Yûnus suresi

Yûnus suresi, 71. ayet

Yûnus suresi, 71. ayet. وَٱتْلُ عَلَيْهِمْ نَبَأَ نُوحٍ إِذْ قَالَ لِقَوْمِهِۦ يَٰقَوْمِ إِن كَانَ كَبُرَ عَلَيْكُم مَّقَامِى وَتَذْكِيرِى بِـَٔايَٰتِ ٱللَّهِ فَعَلَى ٱللَّهِ تَوَكَّلْتُ فَأَجْمِعُوٓا۟ أَمْرَكُمْ وَشُرَكَآءَكُمْ ثُمَّ لَا يَكُنْ أَمْرُكُمْ عَلَيْكُمْ غُمَّةً ثُمَّ ٱقْضُوٓا۟ إِلَىَّ وَلَا تُنظِرُونِ

vetlü `aleyhim nebee nûḥ. iẕ ḳâle liḳavmihî yâ ḳavmi in kâne kebüra `aleyküm meḳâmî veteẕkîrî biâyâti-llâhi fe`ale-llâhi tevekkeltü feecmi`û emraküm veşürakâeküm ŝümme lâ yekün emruküm `aleyküm gummeten ŝümme-ḳḍû ileyye velâ tünżirûn.

Diyanet İşleri

Nuh'un haberini onlara oku. Hani o, bir vakit kavmine şöyle demişti: "Ey kavmim! Eğer benim konumum ve Allah'ın ayetleriyle öğüt vermem size ağır geliyorsa, (biliniz ki) ben sadece Allah'a dayanıp güvenmişim. Artık siz de (bana) ne yapacağınızı ortaklarınızla beraber kararlaştırın ki, işiniz size dert olmasın! Bundan sonra bana hükmünüzü uygulayın; bana mühlet de vermeyin!

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Yûnus 68–74 · surenin 71. ayeti / 109
  1. Yûnus 68

    "Allah, bir çocuk edindi" dediler. O, bundan uzaktır. O, her bakımdan sınırsız zengindir. Göklerdeki her şey, yerdeki her şey O'nundur. Bu konuda elinizde hiçbir delil de yoktur. Allah'a karşı bilmediğiniz bir şeyi mi söylüyorsunuz?

  2. Yûnus 69

    De ki: "Allah hakkında yalan uyduranlar asla kurtuluşa eremezler."

  3. Yûnus 70

    Onlar için dünyada (geçici) bir yararlanma vardır. Sonra dönüşleri bizedir. Sonra da, inkar etmekte olduklarına karşılık onlara şiddetli azabı tattıracağız.

  4. 71

    Nuh'un haberini onlara oku. Hani o, bir vakit kavmine şöyle demişti: "Ey kavmim! Eğer benim konumum ve Allah'ın ayetleriyle öğüt vermem size ağır geliyorsa, (biliniz ki) ben sadece Allah'a dayanıp güvenmişim. Artık siz de (bana) ne yapacağınızı ortaklarınızla beraber kararlaştırın ki, işiniz size dert olmasın! Bundan sonra bana hükmünüzü uygulayın; bana mühlet de vermeyin!

  5. Yûnus 72

    Eğer yüz çeviriyorsanız, sizden zaten hiçbir ücret istemedim. Benim ücretim, ancak Allah'a aittir. Bana müslümanlardan olmam emredildi."

  6. Yûnus 73

    Onu yine de yalanladılar. Biz de onu ve onunla beraber gemide bulunanları kurtardık ve onları ötekilerin yerine geçirdik. Ayetlerimizi yalanlayanları da suda boğduk. Bak, uyarılan (fakat söz anlamayan)ların sonu nasıl oldu!

  7. Yûnus 74

    Sonra, onun ardından birçok peygamberi kendi toplumlarına gönderdik. Onlara apaçık mucizeler getirdiler. Fakat onlar önceden yalanlamakta oldukları şeye inanacak değillerdi. İşte biz haddi aşanların kalplerini böylece mühürleriz.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

71. Yüce Allah, Peygamberine hitaben şöyle buyurmaktadır: “Onlara” kavmine “Nûh’un” kavmine olan daveti hakkındaki “haberini oku!” Çünkü o, kavmini uzun süre Allah yoluna davet etmiştir. Zira aralarında dokuz yüz elli yıl kalmıştı. Ancak onun, kavmini davet etmesi, onların azgınlıklarını artırmaktan başka bir işe yaramadı. Ondan alabildiğine bezdiler, usandılar. O ise -salât ve selâm ona olsun- hiç tembellik etmiyor ve onları davete ara vermiyordu. O nedenle onlara şöyle demişti: “Ey kavmim, eğer aranızda kalmam ve Allah’ın âyetleri ile öğüt vermem size ağır geliyorsa” yani benim aranızda duruşum ve sizlere faydanıza olacak şeyleri, açık-seçik delillerden ibaret olan Allah’ın âyetlerini hatırlatmam size ağır geliyor ve gözünüzde büyüyor ise ve siz bana bir kötülük yapmak yahut da hakkı reddetmekte kararlıysanız “(bilin ki) ben ancak Allah’a tevekkül ettim.” Bana ve benim kendisine davet ettiğim şeylere yapılmak istenen her türlü kötülüğü önlemekte yalnız Allah’a güvenip dayanmışımdır. Benim askerlerim ve silahım budur. Sizler de gücünüzün yettiği kadarı ile türlü asker ve araç-gereç getirin.

“Haydi siz de ortaklarınızla birlikte” hep beraber “işinizi karara bağlayın.” Öyle ki sizden kimse geri kalmasın ve elinizden gelen hiçbir şeyi de ardınıza koymayın. Âlemlerin Rabbi olan Allah dışında kendilerine ibadet ettiğiniz ve dost edindiğiniz ortaklarınızı da çağırın. “Hem işiniz gizli kapaklı da olmasın.” Aksine gâyet açık ve aleni olsun. “Sonra da hakkımdaki kararınızı uygulayın.” Gücünüzün yettiği kötülüğü ve cezayı yapın “ve bana mühlet tanımayın” kısa bir süre dahi olsa bana süre tanımayın.

İşte bu, Nûh’un risaletinin doğruluğuna, getirdiğinin gerçekliğine dair kesin bir belge ve büyük bir delildir. Çünkü o, kendisini koruyacak aşireti, himaye edecek askeri bulunmayan, tek başına bir kimse idi. Önce kavminin görüşlerinin mantıksız, dinlerinin bozuk olduğunu söylemiş ve ilahlarını yermişti. Onlar da ona karşı kin ve düşmanlık beslemeye koyulmuşlardı. Bu kin ve düşmanlıkları ise sapasağlam dağlardan daha büyüktü. Diğer taraftan kavmi, kudret sahibi ve güçlü kimselerdi. Buna rağmen Nuh onlara: Siz de ortaklarınız da gücünüz yeten kimselerle birlikte bir araya gelip toplanın, gücünüzün yettiği tuzakları kurun ve eğer gücünüz yeterse bana zarar verin. Sizler bana hiçbir şey yapamayacaksınız, diyerek meydan okuyordu. Ancak onlar ona hiçbir şey yapamadılar. Böylelikle Nûh’un gerçekten doğru sözlü olduğu, onların ise iddialarında yalancı oldukları ortaya çıkmış oldu. Bu nedenle Nûh onlara şöyle demişti:

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Peygamber!- O yalanlayan müşriklere, Nuh -aleyhisselam- kavmine şöyle dediği zaman ki haberi ver: Eğer benim (aranızda) durmam ve Allah'ın ayetlerini size hatırlatmam ve size vaaz-u nasihatte bulunmam ağır geldi ise ve sizler beni öldürmeye azmettiyseniz ben sizin bana yapmak istediğiniz şeyi boşa çıkarması için yalnızca Allah'a dayanıp güvendim. Siz de yardım etmeleri için ilahlarınızı çağırın. Sonra sizin tuzağınız bir sır olarak kalmasın. Ortaklarınızla beraber toplanıp yapacağınızı kararlaştırın. Sonra (vereceğiniz) hükmü, bana uygulayın ve bana bir an da olsa mühlet vermeyin.

Kelimeler

33 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَٱتْلُ vetlu oku kök: تلو
  2. عَلَيْهِمْ aleyhim onlara
  3. نَبَأَ nebee kıssasını kök: نبا
  4. نُوحٍ nuhin Nuh'un
  5. إِذْ iz hani
  6. قَالَ kale şöyle söylemişti kök: قول
  7. لِقَوْمِهِۦ likavmihi kavmine kök: قوم
  8. يَـٰقَوْمِ ya kavmi kavmim kök: قوم
  9. إِن in eğer
  10. كَانَ kane ise kök: كون
  11. كَبُرَ kebura ağır kök: كبر
  12. عَلَيْكُم aleykum size
  13. مَّقَامِى mekami aranızda durmam kök: قوم
  14. وَتَذْكِيرِى ve tezkiri ve size hatırlatmam kök: ذكر
  15. بِـَٔايَـٰتِ biayati ayetlerini kök: ايي
  16. ٱللَّهِ llahi Allah'ın kök: اله
  17. فَعَلَى feala bilin ki
  18. ٱللَّهِ llahi Allah'a kök: اله
  19. تَوَكَّلْتُ tevekkeltu güvendim kök: وكل
  20. فَأَجْمِعُوٓا۟ feecmiu siz de toplanın kök: جمع
  21. أَمْرَكُمْ emrakum işiniz hakkında kök: امر
  22. وَشُرَكَآءَكُمْ ve şuraka'ekum ortaklarınızla kök: شرك
  23. ثُمَّ summe sonra
  24. لَا la
  25. يَكُنْ yekun olmasın kök: كون
  26. أَمْرُكُمْ emrukum işiniz kök: امر
  27. عَلَيْكُمْ aleykum kendi aranızda
  28. غُمَّةًۭ gummeten bir dert kök: غمم
  29. ثُمَّ summe sonra
  30. ٱقْضُوٓا۟ kdu uygulayın kök: قضي
  31. إِلَىَّ ileyye bana karşı
  32. وَلَا ve la ve
  33. تُنظِرُونِ tunziruni bana mühlet vermeyin kök: نظر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: غمم (11 geçiş) · Aynı kök: قضي (63 geçiş) · Aynı kök: نظر (129 geçiş)

    Onlar (böyle davranmakla), bulut gölgeleri içinde Allah'ın (azabının) ve meleklerin kendilerine gelmesini ve işin bitirilmesini mi bekliyorlar?…

  • Aynı kök: قضي (63 geçiş) · Aynı kök: وكل (70 geçiş) · Ortak kavram: Tevekkül

    Musa, şöyle dedi: "Bu, seninle benim aramda bir iş. İki süreden hangisini tamamlarsam bana bir husumet yok. Allah, söylediklerimize vekildir."

  • Aynı kök: تلو (63 geçiş) · Aynı kök: وكل (70 geçiş) · Ortak kavram: Tevekkül

    Mü'minler ancak o kimselerdir ki; Allah anıldığı zaman kalpleri ürperir. O'nun ayetleri kendilerine okunduğu zaman (bu) onların imanlarını artırır.…

  • Aynı kök: تلو (63 geçiş) · Aynı kök: وكل (70 geçiş) · Ortak kavram: Tevekkül

    (Ey Muhammed!) Böylece seni, kendilerinden önce nice ümmetlerin geçmiş olduğu bir ümmete gönderdik ki, onlar Rahman'ı inkar ederken sana…

  • Aynı kök: وكل (70 geçiş) · Ortak kavram: Tevekkül · Ortak kavram: Şirk

    Allah dileseydi ortak koşmazlardı. Biz seni onların başına bir bekçi yapmadık. Sen onlara vekil (onlardan sorumlu) da değilsin.

  • Aynı kök: وكل (70 geçiş) · Ortak kavram: Tevekkül · Ortak kavram: Nübüvvet

    Onlar kendilerine kitap, hikmet ve peygamberlik verdiğimiz kimselerdir. Eğer şunlar (inanmayanlar) bunları tanımayıp inkar ederlerse, biz onları…

  • Aynı kök: قضي (63 geçiş) · Aynı kök: نظر (129 geçiş)

    Bir de dediler ki: "Ona (açıktan göreceğimiz) bir melek indirilse ya!" Eğer (öyle) bir melek indirseydik artık iş bitirilmiş olurdu, sonra da…

  • Aynı kök: قضي (63 geçiş) · Aynı kök: نظر (129 geçiş)

    Mü'minlerden öyle adamlar vardır ki, Allah'a verdikleri söze sadık kaldılar. İçlerinden bir kısmı verdikleri sözü yerine getirmiştir (şehit…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

84 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Onlara Nuh'un haberini tilavet et (okuyup aktar)! Hani o, kavmine şöyle demişti: "Ey kavmim! Benim konumum ve Allah'ın ayetlerini hatırlatmam size ağır geldi ise -ki ben yalnızca Allah'a güvenirim-; siz de ortaklarınızla birlikte işinizle ilgili olarak toplanın! Sonra işiniz başınıza dert olmasın! Bundan sonra (vereceğiniz) hükmü bana uygulayın ve bana zaman da tanımayın!

Mustafa İslamoğlu

Onlara Nuh'un kıssasını aktar: Hani o bir zamanlar kavmine şöyle demişti: "Ey kavmim! Eğer benim konumum ve Allah'ın ayetlerini size hatırlatmam zorunuza gidiyorsa, şunu iyi bilin ki ben yalnızca Allah'a güvendim. Haydi siz de yapacağınız eylemi kararlaştırmak için kendilerine ilahlık yakıştırdıklarınız da dahil, bir araya toplanın ki, kararlaştırdığınız eylem sizi riske sokmasın: en sonunda bana karşı aldığınız kararı infaz edin: hem de hiç göz açtırmaksızın!

Muhammed Esed

(Şimdi artık) onlara Nuh'un başından geçenleri anlat; hani o, kavmine: "Soydaşlarım!" demişti, "eğer benim (aranızdaki) konumum ve Allah'ın ayetlerini size bildirmem zorunuza gidiyorsa, bilin ki, ben Allah'a güveniyorum. Öyleyse, artık (bana) yapacağınızı yapmak için hem kendi gücünüzü hem de Allah'tan başka tanrılık yakıştırdığınız yardımcılarınızı bir araya toplayın; bir kere ne yapacağınıza karar verdikten sonra da artık girişeceğiniz eylem sizi tasalandırmasın; (neye ki karar verdiyseniz) bana karşı artık elinizden geleni ardınıza komayın; hem de bana hiç soluk aldırmadan!

Ahmed Hulusi

Onlara Nuh'un haberini anlat. . . Hani kavmine: "Ey kavmim! Eğer konumum ve Allah işaretleriyle sizi uyarmam size ağır geldiyse, (artık ben) Allah'a tevekkül (hakikatimdeki El Vekiyl isminin gereğini yerine getireceğine iman) ettim! Siz ve ortaklarınız toplanıp, ne isterseniz yapın; sonra yaptığınızdan endişe duymayın! Sonra da hiç vakit geçirmeden, hakkımdaki kararınızı uygulayın. "

Ali Bulaç

Onlara Nuh'un haberini oku. Hani kavmine demişti ki: "Ey kavmim, benim makamım ve Allah'ın ayetleriyle hatırlatmalarım eğer size ağır geliyorsa ben, şüphesiz Allah'a tevekkül etmişim. Artık siz ortaklarınızla toplanıp yapacağınız işi karara bağlayın da işiniz size örtülü kalmasın (veya tasa konusu olmasın), sonra hakkımdaki hükmünüzü -bana süre tanımaksızın- verin.

Ali Özek ve heyeti

Onlara Nuh'un haberini oku: «Hani o eğer benim (aranızda) durmam ve Allah'ın âyetlerini hatırlatmam size ağır geldi ise, ben yalnız Allah'a dayanıp güvenirim. Siz de ortaklarınızla beraber toplanıp yapacağınızı kararlaştırın. Sonra işiniz başınıza dert olmasın. Bundan sonra (vereceğiniz) hükmü, bana uygulayın ve bana mühlet de vermeyin.»

Ali Rıza Safa

Nuh'un haberini de onlara anlat: Toplumuna, şöyle demişti: "Ey toplumum! Benim konumum ve Allah'ın ayetlerini hatırlatmam size ağır geliyorsa, artık Allah'a güvendim. Bu durumda, siz ve ortaklarınız toplanarak, pişman olmayacağınız bir yargı verin ve beklemeden bana karşı uygulayın!"

Bayraktar Bayraklı

Onlara Nuh'un haberini oku: Hani o kavmine demişti ki: "Ey kavmim! Eğer benim aranızda durmam ve Allah'ın ayetlerini hatırlatmam size ağır geliyorsa, ben sadece Allah'a güvenip dayanırım. Siz de ortaklarınızla beraber toplanıp, yapacağınızı kararlaştırınız. Sonra işiniz başınıza dert olmasın. Ondan sonra aldığınız kararı bana uygulayınız ve bana mühlet de vermeyiniz."

Edip Yüksel

Onlara Nuh'un tarihini anlat. Halkına şunları demişti: "Ey halkım, durumum ve ALLAH'ın ayetlerini hatırlatmam size ağır geldiyse, ben ALLAH'a güveniyorum. Ortaklarınız ve liderlerinizle birlikte toplanın, pişman olmayacağınız son kararınızı alın ve bekletmeden bana karşı uygulayın."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Onlara Nuh'un tarihini anlat. Halkına şunları demişti: 'Ey halkım, durumum ve ALLAH'ın ayetlerini hatırlatmam size ağır geldiyse, ben ALLAH'a güveniyorum. Ortaklarınız ve liderlerinizle birlikte toplanın, pişman olmayacağınız son kararınızı alın ve bekletmeden bana karşı uygulayın.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bir de onlara Nuh'un kıssasını oku: Bir vakit kavmine demişti ki: "Ey kavmim, eğer benim aranızda duruşum ve Allah'ın ayetlerini hatırlatışım size ağır geliyorsa, bilin ki, ben Allah'a güvenip dayanmışımdır, artık siz ve ortaklarınız her ne yapacaksanız, toplanıp bütün azminizle karar veriniz; sonra yapacağınız sizi asla tasaya da düşürmesin. Sonra da bana ne yapacaksanız yapın ve elinizden gelirse, bana bir an göz de açtırmayın!

Elmalılı Hamdi Yazır

Hem onlara Nuhun kıssasını oku, bir vakıt kavmine demişti ki: ey kavmim! Eğer benim duruşum ve Allahın ayetlerini ıhtar edişim size ağır geliyorsa, bilin ki ben, Allaha dayanmışım, artık siz ve şerikleriniz her ne yapacaksanız toplanıb bütün azminizle karar verin, sonra yapacağınız, size hiç bir gam da teşkil etmesin, sonra hukmünüzü bana icra edin ve elinizden gelirse bana bir lahza göz de açtırmayın

Erhan Aktaş

Onlara, Nuh'un haberini anlat. Hani o halkına: "Ey halkım! Eğer aranızda durmam ve Allah'ın ayetlerini hatırlatmam size ağır geliyorsa, bilin ki ben yalnızca Allah'a güveniyorum. Öyleyse yapacağınızı yapmak için şirk koştuklarınızla toplanıp karar verin. Sonra ne yapacaksanız yapın. Sonra bana fırsat vermeden aldığınız kararı hemen uygulayın!" demişti.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlara, Nuh'un haberini anlat. Hani o halkına: "Ey halkım! Eğer aranızda durmam ve Allah'ın ayetlerini hatırlatmam size ağır geliyorsa, bilin ki ben yalnızca Allah'a güveniyorum. Öyleyse yapacağınızı yapmak için şirk koştuklarınızla toplanıp karar verin. Sonra ne yapacaksanız yapın. Sonra bana fırsat vermeden aldığınız kararı hemen uygulayın!" demişti.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlara, Nuh'un haberini anlat. Hani o kavmine: "Ey kavmim! Eğer konumum ve Allah'ın ayetlerini hatırlatmam size ağır geliyorsa, bilin ki ben yalnızca Allah'a güveniyorum. Öyleyse yapacağınızı yapmak için şirk koştuklarınızla toplanıp karar verin. Sonra ne yapacaksanız yapın. Sonra bana fırsat vermeden aldığınız kararı hemen uygulayın!" demişti.

Gültekin Onan

Onlara Nuh'un haberini oku. Hani kavmine demişti ki: "Ey kavmim, benim makamım ve Tanrı'nın ayetleri ile hatırlatmalarım eğer size ağır geliyorsa ben, kuşkusuz Tanrı'ya tevekkül ettim. Artık siz ve ortaklarınız buyruğunuzu birleştirin de buyruğunuz size örtülü kalmasın / tasa konusu olmasın / başınıza dert olmasın; sonra bana süre / fırsat tanımaksızın (istediğinizi) yapın / buyruğunuzu uygulayın.

Hasan Basri Çantay

Onlara Nuhun kıssasını oku. Hani o, kavmine: "Ey kavmim, demişdi, eğer benim (aranızda) duruşum, Allahın ayetleriyle öğüd verişim size ağır geliyorsa (ne diyeyim), ben ancak Allaha dayanıb güvenmişimdİr. Siz ve ortaklarınız da artık toplanıb ne yapacağınızı kararlaşdırın. (O suretde ki) bil'ahare bu işiniz (yapacağınız) size hiç bir tasa (ve peşimanlık vermiş) olmasın. Sonra hükmünüzü bana icra edin. (Hatta) bana mühlet de vermeyin"!

İbni Kesir

Onlara Nuh'un haberini oku. Hani Nuh, kavmine demişti ki: Ey kavmim; aranızda kalmam, Allah'ın ayetlerini hatırlatmam, onlarla öğüt vermem size ağır geliyorsa; ben, Allah'a tevekkül ettim. Siz ve ortaklarınız toplanıp ne yapacağınızı kararlaştırın, içinizde ne tasarlıyorsanız açığa çıkarın, sonra bana mühlet de vermeyerek yapacağınızı yapın.

Mehmet Alagaş

(71-74) Onlara Nuh’un haberini sözlü oku, kavmine bir vakit demişti ki ey kavmim pozisyonum / makamım ve Allah’ın ayetlerini hatırlatmam size büyük geliyorsa , ben Allaha tevekkül ettim / onun müvekkiliyim , işlerinizi ve ortaklarınızı bir araya toparlayın, sonra işlerinize dair herhangi bir gamınız / tasanız da olmasın , sonra da bana dair olan hükmünüzü gerçekleştirin ve de beni bekletmeyin, eğer siz yüz çeviriyorsanız, sizden bir ücret sor madım / sual etmedim , benim ücretim/ ecrim Allaha aittir ve bana Müslümanlardan olmam işi verildi / emrolundum. Onu yalanladılar, Onu ve gemide beraberinde kim varsa kurtardık, onları devralanlar / halifeler yaptık, ayetlerimizi yalanlayanları da suda boğduk, bak! uyarılanların sonu / akıbeti nasıl oldu. Sonra Onun ardından elçiler i onların kavimlerine tekrardan gönderdik, onlara apaçık delillerle geldiler ve onlarda ona, tıpkı önceden yalanladıkları şeye iman etmediler, işte böylece haddi aşanların kalplerini mühürleriz.

Rowwad Tercüme Merkezi

Onlara Nûh’un haberini oku! Hani kavmine demişti ki: "Ey Kavmim! İçinizde bulunmam ve Allah’ın ayetlerini hatırlatmam eğer size ağır geliyorsa, ben yalnız Allah’a tevekkül ettim. Haydi! Ortak koştuklarınızla gücünüzü birleştirin. Sonrada yapacağınızı gizli kılmayın. Ardından hükmünüzü uygulayın ve bana mühlet de vermeyin."

Süleyman Ateş

Onlara Nuh'un haberini oku. Kavmine: "Ey kavmim demişti, eğer benim kalkıp size Allah'ın ayetlerini hatırlatmam, size ağır geldiyse, o halde ben Allah'a dayandım, siz de ortaklarınızla beraber toplanıp yapacağınız işi kararlaştırın da işiniz başınıza dert olmasın. Sonra hükmünüzü bana uygulayın, bana hiç fırsat da vermeyin!"

Süleymaniye Vakfı

Onlara Nuh'la ilgili şu haberi anlat! dipnot 1 O, halkına şöyle demişti: "Ey Halkım! Benim duruşum ve Allah'ın ayetleriyle bilgilendirmem size ağır geliyorsa (bilin ki) ben sadece Allah'a güvenip dayandım. Öyleyse siz ve ortaklarınız ne yapacağınıza birlikte karar verin, işiniz gizli saklı da olmasın. Sonra işimi bitirin, hiç göz açtırmayın dipnot 2 .

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Nuh kıssası hakkında ayrıntılı bilgi için bkz: A'raf 7/59-64, Hud 11/25-48, Mu'minun 23/23-30, Şuara 26/105-122, Saffat 37/75-82, Kamer 54/9-16, Nuh 71/1-28.
  2. metne dön, dipnot 2
    Nuh aleyhisselamın, düşmanlarına meydan okuması, Allah Tealanın, bütün resullerine yardım edip onları koruyacağını bildirmesinden dolayıdır (Maide 5/67, Yunus 10/102-103, Enbiya 21/7-9, Saffat 37/171-173).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onlara Nuh'un haberini oku. Bir gün halkına şöyle demişti: "Ey Halkım! Benim duruşum ve Allah'ın ayetleriyle bilgilendirmem size ağır geliyorsa bakın ben Allah'a güvenip dayandım. Siz ve ortaklarınız bana ne yapacağınıza karar verin ki işiniz üzüntüye dönüşmesin. Bana yapacağınızı yapın, hiç göz açtırmayın.

Şaban Britch

Onlara Nuh’un haberini oku! Hani kavmine demişti ki: Ey Kavmim! İçinizde bulunmam ve Allah’ın ayetlerini hatırlatmam eğer sizin zorunuza gidiyorsa,ben yalnız Allah’a tevekkül ettim. Haydi, ortak koştuklarınızı ve işinizi toplayın, sonra da işinizi gizli kılmayın. Ardından hükmünüzü uygulayınız ve bana mühlet de vermeyiniz.

Şaban Piriş

-Onlara Nuh'un haberini oku! Hani kavmine demişti ki: -Ey Kavmim! İçinizde bulunmam ve Allah'ın ayetlerini hatırlatmam eğer sizin zorunuza gidiyorsa -Ben zaten Allah'a bağlanmışımdır- Haydi, ortak koştuklarınızla gücünüzü birleştirin, sonra da yapacağınız size dert olmasın. Hiç beklemeden vereceğiniz kararı bana uygulayın.

Yaşar Nuri Öztürk

Onlara Nuh'un haberini de oku! Hani, toplumuna şöyle demişti: "Eğer benim konumum ve Allah'ın ayetlerini hatırlatmam size ağır geliyorsa artık ben, Allah'a dayandım. Siz de ortaklarınızla bir araya gelip işinize bakın. Yapacağınız şey size bir kaygı da vermesin, hükmünüzü bana uygulayın. Ve bana fırsat da vermeyin."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Narrate to them O Muhammad the story of Nuh (Noah); it might bring them to their senses. He said to his people: "My people, if you feel that my abode among you and my constant reminding you of Allah's message and of your duty to Him are annoying you and exhausting your patience, in Allah I trust and no one can stop me from doing my duty to Him. Therefore, get together with your predominant partners whom you claim to have authority over you besides Allah and decide on a course of action not objectively doubtful and fulfill it against me and give me no respite."

Abdul Haleem

Tell them the story of Noah. He said to his people, ‘My people, if my presence among you and my reminding you of God’s signs is too much for you, then I put my trust in God. Agree on your course of action, you and your partner-gods- do not be hesitant or secretive about it- then carry out your decision on me and give me no respite.

Abdullah Yusuf Ali

Relate to them the story of Noah. Behold! he said to his people: "O my people, if it be hard on your (mind) that I should stay (with you) and commemorate the signs of Allah,- yet I put my trust in Allah. Get ye then an agreement about your plan and among your partners, so your plan be on to you dark and dubious. Then pass your sentence on me, and give me no respite.

Abul A'la Maududi

And narrate to them the story of Noah dipnot 1 when he said to his people: 'My people! If my living in your midst and my effort to shake you out of heedlessness by reciting to you the revelations of Allah offend you, then remember that I have put all my trust in Allah. So draw up your plan in concert with those whom you associate with Allah in His divinity, leaving no part of it obscure, and then put it into effect against me, and give me no respite. dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The story of Prophet Noah (peace be upon him) has been related here to serve as a warning to those who were rejecting the Message of Prophet Muhammad (peace be upon him). Up to this place, arguments had been presented before them to show the errors of their creeds, thoughts and ways, and impressive appeals had been made to them to adopt the right way. But from here onward they are being warned of the consequences of the attitude they had adopted towards their Messenger and admonished indirectly to learn a lesson from the fate of Prophet Noah’s (peace be upon him) people, who had behaved towards their Prophet like the Quraish, the addressees. The Prophet had been pointing out to them in a very befitting manner their errors and deviations, and was trying to correct them. But instead of considering and reconsidering these things, they had become his mortal enemies, though he had no self-interest in his Mission and was extending the Message for their good, but they responded to his arguments with rudeness, abuses and stones. So much so that his very person had become intolerable and unbearable for them. This was because of their prejudices against the right way, which had so blinded them that they could not tolerate even the presence of the one who was following the right way. At this Allah commanded His Messenger (peace be upon him) to recite to them the story of Prophet Noah (peace be upon him) so that they might get in it the answer to their misbehavior towards him.
  2. metne dön, dipnot 2
    This was a challenge that amounted to this: I am not going to give up my mission at all, whatever you may do against me, for I have my full trust in Allah. See (Ayat 55 of Surah Hud).

Aisha Bewley

Recite to them the story of Nuh when he said to his people, ‘My people, if my standing here and reminding you of Allah’s Signs has become too much for you to bear, know that I have put my trust in Allah. So decide, you and your gods, on what you want to do and be open about it. Do with me whatever you decide and do not keep me waiting.

Al-Hilali & Khan

And recite to them the news of Nûh (Noah). When he said to his people: "O my people, if my stay (with you), and my reminding (you) of the Ayât (proofs, evidence, verses, lessons, signs, revelations, etc.) of Allâh is hard on you, then I put my trust in Allâh. So devise your plot, you and your partners, and let not your plot be in doubt for you. Then pass your sentence on me and give me no respite.

Ali Quli Qarai

Relate to them the account of Noah when he said to his people, ‘O my people! If my stay [among you] be hard on you and [also] my reminding you of Allah’s signs, [for my part] I have put my trust in Allah. So conspire together, along with your partners, leaving nothing vague in your plan, then carry it out against me without giving me any respite.

Amatul Rahman Omar

Relate to them (some of) the life-events of Noah, because he (also) had said to his people, `O my people! if my station (with God) and my reminding you (of your duty to God) through the Messages of Allâh is hard upon you, (you should bear in mind that as for me) I put my trust in Allâh. (And on your part you should) decide upon your course of action (mustering all your resources to gain success), and call your allies to your help, then do not let your designs be vague to you, then carry them out against me and give me no respite.

Arthur John Arberry

And recite to them the story of Noah when he said to his people, 'My people, if my standing here is grievous to you and my reminding you of the signs of God, in God have I put my trust; so resolve on your affair, with your associates, then let not your affair be a worry to you, but make decision unto me, and respite me not.

Bijan Moeinian

Recite to them the story of Prophet Noah (as a reminder and a warning. ) He said to his people: "Brothers, if you find my position here among you (and my repeated references to the Lord’s revelations) too annoying for you, then I have a suggestion for you. Get together with your leaders, sentence me to whatever you decide. Tell me about your decision immediately [and do not worry about me] as I have put my trust in the Lord.

E. Henry Palmer

Recite to them the story of Noah, when he said to his people, 'O my people! if my stay with you be grievous to you, and my reminding you of the signs of God, yet upon God do I rely! Collect then your affairs and your associates; nor let your affair (be ordered) for you in the dark; then decide respecting me, and do not wait;

Edip-Layth

Recite for them the news of Noah as he said to his people: "My people, if my position has become too troublesome for you, and my reminding you of God's signs, then in God I place my trust. So, gather your action and your partners together, then make certain your action does not cause you regret, then come to judge me, and do not hold back."

George Sale

Rehearse unto them the history of Noah: When he said unto his people, O my people, if my standing forth among you, and my warning you of the signs of God, be grievous unto you; in God do I put my trust. Therefore lay your design against me, and assemble your false gods; but let not your design be carried on by you in the dark: Then come forth against me, and delay not.

Hamid S. Aziz

A brief provision in this world, then unto Us is their return! Then will We make them taste a dreadful doom because they disbelieved.

Mahmoud Ghali

And recite to them the tiding (Literally: information) of Nûh (Noah) as he said to his people, "O my people, in case my station (here) is greatly (annoying) to you, and my constant reminding you of the signs of Allah, then on Allah I have put my trust. So agree together about your Command (i.e., decision) and your associates (too); thereafter do not let your Command be (dubious) dimness to you; thereafter (give your) decree to me, and do not respite me.

Marmaduke Pickthall

Recite unto them the story of Noah, when he told his people: O my people! If my sojourn (here) and my reminding you by Allah's revelations are an offence unto you, in Allah have I put my trust, so decide upon your course of action you and your partners. Let not your course of action be in doubt for you. Then have at me, give me no respite.

Mohamed Ahmed - Samira

Recount to them the story of Noah when he said to his people: "O people, if you find my staying with you and warning through God's signs, unbearable to you, know that I have reposed my trust in God. So plan your move, and call your associates, and make certain of your plan; then do whatever you intend against me, allowing me no respite.

Muhammad Asad

AND CONVEY unto them the story of Noah-when he said unto his people: "O my people! If my presence [among you] and my announcement of God's messages are repugnant to you -well, in God have I placed my trust. Decide, then, upon what you are going to do [against me], and [call to your aid] those beings to whom you ascribe a share in God's divinity; and once you have chosen your course of action, let no hesitation deflect you from it; and then carry out against me [whatever you may have decided], and give me no respite!

Mustafa Khattab

Relate to them ˹O Prophet˺ the story of Noah when he said to his people, "O my People! If my presence and my reminders to you of Allah’s signs are unbearable to you, then ˹know that˺ I have put my trust in Allah. So devise a plot along with your associate-gods—and you do not have to be secretive about your plot—then carry it out against me without delay!

Progressive Muslims

And recite for them the news of Noah as he said to his people: "My people, if my position has become too troublesome for you, and my reminding you of God's signs, then in God I place my trust. So gather your evidence and your partners, then make certain your evidence does not become against you, then come to judge me, and do not hold back."

Rashad Khalifa

Recite for them the history of Noah. He said to his people, "O my people, if you find my position and my reminding you of GOD's revelations too much for you, then I put my trust in GOD. You should get together with your leaders, agree on a final decision among yourselves, then let me know it without delay.

Sahih International

And recite to them the news of Noah, when he said to his people, "O my people, if my residence and my reminding of the signs of Allah has become burdensome upon you - then I have relied upon Allah. So resolve upon your plan and [call upon] your associates. Then let not your plan be obscure to you. Then carry it out upon me and do not give me respite.

Sam Gerrans

And recite thou to them the report of Noah, when he said to his people: “O my people: if my presence and my reminding you of the proofs of God be grievous to you, then in God have I placed my trust; so resolve upon your plan and your partners; then let not your plan be unclear to you; then move decisively against me, and grant me no respite.

Shabbir Ahmed

(People have been fabricating falsehood since ancient times. ) Relate to them the history of Noah. Behold! He said, "O My People! If my presence among you and my announcement of Allah's Messages are hard on you, well, I have put my trust in Allah. Decide then upon what you are going to do against me, and call to your aid your "partners". And once you have chosen your course of action, let no hesitation deflect you from it. Then have a go at me and give me no respite."

Syed Vickar Ahamed

And recite to them the story of Nuh (Noah). When he said to his people: "O my people! If it is difficult for your (minds) that I should stay (with you) and tell (you) the Signs of Allah— Still I put my trust in Allah, then you get an agreement about your plan and among your 'partners', so that your plan for you is not dark and dubious. Then pass your judgment about me, and give me no (special) consideration or relief.

Taqi Usmani

Recite to them the story of (the Prophet) NūH (Noah), when he said to his people, "O my people, if it is hard on you that I stay (with you) and give (you) advice through the signs of Allah, then, in Allah I place my trust. So, be firm in your plan (against me) with (the help of) all your partners, and your plan should not be a cause of concern for you; then carry it out against me and give me no respite.

The Monotheist Group

And recite to them the news of Noah, as he said to his people: "My people, if my station has become too troublesome for you, and my reminding you of the signs of God, then in God I place my trust. So gather your evidence and your partners, then make certain your evidence does not become against you, then come to judge me, and do not hold back."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Yûnus suresi, 71. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Yûnus suresi, 71. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Yûnus suresi, 71. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩