vardır ve lakin onların çoğunluğu teşekkür etmiyorlar. Her ne ile meşgul olsan, Kurandan her ne yi sözlü olarak okursan / tilavet edersen, bizim izin verdiğimiz ve sizin yapmaya odaklandığınız her ne varsa, biz sizlere şahit oluruz, zerre miktar da olsa yahut ondan daha küçük veya ondan daha büyük, yeryüzünde ve de semada her ne varsa Rabbin den kaçamaz, ayrıca apaçık bir kitaptadır. Dikkat edin! Allah’ın dostlarına korku da hüzün de yoktur, ki onlar iman ettiler ve sakınan oldular, onlara dünyada da ahirette de müjde vardır , Allah'ın kelimesinin yerine bir başka kelime koyamazsınız işte bu büyük başarı dır. Onların sözlerine hüzünlenme, şanın / şöhretin / izzetin hepsi Allah ’ındır O, işitendir ve bilendir. Dikkat edin! semalarda ve arzda kim varsa hepsi Allah’ındır. (Semalarda başka birileri de mi var?) Allah’tan başka ortak olarak dua edilenlere uyanlar / tabi olanlar ancak sandıkları şeylere uyuyorlar / zanna uyarlar, onlar sadece saçmalıyorlar. O ki size, içinde sakinlemeniz için geceyi ve görmek için gündüzü yapandır , işiten bir kavim için elbet bunda ayetler vardır. Dediler ki Allah evlat edindi, O üstündür, O zengindir , semalarda ve arzda ne varsa (tüm evlatlar dahil) O’nundur, s izin yanınızda bunu ispatlayıcı bir delil dayanağı / bir sultan var mı ki Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri söylüyorsunuz? De ki yalanı Allaha iftira edenler kurtuluşa eremezler. Dünyada geçim / tüketim var, sonra gerisin geri dönüşleri bizedir, sonra da etkili / şiddetli bir işkenceyi / azabı onlara, inkâr etmelerinden dolayı tattırırız.

Rowwad Tercüme Merkezi

Onlar Allah’a iman etmiş ve takva sahibi olan kimselerdir.

Süleyman Ateş

Onlar ki, inandılar ve korunurlardı.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onlar inanıp güvenen ve çekinerek korunan kimselerdir.

Şaban Britch

Onlar Allah’a iman etmiş ve takva sahibi olan kimselerdir.

Şaban Piriş

Onlar Allah'a inanmış ve O'na karşı gelmekten sakınmışlardır.

Yaşar Nuri Öztürk

Onlar inanmış, takvaya sarılmışlardır.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

They have faithfully recognized Allah with hearts impressed with the image of religious and spiritual virtues and entertained the profound reverence dutiful to Him.

Abdul Haleem

For those who believe and are conscious of God,

Abdullah Yusuf Ali

Those who believe and (constantly) guard against evil;-

Abul A'la Maududi

the ones who believe and are God-fearing.

Aisha Bewley

those who have iman and show taqwa,

Al-Hilali & Khan

Those who believed (in the Oneness of Allâh - Islâmic Monotheism), and used to fear Allâh much (by abstaining from evil deeds and sins and by doing righteous deeds).

Ali Quli Qarai

—Those who have faith, and are Godwary.

Amatul Rahman Omar

(It is) those who believed and ever kept on guarding against evil.

Arthur John Arberry

Those who believe, and are godfearing --

Bijan Moeinian

These are those who believed in God and approached Him with the utmost respect.

E. Henry Palmer

They who believed and who did fear -

Edip-Layth

Those who acknowledged and were aware.

George Sale

They who believe and fear God,

Hamid S. Aziz

Behold! Verily, the friends of Allah are those on whom fear comes not, nor shall they grieve?

Mahmoud Ghali

(They are) the ones who have believed and have been pious.

Marmaduke Pickthall

Those who believe and keep their duty (to Allah).

Mohamed Ahmed - Samira

Those who believe and obey God,

Muhammad Asad

they who have attained to faith and have always been conscious of Him.

Mustafa Khattab

˹They are˺ those who are faithful and are mindful ˹of Him˺.

Progressive Muslims

Those who believed and were aware.

Rashad Khalifa

They are those who believe and lead a righteous life.

Sahih International

Those who believed and were fearing Allah

Sam Gerrans

Those who heed warning and are in prudent fear:

Shabbir Ahmed

They accepted His Message, followed His Commands, and walked aright.

Syed Vickar Ahamed

(They are) those who believe and guard against evil:— And fear Allah

Taqi Usmani

-those who have believed and have been fearful of Allah.

The Monotheist Group

Those who have believed and are aware.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Yûnus suresi, 63. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Yûnus suresi, 63. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Yûnus suresi, 63. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  8. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩